ASAYİŞ - 23 Şubat 2026 Pazartesi 13:10

CHP kurultay davasında dinlenen tanık delege: "İl başkanının, İstanbul ekibinden 300 bin dolar aldığını biliyorum"

A
A
A
CHP kurultay davasında dinlenen tanık delege: "İl başkanının, İstanbul ekibinden 300 bin dolar aldığını biliyorum"

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da içerisinde bulunduğu tutuksuz 12 sanığın, ‘seçim kanununa muhalefet’ suçundan yargılandığı davada, dinlenen tanık delege, "İl başkanı daha sonra herkesin attığı oyu WhatsApp’tan kendisine gönderilmesini istedi. İl başkanının İstanbul ekibinden 300 bin dolar aldığını biliyorum" dedi.


Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuksuz sanık CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile taraf avukatları katılırken, mahkeme hakimi bu celse tanık dinleneceğini bildirdi.


Söz verilmesi üzerine SEGBİS ile bağlanarak konuşan CHP İzmir delegesi tanık H.K., "Kurultay öncesi bazı isimler benimle görüşmek istedi. Ankara’ya gittik. Kurultay delegelerinin kaldığı otele yerleştik. Eski Mardin İl Başkanı Mehmet Kılıçarslan geldi. Cemil Tugay, Mehmet Kılıçarslan, Özgür Çelik, Buğra Gökçe, Özkan Tice bunlar hepsi organize bir şekilde çalışıyorlardı. Kurultay delegelerine çeşitli vaatler veriyorlardı. İş vaadi, belediye meclis üyeliği vaadi. Kurultay delegelerine göre değişiyordu. İsteklerini, taleplerini alıyorlardı. Ona göre değerlendiriyorlardı. Mehmet Kılıçarslan seninle Özgür Özel’le görüşelim dedi. Ben kabul etmedim" dedi.


"İl başkanının, İstanbul ekibinden 300 bin dolar aldığını biliyorum"


Erzurum delegesi tanık Y.G. ise, "İl başkanı Erzurum kongresinden sonra delegelerle toplantı yaptı. İl başkanı Ankara’ya gidip en çok parayı verene oy verileceğine ilişkin pazarlık yapacağını söyledi. Ankara’ya gidip döndü ve tekrar toplandık. İl başkanı hepimize 50’şer Euro dağıttı. Ankara’da kurultay gecesi son bir yemeğe gittik. Oradan da pavyona geçtik. İl başkanı beni dışarı çıkarıp 4 imzaya ihtiyacı olduğunu söyledi. İmza attık ve bin dolar para verdi. Abdulkadir Ş. parayı kabul etmedi, ‘sen beni parayla satın alamazsın’ dedi. İl başkanı daha sonra herkesin attığı oyu WhatsApp’tan kendisine gönderilmesini istedi. İl başkanının İstanbul ekibinden 300 bin dolar aldığını biliyorum" diye konuştu.


"Kılıçdaroğlu’na oy verdim, partiden çıkartıldım, ihraç edildim"


Batman delegesi tanık Y.Ö. ise kurultay akşamı otelde konakladıklarını ifade ederek, "İl başkanımız Hüseyin Yaşar lobiye çağırdı, oylarımızı Özgür Özel’e vermemizi istedi. Buna rağmen Kemal Kılıçdaroğlu’na oy verdim, partiden çıkartıldım, ihraç edildim. Kurultay sonrasında Hüseyin Yaşar’ın oğlu meclis üyesi seçildi. Bu yükün altında kalmamak için kurultayın iptali için dava açtım" dedi.


"12 kurultay delegesini ikna etmem karşılığında ‘300 mü istiyorsun, 500 mü istiyorsun?’ şeklinde ucu açık bir teklif sundu"


Bursa delegesi tanık S.T. ise kurultaya ilişkin, "Kaldığımınız otelin lobisinin ön tarafında Genel Başkan Özgür Özel’in broşürlerinin bulunduğu bir stand vardı. Orada kurultay delegelerine, imza atanlara bir deri çanta veriliyordu. Ancak para değildi. Oylama salonuna geldiğimizde salonun çeşitli yerlerinde cep telefonu kutuları vardı. Yerlerde kutular vardı. Araçla seyir halindeyken telefonumda kayıtlı olmayan bir numaradan arandım. 12 kurultay delegesini ikna etmem karşılığında ‘300 mü istiyorsun, 500 mü istiyorsun?’ şeklinde ucu açık bir teklif sundu. Bunun lira, dolar ya da Euro olabileceğini söyledi. 300 lira olmadığı açıktı. Ben de 14 Mayıs seçimlerinde zor bir sürece girdiğimizi, madem partinin böyle büyük paraları varsa neden o dönemde kullanılmadığını söyledim. Kendi seçim sürecimde billboard bastıramadığımı, kitapçık bastıramadığımı, bunun sadece Bursa’ya özgü olmadığını, birçok ilçede benzer sıkıntıların yaşandığını ifade ettim. Bu sözlerden sonra telefonu kapattım. Arama sırasında hoparlörü açtım. Araçta bulunan herkes bu konuşmaya şahittir. Şadi Özdemir, ‘İstersen gel, bir otelde İstanbul’dan birileri bekliyor. Gidelim konuşalım, paranı al, burada gerekeni yap’ şeklinde konuştu. İl başkanlığında yapılan toplantıda, ‘Biz kurultayda seçilirsek sizleri aday yapacağız. Herhangi bir masraf da yaptırmayacağız’ denildi" beyanlarına yer verdi.


Gazeteci tanık T.E. ise kendisine söz konusu davada tanık olmaması için 500 bin Euro para teklif edildiğini iddia ederek, "2005’ten beri parti üyesiyim. Birilerinin iddia ettiği gibi çevrem yok, 3 yıllık gazeteciyim. Bunlara şahit olunca ilk günden beri kendime anlatmak için vazife ettim. Mustafa Kemal’in partisinde bunların olamayacağını düşündüm" dedi.


Turgut Koç’un kendisine para teklif ettiğini öne süren T.E., "Turgut Koç, Özgür Özel’in jetine binebilecek kadar yakın birdir. Bu davada tanıklık yapmamam için para teklif etti ve gazetelerde, televizyonlarda yer açabileceğini söyledi. Kabul etmedim. Ben kendisine mahkemeye gideceğimi söyledim. O da bana, ‘Sen Ümraniye’de oturuyorsun aman dikkat et, başına bir şey gelmesin, ben seni çok seviyorum’ diye cevap verdi" ifadelerinde bulundu.


"50 milyon dolar için 5-6 bavul yeter"


Kurultay saatinde 4 döviz bürosu açtırıldığı iddialarına ilişkin T.E., "Dün CHP kurultayıyla ilgili 4 döviz bürosu açtırıldı, uberle taşındı" bu iddiayı gündeme getirdim. Bir kafede oturduğumda bu konuyu duydum, sorduğumda da, "Abi orası turizm bölgesi, normal aracın girmesi yasak. Ancak ya taksi ya da uber girer" dendi. Eski bir bankacı olduğum için 50 milyon dolar bana normal geldi. Çünkü bir bavula 6-7 milyon dolar sığar, 50 milyon dolar için 6-7 bavul yeter. Ben bu konuyu araştırdığım da bu döviz bürolarının Mardinli ve akraba olduğunu öğrendim. Ben bu iddiaları gündeme getirdim, döviz bürolarından bana bir yalanlama gelmedi" diye konuştu.


Duruşma devam ediyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Aziz İhsan Aktaş davasında cumhuriyet savcısı sanıkların bloke edilen, tedbir konulan mal varlıklarının kendilerine iadelerini istedi Aziz İhsan Aktaş davasında cumhuriyet savcısı sanıkların bloke edilen, tedbir konulan mal varlıklarının kendilerine iadelerini istedi. Rıza Akpolat’ın eşi tutuksuz sanık Yeşim Akpolat, "Ben ve eşim, kendimize ait taşınmazlarda konakladık. Babam 2020 yılında vefat etti. Bize de yüklü miktarda miras kaldı. Ben ve kardeşlerim üzerimize kayıtlı taşınmazları alma maddi gücüne sahibiz. Aile bağlarımız sorgulanarak iddianamede üzerimize suç isnat edilmesini anlamlandıramıyorum" dedi. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesine yönelik hazırlanan iddianame ile alakalı 200 sanığın ifadelerinin alınması devam edildi. "2 bavulla dışarı çıktık, bir bavulda normal eşya birinde para ve ziynet eşya vardı" Yaklaşık 1 saatlik öğle arasının ardından savunma yapan tutuksuz sanık olan ve Beşiktaş Belediyesi ihale yetkilisi Türkan Dururel, "38 yıllık devlet memuruyum. Daha önce İstanbul İl Özel İdaresi’nde çalıştım. Bu soruşturmada yer aldığım günden beri sağlığım bozuldu, kalp rahatsızlığı geçirdim. 2 ihalede görevlendirildim. İhaleye katılanlardan uygun teklif verene ihaleyi verir süreci tamamlarız. Hiçbir firmayla resmiyet dışında görüşmem. İhaleye fesat karıştırma işlemi nasıl yapılır bilmiyorum. İddianamede isnat edilen suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Savunma yapan Rıza Akpolat’ın şoförlerinden tutuksuz sanık Uğur Uçak, "2019 yılında Emirhan Akçadağ’ın 6 ay şoförlüğünü yaptım, ardından Rıza Akpolat’ın şoförlüğünü yaptım. Alt üst ilişkisinde işlerimi yaptım. Akpolat’ın avukatları beni tehdit etti. Savcılıkta ilk ifademi bu baskıyla verdim ve hiçbir bildiğimi söylemedim. Benim alnım açık, bildiğim gerçekleri söyledim ve hiç yalan beyanda bulunmadım. Ben işim nedeniyle yasa dışı olmayan, suç teşkil etmeyen işleri yaptım. Hiç mal temin etmediğim gibi, 6-7 ay maaşımı alamadığımdan dolayı mağdur edildim. Bir gün bir mekana gittik, 2 bavulla dışarı çıktık, bir bavulda normal eşya birinde para ve ziynet eşya vardı. Bize, parayı Emirhan Akçadağ verdi. Göndermemiz gereken yere ödeme yapardık ama para Emirhan’a nereden geliyordu paralar bilmiyorum. Paralar geldiği gibi hemen çıkışı yapılmıştır, hesap hareketlerimden de görebilirsiniz" şeklinde konuştu. "Ben ve kardeşlerim üzerimize kayıtlı taşınmazları alma maddi gücüne sahibiz" Duruşmada savunma yapan Beşiktaş Belediyesinin görevinden uzaklaştırılan tutuklu başkanı Rıza Akpolat’ın eşi tutuksuz sanık Yeşim Akpolat, "4 haftadır neredeyse her gün buradayız. Ruhen yoruldum. Tarafıma 3 ayrı suç isnat edildi. Benim bu suçlara ilişkin tek bir eylemim bulunmamaktadır. Bir gayrimenkul için emlakçı ile görüştüğüm iddialarını kesinlikle kabul etmiyorum. Kız kardeşim ile evimiz çok yakın. Benim, eniştemin ve eşimin mal varlığını akladığım iddialarını kabul etmem mümkün değildir. Ben ve eşim, kendimize ait taşınmazlarda konakladık. Babam 2020 yılında vefat etti. Bize de yüklü miktarda miras kaldı. Ben ve kardeşlerim üzerimize kayıtlı taşınmazları alma maddi gücüne sahibiz. Aile bağlarımız sorgulanarak iddianamede üzerimize suç isnat edilmesini anlamlandıramıyorum. Benim, kardeşlerimin ve eşimin mal varlığı aklama iddiaları asılsızdır. Eşimin mal varlığı aklama sistemi kurduğu iddiası da yalandır. Bu muhakkak yargılamada ortaya çıkacaktır" dedi. Savcılık sanıkların bloke edilen, tedbir konulan mal varlıklarının kendilerine iadelerini istedi Duruşmada görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, haklarında ’yurt dışına çıkış yasağı’ ve ’ev hapsi’ tedbiri bulunan sanıkların bu durumunun ayrı ayrı devam etmesini talep etti. Savcılık, haftalık imza tedbiri bulunan sanıklara yönelik uygulamanın ayrı ayrı kaldırılmasını ve tüm sanıkların bloke edilen, tedbir konulan mal varlıklarının kendilerine iadelerini istedi. Sanıkların incelemeye alınan dijital materyallerin de sanıklara iade edilmesini talep eden savcılık ayrıca, tutuklu sanıkların üzerlerine atılı suç isnadı göz önünde bulundurularak bu durumlarının ayrı ayrı devamına karar verilmesini talep etti. Savcılığın talebine ilişkin savunmalar alınacak Savcılığın talebinin ardından duruşma, sanık ve avukatlarının söz alması ve talebe ilişkin savunma yapmaları için yarına erteledi.
Erzurum AK Parti Milletvekili Fırat’ın, ‘laiklik’ tartışması yorumu AK Parti Erzurum Milletvekili Abdurrahim Fırat, Ramazan etkinliklerinin laikliğe aykırı olduğu gerekçesiyle yapılan eleştirilere tepki göstererek, yürütülen kampanya, eylem ve söylemlerin İslamofobik saldırı niteliği taşıdığını söyledi. AK Parti Erzurum Milletvekili Av. Abdurrahim Fırat, Ramazan etkinliklerinin laikliğe aykırı olduğu gerekçesiyle yapılan eleştirilere tepki gösterdi. Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yaparak Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e destek veren Fırat, "Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Ramazan ayında okullarda ‘Maarifin Kalbinde Ramazan’ temalı etkinlikler düzenlenmesine yönelik yayımlanan genelgenin, laikliğe aykırı olduğu iddiasıyla yapılan mesnetsiz açıklama ve eylemleri hayretle takip ettiklerini" belirtti. Genelge, anayasa ve kanun gereği Ramazan ayının, toplumsal paylaşım ve dayanışma ruhunu güçlendiren önemli atmosfer olduğuna dikkat çeken Fırat, milli ve manevi değerleri koruyarak gelecek kuşaklara aktarma sorumluluğu bulunan Bakanlık tarafından hazırlanan genelgenin, Anayasa ve Milli Eğitim Temel Kanunu doğrultusunda hazırlandığının altını çizdi. Etkinliklerin tamamen gönüllülük esasına dayandığını vurgulayan Fırat, buna rağmen ortaya konan tepkilerin kabul edilemez olduğunu kaydetti. "İslamofobik saldırı niteliğindedir" Laikliği koruma iddiasıyla yürütülen kampanya, eylem ve söylemlerin İslamofobik saldırı niteliği taşıdığını belirten Fırat, şöyle ifade etti: "Tamamen gönüllülük esasına dayanan bu etkinliklerden rahatsızlık duyan bir avuç azınlığın, vatandaşın din ve vicdan özgürlüğünü teminat altına alan hukuki bir ilke niteliğindeki laikliği çarpıtarak, kendi ideolojik yaklaşımlarına göre yorumlamaları kabul edilemez. Kendi değerlerine yabancılaşarak İslami hassasiyetleri kamusal alandan dışlamaya çalışanlar, Müslüman çoğunluğa ‘gerici azınlık’ diyerek hakaret etme hakkına da sahip değildir. Laikliği koruma bahanesiyle kampanyaya dönüştürülen eylem ve söylemler, İslamofobik saldırı niteliğindedir." "Ramazan’ın ruhunu birlikte yaşayalım" çağrısı AK Parti Erzurum Milletvekili Abdurrahim Fırat, devamında "Bu ülkenin milli ve manevi değerlerine karşı düşmanca tavırlar geliştirmek yerine, gelin Ramazan’ın birlik, dayanışma ve kardeşlik ruhunu hep birlikte yaşayalım" çağrısında bulundu.
Yalova Yalova’da komşu kavgasında 14 aylık bebeği hastanelik ettiler Yalova’nın Çınarcık ilçesinde çocuk gürültüsü nedeniyle aralarında husumet olan komşularının saldırısına uğrayan babanın burnu, kucağındaki 14 aylık küçük kızın ise kafatası çatlamıştı. Olayla ilgili komşu Selvet E. suçlamaları reddederek, "Kesinlikle biz bu olayla alakalı çocuğa herhangi bir darp, bilerek bir şey yapmadık" dedi. Alınan bilgiye göre, Çınarcık’a bağlı Esenköy beldesinde bir sene önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesi ile aynı binada oturan E. ailesi arasında çocuk gürültüsü, park, kaçak balkon kapaması nedeniyle çok sayıda tartışmalar yaşandı. Son olarak 20 Şubat 2026 tarihinde yaşanan olayda Muhammed Baca (34), kucağında 14 aylık kızı İkra varken Şener E.’nin çocuk scooterı ile saldırısına uğradı. Saldırıda babanın burnu kırılırken kucağındaki 14 aylık çocuğu İkra’nın ise kafatası çatladı. Yaralılar Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Olay sonrası gözaltına alınan Şener E. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha önce uzaklaştırma kararı verilen diğer şüpheli Selvet E. ise serbest kaldı. Selvet E., Muhammed Baca ile yaşadıkları husumeti anlattı. 7-8 ay önce Muhammed Baca’nın apartmanın alt katına taşındığını söyleyen Selvet E., "Muhammed Baca’yla ilk husumetimiz bir araba park yüzünden çıkmıştır. Muhammed Baca bu olay üzerine bizi takıntılı hale getirmiştir. Muhammed Baca bizi defalarca kolluk kuvvetlerine, jandarmaya, savcılıkta suç duyurusunda bulunmuştur ve hepsi de asılsız çıkmıştır. Bizim adımıza açılan dosyalar hepsi de takipsizlik almıştır" dedi. "Arabanın torpidosuna vurarak gözünü morartmıştır" Son yaşanan olayı anlatan Selvet E., "En son bu olayı yaşadığımız an, benim iki tane çocuğum var. Çocuklarım iftara on dakika kala geciktikleri için ben onları aramaya çıktım. Ben aşağı inerken Muhammed Baca denen şahıs arabasıyla karşıdan geliyordu. Ben onu geçtikten sonra bana geçerken camdan parmak sallayarak küfürler etti. Ben durdum ’hayırdır’ diye seslendim. ’Sana hayırdır’ diye bağırıp çağırdı. Ben Muhammed Baca’yı iyi kötü bildiğim için, biraz da takıntılı olduğu için ben bastım gittim. Ben gittikten sonra çocukları buldum. Eve dönerken baktım yine jandarmayı çağırmış. Orada bir şeyler anlatıyor. Yine bağırıyor, çağırıyor. Ben de jandarmaya sordum. Hayırdır? Bir sıkıntı mı var yine? Muhammed Baca onların yanında bana saldırdı ve kolluk kuvvetleri araya girdi. Sonra sesi duyan komşular, insanlar çıktı. Bu arada bayanlar birbirine girmeye başladılar. Birbirlerini itip kaktılar. Jandarma ve biz onları ayırmaya çalışırken Muhammed Baca benim kardeşim Şener E.’ye küfürler ederek saldırmıştır. Saldırırken birbirlerine vurmaya başladılar. Biz araya girdik, jandarmayla ayırdık bunları. Elinde küçük bir çocuk vardı. Çocuk öncesinden annesi B. Baca’nın ifadesi kolluk kuvvetlerinde vardır. Arabanın torpidosuna vurarak gözünü morartmıştır. Sonra çocuk B. Baca’nın kollarındayken olay esnasında yere düşmüştür. Yere düşerken Muhammed Baca’nın burnu kanadığı zaman çocuğu kucağına alıp, kanı çocuğun üzerine akıtarak çocuğumu darp ettiler diye bağırmaya başladı. Kesinlikle biz bu olayla alakalı çocuğa herhangi bir darp, bilerek bir şey yapmadık. Benim kardeşim kesinlikle çocuğa herhangi bir darp, bir şey yapmamıştır" diye konuştu. Mermi bırakılma olayıyla da alakaları olmadığını savunan Selvet E., tehdit mesajları aldığını söyleyerek, "Benim dünden beri iki gündür telefonum hiç susmuyor. Beni çocuklarımla, ailemle, kardeşimle tehdit ediyorlar. Ben bu durumu yaşayacak hiçbir şey yapmadım" dedi. Vali’den ziyaret Öte yandan, Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta, olayda yaralanan baba ve kızını Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ziyaret etti. Konuyla ilgili Vali Usta yaptığı açıklamada, "Vatandaşlarımız müsterih olsun; ülkemiz bir hukuk devleti olup hiçbir suç ve suçlu cezasız kalmayacaktır. Yalova, memleketi, aidiyeti ve inancı ne olursa olsun tüm vatandaşlarımızın barış ve huzur içinde yaşadığı bir ilimizdir. Bu anlaşmazlığa farklı bir anlam yüklemek Yalova’mıza yapılacak büyük bir haksızlık olur. Toplumsal barışımızı zedelemeye, huzur ve güven ortamını sarsmaya yönelik dezenformatif paylaşımlara itibar edilmemesini önemle rica ederiz" dedi.
Diyarbakır Şilbe Halk Kütüphanesi hizmete açıldı Diyarbakır’ın Yenişehir İlçe Belediyesi tarafından Yolaltı (Şilbe) Mahallesi’nde kadınlar, gençler ve çocukların eğitim ve sosyal çalışmalarını desteklemek amacıyla yapımı tamamlanan Şilbe Halk Kütüphanesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılışa Yenişehir Belediye Başkanı Safiye Akdağ, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Açılış töreninde konuşan başkan Akdağ, kütüphanenin açılmasının çok anlamlı olduğunu belirterek, "Bütün çalışma ve hizmetlerimiz, halkımız ve çocuklarımız içindir. Onlar için ne yapsak azdır. Arkadaşlarımız 2 aydır büyük emek vererek, kütüphaneyi bugüne getirdi. Burada sadece çocuk ve gençler için değil, kadınlar için atölye ve çalışmalar yapılacak" dedi. Konuşmaların ardından kütüphane binasının açılışı yapıldı. Kütüphaneyi gezen çocuklar eğlenceli anlar yaşadı. Aynı anda 60 kişinin faydalanabileceği Yenişehir Şilbe Halk Kütüphanesi, modern mimarisi ve işlevsel tasarımıyla kadınlar, öğrenciler ve gençler için bir çalışma ve yaşam alanı sunuyor. Kütüphanede ders çalışma ve okuma alanlarının yanı sıra ücretsiz internet erişimi, kafeterya bölümü ve açık hava kullanımına uygun bahçe yer alıyor. Kütüphane özellikle sınavlara hazırlanan ve evlerinde çalışma imkânı olmayan gençlere etüt ortamı sağlarken, belirli günlerde düzenlenecek atölye, seminer ve kurslarla kadınların bilgiye erişimini ve sosyal yaşama katılımını güçlendiren çok yönlü bir yaşam ve gelişim alanı olarak hizmet verecek.
Ankara CHP kurultay davasının görülmesine devam edildi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu tutuksuz 12 sanığın, ‘seçim kanununa muhalefet’ suçundan yargılanmasına Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinde devam edildi. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuksuz sanık CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile taraf avukatları katıldı. Tanık ve avukat beyanlarının ardından ara karar açıklandı. Mahkeme ara kararında, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen İBB yolsuzluk davası ile eldeki dava arasında hem sanıklar hem de suçlar bakımından doğrudan bağlantı olduğunu saptadı. Heyet, iki davanın tek elden yürütülmesi amacıyla dosyaların birleştirilmesi için üst mahkemeden onay istenmesine karar verdi. Onay gelmesi durumunda iki dava birlikte görülecek. Kararda ayrıca, gelmeyen tanıkların zorla getirilmesine ve eksik bilirkişi raporlarının tamamlanmasına hükmedilirken, duruşma 1 Nisan’a ertelendi. Duruşma sonrası açıklamalarda bulunan Lütfü Savaş’ın avukatı Onur Yusuf Üregen, "Evet, kamuoyunda butlan davası olarak da bilinen 40. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davalarda Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultayının organize bir şekilde sakatlandığını defalarca dile getirmiştik. Gelinen bu noktada bu talebimiz Ankara Cumhuriyet Savcılığı 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nin savcısı ve mahkemesi tarafından da değerlendirerek dosyanın birleştirilmesi için İstanbul’a müzekkere yazılmasına karar verildi. Gerçekler elbette ki açığa çıkacaktır. Kamuoyuna saygıyla sunulur. Teşekkürler, sağ olun" ifadelerini kullandı.