POLİTİKA - 04 Şubat 2026 Çarşamba 14:54

BBP Genel Başkanı Destici: "Savaş mı var bu ülkede de CHP barış konferansı düzenledi?"

A
A
A
BBP Genel Başkanı Destici: "Savaş mı var bu ülkede de CHP barış konferansı düzenledi?"

CHP’nin düzenlediği ‘Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı’nı eleştiren Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Ana muhalefet partisi bir toplumsal barış konferansı düzenledi. Savaş mı var bu ülkede de barış konferansı düzenledi? Kimle kimin arasında savaş var? Türklerle Kürtler ne zaman savaştı da bugün savaşsınlar? Biz kardeşiz" dedi.


BBP Genel Başkanı Destici, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında vatandaşlara deprem ve depreme hazırlık konusunda uyarılarda bulunarak, "Evet, yapılan çalışmalar var ama hâlâ yetersiz olduğunu görmekten de büyük bir üzüntü duyuyorum. Hâlâ milletimizin deprem konusunda yeteri kadar bilinçlendirilmediğini müşahede ediyoruz. İhtimal bir depremle karşılaşan vatandaşlarımızın büyük çoğunluğunun hâlâ ne yapacaklarını bilmediğini biz biliyoruz. Buradakiler, biz de dahil olmak üzere. İşin doğrusu bu. Çocuklarımız, gençlerimiz, kadınlarımız, erkeklerimiz bilmiyor, büyük çoğunluğumuz bilmiyor. Maalesef bu eğitim konusunda büyük yetersizlik olduğunu buradan söylemek zorundayım. Bu sebeple depreme hazırlık konusunda vatandaşlarımız daha yoğun, daha etkili bir biçimde bilgilendirilmelidir. Bunun eğitimi yapılmalıdır. Okullarda ders olarak öğretilmelidir ya da bir dersin içerisinde bir bölüm olarak mutlaka bu eğitim verilmelidir. Çünkü her zaman gerçekleşen bir şey değildir" diye konuştu.


Destici, afet anında yapılan çalışmaların istenilen seviyede olmadığını ancak sonrasında önemli başarılar sağlandığını belirterek, bu başarının afet öncesi ve afet anına da taşınması gerektiğini söyledi. Anma programları kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte Osmaniye’deki törene katılacaklarını ifade eden Destici, ardından afet bölgelerini teşkilatlarıyla ziyaret ederek, vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileteceklerini kaydetti.


Epstein davasının tüm insanlığı ilgilendirdiğini belirten Destici, söz konusu suçların çok sayıda boyutu olduğunu ve onlarca yıla yayılan bir sürecin olduğunu ifade etti. Destici, basına yansıyan iddialara göre Türkiye’den de çocukların götürüldüğünü ve söz konusu olay üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı soruşturmayı önemli bulduklarını vurgulayarak, süreci yakından takip edeceklerini bildirdi.



"Öcalan’ın Epstein’den bir farkı yoktur"


Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısıyla tanıtılan rapordan cümleler aktaran Destici, "PKK, 1990’da bir askeri hizmet yasası çıkararak, istisnasız 18-25 yaşları arasında her Kürt kardeşimizin PKK’ya katılmaya mecbur olduğunu bildirdi. 1994’ten itibaren çocukları da askere almaya başladılar. 8-12 yaşlarındaki çocuklardan alay kurdular. 1998’de yüzde 10’dan fazlası kız olmak üzere 3 bin çocuk asker, PKK saflarına zorla katıldı. En genci 7 yaşındaydı. 1995’te KDP’ye karşı bir çatışmada çoğu çocuk olmak üzere bin PKK’lı öldürüldü. Çocukların önemli bir bölümü cinsel olarak da istismar edildiler. İntihar eylemlerinde kullanıldılar, örgüt için infazlarda öldürüldüler. Ya intihar ettiler ya da intihara zorlandılar. Bu Birleşmiş Milletler raporu. Bir yönüyle bunun da Epstein çarkından bir farkı yok. Türk basını haklı olarak Epstein’i dünyanın en iğrenç insanı olarak adlandırdı. Biz de altına imzamızı atıyoruz. Bütün bu raporlarda yer alan süreçlerden sonra terörist elebaşı Öcalan’ı nasıl isimlendireceğiz? Bize göre Epstein’den bir farkı yoktur ve bu yönüyle de yargılanmalıdır. İşte bu sebeplerle de PKK’ya, bebek katili elebaşına da, örgüt uzantılarına da saygı duymadık, duymayacağız ve asla el sıkışmayacağız" şeklinde konuştu.



"CHP’ye toplumsal barış konferansı düzenlettirenlerin kimler olduğunun ortaya çıkartılması gerek"


Destici, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:


"Ana muhalefet partisi bir toplumsal barış konferansı düzenledi. Savaş mı var bu ülkede de barış konferansı düzenledi? Kimle kimin arasında savaş var? Türklerle Kürtler ne zaman savaştı da bugün savaşsınlar? Biz kardeşiz. Bir terör örgütü var. Bu terör örgütüyle de Türkiye Cumhuriyeti Devleti pazarlık masasına oturup barış sağlayamaz. Buradan barış çıkmaz. Cumhuriyet Halk Partisi’ne bu konferansı düzenlettirenlerin de kimler olduğunun ortaya çıkartılması gerekir. Bunların hangi niyeti taşıdıklarının da çok net bir şekilde ortaya çıkartılması gerekmektedir. Biz açıkça söylüyoruz. Devletine bağlı, yasalara uyan, vergisini veren, askerliğini yapan, evlatlarını askere gönderen, şehit olan, şehit veren vatandaşlarımızla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve Türk milletine karşı ihanet eden insanların aynı haklara sahip olmaları adalete de insanlığa da vatana da millete de hakarettir. Başka millete, başka devlete, başka bayrağa bağlı olanların tümü nereye bağlılarsa oraya gönderilmeli" ifadelerini kullandı.



BBP Genel Başkanı Destici: "Savaş mı var bu ülkede de CHP barış konferansı düzenledi?"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Terörsüz Türkiye Komisyonu rapor yazımı son safhaya geldi Terörsüz Türkiye Komisyonu rapor yazımı son safhaya geldi. Terörsüz Türkiye Komisyonu raporu yazımı son safhaya erişti. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ve CHP Grup Başkanvekili Murat Emir komisyon sonrasında gazetecilerin sorularını cevapladılar. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, verimli bir çalışma yaptıklarını söyleyerek, "Sona geldik. Önümüzdeki hafta inşallah meseleyi bitiririz. Uyum içindeyiz. Başlıkları, maddeleri önümüzdeki hafta paylaşırız. Tam mutabakat var" ifadelerini kullandı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, tam mutabakatın olmadığını belirterek, "Tam mutabakat olmasa da mutabakata varacağız" şeklinde konuştu. Umut hakkının olup olmadığına ilişkin Yıldız, umut hakkının olduğunu ifade etti. Emir, hiçbir somut konu üzerinde görüş ifade etmenin olanaklı olmadığını kaydederek, "Bir bütün olarak kamuoyunun bildiği ve komisyonun gündeminde olan hemen hemen her konuda görüşüyoruz. Uyum içindeyiz, yaklaşıyoruz birbirimize. Bu çerçeve raporu yazılınca sizlerle paylaşacağız" diye konuştu. Oylama konusunda Emir, "Gelecek tabi hem biz çalışacağız hem de komisyon çalışacak. Zaman herhalde yaklaşıyor" diye konuştu. Yıldız ise oylamanın gelecek hafta yapılacağını söyledi. Umut hakkında uzlaşı olup olmadığına yönelik soruya ise Yıldız, uzlaştıklarını aktardı. Yıldız, tüm sorulara cevap veremediklerini söyleyerek, "Önümüzdeki hafta biter. Tüm sorduğunuz soruların tüm cevaplarını bulursunuz" şeklinde konuştu. Umut hakkı konusundaki soruya Yıldız, "Umut Hakkı konusunda uzlaştık problem yok tabii. Zaten Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulduğu zaman kararları umut hakkından bahsediyor. Bakın bizim bu raporda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyma tavsiye edilecek raporda. Onun için de umut hakkı da var. Şu da var mı bu da var mı ayrıntı tek tek onları anlatmamız hem zor ancak aramızda ciddi bir görüşe ayrılığı yok. Çocukların geleceği için birliğimizi, bütünlüğünüz için endişelerde anlaşıyoruz" diye konuştu. Yasal düzenleme konusundaki soruya Yıldız, "Çerçeve metinleri Meclise gönderdikten sonra artık o Meclisin işi. Biliyorsunuz kanun teklifinde milletvekilleri hazırlar imzaya açar. Gönlümüz bütün grupların imzalaması yönünde çünkü bu milli bir mesele. 40 yıllık bir mesele ortadan kalkıyor. Terörsüz Türkiye sağlarken bu arada terörsüz bölgede inşallah ağır ağır oluşmaya başladı. Süreç çok başarılı. 16 ayda aldığımız yol çok önemli bir yol çok da değerli bir yol" ifadelerini kullandı.
Ankara AK Parti ‘Asrın Birlikteliği Programları’ ile deprem bölgesinde sahada olacak AK Parti, 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen ihya ve inşa sürecini yerinde değerlendirmek, devlet-millet dayanışmasının sahadaki güçlü tezahürlerini kamuoyuyla paylaşmak amacıyla ’Asrın Birlikteliği Programları’ kapsamında kapsamlı saha çalışmalarına başlıyor. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş’ün koordinasyonunda Genel Merkez Teşkilat Başkanlığı tarafından yürütülen programlara AK Parti MYK ve MKYK üyeleri, bakanlar, milletvekilleri ile yerel teşkilat mensupları katılacak. Bu çerçevede depremden etkilenen illerde bir dizi ziyaret ve program gerçekleştirilecek. Program kapsamında konutları teslim edilen, konutlarının planlama ve teslim süreci devam eden depremzede vatandaşlar ziyaret edilecek. Ayrıca depremde iş yerleri yıkılan ve sonrasında yeniden inşa edilerek teslim edilen ya da teslim süreci devam eden iş yerlerinin sahipleriyle bir araya gelinecek. Gerçekleştirilecek ziyaretlerde vatandaşların görüş, talep ve beklentileri doğrudan not alınacak. Yeniden inşa edilerek teslim edilen iş yerlerine yapılacak ziyaretlerle ekonomik hayatın yeniden canlandırılmasına yönelik çalışmalar yerinde değerlendirilecek. Böylece yalnızca fiziki yatırımlar değil, bölgedeki ticari ve sosyal hayatın yeniden ayağa kaldırılmasına ilişkin süreç de sahadan izlenecek. Asrın Birlikteliği Programları kapsamında ayrıca depremde hayatını kaybeden vatandaşların kabirlerinin bulunduğu deprem şehitlikleri de ziyaret edilerek, şehitler dualarla yâd edilecek. AK Parti tarafından hayata geçirilen Asrın Birlikteliği Programları ile yalnızca konut ve iş yerlerinin inşa edilmediği, aynı zamanda sosyal, ekonomik ve manevi toparlanmanın da kararlılıkla sürdürüldüğü vurgulanacak. Programlar aracılığıyla AK Parti’nin ilk günden itibaren olduğu gibi bundan sonra da depremzede vatandaşların yanında olmaya devam edeceği ifade edilecek.
İstanbul Sultanahmet’teki tarihi Arasta Hamamı restore edilecek, kadınların el emekleri sergilenecek İstanbul Sultanahmet’te 1609 yılında inşa edilen Arasta Hamamı, Fatih Belediyesi’nce restore edilerek kültürel hayata kazandırılacak. Yıllar boyunca harabe halde kalan tarihi eser hakkında bilgi veren Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, "Bir yıl içerisinde, yani önümüzdeki sene bu zamanlarda çok güzel bir mekan olarak burayı açmış olacağız. Burası hem bir sergi alanı hem de kadınların el ürünlerini sattığı yer haline gelecek" dedi. Mimar Sedefkar Mehmet Ağa’nın öncülüğünde Sultanahmet Külliyesi bünyesinde yaptırılan Arasta Hamamı’nın yıllar boyunca atıl ve kullanılamaz halde olması Fatih Belediyesi’ni harekete geçirdi. Klasik Osmanlı mimarisi üslubunda inşa edilen hamamın geçirdiği yangınlar ve 1894 depremi sonrası soyunmalık bölümünün tamamen yok olması, yeni yapılan binalar arasında moloz yığını olarak kalması dikkatleri üzerine çekti. Fatih Belediyesi hamamı restore edecek Fatih Belediyesi tarafından tarihi dokusunun korunarak yaşatılması ve yenilenerek hayata kazandırılması amacıyla hazırlanan Arasta Hamamı’nın rölöve restitüsyon ve restorasyon projesi koruma kurulu tarafından onaylandı. Tarihi hamamın restorasyon sonrası ağır teknik donanımlara ihtiyaç duymayacak şekilde "sergi mekanı-müze" olarak kullanılmasına karar verildi. Müze, "Türk hamam kültürü"nü anlatacak biçimde kurgulanacak. "Arasta Pazarı’nın yanında çok uzun yıllardır metruk halde duran hamamın bir parçasıydı" Tarihi Arasta Pazarı hakkında bilgi veren Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, "Bulunduğumuz yer hemen Sultanahmet Camii’nin mütemmim cüzü olan, yani onu tamamlayan, bu külliyenin bir parçası olan Arasta Pazarı’nın hemen dibinde; yine bu külliyenin bir parçası olan hamamın çok uzun yıllardır metruk halde kalan bu bölümü. Hemen giriş yolunun üstünde, Arasta Pazarı’nın yanında çok uzun yıllardır metruk halde duran hamamın bir parçasıydı. Projelerini yaptık. Bu tescilli eserlerin projelerini oluşturmak çok uzun zaman alıyor. Dediğiniz gibi 16. yüzyıldan kalma bir eser. Dolayısıyla bunların bütün projeleri tamamlandı" dedi. "Hamam olarak ihya edilmeyecek, çünkü hamamın birçok parçası şu anda burada yok olmuş vaziyette" Tarihi yapının müze olarak hizmet vereceğini söyleyen Turan, "Hamam olarak ihya edilmeyecek, çünkü hamamın birçok parçası şu anda burada yok olmuş vaziyette. Fakat çağdaş bir normla beraber bir müze alanı, sergi alanı. Çünkü burası turizmin tam merkezi bir alanı. Arasta Pazarı’nın girişinde bir sergi ve müze alanı olarak burasını çok kısa zamanda yapıp, hem İstanbulluların hem de burayı gezmeye gelen bütün turistlerin hizmetine sunmuş olacağız" şeklinde konuştu. "Bir yıl içerisinde, yani önümüzdeki sene bu zamanlarda çok güzel bir mekan olarak burayı açmış olacağız" Yapının restorasyonunun 1 yıl içinde tamamlanacağını söyleyen Turan, "Tarihi yapı, Sultanahmet’in mimarı Mimar Sedefkar Mehmet Ağa tarafından yapılmış bir yapı. Bu açıdan da önemli bir yapı. Çok uzun zamandır projesinin koruma kurullarından geçmesini bekliyorduk; geçti, ihalemizi yaptık. Şu anda başlıyoruz. Tahmin ediyorum bir yıl içerisinde, yani önümüzdeki sene bu zamanlarda çok güzel bir mekan olarak burayı açmış olacağız" ifadelerini kullandı. "Tamamen el ürünü olan ürünlerin satıldığı yer olacak" Müze olarak hayata geçmesi planlanan yapıtta kadınların el emeği ürünlerinin satılacağını söyleyen Başkan Turan, "Niyetimiz şu; dediğim gibi bir müze ve sergi alanı olarak planlıyoruz. Ne demek bu? Burada Fatih’te çok çalışan karıncalardan ilham alarak Karınca diye bir projemiz var ve burada hanımefendilerin ürettiği ürünler var; çok nitelikli ürünler. Yani bizim tekamül sınıflarımız var, çok nitelikli ürünler üretiliyor. Bu ürünlerin sattığımız mağazalarımız var. Aynı zamanda burası; porselen, deri, kumaş, birçok ürünün satıldığı, tamamen el ürünü olan ürünlerin satıldığı ve satılan ürünlerin yüzde 100 paralarının yapanlara iade edildiği bir sistemimiz var. Burası onların da sergilendiği ve satıldığı bir yer olacak" diye konuştu. "Fatih’te 140’a yakın çeşmeyi ihya ettik" Fatih’te tarihi eserlerin ihya edildiğini söyleyen Turan, "Bittiğinde, uzun yıllardır Fatih’te metruk olarak kalan, belki yüzyıllar boyu metruk olarak kalan bu yapıyı da diğer eserlerimiz gibi İstanbul’a ve tarihe kazandırmış oluruz. Biz bunlara ’miras’ diyoruz; aslında hem miras hem de emanet bu eserler. Ecdadımızdan miras olarak aldık ama bunları aynı zamanda bir emanet olarak gelecek nesillere taşıyoruz. Şunu söyleyebilirim bir teknik adam olarak da; uzun yıllar bu işlerin içinde olmuş, yaklaşık 27 yıl belediyecilik benim kendi serüvenim var. Son 25 yıldır Türkiye’de kültürel miras eserlerimiz, her boyuttaki kültürel miras eserimiz hemen hemen ihya ediliyor. Şu anda Fatih’te 140’a yakın çeşmeyi ihya ettik. Yani tekrar ayağa kaldırdık ve su akıttık. Birçok sıbyan mektebi ayağa kalktı, medreseler ayağa kalktı. Yok olmuş camilerimiz var. Bunları tekrar restore ediyoruz, rekonstrüksiyon yapıyoruz. Dolayısıyla büyük bir ihya çalışması var. Bütün kurumlar ayakta; hem Valiliğimiz, hem Vakıflarımız, hem Kültür Bakanlığımız, hem biz burada büyük çalışmalar yapıyoruz. Bu da onlardan bir tanesi. Ama dediğim gibi önemli bir eser, çok uzun zamandır burada bir eser olarak mahzun bekliyordu, burayı da ayağa kaldırmış olacağız" ifadelerini kullandı. "Türkiye’deki kültürel miras açısından da bakıldığında medeniyetimizin en büyük şaheserleri şu anda Fatih sınırları içerisinde" Fatih’te çok sayıda tarihi eserin olduğunu söyleyen Başkan Turan, "Bakın Türkiye’deki, İstanbul’daki kültürel mirasın yüzde 40’ı şu anda sadece Fatih’in sınırlarında. Halbuki haritaya baktığınızda Fatih çok ufak bir yerdir. Dolayısıyla bu açıdan bakıldığında Türkiye’deki kültürel miras açısından da bakıldığında medeniyetimizin en büyük şaheserleri şu anda Fatih sınırları içerisinde. Biz de ufak büyük demeden çeşme, sıbyan mektebi, hamam, kalıntı, hiçbirisini demeden hem de dönem gözetmeden ayağa kaldırabileceklerimizi dönemine göre kaldırmaya çalışıyoruz. Buna da sahip çıkıyoruz. Şunu da rahatlıkla söyleyebiliriz, arkadaşlarımız en son Moskova’daydılar, Moskova’da kültürel mirasla ilgili bir sunumdaydılar. Yaptığımız işler dünyada çok ilgi çekiyor" dedi. "Türkiye kültürel mirasın ihyası, restorasyonu konusunda dünyada en ileri gelen maksimum iki ya da üç ülkeden bir tanesidir" Türkiye’nin kültürel mirasın ihyası konusunda dünyanın önde gelen ülkeleri arasında olduğunu söyleyen Başkan Turan, "Türkiye’de maalesef bir hastalık var; yani bunu iddialı söyleyebilirim. Türkiye kültürel mirasın ihyası konusunda, restorasyonu konusunda dünyada en ileri gelen maksimum iki ya da üç ülkeden bir tanesidir. Ve dünya da bunu ilgiyle izliyor. Şu anda yaptığımız işler, bu kadar eserin ihya edilmesi ilgiyle izleniyor. Bunu da belirtmek isterim. Dolayısıyla bu heyecan verici bir iş. Ben şunu da biliyorum, kültürel miras eserleri herkesi heyecanlandıran işler. Kültürel mirasın ihyası konusu. İnsanların iyi şeyler duymaya da ihtiyacı var. Türkiye’de maalesef son dönemde bir hastalık var; her şeyi olumsuzdan okuma hastalığı. Halbuki Türkiye’de şu anda onlarca, sadece Fatih’te bile onlarca, yüzlerce güzel bu tür hikaye var. İşte bu da onlardan bir tanesi. Bu işi seven, ilgi duyan bütün hemşehrilerimize, İstanbul severlere bu eserin yanından da bunu duyurmak istedik. Burada hiçbir ücret falan olmayacak. Çünkü burası dediğim gibi hem bir sergi alanı hem de kadınların, el ürünü satan hanımefendilerin ürünlerini sattığı çok nitelikli bir ürün satılan yer haline gelecek" diye konuştu.
Samsun 20 yıl önceki cinayet yeniden kan döktü Samsun’un İlkadım ilçesinde bir kişi yıllar önce kız kardeşini vurarak öldüren şahısların arkadaşlarının yanlarına oturması yüzünden tartıştığı amcasının oğlunu tabancayla ağır yaraladı. 28 Ağustos 2006 tarihinde İlkadım ilçesi İlyasköy Mahallesi Eflatun Sokak’ta meydana gelen olayda, Murat T. ile Ramazan A., gasp ettikleri taksiyle geldikleri sokakta, evinin önünde oturan Zafer A.’ya tabancayla ateş açmış, yanında çay içen amcasının kızı Elif A. (19) başından tek kurşunla vurularak hayatını kaybetmişti. Saldırıda Zafer A. da yaralanmıştı. Aradan geçen yaklaşık 20 yılın ardından, Elif A.’nın ağabeyi Arif A. (43), dün gece İlkadım ilçesi İlyasköy Mahallesi Şehit Korhan Ekiz Bulvarı üzerinde bulunan bir büfenin önünde, olayda yaralanan amcasının oğlu Zafer A. (49) ile birlikte otururken, yanlarına gelen bir kişinin kız kardeşinin ölümüne sebep olan şahısların arkadaşı olduğunu öğrenince tepki gösterdi. "Bu şahsı neden bizim masaya oturtuyorsun" diyerek başlayan tartışma kısa sürede büyüdü. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Arif A., tabancayla amcasının oğlu Zafer A.’ya ateş açtı. Karın ve bacağından vurulan Zafer A. ağır yaralanırken, olay yerine çağrılan ambulansla Samsun Şehir Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Olay sonrası kullandığı silahla birlikte polise teslim olan Arif A., Samsun Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğündeki işlemlerinin ardından bugün Samsun Adliyesine sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan Arif A. tutuklanarak Samsun T Tipi Kapalı Cezaevine gönderildi.