Yerel Haberler
Ankara
Bakan Uraloğlu: "Karabağ’da yükselen her eser Türk dünyasının ortak gururudur" 15 Mayıs 2026 Cuma - 22:34:42 Azerbaycan’ın Bağımsızlık Günü ve Silahlı Kuvvetler Günü dolayısıyla Ankara’da düzenlenen resepsiyonda konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Karabağ’da yükselen her eser, ayağa kalkan her şehir ve yeniden hayat bulan her yuva aynı zamanda Türk dünyasının ortak gururudur" dedi. Azerbaycan’ın Bağımsızlık Günü ve Silahlı Kuvvetler Günü, Cumhurbaşkanlığı Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen resepsiyonla kutlandı. Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Reşad Memmedov ev sahipliğinde düzenlenen etkinliğe, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, diplomatik misyon temsilcileri, askeri yetkililer ve çok sayıda davetli katıldı. Azerbaycan’ın 1991 yılında bağımsızlığını kazanması ile ilk tanıyan devletin Türkiye olduğunu anımsatan Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Reşad Memmedov, "Bu manalı destek sadece diplomatik bir adım değil, tarihin, gönüllerin ve kardeşliğin sesiydi. Bugün Azerbaycan hızla gelişiyor. Azerbaycan-Türkiye ilişkileri de ulu önder Haydar Aliyev tarafından kurulan sağlam temeller üzerinde, fatih Cumhurbaşkanı İlham Aliyev önderliğinde olumlu şekilde devam ediyor" dedi. "Çanakkale’de omuz omza şehit olanların torunlarıyız" Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin sıradan bir dostluk olmadığına işaret eden Büyükelçi Memmedov, "Ortak tarihin, ortak hafızanın, ortak acının ve ortak zaferlerin yoğurduğu ebedi bir kardeşliktir. Biz Çanakkale’de omuz omza şehit olanların torunlarıyız. Biz Bakü’nün kurtuluşu uğrunda Anadolu’dan Kafkasya’ya yürüyen yiğitlerin evlatlarıyız" ifadelerini kullandı. Resepsiyonda konuşan Bakan Uraloğlu, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin "herhangi iki devlet arasındaki münasebetlerin çok ötesinde" olduğunu ifade ederek, iki ülkeyi ortak tarih, kültür, dil ve gönül bağının birleştirdiğini söyledi. Azerbaycan’ın merhum Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in "Bir millet, iki devlet" sözünün bugün ilişkilerin özü haline geldiğini belirten Uraloğlu, Mustafa Kemal Atatürk’ün "Azerbaycan’ın sevinci sevincimiz, kederi kederimizdir" anlayışı temelinde şekillenen kardeşliğin her geçen gün daha da güçlendiğini dile getirdi. Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in liderlikleri sayesinde iki ülke ilişkilerinin stratejik ortaklığın da ötesine geçtiğini kaydetti. 2021 yılında imzalanan Şuşa Beyannamesi ile ilişkilerin müttefiklik seviyesine taşındığını belirten Bakan Uraloğlu, "Türkiye ile Azerbaycan, kötü günde birbirinin yanında duran, birbirine omuz veren, birbirinin gözyaşını silen, sevincine ortak olan iki kardeş ülkedir. İkinci Karabağ Zaferi sürecinde Türkiye’nin, Azerbaycan’ın haklı davasına verdiği güçlü destek nasıl tarih sayfalarında bir gurur vesikası olarak yerini aldıysa, asrın felaketi 6 Şubat depremlerinin ardından Azerbaycan’ın milletimize uzattığı kardeşlik eli de daima gönüllerimizde müstesna bir yere sahip olacaktır. O zor günlerde Azerbaycan halkının gösterdiği dayanışma, aslında aramızdaki kardeşliğin ne kadar derin ve samimi olduğunun en güçlü göstergelerinden biri olmuştur. Karabağ’da yeniden imar ve ihya çalışmalarında ortaya koyduğumuz ortak irade, bölgenin geleceğine dair umutlarımızı daha da güçlendirmektedir" şeklinde konuştu. "Karabağ’da yükselen her eser Türk dünyasının ortak gururudur" Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla 2025 yılında açılışı yapılan Laçın Uluslararası Havalimanı’nın Karabağ’ı dünyaya bağlayan önemli kapılardan biri olduğunu ifade ederek, "Karabağ’da yükselen her eser, ayağa kalkan her şehir ve yeniden hayat bulan her yuva aynı zamanda Türk dünyasının ortak gururudur" dedi. İki ülke arasındaki üst düzey temasların her geçen yıl arttığını vurgulayan Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanları Erdoğan ve Aliyev’in ortaya koyduğu 15 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine kısa sürede ulaşılacağına inandığını belirtti. "Orta Koridor bölgesel refaha katkı sağlayacak" Ulaştırma ve bağlantısallık alanındaki iş birliğinin önemine işaret eden Bakan Uraloğlu, Orta Koridor’un güçlendirilmesi, "Trump Uluslararası Barış ve Refah Koridoru (TRIPP)" girişimi ile Hazar’dan Avrupa’ya uzanan ulaşım ve enerji hatlarının bölgesel refah ve ekonomik entegrasyon açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Türkiye ve Azerbaycan’ın yalnızca kendi halklarının değil, daha geniş bir coğrafyanın barış ve istikrarına katkı sunduğunu kaydeden Bakan Uraloğlu, iki ülkenin başta Birleşmiş Milletler, Türk Devletleri Teşkilatı ve İslam İşbirliği Teşkilatı olmak üzere uluslararası platformlarda dayanışma içinde hareket ettiğini ifade etti.
Bakan Göktaş: "Aile ve Gençlik Fonu’ndan yararlanan 5 bin 926 çiftin 5 bin 992 çocuğu dünyaya geldi"
08 Şubat 2026 Pazar - 12:45 Bakan Göktaş: "Aile ve Gençlik Fonu’ndan yararlanan 5 bin 926 çiftin 5 bin 992 çocuğu dünyaya geldi" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Gençlik Fonu’ndan şu ana kadar yararlanan 5 bin 926 çiftin, 5 bin 992 çocuğunun dünyaya geldiğini duyurdu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Aile ve Gençlik Fonu, gençlerin evliliğe adım atmalarını kolaylaştırırken aile kurumunun güçlendirilmesine önemli katkılar sunmaya devam ediyor. Bakan Göktaş, 2025 Aile Yılı’nda ‘Aile ve Gençlik Fonu’nu 81 ilde yaygınlaştırdıklarını vurgulayarak, şu ana kadar fondan yararlanan 5 bin 926 çiftin, 5 bin 992 çocuğunun dünyaya geldiğini açıkladı. Bakan Göktaş, fon kapsamında bugüne kadar 9 milyar 386 milyon lira kredi ödemesi yaptıklarını belirtti. "Faizsiz kredi miktarını yükselterek, 25 yaşına kadar olan gençlerimiz için 250 bin lira, 26 ila 29 yaş arasındaki gençlerimiz için 200 bin lira olarak belirledik" Aile ve Gençlik Fonu’nun umut verici olduğunu ifade eden Göktaş, "Faizsiz sunduğumuz kredi miktarını yükselterek, 25 yaşına kadar olan gençlerimiz için 250 bin lira, 26 ila 29 yaş arasındaki gençlerimiz için 200 bin lira olarak belirledik. 48 ay içinde çocuk sahibi olan gençlerimize ise her çocuk için 12 ay erteleme imkanı sunduk. Bu gençlerde anne olma yaşı ortalaması 23, baba olma yaşı ortalama 26. Bu veri Aile ve Gençlik Fonu’nun işlevselliği açısından da son derece umut verici" açıklamalarında bulundu. "Proje çerçevesinde 75 bin 972 çift kredi almaya hak kazandı" Bakan Göktaş, Aile ve Gençlik Fonu’na Türkiye genelinde bugüne kadar toplam 197 bin 541 başvuru yapıldığını belirterek, "Proje çerçevesinde 75 bin 972 çift kredi almaya hak kazandı. Öte yandan 147 bin 126 kişi eğitim ve danışmanlık hizmetlerinden yararlandı" ifadelerini kullandı.
Nurol Teknoloji’den balistik seramikte ezber bozan üretim: Küresel arz açığına Türkiye’den yanıt
08 Şubat 2026 Pazar - 11:52 Nurol Teknoloji’den balistik seramikte ezber bozan üretim: Küresel arz açığına Türkiye’den yanıt Nurol Teknoloji Genel Müdürü Serpil Gönenç Dinçer, artan jeopolitik gerilimlerin balistik seramiğe talebi hızla artırdığını belirterek, Türkiye’nin bu alanda küresel ölçekte kritik bir tedarikçi konumuna yükseldiğini söyledi. Artan küresel güvenlik riskleri ve jeopolitik gerilimler, balistik koruma sistemlerine yönelik talebi hızla artırırken, ileri teknik seramiklerdeki arz sıkıntısı ülkeleri alternatif tedarik kaynaklarına yönlendiriyor. Artan tehdit seviyeleri balistik seramiği stratejik hale getirdi Nurol Teknoloji Genel Müdürü Serpil Gönenç Dinçer, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, özellikle yüksek tehdit seviyelerinin olduğu dönemlerde balistik seramiğin stratejik öneminin daha da arttığını söyledi. Dinçer, "Gerginliğin bu kadar yükseldiği bir ortamda tehdit seviyelerinin yüksek olması çok normal. Bu tehdit seviyelerini karşılayabilmek için seramiğe ihtiyaç var. Ancak dünyanın seramik arzı bu talepleri karşılama konusunda zayıf kalıyor" dedi. İleri teknik balistik seramikte entegre üretim kabiliyeti Nurol Teknoloji’nin ileri teknik balistik seramik üreticisi olduğunu vurgulayan Dinçer, alümina, silisyum karbür ve bor karbür seramiklerinin şirket bünyesinde üretilebildiğini belirtti. Almanya’da satın alınan Industrie Keramik Hochrhein firmasıyla birlikte ileri teknik seramik tozları üretiminde de yetkinlik kazanıldığını ifade eden Dinçer, "Artık sadece seramik değil, seramiğin tozunu da üreten bir firma konumundayız" diye konuştu. "Ezber bozuyoruz, balistik toz reçetelerini yeniden yazıyoruz" Bu entegrasyonun yeni ürünlerin önünü açtığını belirten Dinçer, "Balistik seramik alanında bugüne kadar yapılmış ürünlerin ötesine geçebiliyoruz. Balistik tozların reçetelerini yeniden şekillendiriyoruz. Kendi balistik tecrübemizi, Industrie Keramik Hochrhein’in toz üretim tecrübesiyle birleştiriyoruz" ifadelerini kullandı. Hibrit seramiklerle daha hafif zırhlar Dinçer, bor karbür ve silisyum karbürün harmanlandığı hibrit seramiklerin farklı oranlarda geliştirildiğini, özellikle 60’a 40 hibrit seramiğin pazara sunulduğunu belirterek, bu ürünlerin müşteriler tarafından aktif olarak kullanılmaya başlandığını söyledi. Bu sayede daha hafif ve çoklu atışa daha dayanıklı zırhların üretilebildiğini kaydeden Dinçer, "Biz daha hafif seramikler üretebiliyoruz, müşterilerimiz de daha hafif zırhlar geliştirebiliyor" dedi. Yüzde 100 bor karbür seramik için geri sayım Nurol Teknoloji’nin seramik Ar-Ge çalışmalarının yoğun şekilde sürdüğünü vurgulayan Dinçer, çok yakında yüzde 100 bor karbür seramiğe ilişkin yeni bir ürünün müjdesini vermeyi hedeflediklerini söyledi. "Birçok ülke üretimini dışarıyla paylaşmıyor" Dinçer, birçok ülkenin balistik seramik üretimini kendi ihtiyaçlarını karşılayacak seviyede tuttuğunu ya da üretim fazlasını paylaşmadığını belirterek, "En yüksek koruma seviyesine sahip, çok hafif zırh ihtiyacınız varsa, bunu temin edebileceğiniz seçenekler çok sınırlı. Bu noktada Türkiye öne çıkıyor" değerlendirmesinde bulundu. Yıllık en az 100 bin bor karbür seramik üretim kapasitesi Türkiye’nin güvenlik güçlerinin bor karbür seramikli zırhlar kullandığını belirten Dinçer, üretim hatlarının aktif şekilde çalıştığına dikkati çekti. Bor karbür seramik üreten ABD ve İsrail’in zırhlarını diğer ülkelere çok fazla ihracat yapmadığını aktaran Dinçer, "Gerek madde konusunda gerek seramikler konusunda genelde kendi ülkelerinin ihtiyaçlarını karşılayacak kadar üretiyorlar ya da daha fazlasını üretiyorlarsa da çok fazla dışarı ile paylaşmıyorlar. Dolayısıyla da sizin eğer en yüksek koruma seviyeli, çoklu atışa en çok dayanıma olan, hele de böyle bir ortamda ihtiyaca binaen çok hafif zırhlar ihtiyacınız varsa, bunu yapabileceğiniz, alabileceğiniz, bu seramikleri alabileceğiniz aslında tek bir tane seçeneğiniz kalıyor. Bu da Türkiye. Bu anlamda da Nurol Teknoloji çok büyük bir kapasiteye sahip. Bir senede en az 100 bin adet bor karbür seramik üretebilir durumdayız ve de bu kapasitemizi dolduruyoruz" şeklinde konuştu. Türkiye’nin balistik koruma ihtiyacının yaklaşık yüzde 95’ini karşılayan Nurol Teknoloji, Milli Savunma Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, kuvvet komutanlıkları, jandarma, emniyet ve diğer güvenlik kurumlarının ihtiyaçlarını, en hafif ve en yüksek koruma seviyesine sahip ürünlerle karşılıyor. Balistik zırhları yurt dışında da yoğun talep gören Nurol Teknoloji, personel koruma çözümlerinin yanı sıra araç koruma ve platform koruma alanlarında da geniş bir ürün portföyüyle hizmet veriyor. Zırhlar ilk darbeyi sahada değil, bilgisayarda görüyor Balistik sektörde test odaklı yaklaşımın maliyetli olduğuna dikkat çeken Dinçer, Nurol Teknoloji’nin simülasyon tabanlı bir Ar-Ge altyapısı kurduğunu anlattı. Malzemelerin kapsamlı şekilde karakterize edildiğini, gerçek test sonuçlarıyla simülasyon verilerinin karşılaştırıldığını belirten Dinçer, "Şu anda simülasyon altyapımız gerçek testlerle yüzde 95’in üzerinde örtüşüyor" dedi. Simülasyon altyapısı üretim süreçlerine de yön veriyor Simülasyon altyapısı ile hem mühendislik hem malzemeden hem zamandan tasarruf ettiklerini dile getiren Dinçer, ürünlerini daha hızlı bir şekilde müşterilerine ulaştırdıklarını kaydetti. Bu altyapının yalnızca ürün tasarımında değil, seramik üretim proseslerinde de aktif olarak kullanıldığını belirten Dinçer, şu ifadeleri kullandı: "Üstelik bu analiz simülasyon altyapımızı kurduktan sonra sadece zırh tarafında değil, seramik tarafında da kullanıyoruz. Biz şu anda bir seramiğimizi tüm basım kriterleri, uygulanması gereken basınçtan tutun, aslında nasıl bir geometride bir kalıp yapılmasına kadar her şeyi simülasyonda önceden görüyoruz. Daha sonra ona göre üretimlerimizi yapıyoruz. Dolayısıyla hem ürün hem proses değiştirme anlamında çok aktif bir şekilde kullanıyoruz." Avrupa’da alımlar binlerden on binlere çıktı Nurol Teknoloji’nin ihracatının ağırlıklı olarak Avrupa ve Amerika’ya yapıldığını ifade eden Dinçer, özellikle Avrupa pazarında ciddi bir artış yaşandığını dile getirerek "Artık bizim barış bölgeleri dediğimiz bölgelerde de çok ciddi ihtiyaçlar ortaya çıktı. Biz görüyoruz aktif olarak. Nurol Teknoloji’nin ihracatları çok yoğunluklu Avrupa ve Amerika tarafında. Özellikle Avrupa tarafındaki artışlar kayda değer. Eskiden binler mertebesinde olan alımlar artık birkaç on binler mertebelerine çıkmış durumda. Bir kere de bunları yapamadıkları için genelde dört senelik beş senelik alımlar şeklinde devam ediyor. Bu tek bir ülkeyle de sınırlı değil. Tüm Avrupa ülkeleri artık bu noktaya geldi. Bizim de ihraç rakamlarımıza yansıyor" diye konuştu.
Nurol Teknoloji’den balistik seramikte ezber bozan üretim: Küresel arz açığına Türkiye’den yanıt
08 Şubat 2026 Pazar - 11:45 Nurol Teknoloji’den balistik seramikte ezber bozan üretim: Küresel arz açığına Türkiye’den yanıt Nurol Teknoloji Genel Müdürü Serpil Gönenç Dinçer, artan jeopolitik gerilimlerin balistik seramiğe talebi hızla artırdığını belirterek, Türkiye’nin bu alanda küresel ölçekte kritik bir tedarikçi konumuna yükseldiğini söyledi. Artan küresel güvenlik riskleri ve jeopolitik gerilimler, balistik koruma sistemlerine yönelik talebi hızla artırırken, ileri teknik seramiklerdeki arz sıkıntısı ülkeleri alternatif tedarik kaynaklarına yönlendiriyor. Artan tehdit seviyeleri balistik seramiği stratejik hale getirdi Nurol Teknoloji Genel Müdürü Serpil Gönenç Dinçer, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, özellikle yüksek tehdit seviyelerinin olduğu dönemlerde balistik seramiğin stratejik öneminin daha da arttığını söyledi. Dinçer, "Gerginliğin bu kadar yükseldiği bir ortamda tehdit seviyelerinin yüksek olması çok normal. Bu tehdit seviyelerini karşılayabilmek için seramiğe ihtiyaç var. Ancak dünyanın seramik arzı bu talepleri karşılama konusunda zayıf kalıyor" dedi. İleri teknik balistik seramikte entegre üretim kabiliyeti Nurol Teknoloji’nin ileri teknik balistik seramik üreticisi olduğunu vurgulayan Dinçer, alümina, silisyum karbür ve bor karbür seramiklerinin şirket bünyesinde üretilebildiğini belirtti. Almanya’da satın alınan Industrie Keramik Hochrhein firmasıyla birlikte ileri teknik seramik tozları üretiminde de yetkinlik kazanıldığını ifade eden Dinçer, "Artık sadece seramik değil, seramiğin tozunu da üreten bir firma konumundayız" diye konuştu. "Ezber bozuyoruz, balistik toz reçetelerini yeniden yazıyoruz" Bu entegrasyonun yeni ürünlerin önünü açtığını belirten Dinçer, "Balistik seramik alanında bugüne kadar yapılmış ürünlerin ötesine geçebiliyoruz. Balistik tozların reçetelerini yeniden şekillendiriyoruz. Kendi balistik tecrübemizi, Industrie Keramik Hochrhein’in toz üretim tecrübesiyle birleştiriyoruz" ifadelerini kullandı. Hibrit seramiklerle daha hafif zırhlar Dinçer, bor karbür ve silisyum karbürün harmanlandığı hibrit seramiklerin farklı oranlarda geliştirildiğini, özellikle 60’a 40 hibrit seramiğin pazara sunulduğunu belirterek, bu ürünlerin müşteriler tarafından aktif olarak kullanılmaya başlandığını söyledi. Bu sayede daha hafif ve çoklu atışa daha dayanıklı zırhların üretilebildiğini kaydeden Dinçer, "Biz daha hafif seramikler üretebiliyoruz, müşterilerimiz de daha hafif zırhlar geliştirebiliyor" dedi. Yüzde 100 bor karbür seramik için geri sayım Nurol Teknoloji’nin seramik Ar-Ge çalışmalarının yoğun şekilde sürdüğünü vurgulayan Dinçer, çok yakında yüzde 100 bor karbür seramiğe ilişkin yeni bir ürünün müjdesini vermeyi hedeflediklerini söyledi. "Birçok ülke üretimini dışarıyla paylaşmıyor" Dinçer, birçok ülkenin balistik seramik üretimini kendi ihtiyaçlarını karşılayacak seviyede tuttuğunu ya da üretim fazlasını paylaşmadığını belirterek, "En yüksek koruma seviyesine sahip, çok hafif zırh ihtiyacınız varsa, bunu temin edebileceğiniz seçenekler çok sınırlı. Bu noktada Türkiye öne çıkıyor" değerlendirmesinde bulundu. Yıllık en az 100 bin bor karbür seramik üretim kapasitesi Türkiye’nin güvenlik güçlerinin bor karbür seramikli zırhlar kullandığını belirten Dinçer, üretim hatlarının aktif şekilde çalıştığına dikkati çekti. Bor karbür seramik üreten ABD ve İsrail’in zırhlarını diğer ülkelere çok fazla ihracat yapmadığını aktaran Dinçer, "Gerek madde konusunda gerek seramikler konusunda genelde kendi ülkelerinin ihtiyaçlarını karşılayacak kadar üretiyorlar ya da daha fazlasını üretiyorlarsa da çok fazla dışarı ile paylaşmıyorlar. Dolayısıyla da sizin eğer en yüksek koruma seviyeli, çoklu atışa en çok dayanıma olan, hele de böyle bir ortamda ihtiyaca binaen çok hafif zırhlar ihtiyacınız varsa, bunu yapabileceğiniz, alabileceğiniz, bu seramikleri alabileceğiniz aslında tek bir tane seçeneğiniz kalıyor. Bu da Türkiye. Bu anlamda da Nurol Teknoloji çok büyük bir kapasiteye sahip. Bir senede en az 100 bin adet bor karbür seramik üretebilir durumdayız ve de bu kapasitemizi dolduruyoruz" şeklinde konuştu. Türkiye’nin balistik koruma ihtiyacının yaklaşık yüzde 95’ini karşılayan Nurol Teknoloji, Milli Savunma Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, kuvvet komutanlıkları, jandarma, emniyet ve diğer güvenlik kurumlarının ihtiyaçlarını, en hafif ve en yüksek koruma seviyesine sahip ürünlerle karşılıyor. Balistik zırhları yurt dışında da yoğun talep gören Nurol Teknoloji, personel koruma çözümlerinin yanı sıra araç koruma ve platform koruma alanlarında da geniş bir ürün portföyüyle hizmet veriyor. Zırhlar ilk darbeyi sahada değil, bilgisayarda görüyor Balistik sektörde test odaklı yaklaşımın maliyetli olduğuna dikkat çeken Dinçer, Nurol Teknoloji’nin simülasyon tabanlı bir Ar-Ge altyapısı kurduğunu anlattı. Malzemelerin kapsamlı şekilde karakterize edildiğini, gerçek test sonuçlarıyla simülasyon verilerinin karşılaştırıldığını belirten Dinçer, "Şu anda simülasyon altyapımız gerçek testlerle yüzde 95’in üzerinde örtüşüyor" dedi. Simülasyon altyapısı üretim süreçlerine de yön veriyor Simülasyon altyapısı ile hem mühendislik hem malzemeden hem zamandan tasarruf ettiklerini dile getiren Dinçer, ürünlerini daha hızlı bir şekilde müşterilerine ulaştırdıklarını kaydetti. Bu altyapının yalnızca ürün tasarımında değil, seramik üretim proseslerinde de aktif olarak kullanıldığını belirten Dinçer, şu ifadeleri kullandı: "Üstelik bu analiz simülasyon altyapımızı kurduktan sonra sadece zırh tarafında değil, seramik tarafında da kullanıyoruz. Biz şu anda bir seramiğimizi tüm basım kriterleri, uygulanması gereken basınçtan tutun, aslında nasıl bir geometride bir kalıp yapılmasına kadar her şeyi simülasyonda önceden görüyoruz. Daha sonra ona göre üretimlerimizi yapıyoruz. Dolayısıyla hem ürün hem proses değiştirme anlamında çok aktif bir şekilde kullanıyoruz." Avrupa’da alımlar binlerden on binlere çıktı Nurol Teknoloji’nin ihracatının ağırlıklı olarak Avrupa ve Amerika’ya yapıldığını ifade eden Dinçer, özellikle Avrupa pazarında ciddi bir artış yaşandığını dile getirerek "Artık bizim barış bölgeleri dediğimiz bölgelerde de çok ciddi ihtiyaçlar ortaya çıktı. Biz görüyoruz aktif olarak. Nurol Teknoloji’nin ihracatları çok yoğunluklu Avrupa ve Amerika tarafında. Özellikle Avrupa tarafındaki artışlar kayda değer. Eskiden binler mertebesinde olan alımlar artık birkaç on binler mertebelerine çıkmış durumda. Bir kere de bunları yapamadıkları için genelde dört senelik beş senelik alımlar şeklinde devam ediyor. Bu tek bir ülkeyle de sınırlı değil. Tüm Avrupa ülkeleri artık bu noktaya geldi. Bizim de ihraç rakamlarımıza yansıyor" diye konuştu.
Kırmızı bültenle aranan 9 suçlu ve ulusal seviyede aranan 6 suçlu Türkiye’ye getirildi
08 Şubat 2026 Pazar - 11:30 Kırmızı bültenle aranan 9 suçlu ve ulusal seviyede aranan 6 suçlu Türkiye’ye getirildi İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Kırmızı bültenle aradığımız 9, ulusal seviyede aradığımız 6 suçluyu ülkemize getirdik" dedi. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kırmızı bültenle aranan 9 suçluyu ve ulusal seviyede aranan yurt dışındaki 6 suçluyu, Türkiye’ye getirildiğini duyurdu. Yerlikaya paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "15 suçluyu daha ülkemize getirdik. Kırmızı bültenle aradığımız 9, ulusal seviyede aradığımız yurt dışındaki 6 suçluyu, Gürcistan (6), Almanya (4), Karadağ (2), Azerbaycan, Kuzey Makedonya ve Yunanistan’dan ülkemize getirdik. Kırmızı bültenle aradığımız; ‘Tasarlayarak Öldürme ve Kasten Öldürme’ suçlarından aranan A.K. isimli şahıs Almanya’da, Bodrum’da eski eşi Rus I.D. (42) ile kızı D.D.’nin (15) öldürülüp sarp araziye atılması olayının şüphelisi olarak aranan Litvanya uyruklu A.K. Almanya’da yakalanarak ülkemize iadesi sağlandı. ‘Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma veya Sağlama’ suçundan aranan İ.A. isimli şahıs Almanya’da, ‘Kasten Yaralama, Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme, Basit Yaralama, Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması, Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma, Yaralama, Mala Zarar Verme’ suçlarından aranan M.D. isimli şahıs Almanya’da, ‘Kasten Öldürme’ suçundan aranan S.G. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Kasten Öldürme’ suçundan aranan S.G. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Kasten Öldürme, Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma’ suçlarından aranan Ö.Y. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Uyuşturucu Madde İhraç Etme’ suçundan kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan M.M. isimli şahıs Karadağ’da, ‘Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma, Yağma, Tehdit’ suçlarından aranan G.A. isimli şahıs Karadağ’da, ‘Dolandırıcılık’ suçundan aranan M.S.E. isimli şahıs Kuzey Makedonya’da, ulusal seviyede aradığımız; ‘Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık’ suçundan aranan B.G. isimli şahıs Almanya’da, ‘Kasten Öldürmeye Teşebbüs’ suçundan aranan S.Ö. isimli şahıs Yunanistan’da, ‘Kasten Öldürme, Yaralama’ suçlarından aranan N.U. isimli şahıs Azerbaycan’da, ‘Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı’ suçundan aranan A.S. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Hırsızlık’ suçundan ulusal seviyede aranan S.G. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Dolandırıcılık’ suçundan ulusal seviyede aranan S.G. isimli şahıs Gürcistan’da yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı. EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığımızı, Adalet Bakanlığı görevlilerini, Dışişleri Bakanlığı görevlilerini, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıklarımızı, Siber ve Asayiş Daire Başkanlıklarımızı tebrik ediyorum. Kırmızı Bültenle aradığımız, organize suç örgütü üyelerini, zehir tacirlerini yakalayıp ülkemize tek tek geri getireceğiz. Kaçış yok."
Kırmızı bültenle aranan 9 suçlu ve ulusal seviyede aranan 6 suçlu Türkiye’ye getirildi
08 Şubat 2026 Pazar - 10:52 Kırmızı bültenle aranan 9 suçlu ve ulusal seviyede aranan 6 suçlu Türkiye’ye getirildi İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Kırmızı bültenle aradığımız 9, ulusal seviyede aradığımız 6 suçluyu, ülkemize getirdik" dedi. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kırmızı bültenle aranan 9 suçluyu ve ulusal seviyede aranan yurt dışındaki 6 suçluyu, Türkiye’ye getirildiğini duyurdu. Yerlikaya paylaşımında şu ifadelere yer verdi; "15 Suçluyu daha ülkemize getirdik. Kırmızı bültenle aradığımız 9, ulusal seviyede aradığımız yurt dışındaki 6 suçluyu, Gürcistan(6), Almanya(4), Karadağ(2), Azerbaycan, Kuzey Makedonya ve Yunanistan’dan ülkemize getirdik. Kırmızı bültenle aradığımız; ‘Tasarlayarak Öldürme ve Kasten Öldürme’ suçlarından aranan A.K. isimli şahıs Almanya’da, Bodrum’da eski eşi Rus I. D. (42) ile kızı D. D.’nin (15) öldürülüp sarp araziye atılması olayının şüphelisi olarak aranan Litvanya uyruklu A. K. Almanya’da yakalanarak ülkemize iadesi sağlandı. ‘Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma veya Sağlama’ suçundan aranan İ.A. isimli şahıs Almanya’da, ‘Kasten Yaralama, Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme, Basit Yaralama, Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması, Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma, Yaralama, Mala Zarar Verme’ suçlarından aranan M.D. isimli şahıs Almanya’da, ‘Kasten Öldürme’ suçundan aranan S.G. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Kasten Öldürme’ suçundan aranan S.G. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Kasten Öldürme, Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma’ suçlarından aranan Ö.Y. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Uyuşturucu Madde İhraç Etme’ suçundan kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan M.M. isimli şahıs Karadağ’da, ‘Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma, Yağma, Tehdit’ suçlarından aranan G.A. isimli şahıs Karadağ’da, ‘Dolandırıcılık’ suçundan aranan M.S.E. isimli şahıs Kuzey Makedonya’da, ulusal seviyede aradığımız; ‘Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık’ suçundan aranan B.G. isimli şahıs Almanya’da, ‘Kasten Öldürmeye Teşebbüs’ suçundan aranan S.Ö. isimli şahıs Yunanistan’da, ‘Kasten Öldürme, Yaralama’ suçlarından aranan N.U. isimli şahıs Azerbaycan’da, ‘Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı’ suçundan aranan A.S. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Hırsızlık’ suçundan ulusal seviyede aranan S.G. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Dolandırıcılık’ suçundan ulusal seviyede aranan S.G. isimli şahıs Gürcistan’da yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı. EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığımızı, Adalet Bakanlığı görevlilerini, Dışişleri Bakanlığı görevlilerini, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıklarımızı, Siber ve Asayiş Daire Başkanlıklarımızı tebrik ediyorum. Kırmızı Bültenle aradığımız, organize suç örgütü üyelerini, zehir tacirlerini yakalayıp ülkemize tek tek geri getireceğiz. Kaçış yok."
ASO Başkanı Ardıç: "Üretimde katma değeri yükseltecek çalışmaları öncelikli görüyoruz"
08 Şubat 2026 Pazar - 10:32 ASO Başkanı Ardıç: "Üretimde katma değeri yükseltecek çalışmaları öncelikli görüyoruz" Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, "ASO olarak; sanayi işletmelerimizin dijital, yeşil ve yapay zeka odaklı dönüşümünü hızlandıracak, üretimde katma değeri yükseltecek çalışmaları öncelikli görüyoruz" dedi. ASO Başkanı Ardıç, Yönetim Kurulu Üyeleri ile birlikte Gebze Bilişim Vadisi ve İstanbul MEXT Teknoloji Merkezi’ni ziyaret etti. ASO Başkanı Seyit Ardıç başkanlığında, Başkan Yardımcıları Mete Çağlayan ve Ercan Ata, Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Osmanbeyoğlu, Halit Erol, Burcu Özbozkurt, Ertuğrul Onat, Levent Akçakoca, Zafer Korkmaz, ASO Genel Sekreteri Prof. Dr. Mehmet Cansız ve Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Ahmet Dinçer’in yer aldığı heyetin ilk durağı Gebze Bilişim Vadisi oldu. Bilişim Vadisi’nde ASO teknoloji üssü vizyonu Ziyarette, Bilişim Vadisi Genel Müdür Yardımcısı Tuba Öztepe ve ekibinden yürütülen faaliyetler ve projeler hakkında bilgi alındı. Ankara Sanayi Odası’nın kuruluş hazırlıklarını hızla sürdürdüğü; teknoloji tabanlı girişimciliği, Ar-Ge’yi ve üretimi bir araya getirecek vizyon projesi ASO Teknoloji Üssü kapsamında, Türkiye’nin yüksek teknolojili üretim ekosistemine değer katacak yaklaşımlar üzerine karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Kocaeli sanayi odası ile birlik ve dayanışma vurgusu ASO Yönetimi, Kocaeli Sanayi Odası’nı da ziyaret ederek, Oda Başkanı Ayhan Zeytinoğlu ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile bir araya geldi. Ardıç, Kocaeli’nin güçlü üretim kültürü ve tecrübesinin önemine dikkat çekerek, "Sanayi odaları olarak; birlik, dayanışma ve ortak akıl içinde hareket ettikçe, sanayimizin geleceğini çok daha sağlam temeller üzerinde inşa edeceğimize inanıyorum" dedi. Dijital, yeşil ve yapay zeka odaklı dönüşüm ASO Yönetimi’nin Marmara Bölgesi’ndeki ikinci durağı, İstanbul’da Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) tarafından hayata geçirilen MEXT Teknoloji Merkezi oldu. ASO Başkanı Seyit Ardıç ve Yönetim Kurulu Üyeleri, MEXT Teknoloji Merkezi Genel Müdürü Efe Erdem ve Dijital Dönüşüm Yöneticisi Furkan Koyuncu’dan; sanayide dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm ve yapay zeka uygulamalarına yönelik yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. "Üretimde katma değeri yükseltecek çalışmaları öncelikli görüyoruz" Sanayinin rekabet gücünü belirleyen en temel alanların başında; dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve yapay zekanın üretim süreçlerine etkin biçimde entegre edilmesinin geldiğini belirten Ardıç, "Bu alanlarda atılan her somut adım, sanayimizin verimliliğini ve küresel rekabet gücünü doğrudan artırıyor. Ankara Sanayi Odası olarak; sanayi işletmelerimizin dijital, yeşil ve yapay zeka odaklı dönüşümünü hızlandıracak, üretimde katma değeri yükseltecek çalışmaları öncelikli görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. ASO Yönetimi’nin bir sonraki adresi ise İstanbul Sanayi Odası (İSO) oldu. Seyit Ardıç Başkanlığındaki ASO heyeti, İSO Başkanı Erdal Bahçıvan ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile bir araya geldi. İSO Başkanı Bahçıvan, ASO heyetini İSO’da ilk kez ağırlamanın memnuniyetini duyduklarını belirtti. Sanayinin güncel konularının sanayiciler tarafından her zaman istişare edilmesi gerektiğine vurgu yapan Bahçıvan, sanayicilerin hem ulusal hem de uluslararası düzeyde karşılaştıkları zorluklara karşı birlikte hareket etmenin, sektörün geleceği için kritik bir rol oynadığını belirtti. "Dayanışma ruhumuz sanayimizin en büyük gücü" Seyit Ardıç da yaptığı konuşmada, 18 Kasım 1963’te kurulan ASO’nun kuruluş sürecinde İstanbul Sanayi Odası’nın sağladığı katkıya dikkati çekerek, "Türk sanayicisinin bu dayanışma ruhu, ülkemiz sanayisinin en büyük gücüdür" ifadelerini kullandı. Ardıç, İSO’nun tecrübe ve birikimiyle; Ankara’nın teknoloji ve yüksek katma değerli üretim gücü birleştiğinde Türkiye sanayisinin çok daha ileriye taşınacağına dikkat çekti. Toplantıda, dünya ve Türkiye ekonomisinde yaşanan gelişmeler ve sanayiye etkileri istişare edildi.