Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Ankara’da "Yaşayan Miras Okulu Gençlik Şöleni" öğrencilerle buluştu
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:53:27
Kültür ve Turizm Bakanlığınca Ankara’da düzenlenen ’Yaşayan Miras Okulu Gençlik Şöleni’nde öğrenciler, sanat atölyelerinde yapılan kültürel miras unsurlarıyla buluştu. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü ile Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü iş birliğinde, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlenen ‘Yaşayan Miras Okulu Gençlik Şöleni’ gerçekleştirildi. 15 Temmuz Demokrasi Müzesi’nde düzenlenen programda, Çankırı Selahattin İnal Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri tarafından hazırlanan ebru, ahşap baskı, kaligrafi ve suluboya çalışmaları, Ankara’nın çeşitli semtlerinden gelen öğrencilerle buluştu. "Gerçekleştirdiğimiz bu şölen geçmiş ile gelecek arasında kurduğumuz güçlü bir köprünün ifadesidir" ’Yaşayan Miras Okulu’nun binlerce genci kültürel değerlerle buluşturduğunu aktaran Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürü Selim Terzi, "Kültürel miras, yalnızca geçmişten kalan bir hatıra değil, bir milletin hafızası, kimliği ve geleceğe bıraktığı en kıymetli emanettir. Bizler biliyoruz ki gelenekler yaşatıldıkça güçlenir, aktarıldıkça geleceğe taşınır. İşte bu anlayışla hayata geçirilen Yaşayan Miras Okulu, açıldığı günden bugüne kadar binlerce çocuğumuzu ve gencimizi kültürel değerlerimizle buluşturmuş, geleneksel sanatlarımızdan sözlü anlatım geleneklerine, atölye çalışmalarından sergilere kadar çok geniş bir alanda önemli faaliyetlere ev sahipliği yapmıştır. Açıldığı günden bugüne takriben 5 ay gibi bir sürede okul öncesinden üniversite öğrencilerine kadar 11 bin öğrenciyi ağırlayan okulumuz, 9 özel etkinlik ve şölen, 10 söyleşi programı, 5 sergi gerçekleştirmiştir. Toplam 288 adet atölye ve 81 adet sözlü anlatı etkinliğini hayata geçirmiştir. Bugün gerçekleştirdiğimiz bu şölen de aslında geçmiş ile gelecek arasında kurduğumuz güçlü bir köprünün ifadesidir. Çünkü burada gençlerimiz yalnızca izleyen değil, üreten, deneyimleyen ve kültürel mirasın bir parçası haline gelen aktif katılımcılar olarak yer almaktadır" açıklamasında bulundu.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:10
"Nitelikli Dolandırıcılık ve Yasa Dışı Bahis" suçlarına yönelik 16 ilde icra edilen operasyonlarda 140 şüpheli gözaltına alındı
İçişleri Bakanlığı, jandarma ekiplerince 16 ilde "Nitelikli Dolandırıcılık ve Yasa Dışı Bahis" suçlarına yönelik icra edilen operasyonlarda yakalanan 140 şüpheliden 94’nün tutuklandığını bildirdi. Bakanlıktan operasyonla ilgili yapılan açıklamada, "Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde İl Jandarma Komutanlıklarınca 16 il merkezli ‘Nitelikli Dolandırıcılık ve Yasa Dışı Bahis’ suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 140 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 94’ü tutuklandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Yakalanan şüphelilerin yasa dışı bahis oynattıkları ve suçtan elde edilen paranın nakline aracılık ettikleri, sosyal medya hesapları üzerinden sahte ilanlarla vatandaşlarımızı dolandırdıkları tespit edildi. Şüphelilere ait yaklaşık 7 milyar 60 milyon lira değerinde 57 adet taşınmaz, 9 adet taşınır ile 235 adet banka hesabına tedbir kararı uygulandı" ifadeleri yer aldı.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:03
ATO Başkanı Baran: "Türkiye’nin güçlü geleceğinin, gençlerin omuzlarında yükseleceğine inanıyoruz"
Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran "Türkiye’nin güçlü geleceğinin, çağın gereklerine hakim, milli ve manevi değerlerine bağlı, çalışkan ve üretken gençlerin omuzlarında yükseleceğine inanıyoruz" dedi. ATO Başkanı Gürsel Baran, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle bir mesaj yayımladı. Baran, mesajında "19 Mayıs 1919, milletimizin bağımsızlık yolunda attığı en önemli adımlardan biri, Cumhuriyetimizin kuruluşuna uzanan sürecin başlangıcıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’da yaktığı bağımsızlık meşalesi, milletimizin azmi, kararlılığı ve vatan sevgisiyle kısa sürede tüm Anadolu’ya yayıldı ve İstiklal Mücadelemiz zaferle sonuçlandı. Büyük Önder Atatürk’ün bu anlamlı günü gençlerimize armağan etmesi, gençliğe duyduğu güvenin ve verdiği değerin en güçlü göstergesidir. ‘Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir’ sözleriyle gençlere seslenen Atatürk, Cumhuriyetimizin geleceğini de gençlerimize emanet etmiştir" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin güçlü geleceğinin, gençlerin omuzlarında yükseleceğine inanıyoruz" Baran, bugün gençlerin elde ettikleri başarılarla ülkenin yarınlarına umut olduklarını belirterek, "Türkiye’nin güçlü geleceğinin, çağın gereklerine hakim, milli ve manevi değerlerine bağlı, çalışkan ve üretken gençlerin omuzlarında yükseleceğine inanıyoruz. İş dünyası olarak gençlerimizin önünü açmayı, onların fikirlerini, projelerini ve girişimcilik ruhunu desteklemeyi ülkemizin geleceğine yapılan en önemli yatırım olarak görüyoruz. Dün olduğu gibi bugün de ekonomik bağımsızlığımızı güçlendirmek, üretimimizi artırmak, ülkemizi daha müreffeh yarınlara taşımak için hep birlikte çalışıyoruz. Gençlerimizin enerjisi, azmi ve vizyonu ile Türkiye’nin her alanda daha güçlü bir konuma ulaşacağına yürekten inanıyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, silah arkadaşlarını, İstiklal Mücadelemizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyor, milletimizin ve gençlerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor, birlik ve beraberlik içinde nice bayramlar diliyorum" açıklamasında bulundu.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:03
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "19 Mayıs 1919, umut ve kararlılığın simgesi olan tarihi bir dönüm noktasıdır"
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "19 Mayıs 1919, milletimizin bağımsızlık mücadelesinin ilk adımı, umut ve kararlılığın simgesi olan tarihi bir dönüm noktasıdır" dedi. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı. Rifat Hisarcıklıoğlu, güçlü ekonomi ve güçlü Türkiye hedefine gençlerin enerjisi ve vizyonuyla ulaşılacağını ifade etti. "19 Mayıs 1919, umut ve kararlılığın simgesi olan tarihi bir dönüm noktasıdır" Hisarcıklıoğlu mesajında şu ifadeleri kullandı: "19 Mayıs 1919, milletimizin bağımsızlık mücadelesinin ilk adımı, umut ve kararlılığın simgesi olan tarihi bir dönüm noktasıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak başlattığı kurtuluş mücadelesi, aziz milletimizin birlik ve beraberlik ruhuyla zafere ulaşmış; Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolu açmıştır." "Güçlü Türkiye hedefimize gençlerimizin enerjisi ve vizyonuyla ulaşacağız" Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği bu günün, sadece bir bayram değil; aynı zamanda gençlere duyulan güvenin ve geleceğe olan inancın en güçlü ifadesi olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti: "Ülkemizin yarınlarını şekillendirecek olan gençlerimizin; bilimde, teknolojide, üretimde, sporda ve girişimcilikte daha güçlü bir Türkiye için önemli başarılara imza atacağına yürekten inanıyoruz. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği camiası olarak, gençlerimizin eğitimine, istihdamına ve girişimcilik ekosistemine katılımına destek vermeyi ülkemizin geleceğine yapılan en değerli yatırım olarak görüyoruz. Güçlü ekonomi ve güçlü Türkiye hedefimize gençlerimizin enerjisi ve vizyonuyla ulaşacağız." Hisarcıklıoğlu, Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm kahramanları rahmet, minnet ve saygıyla anarak, aziz milletin ve geleceğin teminatı gençlerin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutladı.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 13:40
Etlik Şehir Hastanesi: "Hakan Taşıyan’ın genel durumu gayet iyi"
Etlik Şehir Hastanesi Kardiyoloji Kliniği İdari Sorumlusu Prof. Dr. Mustafa Mücahit Balcı, pazartesi günü kalp krizi şüphesiyle hastaneye yatan müzisyen Hakan Taşıyan’ın sağlık durumunun iyi olduğunu açıkladı. Etlik Şehir Hastanesi Kardiyoloji Kliniği İdari Sorumlusu Prof. Dr. Mustafa Mücahit Balcı, Etlik Şehir Hastanesinde tedavi altına alınan müzisyen Hakan Taşıyan’ın son durumuna ilişkin açıklamada bulundu. Prof. Dr. Balcı, "Hakan Taşıyan hastanemize kalp krizi şüphesiyle başvurmuş olup, gerekli klinik laboratuvar değerlendirmesi sonrasında kardiyolojik açıdan düşük riskli kabul edilmiştir. Önlem amaçlı olarak koroner yoğun bakımda izlem altına alınmıştır. Hastamızın karaciğer ve böbrek nakil öyküsü bulunduğundan dolayı mevcut klinik durumu multidisipliner bir yaklaşımla sürdürülmektedir. Şu anda böbrek fonksiyonu testlerinde yükselme olduğundan dolayı bu süreç titizlikle multidisipliner olarak tedavi edilmektedir. Gereken tıbbi takip süreci yapılmaktadır. Hastanın genel durumu gayet iyidir. Hayati bulguları stabildir. Hastanemiz bünyesinde tedavisi sürmektedir. Diğer branşlarla her gün danışarak bu kararı alıyoruz. Genel durumu gayet iyi. Diğer branşlarla ortak vereceğimiz bir karar ama yakın süreç içerisinde taburcu olacağını söyleyebiliriz. Hastamız, böbrek ve karaciğer nakli olduğu için herhangi bir ziyarette bulunulmasını uygun görmüyoruz" diye konuştu.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 12:50
ATO Başkanı Baran: "Ticaret hacmimizi kısa sürede 5 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz"
Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "2024 yılında yaklaşık 1,1 milyar doları ihracatımız olmak üzere toplam 2,2 milyar dolar düzeyinde ticaret hacmimiz mevcut. Bu rakamı kısa sürede iki katına, yani 5 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz" dedi. ATO Başkanı Gürsel Baran, Türkmenistan’ın Ankara Büyükelçisi Mekan Ishanguliyev’i makamında konuk etti. Görüşmede ATO Genel Sekreteri Ahmet Güran, Genel Sekreter Yardımcısı Abdurrahman Karabudak ve EkoAvrasya Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eren de yer aldı. Ziyarette Türkiye ile Türkmenistan arasındaki ekonomik ve ticari iş birliğinin geliştirilmesine yönelik konular ele alındı. ATO Başkanı Gürsel Baran, Türkiye ile Türkmenistan arasındaki ilişkilerin diplomatik bağların ötesinde bir anlam taşıdığını ifade ederek, iki ülkenin ortak tarih, dil ve kültür temelinde güçlü bir kardeşlik ilişkisine sahip olduğunu söyledi. Türkiye’nin Türkmenistan’ın daimi tarafsızlık statüsüne destek verdiğini hatırlatan Baran, Türkmenistan’ın bağımsızlığını kazanmasının Türk dünyası ve bölge açısından barış, istikrar ve kalkınma için yeni fırsatlar sunduğunu dile getirdi. Türkmenistan’ın Orta Asya coğrafyasındaki stratejik konumuna dikkati çeken Baran, Orta Asya’nın küresel ticaret, enerji, lojistik ve üretim açısından önemli merkezlerden biri haline geldiğini, Türkiye’nin de Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’ya açılan konumuyla bu büyük coğrafyanın doğal tamamlayıcısı olduğunu kaydetti. "Ticaret hacmimizi kısa sürede 5 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz" Ülkeler arasındaki ticari ilişkilerin ivme kazandığını belirten Baran, "2024 yılında yaklaşık 1,1 milyar doları ihracatımız olmak üzere, toplam 2,2 milyar dolar düzeyinde ticaret hacmimiz mevcut. Bu rakamı kısa sürede iki katına, yani 5 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. "Türk müteahhitlik firmaları 50 milyar doları bulan bini aşkın projeyi başarıyla tamamladı" Türkiye’nin önemli bir yatırım ortağı haline gelen Türkmenistan ile özellikle enerji, inşaat, tarım ve tekstil sektörlerinde iş birliklerinin güçlendiğini ifade eden Baran, "Türk özel sektörünün dünyada en fazla proje üstlendiği ülkelerin başında gelen Türkmenistan’da Türk müteahhitlik firmaları bugüne kadar değeri 50 milyar doları bulan bini aşkın projeyi başarıyla tamamladı. Önemli gaz ve petrol rezervleri bulunan Türkmenistan ile ülkemiz arasında enerji sektöründe iş birlikleri de devam ediyor" diye konuştu. Baran, mevcut konjonktürde atılacak adımların iki ülkenin yanı sıra bölgesel ve küresel ekonomi ile istikrara katkı sağlayacağını kaydetti. ATO Başkanı Baran, Ankara’nın 2026 yılında Türk dünyasının turizm başkenti seçilmesinden duydukları memnuniyeti dile getirerek, bu yıl Türkmenistan başta olmak üzere tüm Türk devletlerini Ankara’da ağırlamayı beklediklerini söyledi. Baran, Ankara Ticaret Odası olarak üyelerin Türkmenistan ile ticaretini artırmak, yatırım ortamını geliştirmek ve ortak projelerin önünü açmak için kamu ve özel sektörle koordineli şekilde çalışmaya hazır olduklarını ifade etti. "Türkmen doğal gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştırmak istiyoruz" Büyükelçi Mekan Ishanguliyev ise, BOTAŞ ile Türkmengaz arasında imzalanan anlaşma ile Türkiye’nin Türkmenistan’dan swap yoluyla doğalgaz almaya başladığını bildirdi. Büyükelçi Ishanguliyev, Türkmenistan’ın çok büyük doğal gaz rezervlerine sahip olduğunu belirterek, bu kaynakların 200 yıl boyunca Türkmenistan’ın yanı sıra çevre ülkelerin ihtiyacını karşılayabilecek düzeyde olduğunu söyledi. Ishanguliyev, "Enerji ihracatımızda farklı pazarlara açılmayı hedefliyoruz. Türkiye, coğrafi konumu ve mevcut altyapısıyla bu süreçte kilit bir enerji koridoru konumunda. Türkmenistan doğal gazını Hazar Denizi üzerinden Türkiye’ye, Türkiye üzerinden de Avrupa’ya ulaştırmak, iki ülke ilişkileri ve Avrupa’nın enerji güvenliği açısından büyük önem taşıyor" dedi. Ishanguliyev, söz konusu hatla birlikte yıllık 40-50 milyar metreküp seviyesinde doğal gazın Türkiye ve Avrupa pazarlarına ulaştırılmasının hedeflendiğini ifade etti. Türkmen gazının Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınmasının Avrupa’nın enerji güvenliğine katkı sağlayacağını ifade eden Ishanguliyev, enerji alanında kurulacak güçlü iş birliklerinin iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri de ileri bir noktaya taşıyacağını söyledi. Ishanguliyev, enerji projeleriyle birlikte Türkiye ile Türkmenistan arasındaki ticaret hacminin kısa sürede daha da artacağına inandıklarını dile getirdi. Büyükelçi Ishanguliyev, görüşmede ayrıca Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’ta yürütülen yeniden yapılanma çalışmaları, şehircilik projeleri, sanayi bölgeleri, Türk müteahhitlik firmalarının ülkede üstlendiği projeler, Türkmenistan’ın nüfus yapısı, yurt dışında yaşayan Türkmenler ile iki ülke arasındaki tarihi ve kültürel bağlara da değindi.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 12:44
Pursaklar’da Kitap Günleri 6 Şubat’ta başlıyor
Pursaklar Belediyesi tarafından bu yıl 4’üncüsü düzenlenecek olan Kitap Günleri, 6 Şubat’ta kapılarını kitapseverlere açıyor. Pursaklar Belediyesi tarafından geleneksel hale getirilen Pursaklar Kitap Günleri, bu yıl 6 Şubat’ta 4’üncü kez kitapseverlerle buluşacak. Etkinlik süresince Türkiye’nin önde gelen yayınevleri, sevilen yazarlar ve binlerce kitap okurlarla buluşacak. Kitap ve kültürün toplumların gelişimindeki en önemli unsur olduğunu belirten Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, "Kitap, bireyin dünyasını zenginleştiren en kıymetli yol arkadaşıdır. Pursaklar Belediyesi olarak kültür ve sanata her zaman özel bir önem veriyoruz. Bu anlayışla düzenlediğimiz 4. Kitap Günleri ile hemşehrilerimizi kitaplarla, birbirinden değerli yazarlarla ve zihin açan fikirlerle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin kitapla daha güçlü bir bağ kurmasını çok önemsiyoruz. Tüm vatandaşlarımızı 6 Şubat’ta başlayacak olan Pursaklar 4. Kitap Günlerimize davet ediyorum" dedi. Kitap Günleri’nde Bahadır Yenişehirlioğlu, Hatice Kübra Tongar, Beyhan Budak, Hatice Nur Ege, Dilek Cesur, Gri Koç, Nurullah Genç, Saliha Erdim ve Serdar Tuncer söyleşi ve imza günleri yer alacak. Özellikle çocuklar için planlanan Kuklamanya-Marmelat gösterisi ve özel programlarla okuma alışkanlığının artırılması ve kitap sevgisinin küçük yaşlarda kazandırılması hedefleniyor. Pursaklar 4. Kitap Günleri, 6 Şubat-15 Şubat tarihleri arasında Pursaklar Yaşam Merkezi’nde ziyaretçilerini ağırlayacak.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 12:41
Bakan Yerlikaya: "Eş zamanlı olarak icra edilen operasyonlarda 302 kilogram çeşitli uyuşturucu madde, 5 bin adet uyuşturucu hap ele geçirdik"
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Diyarbakır ve Manisa’da gerçekleştirilen operasyonlarda 302 kilogram uyuşturucu madde ve 5 bin adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, 445 şüphelinin de yakalandığını açıkladı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Diyarbakır ve Manisa’da uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyonlarda 445 şüphelinin yakalandığını, operasyonlar sonucu 302 kilogram uyuşturucu madde ve 5 bin adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini açıkladı. Bakan Yerlikaya, uyuşturucu tedarik zincirinin her koluna yönelik operasyonların devam edeceğini de sözlerine ekledi. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "Bugün sabah jandarmamız tarafından Diyarbakır ve Manisa’da uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlediğimiz ‘Narkokapan Diyarbakır ve Manisa’ operasyonlarımızda 445 şüpheliyi yakaladık. Operasyonlardaki hedefimiz özellikle gençlerimizi hedef alan zehir tacirlerinin eli kolu durumundaki sosyal medya ve mesajlaşma programları üzerinden mahalle ve sokak aralarında uyuşturucu madde satışı yapan ‘torbacı’ diye tabir edilen sokak satıcılarıydı. Diyarbakır ve Manisa Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığımız koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında saha araştırmaları, analiz ve takip faaliyetleri büyük bir titizlikle gerçekleştirildi. Şüpheliler teknik ve fiziki takiple izlendi, suç faaliyetleri tek tek delillendirildi ve bu sabah düğmeye bastık. Diyarbakır ve Manisa’da düzenlenen operasyonlarımıza 355 Asayiş Timi, 44 Jandarma Motorlu Asayiş Timi, 14 Komando Timi, toplam bin 522 jandarma personeli ve 14 özel eğitimli narkotik dedektör köpeği katıldı. Eş zamanlı olarak icra edilen operasyonlarda 302 kilogram çeşitli uyuşturucu madde, 5 bin adet uyuşturucu hap, muhtelif miktarda kimyasal madde, çok sayıda tabanca, uyuşturucu kullanma aparatı ve hassas terazi ele geçirildi. Diyarbakır ve Manisa Valiliklerimizi, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı, Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığımızı, İl Jandarma Komutanlıklarımızı ve kahraman jandarmamızı tebrik ediyorum. Uyuşturucuyla savaşımız, çok katmanlı ve çok boyutlu olarak kararlılıkla devam ediyor. Uyuşturucu suç örgütü elebaşından, yöneticisinden, torbacısına kadar tedarik zincirinin her halkasını tek tek kırıp atacak ayrı ayrı operasyonlar düzenliyoruz. Sadece uyuşturucu maddeleri yakalamakla kalmıyor, bu organize suç faaliyetlerinin tedarik ağlarını çökertiyor ve suç gelirlerine darbe vuruyoruz."
28 Ocak 2026 Çarşamba - 12:18
ASO Başkanı Ardıç: "Yeşil pasaportun verilmesi esas alınmalıdır"
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, sanayicilerin küresel pazarlarda daha etkin olabilmesi için yeşil pasaport düzenlemesinin hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, "Yeşil pasaportun verilmesi esas alınmalıdır" dedi. ASO Oda Meclisi ile Ankara 2’nci ve 3’üncü Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) Müteşebbis Heyetleri, ASO Meclis Salonu’nda düzenlenen müşterek toplantıda bir araya geldi. ASO Başkanı Seyit Ardıç, ocak ayı meclis toplantısında güncel ekonomik gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Meslekte 15’inci yılını dolduran mühendis ve mimarlara yeşil pasaport verilmesini öngören kanun teklifini hatırlatan Ardıç, benzer bir düzenlemenin sanayiciler için de hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Sanayicilerin üretim, yatırım ve ihracat için sürekli yurt dışı ile temas halinde olduğunu belirten Ardıç, vize süreçlerinde yaşanan gecikmelerin rekabet gücünü zayıflattığını da vurgulayarak, "Zaman kaybı fırsat kaybına, o da pazar kaybına dönüşüyor. Küresel rekabetin bu kadar sert olduğu bir dönemde sanayicinin zaman kaybetme lüksü yok" açıklamasında bulundu. "Yeşil pasaportun verilmesi esas alınmalıdır" Bugünün KOBİ’sine yarının büyük ihracatçısı gözüyle bakılması gerektiğini vurgulayan Ardıç, "Mevcut uygulamada olan ihracat performansının yanı sıra, istihdam düzeyi, sanayi sicil kaydı ve kapasite raporu gibi somut göstergeler de yeşil pasaport verilmesinde esas alınmalıdır" diye konuştu. Yeşil pasaport verilmesinde yalnızca ihracat performansının değil, istihdam düzeyi, sanayi sicil kaydı ve kapasite raporu gibi kriterlerin de dikkate alınması gerektiğini dile getiren Ardıç, düzenlemenin tüm siyasi partilerin ortak iradesiyle desteklenmesini beklediklerini kaydetti. "Eski kurallar yok, sadece kuralsızlık var" Dünya ekonomisine değinen Ardıç, "Eski kurallar yok, yeni kurallar da yok. Yani artık sadece kuralsızlık var. İçinde bulunduğumuz dönemi yalnızca konjonktürel dalgalanmalarla değil, daha derin bir sistem değişimiyle okumak gerekiyor" şeklinde konuştu. Enerji fiyatlarındaki oynaklık, finansman maliyetleri ve dış ticarette değişen dengelerin sanayiciyi doğrudan etkilediğini belirten Ardıç, özellikle üretim ve ihracat yapan KOBİ’ler için sabit faizli, uzun vadeli kredi mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini vurguladı. Kredi Garanti Fonu limitlerinin imalat sanayine yönelik artırılması ve Eximbank ile Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’nın orta-uzun vadeli sanayi finansmanı için özel paketler hazırlaması gerektiğini ifade eden Ardıç, bu önerileri ilgili bakanlıklara ileteceklerini söyledi. "Üretimi kaybederek sağlanan bir istikrar kalıcı olmayacaktır" Faiz indiriminin olumlu bir adım olduğunu ancak bunun reel sektöre yeterince yansımadığını dile getiren Ardıç, firmaların krediye erişimde hala ciddi sıkıntılar yaşadığını belirtti. Özellikle emek yoğun sektörlerin artan maliyet baskısı altında olduğunu kaydeden Ardıç, "Enflasyonla mücadele elbette fedakarlık gerektiriyor ancak üretimi kaybederek sağlanan bir istikrar kalıcı olmayacaktır" değerlendirmesini yaptı. "Ar-Ge platformları teşvik edilmeli" Türkiye’de işletmelerin büyük çoğunluğunun mikro ve küçük ölçekli olduğuna dikkati çeken Ardıç, bunun verimlilik, Ar-Ge ve küresel rekabet gücünü sınırladığını ifade etti. Bu kapsamda şirket birleşmeleri, kümelenme modelleri ve ortak Ar-Ge platformlarının teşvik edilmesi gerektiğini belirten Ardıç, sanayide ölçek büyümeden yeşil ve dijital dönüşümün de istenilen hızda gerçekleşemeyeceğini söyledi. "Ankara üretimin zekasını temsil ediyor" ASO tarafından açıklanan İllerin Teknolojik Gelişmişlik Endeksi (ASO-İLTEK) 2025 sonuçlarına değinen Ardıç, Ankara’nın araştırma ve yenilikçilik kapasitesinde ilk sırada yer aldığını hatırlattı. Ankara’nın savunma, havacılık, elektronik ve yazılım alanlarındaki birikimiyle Türkiye’nin teknoloji üretim merkezi konumunda olduğunu belirten Ardıç, "Ankara sadece üretimin miktarını değil, üretimin zekasını temsil ediyor" ifadelerini kullandı. Ardıç, 2026 yılında dijitalleşme ve yeşil dönüşüm odaklı, katma değeri yüksek ve rekabetçi bir sanayi yapısının güçlendirilmesi için tüm paydaşlarla ortak akıl içinde çalışmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 11:53
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Önümüzdeki on yıl dinamik ve genç nüfus yapımızın korunması yönünde kalıcı adımların atılacağı kritik bir dönem olacaktır"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Önümüzdeki on yıl, toplumun temeli olan aile kurumunun daha da güçlendirilmesi, dinamik ve genç nüfus yapımızın korunması yönünde kalıcı adımların atılacağı kritik bir dönem olacaktır" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Nüfus Politikaları Kurulu Toplantısı’nın açılışında konuştu. Yılmaz, toplantıda aile ve nüfus yapısına ilişkin güncel verilerden demografik dönüşüm başlıklarına uzanan geniş bir çerçevede değerlendirmeler yapılarak, eylem planına yön verecek ortak bir zemin oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Kurul üyesi bakanlıkların ve ilgili tüm kurumların iş birliği ve yoğun gayretleriyle nüfus yapısının korunmasına yönelik somut birçok adım atıldığını hatırlatan Yılmaz, "Gençlerimizin aile kurmalarını kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirilen projemiz ülke geneline yaygınlaştırıldı ve destek tutarları artırıldı. 2026 yılı Ocak ayı itibarıyla 18-25 yaş aralığındaki gençlerimiz için 250 bin lira, 26-29 yaş aralığında olan gençlerimiz için 200 bin lira olacak şekilde desteklerimizin miktarı artırıldı. Kısa bir süre önce başlattığımız 500 bin konutluk ’Yüzyılın Konut Projesi’ kapsamında gençlerimiz ile üç ve daha fazla çocuk sahibi ailelere konut sahibi olabilmeleri için özel imkan tanıdık. Proje kapsamında 18-30 yaş arası gençlerimize yüzde 20, üç ve daha fazla çocuk sahibi ailelere yüzde 10 kontenjan ayrılmış durumda. 2025 yılında yaptığımız düzenleme ile tek seferlik doğum yardımı ödeme tutarını 5 bin liraya yükselttik. İlk çocuk için 5 bin lira, ikinci çocuk için her ay bin 500 lira ve üçüncü ve sonraki çocukları için aylık 5 bin lira gibi bir tutar belirledik. İkinci ve üçüncü çocuk için olan yardımlar, çocuklarımız eğitim çağına gelinceye kadar devam ettiriliyor" ifadelerini kullandı. Annelerin ve babaların iş ve aile yaşam dengesini sağlayarak çocuk bakımlarını kolaylaştıracak adımları atmaya devam ettiklerini ve Devlet Memurlarının Yarı Zamanlı Çalışma Hakkının Kullanımına İlişkin Yönetmeliğin geçen yıl yayımlandığını hatırlatan Yılmaz, kadınların iş ve aile hayatını birlikte sürdürmesine imkan veren yeni çalışma modellerinin gündemdeki yerini koruduğunu kaydetti. Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinden kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilen resmi yazıyla kreş ve gündüz çocuk bakımevlerinin kapasitelerinin artırılması ve yenilerinin faaliyete geçirilmesine yönelik çalışmaların önceliklendirildiğini ifade ederek, "Çocuklarımız için güvenli ve nitelikli bakım ortamlarının yaygınlaştırılmasını en öncelikli hedeflerden görüyoruz" dedi. "Önümüzdeki on yıl, dinamik ve genç nüfus yapımızın korunması yönünde kalıcı adımların atılacağı kritik bir dönem olacaktır" Kurulun kurulmasının ardından geçen bir yıllık sürecin nüfus meselesinin tüm kurumlar ve sektörler tarafından birincil öncelik ve ortak sorumluluk olarak ele alınmasının önemini açıkça ortaya koyduğuna dikkati çeken Yılmaz, "Demografik değişimlerin tüm ülkeleri derinden etkilediği, küresel ölçekli bir sorun haline geldiği bir dönemden geçiyoruz. Ülkemizin güçlü aile ve güçlü nüfus odağında benimsediği kararlı yaklaşımın önemini daha net bir şekilde görebiliyoruz. Keza, aile ve demografik yapıda yaşanan değişimler sosyal güvenlik sisteminden bakım hizmetlerine kadar pek çok alana doğrudan tesir etmektedir. Diğer taraftan günümüzde karşı karşıya olduğumuz dijital ve küresel risklere karşı çocukları, gençleri, aile kurumunu ve nüfus yapısını ancak bütüncül bir yaklaşımla ve çok boyutlu bir politika setiyle koruyabiliriz. Bu açıdan bakıldığında nüfus politikalarımızda uzun dönemli ve kapsamlı stratejiler ile hareket edilmesinin son derece önemli olduğunun altını çizmek isterim. Cumhurbaşkanımız tarafından 2026-2035 dönemini kapsayan yılların ‘Aile ve Nüfus On Yılı’ olarak ilan edilmesi de bu yaklaşımın açık bir ifadesidir. Böylece önümüzdeki on yıl, toplumun temeli olan aile kurumunun daha da güçlendirilmesi, dinamik ve genç nüfus yapımızın korunması yönünde kalıcı adımların atılacağı kritik bir dönem olacaktır" değerlendirmesinde bulundu. "Projeksiyonlar yakın bir gelecekte nüfusumuzun önemli bir kısmının 65 yaş ve üzeri kişilerden oluşacağına işaret ediyor" Türkiye’nin 86 milyonu aşan nüfusla Avrupa’da birinci sırada yer almasına rağmen demografik bir yol ayrımında olduğuna vurgu yapan Yılmaz, "2017’de 2,08 olan doğurganlık hızımız, 2024 itibarıyla dünya ortalaması olan 2,25’in çok altında, 1,48 düzeyindedir. Bu düşüş hızıyla dünyada son 10 yılda doğurganlık hızı en fazla azalan 5’inci ülke konumundayız. Gelinen bu nokta; Cumhurbaşkanımızın 20 yıl önce yaptığı ’en az 3 çocuk’ çağrısının ne denli hayati bir erken uyarı ve stratejik bir öngörü olduğunu bugün çok daha net göstermektedir. Diğer taraftan 2024 yılı itibarıyla ülkemizin yaşlı nüfus oranı 10,6 ile tarihsel olarak en yüksek seviyeye ulaşırken, bazı illerimizde bu oran yüzde 20’nin üzerine çıkmaktadır. Toplam doğurganlık hızının 3 çocuk ve üzerinde olduğu il sayısı 2017 yılında 10 iken, 2024 yılında bu düzeyi yakalayan tek ilimiz Şanlıurfa olmuştur. 2017 yılında toplam doğurganlık hızı 57 ilde nüfusun kendini yenileme oranı olan 2,1’in altında iken, 2024 yılında bu sayı 71’e yükselmiştir. Özellikle kırsal bölgelerde genç nüfus kaybının da etkisiyle yaşlılık oranları ülke ortalamasına göre çok daha yüksektir. Mevcut senaryo devam ettiği takdirde projeksiyonlar yakın bir gelecekte nüfusumuzun önemli bir kısmının 65 yaş ve üzeri kişilerden oluşacağına işaret ediyor" açıklamasında bulundu. Nüfus politikalarını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ifadeleriyle ‘varoluşsal bir mesele’ olarak görmeye devam ettiklerini kaydeden Yılmaz, aileyi merkeze alan bütüncül bir yaklaşımla ve tüm kurumların müşterek çabasıyla bu süreci tam bir seferberlik ruhu içerisinde yürütmeye kararlı olduklarının altını çizdi.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 11:44
Kırmızı bültenle aranan 13 kişi ve ulusal seviyede aranan 1 kişi Türkiye’ye getirildi
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, kırmızı bültenle aranan 13 kişi ve ulusal seviyede aranan yurt dışındaki 1 kişinin yakalanarak Türkiye’ye getirildiğini açıkladı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Gürcistan (9), Almanya (2), Ermenistan, Hırvatistan, Karadağ’dan ülkemize getirdik. Kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan C.A., S.A., O.R.Y., K.İ., A.A., K.K., M.A., E.K., S.Y., M.A.Y., A.M., D.G., H.S.Ç. ile ulusal seviyede aranan C.B. isimli şahıslar yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı" açıklamasında bulundu. Yerlikaya, operasyonun Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM), İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları, Siber ve Asayiş Daire Başkanlıkları, İstanbul, Ardahan ve Artvin İl Emniyet Müdürlükleri’nin koordinesinde gerçekleştirildiğini belirterek, yakalanan zanlılara ilişkin şu bilgileri verdi: "‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme, basit yaralama, nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme, yağma, hükümlü veya tutuklunun kaçması’ suçlarından kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan ‘Çirkinler Organize Suç Örgütü’ yöneticisi’ C.A. isimli şahıs Hırvatistan’da, ‘ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma, bulundurma’ suçundan kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan S.A. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘yağma’ suçundan kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan O.R.Y. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan K.İ. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama’ suçlarından kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan A.A. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘kasten öldürme, yağma’ suçlarından kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan K.K. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, yağma (6 kez), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan M.A. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘hırsızlık, resmi belgede sahtecilik’ suçlarından kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan E.K. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama, silahla tehdit (2 kez), mala zarar verme’ suçlarından kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan S.Y. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme’ ve muhtelif suçlardan kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan M.A.Y. isimli şahıs Almanya’da, ‘kasten öldürme’ suçundan kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan A.M. isimli şahıs Almanya’da, ‘nitelikli kasten öldürme, nitelikli yağma, resmi belgede sahtecilik’ suçlarından kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan D.G. isimli şahıs Ermenistan’da, ‘dolandırıcılık’ suçundan kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan H.S.Ç. isimli şahıs Karadağ’da, ‘hükümlü veya tutuklunun kaçması, yağma’ suçlarından ulusal seviyede aranan C.B. isimli şahıs Gürcistan’da yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı. Hangi bültenle aranırsa aransın organize suç örgütü üyelerini, zehir tacirlerini bir bir yakalayıp ülkemize geri getireceğiz."
28 Ocak 2026 Çarşamba - 11:39
Keçiören Belediyesi’nden ücretsiz tiyatro hizmeti
Keçiören Belediyesi’nin yarıyıl tatiline özel hazırladığı etkinlikler kapsamında "İbiş ile Memiş" adlı tiyatro oyunu, ücretsiz bir şekilde gösterime sunuldu. Keçiören Belediyesi, yarıyıl tatiline özel olarak hazırladığı etkinliklere bir yenisini daha ekledi. Bu kapsamda İbiş ile Memiş isimli tiyatro oyunu, Keçiören Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından Necip Fazıl Kısakürek Tiyatro Salonu’nda sahnelendi. Yazar ve yönetmenliğini Tugay Tekeci’nin üstlendiği, Atölye Gençleri tarafından sahnelenen İbiş ile Memiş oyunu sahne tasarımı, karakterleri ve anlatımıyla çocuklardan ilgi gördü. Ormanda yaşayan iki sevimli arkadaşın paylaşmayı öğrenme hikayesini konu alan oyun, paylaşmanın dostluğu güçlendirdiğini ve mutluluğu çoğalttığını anlattı. Tiyatrolar ücretsiz olarak hizmet verecek Keçiören Belediyesi, yarıyıl tatili için bir program hazırlayarak aralarında İbiş ile Memiş, Keloğlan Sihirli Asa, Masal Dünyası, Kırmızı Başlıklı Kız, İllüzyon, Bubble ve Kukla Gösterisi gibi birçok tiyatro oyununu ücretsiz olarak çocuklarla buluşturuyor. Yarıyıl tatili boyunca devam eden tiyatro gösterimleri, Keçiören Belediyesi’nin web sitesi ve sosyal medya hesaplarından düzenli olarak duyurulacağı belirtildi.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 11:36
Kırmızı bültenle aranan 13 kişi ve ulusal seviyede aranan 1 kişi yakalandı
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, kırmızı bültenle aranan 13 suçlu ve ulusal seviyede aranan yurtdışındaki 1 suçlunun Türkiye’ye getirildiğini açıkladı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, kırmızı bültenle aranan 13 suçlu ve ulusal seviyede aranan yurtdışındaki 1 suçlunun Türkiye’ye getirildiğini duyurdu. Yerlikaya operasyona ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Gürcistan(9), Almanya(2), Ermenistan, Hırvatistan, Karadağ’dan ülkemize getirdik. Kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan C.A., S.A., O.R.Y., K.İ., A.A., K.K., M.A., E.K., S.Y., M.A.Y., A.M., D.G., H.S.Ç., ile ulusal seviyede aranan C.B. isimli şahıslar yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı" açıklamasında bulundu. Yerlikaya, operasyonun Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM), İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları, Siber ve Asayiş Daire Başkanlıkları, İstanbul, Ardahan ve Artvin İl Emniyet Müdürlükleri’nin koordinesinde gerçekleştirildiğini belirterek yakalanan suçlulara ilişkin şunları kaydetti: " ‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Hırsızlık, Mala Zarar Verme, İş Yeri Dokunulmazlığını İhlal Etme, Basit Yaralama, Nitelikli Olarak Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme, Yağma, Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması’ suçlarından Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan ‘Çirkinler Organize Suç Örgütü Yöneticisi’ C.A isimli şahıs Hırvatistan’da, ‘Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma, Taşıma, Bulundurma’ suçundan Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan S.A. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Yağma’ suçundan Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan O.R.Y. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Kasten Öldürmeye Teşebbüs’ suçundan Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan K.İ. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Kasten Yaralama’ suçlarından Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan A.A. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Kasten Öldürme, Yağma’ suçlarından Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan K.K. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma, Yağma (6 kez), Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma’ suçlarından Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan M.A. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Hırsızlık, Resmi Belgede Sahtecilik’ suçlarından Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan E.K. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama, Silahla Tehdit(2 kez), Mala Zarar Verme’ suçlarından Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan S.Y. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme’ ve muhtelif suçlardan Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan M.A.Y. isimli şahıs Almanya’da, ‘Kasten Öldürme’ suçundan Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan A.M. isimli şahıs Almanya’da, ‘Nitelikli Kasten Öldürme, Nitelikli Yağma, Resmi Belgede Sahtecilik’ suçlarından Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan D.G. isimli şahıs Ermenistan’da, ‘Dolandırıcılık’ suçundan Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan H.S.Ç. isimli şahıs Karadağ’da, ‘Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması, Yağma’ suçlarından ulusal seviyede aranan C.B. isimli şahıs Gürcistan’da yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı." Yerlikaya, "Hangi bültenle aranırsa aransın organize suç örgütü üyelerini, zehir tacirlerini bir bir yakalayıp ülkemize geri getireceğiz" dedi.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 11:30
Meteoroloji’de 2025’in "en"leri: En sıcak Şırnak, en soğuk Hakkari oldu
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 2025 yılında Türkiye’de gerçekleşen meteorolojik rekorları açıkladı. En sıcak gün 25 Temmuz’da Şırnak’ın Silopi ilçesinde 50,5 derece olarak ölçülürken, en soğuk gün ise Hakkâri’nin Yüksekova ilçesinde Selahaddin Eyyübi Havalimanı’nda eksi 35,1 derece ile 25 Şubat’ta yaşandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Türkiye genelinde bulunan toplam 2 bin 59 gözlem istasyonundan aldığı verilerle 2025 yılında gerçekleşen rekor hava değerlerini açıkladı. 2025 yılının en sıcak günü Şırnak’ın Silopi ilçesinde yaşandı. 25 Temmuz’da Silopi’de hava sıcaklığı 50,5 derece olarak ölçüldü. Yılın en soğuk günü ise 25 Şubat’ta Hakkâri’nin Yüksekova ilçesinde yaşandı. Selahaddin Eyyübi Havalimanı’ndaki istasyonda hava sıcaklığı eksi 35,1 derece olarak ölçüldü. En çok yağış Gökçeada’ya düştü Geçen yıl kaydedilen en yüksek günlük yağış miktarı, Çanakkale’nin Gökçeada Havalimanı’nda ölçüldü. 23 Ekim’de metrekareye 167 kilogram yağış düştü. 2025 yılının en yüksek kar kalınlığı, Rize’nin İkizdere ilçesinde bulunan Ovit Yaylası’nda ölçüldü. 21 Mart’ta en yüksek kar kalınlığı 280 santimetre olarak kaydedildi. En yüksek rüzgar hızı Bayburt’a bağlı Kop Kayak Merkezi’nde ölçüldü. 13 Şubat’ta en yüksek rüzgar hızı saatte 176,4 kilometre olarak kayıtlara geçti. 2025 yılında en yüksek deniz suyu sıcaklığı 24 Temmuz’da Antalya’nın Alanya ilçesine bağlı Yeni Liman Ana Mendirek Feneri’nde 32.2 derece olarak kaydedildi. En düşük deniz suyu sıcaklığı ise 2 Şubat’ta Artvin’in Arhavi ilçesindeki Balıkçı Barınağı Tali Mendirek Feneri’nde 6,1 derece olarak ölçüldü.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 11:15
Kollektif Zeka 2026 Vizyon Buluşması: Yapay zekada global standartlar masaya yatırıldı
Kollektif Zeka Topluluğu, 2026 yılının ilk etkinliğinde yapay zeka ekosisteminin paydaşlarını ‘Global Standartlar’ odağında bir araya getirdi. ‘Mayası insan, gücü yapay zeka’ mottosuyla yola çıkan Kollektif Zeka Topluluğu, bu yılın ilk etkinliğinde yapay zeka ekosisteminin paydaşlarını ‘Global Standartlar’ odağında bir araya getirdi. Bilkent TEKMER ev sahipliğinde 24 Ocak Cumartesi günü gerçekleşen ‘Vizyon Buluşması’nda kamu temsilcileri, yazılım evi sahipleri ve girişimciler, yapay zeka projelerinin sadece teknik başarısını değil, ticari ve hukuki sürdürülebilirliğini konuştu. Yapay zekada ‘güven rozeti’ Etkinlikte söz alan QCS Technic’ten Hüseyin Gürsoy, yapay zeka yönetim sistemleri ve standartların önemine değindi. Gürsoy, özellikle ISO/IEC 42001 standardının girişimciler için bürokratik bir kağıt parçasından öte uluslararası ticarette bir ‘güven rozeti’ işlevi gördüğünü vurguladı. Toplantıda yakın zamanda global bir havayolu firmasının web sitesindeki chatbotun müşteriye verdiği hatalı bilgiden yasal olarak sorumlu tutulduğu ve tazminata mahkum edildiği örnek vaka hatırlatıldı. Yapay zeka projelerinin yanlılık, halüsinasyon, veri gizliliği ve benzeri bu tip risklerini asgariye indirmeyi hedefleyen standartların muhtemel kriz anlarında şirketler için hukuki bir koruma kalkanı oluşturduğu belirtildi. Uzmanlar, ‘basiretli tacir’ gibi davranarak gerekli tüm önlemleri aldığını belgeleyen girişimlerin yatırımcı gözünde ‘daha az riskli’ bulunduğunu ve global pazarlarda şirket satışı (EXIT) potansiyelinin arttığını ifade etti. Süper bilgisayarlara erişimde ‘ciddiyet’ referansı Buluşmada büyük dil modelleri (LLM) geliştiren girişimcilerin en büyük darboğazı olan ‘yüksek performanslı bilgi işlem’ kaynaklarına erişim konusu da masaya yatırıldı. TÜBİTAK ULAKBİM bünyesindeki TRUBA gibi süper bilgisayar altyapılarına ve Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri (EDIH) ağlarına dahil olma süreçlerinde uluslararası standartlara uyumun kritik bir referans olduğu aktarıldı. Bu standartları sağlayan girişimlerin ‘işini ciddiye alan ve global potansiyeli olan oyuncu’ olarak algılandığı, böylece milyonlarca veriyi işlemek için gereken devasa donanım ve enerji maliyetlerine katlanmadan devlet destekli test ortamlarına erişim onaylarının kolaylaştığı kaydedildi. ‘Yazışarak’ uygulama geliştirme dönemi Bilgi paylaşımının yanı sıra üretimi teşvik etmeyi hedefleyen etkinlikte, girişimcilik yolculuğuna yeni başlayacak 4 katılımcıya global bir yapay zeka aracı iş birliğiyle hazırlanan özel bir eğitim programı hediye edildi. Programın bilinen ‘sürükle-bırak’ (no-code) yöntemlerinden farklı olarak ‘Prompt (İstem) Mühendisliği’ temelli olduğu belirtildi. Katılımcıların teknik kodlama bilgisine ihtiyaç duymadan sadece doğal dilde (Türkçe) isteklerini yapay zekaya anlatarak, ‘yapay zeka ile yazışarak’ kendi mobil ve web uygulamalarını geliştirebilecekleri, sürecin sonunda ise çalışan bir ürüne sahip olacakları açıklandı. "Amacımız sadece teknolojiyi konuşmak değil, ’insan odaklı’ katma değere dönüştürmek" Etkinlikte konuşan Kollektif Zeka Kurucusu Mustafa Alkan, topluluğun vizyonunu şu sözlerle özetledi: "Bir sosyal medya gönderisiyle başlayan yolculuğumuz, bugün TRT Radyo 1’de Anadolu’nun en uzak köşesindeki gence ulaştığımız, kamu ve özel sektör arasında köprü kurduğumuz bir yapıya dönüştü. Bireysel başarıdan önce farklı yetkinlikleri bir araya getirip bu sinerjiyi yapay zeka modellerinin gücüyle birleştiriyoruz. Amacımız sadece teknolojiyi konuşmak değil, onu ’insan odaklı’ bir şekilde üreterek katma değere dönüştürmek." Etkinlik, farklı disiplinlerden katılımcıların deneyimlerini paylaştığı ve bilgi alışverişi yapılan oturumla sona erdi.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 10:42
Uzman eğitimci Yolcu: "Şu anda konuşulan öğrenci affı aslında genel bir öğrenci affı değil"
Çankaya Üniversitesi İletişim Koordinatörü ve Yazar İsmail Yolcu, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından gündeme alınan öğrenci affıyla ilgili, "2018 yılından bu yana şu anda konuşulan öğrenci affı aslında genel bir öğrenci affı değil. Yapılması planlanan, hazırlık aşamasında olan bir öğrenci affı" dedi. YÖK tarafından son dönemde yeniden gündeme alınan öğrenci affı düzenlemesi, üniversiteyle ilişiği kesilen öğrenciler açısından önemli bir beklenti oluşturdu. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan uzman eğitimci İsmail Yolcu, öğrenci affının eğitimde fırsat eşitliği açısından dikkatle ele alınması gereken bir başlık olduğunu belirtti. Öğrenci affı uygulamasının çeşitli nedenlerle yükseköğretim hayatı yarım kalan bireylerin yeniden sisteme dahil edilmesini amaçladığına dikkat çeken Yolcu, bu düzenlemenin sosyal ve akademik boyutlarıyla ele alınması gerektiğini ifade etti. Özellikle ekonomik zorluklar, ailevi sorunlar ve psikolojik nedenlerle üniversiteden ayrılmak zorunda kalan öğrencilerin sayısının azımsanmayacak düzeyde olduğunu vurgulayan Yolcu, öğrenci affını yalnızca bireysel bir hak düzenlemesi olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir kazanım olarak gördüğünü vurguladı. Eğitimini tamamlayamayan bireylerin yeniden yükseköğretim sistemine kazandırılmasının istihdamdan sosyal uyuma kadar birçok alanda olumlu etkiler oluşturabileceğini belirten Yolcu, düzenlemenin hayata geçirilmesi durumunda kapsam, başvuru şartları ve uygulanma takviminin önümüzdeki süreçte netlik kazanması beklediğini ifade etti. "Bu genel bir öğrenci affı değil" YÖK tarafından gündeme alınan öğrenci affının genel bir af olmadığını, sadece belirli bir kesimi ilgilendirdiğini belirten Yolcu, "Öğrenci affı, son günlerde çokça konuşuldu. Bunun birkaç sebebi var. En son öğrenci affı 2018 yılında çıkmıştı. 2018 yılından bu yana şu anda konuşulan öğrenci affı aslında genel bir öğrenci affı değil. Yapılması planlanan, hazırlık aşamasında olan bir öğrenci affı. Dünyayla birlikte çok büyük iki olay yaşadık. İlk yaşadığımız pandemiydi, ikincisi de Türkiye’de yaşadığımız acı bir depremdi. Öğrenciler, özellikle pandemi döneminde babasının iş yeri iflas etmiş, kapanmış, ekonomik sebeplerden dolayı eğitimine ara vermiş olabilir. Ya da yaşadığımız 6 Şubat 2023 yılındaki depremde ailesini kaybetmiş olabilir. Ya da bir öğrenci düşünün, kendisi engelli duruma düşmüş olabilir, uzun bir hastane süreci yaşayabilir. YÖK diyor ki madem bir mağduriyet yaşıyorsunuz, bize belgeli bir şekilde bunu ispat edin. Sağlık raporu veya haciz belgesi olabilir. Ya da depremde yıkılan bir ev olabilir. Enkazın altında kalınmıştır, hastanede yatılmıştır veya evde bir hasta var ama bakıma muhtaçtır. İşte bu gibi sebeplerden dolayı üniversiteyle ilişiği kesilen öğrencilere YÖK ‘Bize belgelemeniz koşuluyla size af getiriyoruz’ diyor" diye konuştu. "Buradaki birinci ana çatı deprem" Öğrenci affının ana nedenlerinden birisinin 6 Şubat 2023’te yaşanan deprem olduğunun altını çizen Yolcu, bu uygulamanın yerinde bir karar olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradaki birinci ana çatı deprem, ikincisi pandemi, üçüncüsü de hayatın olağan akışında gelebilecek hastalıklar, ameliyatlar gibi sebepler. Peki bu öğrenci affı kimleri kapsayacak? Deprem döneminde, eğer depremi yaşayan bir öğrenci varsa belgelendirme şartıyla olabilir. Pandemi döneminde Türkiye’de yaşanan zorluklar dünyayla birlikte ortadaydı. İflaslar, hacizler olabilir."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder