Yerel Haberler
Ankara
MHP’li Feti Yıldız: "Umut hakkı konusunda komisyona katılan tüm siyasi partilerle uzlaştık, raporda olacak"
04 Şubat 2026 Çarşamba - 17:33 MHP’li Feti Yıldız: "Umut hakkı konusunda komisyona katılan tüm siyasi partilerle uzlaştık, raporda olacak" MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplantısının ardından yaptığı açıklamada, "Umut hakkı konusunda komisyona katılan tüm siyasi partilerle uzlaştık, raporda olacak" dedi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ve CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplantısının ardından açıklama yaptı. Yıldız, verimli bir çalışma yaptıklarını söyleyerek, "Sona geldik. Önümüzdeki hafta inşallah meseleyi bitiririz. Uyum içindeyiz. Başlıkları, maddeleri önümüzdeki hafta paylaşırız. Tam mutabakat var" ifadelerini kullandı. "Umut hakkında uzlaşı olup olmadığı" sorusu üzerine Yıldız, umut hakkı konusunda komisyona katılan tüm siyasi partilerle uzlaştıklarını ve raporda olacağını söyledi. Yıldız, "Umut hakkı konusunda uzlaştık, problem yok. Zaten Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulduğu zaman kararlar umut hakkından bahsediyor. Bakın bizim bu raporda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyma tavsiye edilecek raporda. Onun içinde umut hakkı da var. Şu da var mı bu da var mı ayrıntı tek tek onları anlatmamız zor ancak aramızda ciddi bir görüş ayrılığı yok. Çocukların geleceği, birliğimiz, bütünlüğümüz için endişelerde anlaşıyoruz" diye konuştu. Yıldız, tüm sorulara cevap veremediklerini söyleyerek, "Önümüzdeki hafta biter. Tüm sorduğunuz soruların tüm cevaplarını bulursunuz" şeklinde konuştu. Yasal düzenleme konusundaki soru üzerine Yıldız, "Çerçeve metinleri Meclise gönderdikten sonra artık o Meclisin işi. Biliyorsunuz kanun teklifinde milletvekilleri hazırlar, imzaya açar. Gönlümüz bütün grupların imzalaması yönünde, çünkü bu milli bir mesele. 40 yıllık bir mesele ortadan kalkıyor. Terörsüz Türkiye sağlarken bu arada terörsüz bölgede inşallah ağır ağır oluşmaya başladı. Süreç çok başarılı. 16 ayda aldığımız yol çok önemli bir yol, çok da değerli bir yol" ifadelerini kullandı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise, tam mutabakatın olmadığını belirterek, "Tam mutabakat olmasa da mutabakata varacağız" şeklinde konuştu. Emir, hiçbir somut konu üzerinde görüş ifade etmenin olanaklı olmadığını kaydederek, "Bir bütün olarak kamuoyunun bildiği ve komisyonun gündeminde olan hemen hemen her konuda görüşüyoruz. Uyum içindeyiz, yaklaşıyoruz birbirimize. Bu çerçeve raporu yazılınca sizlerle paylaşacağız" diye konuştu. Oylama konusunda Emir, "Gelecek tabii. Hem biz çalışacağız hem de komisyon çalışacak. Zaman herhalde yaklaşıyor" diye konuştu. Yıldız ise oylamanın gelecek hafta yapılacağını söyledi.
Terörsüz Türkiye Komisyonu rapor yazımı son safhaya geldi
04 Şubat 2026 Çarşamba - 17:26 Terörsüz Türkiye Komisyonu rapor yazımı son safhaya geldi Terörsüz Türkiye Komisyonu rapor yazımı son safhaya geldi. Terörsüz Türkiye Komisyonu raporu yazımı son safhaya erişti. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ve CHP Grup Başkanvekili Murat Emir komisyon sonrasında gazetecilerin sorularını cevapladılar. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, verimli bir çalışma yaptıklarını söyleyerek, "Sona geldik. Önümüzdeki hafta inşallah meseleyi bitiririz. Uyum içindeyiz. Başlıkları, maddeleri önümüzdeki hafta paylaşırız. Tam mutabakat var" ifadelerini kullandı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, tam mutabakatın olmadığını belirterek, "Tam mutabakat olmasa da mutabakata varacağız" şeklinde konuştu. Umut hakkının olup olmadığına ilişkin Yıldız, umut hakkının olduğunu ifade etti. Emir, hiçbir somut konu üzerinde görüş ifade etmenin olanaklı olmadığını kaydederek, "Bir bütün olarak kamuoyunun bildiği ve komisyonun gündeminde olan hemen hemen her konuda görüşüyoruz. Uyum içindeyiz, yaklaşıyoruz birbirimize. Bu çerçeve raporu yazılınca sizlerle paylaşacağız" diye konuştu. Oylama konusunda Emir, "Gelecek tabi hem biz çalışacağız hem de komisyon çalışacak. Zaman herhalde yaklaşıyor" diye konuştu. Yıldız ise oylamanın gelecek hafta yapılacağını söyledi. Umut hakkında uzlaşı olup olmadığına yönelik soruya ise Yıldız, uzlaştıklarını aktardı. Yıldız, tüm sorulara cevap veremediklerini söyleyerek, "Önümüzdeki hafta biter. Tüm sorduğunuz soruların tüm cevaplarını bulursunuz" şeklinde konuştu. Umut hakkı konusundaki soruya Yıldız, "Umut Hakkı konusunda uzlaştık problem yok tabii. Zaten Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulduğu zaman kararları umut hakkından bahsediyor. Bakın bizim bu raporda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyma tavsiye edilecek raporda. Onun için de umut hakkı da var. Şu da var mı bu da var mı ayrıntı tek tek onları anlatmamız hem zor ancak aramızda ciddi bir görüşe ayrılığı yok. Çocukların geleceği için birliğimizi, bütünlüğünüz için endişelerde anlaşıyoruz" diye konuştu. Yasal düzenleme konusundaki soruya Yıldız, "Çerçeve metinleri Meclise gönderdikten sonra artık o Meclisin işi. Biliyorsunuz kanun teklifinde milletvekilleri hazırlar imzaya açar. Gönlümüz bütün grupların imzalaması yönünde çünkü bu milli bir mesele. 40 yıllık bir mesele ortadan kalkıyor. Terörsüz Türkiye sağlarken bu arada terörsüz bölgede inşallah ağır ağır oluşmaya başladı. Süreç çok başarılı. 16 ayda aldığımız yol çok önemli bir yol çok da değerli bir yol" ifadelerini kullandı.
AK Parti ‘Asrın Birlikteliği Programları’ ile deprem bölgesinde sahada olacak
04 Şubat 2026 Çarşamba - 17:25 AK Parti ‘Asrın Birlikteliği Programları’ ile deprem bölgesinde sahada olacak AK Parti, 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen ihya ve inşa sürecini yerinde değerlendirmek, devlet-millet dayanışmasının sahadaki güçlü tezahürlerini kamuoyuyla paylaşmak amacıyla ’Asrın Birlikteliği Programları’ kapsamında kapsamlı saha çalışmalarına başlıyor. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş’ün koordinasyonunda Genel Merkez Teşkilat Başkanlığı tarafından yürütülen programlara AK Parti MYK ve MKYK üyeleri, bakanlar, milletvekilleri ile yerel teşkilat mensupları katılacak. Bu çerçevede depremden etkilenen illerde bir dizi ziyaret ve program gerçekleştirilecek. Program kapsamında konutları teslim edilen, konutlarının planlama ve teslim süreci devam eden depremzede vatandaşlar ziyaret edilecek. Ayrıca depremde iş yerleri yıkılan ve sonrasında yeniden inşa edilerek teslim edilen ya da teslim süreci devam eden iş yerlerinin sahipleriyle bir araya gelinecek. Gerçekleştirilecek ziyaretlerde vatandaşların görüş, talep ve beklentileri doğrudan not alınacak. Yeniden inşa edilerek teslim edilen iş yerlerine yapılacak ziyaretlerle ekonomik hayatın yeniden canlandırılmasına yönelik çalışmalar yerinde değerlendirilecek. Böylece yalnızca fiziki yatırımlar değil, bölgedeki ticari ve sosyal hayatın yeniden ayağa kaldırılmasına ilişkin süreç de sahadan izlenecek. Asrın Birlikteliği Programları kapsamında ayrıca depremde hayatını kaybeden vatandaşların kabirlerinin bulunduğu deprem şehitlikleri de ziyaret edilerek, şehitler dualarla yâd edilecek. AK Parti tarafından hayata geçirilen Asrın Birlikteliği Programları ile yalnızca konut ve iş yerlerinin inşa edilmediği, aynı zamanda sosyal, ekonomik ve manevi toparlanmanın da kararlılıkla sürdürüldüğü vurgulanacak. Programlar aracılığıyla AK Parti’nin ilk günden itibaren olduğu gibi bundan sonra da depremzede vatandaşların yanında olmaya devam edeceği ifade edilecek.
Limak Filarmoni Orkestrası konser maratonuna Ankara’dan start verdi
04 Şubat 2026 Çarşamba - 16:58 Limak Filarmoni Orkestrası konser maratonuna Ankara’dan start verdi Limak Filarmoni Orkestrası, Limak Holding’in 50. kuruluş yılına özel konserlerine Ankara’dan start verdi. Limak Vakfı tarafından çok sesli müziği geniş kitlelere yaymak amacıyla kurulan ve dokuzuncu yaşını kutlayan Limak Filarmoni Orkestrası, operanın dünyaca ünlü isimlerini Türkiye’deki sanatseverlerle buluşturmaya devam ediyor. Orkestra, ‘Yeni Yıl Buluşması’ konser serisinin ilkini Congresium Ankara’da gerçekleştirdi. Uluslararası üne sahip şef Mikhail Agrest yönetiminde sahne alan orkestra, dünyaca ünlü tenor Murat Karahan ve tüm zamanların en büyük sopranolarından biri olarak kabul edilen Rumen soprano Angela Gheorghiu ile başkentli sanatseverlere unutulmaz bir gece yaşattı. Klasik opera eserlerinden geniş bir repertuvarı sahneye taşıyan orkestra, performansıyla izleyiciden büyük alkış aldı. Başkent izleyicisinin yoğun ilgi gösterdiği konseri 3 binden fazla sanatseverin yanı sıra iş, bürokrasi, sanat ve medya dünyasından pek çok davetli izledi. Dünya çapında birçok büyük operada başroller seslendiren ünlü tenor Murat Karahan ve sahne karizması ile vokal derinliğiyle tüm zamanların en önemli sopranoları arasında yer alan Angela Gheorghiu, muhteşem performanslarıyla unutulmaz bir geceye imza attı. Depremin izlerini dayanışmayla sildi Limak’ın 50. yılı dolayısıyla düzenlenen konserde, Limak Vakfı’nın 10 yılı aşkın süredir devam eden Türkiye’nin Mühendis Kızları (TMK) programında bursiyer olan İrem Menken açılış konuşmasını yaptı. İskenderun Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği 4. sınıf öğrencisi olan Menken, memleketi Hatay’da yaşadığı 6 Şubat depremi sonrası kaybettiği umudu Türkiye’nin Mühendis Kızları ile yeniden kazandığını belirterek, "Bu program bana sadece eğitim değil, en zor zamanımda yeniden ayağa kalkma gücü ve yalnız olmadığımı hatırlatan dev bir aile sundu. Bugün burada geleceğe güvenle bakan bir mühendis adayı olarak durabiliyorsam, bu dayanışmanın sayesindedir" ifadelerini kullandı. Operadan çağdaş eserlere senfonik buluşma Yaklaşık iki saat süren ve renkli görüntülere sahne olan konserin ilk bölümünde Handel’in Rinaldo operasından aryalar, Verdi’nin Macbeth eserinden seçkiler, Bizet’nin Carmen’i ile Puccini’nin Turandot operasından bölümler gibi opera repertuvarının seçkin örnekleri yer aldı. Konserin devamında Somewhere Over the Rainbow, Parla Pi Piano, Non ti scordar di me ve Rodrigo’nun Concierto de Aranjuez’i gibi çağdaş ve popüler repertuvardan eserler, orkestranın yorumu ve solistlerin sahne performanslarıyla izleyicilerden büyük beğeni topladı. Salonu dolduran izleyicilerin tempo tutarak eşlik ettiği performanslar, uzun süre ayakta alkışlandı. Operanın yıldızları İstanbul’da buluşacak Limak Filarmoni Orkestrası, yeni yıl konserlerinin ikincisinde 5 Şubat’ta İstanbul Zorlu PSM’de sanatseverlerle buluşacak. Biletleri günler öncesinde tükenen konserlerin tüm geliri, Limak Vakfı tarafından 11 yıldır başarıyla sürdürülen ve Türkiye’deki en güçlü eğitime destek programlarından biri olan Türkiye’nin Mühendis Kızları programından faydalanan kadın mühendislik öğrencilerinin eğitiminde kullanılacak.
Ankara İl Sağlık Müdürü Kurtcebe: "Vatandaşlarımızla aile sağlığı merkezlerimizin ilişkilerini çok daha sıkı hale getirmeye çalışıyoruz"
04 Şubat 2026 Çarşamba - 16:03 Ankara İl Sağlık Müdürü Kurtcebe: "Vatandaşlarımızla aile sağlığı merkezlerimizin ilişkilerini çok daha sıkı hale getirmeye çalışıyoruz" Ankara İl Sağlık Müdürü Kurtcebe: "Aile sağlığı merkezlerimizi çok daha güvenilir hale getirmeye ve vatandaşımızla aile sağlığı merkezlerimizin ilişkilerini de çok daha sıkı hale getirmeye çalışıyoruz" dedi. 4 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında Ankara Etlik Şehir Hastanesi’nde ‘Bütünleşik ve Önleyici Onkoloji Sempozyumu’ düzenlendi. Sempozyumda; kanser hastalarına multidisipliner ve bütünleşik yaklaşımlar, önleyici kanser merkezleri amaçları, geriatrik kanser hastalarında onkolojinin önemi ve hasta deneyimleri konuları ele alındı. Düzenlenen programda açılış konuşmasını yapan Ankara İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Ali Niyazi Kurtcebe, onkoloji hastanelerinde kanser hastalarına uygulanan onkolojik tedavilerde sınır olmadığını belirterek, "Bu saydığım hastanelerde en güncel, en modern tedavilerin tamamı gerçekleştiriliyor. Dünyada hangi tedavi varsa bu hastanelerin hepsinde bu tedaviler burada çalışan meslektaşlarımız tarafından hastalarımıza verilmeye çalışılıyor" diye konuştu. "Vatandaşımızla aile sağlığı merkezlerimizin ilişkilerini çok daha sıkı hale getirmeye çalışıyoruz" Erken tanı ve önleyici yaklaşımın önemine vurgu yapan Kurtcebe, "İl Sağlık Müdürlüğü olarak, Sağlık Bakanlığı olarak vatandaşımıza sunduğumuz hizmetler var. Bizim geniş basamak sağlık hizmetleri dediğimiz aile sağlığı merkezlerimiz ve sağlık hayat merkezlerimizde verilen hizmetlerin sayısı, özelliği ve kapasitesi çok fazla arttı. Aile sağlığı merkezlerimizin çok daha güvenilir hale getirmeye çalışıyoruz ve vatandaşımızla aile sağlığı merkezlerimizin ilişkilerini çok daha sıkı hale getirmeye çalışıyoruz. Aile hekimlerimizin gerçekten vatandaşımızın bütün sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştıran bir ilk giriş kapısı, bütün sağlık hizmetlerine ulaşımını sağlayan ilk basamak olmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Geçtiğimiz sene başında Ankara’da 9 olan sağlıklı hayat merkezi sayısını şu anda 12’ye çıkarttık" Kurtcebe, sağlıklı hayat merkezlerinde pek çok alan olduğunu söyleyerek, "Geçtiğimiz sene başında Ankara’da 9 olan sağlıklı hayat merkezi sayısını şu anda 12’ye çıkarttık. İnşallah bu sene sonuna kadar bu sayı 15’e çıkacak. Bu sağlıklı hayat merkezlerinde kanser, erken teşhis ve tedavi merkezi tarama merkezlerimiz var. Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezlerimiz (KETEM) var. Şu anda Ankara’da sayısı 20. KETEM’ler vasıtasıyla geçtiğimiz yıl boyunca yaklaşık 900 bin vatandaşımızın kanser taramasını gerçekleştirdik" şeklinde konuştu.
MHP’li Yıldız: "Çerçeve metni hazırlayacağız"
04 Şubat 2026 Çarşamba - 15:18 MHP’li Yıldız: "Çerçeve metni hazırlayacağız" MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun rapor yazım sürecinin devem ettiğini belirterek, "Çerçeve metni hazırlayacağız. Kanun teklifi haline gelip gelmemesi yüce Meclisin işi. Mecliste gruplar anlaşırsa kanun teklifi haline gelir. Buradan mutabakatla geçtiği için kanunlaşması da çok uzun sürmez" dedi. TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun rapor yazım süreci devam ediyor. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, konuyla ilgili yaptığı açıklamada ’umut hakkı’ ve Selahattin Demirtaş’ın tahliyesine ilişkin soru üzerine, "Demirtaş’ın tahliyesine mahkemeler karar verir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına, Anayasa Mahkemesi kararlarına uymak lazım. Eğer Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bir ihlal gördüyse, tahliyesi konusunda da bir beyan varsa tahliye edilmesi lazım elbette" ifadelerini kullandı. Yıldız, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin grup toplantısında gerekli açıklamayı yaptığını belirterek, "Hepsini toparladı. Aslında tüm süreci özetleyen bir açıklama yaptı. Bunun üzerine bizim bir açıklama yapmamıza gerek de yok aslında" şeklinde konuştu. Hazırlanacak raporun kanun teklifi haline gelip gelmeyeceğine ilişkin olarak Yıldız, "Çerçeve metni hazırlayacağız. Kanun teklifi haline gelip gelmemesi yüce Meclisin işi. Mecliste gruplar anlaşırsa kanun teklifi haline gelir. Buradan mutabakatla geçtiği için kanunlaşması da çok uzun sürmez" diye konuştu. Rapor yazım takvimi konusunda Yıldız, "Çok uzamaz diye düşünüyorum. Bugünden üç hafta, iki hafta, bir hafta gibi bir kesin süre veremeyiz ama çok uzamaz" ifadelerini kullandı. Yıldız şöyle konuştu: "İyi olacak, yalnız onu söyleyeyim. Her şey daha iyi olacak, Terörsüz Türkiye süreci, terörsüz bölge sürecine evrildi. İnşallah terörsüz dünyaya evrilir. Bakıyoruz, Atlantik’in öbür tarafında bir açıklama yapılıyor, ekonomimiz altüst oluyor. Artık dünya o kadar küçüldü ki yetkililerden herhangi birinin söylediği söz doğrudan mutfağımıza, cebimize, kasamıza yansır hale geldi. Bundan dolayı terör bütün dünyada inşallah biter. İnsanlık da doğru düzgün bir nefes alır. Çünkü vekâlet savaşlarıyla emperyalist savaşları devam ettirmek isteyen bazı devletleri burada açıklamanın imkansızlığı ortada." Yıldız, Terörsüz Türkiye Süreci için yapılan çalışmalara karşılık olmadığı eleştirilerine ilişkin, "Kim söylüyor karşılık bulmadığını? Buldu, sizin sahadan haberiniz yok herhalde. Yurdun dört bir köşesinden, doğudan, batıdan, kuzeyden, güneyden bizi arayanlar. Türk milleti karşılığını verdi. Büyük bir kardeşlik içerisinde de bu işi inşallah neticelendireceğiz. 16 aydır bir şehidimiz gelmedi. Bu ne demek, bunun için izah edilecek kelime yok. Bunun karşılığı da yok. Ne mutlu bizlere çıkılan yolda başarıyla gelindi, başarıyla neticelendirilecek. Artık son bu, bu saatten sonra bu iş geriye döner mi; öyle bir şey yok. Bu iş bitti" diye konuştu. İttifak ortağı MHP ile AK Parti arasında görüş ayrılığı olup olmadığına ilişkin soruya Yıldız, "Cumhur İttifakı’nın bu konularda en ufak bir aykırı düşüncesi yok birbirinden. Tamamen uyum içindeyiz. Her konuda uyum içindeyiz. Bundan emin olun. Raporda da göreceksiniz zaten" cevabını verdi. CHP’li Emir: "Özellikle terörün sonlandırılması ve demokratikleşme ile ilgili çok fazla farklar olmadığını, partilerin birbirine yakın olduğunu söyleyebilirim" CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise, komisyon çalışmalarının bir an evvel sonuçlanmasında yarar olduğunu söyleyerek, "Gerçekten de bütün siyasi partilerin, komisyondaki partilerin Türkiye’deki hem bu terörün kalıcı bir biçimde sonlandırılması için hem de Türkiye’deki demokratikleşme ve hukuk devleti adına atılması gereken adımlarla ilgili büyük oranda görüş birliği olduğunu söyleyebilirim" ifadelerini kullandı. Emir, bütün partilerin raporları, görüşleri olduğunu belirterek, "Aradaki mesafeler oldukça azalmış durumda. Her bir konu için tek tek ayrıntı vermek çok doğru olmaz ama buradaki uzlaşı bütün hakkında olacak. Yani her biri şu maddelerde anlaşıldı, bunlarda anlaşılmadı gibi değil, o raporun bütün olarak değerlendirilmesi ve bütün olarak oylanması son derece önemli. Biz bu ayrıntıların şu anda paylaşılmasını çok yerinde bulmuyoruz. Özellikle terörün sonlandırılması ve demokratikleşme ile ilgili çok fazla farklar olmadığını, partilerin birbirine yakın olduğunu söyleyebilirim" dedi. Emir, şunları kaydetti: "Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulması, öteden beri en önce söylediğimiz, ısrarla vurguladığımız, üzerinde durduğumuz hususlar. Ben bunun da bir sorun olmadan gerçekleşeceğini umuyorum. Hukuk devletinde, anayasal devlette Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulmaması ya da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulmaması düşünülemez. Sayın Demirtaş’ın çoktan tahliye edilmiş olması, Ahmet Özer’in çoktan görevine iade edilmiş olması, bununla birlikte Can Atalay’ın çoktan gelip Mecliste milletvekili görevine başlamış olması, Tayfun Kahraman’ın çoktan evine dönmüş olması gerekirdi. Dolayısıyla umuyorum ki kısa sürede bu komisyon görevini tamamlar. Çerçeve raporunu hazırlar ve rapor sonucunda Meclis Adalet Komisyonu başta olmak üzere Meclis üstüne düşen görevi yapar ve Türkiye’de atılması gereken adımlar ivedilikle atılabilir."
Doç. Dr. Çolak: "Aile desteği yolculuğu güçlendiriyor"
04 Şubat 2026 Çarşamba - 15:02 Doç. Dr. Çolak: "Aile desteği yolculuğu güçlendiriyor" Güven Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Dilşen Çolak, kanser hastalarında aile desteğinin tedavi sürecini güçlendirdiğini belirtti. 4 Şubat Dünya Kanser Günü nedeniyle değerlendirmelerde bulunan Güven Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Dilşen Çolak, kanserin toplumda hala tek bir hastalık gibi algılandığını ancak bu yaklaşımın günümüz tıbbını yansıtmadığını belirtti. Kanserin köken aldığı organa, hücre tipine ve biyolojik özelliklerine göre çok farklı seyirler gösterebilen bir hastalık grubu olduğunu vurgulayan Çolak, "Bugün kanseri tek başına bir tanı olarak değil, kişiye özel değerlendirilmesi gereken bir süreç olarak ele alıyoruz" dedi. Erken tanı tedavinin seyrini doğrudan etkiliyor Kanserde erken tanının hayati önem taşıdığını ifade eden Çolak, tanı sürecinde doğru zamanda yapılan tetkiklerin ve multidisipliner değerlendirmenin hastalığın gidişatını belirlediğini söyledi. Erken evrede tespit edilen kanserlerde tedavi başarısının ve yaşam kalitesinin belirgin şekilde arttığını belirten Çolak, düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiği konusunda uyarılarda bulundu. Kanser tedavisinde bütüncül yaklaşım öne çıkıyor Günümüzde kanser tedavisinin yalnızca ilaç ya da cerrahi girişimlerden ibaret olmadığını belirten Çolak, "Bütüncül yaklaşım hastayı fiziksel, psikolojik ve sosyal yönleriyle bir bütün olarak ele almak anlamına geliyor" diye konuştu. Çolak, tedavi sürecinde psikolojik destek, beslenme, yaşam tarzı düzenlemeleri ve yan etki yönetiminin de en az tıbbi tedaviler kadar önemli olduğuna dikkat çekti. Aile desteği tedavi yolculuğunu güçlendiriyor Kanser tedavisinin yalnızca hastayı değil, ailesini de kapsayan bir süreç olduğunu dile getiren Çolak, aile desteğinin hastanın motivasyonunu ve tedaviye bağlılığını olumlu yönde etkilediğini ifade etti. Çolak, ailenin doğru bilgilendirilmesinin hastanın duygusal yükünü hafiflettiğini ve süreci daha yönetilebilir kıldığını belirtti. 4 Şubat Dünya Kanser Günü vesilesiyle topluma mesaj veren Çolak, kanserle ilgili en yanlış algının ’çaresizlik’ olduğunu söyledi. Çolak, farkındalığın ve bilginin kanserle mücadelenin en güçlü unsurları olduğunu vurgulayarak, "Kanser, erken tanı ve doğru tedavi yaklaşımlarıyla yönetilebilen bir hastalık grubudur" dedi.
BBP Genel Başkanı Destici: "Savaş mı var bu ülkede de CHP barış konferansı düzenledi?"
04 Şubat 2026 Çarşamba - 14:54 BBP Genel Başkanı Destici: "Savaş mı var bu ülkede de CHP barış konferansı düzenledi?" CHP’nin düzenlediği ‘Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı’nı eleştiren Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Ana muhalefet partisi bir toplumsal barış konferansı düzenledi. Savaş mı var bu ülkede de barış konferansı düzenledi? Kimle kimin arasında savaş var? Türklerle Kürtler ne zaman savaştı da bugün savaşsınlar? Biz kardeşiz" dedi. BBP Genel Başkanı Destici, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında vatandaşlara deprem ve depreme hazırlık konusunda uyarılarda bulunarak, "Evet, yapılan çalışmalar var ama hâlâ yetersiz olduğunu görmekten de büyük bir üzüntü duyuyorum. Hâlâ milletimizin deprem konusunda yeteri kadar bilinçlendirilmediğini müşahede ediyoruz. İhtimal bir depremle karşılaşan vatandaşlarımızın büyük çoğunluğunun hâlâ ne yapacaklarını bilmediğini biz biliyoruz. Buradakiler, biz de dahil olmak üzere. İşin doğrusu bu. Çocuklarımız, gençlerimiz, kadınlarımız, erkeklerimiz bilmiyor, büyük çoğunluğumuz bilmiyor. Maalesef bu eğitim konusunda büyük yetersizlik olduğunu buradan söylemek zorundayım. Bu sebeple depreme hazırlık konusunda vatandaşlarımız daha yoğun, daha etkili bir biçimde bilgilendirilmelidir. Bunun eğitimi yapılmalıdır. Okullarda ders olarak öğretilmelidir ya da bir dersin içerisinde bir bölüm olarak mutlaka bu eğitim verilmelidir. Çünkü her zaman gerçekleşen bir şey değildir" diye konuştu. Destici, afet anında yapılan çalışmaların istenilen seviyede olmadığını ancak sonrasında önemli başarılar sağlandığını belirterek, bu başarının afet öncesi ve afet anına da taşınması gerektiğini söyledi. Anma programları kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte Osmaniye’deki törene katılacaklarını ifade eden Destici, ardından afet bölgelerini teşkilatlarıyla ziyaret ederek, vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileteceklerini kaydetti. Epstein davasının tüm insanlığı ilgilendirdiğini belirten Destici, söz konusu suçların çok sayıda boyutu olduğunu ve onlarca yıla yayılan bir sürecin olduğunu ifade etti. Destici, basına yansıyan iddialara göre Türkiye’den de çocukların götürüldüğünü ve söz konusu olay üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı soruşturmayı önemli bulduklarını vurgulayarak, süreci yakından takip edeceklerini bildirdi. "Öcalan’ın Epstein’den bir farkı yoktur" Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısıyla tanıtılan rapordan cümleler aktaran Destici, "PKK, 1990’da bir askeri hizmet yasası çıkararak, istisnasız 18-25 yaşları arasında her Kürt kardeşimizin PKK’ya katılmaya mecbur olduğunu bildirdi. 1994’ten itibaren çocukları da askere almaya başladılar. 8-12 yaşlarındaki çocuklardan alay kurdular. 1998’de yüzde 10’dan fazlası kız olmak üzere 3 bin çocuk asker, PKK saflarına zorla katıldı. En genci 7 yaşındaydı. 1995’te KDP’ye karşı bir çatışmada çoğu çocuk olmak üzere bin PKK’lı öldürüldü. Çocukların önemli bir bölümü cinsel olarak da istismar edildiler. İntihar eylemlerinde kullanıldılar, örgüt için infazlarda öldürüldüler. Ya intihar ettiler ya da intihara zorlandılar. Bu Birleşmiş Milletler raporu. Bir yönüyle bunun da Epstein çarkından bir farkı yok. Türk basını haklı olarak Epstein’i dünyanın en iğrenç insanı olarak adlandırdı. Biz de altına imzamızı atıyoruz. Bütün bu raporlarda yer alan süreçlerden sonra terörist elebaşı Öcalan’ı nasıl isimlendireceğiz? Bize göre Epstein’den bir farkı yoktur ve bu yönüyle de yargılanmalıdır. İşte bu sebeplerle de PKK’ya, bebek katili elebaşına da, örgüt uzantılarına da saygı duymadık, duymayacağız ve asla el sıkışmayacağız" şeklinde konuştu. "CHP’ye toplumsal barış konferansı düzenlettirenlerin kimler olduğunun ortaya çıkartılması gerek" Destici, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Ana muhalefet partisi bir toplumsal barış konferansı düzenledi. Savaş mı var bu ülkede de barış konferansı düzenledi? Kimle kimin arasında savaş var? Türklerle Kürtler ne zaman savaştı da bugün savaşsınlar? Biz kardeşiz. Bir terör örgütü var. Bu terör örgütüyle de Türkiye Cumhuriyeti Devleti pazarlık masasına oturup barış sağlayamaz. Buradan barış çıkmaz. Cumhuriyet Halk Partisi’ne bu konferansı düzenlettirenlerin de kimler olduğunun ortaya çıkartılması gerekir. Bunların hangi niyeti taşıdıklarının da çok net bir şekilde ortaya çıkartılması gerekmektedir. Biz açıkça söylüyoruz. Devletine bağlı, yasalara uyan, vergisini veren, askerliğini yapan, evlatlarını askere gönderen, şehit olan, şehit veren vatandaşlarımızla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve Türk milletine karşı ihanet eden insanların aynı haklara sahip olmaları adalete de insanlığa da vatana da millete de hakarettir. Başka millete, başka devlete, başka bayrağa bağlı olanların tümü nereye bağlılarsa oraya gönderilmeli" ifadelerini kullandı.