POLİTİKA - 11 Şubat 2026 Çarşamba 14:36

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "28 Şubat artığı faşizan, ukala, kibirli, alçak zihniyeti bugün bir kez daha lanetliyorum"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "28 Şubat artığı faşizan, ukala, kibirli, alçak zihniyeti bugün bir kez daha lanetliyorum"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eskişehir’in Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş Akgün’ün kıyafeti nedeniyle sosyal medyada hedef alınmasına ilişkin, "’Şalvarlı kadının görevi ilçe yönetmek değildir, ahırda inek sağmaktır’ diyerek tahkir etmeye kalkan 28 Şubat artığı bu faşizan, bu ukala, kibirli, alçak zihniyeti bugün bir kez daha lanetliyorum" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen grup toplantısında konuştu. Konuşmasından önce Eskişehir’in Mihalgazi ilçesinden gelen yöresel kıyafetli kadınları selamlayan Erdoğan, "Belediye Başkanımız Zeynep Güneş’le birlikte tüm hanım kardeşlerime teşekkür ediyor, Anadolu kadınının bin yıllık asaletini yansıtan şu vakur duruşları için kendilerine şükranlarımı sunuyorum" dedi.


Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş Akgün’ün kıyafeti üzerinden sosyal medyada hedef alınmasına ilişkin Erdoğan, "Milletten aldığı yetkiyle ilçesine üç dönemdir hizmet eden başarılı bir kadın siyasetçiye ’Şalvarlı kadının görevi ilçe yönetmek değildir, ahırda inek sağmaktır’ diyerek tahkir etmeye kalkan 28 Şubat artığı bu faşizan, bu ukala, kibirli, alçak zihniyeti bugün bir kez daha lanetliyorum. Yıllarca sırf başörtülerinden ötürü kadınların eğitim hakkını, kamuda çalışma hakkını, hatta seçilme hakkını gasp edenlerle; Anadolu kadınının asırlardır üzerinde gururla taşıdığı yazmasına, tülbentine, şalvarına, çarşafına, ehramına, fistanına dil uzatanlarla; milletimize tepeden bakan, milletimizi hor ve hakir görenlerle mücadelemizi her zeminde sonuna kadar devam ettireceğimizin bilinmesini istiyorum. Bu ülkede yasakçı ve baskıcı anlayışa göz yummadık ve yummayacağız. Kadınlara parmak sallayanlara meydanı terk etmedik, etmeyeceğiz. Eski karanlık günleri hortlatmaya çalışanların karşısında dimdik durduk, duracağız. Şerife Bacı’nın, Kara Fatma’nın, Nene Hatun’un yolundan giden tüm hanım kardeşlerimi bugün bir kere daha kemal-i hürmetle selamlıyorum" ifadelerini kullandı.



"Suudi Arabistan’la imzaladığımız anlaşma stratejik öneme sahiptir"


Geçen hafta Suudi Arabistan ve Mısır’a önemli bir ziyaret gerçekleştirdiklerini hatırlatan Erdoğan, "İkili ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almanın yanı sıra; Filistin, Suriye, Sudan başta olmak üzere güncel meseleleri kapsamlı şekilde istişare ettik. Her iki ziyaretimizden enerjiden savunmaya farklı alanlarda imzaladığımız toplam 12 anlaşma ile döndük. Özellikle yenilenebilir enerji alanında Suudi Arabistan’la imzaladığımız anlaşma stratejik öneme sahiptir. Bu anlaşmaya göre inşallah Suudi şirketleri Türkiye’de toplam 5 bin megavat gücünde güneş ve rüzgar santralleri inşa edecek. İlk aşamada Sivas ve Karaman’da biner megavatlık güneş enerjisi santralleri kurulacak. İki güneş enerjisi santrali projesi ile toplam 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılamayı hedefliyoruz" diye konuştu.


Cumartesi günü Ürdün Kralı 2. Abdullah bin Hüseyin’i misafir ettiklerini, oldukça verimli ve ikili ilişkileri güçlendiren istişarelerin yapıldığını aktaran Erdoğan, en kısa zamanda Ürdün’e bir ziyarette bulunmayı arzu ettiklerini söyledi.



"Dünyada ve bölgemizde tabiri caizse bir Türkiye rüzgarı esiyor"


Diplomatik temaslar çerçevesinde Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in bugün, Sırbistan Başbakanı Vuçic’in ise yarın Ankara’ya geleceğini kaydeden Erdoğan, "Önümüzdeki pazartesi ve salı günleri ise inşallah Birleşik Arap Emirlikleri’ni ve Etiyopya’yı ziyaret edeceğiz. Dünyada ve bölgemizde bir Türkiye rüzgarı esiyor. Türkiye olarak kendimiz için ne istiyorsak, dostlarımız, kardeşlerimiz için de aynısını istiyoruz. Kendimiz için nasıl huzur, güvenlik istiyorsak; nasıl istikrar, kalkınma, refah istiyorsak; komşularımız ve tüm kardeş ülkeler için de aynısını istiyoruz. Son dönemde hız verdiğimiz diplomatik çabalarımız işte bunun içindir. Bilinen bilinmeyen, görünen görünmeyen temaslarımızın temel gayesi, aynı şekilde bölgesel barışa katkı sunmaktır. Hiçbir komplekse kapılmadan tüm aktörlerle görüşüyor, tamamen kardeşlik hissiyatı içinde fikir ve önerilerimizi muhataplarımızla paylaşıyoruz. İnsanlık tarihiyle yaşıt bir bölgenin kadim sakinleri olarak son yıllarda çatışmalarla, kardeş kavgasıyla, Gazze’de olduğu gibi barbarlıkla anılan coğrafyamızın tekrar bir selam yurdu, yeniden bir güven ve esenlik yurdu olması için hüsnüniyetle çalışıyoruz" dedi.



"Suriye konusunda Suudi Arabistan’ın, Mısır’ın ve Ürdün’ün de bizimle aynı hassasiyetleri taşıdığını görmekten büyük bir memnuniyet duydum"


Suriye’nin yaklaşık 14 yıldır hasretini çektiği istikrara, barışa ve huzura süratle kavuşmasının en büyük temennileri olduğunu söyleyen Erdoğan, "Aynı kıbleye yönelen Suriyeli kardeşlerimizin birlik içinde, kardeşlik içinde aydınlık geleceklerini omuz omuza inşa etmesi bizim samimi arzumuzdur. Suriye konusunda Suudi Arabistan’ın, Mısır’ın ve Ürdün’ün de bizimle aynı hassasiyetleri taşıdığını görmekten büyük bir memnuniyet duydum. Suriye’nin huzuru için her üç ülkeyle inşallah birlikte hareket edeceğiz" ifadelerine yer verdi.



"Suriye’de bir tek canın yanıp gitmesi bizim de canımızdan can kopması demektir"


Suriye meselesinde tavırlarının ilk günden beri net olduğunu, akan her damla kan ve gözyaşının kendilerinin de yüreklerini dağladığını vurgulayan Erdoğan, "Arap, Türkmen, Kürt, Nusayri fark etmeksizin Suriye’de bir tek canın yitip gitmesi bizim de canımızdan can kopması demektir. Suriye’ye vicdan merceğiyle bakan herkes bir defa şunu kabul edecektir; tıpkı aziz milletimiz gibi kardeş Suriye halkı da her şeyin en iyisine, en güzeline layıktır. Hiç şüphesiz bunu fazlasıyla hak etmektedir. 18 ve 30 Ocak mutabakatlarının tek ordu, tek devlet, tek Suriye temelinde titizlikle uygulanmasını bu bakımdan çok önemsiyoruz. Suriye’de kalıcı barışın ve istikrarın yol haritası belli olmuştur. Taraflar bunun idrakinde olarak yanlış hesap yapmamalı, eski hataları tekrar etmemeli, maksimalist taleplerle süreci zehirlememelidir. Şiddetin daha büyük şiddeti besleyeceği unutulmamalıdır" açıklamasında bulundu.



"Artık Suriye’nin yer altı ve yer üstü zenginliklerinin tünel yapmaya, şehirlerin altında tünel kazmaya değil Suriye halkının tüm kesimlerinin refahına harcanmasının vakti gelmiştir"


Suriye’nin yer altı ve yer üstü zenginliklerinin şehirlerin altında tünel kazmaya değil, Suriye halkının tüm kesimlerinin refahına harcanması zamanının geldiğine dikkati çeken Erdoğan, "Biz Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın ülkesini bir an önce ayağa kaldırmaya yönelik samimi gayretlerinin en yakın şahidiyiz. Son operasyonlarla işgalden kurtarılan yerlerde de yeni yönetime karşı hem teveccühün hem büyük bir beklentinin oluştuğunu müşahede ediyoruz. Yeniden yeşeren umutlar inşallah bir daha kara kışa dönmeyecektir. En başta Türkiye buna izin vermeyecektir. Suriye hükümetinin en geniş siyasi katılım ve temsili sağlayacağına, etkili bir kalkınma planını hızla hayata geçireceğine yürekten inanıyorum. Türkiye olarak en uzun sınıra sahip olduğumuz, halkını dost, akraba ve kardeş bildiğimiz Suriye’deki gelişmeleri yakından takip etmeyi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.



"Türkiye, bölgesinde tahakküm peşinde değildir, başka ülkeleri dizayn etme arzusunda asla değildir"


Türkiye’nin bölgesinde nüfuz arayışında olmadığını söyleyen Erdoğan, "Türkiye, bölgesinde tahakküm peşinde değildir. Başka ülkeleri dizayn etme arzusunda asla değildir. Tam tersine biz samimi bir şekilde kardeşlik istiyoruz, barış diyoruz. Hep birlikte kalkınalım, hep birlikte ortak geleceğimizi inşa edelim diyoruz. Halep’le birlikte Şam, Rakka, Haseke, Kamışlı da şen olana kadar; Der’alı çocuklarla birlikte Kobanili yavruların da yüzlerinde tebessüm çiçekleri açana kadar Suriyeli kardeşlerimizi bir an olsun yalnız bırakmayacağız. İşte son operasyonlar sırasında hemen talimatlarımızı verdik. AFAD’ımızı, Kızılay’ımızı ve insani yardım kuruluşlarımızı süratle harekete geçirdik. İlk etapta iki tır dolusu insani yardım malzemesini Suriye hükümeti ile iş birliği halinde Kürt kardeşlerimizin yaşadığı yerleşim yerlerine sevk ettik. Kardeşlik ve komşuluk hukukumuzun gereği neyse, Türkiye olarak bize ne düşüyorsa hiç tereddüt etmeden en güzel şekilde yerine getirdik. İnşallah Ramazan-ı Şerif boyunca yardımlarımız artarak devam edecek. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerif ile birlikte Suriye’deki tüm kardeşlerimiz inşallah bu havayı teneffüs edecektir" diye konuştu.



"Krizi fırsata çevirmek gibi ucuz bir hesap içindeler"


"Biz can kurtarma peşindeyken birileri de çıkmış son derece kirli ve kışkırtıcı söylemlerle maalesef selden kütük kapma telaşına düşmüştür" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:


"Suriye konusunu iç siyasette istismar etmek suretiyle milli birlik ve dirliğimizi kundaklamayı amaçlayan bu rezil siyasetin koç başlığını ise ana muhalefetin genel başkanlık koltuğunda oturan zat ile yoldaşları yapmaktadır. Nasıl 1 milyon kardeşimiz katledilirken Suriye’yi umursamadılarsa bugün de aynı durumdalar. Krizi fırsata çevirmek gibi ucuz bir hesap içindeler. Suriye’nin etnik temelli bir çatışmaya sürüklenme riski, bu komşu ve kardeş ülkenin tekrar kan gölüne dönme ihtimali bunları zerre miskal ilgilendirmiyor. Açık söylüyorum, ne Kürtler, ne Nusayriler ne de başkaları bunların umurlarında değil. Eğer öyle olsaydı 13,5 yıl boyunca Suriye halkının tepesine varil bombaları yağarken tepki gösterirlerdi. Öyle olsaydı Suriye’de terör örgütleri cirit atarken konuşurlardı. Öyle olsaydı henüz 3-4 yaşındaki masum yavruların cansız bedenleri sahile vururken seslerini çıkarırlardı. Öyle olsaydı Kürt kardeşlerimize kimlik dahi verilmezken buna itiraz eder, Suriyeli Kürtlerin hakları için mücadele ederlerdi. Kardeşlerim, ama bunu yapmadılar. 13,5 yıl boyunca sadece sustular, zulmü görmezden geldiler. Sınırımızın hemen ötesinde ne olup bittiğini gündemlerine bile almadılar. Daha vahimi; on yıllar boyunca Arapları, Kürtleri nasıl aşağıladılarsa bugün de aynı yerdeler. Bugün de aynı ideolojik bağnazlıkla hareket ediyorlar. Bunların vicdansızlıklarını gördükçe inanın onlar adına biz hicap duyuyoruz. Benim milletim bu istismarcıların gerçek niyetini artık çok net görüyor. Benim Kürt kardeşlerim oynanan oyunları artık çok net görüyor. Benim Arap vatandaşlarım kimlerin hangi çirkin senaryoların figüranı ve taşeronu olduğunu çok net biçimde görüyor. Bu gerçeği sadece CHP genel başkanı görmüyor. Bu zata akıl verenler görmüyor. Bu zatı parmağında oynatanlar, uzaktan kumandayla bu şahsı istedikleri gibi kontrol edenler, keyiflerine göre yönlendirenler görmüyor."



"Zaman ve dünya değişiyor ama CHP’de ‘gelen gideni aratır’ gerçeği asla değişmiyor"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özel’den ortaya bir siyaset koymasını, proje üretmesini, milletin ve coğrafyadaki mazlumların derdiyle dertlenmesini beklemediklerini kaydederek, "Son kepazelikleriyle birlikte artık bundan ümidimiz kalmadı. Bari sorumlu, seviyeli, işgal ettiği koltuğa yakışır bir siyasi üslup benimsemesini; en azından bunu milletten ve CHP’li vatandaşlarımızdan esirgemesin. Hakaret etmeden, küfretmeden, tehdit etmeden, mikrofonu yumruklamadan, önüne gelene sataşmadan da bu ülkede siyaset yapılabileceğini öğrensin. Affınıza sığınarak söylüyorum; meyhane jargonuyla siyasetçilik oynamaktan artık vazgeçsin. Görüyoruz ki zaman değişiyor, dünya değişiyor, genel başkanlar değişiyor ama CHP’de ’gelen gideni aratır’ gerçeği asla ve asla değişmiyor. Biz eskisini ’oturduğu koltuğun hakkını vermiyor’ diye eleştiriyorduk; yerine gelen selefinden de kötü çıktı. Anlaşılan yeni genel başkanın kelime dağarcığı öncekinden daha sınırlı. Biz üslup sorunu var zannediyorduk, meğer sorun bizatihi üslubuymuş. Biz Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’ya yönelik edep ve nezaket dışı ifadelerini ayıplıyorduk, meğer beyefendi günlük hayatta da o seviyesiz kelimelerle iletişim kuruyormuş. Lafa gelince Türkiye’yi yönetmeye talipler ancak ne kendilerini ne de CHP’yi yönetebiliyorlar. Durum öyle yere vardı ki millet son günlerde dizi izlemeyi bıraktı; her akşam çayı, çekirdeği alıp CHP’nin skandallarını seyretmeye başladı. Entrika, kumpas, iftira, tuzak, komedi, trajedi ne ararsan hepsi var. Ne diyelim? Allah bunlara akıl, CHP’li vatandaşlarıma da sabır versin. Milletimiz, bilhassa kalbi, zihni, dili temiz evlatlarını bu zata maruz kalmaktan korumaya devam etsin" ifadelerine yer verdi.



"Allah’a sonsuz hamdolsun ki ahdimize sadık kaldık"


Erdoğan, ‘asrın felaketinin’ üçüncü sene-i devriyesinde Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de yer aldığı geniş bir heyetle Osmaniye’yi ziyaret ettiklerini belirterek, "Osmaniye’de tam bir kardeşlik tablosu çizildi. Bir dayanışma iklimi yaşandı. Bilhassa yeni konutları teslim edilen depremzedelerimizin sevincine şahit olmak bizler için tarifsiz bir bahtiyarlık kaynağıydı. 14-28 Mayıs seçimleri sürecinde meydanlarda bir söz vermiş; ’Evi yıkılan, iş yeri yıkılan depremzede kardeşlerimizin yanında olacağız’ demiştik. Allah’a sonsuz hamdolsun ki ahdimize sadık kaldık. Söz verdiğimiz şekilde 433 bin 667’si konut, 21 bin 690’ı iş yeri olmak üzere tam 455 bin 357 bağımsız bölümü tamamladık. 27 Aralık’ta Hatay’ımızda 455 bininci afet konutumuzun anahtarlarını hak sahibi kardeşlerimize takdim etmenin gururunu yaşadık. Osmaniye’de de konut, iş yeri ve köy evi olmak üzere toplam 12 bin 557 bağımsız bölümü hak sahiplerimizle buluşturduk. Deprem konutlarımız hayırlı uğurlu olsun diyorum. Sadece üç yıl gibi kısa bir sürede yazılan bu başarı hikayesi, büyük ve güçlü Türkiye’nin başarısıdır. Tüm dünyanın gıptayla takip ettiği bu başarı; asrın felaketinin üstesinden asrın dayanışmasıyla gelen 86 milyon vatandaşımızın başarısıdır. Devlet millet yürek yüreğe verdik, güç birliği yaptık, inandık, azmettik, çalıştık ve neticede ’olmaz’ denileni, ’imkansız’ denileni 3 yılda hayata geçirdik" şeklinde konuştu.



"Meydanlarda bedava ev sözü verdikleri depremzedelerimizin huzuruna tek bir eserle dahi çıkamayanlar bize laf edemez"


Başarılara rağmen muhalefetin kendilerini eleştirdiğini, yapılan işlere çamur attığını ve deprem bölgesindeki çalışmaları küçümsediğini söyleyen Erdoğan, "Yönettikleri şehirlerde insanlar kışın ortasında susuzluktan kıvranırken, çöp, çamur, çukur hayatın rutini haline gelmişken, bunlar utanmadan, sıkılmadan 6 Şubat depremlerinde en ağır yıkımı yaşayan Kahramanmaraş’taki yolları diline doluyor. Bir defa şunu herkes bilecek; meydanlarda bedava ev sözü verdikleri depremzedelerimizin huzuruna tek bir eserle dahi çıkamayanlar bugün bize laf edemez. 3 yıl sonra bile cek’li-cak’lı cümleler dışında somut projeleri olmayanların 455 bin konutu teslim eden iktidarımıza dil uzatması sadece hadsizlik değil, aynı zamanda edepsizliktir. Varsa eseriniz çıkar anlatırsınız, varsa tamamladığınız bir proje gider açılışını yapar, kurdelesini kesersiniz. Kendinize güveniyorsanız 3 yılda depremden özellikle ne yaptığınızı millete gösterirsiniz. Bunları yapamıyorsanız, en azından edebinizle susarsınız. Milletin gördüğünü inkar etmez, hizmeti karalamaz, esere kara çalmazsınız. Kendi yeteneksizliğinizi devlete çamur atarak kapatma yoluna gitmezsiniz. Ama bunlar ne taş üstüne taş koymayı, ne de edebince susmayı biliyor. Polemikle, laf cambazlığıyla günü kurtarmaya çalışıyorlar. Rant kapısına çevirdikleri siyaset gemisini yürütmenin hesabını yapıyorlar. Biz ise her zaman olduğu gibi yine işimize bakıyoruz. Milletimize nasıl daha iyi hizmet ederiz, buna odaklanıyoruz" ifadelerini kullandı.


Erdoğan, Osmaniye’de ayrıca toplam yatırım tutarı 74 milyar 961 milyon lira olan 116 yatırımın da açılışını gerçekleştirdiklerini aktararak, bu yatırımların da şehre ve Osmaniyelilere hayırlı olmasını diledi.



"11 ilimizdeki vatandaşlarımız da evlerine zorlanmadan çok uygun şartlarla faizsiz, sabit fiyatlarla kavuşacak"


Türkiye’de son 23 yılda yaşanan doğal afetlerin hiçbirinde vatandaşları mağdur etmediklerini söyleyen Erdoğan, "Hele hele milletimize faizle afet konutu hiçbir zaman ödetmedik. Olabilecek en uygun şartlarda hiç kimseyi yormadan, kimseyi sıkıntıya düşürmeden afetzede kardeşlerimizi yuvalarına kavuşturduk. 23 yıldır ne yaptıysak 6 Şubat deprem konutları için de aynısını yapıyoruz. Daha önce İzmir’de, Elazığ’da, Bozkurt’ta, Manavgat’ta milletimiz nasıl faizsiz, sabit fiyatlarla ev sahibi olduysa yine bu evlere de öyle sahip olacak. Bakınız İzmir’de afet konutlarının aylık taksiti 1600 lira, Elazığ’da taksitler sadece 1060 lira, Giresun’daki kardeşlerimiz afet konutları için 1400 lira ödüyor. Yani her bir kardeşimiz son derece sembolik rakamlarla ev sahipleri oldular. 11 ilimizdeki vatandaşlarımız da evlerine zorlanmadan çok uygun şartlarla faizsiz, sabit fiyatlarla kavuşacak. Son Kabine toplantımızda meseleyi enine boyuna değerlendirdik, titiz bir çalışmayla milletimiz için en uygunu neyse onu ortaya çıkardık" açıklamasında bulundu.



"455 bin konutun tüm altyapı bedellerini biz karşılıyoruz"


Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 11 ilde yapılan 455 bin konutun tüm altyapı bedellerini karşıladıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kalan fiyat üzerinden vatandaşlarımıza yüzde 50 indirim yapıyoruz. Böylece altyapı dahil konut fiyatlarının yüzde 65’ini devletimiz ödüyor. Dahası 2 yıl ödeme almayacağız. Vatandaşımız anahtarını teslim aldıktan 2 yıl sonra ödemeye başlayacak, 18 yıl boyunca da aynı fiyatla ödeyecek. Konutlarımızı ortalama 1 milyon 890 bin liralık fiyatla vatandaşımıza sunacağız. 3+1 konutlarımız için ayda 8 bin 750 lira taksit ödenecek, bu fiyat değişmeyecek. 18 yıl boyunca sabit, yani faizsiz olacak. Dediğim gibi ödemeler anahtarlar teslim alındıktan iki yıl sonra başlayacak. Vatandaşımıza bir alternatif daha sunuyoruz, peşin ödemek isteyen olursa Meclisimizde düzenleme yapacağız. 484 bin liradan, yani neredeyse dörtte bir fiyatına vatandaşlarımız bu evleri alabilecek. Bunu alırken kredi kullanmak isteyen vatandaşımıza da kamu bankalarımız gerekli kolaylığı sunacak. Yine köy evlerimizde altyapı maliyetlerini karşılayacak, ayrıca maliyet üzerinden yüzde 50 indirim yapacağız. Orada da ödemeler 18 yıl boyunca 8 bin 100 lira sabit taksitle olacak. Yine peşin almak isteyen vatandaşımız köy konutlarımızı da 448 bin liradan peşin olarak alabilecekler. Açıkladığımız ödeme rakamlarının hayırlı uğurlu olmasını diliyoruz. Vatandaşlarımız yeni evlerinde huzurla, güvenle güle güle otursunlar diyoruz" şeklinde konuştu.



"Türkiye’nin terörsüz istikbali için en doğru olanı kararlılıkla yapacağız"


Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:


"Biz siyaseti kendi ikbalimiz için değil, 86 milyonun her bir ferdinin huzuru, güvenliği, müreffeh ve mutlu yarınları için yapıyoruz. 24 yıldır siyaset arenasında niçin bulunduğumuzu, milletimizin bu görevlere bizleri hangi sebeplerle getirdiğini, mukaddes emanetini niçin bize tevdi ettiğini asla unutmadık, unutmuyoruz, hiçbir zaman da unutmayacağız. Buradaki arkadaşlarımla, teşkilatımızdaki tüm kardeşlerimle her zeminde hizmet etmenin, siyaset üretmenin, millete hizmet sancağını daha yükseğe çıkartmanın mücadelesi içindeyiz. Cumhur İttifakı olarak terörsüz Türkiye sürecini yine bu tasavvurla başlattık. Yaklaşık 16 aydır gizli-açık çeşitli sabotaj girişimlerine rağmen hamdolsun süreci başarıyla yürüttük. İttifak olarak dayanışma halinde, strateji ve taktik birliği içinde en kritik kavşaklarda cesaretli davranarak, gerektiğinde riske girerek süreci bugünlere kazasız, belasız getirdik. Suriye’nin kuzeyindeki belirsizliğin ortadan kalkması ve tam entegrasyonun sağlanmasına paralel olarak inşallah sürecin yükü daha da hafifleyecek, belli başlı konularda çok daha seri yol alma imkanı doğacaktır. İlgili kurumlarımız sınırlarımızın ötesindeki gelişmeleri titizlikle takip ediyor. Tarihi bir sorumluluk üstlenen Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz nihai raporunu tamamlamak üzere. Komisyonda yer alan siyasi partilerin yapıcı katkılarıyla raporun tekemmül ettirileceğine inanıyorum. Şurası bir gerçek ki, raporun açıklanmasını müteakip siyaset kurumuna daha fazla görev ve sorumluluk düşecektir. Milli iradenin tecelligahı olan Meclisimiz inşallah sürecin yeni aşamasında da vazifesini güvenle yapacaktır. Biz AK Parti olarak ilk günden beri olduğu gibi mesuliyet bilinciyle hareket edeceğiz, her zamankinden daha yapıcı, daha kuşatıcı olacağız. Ülkemize sadece ekonomik maliyeti 2 trilyon doları bulan bu sorunun kalıcı biçimde çözülmesi için gövdemizi taşın altına koymaktan çekinmeyeceğiz. Elbette bu süreçte aziz şehitlerimizin, gazilerimizin ve hepsi birer metanet timsali olan şehit yakınlarımızın başını yere asla eğdirmeyecek, Türkiye’nin terörsüz istikbali için en doğru olanı kararlılıkla yapacağız."


Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan, görevlerini devreden Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ile İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya bugüne kadarki hizmetleri için teşekkür etti. Erdoğan, görevi devralan yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek ile İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya da muvaffakiyetler temenni etti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Ters yönden gelerek ezdiği genç kadını hayattan kopardı Eskişehir’de bir ara sokakta ters yönde seyreden araç, 35 yaşındaki Gökçe Kurtulmuş’u ezdi. Genç kadın olay yerinde hayatını kaybederken, yaşanan feci kaza güvenlik kamerasına anbean yansıdı. Olay, Odunpazarı ilçesi İstiklal mahallesi Şirinyer Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre Emine A. (48) idaresindeki 26 EJ 341 plakalı otomobil Şirin Sokak üzerinde ters istikamette hızlıca ilerleyerek caddeyi aştı. Caddenin karşısındaki Şirinyer Sokak’a hızla giren araç, önce banketleri ve trafik levhasını çiğnedikten sonra köşede bekleyen yaya Gökçe Kurtulmuş’u (35) altına aldı. Olay yerine ihbar üzerine sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Ekiplerin incelemesinde Gökçe Kurtulmuş’un hayatını kaybettiği tespit edildi. Olayda yaralanan sürücü Emine A. ilk müdahalesinin ardından ambulans ile Eskişehir Yunus Emre devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Olayla ilgili inceleme başlatıldı. Kaza anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. "Araba çok süratliydi, resmen caddeden uçtu" Kazaya şahit olan esnaf Hasan Bahçecik, "Önce bir ses duydum, ondan sonra arabanın gaza basarsın ya öyle sesler. Önce çöp tenekesini salladı, uçarak karşıya fırlattı. Kırmızı kazaklı bir kadın da orada köşede dururken araba sokağa girdi. Sokağa girer girmez arabayla elektrik direğinin camları arasına sıkıştı. Koştum baktım hemen kurtarabilir miyiz diye, söyleyecek halim yok ama bağırsaklarını görünce içim boşaldı, bir daha yanaşamadım. Araba çok süratliydi, resmen caddeden uçtu. O arada bir boşluk vardı, araba gelmiyordu. Sürücü de galiba yaralanmış, benim gördüğüm sürücü biraz durgundu, sadece bakıyordu. Ben öbür kadına baktım çünkü arabanın onu altına aldığını gördüm" dedi.
Bursa Osmangazi yeni modern pazar alanına kavuşmak için gün sayıyor Osmangazi Belediyesi’nce geçtiğimiz aylarda temeli atılan ve yapımında sona gelinen Demirtaş Sakarya Mahallesi Kapalı Pazar Alanı’nı ziyaret eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, çalışmaların planlandığı şekilde ilerlediğini belirterek, pazar alanının söz verdikleri tarihte hizmete açılacağı müjdesini verdi. Osmangazi Belediyesi, vatandaşların daha rahat ve konforlu bir ortamda alışveriş yapabilmesi amacıyla modern kapalı pazar alanı yatırımlarını sürdürüyor. Bu kapsamda geçtiğimiz aylarda temeli atılan ve yapımında sona yaklaşılan Demirtaş Sakarya Mahallesi Pazar Alanı’nı Başkan Erkan Aydın, Bursa Pazarcılar Odası Başkanı Refik Aksu, Demirtaş Sakarya Mahallesi Muhtarı Mümin Dündar ile birlikte ziyaret ederek çalışmalardaki son durum hakkında bilgi aldı. İncelemelerin ardından Demirtaş Merkez Camii’nde cuma namazını kılan Başkan Aydın, namaz sonrası mahalle sakinleriyle bir araya geldi. Vatandaşların talep ve önerilerini dinleyen Aydın, ihtiyaç duyulan hizmetlerin en kısa sürede yerine getirileceğini ifade etti. "Pazar alanını 2-3 ay içinde vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız" Demirtaş Sakarya Mahallesi Kapalı Pazar Alanı’nda çalışmaların iyi gittiğini belirten Başkan Aydın, "Bursa Pazarcılar Odası Başkanı Refik Aksu, Demirtaş Sakarya Mahallesi Muhtarı Mümin Dündar ve ilgili müdürlerimiz de süreci yakından takip ediyor. Söz verdiğimiz gibi 6 ay içinde burayı vatandaşlarımızın hizmetine sunmayı hedefliyoruz. Yağmur suyunun depolandığı, günümüz şartlarına uygun, modern ve tasarruf sağlayan bir pazar alanı olacak. İnşallah 2-3 ay içerisinde açılışını yapmak nasip olur" dedi. Demirtaş sakinleri, yaptığı hizmetlerden dolayı Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür ettiler.
İstanbul Taekwondo Milli Takımı, yurda döndü 2026 Avrupa Taekwondo ve Para Taekwondo Şampiyonası’nda 6 altın, 4 gümüş ve 12 bronz olmak üzere toplam 22 madalya ile takım halinde Avrupa şampiyonu olan milli taekwondocular, yurda döndü. Almanya’nın Münih şehrinde 11-14 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen 2026 Avrupa Taekwondo ve Para Taekwondo Şampiyonası’nda milli sporcular, takım halinde Avrupa şampiyonu oldu. Ay-yıldızlılar, şampiyonada 6 altın, 4 gümüş ve 12 bronz olmak üzere toplam 22 madalya ile büyük bir başarı elde etti. Milli takım, 16 taekwondocu ve 20 para taekwondocu olmak üzere 36 sporcuyla mücadele ettiği turnuvada, 2022 ve 2024 yıllarından sonra bir kez daha zirvede yer aldı. Milli sporcular ve teknik heyet, Almanya’nın Münih şehrinden hareket eden uçakla saat 14.30 sularında İstanbul Havalimanına iniş yaptı. Berkay Erer: "Olimpiyat şampiyonu olmayı hedefliyorum" Şampiyonada 68 kilogramda altın madalya kazanan Berkay Erer, "İlk kez katıldığım Büyükler Avrupa Şampiyonası’nda Avrupa şampiyonu oldum. Karşılaştığım tüm rakiplerimi 2-0’lık net skorlarla yenmeyi başardım. Önümüzdeki dönemde inşallah Olimpiyat şampiyonu olmayı hedefliyorum. Umarım bu sezon benim için güzel geçer. Herkese çok teşekkür ediyorum" dedi. Sude Yaren Uzunçavdar: "Bir dahaki sefere inşallah altın madalya kazanacağım" Finalde rakibine yenilerek gümüş madalyanın sahibi olan Sude Yaren Uzunçavdar, yaşadığı üzüntüye değinerek, "Finalde yaşadığım üzüntünün asıl sebebi hem İstiklal Marşımızı okutamamaktı hem de vurduğum 3 puanın çıkmamasıydı. Hakemin normal şartlarda kendi kartını kullanarak benim haneme 3 puan yazdırması gerekiyordu. Final müsabakasında ikinci raunt skorunun 6-3 olması lazımdı. Böyle dolduğu için duygu boşalması yaşadım. Bakan yardımcımız Hamza Yerlikaya ve federasyon başkanımız Bahri Tanrıkulu, çok destek oldular. Benden olimpiyat şampiyonluğunu beklediklerini dile getirdiler. Bir dahaki sefere inşallah altın madalya kazanacağım" diye konuştu. Hatice Kübra İlgün: "Hedefim 2028 Los Angeles Olimpiyatları’nda altın madalya kazanmak" Turnuvada 57 kilogramda yarışan ve bronz madalya elde eden Hatice Kübra İlgün ise, "Şampiyonada bronz madalya kazandım. Bunun için çok mutluyum. Hedefim altın madalya kazanmaktı. Fakat son saniyelerde yaptığım hata sebebiyle finali kaçırdım. Çok çalıştım, emek verdim. Buraya şampiyon olmak için gelmiştim. Ama bronz madalya kazandığım için de mutluyum. Hedefim 2028 Los Angeles Olimpiyatları’nda altın madalya kazanmak. Bunu gerçekleştireceğime inanıyorum" şeklinde konuştu.
İstanbul ‘Hatırla’ adlı tiyatro oyunu Kartal’da sahnelendi Kartal Belediyesi’nin mayıs ayı kültür-sanat etkinlikleri kapsamında sahnelenen "Hatırla" adlı tiyatro oyunu, Hürriyet Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu. Aile bağlarını hüzün ve mizahın eşsiz dengesiyle ele alan oyun, Kartallılar tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı. Kartal Belediyesi bünyesinde düzenlenen zengin etkinlik takvimi, tiyatro dünyasının seçkin eserlerini vatandaşlarla buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda yazarlığını Murat Donat’ın, yönetmenliğini ise usta isim Yaşar Ayvacı’nın üstlendiği "Hatırla" isimli oyun, Hürriyet Kültür Merkezi’nde perdelerini açtı. Zekice Yapım tarafından sahneye konulan oyun. Alzheimer hastası Ferdi Bey ile evine giren hırsız Niyazi’nin yollarının kesişmesini konu alıyor. İlk bakışta birbirine tamamen zıt görünen bu iki karakterin kurduğu beklenmedik dostluk. izleyiciye "aile olmanın" ve "paylaşmanın" gerçek anlamını sorgulatıyor. Toplumsal bir farkındalık oluşturmayı da amaçlayan eser, Alzheimer hastalığının zorluklarını sahneye taşırken, kardeşlik bağlarının önemini etkileyici bir dille anlatıyor. 75 dakikalık kesintisiz performans Tek perde ve 75 dakika boyunca süren oyun, dinamik kurgusu ve oyuncuların yüksek enerjili performanslarıyla bir an bile temposunu düşürmedi. Salonu dolduran yüzlerce Kartallı sanatsever, kahkaha ve hüznün iç içe geçtiği "hüzünlü komedi" türündeki bu eseri büyük bir beğeniyle takip etti. Oyunun finalinde sanatçıların sergilediği performans, izleyiciler tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı. Sanatçılara teşekkür plaketi Gecenin sonunda sahneye çıkan Kartal Belediyesi Meclis Üyesi Hamza Samast, oyuncuları ve tüm teknik ekibi tebrik ederek. başarılarının devamını diledi. Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel adına ekibe çiçek ve plaket takdim eden Samast, "Kartal’da sanatın her dalına destek vermeye, kültürel etkinliklerimizi mahallelerimize yaymaya devam ediyoruz. Bugün burada hem güldük hem de derin bir muhasebe yaptık. Bu değerli eseri bizlerle buluşturan tüm ekibe teşekkür ediyoruz. Kartal Belediyesi olarak yıl boyunca tiyatrodan konsere, sergiden panele kadar pek çok farklı etkinlikle ilçenin kültür-sanat hayatına yön vermeye devam edeceğiz" dedi.
Ordu Ordu’da madencilik faaliyetleri masaya yatırıldı Ordu’da yürütülen madencilik faaliyetlerinin değerlendirilmesi, kurumlar arası koordinasyonun sağlanması ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla "Madencilik Faaliyetleri Koordinasyon Toplantısı" düzenlendi. Ordu Valiliği Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda, il genelindeki madencilik faaliyetleri tüm yönleriyle değerlendirildi. Toplantıda konuşan Ordu Valisi Muammer Erol, madencilik faaliyetleri kapsamında yürütülen çalışmaların kamuoyunda soru işaretine mahal bırakmayacak şekilde ele alınması amacıyla toplantının düzenlendiğini söyledi. Konuya ilişkin tüm süreçlerin şeffaf şekilde değerlendirileceğini belirten Vali Erol, "Arazi kullanım kararlarının verildiği kurul ve komisyonların yaptığı çalışmalar ile bu çalışmaların içeriği hakkında detaylı bilgilendirme yapılacak. Sunumların ardından herkesin aklına takılan soruları doğrudan sorabileceği ve cevap alabileceği bir ortam oluşturmak istedik" dedi. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürü Arslan Narin ise son dönemde kamuoyunda gündeme gelen madencilik faaliyetlerine ilişkin kapsamlı bir sunum hazırladıklarını ifade etti. Madenciliğin insan yaşamındaki önemine dikkat çeken Narin, madenin savunmadan ulaşıma, altyapıdan günlük yaşama kadar birçok alanda temel ihtiyaç olduğunu belirtti. Toplantıda ayrıca, ülke genelinde ve Ordu’daki madencilik projeleriyle ilgili Maden ve Petrol İşleri Genel Müdür Yardımcısı Fatih Pekdemir tarafından sunum gerçekleştirildi. Mera, yaylak ve kışlak alanlarına ilişkin maden projeleri hakkında Ordu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Çayır, Mera ve Yem Bitkileri Şube Müdürü Recai Gündüz, tarım arazilerine ilişkin süreçler hakkında ise Tarımsal Altyapı ve Arazi Değerlendirme Şube Müdürü Hüseyin Çakır bilgilendirmede bulundu. Toplantının sonunda söz alan ilgililer, madencilik faaliyetlerine ilişkin görüş, öneri ve eleştirilerini dile getirdi. Programa Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, Vali Yardımcısı Hacı Mehmet Kara, İl Emniyet Müdürü Ahmet Acar, ilçe kaymakamları, belediye başkanları, ilgili kurum müdürleri, siyasi parti temsilcileri ile çeşitli çevre derneklerinin temsilcileri de katıldı.