EĞİTİM - 28 Ocak 2026 Çarşamba 10:32

Uzman Eğitimci Yolcu: "Şu anda konuşulan öğrenci affı aslında genel bir öğrenci affı değil"

A
A
A
Uzman Eğitimci Yolcu: "Şu anda konuşulan öğrenci affı aslında genel bir öğrenci affı değil"

Çankaya Üniversitesi İletişim Koordinatörü ve aynı zamanda uzman eğitimci-yazar İsmail Yolcu, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından gündeme alınan öğrenci affı ile ilgili, "2018 yılından bu yana şu anda konuşulan öğrenci affı aslında genel bir öğrenci affı değil. Yapılması planlanan, hazırlık aşamasında olan bir öğrenci affı" dedi.


YÖK tarafından son dönemde yeniden gündeme alınan öğrenci affı düzenlemesi, üniversiteyle ilişiği kesilen öğrenciler açısından önemli bir beklenti oluşturdu. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan uzman eğitimci İsmail Yolcu, öğrenci affının eğitimde fırsat eşitliği açısından dikkatle ele alınması gereken bir başlık olduğunu belirtti. Öğrenci affı uygulamasının, çeşitli nedenlerle yükseköğretim hayatı yarım kalan bireylerin yeniden sisteme dahil edilmesini amaçladığına dikkat çeken Yolcu, bu düzenlemenin sosyal ve akademik boyutlarıyla ele alınması gerektiği ifade etti. Özellikle ekonomik zorluklar, ailevi sorunlar ve psikolojik nedenlerle üniversiteden ayrılmak zorunda kalan öğrencilerin sayısının azımsanmayacak düzeyde olduğu vurgulayan Yolcu, öğrenci affının yalnızca bireysel bir hak düzenlemesi olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir kazanım olarak gördüğünü vurguladı. Eğitimini tamamlayamayan bireylerin yeniden yükseköğretim sistemine kazandırılmasının, istihdamdan sosyal uyuma kadar birçok alanda olumlu etkiler oluşturabileceği belirten Yolcu, düzenlemenin hayata geçirilmesi durumunda kapsam, başvuru şartları ve uygulanma takviminin önümüzdeki süreçte netlik kazanması beklediğini ifade etti.


"Bu genel bir öğrenci affı değil"


YÖK tarafından gündeme alınan öğrenci affının genel bir af olmadığını, sadece belirli bir kesimi ilgilendirdiğini belirten Yolcu, "Öğrenci affı, son günlerde çokça konuşuldu. Bunun birkaç sebebi var. En son öğrenci affı 2018 yılında çıkmıştı. 2018 yılından bu yana şu anda konuşulan öğrenci affı aslında genel bir öğrenci affı değil. Yapılması planlanan, hazırlık aşamasında olan bir öğrenci affı. Dünyayla birlikte çok büyük iki olay yaşadık. İlk yaşadığımız pandemiydi, ikincisi de Türkiye’de yaşadığımız acı bir depremdi. Öğrenciler, özellikle pandemi döneminde babasının iş yeri iflas etmiş, kapanmış, ekonomik sebeplerden dolayı eğitimine ara vermiş olabilir. Ya da yaşadığımız 6 Şubat 2023 yılındaki depremde ailesini kaybetmiş olabilir. Ya da bir öğrenci düşünün, kendisi engelli duruma düşmüş olabilir, uzun bir hastane süreci yaşayabilir. YÖK diyor ki madem bir mağduriyet yaşıyorsunuz, bize belgeli bir şekilde bunu ispat edin. Sağlık raporu veya haciz belgesi olabilir. Ya da depremde yıkılan bir ev olabilir. Enkazın altında kalınmıştır, hastanede yatılmıştır veya evde bir hasta var ama bakıma muhtaçtır. İşte bu gibi sebeplerden dolayı üniversiteyle ilişiği kesilen öğrencilere YÖK ‘bize belgelemeniz koşuluyla size af getiriyoruz’ diyor." diye konuştu.


"Buradaki birinci ana çatı deprem"


Öğrenci affının ana nedenlerinden birisinin 6 Şubat 2023’te yaşanan deprem olduğunun altını çizen Yolcu, bu uygulamanın yerinde bir karar olduğunu ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:


"Buradaki birinci ana çatı deprem, ikincisi pandemi, üçüncüsü de hayatın olağan akışından gelebilecek hastalıklar, ameliyatlar gibi sebepler. Peki bu öğrenci affı kimleri kapsayacak? Deprem döneminde, eğer depremi yaşayan bir öğrenci varsa belgelendirme şartıyla olabilir. Pandemi döneminde Türkiye’de yaşanan zorluklar dünyayla birlikte ortadaydı. İflaslar, hacizler olabilir."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Yedi gündür kayıp olan gence ait eşyalar arazide bulundu Hatay’da penceredeki sinekliği parçalayarak evden ayrılan psikolojik rahatsızlığı olan genç 7. gününde de aranıyor. Günlerdir kaybolan kardeşini ararken kayıp gence ait eşyaları arazide bulduklarını ifade eden ağabey Tarık Çalışkan, gelecek umutlu haberi beklediklerini söyledi. Van’dan çalışmak için Hatay’a gelen ve Antakya ilçesi Serinyol Mahallesi’nde yaşayan 27 yaşındaki Uğur Çalışkan’a 3 yıl önce bipolar bozukluğu tanısı konmuştu. Psikolojik rahatsızlığını atlatmak için ilaç kullanan Çalışkan, 7 gün önce sabah saatlerinde misafir olarak kaldığı dayısına ait evin penceresindeki sinekliği parçalayarak evden ayrılmış ve sırra kadem basmıştı. Aile tarafından yapılan kayıp başvurusu sonrası Çalışkan’ı bulmak için AFAD liderliğinde arama çalışması başlatıldı. Ekiplerin sahadaki çalışmaları 7. gününde devam ediyor. Kardeşinden gelecek umutlu haberi bekleyen Tarık Çalışkan, Uğur’a ait eşyaları arazide bulduklarını belirterek gelecek umutlu haberi beklediklerini söyledi. "Pazar gününden itibaren herhangi bir ize rastlanmadı ve kardeşim için çok endişeliyiz" Kaybolan kardeşini ararken ona ait eşyalardan başka ize rastlamadıklarını ifade eden ağabey Tarık Çalışkan, "Ben kaybolan Uğur Çalışkan’ın abisiyim. Kardeşim Uğur, 7 günden beri kayıp ve en son Pazar günü dağın zirvesinde ona ait; tişört, hırka, telefon, cüzdan ve şarj aleti her şey düzgün bir şekilde katlanmış bir halde AFAD ekipleri tarafından bulundu. AFAD, jandarma, ve kendi akrabalarımızla arama çalışmaları devam ediyor. Pazar gününden itibaren herhangi bir ize rastlanmadı. Kardeşim için çok endişeliyiz. Devlet yetkililerinden daha geniş çaplı destek istiyoruz" ifadelerini kullandı.