Yerel Haberler
Ankara
TÜRMOB Başkanı Yıldız: "Kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin güçlendirilmesi, bütçenin sürdürülebilirliğine katkı sağlayacak"
13 Şubat 2026 Cuma - 14:03 TÜRMOB Başkanı Yıldız: "Kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin güçlendirilmesi, bütçenin sürdürülebilirliğine katkı sağlayacak" Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) Genel Başkanı İrfan Hüseyin Yıldız, "Kamu harcamalarında etkinlik ve şeffaflığın artırılması, vergi tabanının genişletilmesi ve kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin güçlendirilmesi, bütçenin sürdürülebilirliğine katkı sağlayacaktır" dedi. TÜRMOB Başkanı İrfan Hüseyin Yıldız, gerçekleştirdiği basın toplantısıyla ekonomi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye ekonomisinin, son dönemde enflasyonla mücadele, faizler, kamu mali dengeleri, kayıt dışı ekonomi ve istihdam piyasasındaki gelişmeler çerçevesinde önemli bir eşikten geçtiğini vurgulayan Yıldız, TÜRMOB olarak ekonomik politikaların şeffaf, öngörülebilir ve kurumsal yapıyı güçlendiren bir çerçevede yürütülmesinin mali müşavirlik ve denetim mesleği açısından hayati öneme sahip olduğunu ifade etti. "Enflasyonla mücadelede kalıcı başarı sağlanabilmesi için öngörülebilirliğin güçlendirilmesi kritik önemde" Son dönemde enflasyon oranlarında gözlenen seyrin fiyat istikrarının halen ekonomi politikalarının merkezinde yer aldığını gösterdiğini aktaran Yıldız, "Enflasyonla mücadelede kalıcı başarı sağlanabilmesi için para politikası ile maliye politikasının uyumunun sürdürülmesi, kamuda sahici tasarruflara gidilmesi ve öngörülebilirliğin güçlendirilmesi kritik önemdedir. Enflasyonun düşeceğine ilişkin beklentilerin bozulması faizlerin indirilmesini de zorlaştırmaktadır" açıklamasında bulundu. "Milli gelire en büyük katkı hizmetler tarafından gelmektedir" Yıldız, milli gelirde kaydedilen büyüme oranlarının yanı sıra, büyümenin niteliği ve sürdürülebilirliğinin de yakından izlenmesi gerektiğini vurgulayarak, "Milli gelire en büyük katkı hizmetler tarafından gelmektedir. Üretim tarafının katkısı nispeten azalmıştır. Tüketim ağırlıklı büyüme yapısının yerini; üretim, yatırım, verimlilik artışı ve ihracat odaklı bir yapıya bırakması, orta ve uzun vadede makroekonomik dengelerin sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır. Katma değerli ürün ve hizmet üretmenin önemi çok daha belirgin hale gelmiştir. Büyümenin bu şekilde desteklenmesi, ekonomik dayanıklılığı artıracaktır. Büyümenin niteliği, vergi politikalarının oluşturulmasını da etkileyecektir" ifadelerine yer verdi. "Kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin güçlendirilmesi, bütçenin sürdürülebilirliğine katkı sağlayacak" Bütçe dengesinin sağlanması, ekonomik istikrarın temel unsurlarından biri olduğunun altını çizen Yıldız, "Bütçe gelir ve giderlerinin seyri, mali disiplinin korunması ve kaynakların etkin kullanımı açısından dikkatle değerlendirilmelidir. Kamu harcamalarında etkinlik ve şeffaflığın artırılması, genel kabul görmüş bütçe ilkelerinin ve denetiminin etkin olarak hayata geçirilmesi, vergi tabanının genişletilmesi ve kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin güçlendirilmesi, bütçenin sürdürülebilirliğine katkı sağlayacaktır. Vergi, ödenebilir olmaktan çıkıp, katlanılmayacak bir yüke dönüşmemelidir" şeklinde konuştu. "Türkiye’de kara paranın aklanması olaylarının, MASAK tarafından takibi sıkılaştırılmakta" Yıldız, Türkiye’de kayıt dışı ekonominin, vergi tabanını daraltan, sosyal güvenlik sistemini zayıflatan ve rekabet eşitliğini bozan yapısal bir sorun olarak önemini koruduğunu ifade ederek, sözlerine şu şekilde devam etti: "TÜİK ve OECD verilerine göre son yıllarda Türkiye’de kayıt dışı istihdam oranında düşüş yaşansa da özellikle küçük ölçekli işletmeler, hizmet sektörü, tarım ve geçici çalışma alanlarında kayıt dışılık hala belirgin seviyededir. Kayıt dışı ekonomi; OECD ülkelerinde ortalama yüzde 15-20 civarında hesaplanırken, bu oranın Türkiye’de yüzde 25-30 civarında olduğu hesap ediliyor. Yüksek vergi ve prim yükleri, denetim kapasitesi, nakit ekonomisinin yaygınlığı, göç ve düşük vasıflı işgücü gibi faktörler kayıt dışılığı besleyen unsurlar arasında görünüyor. Ayrıca Türkiye’de kara paranın aklanması olayları, MASAK tarafından takibi sıkılaştırılmakta. Dijitalleşme, e-fatura/e-arşiv fatura uygulamaları, pos ve banka hareketlerinin izlenmesi gibi politikalar kayıt dışılığı azaltma yönünde ilerleme sağlasa da kalıcı çözüm için vergi sisteminin sadeleşmesi, işgücü maliyetlerinin dengelenmesi, kayıtlı olmayı teşvik eden mekanizmalar ve toplumsal vergi uyumunun artırılması kritik öneme sahip bulunmaktadır." "Türkiye’nin vergi reformuna ihtiyacı var" Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Yıldız, Türkiye’de vergi sistemine ilişkin soruya, "Türkiye’de gerçekten vergi sistemi çok karmaşık hale geldi. Şöyle söyleyelim, ’bir şirket hangi vergi oranında, bir kurum hangi vergi oranında vergi ödeyecek’ diye sorsanız, eğer o şirket ihracatçıysa, aynı zamanda imalatçıysa, aynı zamanda teşvik belgeleri varsa inanın oranını söyleyemezsiniz. Yani bir saat çalışmanız lazım. Bu örnek bizde vergi sisteminin yamalı hale geldiğini gösteriyor. Bu taleplerimizi Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz’a sunduk. Bu alanda bir vergi reformu çalışmasının, TÜRMOB tarafından yapılmasını destekleyeceklerini, bu yönde çalışma yapmamızın faydalı olacağını, vergi sistemin sadeleştirmesi yönde bir çalışma yapmamızda büyük fayda olacağını söylediler. Tabii bu reform lafı söylendikçe yıpranıyor ama Türkiye’nin de buna ihtiyacı olduğu bir gerçek" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Cari açık 2025 yılında 25,2 milyar dolar ile OVP tahminlerimizle uyumlu bir seviyede gerçekleşmiştir"
13 Şubat 2026 Cuma - 13:11 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Cari açık 2025 yılında 25,2 milyar dolar ile OVP tahminlerimizle uyumlu bir seviyede gerçekleşmiştir" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Sürdürülebilir seviyelerde seyreden cari açık, azalan ülke risk primi ve artan ülke kredi not görünümü ile makro finansal istikrarımız güçlenmeye devam etmektedir. Cari açık 2025 yılında 25,2 milyar dolar ile Orta Vadeli Program (OVP) tahminlerimizle uyumlu bir seviyede gerçekleşmiştir" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, cari açığın azalan ülke risk primi ve artan ülke kredi not görünümü ile makro finansal istikrar ile güçlenmeye devam ettiğini ve cari açığın 2025 yılında 25,2 milyar dolar ile OVP tahminleriyle uyumlu seviyede seyir ettiğini belirtti. Ayrıca Yılmaz, cari açığın milli gelir oranının yaklaşık yüzde 1,5 seviyesine tekabül ettiğinin altını çizdi. Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, konuya ilişkin şu ifadelere yer verdi: "Sürdürülebilir seviyelerde seyreden cari açık, azalan ülke risk primi ve artan ülke kredi not görünümü ile makro finansal istikrarımız güçlenmeye devam etmektedir. Cari açık 2025 yılında 25,2 milyar dolar ile OVP tahminlerimizle uyumlu bir seviyede gerçekleşmiştir. Küresel ticaret politikalarına ilişkin belirsizliklere rağmen ihracatımızın dirençli yapısı ve hizmet gelirlerinin yüksek seviyesi, cari açığın milli gelire oranının yaklaşık yüzde 1,5 ile sürdürülebilir seviyelerde gerçekleşmesinde belirleyici olmuştur. Mal ve hizmet ihracatı gelirleri 2025 yılında 396 milyar dolara ulaşmıştır. 2025 yılında turizm gelirini de içeren hizmet gelirlerinin 122,6 milyar dolara ulaşması da, mal ihraç eden sektörlerimizin yanı sıra turizm sektörü başta olmak üzere hizmet sektörlerimizin rekabet gücünü ve potansiyelini ortaya koymaktadır. Ülkemize yapılan uluslararası doğrudan yatırımların bir önceki yıla göre yüzde 12,2 oranında artarak 13,1 milyar dolara yükselmesi, 2025 yılında cari açığın finansman kalitesinin de iyileşmeye devam ettiğini göstermektedir. 2026 yılında mal ihracatımızı 282 milyar dolar düzeyine yükseltmeyi, mal ve hizmet ihracatında ise 410 milyar doları aşmayı hedefliyoruz. Cari açığımızın yıl genelinde ılımlı seyrini sürdüreceğini ve yapısal reformlarla desteklediğimiz dezenflasyon sürecini desteklemeye devam edeceğini öngörüyoruz."
BBP’den ‘farklı partilerle ittifak’ iddialarına yalanlama: "Bizim durduğumuz yer nettir, orası da Cumhur İttifakı’dır"
13 Şubat 2026 Cuma - 12:55 BBP’den ‘farklı partilerle ittifak’ iddialarına yalanlama: "Bizim durduğumuz yer nettir, orası da Cumhur İttifakı’dır" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcısı Türker Yörükçüoğlu, farklı partilerle ittifak iddialarına ilişkin, "Bu tür haberleri iyi niyetli görmüyoruz. Bizim durduğumuz yer nettir. Orası da Cumhur İttifakı’dır" dedi. BBP’den farklı partilerle ittifak olunacağı iddialarına yalanlama geldi. BBP Genel Başkan Yardımcısı Türker Yörükçüoğlu, bu tür haberlere itibar edilmemesi gerektiğini, söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, BBP’nin Cumhur İttifakı’nın yanında yer alacağını belirtti. "Bizim durduğumuz yer nettir, orası da Cumhur İttifakı’dır" Cumhur İttifakı ile ittifak sürecinin devam edeceklerini, başka siyasi partilerle herhangi bir ittifakın söz konusu olmadığını belirten Yörükçüoğlu, "Bu tür haberler iyi niyetli değildir, itibar edilmemelidir. Bu tür haberleri iyi niyetli görmüyoruz. Bizim durduğumuz yer nettir. Orası da Cumhur İttifakı’dır. Bunun dışındaki haber ve paylaşımlara itibar edilmemesini önemle ifade ediyoruz" ifadelerine yer verdi. Yörükçüoğlu, kamuoyunun yanıltılmaya çalışıldığını söyledi Yörükçüoğlu, BBP’nin siyasi duruşunun açık ve değişmez olduğunun altını çizerek, kamuoyunun yanıltılmaya çalışıldığını vurguladı. Yörükçüoğlu, parti adına yapılan değerlendirmelerde, farklı partilerle ortak liste, Meclis grubu ya da yeni bir ittifak arayışı içinde olunduğu yönündeki iddiaların asılsız olduğunu sözlerine ekledi.
Pursaklar 4.Kitap Günleri’nde vatandaşlara çorba ikramı
13 Şubat 2026 Cuma - 12:49 Pursaklar 4.Kitap Günleri’nde vatandaşlara çorba ikramı Pursaklar Belediyesi tarafından düzenlenen Pursaklar 4. Kitap Günleri’nde kitap ve sohbet dolu günler sunulurken, mobil mutfak aracıyla vatandaşlara ücretsiz çorba dağıtımı yapılıyor. Pursaklar Belediyesi tarafından gerçekleştirilen 4.Kitap Günleri, Türkiye’nin dört bir yanından yayınevlerini ve yazarları okurlarla buluşturdu. Belediye ekipleri tarafından etkinlik alanındaki mobil mutfak aracıyla vatandaşlara ücretsiz çorba ikramında bulunularak soğuk kış günlerinde sıcak bir mola imkanı sunuldu. "Amacımız hem kültürle buluşturmak hem de gönüllere dokunmaktır" Kültürel etkinliklerin toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini ifade eden Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, ‘‘Pursaklar’ımızda kültürel faaliyetleri sadece kitapla sınırlı görmüyoruz. Pursaklar 4.Kitap Günleri, hemşehrilerimizin bir araya geldiği, çocuklarımızın yazarlarla tanıştığı, gençlerimizin ufkunu geliştirdiği çok kıymetli bir organizasyondur. Soğuk havada etkinliğimize katılan vatandaşlarımıza küçük bir ikramda bulunmak istedik. Amacımız hem kültürle buluşturmak hem de gönüllere dokunmaktır. Sosyal belediyecilik anlayışıyla her zaman vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz" dedi. Pursaklar Belediyesi yetkilileri, tüm Ankaralıları Pursaklar 4.Kitap Günleri’ne davet ederek, kültür dolu bu atmosferi birlikte yaşamaya çağırdı.
5 binden fazla aday cumartesi günü e-YDS’ye girecek
13 Şubat 2026 Cuma - 12:16 5 binden fazla aday cumartesi günü e-YDS’ye girecek Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), Elektronik Yabancı Dil Sınavı’nın (e-YDS 2026/2) cumartesi günü yapılacağını duyurdu. ÖSYM, 5 binden fazla adayın e-YDS’ye gireceğini açıkladı. Bu cumartesi yapılacak sınavın Adana, Ankara, İstanbul ve İzmir e-sınav merkezlerinde toplam 46 salonda düzenleneceği belirtildi. Saat 13.45 ’te başlayacak sınav için adayların saat 13.30’ dan sonra sınav binalarına alınmayacağının altı çizilirken, adaylara 80 sorudan oluşan test için 180 dakika süre verileceği, ek süre verilmesi uygun görülen engelli adayların ise ilave sürelerini kullanabileceği belirtildi. Sınava giriş belgeleri adayların erişimine açıldı Sınava giriş belgeleri adayların erişimine açıldığı, adayların sınav giriş belgelerini osym.gov.tr adresinden veya AİS uygulaması üzerinden alabileceği açıklanırken, kimlik kartını kaybeden, kimlik kartı bulunmayan veya kimlik kartında kimlik numarası ve fotoğrafı olmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlüklerinin sınav günü açık tutulacağı belirtildi. "5 bin 266 aday başvurdu" Gerçekleştirilecek sınav ile ilgili açıklama yapan ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, "2026 yılında ikincisi düzenlenecek e-YDS, İngilizce olarak yapılacak. Sınava 5 bin 266 aday başvurdu. 10 engelli aday bu sınava katılacak. Gaziler ile şehit ve gazilerin eş ve çocuklarının sınav ücretinden muaf tutulması uygulamasından e-YDS/2’de 51 aday yararlandı. Sınavda emniyet görevlisi dahil 322 kişi görev alacak. Sınava katılacak adaylara başarılar, görevlilere kolaylıklar dilerim" ifadelerine yer verdi.
Bakan Uraloğlu: "DAB+ ile İstanbul’a 448 yeni radyo frekansı kazandırdık"
13 Şubat 2026 Cuma - 11:58 Bakan Uraloğlu: "DAB+ ile İstanbul’a 448 yeni radyo frekansı kazandırdık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "DAB+ ile İstanbul’a 448 yeni radyo frekansı kazandırdık. Kamu ve özel olmak üzere 15 radyo kanalımız bu yeni teknoloji ile hizmet sunuyor" dedi. Bakan Uraloğlu, 13 Şubat 2025 Dünya Radyo Günü’nde Dijital Radyo Yayıncılığı Lansman Töreni ile hizmete alınan yeni nesil dijital radyo yayıncılığı DAB+ hakkında yazılı açıklamada bulundu. Uraloğlu, DAB+’nın, parazitlerden arındırılmış net bir ses deneyimi sunan ve aynı frekansta birden fazla radyo kanalını barındırabilme kapasitesiyle frekans verimliliğini arttıran bir teknoloji olduğunu belirtti. DAB+ daha net bir ses deneyimi sunuyor Uraloğlu, dünyanın dijitalleşmesiyle birlikte iletişim ve medya mecraları da hızla değişim geçirirken, radyo yayınlarının da bu değişimden etkilendiğini vurgulayarak "Radyoda daha iyi ses kalitesi ve daha fazla kanal kapasitesi elde etmek için dijital radyo yayıncılığı (DAB) keşfedildi. Ancak bu ilk girişimler, zamanla gelişim göstererek daha da gelişti ve Dijital Yeni Nesil Radyo (DAB+) halini aldı" ifadelerini kullandı. "DAB+ ile İstanbul’a 448 yeni radyo frekansı kazandırdık" 2018 yılında hizmete açılan Çamlıca Kulesi sayesinde dünyada ilk defa bir haberleşme kulesinden aynı anda 100 adet FM radyo yayını yapabilme kapasitesiyle Türkiye’nin yayıncılık alanında dünya çapında bir ilke imza attığını hatırlatan Uraloğlu, "DAB+ teknolojisi ile radyo yayıncılığımıza yeni bir soluk getiren, sadece bugünü değil, geleceği de şekillendirecek bir yeniliği Çamlıca Kulemizde hayata geçirdik. DAB+ ile İstanbul’a 448 yeni radyo frekansı kazandırdık. Kamu ve özel olmak üzere 15 radyo kanalımız bu yeni teknoloji ile hizmet sunuyor" diye konuştu. "DAB+ yüzde 90 oranında enerji tasarrufu sağlıyor" DAB+’nın, parazitlerden arındırılmış net bir ses deneyimi sunan ve aynı frekansta birden fazla radyo kanalını barındırabilme kapasitesiyle frekans verimliliğini arttıran bir teknoloji olduğunu belirten Uraloğlu, şu ifadelere yer verdi: "DAB+, metin, görüntü ve canlı trafik bilgileri gibi ek içerikler sunarak, dinleme deneyimini de zenginleştiriyor. Bu sayede, kullanıcılar sadece müzik ve konuşma değil, aynı zamanda faydalı bilgi akışına da erişebiliyor. DAB+’nın en önemli avantajlarından biri de analog sistemlere göre enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik sunması. 16 yayını tek bir frekans ve tek bir vericiyle iletebiliyor ve toplam enerji tüketimi sadece 12,2 kilovat. Analog FM vericiler ise her yayın için ayrı bir frekans ve verici kullanır. 16 yayın için toplam enerji tüketimi 128 kilovattır. Böylece, DAB+ yüzde 90 oranında enerji tasarrufu sağlarken, karbon emisyonlarını da önemli ölçüde azaltarak çevre dostu bir yayıncılık imkanı sunuyor."
Halk Sağlığı Genel Müdürü Demirkol: "Menopoz okulumuz Ocak 2026 itibariyle 81 ilimizde tüm sağlıklı hayat merkezlerimizde açıldı"
13 Şubat 2026 Cuma - 11:43 Halk Sağlığı Genel Müdürü Demirkol: "Menopoz okulumuz Ocak 2026 itibariyle 81 ilimizde tüm sağlıklı hayat merkezlerimizde açıldı" Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, "Menopoz okulumuz Ocak 2026 itibariyle 81 ilimizde tüm sağlıklı hayat merkezlerimizde açıldı" dedi. Sağlık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Sağlıklı Hayat Merkezleri, 81 ilde vatandaşlara hizmet veriyor. Diyetisyenden psikoloğa, sigara bırakma polikliniklerinden akademilere kadar pek çok alanda vatandaşlara destek verilen merkezlerde, artık menopoz okulları da hizmet vermeye başladı. Konuya ilişkin açıklama yapan Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, Bakanlık olarak koruyan sağlık vizyonuyla vatandaşın sağlığını korumaya devam ettiklerini belirterek, "Yapmış olduğumuz çalışmaların en önemli kısmını vatandaşlarımızın doğru sağlık bilgisini en hızlı ve en etkin şekilde ulaşması. Sağlık okur yazarlığını Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğümüzle beraber artırmaya ve bu konuda vatandaşlarımızı geliştirmeye gayret ediyoruz" şeklinde konuştu. Bu kapsamda sağlıklı hayat merkezlerinin de 81 ilde hizmet verdiğini hatırlatan Demirkol, "Psikologlarımız, sosyal çalışmacımız, diyetisyenlerimiz, fizyoterapistlerimiz, yine sigara bırakma polikliniklerimizle etkin bir koruyucu sağlık hizmeti ve sağlıklı kalma hizmeti veriyoruz. Bu kapsamda sağlıklı hayat merkezlerimizi aynı zamanda bir akademi okul gibi de kullanmaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. "Menopoz okulumuz Ocak 2026 itibariyle 81 ilimizde tüm sağlıklı hayat merkezlerimizde açıldı" Geçen yıl Sağlıklı Hayat Akademisinde 300 bin kişinin mezun olduğunu dile getiren Demirkol, bunun yanı sıra farklı yaş grupları için de akademi açıldığını söyleyerek, "0-2 yaş grubu için bebek akademisi, 2-12 yaş için çocuk akademisi, 12-18 yaş grubundaki gençlerimiz için de genç akademilerimizi açtık. Tabii ki yine en önemli ihtiyaçlardan biri menopoz döneminde sağlıklı yaşam ve sağlıklı kalabilme noktasında da kadınlarımıza menopoz okulu açtık. Yani bu dönemi her açıdan sağlıklı geçirebilmek için menopoz okulumuzda da kendilerine sağlık profesyonellerimiz vasıtasıyla eğitim veriyoruz ve bu dönemi el birliğiyle daha sağlıklı geçirebilmek ve hayatlarında yeni bir dönem olan bu döneme hazırlanmalarını istiyoruz. Menopoz okulumuz Ocak 2026 itibariyle 81 ilimizde tüm sağlıklı hayat merkezlerimizde açıldı" diye konuştu. "Menopoz okulumuzda tüm kadınlarımızın yanında sağlık profesyonellerimizle olmak istedik" Menopoz okullarında vatandaşlara ruhsal ve fiziksel anlamda destek verildiğini aktaran Demirkol, sözlerine şöyle devam etti: "Menopoz okulumuzda kendileri için bir hormonal değişim olan, ruhsal ve fiziksel değişim olan bu hassas dönemde tüm kadınlarımızın yanında sağlık profesyonellerimizle olmak istedik. Bu dönem içerisinde doğru fiziksel hareketler fizyoterapistlerimiz vasıtasıyla kendilerine anlatılıyor. Bu dönem içerisinde hormonal değişikliğe bağlı oluşan ruhsal değişimlerde de yine psikologlarımız yanlarındalar. Bu dönem içerisinde hormonal değişime bağlı olan kilo değişimleri sebebiyle de diyetisyenlerimiz yanlarında olacaklar ve burada bu dönemi daha kolay nasıl el birliği ile atlatabiliriz? Ruhsal, fiziksel ve hormonal değişimleri kendi hayatlarında yönetirken onlara nasıl yardımcı olabiliriz diye vermiş olduğumuz derslerden oluşan menopoz okulumuza bu yaş grubundaki tüm kadınlarımızı sağlıklı hayat merkezlerimizde bekliyoruz. Vatandaşlarımızın doğumundan ölümüne kadar sağlıklı yaşama, merhaba demeleri, hastalanmadan sağlığının kıymetini bilmelerini ve Sağlık Bakanlığı olarak bu imkanı onlara sağlayabilmeyi de üzerimize bir borç kabul ediyoruz." "Sağlıklı hayat merkezlerimize direkt doğrudan bu menopoz okulları için başvurulabiliyor" Demirkol, vatandaşların aile hekimlikleri vasıtasıyla Sağlıklı Hayat Merkezlerinde bulunan menopoz okullarına yönlendirilebildiğini ifade ederek, şunları kaydetti: "Yine sağlıklı hayat merkezlerimize direkt doğrudan bu menopoz okulları için başvurulabiliyor. Belirli süreçler ve periyotlarla, belirli bir kontenjana ulaştıklarında bu kurslar açılıyor. Oradaki vaka koordinatörlerimizi bu kursa katılmak istediklerini söylediklerinde de onlar en kısa sürede açılan kursa bu yaş grubundaki kadınlarımızı kaydediyorlar, kendilerini arıyorlar ve oraya gitmişken de hem diyetisyene hem fizyoterapiste hem psikoloğa eğer sigara kullanılıyorsa sigara bırakma politikalarına da vatandaşlarımızı vaka koordinatörlerimiz yönlendiriyor. Onların randevularını alarak süreci komple bir sağlıklı yaşam, kendini iyi hissetme ve doğru yaşama, kaliteli yaşama anlamında kendilerine yardımcı oluyorlar."