Yerel Haberler
Ankara
"16 Mayıs Ulusal Erişilebilirlik Günü" somut projelerle karşılanıyor 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:14:24 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nın son gününün Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile "16 Mayıs Ulusal Erişilebilirlik Günü" ilan edildiğini belirterek, bu günü sokakta, dijital dünyada, sanatta ve sporda engelleri kaldıran somut projelerle karşıladıklarını bildirdi. Bakan Göktaş, 2005 yılında yürürlüğe giren Engelliler Hakkında Kanun kapsamında kamu binaları, açık alanlar, toplu taşıma araçları ile bilgi ve iletişim sistemlerinin erişilebilir hale getirilmesinin zorunlu olduğunu hatırlattı. Bu kapsamda kurulan Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Komisyonları tarafından bugüne kadar 4 bin 149 bina, açık alan ve toplu taşıma aracına "Erişilebilirlik Belgesi" verildiğini aktaran Göktaş, "Şehirlerimizi herkes için erişilebilir hale getirmek amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2020 yılını "Erişilebilirlik Yılı" ilan etmesiyle birlikte eğitim, uygulama ve farkındalık çalışmalarının hız kazandığını ifade eden Göktaş, Bakanlık tarafından geliştirilen Erişilebilirlik Değerlendirme Modülü (ERDEM) sistemi sayesinde binaların erişilebilirlik durumunun dijital ortamda değerlendirilebildiğini, "Erişilebilirlik Logosu"nun kullanım alanının da genişletildiğini söyledi. Farklı bakanlıklarla ortak çalışmalar yürüttüklerini belirten Göktaş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile yapılan çalışmalar kapsamında 5 büyük havalimanının daha "Erişilebilirlik Belgesi" aldığını, böylece belgeye sahip havalimanı oranının yüzde 90’a yaklaştığını kaydetti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile yürütülen "Bulut Kent Bilgi Sistemi" sayesinde erişilebilir alanlar ve park yerlerinin dijital haritalarda görüntülenebildiğini aktaran Göktaş, bankacılık hizmetlerinde erişilebilirliği artırmak amacıyla da Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve Türkiye Bankalar Birliği ile ortak çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti. Göktaş, 2026 yılı sonuna kadar mobil ve internet bankacılığı hizmetlerinin daha erişilebilir hale getirilmesinin planlandığını belirterek, "2027 yılı ikinci çeyreğine kadar ise sadeleştirilmiş dilin bankalar nezdinde sistemlere entegre edilmesi ve uygulamaya alınmasına ilişkin operasyonel süreçlerin tamamlanmasını planladık" diye konuştu. "Web Siteleri ve Mobil Uygulamaların Erişilebilirliği" konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile kamuya açık dijital platformların erişilebilir hale getirilmesinin hukuki zorunluluk haline geldiğini vurgulayan Göktaş, bu kapsamda Bakanlık bünyesinde İzleme ve Danışma Komisyonları oluşturulduğunu, erişilebilirlik standartlarına ilişkin rehber ve kontrol listelerinin yayımlandığını söyledi. "Erişilebilir Sahne" projesinin başlatıldığını belirten Göktaş, 11 ilde sahnelenen tiyatro oyunlarının işaret dili ve sesli betimleme desteğiyle erişilebilir hale getirildiğini açıkladı. Projeyle engelli bireylerin diğer izleyicilerle birlikte aynı ortamda ve eşit şartlarda tiyatro deneyimi yaşayabilmesinin amaçlandığını ifade etti. 81 ilde valilerin başkanlığında kamu kurumları, üniversiteler ve belediyelerin katılımıyla erişilebilirlik toplantıları düzenlendiğini kaydeden Göktaş, bugüne kadar 30 binden fazla yönetici ve teknik personele erişilebilirlik eğitimi verildiğini bildirdi. Toplumsal duyarlılığı odağına alan kamu spotlarının tüm mecralarda paylaşıldığını belirten Göktaş, "Bakanlık olarak gayemiz; her bir ferdimizin kimsenin desteğine ihtiyaç duymadan hayatın her alanında var olabildiği, tam anlamıyla engelsiz bir Türkiye’dir. Bizler, zihinlerdeki kalıpları yıkarak Türkiye’yi her noktada erişilebilir kılana dek bu kararlı yürüyüşümüzü azimle sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:21 TOMTAŞ’tan gençlere ilham veren buluşma Türkiye’nin ilk uçak fabrikası TOMTAŞ’ın mirasını taşıyan TOMTAŞ Havacılık ve Teknoloji A.Ş., 600’ü aşkın öğrencinin bir araya geldiği Hürjet Montaj Tesisleri’nde "Özdemir Bayraktar Belgeseli" gösterimi düzenledi. Türkiye’nin ilk uçak fabrikası olarak 1926 yılında kurulan TOMTAŞ’ın mirasını taşıyan TOMTAŞ Havacılık ve Teknoloji A.Ş, Hürjet Montaj Tesisleri’nde düzenlediği "Özdemir Bayraktar Belgeseli" gösteriminde farklı okullardan 600’ü aşkın öğrenciyi bir araya getirdi. Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği programda, Türkiye’nin havacılık alanındaki gelişim süreci, yerli üretim vizyonu ve mühendislik alanındaki başarı hikâyeleri ele alındı. Program kapsamında öğrencilere TOMTAŞ Havacılık ve Teknoloji’nin yeni tesisleri de gezdirildi. Üretim ve montaj hatlarını yerinde inceleme fırsatı bulan öğrenciler, yürütülen çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı. Gençler, havacılık alanındaki üretim süreçlerini yakından görme imkânı bulurken, mühendislik ve teknolojiye dair önemli deneyimler edindi. "Bir insan, bir neslin ufkunu değiştirebilir" Program kapsamında konuşan TOMTAŞ Havacılık ve Teknoloji Başkan Vekili Ali Ekşi, Özdemir Bayraktar’ın yalnızca başarılı bir mühendis değil, aynı zamanda gençlere yol gösteren büyük bir vizyon insanı olduğunu ifade etti. Ekşi konuşmasında, "Bugün Türkiye’nin dört bir yanında yükselen teknoloji hamlelerinin temelinde yıllar önce inanılarak atılmış adımlar var. Özdemir Bayraktar’ın ortaya koyduğu vizyon, yalnızca bir başarı hikâyesi değil gençlere cesaret ve ilham veren bir yürüyüştür" ifadelerini kullandı. Kayseri’nin havacılık geçmişine dikkat çeken Ali Ekşi, şehrin yeniden önemli bir üretim ve teknoloji merkezi olma yolunda ilerlediğini belirterek, TOMTAŞ’ın Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında ülkemize öncülük eden TUSAŞ, Baykar ve ASELSAN gibi şirketlerin ana destek merkezi olacağını ifade etti. Ekşi, "Kayseri, havacılık alanında çok kıymetli bir geçmişe sahip. Bugün yeniden o kültürün büyüdüğünü görüyoruz. Şehrimizin bu alandaki önemi her geçen gün artıyor. TOMTAŞ olarak bizler de bu büyük mirası geleceğe taşımak için çalışıyoruz" dedi. "HÜRJET montajı Kayseri’de başlayacak" Konuşmasında geleceğe yönelik hedeflere de değinen Ekşi, HÜRJET montaj faaliyetlerinin 2026 yılı sonuna kadar Kayseri’de başlamasının hedeflendiğini açıkladı. Bu gelişmenin yalnızca TOMTAŞ için değil, Kayseri’nin havacılık ekosistemi açısından da önemli bir adım olacağını belirten Ekşi, Türkiye’nin havacılık alanındaki yükselişinin ortak bir emeğin sonucu olduğunu vurguladı. Program sonunda öğrenciler, belgeselden ve yapılan konuşmalardan büyük ölçüde etkilendiklerini ifade ederken, etkinlik gençlerin mühendislik ve havacılık alanlarına olan ilgisini artıran önemli organizasyonlardan biri olarak öne çıktı. TOMTAŞ Havacılık ve Teknoloji yetkilileri ise Türkiye’nin bugün ulaştığı noktada birçok öncü ismin ve kurumun emeği bulunduğunu belirterek, bu yürüyüşte aynı hedef doğrultusunda onların izinden çalışmaya devam edeceklerini ifade etti.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:37 HAK-İŞ Başkanı Arslan, Global Sumud Filosu ile vicdan yolculuğuna devam ediyor HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Siyonist İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü saldırılar, abluka politikaları ve insani yardımların engellenmesine karşı uluslararası dayanışmayı büyütmek amacıyla katıldığı Global SUMUD Filosun’da yoluna devam ediyor. Filo yoğun fırtına nedeniyle Yunanistan’ın Meis Adası açıklarına demir attı. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Gazze halkının sesi olmak, insani yardım koridorlarının açılması çağrısını dünyaya duyurmak ve Filistin halkının haklı mücadelesine destek vermek amacıyla 14 Mayıs tarihinde Marmaris’ten hareket eden Global SUMUD filosu ile yola çıkmıştı. "Hiçbir fırtına, insanlık vicdanının yolculuğunu durduramaz" Arslan, yola çıkmalarının hemen ardından etkili olan yoğun rüzgâr ve yüksek dalgalar nedeniyle Küresel SUMUD Filosu’nun Yunanistan’ın Meis Adası açıklarına demir attığını ifade etti. Arslan, "Bilinmelidir ki; denizlerde kopan hiçbir fırtına, insanlık vicdanının yolculuğunu durduramaz. Biz bu yola sadece bir limana ulaşmak için değil; Gazze’de abluka altında yaşam mücadelesi veren kardeşlerimizin sesi olmak, dünyanın sessiz kaldığı zulmü haykırmak ve insanlığın ortak vicdanını harekete geçirmek için çıktık. Bugün dalgalar büyüse de kararlılığımız daha da büyümektedir" dedi. Arslan, Türkiye kamuoyuna, büyük HAK-İŞ teşkilatına ve uluslararası sendikal harekete de destek çağrısı yaptı. Arslan, "Bu onurlu mücadelemize vereceğiniz kıymetli desteklerle yanımızda olmanızı, Gazzeli yetim çocukların, gözü yaşlı anaların sesinin tüm dünyaya duyurulmasına destek olmanızı, katkı vermenizi bekliyoruz" dedi.
Ankara’da 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenler dualarla anıldı
06 Şubat 2026 Cuma - 23:45 Ankara’da 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenler dualarla anıldı Ankara’da Kahramanmaraş merkezli "6 Şubat Depremi Anma Programı" düzenlendi. Ankara’da Altındağ Belediyesi Millet Bahçesi’nde, Adıyamanlılar Vakfı Ankara Şubesi ve Adıyaman İl ve İlçeler Eğitim Vakfı iş birliğiyle 6 Şubat depremlerinin 3’üncü yılında anma programı düzenlendi. Program; Kur’an-ı Kerim tilavetiyle depremde vefat edenlerin anılmasıyla başladı. Programda depremin yaşandığı günler hakkında konuşan Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan, "Belediye başkanı arkadaşlarım diyorlar ki ‘sen ne yaptığını bilmiyorsun, sen oraya bir sürü para harcıyorsun yarın bir gün çalışanlarının maaşını ödeyemeyecek hale geliyorsun, biraz sosyal medyada görün yeter’. Bir yangın varken ben nasıl düşünebilirim ? Üç ay sonra maaş verebilecek miyim, veremeyecek miyim diye. Dedim ki ben bunu yapamam" ifadelerini kullandı. Programda konuşan dönemin Adıyaman Valisi Mahmut Çuhadar ise, "Samimiyetle ifade etmek isterim ki Adıyaman’ın acısı acım, sevinci sevincim. Bu Adıyaman Valisi olduğu dönemde de böyleydi. Adıyaman Valiliğimden sonraki dönemde de hep böyle olacak. Rabbim bir daha bu milletle böyle acılar yaşatmasın. Bu hepimizin ortak temennisi" diye konuştu. Deprem bölgesinde yaşadıklarını anlatan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın ise, "Gerçekten o kadar anlatacağımız hikayeler var ki. Ve ben şunu çok yaşadım o süreçte. Enkaz altından telefonlar arıyorsunuz. Ve insan olarak aslında gücünüzün de bir yere kadar yettiğini, acizliğinizin de olduğunu bir kez daha görebilirsiniz, Kolay değil, hakikaten içiniz ağlar. Binalar yıkıldı, onun da ötesinde ilk haftanın hatta o ikinci depremde biz orada yaşadık. Ulaştırma Bakanımızla beraber AFAT’ın 3’üncü katında Sayın Valimizle birlikte hep beraber o ikinci depremi de yaşadık. Yani her birimizin kaderi tabii ki Allah tarafından tayin edilmiş. Ama şunu da bilelim ki tam vakti saati gelirse ne zaman, nasıl, nerede karşımıza çıkar bilemeyiz ama elbette o kaderi yaşayacağız. Ama gittikten sonra da en büyük sermaye aslında burada biriktirdiklerimizden öte öbür tarafa gittiğimizde ‘ya Allah razı olsun ne güzel insandı’ dedirtebilmek" şeklinde konuştu. Programa; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Adıyamanlılar Vakfı Ankara Şubesi Başkanı Mehmet Akgül, Adıyaman İl ve İlçeler Eğitim Vakfı Genel Başkanı Şevket Gürsoy ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri katıldı.
AK Parti Genel Başkan Vekili Ala: "Deprem bölgesinde yükselen her yapı, eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran kayıttır"
06 Şubat 2026 Cuma - 20:10 AK Parti Genel Başkan Vekili Ala: "Deprem bölgesinde yükselen her yapı, eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran kayıttır" AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, "Bu millet, hangi iradenin taş üstüne taş koyduğunu, hangisinin yalnızca gürültü ürettiğini ayırt edecek ferasete fazlasıyla sahiptir. Bugün deprem bölgesinde yükselen her yapı, eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran kalıcı bir kayıttır" dedi. AK Parti Genel Başkan Vekili Ala sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Milletimizin feraseti, hakikat ile nümayişi, fedakârlık ile istismarı, emek ile turistik ziyareti birbirinden ayırt etmektedir. Deprem bölgesinde alın teri dökeni de, yaşanan büyük acıyı kişisel veya siyasal vitrinine malzeme kılmaya çalışanı da bu millet çok iyi tanımaktadır. Devletimizin tüm kurumları, Türkiye tarihinin en ağır afetlerinden biri karşısında, zamanla yarışan ilk müdahale ve yeniden inşa sürecini kararlılıkla yürüttü. Kısa bir zaman diliminde 455 bin yapı hak sahiplerine teslim edildi. Ne var ki bu eşsiz başarı tablosu karşısında CHP Genel Başkanı Özgür Özel ideolojik pozisyonunu terk edemiyor. Ortada yükselen konutları, yeniden kurulan şehirleri ve yuvasına kavuşan yüz binlerce insanı görmezden gelmek, artık eleştiri sınırlarının ötesinde bir inkâr pratiğine dönüşmüştür" ifadelerini kullandı. Deprem bölgesinden yapılan ger yapının eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran bir kanıt olduğuna dikkati çeken Ala, "Başarıyı teslim etmek yerine, felaketin yaralarını kaşıyarak siyaset üretmeye çalışmak, siyasal acziyetin göstergesidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın da açıkça ifade ettiği üzere, bu mücadelenin merkezinde tek bir amaç vardır: Yuvasız, sahipsiz tek bir vatandaş bırakmamak. Bu hedef, soyut bir vaat değil; bütçeye, projeye, şantiyeye ve teslim edilen anahtarlara yansımış bir devlet sözüdür. Bugün duyulan haklı gurur, hamasi söylemlerden değil; verilen sözlerin tutulmuş olmasından kaynaklanmaktadır. Son kertede mesele siyasetin dili değil, siyasetin mahiyetidir. Bu millet, hangi iradenin taş üstüne taş koyduğunu, hangisinin yalnızca gürültü ürettiğini ayırt edecek ferasete fazlasıyla sahiptir. Bugün deprem bölgesinde yükselen her yapı, eser siyaseti ile laf siyasetini ayıran kalıcı bir kayıttır" dedi.
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay: "650 bin personeli sahaya sürmek hiçbir ülkenin yapabileceği bir olay değil"
06 Şubat 2026 Cuma - 17:39 TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay: "650 bin personeli sahaya sürmek hiçbir ülkenin yapabileceği bir olay değil" Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası yürütülen çalışmaları koordine eden TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, "650 bin personeli sahaya sürmek dünyada hiçbir ülkenin yapabileceği bir olay değil" dedi. TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay, 6 Şubat depremlerinin 3. yıldönümü vesilesiyle AFAD Başkanlığı Afet Yönetim Merkezi’nde basın açıklaması gerçekleştirdi. Depremden yaklaşık 120 bin kilometrekarelik bir alanın etkilendiğini hatırlatan Oktay, deprem sonrası 650 bin personelin sahaya sürüldüğünü, hiçbir ülkenin bunu kolayca yapamayacağını ifade etti. Oktay, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Yarım saat içerisinde tüm kabinenin burada olması, 1 saat içerisinde görevlendirmelerin yapılıyor olması ve sadece merkezde değil, tüm sahada bakanlar nezdinde görevlendirmelerin yapılıyor olması kolay bir olay değil. Herhangi bir afet alanında bütün kurumlarımızın, Türkiye’nin tüm kapasitesinin yansıtıldığı bir salondur burası. Burası bir kriz merkezi. Aslında o gün sadece bir deprem değil, üç büyük deprem yaşadık. Akabinde yaşadığımız hemen 4.36’yı hatırlayın, Gaziantep Islahiye ve aynı gün içerisinde saat 13.24’te Elbistan merkezli üçüncü büyük depremimizi yaşadık 7.6 büyüklüğünde. Birleşik Milletler Genel Sekreter Yardımcısı bir heyetle geldi bize. Söylediği şuydu; ’Aynı günde bu kadar geniş bir bölgeyi, yani 11 ili doğrudan ve 18 ili dolayı yoldan etkileyen yaklaşık 120 bin kilometrekarelik bir alandan bahsediyoruz. Bu kadar büyük depremi aynı gün yaşayan, bu kadar büyük ölçekli alanda etkilenen böyle bir afetin altından, Türkiye’nin dışında hiçbir ülkenin bu kadar hızlı şekilde kalkması mümkün değil’ dedi. Bize başka bir şey daha ifade etmişti. ’Birleşmiş Milletler kayıtlarına göre, bizim kayıtlarımıza göre, bu büyüklükte iki depremin bu kadar yakın aralıkta yaşandığı başka bir kayıt yok’ demişti. 27 tane çalışma kurumumuzu ilgilendiren, barınmasından, beslenmesinden, arama kurtarmasından, güvenliğinden, enerjisinden içme suyuna, hasar tespitinden diğer ilgili tüm alanlara kadarki bütün kurumlarımız, bakanlıklarımız ve arkadaşlarımız AFAD’ın koordinasyonunda muhteşem bir çalışma ortaya koyduk. Kolay mı? Kolay değil." "650 bin personeli sahaya sürmek hiçbir ülkenin yapabileceği bir olay değil" Afet seviyesinde 4’in en yüksek afet seviyesi olduğunu belirten Oktay, "Uluslararası yardımlara da açık olan bir afet seviyesi, dolayısıyla arama kurtarma diye baktığımızda da 32 binin üzerinde arama kurtarma personeliyle müdahale ettiğimizi hatırlıyorum. Bunlardan yaklaşık 11 bin, 12 binin civarında da uluslararası diğer ülkelerden gelen arama kurtarma ekipleriydi. Aradan 3 yıl geçtikten sonra bunun arkasında siyaset yapmak, şöyle mi olurdu, böyle mi olurdu demek, bu aynı maç bittikten sonra ki yorum boyutuna benziyor. Evet, öyle bir yorum yapabilirsiniz ama maç arasında yaptığınız, oradaki yaptığınız faaliyetler, çalışmalar, afetin olduğu anda vatandaşımızın yanında olma gayretimiz, cumhurbaşkanımızın liderliğine takdire şayandır. Tüm ilgili bakanlıklarımız, ilgili tüm bilimlerimizin, Kızılay’ından yine ilgili tüm sivil toplum kuruluşu örgütlerine kadar ve su da dahil DSİ’sinden ilgili tüm bilimlerine kadar güvenlik birimlerimizden, silahlı kuvvetlerine kadar tamamının teyakkuz halinde, sahada olduğu bir çalışmadan bahsediyoruz. 650 bin personel sahadaydı. 650 bin personeli sahaya sürmek dünyada hiçbir ülkenin yapabileceği bir olay değil. Bunu çok iddialı bir şekilde ifade ediyorum. Kendisini süper güç olarak iddia eden ne Amerika’nın, ne Çin’in, ne Rusya’nın, ne deprem konusunda oldukça iddialı olan Japonya’nın, dünyadaki hiçbir ülkenin ve Avrupa Birliği’ndeki ve Avrupa’daki ülkeler de dahil buna hiç kimsenin bu büyüklükteki ve bu geniş çerçevedeki bir afete müdahalesini bu kadar hızlı yapabilecek başka hiçbir ülke yoktu ve bugünde yok" diye konuştu. Fuat Oktay, açıklamalarının ardından AFAD personelleri ile bir araya gelerek sohbet etti ve toplu fotoğraf çekildi. Basın toplantısına başta TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Oktay, AFAD Başkan Yardımcısı Hamza Taşdelen ve çok sayıda AFAD personeli katıldı.
Pursaklar’da 4. Kitap Günleri başladı
06 Şubat 2026 Cuma - 16:36 Pursaklar’da 4. Kitap Günleri başladı Pursaklar’da 4’üncü Kitap Günleri başladı. Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, "Çocuklarımızı ekran sürelerini azaltıp, ekran bağımlılığından uzaklaştırıp, kitapların sayfaları arasına alabilirsek bu bize yetiyor" dedi. Ankara’nın Pursaklar ilçesinde 4’üncü Kitap Günleri’nin açılışı, Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin’in katılımıyla gerçekleştirildi. Yaşam Merkezi’nde düzenlenen etkinliğin ilk gününde ziyaretçi yoğunluğu yaşandı. Öğrencilere servisle ulaşım imkanı sağlanan etkinlikte, kitap almaları için de hediye kuponu verildi. Yaşam Merkezi önünde ayrıca ziyaretçilere sıcak çorba ikramı yapıldı. Kurdele kesimiyle açılışı yapılan etkinlikte konuşan Çetin, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenlere başsağlığı diledi. Çetin, "Biz okullarımızdaki bütün öğrencileri bir şekilde buraya davet ederek, servis imkanı sağlayıp buraya getirerek ve birer de kitap alabilecekleri hediye kuponu çeki vererek, kitapların etkileyici dünyasına inmelerini arzu ediyoruz" diye konuştu. "Çocuklarımızı kitapların o sayfaları arasına alabilirsek bu bize yetiyor" Etkinlikte yazarların ve şairlerin imza günü ve söyleşi gerçekleştireceklerini belirten Çetin, ayrıca kurulan stantlara kitapseverleri davet etti. Çetin, "192 tane yayın evi var, 64 tane stant var. Bir miktar çocuklarımızı bu ekran sürelerini azaltıp, ekran bağımlılığından uzaklaştırıp, kitapların o sayfaları arasına alabilirsek bu bize yetiyor. Tabi artık gelenek oluştu Pursaklar’da" ifadelerini kullandı. Etkinliğe gelen öğrencilerden Zeynep Kara, kitap okumayı çok sevdiğini belirterek, "4 senedir buraya geliyorum. Çok seviyorum kitap okumayı, kitaplara aşık bir insanım" şeklinde konuştu. "Biz bu ülkede satılabilecek en zor şeyi satıyoruz" Stant görevlisi İbrahim Öksüz ise, yaklaşık 25 senedir kitap emekçisi olduğunu anlatarak, "Geçen seneki okurlarımızın ziyareti var. Çocuklarımız geliyor. Onları iyi kitaplarla keyifli kitaplarla buluşturmayı seviyoruz. Biz bu ülkede satılabilecek en zor şeyi satıyoruz, kitap satıyoruz. Belediyemiz sağ olsun bizi iyi okurlarla iyi insanlarla tanıştırdı. Geldik, okurlarımızı bekliyoruz" dedi.