Yerel Haberler
Ankara
14 Mayıs 2026 Perşembe - 18:38 Bakan Işıkhan: "Türkiye dünyanın en kapsayıcı Genel Sağlık Sigortası sistemlerinden birine sahiptir" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "2002 yılında sosyal güvenlik kapsamı yaklaşık yüzde 70 seviyesindeyken bugün nüfusumuzun tamamı sosyal güvenlik şemsiyesi kapsamındadır. Bugün Türkiye dünyanın en kapsayıcı Genel Sağlık Sigortası sistemlerinden birine sahiptir" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu’nda düzenlenen Sosyal Güvenlik Haftası Programı’na katıldı. Programda konuşan Bakan Işıkhan, sosyal güvenlik sisteminin güçlenmesi, vatandaşların huzur ve güven içerisinde geleceğe bakabilmesi için büyük bir özveriyle çalışan tüm SGK personeline ve emek veren tüm paydaşlara teşekkür etti. Sosyal Güvenlik Haftası’nın idrak edildiği bu haftaya ilişkin Işıkhan, "Bu özel gün ve haftaların ortak bir noktası var o da ‘İnsanı merkeze alan bir anlayış.’ Çünkü sosyal güvenlik insanı koruyan, aileyi ayakta tutan, çalışanı güvence altına alan, hastaya umut olan, engelli vatandaşlarımıza destek olan büyük bir dayanışma sistemidir. Bu seneki sosyal güvenlik haftasının teması ‘Kayıtdışılık ile Mücadele’ sloganımız ise ‘Sigorta ile iş güvende, işçi güvende gelecek güvende.’ Gerçekten de sosyal güvenlik güçlü bir devlet ile güçlü millet arasındaki en önemli güven köprüsüdür. Sosyal güvenlik sosyal devletin en somut tezahürüdür. Sosyal güvenlik bir ülkenin vicdanıdır" ifadelerini kullandı. Bakan Işıkhan, insanlık tarihi boyunca güvenlik ihtiyacının, en temel ihtiyaçlardan biri olduğuna değinerek, şöyle devam etti: "Dünyada, sosyal güvenlik anlayışı sanayi devrimi sonrası hızla gelişmiş zamanla sağlık sigortası, emeklilik, iş kazası, işsizlik ve sosyal yardımlar gibi alanları kapsayan büyük bir sisteme dönüşmüştür. Türkiye’de ise sosyal güvenlik sistemi uzun yıllar parçalı ve dağınık bir yapı içerisinde ilerlemiştir. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı şeklindeki bu dağınık yapı farklı standartlar, farklı uygulamalar ve ciddi mağduriyetler üretmiştir. O yılları hepimiz çok iyi hatırlıyoruz. Hastane kuyrukları, ilaç kuyrukları, sosyal güvencesi olmadığı için tedavi olamayan vatandaşlarımız, hastaneye para ödemediği için rehin kalan vatandaşlarımızı. İşte bu vaziyetten bir dönüm noktası olarak, Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın güçlü iradesi ve liderliğiyle Cumhuriyet tarihimizin en büyük sosyal devlet reformlarından birini hayata geçirmiştik." "Bugün Türkiye dünyanın en kapsayıcı genel sağlık sigortası sistemlerinden birine sahiptir" 2006 yılında gerçekleştirilen sosyal güvenlik reformu ile SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’nın tek çatı altında birleştirildiğini, norm ve standart birliği sağlandığını, Genel Sağlık Sigortası sisteminin kurulduğunu, sosyal güvenlik kapsamının tüm vatandaşları içine alacak şekilde genişletildiğini hatırlatan Işıkhan, "2002 yılında sosyal güvenlik kapsamı yaklaşık yüzde 70 seviyesindeyken bugün nüfusumuzun tamamı sosyal güvenlik şemsiyesi kapsamındadır. Bugün Türkiye dünyanın en kapsayıcı Genel Sağlık Sigortası sistemlerinden birine sahiptir. Vatandaşlarımız kamu, üniversite ve özel hastanelerden eşit şekilde yararlanabilmektedir. Bugün artık Türkiye’de sağlık hizmetine erişemediği için mağdur olan bir vatandaş profili değil dünyanın gıpta ile takip ettiği örnek alınan bir sosyal güvenlik sistemi bulunmaktadır" diye konuştu. "Sosyal güvenlik sistemi popülizme teslim edilemeyecek kadar stratejik bir meseledir" Bakan Işıkhan, sosyal güvenlik sisteminin, bugünün yanında geleceği de korumak zorunda olduğuna dikkati çekerek, "Bu nedenle sosyal güvenlik sistemi, popülizme teslim edilemeyecek kadar stratejik bir meseledir. Biz sosyal güvenliği sadece bir ekonomi başlığı olarak da görmüyoruz. Biz sosyal güvenliği aynı zamanda bir milli güvenlik meselesi olarak değerlendiriyoruz. Çünkü güçlü sosyal güvenlik sistemi güçlü toplum demektir. Güçlü toplum ise güçlü devlet demektir. Bu anlayışla, son 24 yılda sosyal güvenlik alanında çok önemli reformları ve icraatları sizlerle birlikte hayata geçirdik" dedi. "Sadece 2025 yılında sağlık ödemeleri için; 1 trilyon 353 milyar lirayı aşan ödeme gerçekleştirdik" Bakan Işıkhan, sosyal güvenliğin aynı zamanda sağlık güvencesi de olduğunu belirterek, "Bugün SGK olarak 2 bin 500’e yakın hastane, 30 bin eczane, 8 bin optik merkezi, 5 bin medikal market üzerinden vatandaşlarımıza sağlık hizmeti sunuyoruz. MEDULA sistemimiz sayesinde günlük 2,5 milyon provizyon, 12 milyon tedavi işlemi, 2,2 milyon e-reçete işlemini kesintisiz bir şekilde gerçekleştirmekteyiz. Sadece 2025 yılında sağlık ödemeleri için 1 trilyon 353 milyar lirayı aşan bir ödeme gerçekleştirdik. Geri ödeme kapsamına alınan ilaç sayımızı sürekli artırıyoruz. Kanser ilaçlarından SMA tedavilerine kadar çok sayıda kritik ilacı, SGK tarihinde ilk kez vatandaşlarımızın erişimine sunduk" şeklinde konuştu. Dijital dönüşüm alanında da tarihi bir değişim gerçekleştirdiklerine işaret eden Işıkhan, "Türkiye Yüzyılı vizyonuyla, sosyal güvenlik hizmetlerini dijital yapının altyapısıyla yeniden şekillendiriyoruz. Bugün SGK, e-Devlet üzerinde en çok kullanılan kamu kurumlarından birisidir. 2025 yılı içerisinde SGK uygulamaları e-Devlet’e toplam 1,5 milyardan fazla görüntü sağlamıştır. Şu anda e-Devlet üzerinden 183 farklı uygulamayla vatandaşlarımıza hizmet sunuyoruz. ALO 170 hattımıza yalnızca 2025 yılında 17 milyon 700 bin çağrı gelmiştir. 2025 yılı içerisinde vatandaşlarımıza 647 milyonun üzerinde SMS bilgilendirmesi gerçekleştirdik. Şimdi ise yapay zeka destekli yeni sistemlerimizi devreye alıyoruz. Kayıp-kaçakla mücadelede, sahte sigortalılık tespitinde, risk analizlerinde ve sağlık harcamalarının daha etkin yönetilmesinde yapay zeka tabanlı sistemleri kullanıyoruz. Amacımız, vatandaşımızın işini kolaylaştıran, bürokrasiyi azaltan, hızlı ve kaliteli hizmet sunan güçlü bir sosyal güvenlik sistemini oluşturmaktır" şeklinde konuştu. "Çalışan annelerimizi desteklemek amacıyla analık izin süresini artırdık" Bakan Işıkhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilan ettiği "Aile Yılı" vizyonu kapsamında aileyi güçlendiren sosyal güvenlik politikalarını da kararlılıkla sürdürdüklerine vurgu yaparak, "Çalışan annelerimizi desteklemek amacıyla analık izin süresini uzattık. Yeni düzenlemeyle birlikte Tekil gebelikte analık izin süresi bildiğiniz gibi; 16 haftadan 24 haftaya, Çoğul gebelikte ise 18 haftadan 26 haftaya çıkarılmıştı. 2026 yılının ilk çeyreğinde annelerimize 3 milyar 742 milyon lira analık ödeneği, yaklaşık 140 milyon lira da emzirme ödeneği sağladık" ifadelerini kullandı. "Sosyal güvenlik sistemimizi gençlerimiz için daha güçlü hale getireceğiz" "Önümüzdeki dönemde hedefimiz daha kapsayıcı, daha sürdürülebilir, daha dijital ve daha insan odaklı bir sosyal güvenlik sistemini oluşturmaktır" diyen Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz kayıt dışı istihdamı azaltmayı, aktif sigortalı sayısını artırmayı, sosyal güvenlik sistemimizin mali sürdürülebilirliğini güçlendirmeyi, sağlık hizmetlerinde kaliteyi yükseltmeyi, dijitalleşmeyi daha ileri seviyeye taşımayı, yapay zeka destek hizmet modellerini yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda sosyal güvenlik sistemimizi, gençlerimiz için daha güçlü hale getirmek istiyoruz. Çünkü bugün attığımız her adım değerli çalışma arkadaşlarım sadece bugünün değil, gelecekte çocuklarımızın ve torunlarımızın sosyal güvenlik hakkını koruyacaktır. Türkiye Yüzyılı’nın güçlü ekonomisiyle, güçlü üretimiyle, güçlü istihdamıyla ve güçlü sosyal devlet yapısıyla inşallah hep birlikte inşa edeceğiz. Ben bu anlamlı hafta vesilesiyle SGK Personelimize, emeklilerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza, doktorlarımıza, eczacılarımıza, hemşirelerimize ve diğer sağlık personelimize, kısaca sosyal güvenlik sistemimize katkı sunan tüm paydaşlarımıza emekleri için teşekkür ediyorum. Sosyal güvenlik sistemimizin bugünlere ulaşmasında büyük emeği ve vizyonu bulunan Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere emeği geçen herkese huzurlarınızda teşekkür ediyorum."
Türk boğazları 2025’te 84 bin 640 gemilik trafiği yönetti
14 Şubat 2026 Cumartesi - 11:58 Türk boğazları 2025’te 84 bin 640 gemilik trafiği yönetti Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "2025 yılında boğazlardaki gemi hareketliliği 84 bin 640’a ulaşırken 48 bin 579 kılavuzluk hizmeti verildi" dedi. Bakan Uraloğlu, Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 2025 yılına ait ‘Türk Boğazları Gemi Geçiş İstatistikleri’ni değerlendirdi. Uraloğlu, İstanbul ve Çanakkale boğazlarının dünya deniz ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olmayı sürdürdüğünü belirtti. "İstanbul Boğazı’ndan 40 bin 172, Çanakkale Boğazı’ndan 44 bin 468 gemi geçti" İstanbul ve Çanakkale Boğazlarında gerçekleşen kılavuzluk hizmeti verilerini de paylaşan Bakan Uraloğlu, "2025 yılında İstanbul Boğazından geçiş yapan 40 bin 172 geminin yüzde 61,3’ünü oluşturan 24 bin 608 gemiye kılavuzluk hizmeti verdik. Çanakkale Boğazından geçiş yapan 44 bin 468 geminin ise yüzde 53,9’u yani 23 bin 971 gemi kılavuz kaptanlarımız tarafından yönetildi. Böylece 2025 yılında boğazlardaki gemi hareketliliği 84 bin 640’a ulaşırken 48 bin 579 kılavuzluk hizmeti verildi" ifadelerini kullandı. "İstanbul ve Çanakkale boğazlarını en çok Genel Kargo Gemileri kullandı" Bakan Uraloğlu, 2025 yılı boyunca İstanbul ve Çanakkale boğazlarından geçen gemi türlerine ilişkin de bilgi vererek sözlerine şu şekilde devam etti: "Geçtiğimiz yıl hem İstanbul hem de Çanakkale boğazlarını en çok Genel Kargo Gemileri kullandı. Bu dönemde, İstanbul Boğazı’ndan 14 bin 724, Çanakkale Boğazı’ndan ise 13 bin 870 Genel Kargo Gemisi geçiş yaptı. Söz konusu dönemde Genel Kargo Gemilerini, Dökme Yük Gemileri takip etti. Bir yılda İstanbul Boğazı’nı 7 bin 493, Çanakkale Boğazı’nı 8 bin 66 Dökme Yük Gemisi kullandı." İstanbul Boğazı’nı kullanan gemilerde 203,7 milyon tonu tehlikeli yük olmak üzere toplam 422,8 milyon ton, Çanakkale Boğazı’nı kullanan gemilerde 232,5 milyon tonu tehlikeli yük olmak üzere toplam 570,3 milyon ton yük taşındığını belirten Bakan Uraloğlu, "Bu dönemde 300 metreden büyük 128 gemi İstanbul Boğazı’ndan, 660 gemi ise Çanakkale Boğazı’ndan geçti. 250-300 metre boy aralığında ise İstanbul Boğazı’nda bin 836, Çanakkale Boğazı’nda 3 bin 11 gemi geçişi gerçekleşti" açıklamasında bulundu. "Türk Boğazları’ndan en fazla Panama bayraklı gemiler geçiş yaptı" Geçen yılın verilerine göre Türk Boğazları’nı en fazla kullanan gemilerin bayrak dağılımına ilişkin de bilgi veren Uraloğlu, "Türk Boğazları’ndan 12 bin 823 gemi ile en fazla Panama bayraklı gemiler geçiş yaptı. Panamayı, 12 bin 765 adet ile Türk bayraklı ve 10 bin 735 ile Liberya bayraklı gemiler takip etti" değerlendirmesinde bulundu. "Deniz araçlarının karıştığı kaza ve olaylar 2024 yılına göre yüzde 21 azaldı" Uraloğlu, yoğun gemi trafiğine rağmen deniz emniyetinin en üst seviyede tutulduğunu belirterek, yıl boyunca meydana gelen deniz kazaları ve olaylarına ilişkin verileri de paylaştı. Ana Arama Kurtarma Merkezi Kaza/Olay İstatistiklerini de değerlendiren Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Türk Arama Kurtarma Bölgesi içerisinde icra edilecek tüm arama kurtarma faaliyetlerini en üst düzeyde koordine eden Ana Arama Kurtarma Merkezimiz ile 2025 yılında 299 deniz aracı kazasına müdahalede bulunarak 561 kişiyi sağ olarak kurtardık. Deniz araçlarının karıştığı kaza ve olaylar 2024 yılına göre yüzde 21 azaldı." "Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Yönetmeliği Uygulama Yönergesi 2025 yılında revize edildi" Uraloğlu, Türk Boğazlarında seyir emniyeti ile can, mal, deniz ve çevre güvenliğini artırmaya yönelik çalışmaların aralıksız sürdüğünü belirterek, "Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleyen Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Yönetmeliği Uygulama Yönergesi, gelişen ihtiyaçlar doğrultusunda 2025 yılında revize edildi" dedi. "2025 yılında İstanbul’daki limanlara uğrak yapan kruvaziyer gemi sayısında bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 30 arttı" Uraloğlu, kruvaziyer turizminde de önemli bir ivme yakalandığını belirterek, "İstanbul limanlarını 2024 yılında 204 kruvaziyer gemi ile 439 bin 968 kruvaziyer yolcu ziyaret ederken, 2025 yılında İstanbul limanlarına uğrak yapan kruvaziyer gemi sayısında bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 30 artışla 265 kruvaziyer gemi ve 625 bin 517 kruvaziyer yolcuya ulaşıldı" ifadelerini kullandı.
Ticaret Bakanlığı’ndan Ramazan’da indirim anlaşması: Zincir marketler ile mutabakat sağlandı
14 Şubat 2026 Cumartesi - 10:46 Ticaret Bakanlığı’ndan Ramazan’da indirim anlaşması: Zincir marketler ile mutabakat sağlandı Ramazan ayı öncesinde gıda arzı ve fiyat istikrarını sağlamak amacıyla harekete geçen Ticaret Bakanlığı, gıda toptancı kuruluşları, zincir marketlerin üst yönetimleri, sektör temsilcileri ve ilgili meslek odalarıyla indirim konusunda mutabakata varıldığını duyurdu. Ticaret Bakanlığı, Ramazan ayı öncesinde gıda arzı ve fiyat istikrarının sağlanmasına yönelik kapsamlı tedbirleri kamuoyuna duyurdu. Bakanlık, temel gıda ürünlerine uygun fiyatla ve kolay erişimin sağlanması amacıyla sektör temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdiğini ve indirim kampanyaları konusunda mutabakata varıldığını açıkladı. Bakanlık tarafında yapılan açıklamada, "Ticaret Bakanlığı, Ramazan ayında gıda arz ve talebinin uygun fiyatlı ve kolay erişilebilir olmasına yönelik olarak kapsamlı çalışmalar yürütmüş, gıda toptan ve perakende sektörlerinin yöneticileriyle görüşmüş ve indirim kampanyaları yapmaları konusunda mutabık kalınmıştır" ifadelerine yer verildi. Bu kapsamda gıda toptancı kuruluşları, yerel market yöneticileri, zincir marketlerin üst yönetimleri, sektör temsilcileri ve ilgili meslek odalarıyla bir dizi görüşme yapıldığı belirtilerek, özellikle temel gıda ve ihtiyaç ürünlerinde fiyat istikrarının korunması, kampanya ve indirimlerin artırılması, arz sürekliliğinin sağlanması ve fırsatçılığa izin verilmemesi konusunda uzlaşı sağlandığı aktarıldı. "Haksız fiyat artışı, stokçuluk ve spekülatif girişimlere karşı denetimler kararlılıkla sürdürülecektir" Açıklamada, gıda erişimini daha ekonomik hale getirecek adımların atıldığı vurgulanarak, "Sürekli yapılan ve devam etmekte olan Ticaret ve Tarım ve Orman Bakanlığı’nın koordineli iş birliği içindeki yoğun denetimleri Ramazan ayı boyunca daha sıkı şekilde devam edecek, piyasalar yakından kontrol edilecek, haksız fiyat artışı, stokçuluk ve spekülatif girişimlere karşı denetimler kararlılıkla sürdürülecektir" denildi. Ayrıca vatandaşların fahiş fiyat artışı ve haksız ticari uygulamalarla karşılaşmaları halinde başvuru kanalları da hatırlatılan açıklamada, "Vatandaşlarımızın fahiş fiyat artışı ve haksız ticari uygulamalarla karşılaşmaları halinde; Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER), Ticaret Bakanlığımızın Haksız Fiyat Artışı (HFA) Bildirim Uygulaması, Ticaret İl Müdürlüklerimiz ve Alo 175 Tüketici Danışma Hattı aracılığıyla durumu bildirmeleri önem arz etmektedir. İlgili başvurular titizlikle incelenecek, gerekli idari işlemler ivedilikle tesis edilmektedir" ifadeleri kullanıldı.
Ankara ve Diyarbakır’da tefecilik operasyonu: 32 şüpheli gözaltına alındı
14 Şubat 2026 Cumartesi - 09:19 Ankara ve Diyarbakır’da tefecilik operasyonu: 32 şüpheli gözaltına alındı Ankara ve Diyarbakır’da; ‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak, Tefecilik ve Nitelikli Yağma’ suçlarına yönelik Jandarma Genel Komutanlığı tarafından düzenlenen operasyonlarda 32 şüpheli yakalandı. Ankara ve Diyarbakır’da; ‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak, Tefecilik ve Nitelikli Yağma’ suçlarına yönelik Jandarma Genel Komutanlığı tarafından operasyon düzenlendi. Yakalanan 32 şüphelinin hesaplarında 25 Milyar 119 milyon lira hesap hareketi bulunduğu tespit edildi. 2 milyar 200 milyon liralık mal varlığına el konulan şüphelilerin 18’i tutuklandı. 12’si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri sonucunda ‘Suçtan Kaynaklanan Mal varlığı Değerlerini Aklama’ suçunu da örgütlü olarak işleye şüphelilere ait, 123 taşınmaza, 38 araç ile 180 banka hesabına el kondu. Operasyonlar sonucu; farklı şahıslar adına düzenlenmiş muhtelif miktarda çek/senet ve tapu senedi, çok sayıda silah, dijital materyal ve doküman ele geçirildi. Vatandaşlarımızı yüksek faizle borçlandırarak baskı altına aldıkları ortaya çıktı Şüphelilerin vatandaşları yüksek faizle borçlandırarak baskı altına aldıkları, teminat olarak boş veya yüksek meblağlı çek ve senet imzalattıkları, ödeme yapamayan vatandaşlara ait mal varlıklarını tehdit ve baskıyla devraldıkları tespit edildi.
Palandöken: "14 Şubat’ta satışlar yüzde 35-40 artıyor"
14 Şubat 2026 Cumartesi - 09:05 Palandöken: "14 Şubat’ta satışlar yüzde 35-40 artıyor" Sevgililer Günü gibi özel günlerin esnaf ve sanatkarlar için umut kapısı olduğunu hatırlatan Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Satışlar yüzde 35-40 artıyor" dedi. Palandöken, "14 Şubat artık yaklaştı. Bilindiği üzere bu özel günler esnaf açısından çok olumlu. Biliyorsunuz iki tane dini bayramımız akabinde anneler günü, babalar günü, işte bu da sevgililer günü. Sevgiyi çoğaltmak için yapılacak alışverişler de esnafın yüzünü güldürüyor. Bu sefer biraz fiyatlar yükselse de ama ihtiyaçlarına göre istediğiniz şeyi siz tercih edeceksiniz veyahut onun mutlu olacağı şeyleri tercih edeceksiniz. Çiçek olur, pasta olur. Artık sevdiklerinizin ihtiyaçlarının neler olduğunu sizler daha iyi biliyorsunuz. Bu özel gün unutulmamalı" dedi. Sevgililer Günü dolayısıyla çiçekçiden kuyumcuya kadar pek çok sektörde hareketlilik başladığını ve esnafın vatandaşların taleplerine cevap vermek için hazır olduğunu belirten Palandöken, "Aynı şekilde söylediğim gibi yine sarraftan, kuyumcudan veya bijutericiden alacağınız herhangi bir şey veya giysi neyse ihtiyaçları veya imkanınız neyse daha doğrusu onları almanız onları mutlu eder. Tahmin ediyorum ki her yıl bu artarak fiyatların yükselmesinden kaynaklı. Bir de ciroları yüzde 35 yüzde 40 her yıl artırıyor. Onun için esnaf açısından özel günler olmazsa olmazımız. İnşallah ki esnafın işi iyi olur diyorum. Sevdiklerinizle birlikte olacağınız en önemli günde onların da gözlerinin içinin pırıldaması sizlere mutluluk verecek. Bu gününüz şimdiden hayırlı olsun diyorum. Bütün günlerimiz inşallah ki bu tür sevgi günleriyle dolu geçer" şeklinde konuştu.
Uluslararası Sağlık Hizmetlerinde İş Birliği Yönetmeliği Resmi Gazete’de yayımlandı
14 Şubat 2026 Cumartesi - 03:33 Uluslararası Sağlık Hizmetlerinde İş Birliği Yönetmeliği Resmi Gazete’de yayımlandı Resmi Gazete’de yayımlanan Uluslararası Sağlık Hizmetlerinde İş Birliği Yönetmeliği ile Sağlık Bakanlığı ve üniversite hastaneleri arasındaki iş birliği süreçleri yeniden tanımlandı. Sağlık Bakanlığı tarafından Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik ile uluslararası sağlık turizmi yetki belgesine sahip Sağlık Bakanlığı tesisleri ile üniversite hastaneleri arasında köprü kurarak, nitelikli sağlık personelinin ve kaynakların en verimli şekilde kullanılmasını hedefliyor. Yayımlanan yönetmelik, kurumlar arası bürokrasiyi azaltarak şeffaf, güvenli ve esnek bir çalışma modelini esas alıyor. Düzenleme ile diş tabibi ve uzman sağlık personeli; iki kurum arasında planlı, süreli veya vaka bazlı (belirli bir ameliyat veya tedavi için) görevlendirilebilecek. Hekimlerin ve personelin hizmet sundukları tesisteki idari, mesleki ve hukuki sorumlulukları, herhangi bir belirsizliğe yer bırakmayacak şekilde açıkça belirlenecek. Tüm klinik süreçlerin, uluslararası hasta güvenliği ve kalite standartlarından ödün verilmeden yürütülmesi yasal zemine oturtulacak. "Bütçelerin ayrı olması" ilkesi korunarak, kurumlar arasındaki mali işleyişin tamamen şeffaf ve izlenebilir olması sağlanacak. Bu yönetmelik, sürdürülebilir bir başarı hedeflenirken ayrıca yeni model ile uluslararası sağlık hizmetlerinde kurumsal koordinasyonun maksimize edilmesi, Türkiye’nin sahip olduğu nitelikli insan kaynağının en etkin şekilde değerlendirilmesi, hizmet sunum kapasitesinin artırılarak daha fazla uluslararası hastaya ulaşılması. Türkiye’nin sağlık turizmindeki lider konumunun sürdürülebilir bir şekilde geliştirilmesi amaçlanacak.
İstinaf, sahiplendiği köpekleri öldüren Duman hakkında verilen kararı bozarak 4 yıl 4 aya düşürdü
14 Şubat 2026 Cumartesi - 00:25 İstinaf, sahiplendiği köpekleri öldüren Duman hakkında verilen kararı bozarak 4 yıl 4 aya düşürdü Sahiplendiği köpeklere, cinsel istismarda bulunup öldürerek 9 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan sanık doktor Muhammet Mustafa Duman (28) hakkındaki karar Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi tarafından bozularak 4 yıl 4 aya düşürüldü. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi (BAM), ev hayvanlarını öldürme ve cinsel saldırı suçlarından ceza alan Muhammet Mustafa Duman hakkında verilen yerel mahkeme kararına ilişkin istinaf başvurusu kapsamında karar aldı. Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17 Ekim 2025 tarihli kararına ilişkin yapılan istinaf başvurusunu inceleyen BAM, dosyada tespit edilen eksiklikler nedeniyle davanın yeniden görülmesine hükmetti. Görülen duruşmada dinlenen sanık Duman, "103 yıllık Türkiye tarihinde böyle bir mağduriyet görülmemiştir. Türkiye bir hukuk devletidir, bu dikkate alınarak yasaya uygun bir karar verilerek mağduriyetimin giderilmesini talep ediyorum" dedi. Yerel mahkemece verilen 9 yıl 9 ay hapis cezasını inceleyen daire, Duman hakkında, ‘hayvanlara cinsel istismar’ hükmünü kaldırarak cezayı 4 yıl 4 aya düşürdü. ‘İddianameden’ Hastanede doktor olan sanık Muhammet Mustafa Duman, farklı kişilerden sahiplendiği köpekleri Etimesgut ilçesi Bağlıca Mahallesi’nde oturduğu evinde öldürdüğü iddiasıyla gözaltına alınıp tutuklandı. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma tamamlanarak, iddianame hazırlandı. İddianamede, sanık Duman’ın dosyada tespit edilen toplam 8 yavru köpekten 3’ünü 30 Mart 2025’te, 5’ini ise 26 Nisan 2025’te sosyal medya üzerinden verilen ücretsiz sahiplendirme ilanları aracılığıyla temin ettiği belirtildi. Şüphelinin, yavru köpekleri koli içerisinde evine götürüp, evde cinsel istismarda bulunduktan sonra parçalayıp öldürdüğü belirtildi. Şüphelinin, öldürdüğü köpekleri siyah çöp poşetlerine koyarak evin dışına çıkardığı, tespit edilemeyen bir yere götürüp, çöpe attığı kaydedildi. Ardından eve dönen şüphelinin, delilleri yok etmek amacıyla kapı kollarını ve yerleri sildiği, duvarları boyadığı, yavru köpeklerin ölümüne ilişkin kamera kayıtlarının dosyada mevcut olduğu belirtildi. Ayrıca, yapılan dijital incelemeler ve bilirkişi raporuna göre şüphelinin köpekler ve diğer hayvanlara yönelik cinsel istismar içerikli yaklaşık 43 bin müstehcen görüntüyü depolayıp kaydettiği, bu yönüyle de ‘müstehcenlik’ suçunu işlediği kanaatine varıldığı belirtildi. Sanık Duman hakkında, ’müstehcenlik’ ve ’birden fazla evcil hayvana cinsel istismarda bulunarak kasten öldürme’ suçlarından 17 yıl 6 aya kadar hapis cezası istenmişti.