Yerel Haberler
Ankara
Pursaklar Belediyesinden Kurban Bayramı öncesi kesim provası 18 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:07:48 Pursaklar Belediyesi, Kurban Bayramı öncesinde vatandaşların kurban ibadetlerini sağlıklı, hijyenik ve düzenli bir ortamda gerçekleştirebilmesi amacıyla Gümüşoluk Kurban Satış ve Kesim alanında kapsamlı bir kesim provası gerçekleştirdi. Kurban Bayramı hazırlıklarını tamamlamak için çalışmalarını hızlandıran Pursaklar Belediyesi, kurban satış ve kesim alanında gerçekleştirdiği prova ile bayram süresince yürütülecek hizmetleri uygulamalı olarak test etti. Prova çalışmalarını yerinde inceleyen Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, vatandaşların huzurlu ve sorunsuz bir bayram geçirmesi için tüm hazırlıkları titizlikle sürdürdüklerini belirtti. "Bayram boyunca veteriner hekimlerimiz, zabıta ekiplerimiz, temizlik personelimiz sahada aktif olarak görev yapacak" Vatandaşların kurban ibadetlerini modern tesislerde rahat bir şekilde gerçekleştirebilmesi adına tüm hazırlıkları tamamladıklarını belirten Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, "Vatandaşlarımızın Kurban Bayramı’nı sağlıklı, güvenli ve hijyenik şartlarda geçirebilmesi adına tüm ekiplerimizle sahadayız. Kurban satış ve kesim alanımızda gerçekleştirdiğimiz prova ile bayram sürecinde oluşabilecek aksaklıkları önceden tespit ederek gerekli tedbirleri alıyoruz. Özellikle hijyen konusunda çok hassas davranıyoruz. Bayram boyunca veteriner hekimlerimiz, zabıta ekiplerimiz, temizlik personelimiz sahada aktif olarak görev yapacak. İnşallah hep birlikte huzurlu, bereketli ve kardeşlik ikliminin hâkim olduğu güzel bir Kurban Bayramı yaşayacağız’’ dedi. Veteriner İşleri Müdürlüğü, Zabıta Müdürlüğü, Temizlik İşleri Müdürlüğü ekiplerinin hazır bulunduğu Gümüşoluk Kurban Satış ve Kesim alanında gerçekleştirilen provada, kurbanlık hayvanların sevki, kesim işlemleri, temizlik çalışmaları ve atık yönetimi gibi süreçler uygulamalı olarak test edildi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:52 İsrail’in Sumud Filosuna müdahalesine Türkiye’den tepki Dışişleri Bakanlığı, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulan Küresel Sumud Filosuna İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda gerçekleştirilen müdahaleyi kınayarak, olayın "yeni bir korsanlık eylemi" olduğunu bildirdi. Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Gazze’ye insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosuna İsrail tarafından uluslararası sularda müdahale gerçekleştirildiği belirtildi. Açıklamada, söz konusu müdahalenin "yeni bir korsanlık eylemi" teşkil ettiği vurgulanarak, "Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulan Küresel Sumud Filosuna İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda gerçekleştirilen ve yeni bir korsanlık eylemi teşkil eden müdahaleyi kınıyoruz" ifadelerine yer verildi. Filoda yaklaşık 40 ülkenin vatandaşlarının bulunduğu kaydedilen açıklamada, İsrail’in saldırıları ve sindirme politikalarının uluslararası toplumun adalet arayışını ve Filistin halkıyla dayanışmasını engelleyemeyeceği belirtildi. Açıklamada, İsrail’in müdahaleye derhal son vermesi ve alıkonulan filo katılımcılarını şartsız olarak serbest bırakması gerektiği vurgulanarak, "Filoda bulunan vatandaşlarımızın güvenli şekilde ülkemize dönmeleri konusunda gerekli girişimlerde bulunulmakta ve diğer ülkelerle iş birliği halinde süreç yakından takip edilmektedir" denildi. Dışişleri Bakanlığı açıklamasında ayrıca, İsrail’in "hukuk tanımaz eylemlerine" karşı uluslararası topluma gecikmeksizin ortak ve kararlı tutum alma çağrısı yapıldı.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:42 Bakan Kurum: "Yeni Fikirtepe’de depreme dayanıklı 11 bin 729 bağımsız bölümü daha tamamladık" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’mız ve Emlak Konut eliyle Yeni Fikirtepe’de depreme dayanıklı 11 bin 729 bağımsız bölümü daha tamamladık" dedi. 2005 yılında ‘Özel Proje Alanı’ olarak belirlenen, 2007’de ‘Kentsel Dönüşüm Alanı’ ilan edilen ve 2013 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla ‘Riskli Alan’ statüsü kazanan Fikirtepe’de özel sektör girdiği projeleri tamamlayamadı ve evleri yıkılan binlerce hak sahibi yıllarca mağduriyet yaşadı. 2021 yılında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı el atarak, vatandaşın yıllarca süren mağduriyetine son vermek için Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ve Emlak Konut GYO harekete geçti. Proje alanı yüzde 55’i sosyal donatı alanlarından oluşacak şekilde planlandı. Emlak Konut Fikirtepe 1. Etap’ta 11 bin 729 bağımsız bölümü tamamladı. "Yeni Fikirtepe’de depreme dayanıklı 11 bin 729 bağımsız bölümü daha tamamladık" Sosyal medya hesabından paylaşım yapan ve teslimatların başladığını duyuran Bakan Kurum, "Kangrene dönmüştü, yıllardır çözülmeyeni çözdük. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’mız ve Emlak Konut eliyle Yeni Fikirtepe’de depreme dayanıklı 11 bin 729 bağımsız bölümü daha tamamladık. 25 bine yakın vatandaşımızı afetlere dirençli konutlarımıza yerleştiriyoruz. Bugün itibarıyla teslimatlara başlıyoruz. Eğitim, sağlık ve spor tesisleri, camileri 120 bin metrekarelik millet bahçesi de kazandırdığımız Yeni Fikirtepe Projemiz milletimize hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. Sosyal donatıları, millet bahçesiyle artık Yeni Fikirtepe Yeni Fikirtepe’ye 11 cami, 8 eğitim tesisi, 1 sağlık tesisi, 1 spor tesisi, sosyal ve kültürel tesis alanları ile yaklaşık 120 bin metrekarelik Millet Bahçesi kazandırıldı. Bu kapsamlı çalışma sayesinde bir yandan vatandaşın mağduriyeti giderilirken diğer yandan depreme dayanıklı, altyapısı güçlü, yeşil alanlarla donatılmış modern bir yaşam alanı oluşturuldu. Teslimatlar başladı Teslimat sürecinin başlamasıyla birlikte tüm hak sahipleri gayrimenkul bilgilerine, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı web sitesi üzerinden erişebilecek. Anahtar teslimleriyle ilgili süreci vatandaşlar Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ofisleri üzerinden yürütebilecek.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:39 Elazığ’da hastaları mağdur eden ve SGK’yi zarara uğratan çete çökertildi Elazığ’da hastaları mağdur ederken Sosyal Güvenlik Kurumu’nu da (SGK) zarara uğratan bir çete, Sağlık Bakanlığı ve emniyet güçlerinin ortak çalışmasıyla çökertildi. Elazığ’da hastaları mağdur edip SGK’yi zarara uğratan çeteye yönelik operasyon düzenlendi. Sağlık Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre; Elazığ’da faaliyet gösteren 2 Bakım Merkezinin ortak hareket ederek yoğun bakım endikasyonu bulunmayan hastaları usulsüz şekilde yoğun bakım hastası gibi gösterdiği ve bu yöntemle Sosyal Güvenlik Kurumundan haksız ödeme aldığı tespit edildi. Yürütülen adli soruşturma kapsamında ayrıca ruhsatsız olduğu belirtilen bir yoğun bakım ünitesinde birtakım bulgulara ulaşıldı. Soruşturma kapsamında eş zamanlı operasyon kapsamında çok sayıda şüpheli gözaltına alındı. Ayrıca edinilen bilgiye göre, operasyon sürecinin temelini ise Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Risk Esaslı Denetim Sistemi (REDES) Koordinatörlüğünün aylar öncesinden gerçekleştirdiği veri analizleri oluşturdu. REDES tarafından Elazığ’daki özel hastaneler ve yaşlı bakım merkezlerinin ortak hareket ettiğine yönelik risk tespitlerini içeren analiz raporu 20 Haziran 2025 tarihinde hazırlandı. Söz konusu rapor üzerine 26 Haziran 2025 tarihinde Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığınca müfettiş görevlendirmesi yapıldı. Müfettiş incelemeleri devam ederken, Jandarma birimlerince yürütülen adli soruşturmaya destek amacıyla REDES Koordinatörlüğünden ek bilgi ve belge talep edildi. REDES tarafından hazırlanan kapsamlı veri setlerinin ilgili mercilere iletilmesiyle operasyonun teknik altyapısına önemli katkı sağlandığı belirtildi. Yetkililer, adli süreçte ortaya çıkan diğer hususların da idari yönden incelenmesi amacıyla müfettişe ek görev verildiğini, inceleme ve değerlendirme çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.
Kırmızı bültenle aranan 13 kişi ve ulusal seviyede aranan 1 kişi yakalandı
28 Ocak 2026 Çarşamba - 11:36 Kırmızı bültenle aranan 13 kişi ve ulusal seviyede aranan 1 kişi yakalandı İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, kırmızı bültenle aranan 13 suçlu ve ulusal seviyede aranan yurtdışındaki 1 suçlunun Türkiye’ye getirildiğini açıkladı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, kırmızı bültenle aranan 13 suçlu ve ulusal seviyede aranan yurtdışındaki 1 suçlunun Türkiye’ye getirildiğini duyurdu. Yerlikaya operasyona ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Gürcistan(9), Almanya(2), Ermenistan, Hırvatistan, Karadağ’dan ülkemize getirdik. Kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan C.A., S.A., O.R.Y., K.İ., A.A., K.K., M.A., E.K., S.Y., M.A.Y., A.M., D.G., H.S.Ç., ile ulusal seviyede aranan C.B. isimli şahıslar yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı" açıklamasında bulundu. Yerlikaya, operasyonun Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM), İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları, Siber ve Asayiş Daire Başkanlıkları, İstanbul, Ardahan ve Artvin İl Emniyet Müdürlükleri’nin koordinesinde gerçekleştirildiğini belirterek yakalanan suçlulara ilişkin şunları kaydetti: " ‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Hırsızlık, Mala Zarar Verme, İş Yeri Dokunulmazlığını İhlal Etme, Basit Yaralama, Nitelikli Olarak Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme, Yağma, Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması’ suçlarından Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan ‘Çirkinler Organize Suç Örgütü Yöneticisi’ C.A isimli şahıs Hırvatistan’da, ‘Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma, Taşıma, Bulundurma’ suçundan Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan S.A. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Yağma’ suçundan Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan O.R.Y. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Kasten Öldürmeye Teşebbüs’ suçundan Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan K.İ. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Kasten Yaralama’ suçlarından Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan A.A. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Kasten Öldürme, Yağma’ suçlarından Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan K.K. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma, Yağma (6 kez), Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma’ suçlarından Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan M.A. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Hırsızlık, Resmi Belgede Sahtecilik’ suçlarından Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan E.K. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama, Silahla Tehdit(2 kez), Mala Zarar Verme’ suçlarından Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan S.Y. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme’ ve muhtelif suçlardan Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan M.A.Y. isimli şahıs Almanya’da, ‘Kasten Öldürme’ suçundan Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan A.M. isimli şahıs Almanya’da, ‘Nitelikli Kasten Öldürme, Nitelikli Yağma, Resmi Belgede Sahtecilik’ suçlarından Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan D.G. isimli şahıs Ermenistan’da, ‘Dolandırıcılık’ suçundan Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan H.S.Ç. isimli şahıs Karadağ’da, ‘Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması, Yağma’ suçlarından ulusal seviyede aranan C.B. isimli şahıs Gürcistan’da yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı." Yerlikaya, "Hangi bültenle aranırsa aransın organize suç örgütü üyelerini, zehir tacirlerini bir bir yakalayıp ülkemize geri getireceğiz" dedi.
Meteoroloji’de 2025’in "en"leri: En sıcak Şırnak, en soğuk Hakkari oldu
28 Ocak 2026 Çarşamba - 11:30 Meteoroloji’de 2025’in "en"leri: En sıcak Şırnak, en soğuk Hakkari oldu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 2025 yılında Türkiye’de gerçekleşen meteorolojik rekorları açıkladı. En sıcak gün 25 Temmuz’da Şırnak’ın Silopi ilçesinde 50,5 derece olarak ölçülürken, en soğuk gün ise Hakkâri’nin Yüksekova ilçesinde Selahaddin Eyyübi Havalimanı’nda eksi 35,1 derece ile 25 Şubat’ta yaşandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Türkiye genelinde bulunan toplam 2 bin 59 gözlem istasyonundan aldığı verilerle 2025 yılında gerçekleşen rekor hava değerlerini açıkladı. 2025 yılının en sıcak günü Şırnak’ın Silopi ilçesinde yaşandı. 25 Temmuz’da Silopi’de hava sıcaklığı 50,5 derece olarak ölçüldü. Yılın en soğuk günü ise 25 Şubat’ta Hakkâri’nin Yüksekova ilçesinde yaşandı. Selahaddin Eyyübi Havalimanı’ndaki istasyonda hava sıcaklığı eksi 35,1 derece olarak ölçüldü. En çok yağış Gökçeada’ya düştü Geçen yıl kaydedilen en yüksek günlük yağış miktarı, Çanakkale’nin Gökçeada Havalimanı’nda ölçüldü. 23 Ekim’de metrekareye 167 kilogram yağış düştü. 2025 yılının en yüksek kar kalınlığı, Rize’nin İkizdere ilçesinde bulunan Ovit Yaylası’nda ölçüldü. 21 Mart’ta en yüksek kar kalınlığı 280 santimetre olarak kaydedildi. En yüksek rüzgar hızı Bayburt’a bağlı Kop Kayak Merkezi’nde ölçüldü. 13 Şubat’ta en yüksek rüzgar hızı saatte 176,4 kilometre olarak kayıtlara geçti. 2025 yılında en yüksek deniz suyu sıcaklığı 24 Temmuz’da Antalya’nın Alanya ilçesine bağlı Yeni Liman Ana Mendirek Feneri’nde 32.2 derece olarak kaydedildi. En düşük deniz suyu sıcaklığı ise 2 Şubat’ta Artvin’in Arhavi ilçesindeki Balıkçı Barınağı Tali Mendirek Feneri’nde 6,1 derece olarak ölçüldü.
Kollektif Zeka 2026 Vizyon Buluşması: Yapay zekada global standartlar masaya yatırıldı
28 Ocak 2026 Çarşamba - 11:15 Kollektif Zeka 2026 Vizyon Buluşması: Yapay zekada global standartlar masaya yatırıldı Kollektif Zeka Topluluğu, 2026 yılının ilk etkinliğinde yapay zeka ekosisteminin paydaşlarını ‘Global Standartlar’ odağında bir araya getirdi. ‘Mayası insan, gücü yapay zeka’ mottosuyla yola çıkan Kollektif Zeka Topluluğu, bu yılın ilk etkinliğinde yapay zeka ekosisteminin paydaşlarını ‘Global Standartlar’ odağında bir araya getirdi. Bilkent TEKMER ev sahipliğinde 24 Ocak Cumartesi günü gerçekleşen ‘Vizyon Buluşması’nda kamu temsilcileri, yazılım evi sahipleri ve girişimciler, yapay zeka projelerinin sadece teknik başarısını değil, ticari ve hukuki sürdürülebilirliğini konuştu. Yapay zekada ‘güven rozeti’ Etkinlikte söz alan QCS Technic’ten Hüseyin Gürsoy, yapay zeka yönetim sistemleri ve standartların önemine değindi. Gürsoy, özellikle ISO/IEC 42001 standardının girişimciler için bürokratik bir kağıt parçasından öte uluslararası ticarette bir ‘güven rozeti’ işlevi gördüğünü vurguladı. Toplantıda yakın zamanda global bir havayolu firmasının web sitesindeki chatbotun müşteriye verdiği hatalı bilgiden yasal olarak sorumlu tutulduğu ve tazminata mahkum edildiği örnek vaka hatırlatıldı. Yapay zeka projelerinin yanlılık, halüsinasyon, veri gizliliği ve benzeri bu tip risklerini asgariye indirmeyi hedefleyen standartların muhtemel kriz anlarında şirketler için hukuki bir koruma kalkanı oluşturduğu belirtildi. Uzmanlar, ‘basiretli tacir’ gibi davranarak gerekli tüm önlemleri aldığını belgeleyen girişimlerin yatırımcı gözünde ‘daha az riskli’ bulunduğunu ve global pazarlarda şirket satışı (EXIT) potansiyelinin arttığını ifade etti. Süper bilgisayarlara erişimde ‘ciddiyet’ referansı Buluşmada büyük dil modelleri (LLM) geliştiren girişimcilerin en büyük darboğazı olan ‘yüksek performanslı bilgi işlem’ kaynaklarına erişim konusu da masaya yatırıldı. TÜBİTAK ULAKBİM bünyesindeki TRUBA gibi süper bilgisayar altyapılarına ve Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri (EDIH) ağlarına dahil olma süreçlerinde uluslararası standartlara uyumun kritik bir referans olduğu aktarıldı. Bu standartları sağlayan girişimlerin ‘işini ciddiye alan ve global potansiyeli olan oyuncu’ olarak algılandığı, böylece milyonlarca veriyi işlemek için gereken devasa donanım ve enerji maliyetlerine katlanmadan devlet destekli test ortamlarına erişim onaylarının kolaylaştığı kaydedildi. ‘Yazışarak’ uygulama geliştirme dönemi Bilgi paylaşımının yanı sıra üretimi teşvik etmeyi hedefleyen etkinlikte, girişimcilik yolculuğuna yeni başlayacak 4 katılımcıya global bir yapay zeka aracı iş birliğiyle hazırlanan özel bir eğitim programı hediye edildi. Programın bilinen ‘sürükle-bırak’ (no-code) yöntemlerinden farklı olarak ‘Prompt (İstem) Mühendisliği’ temelli olduğu belirtildi. Katılımcıların teknik kodlama bilgisine ihtiyaç duymadan sadece doğal dilde (Türkçe) isteklerini yapay zekaya anlatarak, ‘yapay zeka ile yazışarak’ kendi mobil ve web uygulamalarını geliştirebilecekleri, sürecin sonunda ise çalışan bir ürüne sahip olacakları açıklandı. "Amacımız sadece teknolojiyi konuşmak değil, ’insan odaklı’ katma değere dönüştürmek" Etkinlikte konuşan Kollektif Zeka Kurucusu Mustafa Alkan, topluluğun vizyonunu şu sözlerle özetledi: "Bir sosyal medya gönderisiyle başlayan yolculuğumuz, bugün TRT Radyo 1’de Anadolu’nun en uzak köşesindeki gence ulaştığımız, kamu ve özel sektör arasında köprü kurduğumuz bir yapıya dönüştü. Bireysel başarıdan önce farklı yetkinlikleri bir araya getirip bu sinerjiyi yapay zeka modellerinin gücüyle birleştiriyoruz. Amacımız sadece teknolojiyi konuşmak değil, onu ’insan odaklı’ bir şekilde üreterek katma değere dönüştürmek." Etkinlik, farklı disiplinlerden katılımcıların deneyimlerini paylaştığı ve bilgi alışverişi yapılan oturumla sona erdi.
Uzman eğitimci Yolcu: "Şu anda konuşulan öğrenci affı aslında genel bir öğrenci affı değil"
28 Ocak 2026 Çarşamba - 10:42 Uzman eğitimci Yolcu: "Şu anda konuşulan öğrenci affı aslında genel bir öğrenci affı değil" Çankaya Üniversitesi İletişim Koordinatörü ve Yazar İsmail Yolcu, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından gündeme alınan öğrenci affıyla ilgili, "2018 yılından bu yana şu anda konuşulan öğrenci affı aslında genel bir öğrenci affı değil. Yapılması planlanan, hazırlık aşamasında olan bir öğrenci affı" dedi. YÖK tarafından son dönemde yeniden gündeme alınan öğrenci affı düzenlemesi, üniversiteyle ilişiği kesilen öğrenciler açısından önemli bir beklenti oluşturdu. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan uzman eğitimci İsmail Yolcu, öğrenci affının eğitimde fırsat eşitliği açısından dikkatle ele alınması gereken bir başlık olduğunu belirtti. Öğrenci affı uygulamasının çeşitli nedenlerle yükseköğretim hayatı yarım kalan bireylerin yeniden sisteme dahil edilmesini amaçladığına dikkat çeken Yolcu, bu düzenlemenin sosyal ve akademik boyutlarıyla ele alınması gerektiğini ifade etti. Özellikle ekonomik zorluklar, ailevi sorunlar ve psikolojik nedenlerle üniversiteden ayrılmak zorunda kalan öğrencilerin sayısının azımsanmayacak düzeyde olduğunu vurgulayan Yolcu, öğrenci affını yalnızca bireysel bir hak düzenlemesi olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir kazanım olarak gördüğünü vurguladı. Eğitimini tamamlayamayan bireylerin yeniden yükseköğretim sistemine kazandırılmasının istihdamdan sosyal uyuma kadar birçok alanda olumlu etkiler oluşturabileceğini belirten Yolcu, düzenlemenin hayata geçirilmesi durumunda kapsam, başvuru şartları ve uygulanma takviminin önümüzdeki süreçte netlik kazanması beklediğini ifade etti. "Bu genel bir öğrenci affı değil" YÖK tarafından gündeme alınan öğrenci affının genel bir af olmadığını, sadece belirli bir kesimi ilgilendirdiğini belirten Yolcu, "Öğrenci affı, son günlerde çokça konuşuldu. Bunun birkaç sebebi var. En son öğrenci affı 2018 yılında çıkmıştı. 2018 yılından bu yana şu anda konuşulan öğrenci affı aslında genel bir öğrenci affı değil. Yapılması planlanan, hazırlık aşamasında olan bir öğrenci affı. Dünyayla birlikte çok büyük iki olay yaşadık. İlk yaşadığımız pandemiydi, ikincisi de Türkiye’de yaşadığımız acı bir depremdi. Öğrenciler, özellikle pandemi döneminde babasının iş yeri iflas etmiş, kapanmış, ekonomik sebeplerden dolayı eğitimine ara vermiş olabilir. Ya da yaşadığımız 6 Şubat 2023 yılındaki depremde ailesini kaybetmiş olabilir. Ya da bir öğrenci düşünün, kendisi engelli duruma düşmüş olabilir, uzun bir hastane süreci yaşayabilir. YÖK diyor ki madem bir mağduriyet yaşıyorsunuz, bize belgeli bir şekilde bunu ispat edin. Sağlık raporu veya haciz belgesi olabilir. Ya da depremde yıkılan bir ev olabilir. Enkazın altında kalınmıştır, hastanede yatılmıştır veya evde bir hasta var ama bakıma muhtaçtır. İşte bu gibi sebeplerden dolayı üniversiteyle ilişiği kesilen öğrencilere YÖK ‘Bize belgelemeniz koşuluyla size af getiriyoruz’ diyor" diye konuştu. "Buradaki birinci ana çatı deprem" Öğrenci affının ana nedenlerinden birisinin 6 Şubat 2023’te yaşanan deprem olduğunun altını çizen Yolcu, bu uygulamanın yerinde bir karar olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradaki birinci ana çatı deprem, ikincisi pandemi, üçüncüsü de hayatın olağan akışında gelebilecek hastalıklar, ameliyatlar gibi sebepler. Peki bu öğrenci affı kimleri kapsayacak? Deprem döneminde, eğer depremi yaşayan bir öğrenci varsa belgelendirme şartıyla olabilir. Pandemi döneminde Türkiye’de yaşanan zorluklar dünyayla birlikte ortadaydı. İflaslar, hacizler olabilir."
Bakan Uraloğlu: "Dünyanın çevresinin 4’te 3’ü kadar bölünmüş yol yaparak, 30 bin kilometrelik dev eşiği geride bıraktık"
28 Ocak 2026 Çarşamba - 10:35 Bakan Uraloğlu: "Dünyanın çevresinin 4’te 3’ü kadar bölünmüş yol yaparak, 30 bin kilometrelik dev eşiği geride bıraktık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Dünyanın çevresinin 4’te 3’ü kadar bölünmüş yol yaparak, 30 bin kilometrelik dev eşiği geride bıraktık. 2002 yılında 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğumuzu yüzde 393 artışla 30 bin 49 kilometreye ulaştırdık" dedi. "30 Bininci Kilometre Bölünmüş Yol" lansmanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımlarıyla 30 Ocak Cuma günü İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Bakan Uraloğlu, konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada dünyanın çevresinin 4’te 3’ü kadar bölünmüş yol yaptıklarını ve 30 bin kilometrelik dev eşiği geride bıraktıklarını belirtti. Bakan Uraloğlu, 2002 yılında 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu yüzde 393 artışla 30 bin 49 kilometreye ulaştırdıklarını da ifade etti. "6,3 milyon ton karbon emisyonunu bertaraf ettik" Bölünmüş yol projelerinin hem zamandan hem yakıttan büyük tasarruf sağladığını vurgulayan Bakan Uraloğlu, "Bölünmüş yol ağımız ve otoyollarımız sayesinde zamandan 768 milyon saat, akaryakıttan 2 milyar 520 milyon litre tasarruf sağladık. Aynı zamanda 1 milyon yetişkin ağacın bir yılda temizleyebileceği kadar, yani tam 6,3 milyon ton karbon emisyonunun da önüne geçtik. Otoyol ağımızı 3 bin 796 kilometreye çıkardık. 2028 sonunda 4 bin 330 kilometreyi hedefliyoruz. Avrupa Birliği ülkeleriyle kıyaslandığında son 10 yıldaki otoyol artış hızında Avrupa’da birincinciyiz. Trafik güvenliğinde 100 milyon taşıt-kilometre başına can kaybını yüzde 81 azalttık. Dünyanın çevresinin 4’te 3’ü kadar bölünmüş yol yaparak, 30 bin kilometrelik dev eşiği geride bıraktık. 2002 yılında 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğumuzu yüzde 393 artışla 30 bin 49 kilometreye ulaştırdık" ifadelerini kullandı. Bakan Uraloğlu, ayrıca 8 bin 591 kilometre olan bitümlü sıcak karışımlı yol ağını yüzde 282 artışla 32 bin 796 kilometreye, 50 kilometre olan tünel uzunluğunu yüzde bin 594 artışla 847 kilometreye, 311 kilometre olan köprü ve viyadük uzunluğunu ise yüzde 163 artışla 819 kilometreye yükselttiklerini açıkladı.
Uzman Eğitimci Yolcu: "Şu anda konuşulan öğrenci affı aslında genel bir öğrenci affı değil"
28 Ocak 2026 Çarşamba - 10:32 Uzman Eğitimci Yolcu: "Şu anda konuşulan öğrenci affı aslında genel bir öğrenci affı değil" Çankaya Üniversitesi İletişim Koordinatörü ve aynı zamanda uzman eğitimci-yazar İsmail Yolcu, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından gündeme alınan öğrenci affı ile ilgili, "2018 yılından bu yana şu anda konuşulan öğrenci affı aslında genel bir öğrenci affı değil. Yapılması planlanan, hazırlık aşamasında olan bir öğrenci affı" dedi. YÖK tarafından son dönemde yeniden gündeme alınan öğrenci affı düzenlemesi, üniversiteyle ilişiği kesilen öğrenciler açısından önemli bir beklenti oluşturdu. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan uzman eğitimci İsmail Yolcu, öğrenci affının eğitimde fırsat eşitliği açısından dikkatle ele alınması gereken bir başlık olduğunu belirtti. Öğrenci affı uygulamasının, çeşitli nedenlerle yükseköğretim hayatı yarım kalan bireylerin yeniden sisteme dahil edilmesini amaçladığına dikkat çeken Yolcu, bu düzenlemenin sosyal ve akademik boyutlarıyla ele alınması gerektiği ifade etti. Özellikle ekonomik zorluklar, ailevi sorunlar ve psikolojik nedenlerle üniversiteden ayrılmak zorunda kalan öğrencilerin sayısının azımsanmayacak düzeyde olduğu vurgulayan Yolcu, öğrenci affının yalnızca bireysel bir hak düzenlemesi olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir kazanım olarak gördüğünü vurguladı. Eğitimini tamamlayamayan bireylerin yeniden yükseköğretim sistemine kazandırılmasının, istihdamdan sosyal uyuma kadar birçok alanda olumlu etkiler oluşturabileceği belirten Yolcu, düzenlemenin hayata geçirilmesi durumunda kapsam, başvuru şartları ve uygulanma takviminin önümüzdeki süreçte netlik kazanması beklediğini ifade etti. "Bu genel bir öğrenci affı değil" YÖK tarafından gündeme alınan öğrenci affının genel bir af olmadığını, sadece belirli bir kesimi ilgilendirdiğini belirten Yolcu, "Öğrenci affı, son günlerde çokça konuşuldu. Bunun birkaç sebebi var. En son öğrenci affı 2018 yılında çıkmıştı. 2018 yılından bu yana şu anda konuşulan öğrenci affı aslında genel bir öğrenci affı değil. Yapılması planlanan, hazırlık aşamasında olan bir öğrenci affı. Dünyayla birlikte çok büyük iki olay yaşadık. İlk yaşadığımız pandemiydi, ikincisi de Türkiye’de yaşadığımız acı bir depremdi. Öğrenciler, özellikle pandemi döneminde babasının iş yeri iflas etmiş, kapanmış, ekonomik sebeplerden dolayı eğitimine ara vermiş olabilir. Ya da yaşadığımız 6 Şubat 2023 yılındaki depremde ailesini kaybetmiş olabilir. Ya da bir öğrenci düşünün, kendisi engelli duruma düşmüş olabilir, uzun bir hastane süreci yaşayabilir. YÖK diyor ki madem bir mağduriyet yaşıyorsunuz, bize belgeli bir şekilde bunu ispat edin. Sağlık raporu veya haciz belgesi olabilir. Ya da depremde yıkılan bir ev olabilir. Enkazın altında kalınmıştır, hastanede yatılmıştır veya evde bir hasta var ama bakıma muhtaçtır. İşte bu gibi sebeplerden dolayı üniversiteyle ilişiği kesilen öğrencilere YÖK ‘bize belgelemeniz koşuluyla size af getiriyoruz’ diyor." diye konuştu. "Buradaki birinci ana çatı deprem" Öğrenci affının ana nedenlerinden birisinin 6 Şubat 2023’te yaşanan deprem olduğunun altını çizen Yolcu, bu uygulamanın yerinde bir karar olduğunu ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradaki birinci ana çatı deprem, ikincisi pandemi, üçüncüsü de hayatın olağan akışından gelebilecek hastalıklar, ameliyatlar gibi sebepler. Peki bu öğrenci affı kimleri kapsayacak? Deprem döneminde, eğer depremi yaşayan bir öğrenci varsa belgelendirme şartıyla olabilir. Pandemi döneminde Türkiye’de yaşanan zorluklar dünyayla birlikte ortadaydı. İflaslar, hacizler olabilir."
Ocak ayı doğum yardımı ödemeleri annelerin hesaplarına yatırıldı
28 Ocak 2026 Çarşamba - 10:24 Ocak ayı doğum yardımı ödemeleri annelerin hesaplarına yatırıldı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ocak ayı doğum yardımı ödemelerinin bugün itibarıyla annelerin hesaplarına yatırıldığını belirterek, "Bu kapsamda bugüne kadar 787 bin 598 annenin hesabına 10,3 milyar liralık ödeme gerçekleştirmiş olduk" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ocak ayı doğum yardımı ödemelerinin annelerin hesaplarına yatırıldığını duyurdu. Göktaş, geçen yıl Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle ilan edilen Aile Yılı kapsamında doğum yardımı miktarının güncellendiğini hatırlatarak, bu kapsamda 1 Ocak 2025 itibarıyla doğan ilk çocuğa 5 bin liralık tek seferlik, ikinci çocuğa aylık bin 500 lira, üç ve sonraki çocuklar için aylık 5 bin lira destek verildiğini kaydetti. Aile Yılı’nda vatandaşlara verilen önemli desteklerden birinin doğum yardımları olduğunu belirten Göktaş, "Bu kapsamda ocak ayı doğum yardımı ödemelerini bugün itibarıyla annelerin hesaplarına yatırdık. Böylece bugüne kadar doğum yardımından faydalanan toplam 787 bin 598 annenin hesabına 10,3 milyar liralık ödeme gerçekleştirmiş olduk. Bakanlık olarak aile olmayı teşvik eden, sürdürülebilir destek mekanizmalarıyla sağlıklı, bilinçli aileleri güçlendirmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Ödemelerin bütün ailelerimize hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Doğum yardımına başvuruların e-Devlet ve ’İlk Öğretmenim Ailem’ mobil uygulaması üzerinden alındığını kaydeden Bakan Göktaş, başvurusu onaylanan ailelerin doğum yardımlarının yatırıldığı bilgisine ’İlk Öğretmenim Ailem’ mobil uygulaması aracılığıyla ulaşılabileceğini bildirdi. Göktaş, doğum yardımı ödemelerinin Halkbank aracılığıyla hesaplara yatırıldığını belirterek, ödemelerin çocuklar 5 yaşını tamamlayana kadar kesintisiz olarak devam edeceğini de hatırlattı.
Bakan Yerlikaya: "Antalya’da 10 yıl önce işlenen faili meçhul kadın cinayeti aydınlatıldı"
28 Ocak 2026 Çarşamba - 09:02 Bakan Yerlikaya: "Antalya’da 10 yıl önce işlenen faili meçhul kadın cinayeti aydınlatıldı" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Antalya’da 10 yıl önce işlenen faili meçhul kadın cinayetinin aydınlatıldığını açıkladı. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 10 yıl önce işlenen faili meçhul kadın cinayetinin Antalya Emniyet Müdürlüğü ekiplerince aydınlatıldığını ve katilin hapiste olduğunu belirtti. Bakan Yerlikaya, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Faili meçhul cinayetleri geriye doğru tek tek ele alan polisimiz, Antalya’da 29.02.2016 tarihinde öldürülen S.K. adlı kadının katil ya da katilerinin peşine düştü. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince titiz bir çalışma başlatıldı. Bahse konu dosya ile ilgili detaylı ve teknolojik çalışmalar tekrar ele alındı. Olayı gerçekleştiren şüphelinin daha önceden benzer olaylara karışmış olabileceği değerlendirilerek, arşiv çalışmasına başlandı. 14 Haziran 2019 günü Antalya Muratpaşa ilçesinde öldürülen K.K.D. isimli kadın cinayeti ile 2016 yılında işlenen S.K. adlı kadın cinayeti arasında benzerlikler tespit edildi. 2019 yılında K.K.D. isimli kadın cinayetinin şüphelisi olarak tutuklanan M.K.’nın 2016 yılında işlenen cinayetin de faili olabileceği değerlendirildi. Cinayet Büro Amirliği ekipleri, hapisteki M.K.’dan 25 Kasım 2025 tarihinde kan örneği alarak, 2016 yılında öldürülen S.K.’dan elde edilen biyolojik bulgularla karşılaştırmak üzere İzmir Adli Tıp Kurumuna gönderdi. 22 Ocak 2026 tarihinde İzmir Adli Tıp Kurumundan gelen cevaba göre 2016 yılında öldürülen S.K. adlı kadından daha önce elde edilen örneklerden çıkartılan DNA profili ile şüpheli M.K.’dan alınan kan örneğinden çıkartılan DNA profilinin uyumluluk gösterdiği tespit edildi. 29 Şubat 2016 tarihinde öldürülen S.K. adlı kadının katilinin de M.K. olduğu tespit edildi. Cinayet aydınlatıldı. Valimizi, Cumhuriyet Başsavcılığımızı, Emniyet Müdürümüzü, Cinayet Büromuzu ve polisimizi yürekten tebrik ediyorum. Allah ayağınıza taş değdirmesin. 2 kadını öldüren vicdansız polisimizden kaçamadı. Hiçbir suçun cezasız kalmaması için özel ekiplerimizle geriye dönük faili meçhul cinayetleri aydınlatmak üzere gece gündüz mücadelemize devam ediyoruz."
Bakan Yerlikaya: "46 ilde FETÖ’ye yönelik eş zamanlı operasyonlarımızda; haklarında kesinleşmiş hapis cezası veya arama kaydı bulunan 151 şüpheliyi yakaladık"
28 Ocak 2026 Çarşamba - 08:33 Bakan Yerlikaya: "46 ilde FETÖ’ye yönelik eş zamanlı operasyonlarımızda; haklarında kesinleşmiş hapis cezası veya arama kaydı bulunan 151 şüpheliyi yakaladık" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "46 ilde FETÖ’ye yönelik eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonlarımızda; haklarında kesinleşmiş hapis cezası veya arama kaydı bulunan 151 şüpheliyi yakaladık" dedi. İçişleri Bakanı Yerlikaya sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 46 ilde FETÖ’ye yönelik eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonlarda; haklarında kesinleşmiş hapis cezası veya arama kaydı bulunan 151 şüpheliyi yakaladıklarını belirterek şüphelilerin 82’sinin tutuklandığını, 54’ü hakkında adli kontrol hükümleri uygulandığını, diğerlerinin işlemlerine devam edildiğini kaydetti. Bakan Yerlikaya operasyonlarla ilgili şu bilgileri paylaştı: "EGM TEM Daire Başkanlığımız, KOM ve İstihbarat Başkanlıklarımız koordinasyonunda yapılan çalışmalar sonucu; Ankara, Balıkesir, Batman, Burdur, Çorum, Denizli, İstanbul, Kars, Kocaeli, Malatya, Manisa, Osmaniye, Samsun, Siirt ve Tekirdağ merkezli olmak üzere Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Aksaray, Amasya, Antalya, Aydın, Bursa, Edirne, Eskişehir, Gaziantep, Gümüşhane, Hatay, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Kastamonu, Kayseri, Konya, Kütahya, Mardin, Mersin, Muğla, Nevşehir, Ordu, Sakarya, Şanlıurfa, Sivas, Rize, Uşak ve Trabzon TEM ve KOM Şube Müdürlüklerimizce; ’Adliye Mahrem Yapılanması, Askeri Mahrem Yapılanma, Eğitim Yapılanması, Öğrenci Yapılanması ve Mahrem Yapılanmalar’ içerisinde faaliyette bulundukları, kriptolu haberleşme programı ByLock kullanıcısı oldukları, ankesörlü telefonlarla iletişim kurdukları, örgüt içerisindeki sorumlu şahıslar ile irtibatlı oldukları, münferit sınav soruşturmaları kapsamında mülakatlarda avantajlı olarak kodlandıkları ve örgüt tarafından ’Gaybubet Evi’ olarak adlandırılan hücre evlerinde barındıkları tespit edilen şüphelilere yönelik operasyonlar düzenlendi. Milletimizin birlik ve beraberliğine, devletimizin bütünlüğüne, vatandaşlarımızın huzuruna ve refahına kasteden FETÖ ve yapılanmalarına karşı mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz. Emeği geçenleri tebrik ediyorum."
Bakan Göktaş: "İBB’nin yasal olmayan ‘kreşlerinde’, başka çocukların da mağdur edildiği bilinmektedir"
27 Ocak 2026 Salı - 23:19 Bakan Göktaş: "İBB’nin yasal olmayan ‘kreşlerinde’, başka çocukların da mağdur edildiği bilinmektedir" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "İBB’ye ait ruhsatsız ‘çocuk etkinlik merkezinde’ istismar ve şiddete maruz kaldığına dair iddialar bizleri kahretmiştir. Söz konusu iddialar bakanlığımıza intikal etmiştir" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda "3 yaşındaki bir yavrumuzun, İBB’ye ait ruhsatsız ’çocuk etkinlik merkezinde’, istismar ve şiddete maruz kaldığına dair iddialar bizleri kahretmiştir. Söz konusu iddialar Bakanlığımıza ve yargıya intikal etmiştir. Yargı süreci devam etmekte olup; İBB’nin yasal olmayan bir biçimde işletmeye çalıştığı ‘kreşlerinde’ başka çocuklarımızın da mağdur edildiği benzer vakalar olduğu bilinmektedir. Bu vakaların tamamı Bakanlığımız ve adli makamlar tarafından yakından takip edilmektedir" ifadelerini kullandı. Bakan Göktaş, paylaşımında, "Böylesine hassas ve toplumsal vicdanı derinden yaralayan bir konuda, siyaset üstü bir sorumlulukla hareket edilmesi gerekirken ve iddialar bu kadar ciddiyken, kamuoyunu rahatlatacak açık ve sorumlu bir tutum sergilemek yerine konunun siyasi polemiklere çekilmesi kabul edilemez. Oysa yapılması gereken son derece açıktı: Bu kurumları daha en baştan çocukların güvenliğini esas alan bir anlayışla, hukuka ve yürürlükteki mevzuata uygun biçimde tasarlamak! Çocuklar söz konusu olduğunda hiçbir mazeret, hiçbir tereddüt, hiçbir gecikme kabul edilemez. Sıfır tolerans esastır. En küçük risk bile derhal müdahale sebebidir. Bu vakalar görmezden gelinemez. Üzeri örtülemez. Normalleştirilemez. Bakanlık olarak hiçbir iddiayı yok saymadık, hiçbir vakaya sessiz kalmadık. Bu olayda da yargı sürecinin sonuna kadar takipçisi olacak, çocuklarımızın ve ailelerimizin yanında dimdik durmaya devam edeceğiz" dedi.
YÖK Başkanı Özvar: "Nijerya ile üniversitelerimiz arasında lisans ve lisansüstü düzeyde ortak diploma programları geliştireceğiz"
27 Ocak 2026 Salı - 21:34 YÖK Başkanı Özvar: "Nijerya ile üniversitelerimiz arasında lisans ve lisansüstü düzeyde ortak diploma programları geliştireceğiz" Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Nijerya ile üniversitelerimiz arasında lisans ve lisansüstü düzeyde ortak diploma programları geliştirmeyi öngörmekteyiz" dedi. YÖK Başkanı Özvar, sosyal medya hesabından, Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu’nun himayelerinde, Nijerya Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Bianca Odumegwu-Ojukwu ile Yükseköğretim Alanında İş Birliğine Yönelik Mutabakat Zaptı’nın imzalanmasına dair paylaşım yaptı. Özvar, "Bu iş birliği; Türkiye ve Nijerya yükseköğretim sistemleri arasında kurumsal ortaklığı güçlendirmeyi, Üniversitelerimiz arasında lisans ve lisansüstü düzeyde ortak diploma programları geliştirmeyi, öğrenci ve öğretim elemanı değişimini teşvik etmeyi, eğitim ve staj hareketliliğini artırmayı, ortak çalıştay, konferans ve akademik toplantılar düzenlemeyi, Eğitim materyali ve teknik uzmanlık paylaşımını ilerletmeyi, derece ve diplomaların tanınmasına yönelik süreçlerde karşılıklı bilgi paylaşımını sağlamayı, akademik iş birliklerini sürdürülebilir ve kurumsal bir zemine oturtmayı öngörmektedir. Türk yükseköğretimi olarak, akademik iş birliklerimizi derinleştirmeye ve üniversitelerimizi küresel ölçekte daha güçlü bağlarla buluşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.