Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
KOAH yönetiminde ortak akıl ve inovasyon odaklı iş birliği
15 Mayıs 2026 Cuma - 16:18:34
Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) ve Sanofi iş birliğiyle Ankara’da Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) çalıştayı düzenlendi. Düzenlenen çalıştayda, KOAH alanında toplumsal farkındalığın arttırılmasından hastalığın önlenmesine ve bağışıklamanın önemine, erken tanıdan iklim krizi ile kötüleşen hastalıkların yönetiminde sürdürülebilir sağlık modellerine uzanan yol haritası ele alındı. Çalıştay; Sağlık Bakanlığı yetkilileri, Türkiye’nin farklı illerinde görev yapan göğüs hastalıkları uzmanları, sağlık ekonomistleri, hasta dernekleri ve sivil toplum kuruluşları gibi geniş bir paydaş grubunu aynı platformda buluşturdu. Bilimsel uzmanlığını ileri teknolojiler, Ar-Ge gücü ve yenilikçi sağlık çözümleriyle birleştiren Sanofi ile Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) arasında imzalanan iş birliğinin ilk somut adımı, Ankara’da gerçekleştirilen "Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) Çalıştayı" oldu. "KOAH Yönetiminde Birlikte Geleceği Tasarlıyoruz" başlığıyla TÜSEB Aziz Sancar Araştırma Merkezi’nde düzenlenen çalıştayda; göğüs hastalıkları alanındaki uzman hekimler, kamu temsilcileri, Sağlık Bakanlığı’nın ilgili birimlerinden temsilciler, akademisyenler, sağlık profesyonelleri, sağlık ekonomistleri, girişimcilik ekosistemi temsilcileri, hasta dernekleri ve iklim savunuculuğu alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları bir araya gelerek KOAH yönetiminde ihtiyaç duyulan dönüşüm alanlarını değerlendirdi. Çalıştay kapsamında; erken tanı mekanizmalarından önleme stratejilerine, hasta takibinden dijital sağlık teknolojilerine kadar uzanan geniş bir perspektifte KOAH yönetimini dönüştürebilecek çözüm alanları değerlendirildi. Gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarda özellikle yapay zekâ destekli sağlık teknolojileri, veri odaklı hastalık yönetimi, hasta deneyimi, farkındalık eksikliği ve sürdürülebilir sağlık hizmet modelleri öne çıktı. Bu kapsamda hızlı ve etkili çözüm üretmeyi hedefleyen çevik sprint yaklaşımıyla yürütülen çalıştay süreci, Türkiye Kronik Hava Yolu Hastalıkları Önleme ve Kontrol Programı (2025-2030) hedefleri doğrultusunda dijital çözüme ihtiyaç duyulan alanların değerlendirilmesi ve önceliklendirilmesiyle tamamlandı. Sürecin bir sonraki aşamasında, belirlenen ihtiyaç alanlarına yönelik bir çağrı dönemi başlatılacak. İş birliği kapsamında sağlık alanında faaliyet gösteren girişimcilere proje çağrısı yapılacak ve yenilikçi fikirler değerlendirmeye alınacak. KOAH, Türkiye’de de kritik halk sağlığı sorunları arasında yer alıyor Dünya genelinde en fazla ölüme neden olan hastalıklar arasında üçüncü sırada yer alan KOAH, Türkiye’de de önemli halk sağlığı sorunları arasında bulunuyor. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 3 milyon kişinin KOAH nedeniyle hayatını kaybettiği tahmin edilirken, Türkiye’de hastalık nedeniyle yılda yaklaşık 30 bin kişi yaşamını yitiriyor. Uzmanlar, KOAH’ın etkin yönetiminde erken tanının, doğru tedaviye erişimin ve toplumsal farkındalığın artırılmasının kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Bu kapsamda Sanofi ve TÜSEB iş birliğiyle yürütülen proje ile KOAH yönetiminde karşılanmamış ihtiyaçlara yönelik yenilikçi çözümlerin geliştirilmesine, hasta yaşam kalitesinin artırılmasına ve sürdürülebilir sağlık ekosisteminin güçlendirilmesine katkı sunması hedefleniyor.
15 Mayıs 2026 Cuma - 16:17
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek: "Bütçe performansımız hedeflerle uyumlu seyrediyor."
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek: "Bütçe performansımız hedeflerle uyumlu seyrediyor."
15 Mayıs 2026 Cuma - 16:16
Türk Kızılay ile ilgili düzenlemelere ilişkin kanun teklifi TBMM’de
AK Parti, Türk Kızılay Derneği ile ilgili düzenlemeleri içeren kanun teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu. AK Partili milletvekillerinin imzasını taşıyan kanun teklifine göre, Türk Kızılay Derneği’nin faaliyetleri daha etkin hale getirilecek. Bu kapsamda derneğin faaliyet amacı, ’Uluslararası hukuk ve Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmeler çerçevesinde hiçbir ayrım gözetmeksizin Türk Kızılay aracılığıyla ihtiyaç sahiplerinin eksikliklerinin giderilmesi, afet, acil durumlar ve savaş gibi durumlarda vatandaşların yaşadığı olumsuzlukların ortadan kaldırılması, hastalıkların önlenmesi ve sağlık koşullarının iyileştirilmesi’ şeklinde tanımlanıyor. Ayrıca uluslararası sözleşmeler doğrultusunda derneğe verilen hak ve yükümlülüklere sahip başka bir tüzel kişilik kurulamayacak. Kızılay, "Türk Kızılay", ’Türkiye Kızılay Derneği", "Türkiye Kızılay Cemiyeti" ve "Kızılay" adlarını da kullanabilecek. Derneğin adı, bayrağı ve amblemi, uluslararası sözleşmelerle kabul edilen bütün hak ve bağışıklıklardan yararlanması ile tarafsızlık ve koruma işareti olduğu hüküm altına alınacak. Türk Kızılay’ın adı, bayrağı ve amblemi, Türk Kızılay tarafından kuruluşlar hariç olmak üzere gerçek ve tüzel kişiler tarafından herhangi bir amaçla izinsiz olarak kullanılamayacak. Kızılay, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşü alınmak suretiyle savaş esirleri ve sivillerin tutulduğu yerleri ziyaret etme, koşulları izleme, aile haberleşmesini sağlama, kayıpları araştırma ve insani yardım ulaştırma faaliyetlerini yerine getirecek ve esir değişimleri ile aile birleşimlerinde aracı olarak görev yapacak. Türk Kızılay bu görevini yerine getirebilmesi için gerçek kişilere ait gerekli olan verilere ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile yapacağı protokoller çerçevesinde erişebilecek. Bu kapsamda yapılacak veri erişimleri, yalnızca görevin gerektirdiği ölçüde yetkilendirilen kişiler tarafından yapılacak. Olağanüstü dönemlerde çalışan Kızılay personeline tazminat ödenecek Teklifle Kızılay’ın ilkeleri, kuruluş amacı, görevleri, teşkilat yapısı ve benzeri düzenlemeler tüzük ile düzenlenecek. Tüzük, Cumhurbaşkanı tarafından onaylanacak. Öte taraftan olağanüstü durumlar, afet, savaş ve çatışma zamanlarında çalışan Kızılay personeline tazminat ödenecek. Teklifle ’Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu’nda da düzenlemeye gidiliyor. Bu kapsamda Kızılay şube ve temsilciliklerinin bulunduğu illerde Kızılay il merkez şube başkanı ve ilçe şube başkanları, aynı zamanda Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı mütevelli heyetinin üyesi olacak. Teklifle birlikte Kızılay’ın hak ve muafiyetleri de hüküm altına alınıyor. Buna göre afet ve acil durumlar ile afetlere hazırlık ve olağanüstü dönemlerde ulusal afet yönetimi kapasitesinin güçlendirilmesi, tedarik güvenliğinin sağlanması, müdahale süreçlerinin hızlandırılması, ihtiyaç ve mağduriyetlerin giderilmesi, hastalıkların önlenmesi ve sağlık koşullarının iyileştirilmesi amacıyla Türk Kızılay ile Türk Kızılay’ın iktisadi işletmeleri, iştirakleri veya şirketleri tarafından bizzat üretilen ilk yardım hizmetleri, afet lojistik hizmetleri ve geçici barınmaya yönelik ürün ve hizmetler stratejik nitelikte alım kapsamında değerlendirilecek. Bu alımlar, Kamu İhale Kanunu’na tabi olmaksızın doğrudan Türk Kızılay’dan veya Türk Kızılay’ın iktisadi işletmelerinden, iştiraklerinden veya şirketlerinden temin edilebilecek. Bu alımlar afetin veya olağanüstü durumun kapsamı, aciliyeti ve ihtiyaç düzeyi dikkate alınarak şeffaflık, rekabet, eşit muamele, kamuoyu denetimi, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve kaynakların verimli kullanılması ilkeleri çerçevesinde ilgili bakanlık ile Türk Kızılay arasında yürütülecek koordinasyon ve protokoller çerçevesinde yapılacak.
15 Mayıs 2026 Cuma - 15:42
Başkent’te bir yılan koyun sürüsüne saldırdı
Ankara’nın Haymana ilçesinde bir yılan koyun sürüsüne saldırdı. Ankara’nın Haymana ilçesi Bahçecik köyünde, koyun sürüsüne saldıran bir yılan, kısa süreli paniğe neden oldu. 4 çoban köpeği yılanın etrafını sararak koyunları korumaya aldı. Çobanın da müdahalesiyle yılan sürüden uzaklaştırıldı. O anlar cep telefonu kamerasına yansıdı.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:26
İçişleri Bakanlığında devir teslim töreni: Yeni Bakan Çiftçi, görevi Yerlikaya’dan devraldı
İçişleri Bakanlığı görevine atanan Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, gerçekleştirilen devir teslim töreni ile görevi Ali Yerlikaya’dan devraldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ile İçişleri Bakanı olarak atanan Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Bakanlıkta düzenlenen devir teslim töreniyle görevi Ali Yerlikaya’dan devraldı. Törende konuşan Yerlikaya, "Bakanlık görevine cumhurbaşkanımızın tensipleri ile Mustafa Çiftçi kardeşimiz atandı. Kendisini yürekten tebrik ediyorum. Allah yardımcısı olsun. Hem meslektaşım hem de Konyalı bir hemşehrimiz. Yine bir vali kardeşimiz bu makama layık görüldü. Başaracağına, aynı hizmet bayrağını bizden aldı ve cumhurbaşkanımızın liderliğinde milletimizin, devletimizin güvenliği, huzuru için gece gündüz demeden Allah’ın izni ile çalışacak" dedi. "Milletimizin duası ile çalışıp yüz akı ile ayrılmak nasip oldu" Bugüne kadar gayretle çalıştıklarını kaydeden Yerlikaya, "Kaymakamlığımdan bugüne kadar hizmet ettim. İlk nefes son nefes arasında kaç nefes olduğunu bilmeyiz, buna ömür diyoruz. Bu ömür sınanmalar ile geçiyor. Bazen makam ile sınanırken, teşekkür ediyoruz dendiğinde de bu sınanmalar devam ediyor. Liderimiz Erdoğan’ın ilk başbakanlığından bu yana verdiği görevlerde ve bakanlıkta milletimizin duası ile çalışıp yüz akı ile ayrılmak nasip oldu. Değerli bakanımızın da yüz akı ile kardeşlerimizden birine teslim edeceğine inanıyorum. Çalışma arkadaşlarımızın her birine müteşekkirim. Dilimizle kimseye eza vermedik. İşimizi en iyi yapma noktasında çalıştık. Her başlangıcın duası var. İlk geldiğimde yaptığım dua ile bugün ayrılıyorum. Son teşekkürü de aileme ediyorum. Sosyal çevremi hep ihmal ettim, düğünlere, etkinliklere gidemedim. Devletimiz, milletimiz için çalıştım" ifadelerine yer verdi. "Zor ve meşakkatli bir görev üstlendiğimi biliyorum" Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ise, "Bugünkü kararname ve cumhurbaşkanımızın tensipleri ile görevi bakanımızdan devralıyorum. Bakanımızın güzel hizmetleri oldu. Kişilere yönelik, mal varlığı, dolandırıcılık, düzensiz göçmenlik suçlarında özenle hizmet ettiler. 30. yılımda bugünleri de gördük. Allah’a şükrediyorum. Bu bana Rabbimin lütfu diyorum. Başkalarından üstün olduğum için değil, Allah bana lütfetti. Cumhurbaşkanımız da vesile oldular. Bakanımıza verdikleri değerli hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyorum, kendisinden çok şey öğrendim. Hem meslek büyüğümüz hem bakanımızdı. İnşallah başka hizmetlere de vesile olurlar. Çorum’da göreve başladığımda ’Benim niyetim bir gün burada görevi bırakınca iyi bir seda bırakarak ayrılmak’ demiştim. Zor bir görev üstlendiğimi biliyorum. Meşakkatli bir görev bu. Ben de vakti zamanı geldiğinde görevi başkasına devredebilirim" diye konuştu. Devir teslim töreninde AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Faruk Acar, Halit Yerebakan ile Genel Sekreter Eyyüp Kadir İnan da yer aldı.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:21
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, DEM Parti heyetini kabul etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, DEM Parti heyetini kabul etti.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:18
Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEM Parti heyetini kabul etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, DEM Parti heyetini Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, DEM Parti İmralı Heyeti üyelerinden Pervin Buldan ve Mithat Sancar’ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:12
Adalet Bakanlığında Akın Gürlek dönemi
Adalet Bakanlığında devir teslim töreni düzenlendi. Yılmaz Tunç, görevi Adalet Bakanı Akın Gürlek’e devretti. Bakan Gürlek, "Adalet sistemi 85 milyon vatandaşımızın ortak güvencesidir. Türkiye Yüzyılı’nda güçlü devlet güçlü adalet anlayışı doğrultusunda reformları kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi. Adalet Bakanlığı’na da devir teslim töreni gerçekleştirildi. Resmi Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla Yılmaz Tunç, Adalet Bakanlığı görevini Akın Gürlek’e devretti. Yılmaz Tunç, Adalet Bakanlığı’ndaki devir teslim töreninde şu ifadelere yer verdi: "Cumhurbaşkanımız bizlere güvendi. 2 buçuk yıldan fazla bir zamandır sizlerle beraberiz. Yargı teşkilatımızın kapasitesini adalet teşkilatımızın kapasitesini güçlendirmenin gayretiyle büyük bir özveriyle sizlerle beraber çalışmanın onur ve gururunu yaşadık. Adliyelerde vatandaşlarımızla hakim ve savcılarımızla buluştuk. Son Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Strateji Belgesi, Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından açıklandı. Bu belge çerçevesinde 264 hedefin önemli bir kısmını son 1 yıl içinde hayata geçirdik. Meclis’imize gönderdiğimiz taslak çalışmalarımız kanunlaştı. 81 ilden 60’tan fazlasını ziyaret ederek hakim ve savcılarımızla buluştuk. Bu onurlu görevi Cumhurbaşkanımızın takdir ve tensipleriyle bugün değerli kardeşim, birlikte Adalet Bakan Yardımcısı olarak birlikte görev yaptık. Son olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak önemli görevler yaptı. İnanıyoruz ki Adalet Bakanlığı’nda da buradaki çalışmaları daha iyiye taşıyacaktır. Akın Gürlek bakanımıza başarılar diliyorum. " Adalet Bakanlığı’na atanan Akın Gürlek de yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Adalet Bakanlığı gibi onurlu bir görevi tevdi eden Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Beye şükranlarımı arz ediyorum. Bu görevi bugüne kadar büyük bir özveri ile yürüten bakanımıza ve tüm çalışma arkadaşlarına teşekkür ediyorum. Bilindiği üzere Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye’de hukuk ve adalet alanında önemli reformlar hayata geçirilmişti. Yargı reformları, insan hak ve eylem planları, dijital adalet altyapısındaki gelişmeler, adalet sistemimizin güçlendirilmesine çok önemli katkılar sunmuştur. Adalet sistemi 85 milyon vatandaşımızın ortak güvencesidir. Türkiye Yüzyılı’nda güçlü devlet güçlü adalet anlayışı doğrultusunda reformları kararlılıkla sürdüreceğiz. Suçla mücadelede tavizsiz duruşumuzu devam ettireceğiz. Yargı süreçlerini hızlandırmaya dijital altyapıyı güçlendirmeye hukuk güvenliğini tahkim etmeye devam edeceğiz. Bu bir bayrak yarışıdır. Biz de bu emaneti daha ileriye taşıma gayreti içinde olacağız."
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:10
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Grup Toplantısı’nda Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş ile bir araya geldi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Grup Toplantısı’nda Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş ile bir araya geldi.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:05
BBP Genel Başkanı Destici: "Türk kadınının hayatın her alanında yer almaları için gayret gösteriyoruz"
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Biz kadınlarımızın başarılarıyla gurur duyuyoruz ve herkesin de gurur duyması gerektiğini düşünüyoruz. Türk kadınını desteklemeyi, onların sosyal hayatın her alanında devlette, siyasette, ekonomide daha fazla ve daha etkin bir şekilde yer almaları için gayret gösteriyoruz" dedi. Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Burada konuşan Destici, yeni göreve gelen Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çitfçi’ye hayırlı olsun dileklerini diletti. "Türk kadınının hayatın her alanında yer almaları için gayret gösteriyoruz" Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’in kıyafeti dolayısıyla yapılan eleştirileri hatırlatan Destici, "İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve hem parti yönetimi bu konuda gerçekten esaslı bir duruş sergilediler ve büyük bir tepki göstererek bu çirkin sözlerin sahibi olan kişiyi de partiden ihraç ettiler. Bu davranışları dolayısıyla da onları da tebrik ediyorum. Biz kadınlarımızın başarılarıyla gurur duyuyoruz ve herkesin de gurur duyması gerektiğini düşünüyoruz. Türk kadınını desteklemeyi onların sosyal hayatın her alanında devlette, siyasette, ekonomide daha fazla ve daha etkin bir şekilde yer almaları için gayret gösteriyoruz" ifadelerini kullandı. "Konuyu son derece önemli ve kıymetli buluyor ve destekliyoruz" Çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesine ilişkin değerlendirmede bulunan Destici, "Sosyal ağ sağlayıcılarına 15 yaşından küçük çocuklara hesap açmama yükümlülüğü getirilmesini ve etkili filtreleme sistemleri kurulmasını öngören yasal düzenleme taslağının mecliste görüşüleceği açıklandı. Konuyu son derece önemli ve kıymetli buluyor ve destekliyoruz. Gelişmiş ülkelerin tamamı çocukların sosyal medya kullanımıyla ilgili yasal tedbirler almaktadır" şeklinde konuştu. Aile yapısının bu yollarla bozulduğunu aktaran Destici, "Çocuklarımızı, gençlerimizi bu yollarla bizden çaldılar ve çalmaya devam ediyorlar. Buna artık göz yumamayız. Nüfusumuzu kaybediyoruz, gençliğimizi kaybediyoruz, geleceğimizi kaybediyoruz. Onun için bununla sınırsız bir şekilde hiç tereddüt etmeden mücadele etmemiz gerekiyor" dedi. "Türk ve Türkçe’ye ait maddelerin değiştirilmesini pervasızca talep ettiler" Destici, DEM Parti grup toplantısında yapılan açıklamalara ilişkin şunları söyledi: "Dün PKK’nın partisinin grup toplantısında yine PKK’nın kırk yılı aşkın süredir ülkemizi ve milletimizi bölmeye yönelik propagandaları tekrar birer birer sıralandı. Özetle PKK’lıların elebaşları ve yöneticileri başta olmak üzere işledikleri suçların yok sayılmasını serbest bırakılmalarını yine anayasada bulunan Türk ve Türkçe’ye ait maddelerin değiştirilmesini pervasızca talep ettiler. Elbette ki bunlar olmayacaktır. Milletimiz ve biz buna müsaade etmedik ve etmeyeceğiz."
11 Şubat 2026 Çarşamba - 14:50
Bakan Çiftçi: "Devletimize, milletimize bu zamana kadar olduğu gibi hizmet edeceğim"
İçişleri Bakanı olarak atanan Mustafa Çiftçi, düzenlenen törenle görevi Ali Yerlikaya’dan devraldı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 14:44
DEM’li Sancar: "Ortak raporla ilgili uzlaşma zemini var"
DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar, "Ortak raporla ilgili uzlaşma zemini var" dedi. DEM Parti İmralı heyeti, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmek üzere Cumhurbaşkanlığı Küllyesi’ne gitmeden önce TBMM’de basın mensuplarına açıklamada bulundu. DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan, "Önemli bir görüşme olacağını düşünüyoruz. Süreç başladığından beri Cumhurbaşkanı ile zaman zaman bir araya geliyoruz. Sürecin geldiği belli bir aşama var. Artık Meclis komisyonunun raporu yazım aşamasına geçtiği bir dönemde büyük bir beklenti de var. Kamuoyunda sürecin nasıl ilerleyeceğine dair bugün Sayın Cumhurbaşkanı ile yapacağımız görüşmede önemli gündemlerimiz var. Görüşme bittikten sonra yazılı bir açıklama yapacağız. Sizleri, kamuoyunu bilgilendireceğiz. Önemli bir görüşme olduğunu söyledik. Hayırlara vesile olsun diyoruz" açıklamasında bulundu. DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ise, "Son gelişmelerden bu yana önemli gelişmeler yaşandı hem Türkiye’de hem Suriye’de. Ayrıca Meclis komisyonunun çalışmalarında son aşamaya gelmiş bulunuyoruz. Bunları Cumhurbaşkanı ile ele alacağız. Tabii görüşlerimizi paylaşacağız. Bizim önerilerimiz var, onları sunacağız. Meclis komisyonunun ortak raporuyla ilgili şu anda çalışma sürüyor. Bu konuda henüz bir nokta konulmuş değil" dedi. "Ortak raporla ilgili uzlaşma zemini var" Bir basın mensubunun ortak raporda uzlaşma olup olmadığı sorusu üzerine Sancar, "Mümkün ölçüde uzlaşmayla en geniş kesimleri kapsayacak formülasyonun çıkmasını istiyoruz. Böyle bir uzlaşmanın zemini var. Umarım bu zemini tüm partiler iyi bir şekilde değerlendirir. Sürecin ruhuna yakışacak şekilde gelecekte hepimizi rahatlatacak noktalara varılması önemli. Böyle bir uzlaşma için biz elimizden geleni yapacağız. Diğer partilerden de bu konuda aynı tutumun geleceğini düşünüyoruz ve bekliyoruz" dedi. "Umut hakkı" ile ilgili soruya ise Sancar, "Ayrıntılara girmeyelim. Süreçle ilgili bugüne kadar gelişmeleri ve bundan sonra yapılması gerekenleri, gündemde olan konuları ele alacağız" cevabını verdi.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 14:44
CHP’nin eski Genel Başkanı Deniz Baykal mezarı başında anıldı
Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) eski Genel Başkanı Deniz Baykal, vefatının 3. yılında mezarı başında anıldı. Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, 11 Şubat 2023’te hayatını kaybetmişti. Baykal’ın vefatının 3. yıl dönümünde CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve siyasilerin katılımıyla Devlet Mezarlığı’nda bulunan kabri başında anma töreni düzenlendi. Özel, törende yaptığı konuşmada, "Deniz Bey’in CHP’de bakan olduğu ve partinin birinci parti olduğu dönemlerden bugüne 47 yıl sonra partimizi birinci parti yapabilmiş ve yerel seçimlerde bir büyük zaferi kazanmış, şu an dünyada belediye sayısı en çok olan, Avrupa’da oy oranı en yüksek olan sosyal demokrat parti olarak iktidara yürüyoruz. Ama kolay olmuyor. Bunun karşısında da parti, siyasi tarihimizin en büyük saldırısıyla karşı karşıyadır" diye konuştu. Özel, "Erdoğan’ın iddiası nedir? ‘Türkiye bir hukuk devletidir.’ Bizim iddiamız nedir? ‘Bu yapılanlar bir yargılama değil, siyasi bir operasyondur.’ Biz diyoruz ki bizim suçumuz Erdoğan’ı yenmek, 47 yıl sonra birinci parti olmak, AK Parti’yi ilk kez ikinci parti durumuna düşürmek. Erdoğan’ın tezine göre İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanacak, İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybedecek. Bu doğrultuda iktidar yolunda yürüyor olmak. Erdoğan, bizi konvansiyonel, normal siyasi bir mücadeleyle yenemediği ve yenemeyeceğini anladığı için bizi yenmesi gereken partisine de güveni kalmadığı için, geleceğin iktidarına, bugünün iktidarı olarak kendisinden sonraki iktidara, bugünün cumhurbaşkanı olarak kendisinden sonraki cumhurbaşkanına darbe girişiminde bulundu" dedi.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 14:44
Adalet Bakanlığı görevine getirilen Gürlek, görevi Tunç’tan teslim aldı
Adalet Bakanlığı görevine getirilen Akın Gürlek, görevi Yılmaz Tunç’tan teslim aldı. Bakan Gürlek, "Adalet istemi 85 milyon vatandaşımızın güvencesidir. Reformları kararlılıkla sürdürecek suçla mücadeleye devam edeceğiz." dedi.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 14:36
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "28 Şubat artığı faşizan, ukala, kibirli, alçak zihniyeti bugün bir kez daha lanetliyorum"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eskişehir’in Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş Akgün’ün kıyafeti nedeniyle sosyal medyada hedef alınmasına ilişkin, "’Şalvarlı kadının görevi ilçe yönetmek değildir, ahırda inek sağmaktır’ diyerek tahkir etmeye kalkan 28 Şubat artığı bu faşizan, bu ukala, kibirli, alçak zihniyeti bugün bir kez daha lanetliyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen grup toplantısında konuştu. Konuşmasından önce Eskişehir’in Mihalgazi ilçesinden gelen yöresel kıyafetli kadınları selamlayan Erdoğan, "Belediye Başkanımız Zeynep Güneş’le birlikte tüm hanım kardeşlerime teşekkür ediyor, Anadolu kadınının bin yıllık asaletini yansıtan şu vakur duruşları için kendilerine şükranlarımı sunuyorum" dedi. Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş Akgün’ün kıyafeti üzerinden sosyal medyada hedef alınmasına ilişkin Erdoğan, "Milletten aldığı yetkiyle ilçesine üç dönemdir hizmet eden başarılı bir kadın siyasetçiye ’Şalvarlı kadının görevi ilçe yönetmek değildir, ahırda inek sağmaktır’ diyerek tahkir etmeye kalkan 28 Şubat artığı bu faşizan, bu ukala, kibirli, alçak zihniyeti bugün bir kez daha lanetliyorum. Yıllarca sırf başörtülerinden ötürü kadınların eğitim hakkını, kamuda çalışma hakkını, hatta seçilme hakkını gasp edenlerle; Anadolu kadınının asırlardır üzerinde gururla taşıdığı yazmasına, tülbentine, şalvarına, çarşafına, ehramına, fistanına dil uzatanlarla; milletimize tepeden bakan, milletimizi hor ve hakir görenlerle mücadelemizi her zeminde sonuna kadar devam ettireceğimizin bilinmesini istiyorum. Bu ülkede yasakçı ve baskıcı anlayışa göz yummadık ve yummayacağız. Kadınlara parmak sallayanlara meydanı terk etmedik, etmeyeceğiz. Eski karanlık günleri hortlatmaya çalışanların karşısında dimdik durduk, duracağız. Şerife Bacı’nın, Kara Fatma’nın, Nene Hatun’un yolundan giden tüm hanım kardeşlerimi bugün bir kere daha kemal-i hürmetle selamlıyorum" ifadelerini kullandı. "Suudi Arabistan’la imzaladığımız anlaşma stratejik öneme sahiptir" Geçen hafta Suudi Arabistan ve Mısır’a önemli bir ziyaret gerçekleştirdiklerini hatırlatan Erdoğan, "İkili ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almanın yanı sıra; Filistin, Suriye, Sudan başta olmak üzere güncel meseleleri kapsamlı şekilde istişare ettik. Her iki ziyaretimizden enerjiden savunmaya farklı alanlarda imzaladığımız toplam 12 anlaşma ile döndük. Özellikle yenilenebilir enerji alanında Suudi Arabistan’la imzaladığımız anlaşma stratejik öneme sahiptir. Bu anlaşmaya göre inşallah Suudi şirketleri Türkiye’de toplam 5 bin megavat gücünde güneş ve rüzgar santralleri inşa edecek. İlk aşamada Sivas ve Karaman’da biner megavatlık güneş enerjisi santralleri kurulacak. İki güneş enerjisi santrali projesi ile toplam 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılamayı hedefliyoruz" diye konuştu. Cumartesi günü Ürdün Kralı 2. Abdullah bin Hüseyin’i misafir ettiklerini, oldukça verimli ve ikili ilişkileri güçlendiren istişarelerin yapıldığını aktaran Erdoğan, en kısa zamanda Ürdün’e bir ziyarette bulunmayı arzu ettiklerini söyledi. "Dünyada ve bölgemizde tabiri caizse bir Türkiye rüzgarı esiyor" Diplomatik temaslar çerçevesinde Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in bugün, Sırbistan Başbakanı Vuçic’in ise yarın Ankara’ya geleceğini kaydeden Erdoğan, "Önümüzdeki pazartesi ve salı günleri ise inşallah Birleşik Arap Emirlikleri’ni ve Etiyopya’yı ziyaret edeceğiz. Dünyada ve bölgemizde bir Türkiye rüzgarı esiyor. Türkiye olarak kendimiz için ne istiyorsak, dostlarımız, kardeşlerimiz için de aynısını istiyoruz. Kendimiz için nasıl huzur, güvenlik istiyorsak; nasıl istikrar, kalkınma, refah istiyorsak; komşularımız ve tüm kardeş ülkeler için de aynısını istiyoruz. Son dönemde hız verdiğimiz diplomatik çabalarımız işte bunun içindir. Bilinen bilinmeyen, görünen görünmeyen temaslarımızın temel gayesi, aynı şekilde bölgesel barışa katkı sunmaktır. Hiçbir komplekse kapılmadan tüm aktörlerle görüşüyor, tamamen kardeşlik hissiyatı içinde fikir ve önerilerimizi muhataplarımızla paylaşıyoruz. İnsanlık tarihiyle yaşıt bir bölgenin kadim sakinleri olarak son yıllarda çatışmalarla, kardeş kavgasıyla, Gazze’de olduğu gibi barbarlıkla anılan coğrafyamızın tekrar bir selam yurdu, yeniden bir güven ve esenlik yurdu olması için hüsnüniyetle çalışıyoruz" dedi. "Suriye konusunda Suudi Arabistan’ın, Mısır’ın ve Ürdün’ün de bizimle aynı hassasiyetleri taşıdığını görmekten büyük bir memnuniyet duydum" Suriye’nin yaklaşık 14 yıldır hasretini çektiği istikrara, barışa ve huzura süratle kavuşmasının en büyük temennileri olduğunu söyleyen Erdoğan, "Aynı kıbleye yönelen Suriyeli kardeşlerimizin birlik içinde, kardeşlik içinde aydınlık geleceklerini omuz omuza inşa etmesi bizim samimi arzumuzdur. Suriye konusunda Suudi Arabistan’ın, Mısır’ın ve Ürdün’ün de bizimle aynı hassasiyetleri taşıdığını görmekten büyük bir memnuniyet duydum. Suriye’nin huzuru için her üç ülkeyle inşallah birlikte hareket edeceğiz" ifadelerine yer verdi. "Suriye’de bir tek canın yanıp gitmesi bizim de canımızdan can kopması demektir" Suriye meselesinde tavırlarının ilk günden beri net olduğunu, akan her damla kan ve gözyaşının kendilerinin de yüreklerini dağladığını vurgulayan Erdoğan, "Arap, Türkmen, Kürt, Nusayri fark etmeksizin Suriye’de bir tek canın yitip gitmesi bizim de canımızdan can kopması demektir. Suriye’ye vicdan merceğiyle bakan herkes bir defa şunu kabul edecektir; tıpkı aziz milletimiz gibi kardeş Suriye halkı da her şeyin en iyisine, en güzeline layıktır. Hiç şüphesiz bunu fazlasıyla hak etmektedir. 18 ve 30 Ocak mutabakatlarının tek ordu, tek devlet, tek Suriye temelinde titizlikle uygulanmasını bu bakımdan çok önemsiyoruz. Suriye’de kalıcı barışın ve istikrarın yol haritası belli olmuştur. Taraflar bunun idrakinde olarak yanlış hesap yapmamalı, eski hataları tekrar etmemeli, maksimalist taleplerle süreci zehirlememelidir. Şiddetin daha büyük şiddeti besleyeceği unutulmamalıdır" açıklamasında bulundu. "Artık Suriye’nin yer altı ve yer üstü zenginliklerinin tünel yapmaya, şehirlerin altında tünel kazmaya değil Suriye halkının tüm kesimlerinin refahına harcanmasının vakti gelmiştir" Suriye’nin yer altı ve yer üstü zenginliklerinin şehirlerin altında tünel kazmaya değil, Suriye halkının tüm kesimlerinin refahına harcanması zamanının geldiğine dikkati çeken Erdoğan, "Biz Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın ülkesini bir an önce ayağa kaldırmaya yönelik samimi gayretlerinin en yakın şahidiyiz. Son operasyonlarla işgalden kurtarılan yerlerde de yeni yönetime karşı hem teveccühün hem büyük bir beklentinin oluştuğunu müşahede ediyoruz. Yeniden yeşeren umutlar inşallah bir daha kara kışa dönmeyecektir. En başta Türkiye buna izin vermeyecektir. Suriye hükümetinin en geniş siyasi katılım ve temsili sağlayacağına, etkili bir kalkınma planını hızla hayata geçireceğine yürekten inanıyorum. Türkiye olarak en uzun sınıra sahip olduğumuz, halkını dost, akraba ve kardeş bildiğimiz Suriye’deki gelişmeleri yakından takip etmeyi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. "Türkiye, bölgesinde tahakküm peşinde değildir, başka ülkeleri dizayn etme arzusunda asla değildir" Türkiye’nin bölgesinde nüfuz arayışında olmadığını söyleyen Erdoğan, "Türkiye, bölgesinde tahakküm peşinde değildir. Başka ülkeleri dizayn etme arzusunda asla değildir. Tam tersine biz samimi bir şekilde kardeşlik istiyoruz, barış diyoruz. Hep birlikte kalkınalım, hep birlikte ortak geleceğimizi inşa edelim diyoruz. Halep’le birlikte Şam, Rakka, Haseke, Kamışlı da şen olana kadar; Der’alı çocuklarla birlikte Kobanili yavruların da yüzlerinde tebessüm çiçekleri açana kadar Suriyeli kardeşlerimizi bir an olsun yalnız bırakmayacağız. İşte son operasyonlar sırasında hemen talimatlarımızı verdik. AFAD’ımızı, Kızılay’ımızı ve insani yardım kuruluşlarımızı süratle harekete geçirdik. İlk etapta iki tır dolusu insani yardım malzemesini Suriye hükümeti ile iş birliği halinde Kürt kardeşlerimizin yaşadığı yerleşim yerlerine sevk ettik. Kardeşlik ve komşuluk hukukumuzun gereği neyse, Türkiye olarak bize ne düşüyorsa hiç tereddüt etmeden en güzel şekilde yerine getirdik. İnşallah Ramazan-ı Şerif boyunca yardımlarımız artarak devam edecek. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerif ile birlikte Suriye’deki tüm kardeşlerimiz inşallah bu havayı teneffüs edecektir" diye konuştu. "Krizi fırsata çevirmek gibi ucuz bir hesap içindeler" "Biz can kurtarma peşindeyken birileri de çıkmış son derece kirli ve kışkırtıcı söylemlerle maalesef selden kütük kapma telaşına düşmüştür" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Suriye konusunu iç siyasette istismar etmek suretiyle milli birlik ve dirliğimizi kundaklamayı amaçlayan bu rezil siyasetin koç başlığını ise ana muhalefetin genel başkanlık koltuğunda oturan zat ile yoldaşları yapmaktadır. Nasıl 1 milyon kardeşimiz katledilirken Suriye’yi umursamadılarsa bugün de aynı durumdalar. Krizi fırsata çevirmek gibi ucuz bir hesap içindeler. Suriye’nin etnik temelli bir çatışmaya sürüklenme riski, bu komşu ve kardeş ülkenin tekrar kan gölüne dönme ihtimali bunları zerre miskal ilgilendirmiyor. Açık söylüyorum, ne Kürtler, ne Nusayriler ne de başkaları bunların umurlarında değil. Eğer öyle olsaydı 13,5 yıl boyunca Suriye halkının tepesine varil bombaları yağarken tepki gösterirlerdi. Öyle olsaydı Suriye’de terör örgütleri cirit atarken konuşurlardı. Öyle olsaydı henüz 3-4 yaşındaki masum yavruların cansız bedenleri sahile vururken seslerini çıkarırlardı. Öyle olsaydı Kürt kardeşlerimize kimlik dahi verilmezken buna itiraz eder, Suriyeli Kürtlerin hakları için mücadele ederlerdi. Kardeşlerim, ama bunu yapmadılar. 13,5 yıl boyunca sadece sustular, zulmü görmezden geldiler. Sınırımızın hemen ötesinde ne olup bittiğini gündemlerine bile almadılar. Daha vahimi; on yıllar boyunca Arapları, Kürtleri nasıl aşağıladılarsa bugün de aynı yerdeler. Bugün de aynı ideolojik bağnazlıkla hareket ediyorlar. Bunların vicdansızlıklarını gördükçe inanın onlar adına biz hicap duyuyoruz. Benim milletim bu istismarcıların gerçek niyetini artık çok net görüyor. Benim Kürt kardeşlerim oynanan oyunları artık çok net görüyor. Benim Arap vatandaşlarım kimlerin hangi çirkin senaryoların figüranı ve taşeronu olduğunu çok net biçimde görüyor. Bu gerçeği sadece CHP genel başkanı görmüyor. Bu zata akıl verenler görmüyor. Bu zatı parmağında oynatanlar, uzaktan kumandayla bu şahsı istedikleri gibi kontrol edenler, keyiflerine göre yönlendirenler görmüyor." "Zaman ve dünya değişiyor ama CHP’de ‘gelen gideni aratır’ gerçeği asla değişmiyor" Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özel’den ortaya bir siyaset koymasını, proje üretmesini, milletin ve coğrafyadaki mazlumların derdiyle dertlenmesini beklemediklerini kaydederek, "Son kepazelikleriyle birlikte artık bundan ümidimiz kalmadı. Bari sorumlu, seviyeli, işgal ettiği koltuğa yakışır bir siyasi üslup benimsemesini; en azından bunu milletten ve CHP’li vatandaşlarımızdan esirgemesin. Hakaret etmeden, küfretmeden, tehdit etmeden, mikrofonu yumruklamadan, önüne gelene sataşmadan da bu ülkede siyaset yapılabileceğini öğrensin. Affınıza sığınarak söylüyorum; meyhane jargonuyla siyasetçilik oynamaktan artık vazgeçsin. Görüyoruz ki zaman değişiyor, dünya değişiyor, genel başkanlar değişiyor ama CHP’de ’gelen gideni aratır’ gerçeği asla ve asla değişmiyor. Biz eskisini ’oturduğu koltuğun hakkını vermiyor’ diye eleştiriyorduk; yerine gelen selefinden de kötü çıktı. Anlaşılan yeni genel başkanın kelime dağarcığı öncekinden daha sınırlı. Biz üslup sorunu var zannediyorduk, meğer sorun bizatihi üslubuymuş. Biz Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’ya yönelik edep ve nezaket dışı ifadelerini ayıplıyorduk, meğer beyefendi günlük hayatta da o seviyesiz kelimelerle iletişim kuruyormuş. Lafa gelince Türkiye’yi yönetmeye talipler ancak ne kendilerini ne de CHP’yi yönetebiliyorlar. Durum öyle yere vardı ki millet son günlerde dizi izlemeyi bıraktı; her akşam çayı, çekirdeği alıp CHP’nin skandallarını seyretmeye başladı. Entrika, kumpas, iftira, tuzak, komedi, trajedi ne ararsan hepsi var. Ne diyelim? Allah bunlara akıl, CHP’li vatandaşlarıma da sabır versin. Milletimiz, bilhassa kalbi, zihni, dili temiz evlatlarını bu zata maruz kalmaktan korumaya devam etsin" ifadelerine yer verdi. "Allah’a sonsuz hamdolsun ki ahdimize sadık kaldık" Erdoğan, ‘asrın felaketinin’ üçüncü sene-i devriyesinde Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de yer aldığı geniş bir heyetle Osmaniye’yi ziyaret ettiklerini belirterek, "Osmaniye’de tam bir kardeşlik tablosu çizildi. Bir dayanışma iklimi yaşandı. Bilhassa yeni konutları teslim edilen depremzedelerimizin sevincine şahit olmak bizler için tarifsiz bir bahtiyarlık kaynağıydı. 14-28 Mayıs seçimleri sürecinde meydanlarda bir söz vermiş; ’Evi yıkılan, iş yeri yıkılan depremzede kardeşlerimizin yanında olacağız’ demiştik. Allah’a sonsuz hamdolsun ki ahdimize sadık kaldık. Söz verdiğimiz şekilde 433 bin 667’si konut, 21 bin 690’ı iş yeri olmak üzere tam 455 bin 357 bağımsız bölümü tamamladık. 27 Aralık’ta Hatay’ımızda 455 bininci afet konutumuzun anahtarlarını hak sahibi kardeşlerimize takdim etmenin gururunu yaşadık. Osmaniye’de de konut, iş yeri ve köy evi olmak üzere toplam 12 bin 557 bağımsız bölümü hak sahiplerimizle buluşturduk. Deprem konutlarımız hayırlı uğurlu olsun diyorum. Sadece üç yıl gibi kısa bir sürede yazılan bu başarı hikayesi, büyük ve güçlü Türkiye’nin başarısıdır. Tüm dünyanın gıptayla takip ettiği bu başarı; asrın felaketinin üstesinden asrın dayanışmasıyla gelen 86 milyon vatandaşımızın başarısıdır. Devlet millet yürek yüreğe verdik, güç birliği yaptık, inandık, azmettik, çalıştık ve neticede ’olmaz’ denileni, ’imkansız’ denileni 3 yılda hayata geçirdik" şeklinde konuştu. "Meydanlarda bedava ev sözü verdikleri depremzedelerimizin huzuruna tek bir eserle dahi çıkamayanlar bize laf edemez" Başarılara rağmen muhalefetin kendilerini eleştirdiğini, yapılan işlere çamur attığını ve deprem bölgesindeki çalışmaları küçümsediğini söyleyen Erdoğan, "Yönettikleri şehirlerde insanlar kışın ortasında susuzluktan kıvranırken, çöp, çamur, çukur hayatın rutini haline gelmişken, bunlar utanmadan, sıkılmadan 6 Şubat depremlerinde en ağır yıkımı yaşayan Kahramanmaraş’taki yolları diline doluyor. Bir defa şunu herkes bilecek; meydanlarda bedava ev sözü verdikleri depremzedelerimizin huzuruna tek bir eserle dahi çıkamayanlar bugün bize laf edemez. 3 yıl sonra bile cek’li-cak’lı cümleler dışında somut projeleri olmayanların 455 bin konutu teslim eden iktidarımıza dil uzatması sadece hadsizlik değil, aynı zamanda edepsizliktir. Varsa eseriniz çıkar anlatırsınız, varsa tamamladığınız bir proje gider açılışını yapar, kurdelesini kesersiniz. Kendinize güveniyorsanız 3 yılda depremden özellikle ne yaptığınızı millete gösterirsiniz. Bunları yapamıyorsanız, en azından edebinizle susarsınız. Milletin gördüğünü inkar etmez, hizmeti karalamaz, esere kara çalmazsınız. Kendi yeteneksizliğinizi devlete çamur atarak kapatma yoluna gitmezsiniz. Ama bunlar ne taş üstüne taş koymayı, ne de edebince susmayı biliyor. Polemikle, laf cambazlığıyla günü kurtarmaya çalışıyorlar. Rant kapısına çevirdikleri siyaset gemisini yürütmenin hesabını yapıyorlar. Biz ise her zaman olduğu gibi yine işimize bakıyoruz. Milletimize nasıl daha iyi hizmet ederiz, buna odaklanıyoruz" ifadelerini kullandı. Erdoğan, Osmaniye’de ayrıca toplam yatırım tutarı 74 milyar 961 milyon lira olan 116 yatırımın da açılışını gerçekleştirdiklerini aktararak, bu yatırımların da şehre ve Osmaniyelilere hayırlı olmasını diledi. "11 ilimizdeki vatandaşlarımız da evlerine zorlanmadan çok uygun şartlarla faizsiz, sabit fiyatlarla kavuşacak" Türkiye’de son 23 yılda yaşanan doğal afetlerin hiçbirinde vatandaşları mağdur etmediklerini söyleyen Erdoğan, "Hele hele milletimize faizle afet konutu hiçbir zaman ödetmedik. Olabilecek en uygun şartlarda hiç kimseyi yormadan, kimseyi sıkıntıya düşürmeden afetzede kardeşlerimizi yuvalarına kavuşturduk. 23 yıldır ne yaptıysak 6 Şubat deprem konutları için de aynısını yapıyoruz. Daha önce İzmir’de, Elazığ’da, Bozkurt’ta, Manavgat’ta milletimiz nasıl faizsiz, sabit fiyatlarla ev sahibi olduysa yine bu evlere de öyle sahip olacak. Bakınız İzmir’de afet konutlarının aylık taksiti 1600 lira, Elazığ’da taksitler sadece 1060 lira, Giresun’daki kardeşlerimiz afet konutları için 1400 lira ödüyor. Yani her bir kardeşimiz son derece sembolik rakamlarla ev sahipleri oldular. 11 ilimizdeki vatandaşlarımız da evlerine zorlanmadan çok uygun şartlarla faizsiz, sabit fiyatlarla kavuşacak. Son Kabine toplantımızda meseleyi enine boyuna değerlendirdik, titiz bir çalışmayla milletimiz için en uygunu neyse onu ortaya çıkardık" açıklamasında bulundu. "455 bin konutun tüm altyapı bedellerini biz karşılıyoruz" Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 11 ilde yapılan 455 bin konutun tüm altyapı bedellerini karşıladıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kalan fiyat üzerinden vatandaşlarımıza yüzde 50 indirim yapıyoruz. Böylece altyapı dahil konut fiyatlarının yüzde 65’ini devletimiz ödüyor. Dahası 2 yıl ödeme almayacağız. Vatandaşımız anahtarını teslim aldıktan 2 yıl sonra ödemeye başlayacak, 18 yıl boyunca da aynı fiyatla ödeyecek. Konutlarımızı ortalama 1 milyon 890 bin liralık fiyatla vatandaşımıza sunacağız. 3+1 konutlarımız için ayda 8 bin 750 lira taksit ödenecek, bu fiyat değişmeyecek. 18 yıl boyunca sabit, yani faizsiz olacak. Dediğim gibi ödemeler anahtarlar teslim alındıktan iki yıl sonra başlayacak. Vatandaşımıza bir alternatif daha sunuyoruz, peşin ödemek isteyen olursa Meclisimizde düzenleme yapacağız. 484 bin liradan, yani neredeyse dörtte bir fiyatına vatandaşlarımız bu evleri alabilecek. Bunu alırken kredi kullanmak isteyen vatandaşımıza da kamu bankalarımız gerekli kolaylığı sunacak. Yine köy evlerimizde altyapı maliyetlerini karşılayacak, ayrıca maliyet üzerinden yüzde 50 indirim yapacağız. Orada da ödemeler 18 yıl boyunca 8 bin 100 lira sabit taksitle olacak. Yine peşin almak isteyen vatandaşımız köy konutlarımızı da 448 bin liradan peşin olarak alabilecekler. Açıkladığımız ödeme rakamlarının hayırlı uğurlu olmasını diliyoruz. Vatandaşlarımız yeni evlerinde huzurla, güvenle güle güle otursunlar diyoruz" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin terörsüz istikbali için en doğru olanı kararlılıkla yapacağız" Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Biz siyaseti kendi ikbalimiz için değil, 86 milyonun her bir ferdinin huzuru, güvenliği, müreffeh ve mutlu yarınları için yapıyoruz. 24 yıldır siyaset arenasında niçin bulunduğumuzu, milletimizin bu görevlere bizleri hangi sebeplerle getirdiğini, mukaddes emanetini niçin bize tevdi ettiğini asla unutmadık, unutmuyoruz, hiçbir zaman da unutmayacağız. Buradaki arkadaşlarımla, teşkilatımızdaki tüm kardeşlerimle her zeminde hizmet etmenin, siyaset üretmenin, millete hizmet sancağını daha yükseğe çıkartmanın mücadelesi içindeyiz. Cumhur İttifakı olarak terörsüz Türkiye sürecini yine bu tasavvurla başlattık. Yaklaşık 16 aydır gizli-açık çeşitli sabotaj girişimlerine rağmen hamdolsun süreci başarıyla yürüttük. İttifak olarak dayanışma halinde, strateji ve taktik birliği içinde en kritik kavşaklarda cesaretli davranarak, gerektiğinde riske girerek süreci bugünlere kazasız, belasız getirdik. Suriye’nin kuzeyindeki belirsizliğin ortadan kalkması ve tam entegrasyonun sağlanmasına paralel olarak inşallah sürecin yükü daha da hafifleyecek, belli başlı konularda çok daha seri yol alma imkanı doğacaktır. İlgili kurumlarımız sınırlarımızın ötesindeki gelişmeleri titizlikle takip ediyor. Tarihi bir sorumluluk üstlenen Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz nihai raporunu tamamlamak üzere. Komisyonda yer alan siyasi partilerin yapıcı katkılarıyla raporun tekemmül ettirileceğine inanıyorum. Şurası bir gerçek ki, raporun açıklanmasını müteakip siyaset kurumuna daha fazla görev ve sorumluluk düşecektir. Milli iradenin tecelligahı olan Meclisimiz inşallah sürecin yeni aşamasında da vazifesini güvenle yapacaktır. Biz AK Parti olarak ilk günden beri olduğu gibi mesuliyet bilinciyle hareket edeceğiz, her zamankinden daha yapıcı, daha kuşatıcı olacağız. Ülkemize sadece ekonomik maliyeti 2 trilyon doları bulan bu sorunun kalıcı biçimde çözülmesi için gövdemizi taşın altına koymaktan çekinmeyeceğiz. Elbette bu süreçte aziz şehitlerimizin, gazilerimizin ve hepsi birer metanet timsali olan şehit yakınlarımızın başını yere asla eğdirmeyecek, Türkiye’nin terörsüz istikbali için en doğru olanı kararlılıkla yapacağız." Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan, görevlerini devreden Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ile İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya bugüne kadarki hizmetleri için teşekkür etti. Erdoğan, görevi devralan yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek ile İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya da muvaffakiyetler temenni etti.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 14:26
İçişleri Bakanlığında devir teslim töreni: Yeni Bakan Çiftçi, görevi Yerlikaya’dan devraldı
İçişleri Bakanı görevine atanan Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, gerçekleştirilen devir teslim töreni ile görevi Ali Yerlikaya’dan devraldı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ile İçişleri Bakanı olarak atanan Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Bakanlıkta düzenlenen devir teslim töreniyle görevi Ali Yerlikaya’dan devraldı. Törende konuşan eski İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Bakanlık görevine cumhurbaşkanımızın tensipleri ile Mustafa Çiftçi kardeşimiz atandı. Kendisini yürekten tebrik ediyorum. Allah yardımcısı olsun. Hem meslektaşım hem de Konyalı bir hemşerimiz. Yine bir vali kardeşimiz bu makama layık görüldü. Başaracağına, aynı hizmet bayrağını bizden aldı ve cumhurbaşkanımızın liderliğinde, milletimizin devletimizin güvenliği huzuru için gece gündüz demeden Allah’ın izni ile çalışacak" dedi."Milletimizin duası ile çalışıp yüz akı ile ayrılmak nasip oldu"Bugüne kadar gayretle çalıştıklarını kaydeden eski Bakan Yerlikaya, "Kaymakamlığımdan bugüne kadar hizmet ettim. İlk nefes son nefes arasında kaç nefes olduğunu bilmeyiz, buna ömür diyoruz bu ömür sınanmalar ile geçiyor. Bazen makam ile sınanırken teşekkür ediyoruz dendiğinde de bu sınanmalar devam ediyor. Liderimiz Erdoğan ilk başbakanlığından bu yana verdiği görevlerde ve bakanlıkta çalışıp milletimizin duası ile çalışıp yüz akı ile ayrılmak nasip oldu. Değerli bakanımız da yüz akı ile kardeşlerimizden birine teslim edeceğine inanıyorum. Çalışma arkadaşlarımızın her birine müteşekkirim. Dilimizle kimseye eza vermedik. İşimizi en iyi yapma noktasında çalıştık. Her başlangıcın duası var. İlk geldiğimde yaptığım dua ile bugün ayrılıyorum. Son teşekkürü de aileme ediyorum. Sosyal çevremi hep ihmal edemedim, düğünlere etkinliklere gidemedim. Devletimiz milletimiz için çalıştım" ifadelerine yer verdi."Zor ve meşakkatli bir görev üstlendiğimi biliyorum"Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ise, "Bugünkü kararname ve cumhurbaşkanımızın tensipleri ile görevi bakanımızdan devralıyorum. Bakanımızın güzel hizmetleri oldu. Kişilere yönelik, mal varlığı, dolandırıcılık, düzensiz göçmenlik suçlarında özenle hizmet ettiler. 30. yılımda bugünleri de gördük. Allah’a şükrediyorum. Bu bana rabbimin lütfu diyorum. Başkalarından üstün olduğum için değil Allah bana lütfetti. Cumhurbaşkanımız da vesile oldular. Bakanımıza verdikleri değerli hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyorum kendisinden çok şey öğrendim. Hem meslek büyüğümüz hem bakanımızdı. İnşallah başka hizmetlere de vesile olurlar. Çorum’da göreve başladığımda benim niyetim bir gün buradan görevi bırakınca iyi bir seda bırakarak ayrılmak demiştim. Zor bir görev üstlendiğimi biliyorum. Meşakkatli bir görev bu. Ben de vakti zamanı geldiğimde görevi başkasına devredebilirim" diye konuştu.Devir Teslim Törenin de AK Parti adına Genel Başkan Yardımcıları Faruk Acar, Halit Yerebakan ile Genel Sekreter Eyyüp Kadir İnan yer aldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder