Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 04:56:00
Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.
10 Mayıs 2026 Pazar - 23:04
Bakan Bak’tan Mardin 1969 Spor ve Muğlaspor için tebrik mesajı
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Nesine 2. Lig’den Trendyol 1. Lig’e yükselen Mardin 1969 Spor ve Muğlaspor’u yayımladığı mesajla tebrik etti. Bakan Bak, tebrik mesajında "Nesine 2. Lig Kırmızı Grup play-off finalinde rakibini yenerek Trendyol 1. Lig’e yükselen Mardin 1969 Spor ile Beyaz Grup play-off finalini kazanarak Trendyol 1. Lig’e yükselen Muğlaspor’u kutluyorum. Her iki kulübümüze Trendyol 1. Lig’de başarılar diliyorum" ifadelerine yer verdi.
10 Mayıs 2026 Pazar - 22:57
Dışişleri Bakanlığı’ndan Pakistan’daki terör saldırısına kınama
Dışişleri Bakanlığı, 9 Mayıs’ta Pakistan’ın Hayber Pahtunhva eyaletinde meydana gelen terör saldırısını kınadı. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Pakistan’ın Hayber Pahtunhva eyaletinde 9 Mayıs’ta bir polis karakoluna yönelik gerçekleştirilen terör saldırısını en güçlü biçimde kınıyoruz. Bu menfur saldırıda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyor, yakınlarına ve Pakistan halkına başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz. Türkiye terörün her türü ve tezahürüne karşı mücadelesinde Pakistan’la dayanışma içinde olmaya devam edecektir" ifadelerine yer verildi.
10 Mayıs 2026 Pazar - 22:13
Dışişleri Bakanı Fidan, Mısırlı mevkidaşı ile görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 17:02
Ankaralı Hatice Güner’in ördüğü 195 boyunluk Mehmetçiğe ulaştırıldı
Ankaralı Hatice Güner tarafından örülen 195 adet el emeği boyunluk, zorlu kış şartlarında görev yapan Mehmetçiğe ulaştırıldı. Milli Savunma Bakanlığının (MSB) sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Ankaralı Hatice Güner tarafından örülen 195 adet boyunluğun Mehmetçiğe ulaştırıldığı kaydedildi. Bakanlık tarafından yapılan paylaşımda, Güner’in her ilmeğinde vatan sevgisi bulunan boyunlukları askerler için hazırladığı belirtilerek, şu ifadelere yer verildi: "Hava Kuvvetleri Komutanlığımız tarafından 219 No’lu Hava Radar Kıta Komutanlığı (Yamadağ/Malatya) ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı Karargâh Destek Kıta Grup Komutanlığında (Ankara) bulunan birliklerimize teslim edilen bu anlamlı hediyeler, Mehmetçiklerimizin içini ısıtacak en kıymetli destek oldu. Fedakâr Türk kadınının her daim ordusunun yanında olduğunun nişanesi olan bu bağış için şükranlarımızı sunarız." Paylaşımda ayrıca, Mehmetçiğin yüksek rakımda Hatice Güner’e teşekkür ettiği görüntüler yer aldı.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 16:30
CHP kurultay davasının görülmesine devam edildi
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu tutuksuz 12 sanığın, ‘seçim kanununa muhalefet’ suçundan yargılanmasına Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinde devam edildi. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuksuz sanık CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile taraf avukatları katıldı. Tanık ve avukat beyanlarının ardından ara karar açıklandı. Mahkeme ara kararında, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen İBB yolsuzluk davası ile eldeki dava arasında hem sanıklar hem de suçlar bakımından doğrudan bağlantı olduğunu saptadı. Heyet, iki davanın tek elden yürütülmesi amacıyla dosyaların birleştirilmesi için üst mahkemeden onay istenmesine karar verdi. Onay gelmesi durumunda iki dava birlikte görülecek. Kararda ayrıca, gelmeyen tanıkların zorla getirilmesine ve eksik bilirkişi raporlarının tamamlanmasına hükmedilirken, duruşma 1 Nisan’a ertelendi. Duruşma sonrası açıklamalarda bulunan Lütfü Savaş’ın avukatı Onur Yusuf Üregen, "Evet, kamuoyunda butlan davası olarak da bilinen 40. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davalarda Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultayının organize bir şekilde sakatlandığını defalarca dile getirmiştik. Gelinen bu noktada bu talebimiz Ankara Cumhuriyet Savcılığı 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nin savcısı ve mahkemesi tarafından da değerlendirerek dosyanın birleştirilmesi için İstanbul’a müzekkere yazılmasına karar verildi. Gerçekler elbette ki açığa çıkacaktır. Kamuoyuna saygıyla sunulur. Teşekkürler, sağ olun" ifadelerini kullandı.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 16:05
Kabine Toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Beştepe’de başladı
Kabine Toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Beştepe’de başladı
23 Şubat 2026 Pazartesi - 15:58
Mahkemeden Özgür Özel’e "Sahtekar" cezası
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel arasındaki davada Soylu lehine 25 bin lira manevi tazminata hükmetti. Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel arasında sosyal medyada başlayan sert polemik yargı kararıyla sonuçlandı. Soylu’nun, Özel’e karşı açtığı 1 milyon liralık manevi tazminat davasında istinaf mahkemesi yerel mahkemenin ret kararını kaldırdı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, Soylu lehine 25 bin lira manevi tazminata hükmetti. Polemiğin fitili sosyal medyada ateşlendi Süreç, Süleyman Soylu’nun sosyal medya hesabından yaptığı, "Yalancılıktan kalpleri kararmış olanların dahi ateşini söndürür" ifadelerinin yer aldığı paylaşım sonrası başladı. Bu paylaşımı alıntılayan Özgür Özel ise aynı gün yaptığı paylaşımda, "Yok be Süleyman Senin gibi bir yalancının ateşini ne nehirler, ne denizler, ne de okyanuslar söndürür. Sen sen ol yalan bitmeden yine doğru konuşma e mi sakın şaşırtma bizi! Sahtekar Sülü" ifadelerini kullandı. Söz konusu ifadeler üzerine Soylu, kişilik haklarının zedelendiği gerekçesiyle 1 milyon liralık manevi tazminat davası açtı. Mahkemeden net tespit: Eleştiri sınırı aşıldı İstinaf mahkemesi kararında, 24 Haziran 2022 tarihli sosyal medya paylaşımındaki ifadelerin bir bütün olarak değerlendirildiği belirtildi. Kararda, söz konusu sözlerin ifade özgürlüğü ve değer yargısı kapsamında görülemeyeceği açıkça ifade edildi. Mahkeme, siyasetçilere yönelik eleştiri sınırlarının geniş olduğuna dikkat çekmekle birlikte, somut olayda sert ve ağır eleştiri sınırlarının aşıldığını ve davacının kişilik haklarına saldırı niteliği bulunduğunu vurguladı. Bu nedenle davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kanaatine varıldı. 25 bin lirayı Özgür Özel faiziyle ödeyecek Karara göre 25 bin liralık manevi tazminat, 27 Haziran 2022’den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Özgür Özel tahsil edilerek Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya ödenecek.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 15:47
Kabine Toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Beştepe’de başladı
Kabine Toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Beştepe’de başladı
23 Şubat 2026 Pazartesi - 15:38
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda usulsüzlük yapıldığı suçlamasıyla açılan davada, aralarında İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 12 sanığın yargılandığı dava 1 Nisan’a ertelendi.
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda usulsüzlük yapıldığı suçlamasıyla açılan davada, aralarında İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 12 sanığın yargılandığı dava 1 Nisan’a ertelendi.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 15:33
Kabine Toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Beştepe’de başladı.
Kabine Toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Beştepe’de başladı.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 14:56
Ankara’da trafik kazasında vefat eden 14 yaşındaki kızın babası: "Makas atarak ilerleyen sürücü yaya geçidinde kızıma çarpmış, kanlar içindeydi"
Ankara’da yaya geçidinde otomobil çarpması nedeniyle vefat eden 14 yaşındaki kız çocuğunun babası, "Makas atarak ilerlediği söylenen bir sürücü kızıma çarpmış. Yanına gittiğimde kanlar içindeydi" dedi.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 14:49
Başkentte belediyeden umudu kesen vatandaşlar köstebek yuvasına dönen yolları kendileri onardı
Ankara’nın Mamak ilçesinde köstebek yuvasına dönen yolları vatandaşlar kendi imkanlarıyla doldurmaya çalıştı. Olay, Mamak ilçesine bağlı Ege Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre uzun süredir onarılmayan bozuk yollar mahalle sakinlerini harekete geçirdi. Rahim Günaltılı Caddesi üzerinde bir araya gelen vatandaşlar, belediyeden umudu kesince araçlarıyla getirdikleri taşlarla yoldaki çukurları kendi imkanlarıyla doldurdu. CHP’li Ankara Büyükşehir Belediyesinin ve Mamak Belediyesi’nin ihmal ettiği yolu araçlar zarar görmesin diye onaran vatandaşların o anları bir vatandaş tarafından görüntülendi.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 14:43
Başkentte belediyeden umudu kesen vatandaşlar köstebek yuvasına dönen yolları kendileri onardı
Ankara’nın Mamak ilçesinde köstebek yuvasına dönen yolları vatandaşlar kendi imkanlarıyla doldurmaya çalıştı. Olay, Mamak ilçesine bağlı Ege Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre uzun süredir onarılmayan bozuk yollar mahalle sakinlerini harekete geçirdi. Rahim Günaltılı Caddesi üzerinde bir araya gelen vatandaşlar, belediyeden umudu kesince araçlarıyla getirdikleri taşlarla yoldaki çukurları kendi imkanlarıyla doldurdu. CHP’li Ankara Büyükşehir Belediyesinin ve Mamak Belediyesi’nin ihmal ettiği yolu araçlar zarar görmesin diye onaran vatandaşların o anları bir vatandaş tarafından görüntülendi.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 14:18
ÜNİPERSEN’den tayin hakkı için emsal niteliğinde yargı kararı
Üniversite İdari Personel Sendikası (ÜNİPERSEN) üniversite idari personelinin kurumlar arası tayin hakkına ilişkin önemli bir yargı kararı alındığını duyurdu. Üniversite İdari Personel Sendikası (ÜNİPERSEN), üniversitelerde görev yapan idari personelin kurumlar arası naklen tayin hakkına ilişkin önemli bir yargı kararı alındığını duyurdu. ÜNİPERSEN’den yapılan açıklamaya göre, İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesinde hizmetli kadrosunda şoför olarak görev yapan sendika üyesi, Silivri Belediye Başkanlığı’na naklen atanma talebinde bulundu. İdare tarafından talebe muvafakat verilmemesi üzerine açılan dava, İstanbul 3. İdare Mahkemesi tarafından karara bağlandı. Mahkeme, 20 Ocak 2026 tarihli kararında ret işlemini iptal edildi. Kararda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 74. maddesi uyarınca idarelere takdir yetkisi tanındığı ancak bu yetkinin sınırsız olmadığı vurgulandı. Mahkeme, takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle bağlı olduğuna dikkat çekerek, ’personel ihtiyacı’ gibi soyut ve genel ifadelerin somut olayın özellikleri karşısında yeterli gerekçe oluşturamayacağını belirtti. Mahkeme kararında; personelin Silivri’de ikamet ettiği, şehit yakını olduğu, yaşlı ve hasta annesine bakmakla yükümlü bulunduğu ve her gün ciddi ulaşım güçlüğü yaşadığı hususlarının birlikte değerlendirildiği ifade edildi. Söz konusu şartlar çerçevesinde Silivri’de görev yapmasının hem personelin verimliliğini artıracağı hem de kamu hizmetine katkısını güçlendireceği tespit edildi. Kararda ayrıca, kamu görevlisinin maddi ve manevi varlığının korunmasının ve geliştirilmesinin anayasal bir yükümlülük olduğuna işaret edildi. Mahkeme, üniversite bünyesinde çıkarılan naklen tayin yönergelerinin 657 sayılı Kanun’da yer almayan sınırlamalar getiremeyeceğini de açıkça ortaya koydu. Normlar hiyerarşisi gereği kanun hükmünün esas alınması gerektiği belirtilerek, alt düzenleyici işlemlerle kanuni hakkın daraltılamayacağı vurgulandı. ÜNİPERSEN’in açıklamasında, kararın, üniversitelerde görev yapan idari personelin kurumlar arası nakil taleplerinde idarenin takdir yetkisinin keyfi biçimde kullanılamayacağı yönünde emsal niteliği taşıdığı değerlendirildi. Ayrıca aile birliği, sağlık durumu ve sosyal şartlar gözetilmeden verilen ret kararlarının hukuka uygun sayılamayacağı yargı kararıyla ortaya konulmuş olduğu ifade edildi. ÜNİPERSEN’in açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Üniversitelerde adeta gündemi belirleyen bir sendika konumuna gelen ÜNİPERSEN, ortaya koyduğu hukuki başarılar, sahadaki kararlı çalışmaları ve çözüm odaklı yaklaşımıyla dikkat çekerken; üniversite çalışanlarının hak ve menfaatlerini önceleyen duruşuyla üniversite çalışanlarının ilk ve tek temsilcisi olma sorumluluğunu güçlü biçimde taşımaktadır. Çalışma arkadaşlarından aldığı destekle her geçen gün büyüyen sendika, ODTÜ, İTÜ ve Düzce gibi köklü üniversitelerde yetkili konuma ulaşmış olmanın sorumluluğuyla hareket etmekte; bu yetki başarısını Mayıs ayında birçok üniversiteye daha yayacaktır. Sahadan aldığı güçle, üyelerinin tayin hakkı başta olmak üzere tüm özlük ve sosyal haklarının korunması için hukuki süreçleri kararlılıkla sürdüreceklerini belirtti. Sendika, üniversitelerde kanuna uygun, adil ve şeffaf uygulamalar tesis edilinceye kadar sürecin takipçisi olacaklarını ifade etti."
23 Şubat 2026 Pazartesi - 13:10
CHP kurultay davasında dinlenen tanık delege: "İl başkanının, İstanbul ekibinden 300 bin dolar aldığını biliyorum"
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da içerisinde bulunduğu tutuksuz 12 sanığın, ‘seçim kanununa muhalefet’ suçundan yargılandığı davada, dinlenen tanık delege, "İl başkanı daha sonra herkesin attığı oyu WhatsApp’tan kendisine gönderilmesini istedi. İl başkanının İstanbul ekibinden 300 bin dolar aldığını biliyorum" dedi. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuksuz sanık CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile taraf avukatları katılırken, mahkeme hakimi bu celse tanık dinleneceğini bildirdi. Söz verilmesi üzerine SEGBİS ile bağlanarak konuşan CHP İzmir delegesi tanık H.K., "Kurultay öncesi bazı isimler benimle görüşmek istedi. Ankara’ya gittik. Kurultay delegelerinin kaldığı otele yerleştik. Eski Mardin İl Başkanı Mehmet Kılıçarslan geldi. Cemil Tugay, Mehmet Kılıçarslan, Özgür Çelik, Buğra Gökçe, Özkan Tice bunlar hepsi organize bir şekilde çalışıyorlardı. Kurultay delegelerine çeşitli vaatler veriyorlardı. İş vaadi, belediye meclis üyeliği vaadi. Kurultay delegelerine göre değişiyordu. İsteklerini, taleplerini alıyorlardı. Ona göre değerlendiriyorlardı. Mehmet Kılıçarslan seninle Özgür Özel’le görüşelim dedi. Ben kabul etmedim" dedi. "İl başkanının, İstanbul ekibinden 300 bin dolar aldığını biliyorum" Erzurum delegesi tanık Y.G. ise, "İl başkanı Erzurum kongresinden sonra delegelerle toplantı yaptı. İl başkanı Ankara’ya gidip en çok parayı verene oy verileceğine ilişkin pazarlık yapacağını söyledi. Ankara’ya gidip döndü ve tekrar toplandık. İl başkanı hepimize 50’şer Euro dağıttı. Ankara’da kurultay gecesi son bir yemeğe gittik. Oradan da pavyona geçtik. İl başkanı beni dışarı çıkarıp 4 imzaya ihtiyacı olduğunu söyledi. İmza attık ve bin dolar para verdi. Abdulkadir Ş. parayı kabul etmedi, ‘sen beni parayla satın alamazsın’ dedi. İl başkanı daha sonra herkesin attığı oyu WhatsApp’tan kendisine gönderilmesini istedi. İl başkanının İstanbul ekibinden 300 bin dolar aldığını biliyorum" diye konuştu. "Kılıçdaroğlu’na oy verdim, partiden çıkartıldım, ihraç edildim" Batman delegesi tanık Y.Ö. ise kurultay akşamı otelde konakladıklarını ifade ederek, "İl başkanımız Hüseyin Yaşar lobiye çağırdı, oylarımızı Özgür Özel’e vermemizi istedi. Buna rağmen Kemal Kılıçdaroğlu’na oy verdim, partiden çıkartıldım, ihraç edildim. Kurultay sonrasında Hüseyin Yaşar’ın oğlu meclis üyesi seçildi. Bu yükün altında kalmamak için kurultayın iptali için dava açtım" dedi. "12 kurultay delegesini ikna etmem karşılığında ‘300 mü istiyorsun, 500 mü istiyorsun?’ şeklinde ucu açık bir teklif sundu" Bursa delegesi tanık S.T. ise kurultaya ilişkin, "Kaldığımınız otelin lobisinin ön tarafında Genel Başkan Özgür Özel’in broşürlerinin bulunduğu bir stand vardı. Orada kurultay delegelerine, imza atanlara bir deri çanta veriliyordu. Ancak para değildi. Oylama salonuna geldiğimizde salonun çeşitli yerlerinde cep telefonu kutuları vardı. Yerlerde kutular vardı. Araçla seyir halindeyken telefonumda kayıtlı olmayan bir numaradan arandım. 12 kurultay delegesini ikna etmem karşılığında ‘300 mü istiyorsun, 500 mü istiyorsun?’ şeklinde ucu açık bir teklif sundu. Bunun lira, dolar ya da Euro olabileceğini söyledi. 300 lira olmadığı açıktı. Ben de 14 Mayıs seçimlerinde zor bir sürece girdiğimizi, madem partinin böyle büyük paraları varsa neden o dönemde kullanılmadığını söyledim. Kendi seçim sürecimde billboard bastıramadığımı, kitapçık bastıramadığımı, bunun sadece Bursa’ya özgü olmadığını, birçok ilçede benzer sıkıntıların yaşandığını ifade ettim. Bu sözlerden sonra telefonu kapattım. Arama sırasında hoparlörü açtım. Araçta bulunan herkes bu konuşmaya şahittir. Şadi Özdemir, ‘İstersen gel, bir otelde İstanbul’dan birileri bekliyor. Gidelim konuşalım, paranı al, burada gerekeni yap’ şeklinde konuştu. İl başkanlığında yapılan toplantıda, ‘Biz kurultayda seçilirsek sizleri aday yapacağız. Herhangi bir masraf da yaptırmayacağız’ denildi" beyanlarına yer verdi. Gazeteci tanık T.E. ise kendisine söz konusu davada tanık olmaması için 500 bin Euro para teklif edildiğini iddia ederek, "2005’ten beri parti üyesiyim. Birilerinin iddia ettiği gibi çevrem yok, 3 yıllık gazeteciyim. Bunlara şahit olunca ilk günden beri kendime anlatmak için vazife ettim. Mustafa Kemal’in partisinde bunların olamayacağını düşündüm" dedi. Turgut Koç’un kendisine para teklif ettiğini öne süren T.E., "Turgut Koç, Özgür Özel’in jetine binebilecek kadar yakın birdir. Bu davada tanıklık yapmamam için para teklif etti ve gazetelerde, televizyonlarda yer açabileceğini söyledi. Kabul etmedim. Ben kendisine mahkemeye gideceğimi söyledim. O da bana, ‘Sen Ümraniye’de oturuyorsun aman dikkat et, başına bir şey gelmesin, ben seni çok seviyorum’ diye cevap verdi" ifadelerinde bulundu. "50 milyon dolar için 5-6 bavul yeter" Kurultay saatinde 4 döviz bürosu açtırıldığı iddialarına ilişkin T.E., "Dün CHP kurultayıyla ilgili 4 döviz bürosu açtırıldı, uberle taşındı" bu iddiayı gündeme getirdim. Bir kafede oturduğumda bu konuyu duydum, sorduğumda da, "Abi orası turizm bölgesi, normal aracın girmesi yasak. Ancak ya taksi ya da uber girer" dendi. Eski bir bankacı olduğum için 50 milyon dolar bana normal geldi. Çünkü bir bavula 6-7 milyon dolar sığar, 50 milyon dolar için 6-7 bavul yeter. Ben bu konuyu araştırdığım da bu döviz bürolarının Mardinli ve akraba olduğunu öğrendim. Ben bu iddiaları gündeme getirdim, döviz bürolarından bana bir yalanlama gelmedi" diye konuştu. Duruşma devam ediyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder