Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
İçişleri Bakanlığı’nda 19 atama Resmi Gazete’de
19 Mayıs 2026 Salı - 03:23:14
İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan 19 atama Resmi Gazete’de yayımlandı. İçişleri Bakanlığı tarafından 19 mülki idare amirinin Birinci Sınıf Mülki İrade Amirliğine yükseltilmelerine karar verildi. Karar Resmi Gazete’de yayımlandı. Karara göre; Mustafa Güngör’ün Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Dairesi Başkanlığı’na, Mesut Tabakcıoğlu, Doğan Kemelek, Murat Öztürk, Cevdet Bakkal, Ekrem Çeçen ve Halid Yıldız Mülkiye Müfettişliğine atandı. Resul Özdemir Kırıkkale Vali Yardımcılığına, Lütfullah Göktaş ise Van Vali Yardımcılığına atandı. Resmi Gazete’de yayımlanan kararda; Kütahya’nın Simav ilçesine Bünyamin Karaloğlu, Ankara’nın Akyurt ilçesine Hamit Genç, Şanlıurfa’nın Eyyübiye ilçesine Yusuf Turan, Yalova’nın Altınova ilçesine Halil İbrahim Kazar, Amasya’nın Merzifon ilçesine Ahmet Karaaslan, Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesine Orhan Altun, Denizli’nin Tavas ilçesine İsmail Demir, Antalya’nın Kemer ilçesine Ahmet Solmaz, Hakkari’nin Yüksekova ilçesine ise Mustafa Akın kaymakam olarak atandı. Kararda, Orhan Yalınız ise İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü Daire Başkanlığı’na atandı.
19 Mayıs 2026 Salı - 02:33
Başkentte gökyüzündeki ışıklar merak uyandırdı
Ankara’da gökyüzünde görülen ışıklar görenlerde merak uyandırdı. Ankara’nın Sincan ilçesinde akşam saatlerinde gökyüzünde belirli aralıklarla sıralı ışıklar görüntülendi. Telefon kamerasına yansıyan görüntüler görenlerde merak uyandırdı. Hareket eden cisimler bir süre sonra gözden kayboldu.
19 Mayıs 2026 Salı - 00:39
Okul gezisinde 20 öğrenci zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırıldı
Mersin’den geziye çıkan 40 kişilik öğrenci grubundan 20 kişi, zehirlenme şüphesiyle Haymana Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Mersin’den gezi turuna çıkan yaklaşık 40 kişilik öğrenci grubunda bulunan 20’ye yakın öğrenci, dönüş yolunda mide bulantısı ve kusma şikayetleri yaşamaya başladı. Edinilen bilgilere göre, öğrenciler, gezi dönüşünde Bursa’da İskender yemek için mola verdi. Yolculuğun devamında bazı öğrencilerin rahatsızlanması üzerine öğretmenler ve organizasyon ekibi, en yakın sağlık kuruluşu olan Haymana Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne başvurdu. Hastanede öğrencilere ilk müdahale yapılırken, yaşanan rahatsızlığın gıda kaynaklı olabileceği değerlendirildi. Sağlık ekiplerinin ilk incelemelerinde zehirlenme şüphesi üzerinde durulduğu öğrenildi. Tedavi altına alınan öğrencilerin sağlık durumlarının iyi olduğu belirtilirken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.
19 Mayıs 2026 Salı - 00:37
Bakan Gürlek’ten 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı mesajı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı. Bakan Gürlek mesajında, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışıyla başlayan milli mücadelemiz, bağımsız ve egemen Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan kutlu yürüyüşümüzün ilk adımı ve tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biri olmuştur. Yüzyıl önce yakılan o istiklal meşalesi, milletimizin azim ve kararlılığıyla emperyalist işgalleri püskürtmüş ve bağımsızlığımızın yolunu aydınlatmıştır. Bugün de hedefimiz; aklı hür, vicdanı hür TEKNOFEST kuşağımızla birlikte, tam bağımsız ve güçlü Türkiye idealini yarınlara taşımaktır" dedi. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlayan Gürlek, "Bu anlamlı günde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, İstiklal Harbimizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Sevgili gençlerimizin ve aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, büyük ve güçlü Türkiye yolculuğumuzu kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
23 Ocak 2026 Cuma - 16:49
Güven Hastanesi sağlık okuryazarlığı odaklı web sitesiyle bir ödüle daha layık görüldü
Golden Pulse Awards 2025’te ‘Yılın En Başarılı Health, Wellness ve Bilinçlendirme Websitesi’ ödülüne layık görülen Güven Hastanesi, dijital iletişimdeki yaklaşımıyla ikinci kez ödül aldı. Sağlık ve iyi yaşam alanında fark üreten projelerin değerlendirildiği Golden Pulse Awards 2025, İstanbul’da düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Güven Hastanesi, 50. yılı kapsamında yenilediği web sitesiyle Golden Pulse Awards 2025’te ‘Yılın En Başarılı Health, Wellness ve Bilinçlendirme Websitesi’ ödülüne layık görüldü. Hastanenin dijital platformu, daha önce Altın Örümcek Ödülleri’nde elde ettiği başarının ardından bu ödülle sağlık alanında dijital iletişimdeki istikrarlı yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu. Kullanıcı deneyimi ve sağlık okuryazarlığı öne çıktı Golden Pulse Awards’ta sağlık ve toplumsal farkındalık alanlarında hayata geçirilen projeler, kullanıcı deneyimi, erişilebilirlik, içerik kalitesi ve toplumsal etki gibi kriterler üzerinden değerlendirildi. Güven Hastanesi’nin yenilenen web sitesi, sade ve anlaşılır içerik dili, erişilebilir tasarımı ve sağlık okuryazarlığını merkeze alan yaklaşımıyla jüri tarafından öne çıkan projeler arasında yer aldı. Web sitesi, güvenilir sağlık bilgisini herkes için ulaşılabilir kılmayı hedefleyen yapısıyla ödüle değer bulundu. "Sağlık hizmetlerinde güvenin iyi tasarlanmış bir dijital yolculukla başladığına inanıyoruz" Güven Hastanesi Yurtiçi Pazarlama Direktörü Ela Ayhan, yenilenen web sitesinin yalnızca bir tasarım güncellemesi olmadığını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı: "50. yılımızda web sitemizi yenilerken amacımız, yarım asırlık sağlık tecrübemizi dijital dünyaya daha erişilebilir ve kullanıcı odaklı bir deneyimle taşımaktı. Sağlık hizmetlerinde güvenin doğru bilgiye hızlı erişim, şeffaf iletişim ve iyi tasarlanmış bir dijital yolculukla başladığına inanıyoruz. Aldığımız bu ödül, bu yaklaşımın anlamlı bir karşılığıdır." Güven Hastanesi Kurumsal İletişim Müdürü Ahmet Selçuk Güloğlu ise ödülün sürekliliğine dikkat çekerek, "Altın Örümcek Ödülleri’nde elde ettiğimiz başarının ardından Golden Pulse Awards 2025’te bir kez daha ödüle layık görülmek, dijital iletişim yaklaşımımızın doğru bir zeminde ilerlediğini gösteriyor. Kurumsal İletişim ekibimiz ve Scope Digital ile birlikte yürüttüğümüz bu çalışma, dijitalde de Güven’e duyulan güvenin somut bir yansımasıdır" dedi.
23 Ocak 2026 Cuma - 15:50
Sahipsiz köpeklerin saldırısından kaçmak isterken bileği kırıldı
Ankara’da sahipsiz köpeklerden kaçarken ayağının kayması sonucu düşen şahsın el bileği kırıldı. Kolunda kalıcı hasar meydana gelen şahıs, belediyenin başıboş köpeklerle yeterince ilgilenmediğini ileri sürdü.
23 Ocak 2026 Cuma - 15:33
Bakan Yerlikaya, 81 ilin valisi ile çevrim içi Koordinasyon Toplantısı gerçekleştirdi
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, bakan yardımcıları, Jandarma Genel Komutanı, Emniyet Genel Müdürü ve 81 il valisinin katılımıyla çevrim içi Koordinasyon Toplantısı gerçekleştirdi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya başkanlığında yapılan çevrim içi Koordinasyon Toplantısı’nda ’terörsüz Türkiye’ süreci, uyuşturucuyla mücadele ve trafik güvenliği konuları ele alındı. Toplantıya bakan yardımcıları, Jandarma Genel Komutanı, Emniyet Genel Müdürü ve 81 il valisi katıldı. Bakan Yerlikaya, toplantıya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "Bakan yardımcılarımız, Jandarma Genel Komutanımız, Emniyet Genel Müdürümüz, Sahil Güvenlik Komutanımız, ilgili birim yöneticilerimiz ve 81 valimizin katılımıyla video konferans sistemi (VKS) üzerinden Koordinasyon Toplantımızı gerçekleştirdik. Toplantımızda terörsüz Türkiye süreci, uyuşturucu ile kararlı ve kesintisiz mücadele ve trafik güvenliği konularını ele aldık."
23 Ocak 2026 Cuma - 15:27
Bakan Yerlikaya, 81 ilin valisi ile çevrim içi Koordinasyon Toplantısı gerçekleştirdi
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya; Bakan Yardımcıları, Jandarma Genel Komutanı, Emniyet Genel Müdürü ve 81 il valisinin katılımıyla çevrim içi Koordinasyon Toplantısı gerçekleştirdi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Terörsüz Türkiye Süreci, uyuşturucuyla mücadele ve trafik güvenliği konularının ele alındığı çevrim içi Koordinasyon Toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıya Bakan Yardımcıları, Jandarma Genel Komutanı, Emniyet Genel Müdürü ve 81 il valisinin katılım sağladı. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "Bakan Yardımcılarımız, Jandarma Genel Komutanımız, Emniyet Genel Müdürümüz, Sahil Güvenlik Komutanımız, ilgili birim yöneticilerimiz ve 81 Valimizin katılımıyla Video Konferans Sistemi (VKS) üzerinden Koordinasyon Toplantımızı gerçekleştirdik. Toplantımızda; Terörsüz Türkiye Süreci, uyuşturucu ile kararlı ve kesintisiz mücadele ve trafik güvenliği konularını ele aldık." (MF-
23 Ocak 2026 Cuma - 15:09
Uzmanından uyarı: "Gebelerimiz influenza hastalığında doktor tavsiyesi dışında asla ilaç kullanmamalı"
Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’nden Perinatoloji Uzmanı Dr. Coşkun Ümit, "Özellikle gebelerimiz influenza hastalığında doktor tavsiyesi dışında asla ilaç kullanmamalı" dedi. Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinden Uzm. Dr. Coşkun Ümit, influenza gribine yakalanan gebelere tedavi konusunda uyarılarda bulundu. Ümit, "Gebelik fizyolojik değişiklikleri itibari ile influenza virüsünün daha tehlikeli olduğu daha etkin olduğu gebelerimizi ve fetüslerimizin hayatını tehdit edebileceği bir süreç" ifadelerini kullandı. Gebelikte bu sürecin ağır olmasının sebeplerine değinen Ümit, "Fetüsün baskısı nedeniyle diyafram dediğimiz karın zarının üste doğru çıkması ve bunun da akciğer kapasitesini azaltması. Diğer bir neden ise gebelikte bağışıklık sisteminde gerçekleşen değişiklikler ve son olarak da kardiyak output dediğimiz kalbin kan pompalama basıncının artması ve dolayısıyla oksijen tüketiminin artması. Normalde ufak tefek semptomlarla belirtilerle atlattığımız bir grip virüsü bir soğuk algınlığı gebelerimizde oldukça ağır seyredebilmek de dolayısıyla normalde ayaktan atlata bildiğimiz influenza yani grip hastalığı gebelerde oldukça ağır seyretmekte" şeklinde konuştu. İnfluenza virüsünün gebelerdeki tehlikesine vurgu yapan Ümit sözlerine şöyle devam etti: "Anne karnındaki fetüs ilk haftalarda karşılaşırsa bir kere yarık damak dudak gibi nöral tip tefek kuyruk sokumunu açıklığı gibi ateşle beraber olabilecek konjenital anomaliler fetüs etkilemekte. Yine bebekle ilgili erken doğum tehlikesi, düşük doğum ağırlığı, gelişme geriliği ve hatta fetüsün anne karnında kaybına kadar giden istemediğimiz ciddi belirtiler, ciddi sonuçlar doğurabilmekte. Peki annelerimiz de neler olabilir onlarda da çok ciddi bilinç bulanıklığı, öksürük, düşmeyen ateş, titreme, terleme ve hatta bazen yoğun bakım ihtiyacı bile doğabilmekte. Dolayısıyla influenzayı gebelikte kesinlikle ve kesinlikle küçümsemeyeceğiz ve gerekli önlemleri alacağız." Hamile bireylerin kendini nasıl koruması gerektiği hakkında bilgi veren Ümit, şu ifadeleri kullandı: "İnfluenza tabii ki hepimizin bildiği bu soğuk algınlığı belirtileri dediğimiz öksürük, ateş, boğaz ağrısı, boğazda yanma, burun tıkanıklığı, burun akıntısı, terleme, düşmeyen ateş. Bir kere hastaneye başvurmamız gereken halsizlik, kırgınlık, yaygın kas ağrısı. Bunlar influenzanın hepimizin çok iyi bildiği belirtileri. Tabii ki gebelikte kullandığımız ilaçlar son derece önemli her ilacı kullanamıyoruz çünkü bazı ilaçlar bebeğe olumsuz etkiler oluşturabiliyor. Dolayısıyla doktor reçetesi olmadan, doktor tavsiyesi olmadan kulaktan dolma bilgilerle asla ilaç kullanmayalım. Sadece sağlık kuruluşlarında doktorlarımızın reçete ettiği ilaçları kullanalım. Aşıyı zaten vurguladım, mutlaka özellikle eylül ve nisan ayları arasında hangi haftada olursak olalım, gebeliğin hangi haftasında, hangi periyodunda olursak olalım grip aşımızı muhakkak yaptıralım. Grip aşısı bebeğe herhangi bir zarar kesinlikle vermiyor. İlk üç ay, ikinci üç ay ve üçüncü üç ay güvenle yapılabilir. Annemizi korumakla kalmıyor, aynı zamanda bebeğimizi de koruyor. Çünkü bu antikorlar yani bu bağışıklık maddeleri bağışıklık etkenleri plasenta yoluyla bebeğe de geçmekte. Bu bizim için büyük bir avantaj, dahası bu etkiler emzirme sürecinde de gene bu olumlu etkiler, bu antikorlar anne sütü yoluyla bebeğe geçip ilk altı ayda bebeğin korunmasını sağlamakta. Bu neden önemli çünkü ilk altı ay bebeğin en savunmasız, en hassas ve dış etkenlere en açık olduğu dönem. Dolayısıyla aşımız sadece gebelerimizi korumakla kalmıyor, aynı zamanda bebeklerimizi, yeni doğanlarımızı da koruyor." Ümit, acil bir durum olmadıkça kendilerini izole etmeleri gerektiğini söyleyerek, "Bunların da gene gebelikte güvenilirlikleri ispatlanmış, çeşitli antiviral ajanlar bunları da gene güvenle gebelikte kullanabiliyoruz ve mutlaka maske takılması gerektiğini, grip belirtileri olan birinin mutlaka karantina gibi dediğimiz mümkünse dışarıya çıkmaması, acil bir durum olmadıkça kendini koruması, kendini dışarıdan izole etmesi son derece önemli" dedi.
23 Ocak 2026 Cuma - 15:00
Bakan Göktaş: "Sosyal risk haritalarımızla sahada erken uyarı ve sistematik izleme konusunda yeni bir dönem başlattık"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Sosyal risk haritalarımızla sahada erken uyarı ve sistematik izleme konusunda yeni bir dönem başlattık. Hedefimiz çok net. Risk işaretlerini ilk görüldüğü yerde yakalamak" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çocukların suça sürüklenmesine yol açan riskleri erken aşamada tespit edebilmek için yeni bir dönem başlattıklarını duyurdu. Risk işaretlerinin görüldüğü yerde yakalanacaklarını belirten Bakan Göktaş, ilçe, mahalle ve hane düzeyinde riskleri doğrudan izleyerek harekete geçeceklerini ifade etti. Bakan Göktaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "Tamamladığımız Çocuğun Suça Sürüklenmesi Sosyal Risk Haritamızın İstanbul İl Koordinasyon Toplantısını gerçekleştirdik. Çocukların suça sürüklenmesine yol açan riskleri erken aşamada tespit etmek hayati önem taşıyor. Sosyal risk haritalarımızla sahada erken uyarı ve sistematik izleme konusunda yeni bir dönem başlattık. Hedefimiz çok net. Risk işaretlerini ilk görüldüğü yerde yakalamak. İlçe, mahalle ve hane düzeyinde riskleri doğrudan izleyerek harekete geçiyor, zamanında ve etkin müdahalelerde bulunuyoruz. Evlatlarımıza daha güvenli bir gelecek inşa etmek için aynı hassasiyet ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz."
23 Ocak 2026 Cuma - 15:00
Uzmanından uyarı: "Gebelerimiz influenza hastalığında doktor tavsiyesi dışında asla ilaç kullanmamalı"
Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinden Perinatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Coşkun Ümit, "Özellikle gebelerimiz influenza hastalığında doktor tavsiyesi dışında asla ilaç kullanmamalı" dedi. Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinden Uzm. Dr. Coşkun Ümit, influenza gribine yakalanan gebelere tedavi konusunda uyarılarda bulundu. Ümit, "Gebelik fizyolojik değişiklikleri itibari ile influenza virüsünün daha tehlikeli olduğu daha etkin olduğu gebelerimizi ve fetüslerimizin hayatını tehdit edebileceği bir süreç" ifadelerini kullandı. Gebelikte bu sürecin ağır olmasının sebeplerine değinen Ümit, "Fetüsün baskısı nedeniyle diyafram dediğimiz karın zarının üste doğru çıkması ve bunun da akciğer kapasitesini azaltması. Diğer bir neden ise gebelikte bağışıklık sisteminde gerçekleşen değişiklikler ve son olarak da kardiyak output dediğimiz kalbin kan pompalama basıncının artması ve dolayısıyla oksijen tüketiminin artması. Normalde ufak tefek semptomlarla belirtilerle atlattığımız bir grip virüsü bir soğuk algınlığı gebelerimizde oldukça ağır seyredebilmek de dolayısıyla normalde ayaktan atlata bildiğimiz influenza yani grip hastalığı gebelerde oldukça ağır seyretmekte" şeklinde konuştu. İnfluenza virüsünün gebelerdeki tehlikesine vurgu yapan Ümit sözlerine şöyle devam etti: "Anne karnındaki fetüs ilk haftalarda karşılaşırsa bir kere yarık damak dudak gibi nöral tip tefek kuyruk sokumunu açıklığı gibi ateşle beraber olabilecek konjenital anomaliler fetüs etkilemekte. Yine bebekle ilgili erken doğum tehlikesi, düşük doğum ağırlığı, gelişme geriliği ve hatta fetüsün anne karnında kaybına kadar giden istemediğimiz ciddi belirtiler, ciddi sonuçlar doğura bilmekte. Peki annelerimiz de neler olabilir onlarda da çok ciddi bilinç bulanıklığı, öksürük, düşmeyen ateş, titreme, terleme ve hatta bazen yoğun bakım ihtiyacı bile doğa bilmekte. Dolayısıyla influenzayı gebelikte kesinlikle ve kesinlikle küçümsemeyeceğiz ve gerekli önlemleri alacağız." Hamile bireylerin kendini nasıl koruması gerektiği hakkında bilgi veren Ümit, şu ifadeleri kullandı: "İnfluenzada tabii ki hepimizin bildiği bu soğuk algınlığı belirtileri dediğimiz öksürük, ateş, boğaz ağrısı, boğazda yanma, burun tıkanıklığı, burun akıntısı, terleme, düşmeyen ateş. Bir kere hastaneye başvurmamız gereken halsizlik, kırgınlık, yaygın kas ağrısı. Bunlar influenzanın hepimizin çok iyi bildiği belirtileri. Tabii ki gebelikte kullandığımız ilaçlar son derece önemli her ilacı kullanamıyoruz çünkü bazı ilaçlar bebeğe olumsuz etkiler oluşturabiliyor. Dolayısıyla doktor reçetesi olmadan, doktor tavsiyesi olmadan kulaktan dolma bilgilerle asla ilaç kullanmayalım. Sadece sağlık kuruluşlarında doktorlarımızın reçete ettiği ilaçları kullanalım. Aşıyı zaten vurguladım, mutlaka özellikle Eylül ve Nisan ayları arasında hangi haftada olursak olalım, gebeliğin hangi haftasında, hangi periyodunda olursak olalım grip aşımızı muhakkak yaptıralım. Grip aşısı bebeğe herhangi bir zarar kesinlikle vermiyor. İlk üç ay, ikinci üç ay ve üçüncü üç ay güvenle yapılabilir. Annemizi korumakla kalmıyor, aynı zamanda bebeğimizi de koruyor. Çünkü bu antikorlar yani bu bağışıklık maddeleri bağışıklık etkenleri plasenta yoluyla bebeğe de geçmekte. Bu bizim için büyük bir avantaj, dahası bu etkiler emzirme sürecinde de gene bu olumlu etkiler, bu antikorlar anne sütü yoluyla bebeğe geçip ilk altı ayda bebeğin korunmasını sağlamakta. Bu neden önemli çünkü ilk altı ay bebeğin en savunmasız, en hassas ve dış etkenlere en açık olduğu dönem. Dolayısıyla aşımız sadece gebelerimizi korumakla kalmıyor, aynı zamanda bebeklerimizi, yeni doğanlarımız da koruyor." Ümit, acil bir durum olmadıkça kendilerini izole etmeleri gerektiğini söyleyerek, "Bunların da gene gebelikte güvenilirlikleri ispatlanmış, çeşitli antiviral ajanlar bunları da gene güvenle gebelikte kullanabiliyoruz ve mutlaka maske takılması gerektiğini, grip belirtileri olan birinin mutlaka karantina gibi dediğimiz mümkünse dışarıya çıkmaması, acil bir durum olmadıkça kendini koruması, kendini dışarıdan izole etmesi son derece önemli" dedi. (ECE-
23 Ocak 2026 Cuma - 14:30
Bakan Tunç: "Hakikatle güçlenen bilirkişilik, güven veren yargının teminatıdır"
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, yargının güvenilirliğinin güçlü ve nitelikli bir bilirkişilik müessesesiyle mümkün olduğunu vurguladı. Bakan Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, bilirkişilik kurumunun yargılamada özel ve teknik bilgi gerektiren konularda hâkim ve savcılara alanında uzman kişiler tarafından tarafsız ve bilimsel görüş sunulmasını sağladığını belirtti. Tunç, yargılamada bilimsel ve teknik bilginin doğru değerlendirilmesinin güçlü ve güvenilir bir bilirkişilik sistemiyle mümkün olduğunun altını çizdi. Bu anlayışla bilirkişiliği liyakat, eğitim ve etik ilkeler temelinde yeniden yapılandırdıklarını ifade eden Bakan Tunç, temel ve yenileme eğitimlerinin ihtiyaca uygun şekilde yaygınlaştırıldığını, denetim ve performans değerlendirmeleriyle hesap verebilirliğin esas alındığını kaydetti. Tunç, bugüne kadar 221 bin 122 kişiye bilirkişilik temel eğitimi, 33 bin 61 kişiye ise bilirkişi yenileme eğitimi verildiğini açıkladı. Görevini gereği gibi yerine getirmeyenler hakkında denetim ve soruşturma süreçlerinin titizlikle yürütüldüğünü belirten Bakan Tunç, yapılan denetimler sonucunda 5 bin 926 uyarma, 3 bin 381 geçici süreyle listeden çıkarma, 2 bin 79 kişiye kalıcı olarak sicil ve listeden çıkarma, 288 kişiye ise bilirkişilik yapmaktan yasaklama yaptırımı uygulandığını bildirdi. Yargı mercilerinin ihtiyaçları doğrultusunda Bilirkişilik Siciline Kabule İlişkin Usul ve Esaslar’da düzenlemeler yaptıklarını aktaran Tunç, bilirkişilik temel ve alt uzmanlık alanları ile bu alanlarda aranan niteliklerin güncellendiğini ifade etti. Tunç, ayrıca ilk kez gayrimenkul değerleme alanında özel hukuk tüzel kişilerinin bilirkişilik başvurularının alınmaya başlandığını duyurdu. Bilirkişilik başvuru süresi 16 Şubat tarihine kadar uzatıldı Nitelikli uzmanların sisteme katılımını teşvik etmek amacıyla yeni bilirkişi listelerinin liyakat ve uzmanlık esasına göre yeniden belirlendiğini belirten Tunç, vatandaşlardan gelen yoğun talepler doğrultusunda herhangi bir mağduriyet yaşanmaması için bilirkişilik başvuru süresinin 16 Şubat tarihine kadar uzatıldığını da açıkladı. Bakan Tunç, bilirkişilik sistemini daha da güçlendirecek bu adımların yargı camiasına ve millete hayırlı olmasını diledi.
23 Ocak 2026 Cuma - 13:13
23. Altın Başarı Ödülleri’nde İHA’ya ödül
Spiker Platformu ve Hayat Kırmızı Türk Dergisi tarafından bu yıl 23’üncüsü düzenlenen Altın Başarı Ödülleri düzenlenen törenle sahiplerini buldu. İhlas Haber Ajansı Muhabiri Kemal Diri de ’Yılın En İyi Ekonomi Muhabiri’ ödülüne layık görüldü.
23 Ocak 2026 Cuma - 12:49
Ankara’nın parklarını mesken tutan yeşil papağanlar sert iklim şartlarında hayatta kalmayı başarıyor
Yeşil papağanlar, şehirlerin ısı avantajı ve fırsatçı beslenme alışkanlıkları sayesinde Ankara’nın sert iklim şartlarında hayatta kalmayı başarıyor. Ankara’nın parkları ve yeşil alanlarında son yıllarda sıkça görülmeye başlanan yeşil papağanlar, renkli görüntüler oluşturmalarının yanı sıra ekosistem üzerindeki etkileriyle de gündeme geliyor. Doğal yaşam uzmanları, bu türlerin kentteki varlığının yerli kuş türleriyle yuva ve besin rekabetine yol açabildiğini belirtirken, ihtimal ekolojik etkilerin dikkatle izlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Doç. Dr. Arzu Gürsoy Ergen, yeşil papağanların zümrüt yeşili renkleri, kanca şeklindeki kırmızımsı gagaları ve uzun mavimsi-yeşil kuyruklarıyla kolayca ayırt edilebildiğini, erkek bireylerde bulunan kırmızı boyun halkasının ise cinsiyet ayrımını sağladığını aktardı. "Başarılı bir yerleşim gösterdikleri için sayıları arttı" Yeşil papağanların ana vatanının aslında Afrika, Güney Asya ve bazı Orta Doğu ülkeleri olduğunu dile getiren Arzu Gürsoy Ergen, "Bizim ülkemizin yerli bir türü değil. Nasıl geldiğiyle ilgili pek çok rivayet var ama diyebiliriz ki kafes kaçkını bir tür. Büyük ihtimalle güzel oldukları için, renkli, dikkat çekici oldukları için beslenmek üzere ülkemize getirildiler. Daha sonra da ya bakılamadığı için ya kafesten farklı sebeplerle kaçtığı için şehir ortamına yerleşmiş oldular. Burada da başarılı bir yerleşim gösterdikleri için de sayıları arttı ve artık parklarda her yerde görebiliyoruz onları" ifadelerini kullandı. "Yararlanabilecekleri köşeleri tercih ederek, soğuğa karşı koyabiliyorlar" Ankara’nın sert iklim şartlarına papağanların nasıl dayandığını açıklayan Ergen, "Şehirlerde çok sayıda binanın olması, asfalt, egzoz ısısı gibi etkenler ada etkisi oluşturuyor. Ayrıca şehirler kırsala göre 1-2 derece daha yüksek ısıya sahiptir. Bundan kaynaklı olarak da yeşil papağanlar şehirlerde biraz daha kuytu köşeleri, trafolara yakın yerleri, binaların çatı kenarları gibi soğuktan korunabilecekleri yerleri tercih ediyorlar. Yararlanabilecekleri köşeleri tercih ederek soğuğa karşı koyabiliyorlar. Diğer faktör ise beslenme. Kuşların vücut sıcaklıkları yaklaşık 40 ila 42 derece arasında değişebiliyor. Bu da demektir ki hızlı bir metabolizma. Metabolizmalarının hızlı olabilmesi için de besin bulmaları gerekiyor. Dolayısıyla da şehir içerisinde de artık besinlerini bulabiliyorlar. Bunlar fırsatçı türler. Fırsatçı tür oldukları için de parklardaki tohumlar, meyveler, yeşillikler ya da çöplerden farklı besinler bularak beslenebiliyorlar" dedi. Ergen, bu kuşların gruplar halinde gezdikleri için birbirlerinin vücut ısılarını da desteklediklerini belirtti. Ergen, yeşil papağanların parklardaki ağaç kovuklarını yuva olarak tercih ettiğini vurgulayarak, bu durumun ağaçkakan, sığırcık ve baştankara gibi türlerle yuva rekabetine yol açtığını, erken yuvalanmaları nedeniyle daha elverişli alanları ele geçirdiklerini ve besin tercihleri sebebiyle sincaplarla da rekabet içinde olduklarını ifade etti. Ankara’da yaz mevsiminin aslında bir çeşit filtre görevi gördüğünü söyleyen Ergen, şu ifadelere yer verdi: "Bu soğukta en sağlıklı olan, en iyi beslenebilen ve en iyi yuva bulabilen bireyler hayatta kalabiliyor. Dolayısıyla da güçlü olanlar yaşamına devam edebildiği için gittikçe daha sağlıklı, daha güçlü, daha adaptasyonu yüksek bireyler Ankara’da yaşamaya devam ediyor. Bu da üreme başarılarının paralelinde daha fazla olmasını gösteriyor. Hepsini birbirine ekleyerek cevap verecek olursak sayıları Ankara’da artmaya başladı." "Öncelikle izleme çalışmalarının yapılması gerekiyor" Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün 2019-2022 yılları arasında yaptığı proje kapsamında yeşil papağan türünün incelendiğini hatırlatan Ergen, "Değerlendirildiği süreçte öncelikle izleme çalışmalarının yapılması gerekiyor. Çünkü bu izleme çalışmalarıyla birlikte sayıları artıyor mu, başka türler üzerine baskıları var mı, üreme başarıları ne düzeyde gibi çeşitli verilerin elde edilmesi gerekiyor. Bu veriler elde edildikten sonra ancak ne yapılabileceğine karar verilebilir. Avrupa’da yeşil papağanlar çok yaygın. Örneğin İngiltere’deki parklarda oldukça yaygın ve sayıları çok fazla. Yeşil bir bulut oluşturuyor orada ve ciddi tehlike oluşturuyorlar. Diğer türlerin besinlerini alıyorlar, daha fazla besleniyorlar. Ekin tarlalarında zararlara yol açabiliyorlar. Türkiye’de henüz bu durumlar söz konusu değil. İzleme çalışmaları yapılıyor. Bu izleme çalışmalarının sonucunda bir karara varılarak, ne yapılabileceği belirlenecektir" dedi. Arzu Ergen, doğal habitatı dışında sonradan yerleşen türlerin değerlendirilmesinde ekonomik zarar, hastalık riski ve yerli türler üzerindeki baskının esas alındığını vurgulayarak, bu üç ölçüte göre türlerin geleceğine karar verildiğini dile getirdi. "Bahçemizdeki kiraz ağaçlarımıza dadanıyorlar" Yaklaşık 40 senedir Kurtuluş Parkı’nın ilerisinde yaşadığını belirten Reyhan Çelik, "5-6 senedir papağanlar bizim bahçemizin yanında kiraz ağaçlarımız var. Kirazlar olunca oraya dadanıyorlar. 5-6 tane geliyorlar, ağaçların arasında yiyorlar. Her gün sabah saat 11’de, bir de akşam saat 5’den sonra geliyorlar. Kiraz bir tane kalana kadar orayı taşlıyorlar. Hiç kiraz bırakmıyorlar. Gayet güzeller de böyle. Kendileri yeşil, ağaçlar da yeşil. Böyle arada çok güzel. Kuyruklarından seçebiliyorsun. Torunlara falan söylüyorum. Onlar ’Babaanne ne zaman gelecek bu papağanlar’ diye bekliyorlar. Komşumuz, ’Onların Kurtuluş Parkı’nda yerleri var, oradan geliyorlar büyük bir ihtimalle’ dedi" diye konuştu. "Papağan taşıyan kamyonun devrilmesiyle birçok parka dağılan sürümüz var" Yaklaşık 50 senedir ailesinin Kurtuluş’ta ikamet ettiğini söyleyen Mert Sivri, "1999’la 2000 arasında yanlış olmasın, Atatürk Orman Çiftliği Kavşağı’nda bir papağan taşıyan kamyonun devrilmesiyle Ankara’nın Seymenler Parkı da dahil olmak üzere birçok parka dağılan bir papağan sürümüz var. Yerden ekmek bile yemiyorlar. Sadece ağaçlardalar, kendi yaşamlarını sürdürüyorlar. Genellikle beslemeye çalışıyor vatandaşlar ama papağanlarımız genellikle uzak kalmanın peşinde. Biraz yabaniler, evcilleştirilmemiş papağanlar bunlar. Önceden daha çoklardı, şu anda azaldılar. Farklı parklara göç oluyor Ankara içerisinde. 28 yaşındayım, 15 senedir parka gelirim, daha hiçbir vatandaşın elinde tuttuğunu dahi görmedim. O derece yabaniler" ifadelerini kullandı.
23 Ocak 2026 Cuma - 12:30
23. Altın Başarı Ödülleri’nden bir ödül de İHA’ya
Spiker Platformu ve Hayat KırmızıTürk Dergisi tarafından bu yıl 23’üncüsü düzenlenen Altın Başarı Ödülleri’nde İhlas Haber Ajansı Muhabiri Kemal Diri, ’Yılın En İyi Ekonomi Muhabiri’ ödülüne layık görüldü. Spiker Platformu ve Hayat Kırmızı Türk Dergisi tarafından düzenlenen 23. Altın Başarı Ödülleri sahibini buldu. Ankara’da gerçekleştirilen ödül töreninde medya ve sanat dünyasından birçok isme verildi. Ödüller, başarılarıyla öne çıkan isimler arasında dağıtıldı. Hayat KırmızıTürk Dergisi Kurucusu Cengizhan Kaya, açılış konuşmasında 23. kez gerçekleştirdikleri törenle başarının önemi, kültür sanat dünyası, spikerlik vurgusu, medya etiği ve Türkçe’nin önemine dikkati çekerken, İstanbul’da böyle bir etkinlik yapmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti. 29 Ekim Şair Baki Nedim Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen törende medya ve sanat dünyasından birçok isim, ‘yazılı ve görsel basın’, ‘kültür-sanat’, ‘spor’ ve ‘haber’ kategorilerinde ödüle layık görüldü. İhlas Haber Ajansı Ekonomi Muhabiri Kemal Diri ise, ‘Yılın En iyi Ekonomi Muhabiri’ ödülünü aldı. Ödüle layık görüldüğü için teşekkür eden Diri, İhlas Medya’nın ve İhlas Haber Ajansı’nın her zaman yanında olduğunu ve aldığı ödülü İhlas Haber Ajansı’ndaki çalışma arkadaşların ve haber müdürlerine armağan ettiğini belirtti. Törende, ayrıca Yılın En İyi Kadın Gazetecisi, Yılın En İyi Erkek Spor Spikeri, Yılın En İyi Kadın Televizyon Habercisi, Yılın En İyi Erkek Televizyon Haber Muhabiri, Yılın En İyi Kadın Haber Spikeri, En İyi Spor Yorumcusu gibi alanlarda da ödüller verildi.
23 Ocak 2026 Cuma - 12:23
Bakan Kurum'dan deprem konutları açıklaması!
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, muhalefetin ‘deprem konutlarının faizle ve yüksek fiyatla vatandaşa satıldığı’ iddialarını yalanladı. Bakan Kurum, "Geriye dönüp baktığınızda Antalya ortada, İzmir ortada. Faizsiz şekilde ödeme sistemi var. Hal böyleyken sırf milletin aklını karıştırmak adına ‘Efendim faizle satılıyor’ veya ‘Bu bedeller alınıyor’ demenin kime ne faydası var? Burası hepimizin ülkesi. Hepimiz sahip çıkacağız. Hepimiz doğruları konuşacağız. Deprem konutları ödemeleri 2 yıl ödemesiz, 18 yıl faizsiz ve sabit oluyor" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder