Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından, İstanbul’daki bakım merkezindeki görüntülere ilişkin açıklama
07 Mayıs 2026 Perşembe - 23:47:26
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, İstanbul’da özel bir bakımevinde ortaya çıkan görüntülerin ardından, ilgili personelin iş akdinin derhal feshedildiğini ve hakkında adli süreç başlatıldığını açıkladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "27 Nisan 2026 tarihinde meydana gelen olayın Bakanlığımıza intikal etmesiyle birlikte ivedilikle teftiş başlatılmıştır. Yapılan ilk tespitte olayın, İstanbul Beylikdüzü Kavaklı bölgesinde faaliyet gösteren Özel Huzur Vadisi Bakım Merkezi’nde meydana geldiği belirlenmiştir. Görüntülerde yer alan kişinin kimlik tespitleri yapılmış; ilgili personelin iş akdi derhal feshedilmiş ve hakkında adli süreç başlatılmıştır. Olaydan etkilenen engelli bireyin hastaneye sevki sağlanmış, gerekli tıbbi müdahalesi gerçekleştirilmiş olup tedavi ve takip süreci titizlikle sürdürülmektedir. Bakanlığımız tarafından söz konusu kuruluşa yönelik teftiş süreci başlatılmıştır. İncelemeler tüm yönleriyle devam etmekte olup, engelli bireylerimize yönelik her türlü kötü muameleye karşı sıfır tolerans ilkesiyle hareket edilmektedir. Sürecin tüm aşamaları Bakanlığımız tarafından yakından takip edilmektedir" ifadelerine yer verildi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 23:38
Bakan Gürlek: "Faili meçhul dosyalarında devlet olarak kararlı bir irade ortaya koyuyoruz"
Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul suçların aydınlatılması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü bünyesinde özel bir daire başkanlığı kurduklarını belirterek, "Şu ana kadar mahkemelerden 638 dosya alındı. Burada amacımız savcılık makamının yerine geçmek değil, teknik destek sağlayarak dosyaların yeniden değerlendirilmesini sağlamak" dedi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 23:26
Bakan Memişoğlu: "Rize Günleri’ni ‘Dumansız Açık Hava’ konseptiyle hayata geçiriyoruz"
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ankara’da düzenlenen ‘Rize Günleri’ programı kapsamında ‘Dumansız Açık Hava’ konseptine geçildiğini ve 11 bin metrekarelik bölümün dumansız hava sahası ilan edildiğini açıkladı. Sağlık Bakanı Memişoğlu, Ankara’da düzenlenen "Rize Günleri’ne katıldı. Bakan Memişoğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bırakalım sigarayı, içelim Rize çayı. Türkiye’de bir ilki gerçekleştiriyor; Rize Günleri’ni ‘Dumansız Açık Hava’ konseptiyle hayata geçiriyoruz. Etkinlik alanımızdaki 11 bin metrekarelik bölümü dumansız hava sahası ilan ettik. Organizasyon boyunca bu alanlarda tütün kullanımına müsaade edilmeyecek. Sağlık Bakanlığı olarak kurduğumuz 7 ayrı istasyonda; ücretsiz kanser taramalarından sigara bırakma danışmanlığına, sağlıklı yaşam bilgilendirmelerinden koruyucu sağlık hizmetlerine vatandaşlarımızın yanında olacağız. Bu organizasyonda emeği geçenlere gönülden teşekkür ediyorum. Tüm vatandaşlarımızı sağlığa adım atmak ve bu güzel atmosferi solumak için bekliyoruz" ifadelerine yer verdi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 23:25
Beypazarı’nda trafik eğitim semineri
Ankara’nın Beypazarı ilçesinde bir okulda Trafik Jandarma Timleri tarafından trafik eğitim semineri yapıldı. Ankara’nın Beypazarı ilçesine bağlı Kurtuluş Mahallesi’nde bulunan Gazipaşa İlkokulu’nda 2 - 8 Mayıs Trafik Haftası kapsamında Ankara İl Jandarma Komutanlığı Trafik Güvenliği Kısım Amirliği ve Beypazarı İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı Trafik Jandarma Timleri tarafından, güvenli bisiklet kullanımı, bisiklet kullanırken kaskın önemi, trafik işaret ve levhaları, emniyet kemeri ve çocuk koruma sistemleri, yaya geçidi, alt ve üst geçit kullanımı, karşıdan karşıya geçme, güvenli oyun alanları, genel trafik kuralları konularında toplam 21 öğretmen ve 400 öğrenciye bilgilendirme semineri yapıldı. Faaliyet sonunda öğrencilere boyama kitabı ve hikaye kitabı dağıtıldı.
03 Mart 2026 Salı - 11:31
Bakan Bolat: "Şubat ayında ihracatımız yüzde 1,6’lık artış ile 21,1 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir"
Bakan Bolat: "Şubat ayında ihracatımız yüzde 1,6’lık artış ile 21,1 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir"
03 Mart 2026 Salı - 11:14
Bakan Şimşek: "Şubatta aylık enflasyon yüzde 2,96 gerçekleşti"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Şubatta aylık enflasyon yüzde 2,96 gerçekleşti. Gıda fiyatlarının uzun dönem ortalamasının oldukça üzerinde artması, yıllık enflasyonda geçici bir yükselişe neden oldu. Temel mal enflasyonu yüzde 16,6’ya geriledi" dedi. Bakan Şimşek, resmi sosyal medya hesabı üzerinden Şubat’ta aylık enflasyonun yüzde 2,96 gerçekleştiğini duyurdu. Gıda fiyatlarının uzun dönem ortalamasının oldukça üzerinde artması, yıllık enflasyonda geçici bir yükselişe neden olduğunu belirten Şimşek, temel mal enflasyonunun yüzde 16,6’ya gerilediğini açıkladı. Aynı zamanda Şimşek, katılığın yüksek olduğu hizmet enflasyonunun ise son 47 ayın en düşük seviyesi olan yüzde 40’ın altına indiğini bildirdi. "Şubatta aylık enflasyon yüzde 2,96 gerçekleşti" Bakan Şimşek, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Şubatta aylık enflasyon yüzde 2,96 gerçekleşti. Gıda fiyatlarının uzun dönem ortalamasının oldukça üzerinde artması, yıllık enflasyonda geçici bir yükselişe neden oldu. Temel mal enflasyonu yüzde 16,6’ya geriledi. Katılığın yüksek olduğu hizmet enflasyonu ise son 47 ayın en düşük seviyesi olan yüzde 40’ın altına indi. Bu görünüm enflasyonda aşağı yönlü eğilimin sürdüğüne işaret ediyor. Son iki ayda gıda fiyatlarında görülen yüksek artışların, önümüzdeki dönemde hava şartlarına bağlı olarak telafi edilmesini bekliyoruz. Diğer taraftan, jeopolitik gelişmeler kaynaklı artan petrol fiyatlarının enflasyon etkisini sınırlandırmak üzere çalışıyoruz. Dezenflasyon sürecinin devamı için tüm politika araçlarımızı eşgüdüm içinde kullanıyoruz."
03 Mart 2026 Salı - 11:13
Başkent’in son bakır ustalarından Aytekin Küçük: "Bakıra talep çok ama yetişecek çırak yok"
Başkent’te yaklaşık 50 yıldır kalay ve bakır ustalığı yapan Aytekin Küçük, mutfakta kullanımı sağlıklı olduğu için bakıra talebin artmasıyla mesleğin ‘altın çağını’ yaşadığını ancak yetişecek çırak olmadığı için mesleğin bitme noktasına geldiğini ifade etti. Ankara’nın Altındağ ilçesine bağlı Kale Mahallesi’nde kalaycılık ve bakırcılık mesleğini yaklaşık 50 yıldır icra eden Aytekin Küçük, baba mesleğini büyük bir işçilikle devam ettiriyor. Sağlıklı olduğu için mutfakta bakır kullanımının artmasıyla bakırcılık, en parlak dönemlerinden birini yaşıyor. Bakıra ve kalaya talebin artmasına rağmen çırak yetişmediği için bu meslek, kaybolmakta olan meslekler arasında yer alıyor. "Ustam, ölçü kullanmadan bakır yapacak kadar ustaydı" Baba mesleği olan kalaycılık mesleğine çocukluk yıllarında amcaları sayesinde başlayan kalay ustası Aytekin Küçük, "Belli bir zamana kadar çalıştıktan sonra amcam, ‘Seni başka birinin yanına verelim. Burada sadece kalaycılık öğreniyorsun’ dedi. Karşımızdaki dükkanda Kıvırcık Dursun diye çok değerli bir ustamız vardı. O, bu çarşıdaki çoğu ustanın ustasıdır. Amcam beni o ustanın yanına verdi ve orada çalışmaya başladım. Çok sinirliydi, yanında çalışılmıyor, bağırıyor ve haftanın üç günü sopayla dövüyordu. Ama onun yanında çalıştığım için gurur duyuyorum. Ondan dürüst işçilik, bakırcılık, kalaycılık, nikelaj ve parlatma öğrendim. Onun sayesinde el becerim çok gelişti. Ölçü kullanmadan bakır yapacak kadar ustaydı" dedi. "Koca Ankara’da bu mesleği yapan üç dört kişi kaldık" Kalaycılık mesleğinin tükenmekte olduğunu ve yeni ustaların artık çıkmadığını söyleyen Küçük, "Şu an bu meslek altın çağını yaşıyor. Biri gelse, öğrense biz de gurur duyarız. Koca Ankara’da üç dört kişi kaldık, beşincisi yok. Yapabilecek kapasitede adam da yok. Öğrenmiş olsalar meslek altın bilezik, her zaman kazanır. Parasız kalmazsın, bir şey üretir, yapar, bunu satar, cebine para girer ve çoluğunu çocuğunu geçindirir. Ama biri heveslenerek geliyor, ‘kaç para veriyorsun, kaçta başlayıp kaçta çıkacağım, cumartesi pazar tatil mi’ diye soruyor. Çıraklığımda gece yarılarına kadar çalıştığım zamanlar oldu. Biz bilmez miydik eve gitmeyi" diye konuştu. "Çoğu lokanta bakır kullanmaya başladı çünkü lezzet farkını gördüler" Mesleğin göründüğü kadar kolay olmadığı ve belli aşamaları olduğunu belirten Küçük, "Bakır, yer altından çıkan bir maden, kalay da yer altından çıkan bir maden. Ama sağlıklı. Herkes bunu bilmiyor, çoğu kişi kullanmıyor ve bakırın ne olduğunu bilmiyor. Mesela hepimizin evinde bulaşık makinesi var. Bulaşıklar yıkandıktan sonra koy bir leğen suya durula, bak nasıl köpük akıyor. Bu bakırı bulaşık makinesine koy, kendini karartır ama kesinlikle kalayını çıkaramaz. Sağlıklı olduğu için. İkisi de yer altından çıkan maden. O kadar sağlıklı. Eski adamlar mesela 100 yaşına kadar yaşıyorlar. Mesela köylerde adamlar bastonlarla yolda yürüyemiyor ama yine de sağlıklı. Ama bizim buradakiler de öyle sağlıklı değil. Yediğimiz doğal bir şey yok. Zaten çoğu lokantalar bile bakıra döndü. Niye? Lezzet farkını yakaladılar" şeklinde konuştu.
03 Mart 2026 Salı - 11:02
Bakan Şimşek: "Son iki ayda gıda fiyatlarında görülen yüksek artışların, önümüzdeki dönemde hava şartlarına bağlı olarak telafi edilmesini bekliyoruz. Diğer taraftan, jeopolitik gelişmeler kaynaklı artan petrol fiyatlarının enflasyon etkisini sınırlandırm
Bakan Şimşek: "Son iki ayda gıda fiyatlarında görülen yüksek artışların, önümüzdeki dönemde hava şartlarına bağlı olarak telafi edilmesini bekliyoruz. Diğer taraftan, jeopolitik gelişmeler kaynaklı artan petrol fiyatlarının enflasyon etkisini sınırlandırmak üzere çalışıyoruz."
03 Mart 2026 Salı - 11:00
TVHB Başkanı Eroğlu: "Türkiye 780 bin kilometrekarelik geniş coğrafyasında yüzlerce memeli, kuş, sürüngen, amfibi ve balık türüne ev sahipliği yapmaktadır"
Türk Veteriner Hakimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, "Türkiye, yaklaşık 780 bin kilometrekarelik geniş coğrafyasında yüzlerce memeli, kuş, sürüngen, amfibi ve balık türüne ev sahipliği yapmaktadır" dedi. TVHB Başkanı Eroğlu, 3 Mart Dünya Yaban Hayatı Günü ile ilgili yazılı açıklama yayımladı. Eroğlu, 3 Mart’ta Dünya Yaban Hayatı Günü’nün yeryüzündeki yaban hayvanları ve bitkilerin korunmasının önemini hatırlatmak, biyolojik çeşitliliğin değerini vurgulamak ve doğal yaşamın sürdürülebilirliği konusunda küresel farkındalık oluşturmak amacıyla ilan edilmiş uluslararası bir gün olduğunu ifade etti. Eroğlu, Türkiye’nin 780 bin kilometrekarelik geniş coğrafyasında yüzlerce memeli, kuş, sürüngen, amfibi ve balık türüne ev sahipliği yaptığını belirtti. "Biyoçeşitlilik; temiz havanın, içilebilir suyun, verimli tarımın, sağlıklı hayvancılığın ve güvenli gıdanın ön şartıdır" Ali Eroğlu, şu ifadelere yer verdi: "Her yıl 3 Mart’ta kutlanan Dünya Yaban Hayatı Günü, yeryüzündeki yaban hayvanları ve bitkilerin korunmasının önemini hatırlatmak, biyolojik çeşitliliğin değerini vurgulamak ve doğal yaşamın sürdürülebilirliği konusunda küresel farkındalık oluşturmak amacıyla ilan edilmiş uluslararası bir gündür. Ormanlarda dolaşan bir memeli, gökyüzünde süzülen bir kuş, sulak alanlarda yaşayan bir amfibi ya da denizlerin derinliklerindeki bir balık türü; hepsi birlikte yaşamın büyük ağını oluşturur. Bu ağın herhangi bir halkasında meydana gelen kırılma, yalnızca doğayı değil, insan yaşamını da doğrudan etkiler. Çünkü doğa, insanın dışında değil; insanın içinde var olduğu çok bileşenli bir sistemdir. Sağlıklı ekosistemler için zengin bitki ve hayvan çeşitliliği, dengeli doğal döngüler ve sürdürülebilir kaynak kullanımıyla mümkündür. Biyoçeşitlilik; temiz havanın, içilebilir suyun, verimli tarımın, sağlıklı hayvancılığın ve güvenli gıdanın ön şartıdır. Aksi takdirde doğanın dengesi bozulduğunda türler yok olmakla kalmaz aynı zamanda insanlığın refahı, ekonomisi ve sağlığı da tehdit altına girer. Bugün dünya genelinde yaban hayatı ciddi tehditlerle karşı karşıyadır. Habitatların tahrip edilmesi, iklim değişikliği, kaçak avcılık, çevre kirliliği ve doğal kaynakların bilinçsiz kullanımı gibi olumsuzluklar pek çok türü yok olma riskiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Yaban hayatının korunması insan sağlığı açısından da kritik bir öneme sahiptir. Doğal yaşam alanlarının yok edilmesi ve insan-yaban hayatı etkileşiminin artması, zoonotik hastalıkların ortaya çıkma riskini ciddi şekilde artırmaktadır. Son yıllarda yaşanan küresel salgınlar, doğayla kurulan dengesiz ilişkinin ne kadar büyük sonuçlar doğurabileceğini göstermiştir. Bu nedenle insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan bütüncül yaklaşımlar artık mecburidir." "Türkiye 780 bin kilometrekarelik geniş coğrafyasında yüzlerce memeli, kuş, sürüngen, amfibi ve balık türüne ev sahipliği yapmaktadır" Türkiye’nin sahip olduğu coğrafi konum ve farklı iklim özellikleri sayesinde dünyanın önemli biyolojik çeşitlilik merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Eroğlu, "Yaklaşık 780 bin kilometrekarelik geniş coğrafyasında yüzlerce memeli, kuş, sürüngen, amfibi ve balık türüne ev sahipliği yapmaktadır. Aynı zamanda ülkemiz göçmen kuşların kullandığı önemli göç yolları üzerinde yer almakta ve birçok tür için hayati bir geçiş noktası oluşturmaktadır. Anadolu’da yaşayan endemik türler ise bu toprakları dünyada biyolojik çeşitlilik açısından eşsiz kılmaktadır. Gelişen teknolojiler ve bilimsel araştırmalar doğamızın bilinmeyen yönlerini her geçen gün daha fazla ortaya çıkarmaktadır. Modern izleme yöntemleri sayesinde daha önce varlığı bilinmeyen türleri kayıt altına alınmakta, hatta neslinin tükendiği düşünülen bazı türlerin yeniden varlığı tespit edilmektedir" diye konuştu. "Yaban hayatı alanında daha fazla veteriner hekimin görev alması güçlü sonuçlar doğuracaktır" Yaban hayatının korunmasında birçok meslek grubunun önemli rol üstlendiğini belirten Eroğlu, "Bu süreçte veteriner hekimlerimiz özel bir sorumluluğa sahiptir. Veteriner hekimlerimiz; yaban hayvanlarının hastalıklarının teşhisi ve tedavisi, rehabilitasyon çalışmaları, tür koruma ve üretim projeleri ve zoonotik hastalıkların izlenmesi gibi alanlarda aktif görev almaktadır. İnsan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan yaklaşımın sahadaki en önemli temsilcilerinden biridir. Türkiye’de yaban hayatının korunmasına yönelik önemli çalışmalar yürütülmektedir. Rehabilitasyon merkezleri, bilimsel araştırmalar ve koruma projeleri bu alanda önemli ilerlemeler sağlamaktadır. Ancak bu çalışmaların daha da güçlendirilmesi, uzman sayısının artırılması ve kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Yaban hayatı alanında daha fazla veteriner hekimin görev alması ve bu alandaki akademik çalışmaların desteklenmesi, gelecekte çok daha güçlü sonuçlar doğuracaktır. Ekosistemlerin bozulması, türlerin yok olması ve doğal dengenin zarar görmesi; gıda güvenliğini, halk sağlığını, ekonomik istikrarı ve toplumsal refahı doğrudan tehdit etmektedir. Artık bu mesele, insanlığın kendi geleceğini güvence altına alma meselesidir. Yaban hayatını korumak yaşamın kendisini korumaktır. İnsan doğanın sahibi değil, onun emanetçisidir. Bu emaneti korumak ise hem bilimsel hem de vicdani bir görevdir" şeklinde konuştu.
03 Mart 2026 Salı - 10:53
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: "Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ve takdir edilecek yoğun diplomatik temaslarıyla barış ortamının yeşermesi samimi dileğimizdir ve beklentimizdir."
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: "Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ve takdir edilecek yoğun diplomatik temaslarıyla barış ortamının yeşermesi samimi dileğimizdir ve beklentimizdir."
03 Mart 2026 Salı - 10:46
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: "Komşu ülkemiz İran’ın başına gelen dehşet verici musibetlerden ülkemizi soyutlamak ve ayrı düşünmek, hem imkansız hem de izansızlıktır."
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: "Komşu ülkemiz İran’ın başına gelen dehşet verici musibetlerden ülkemizi soyutlamak ve ayrı düşünmek, hem imkansız hem de izansızlıktır."
03 Mart 2026 Salı - 10:43
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: "ABD’nin, siyonizmin tahrik ve tertibine gelerek İran’a saldırması bölgesel ve küresel dengeleri sakatlayacak mahiyettedir. Bu saldırganlık gayrimeşrudur."
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: "ABD’nin, siyonizmin tahrik ve tertibine gelerek İran’a saldırması bölgesel ve küresel dengeleri sakatlayacak mahiyettedir. Bu saldırganlık gayrimeşrudur."
03 Mart 2026 Salı - 10:43
MHR GYO, 489 milyon lira kar açıkladığını duyurdu
MHR Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (MHR GYO) Genel Müdürü Nurkan Kaçmaz; 2025 yılında karını, bir önceki yıla göre 4 kat artırarak 489 milyon liraya çıkardıklarını açıkladı. MHR GYO Genel Müdürü Nurkan Kaçmaz; 2025 yılında karını, bir önceki yıla göre 4 kat artırarak 489 milyon liraya çıkardıklarını açıkladı. Kaçmaz, 2025 yılındaki büyümeyi, tamamen kendi öz kaynakları ile finanse ettiklerini belirtti. Buna göre MHR GYO, 2025’i, 489 milyon lira karla kapattığı ifade edildi. Kaçmaz, enflasyon düzeltmesine rağmen aktif toplam oranın 2024 yılına göre yüzde 10,5 oranında artarak, 10 milyar lirayı geçtiğini vurguladı. 2025 yılı sonunda gayrimenkul portföyünün rayiç değer artışının, yıllık enflasyon oranının üzerine çıkarak yüzde 15 olarak gerçekleştiğine dikkat çeken Kaçmaz, bu büyümenin reel bazda pozitif getiri ürettiğini ve aktif büyüklüğün de önemli bir değer artışı oluşturduğunu sözlerine ekledi. "Büyüme hedeflerimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" 2025 yılında elde edilen karlılık performansı sayesinde enflasyona rağmen öz kaynaklarını büyüttüklerini belirten Kaçmaz, "Şirketimiz, 2025 yılındaki büyümesini, tamamen kendi öz kaynakları ile finanse ederek, likiditesi yüksek borcu olmayan bir finansal görünümle tamamladı. MHR GYO olarak, 2026 yılında da yeni projeler, operasyonel verimlilik, karlılık artışı ve sürdürülebilir büyüme hedeflerimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerine yer verdi.
03 Mart 2026 Salı - 10:11
Bu çocuğun kulakları radar kadar hassas
Ankara’da yaşayan 13 yaşındaki Lidya Eytemiş, milyonda bir görülen "Absolut Kulak" yeteneğiyle dikkat çekerken, en büyük hedefinin Türkiye’yi uluslararası arenada başarıyla temsil etmek olduğunu söyledi. Ankara’da yaşayan 13 yaşındaki Lidya Eytemiş, doğuştan milyonda bir görülen ‘Absolut Kulak’ (kusursuz işitme) yeteneğiyle dikkat çekiyor. Duyduğu notaları referans almadan ayırt edebilen Eytemiş, müziğe küçük yaşlarda ilgi duymaya başladı. İlkokul yıllarında müzik öğretmeni tarafından fark edilen Eytemiş, girdiği yetenek sınavını kazanarak Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı’nda eğitim almaya hak kazandı. Konservatuvarda üçüncü yılını tamamlayan genç müzisyen, en büyük hedefinin Türkiye’yi uluslararası alanda başarıyla temsil etmek olduğunu söyledi. "Yeteneğin eğitimle perçinlenmediği sürece hiçbir anlamı olmayacağını da biliyorduk" Kızının eğitimi için Ankara’ya taşındıklarını ifade eden Olgun Eytemiş, "Lidya çok küçük yaşlarda henüz konuşmazken bile internetten klasik müzik dinliyordu. O dönemlerde müziğe ilgisi vardı ancak mutlak işitmeye sahip olduğunu, yani ‘Absolut Kulak’ olduğunu müzik öğretmeni keşfetti. Öğretmeni bunun milyonda bir görülen bir özellik olduğunu bize söylediğinde tabii ki çok mutlu olduk. Fakat bu yeteneğin eğitimle perçinlenmediği sürece hiçbir anlamı olmayacağını da biliyorduk. O nedenle çeşitli yerlere videolar çekilip gönderildi. Bunlar içerisinde yurt dışında ve yurt içinde okullar da vardı. Lidya, bunlardan biri olan Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı’nın sınavlarına katıldı ve başarılı olup kabul aldı. Hocaları da açıkçası Ankara Devlet Konservatuvarı’nda okumasını önerdiler. Biz de o yönde bir karar alıp Ankara’ya taşınmaya karar verdik" dedi. "Lidya 7 sese kadar ayırt edebiliyor" Müzik öğretmenleri tarafından yapılan testler sonucunda Lidya’nın 7 farklı nota sesini referans almadan ayırt edebildiğini aktaran Olgun Eytemiş, şu ifadelere yer verdi: "Lidya’nın keşfediliş hikayesi, çok küçük yaşlarda eğitim aldığı sırada başladı. Müzik öğretmeni telefonla konuşurken Lidya, hocasının gitarıyla oynamaya başlıyor. Hoca daha sonra gitarı eline aldığında, Lidya’nın kusursuz bir la minör yaptığını fark ediyor. Hocası bizi arayarak 30 yıllık gitar öğretmeniyim, hayatımda böyle kusursuz bir la minör yapamadım, kızınız müthiş yetenekli ve elinizde bir mücevhere sahipsiniz dedi. Sonrasında birkaç müzik hocasıyla beraber Lidya’ya bir test uygulamaya karar veriyorlar. Hocası piyanoda farklı sesler çıkıyor ve Lidya’nın bunu oktavları ile birlikte söylemesini istiyor. Lidya 7 sese kadar ayırt edebiliyor. Bunun çok yüksek bir yetenek olduğundan bahsettiler. Bize Lidya’nın bu yeteneğinin çok iyi bir eğitim almadığı sürece hiçbir anlamı olmayacağını söylediler. İnşallah dünyanın en ünlü orkestralarında iyi bir kontrbasçı olacak. Ülkemizi en iyi şekilde temsil edecek, buna inanıyorum." "Bizim için en önemlisi Lidya’nın mutlu olması" Lidya’nın daha önce kontrbas eğitimi almamasına rağmen kısa sürede iyi seviyede kontrbas çalmayı öğrendiğini belirten Olgun Eytemiş, "Lidya daha önce hiç yaylı çalgı çalmamıştı, sadece piyano eğitimi almıştı. Ancak burayı kazandığında Lidya’ya bir kontrbas enstrümanı uygun gördüler ve kontrbas çalmaya başladı. O güne kadar gördüğü ya da eğitim aldığı bir enstrüman olmamasına rağmen 3 yıldır çok güzel bir şekilde eğitim alıyor. Bizim için en önemlisi Lidya’nın mutlu olması. Lidya gibi milyonda bir özelliğe sahip Türkiye’de belki birçok çocuk var ve çoğu gerekli rehberlik olmadığı için farklı branşlarda eğitim almayı tercih ettiler ya da mecbur kaldılar. Önemli olan çocuklarımızın hem eğitim alması hem de mutlu oldukları işleri yapması. Bu anlamda Ankara Devlet Konservatuarı’nda Lidya çok mutlu. Anne baba olarak bizim için en önemlisi, Lidya’nın mutlu olduğu yerde olması. Çocuklarımızı mutlu oldukları ve ilgilendikleri alanlarda yetiştirelim. Onların özelliklerine rehberlik ederken önlerine çıkan her engelli kaldırmayalım çünkü bazı engelleri kendileri kaldırmaları hayatta onları güçlü kılıyor" şeklinde konuştu. "Ülkemizi dünyada güzel temsil etmesini isterim" Kızının sanatın her dalıyla içe içe olduğunu aktaran Sema Eytemiş, "Lidya müziği çok seviyor. Küçük yaşlardan itibaren müzikle iç içe oldu. Konservatuara girdikten sonra da müziği daha da sevmeye başladı. Çok yoğun çalışıyor ama eve geldiği zaman o yorgunluğa rağmen çantasını bir tarafa atıp kıyafetlerini bile değişmeden piyanosunun başına oturup ve piyano çalıyor. Bunun dışında sanatın diğer dallarıyla da ilgileniyor. Kara kalem portre çizimleri, boyama yapmayı, dans etmeyi çok seviyor. Biz de onu destekliyoruz. Ben de müziği çok seviyorum, sanatı seviyorum. İleride kendini mutlu hissedeceği yerde olmasını, ülkemizi dünyada güzel temsil etmesini isterim" diye konuştu. "En büyük hedefim dünyanın en ünlü kontrbastçısı olmak" Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmek istediğini söyleyen Lidya Eytemiş, "13 yaşındayım ve Ankara Devlet Konservatuvarı’nda 7. sınıf kontrbas öğrencisiyim. En büyük hedefim dünyanın en ünlü kontrbasçısı olmak ve herhangi bir orkestrada ünlü olmak. Ülkemizi ve okulumuzu en iyi şekilde temsil etmeyi arzu ediyorum ve ailem için de büyük katkı sağlamak istiyorum. Annemle birlikte sabah 08.00 gibi okula geliyorum. Hafta içi saat 20.00 gibi çıkıyorum ama hafta sonları saat 21.30’a kadar kalıyorum okulda. Bir Türk olarak ülkemi en iyi şekilde temsil etmek istiyorum" ifadelerinde bulundu. "Lidya’yı hep birlikte büyük orkestralarda çalarken göreceğiz" Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı öğretim üyesi Prof. Dr. Burak Karaağaç, Lidya’nın yetenek sınavını başarıyla geçerek konservatuvara girmeye hak kazandığını belirterek, "Yaklaşık 25 yıldır hocalık yapıyorum. Birçok öğrenci yetiştirdim, Lidya’da güzel öğrencilerimden bir tanesi. Lidya kontrbas yetenek sınavıyla alındı. Ailesi de şehir dışından Ankara’ya taşınan ailelerimizden bir tanesidir. Lidya daha 3’üncü senesinde, yani ilk öğretim 8. sınıfta. Bundan sonra liseye ve üniversiteye devam edecek. 12 Yıllık eğitimini tamamladıktan sonra da Lidya’yı hep birlikte büyük orkestralarda çalarken göreceğiz. Bu yolu tercih edecek gençlere de tavsiyem; geç kalmasınlar bir an önce okulumuza başvursunlar" açıklamalarında bulundu.
03 Mart 2026 Salı - 10:00
Uzmanından açıklama: "Erişkin her 3 kişiden biri hipertansiyon hastası"
Kalp ve damar hastalıklarının dünyadaki ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer aldığını vurgulayan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Murat İlkar Gelişen, "En önemli risk faktörü hipertansiyondur. Erişkin her üç kişiden biri, 70 yaş üzerindeki her üç kişiden ikisi hipertansiyon hastasıdır" dedi. Medical Park Ankara Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Murat İlkar Gelişen, hipertansiyonun kalp ve damar hastalıkları için en önemli risk faktörü olduğunu belirterek, düzenli kontrol ve sağlıklı yaşamın hayati önem taşıdığını söyledi. Kalp ve damar hastalıklarının dünya genelinde ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer aldığını kaydeden Uzm. Dr. Gelişen, "En önemli risk faktörü hipertansiyondur. Erişkin her üç kişiden biri, 70 yaş üzerindeki her üç kişiden ikisi hipertansiyon hastasıdır" diye konuştu. "Hastaların yüzde 60’ı hastalığının farkında değil" Hastaların yaklaşık yüzde 60’ının ya hastalığının farkında olmadığını ya da yeterince önemsemediğini ifade eden Gelişen, "Kronik kan basıncı yüksekliği kalp ve damar hastalıkları, böbrek yetmezliği, beyin kanaması ve felç için ciddi risk oluşturur" şeklinde konuştu. "Bacak damar tıkanıklıklarına dikkat" Bacaklardaki damar tıkanıklıklarının atardamar ve toplardamar hastalıkları olarak iki grupta ele alındığını aktaran Gelişen, "Toplardamar tıkanıklığında bacakta ağrı, ileri derecede ödem ve koyu renk değişikliği görülür. Atardamar tıkanıklığında ise ağrıya soğukluk ve solukluk eşlik eder" ifadelerini kullandı. "Genç yaşta risk artıyor" Son yıllarda kalp hastalıklarının genç yaş grubunda daha sık görülmeye başladığına dikkat çeken Uzm. Dr. Gelişen, şu bilgileri paylaştı: "Genetik yatkınlığın yanı sıra sigara, alkol tüketimi, sağlıksız beslenme ve stres riski artırıyor. Özellikle sigara damar elastikiyetini azaltır, plak oluşumunu artırır ve kan akımını düşürür. Diyabet hastalarında uzun süre yüksek seyreden kan şekeri damar duvarında plak oluşumuna yol açar. Bu durum kalp krizi ve diğer damar hastalıkları için önemli bir zemin hazırlar." "Kalp krizi her zaman belirti vermeyebilir" Kalp krizi geçiren bazı hastalarda öncesinde eforla ya da istirahatte göğüs duvarında baskı tarzında ağrı görülebileceğini söyleyen Gelişen, "Hiçbir şikâyeti olmayan kişilerde de ani kalp krizi gelişebilir. Bu nedenle düzenli kontroller ve risk faktörlerinin takibi çok önemlidir" açıklamasında bulundu. "Tedavi kişiye özel planlanıyor" Koroner kalp hastalığı veya periferik damar hastalıklarında anjiyografi sonrası darlık ya da tıkanıklığın yerine göre balon, stent veya bypass cerrahisi kararı verdiklerini belirten Gelişen, "Müdahale gerektirmeyen durumlarda ise ilaç tedavisi uyguluyoruz" dedi. "Sağlıklı yaşam hayat kurtarıyor" Kalp ve damar sağlığının korunması için stresten uzak bir yaşam tarzının benimsenmesi gerektiğini vurgulayan Gelişen, "Dengeli ve bilinçli beslenmek, fazla kilolardan uzak durmak ve düzenli yürüyüş yapmak büyük önem taşıyor. Erken tanı ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları kalp ve damar hastalıklarına karşı en güçlü korunma yoludur" diye konuştu.
03 Mart 2026 Salı - 09:36
Ankara’da kaldırım taşlarını onarmak sanatçıya düştü
Ankara’da kırık ve yerinden sökülmüş kaldırım taşlarını toplayarak onaran ve boyayan Ozan Kıran, hem görüntü kirliliğine dikkat çekti hem de belediyeye çağrıda bulundu. Kıran: "Bu iş, belediyenin işi aslında. Sanatçı olarak birkaçına müdahale edebilirim ya da birkaçında kendi işlerimi gösterebilirim ama sonuçta kaldırım taşı mühendisi değilim" dedi. Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Heykel Bölümü mezunu Ozan Kıran, Ankara’nın Çankaya ilçesi Bahçelievler Mahallesinde kırık ve yerinden sökülmüş kaldırım taşlarını toplayarak onarıyor ve boyuyor. Mahalle aralarında uzun süredir onarılmayı bekleyen taşları tek tek bir araya getiren Kıran, hem görüntü kirliliğine dikkat çekiyor hem de Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne (ABB) çağrıda bulunuyor. Bahçelievler Mahallesinde özellikle ara sokaklarda kırık ve dağınık halde bulunan kaldırım taşları vatandaşların tepkisine neden olurken, Ozan Kıran çözümü farklı bir yöntemle gündeme taşıdı. Sokaklardan topladığı kırık taşları onaran ve çeşitli renklerle boyayan Kıran, bu çalışmasıyla hem farkındalık oluşturmayı hem de yaşanan soruna dikkat çekmeyi amaçladığını söyledi. Kıran, bu taşları dikkat çekmek amacıyla boyamaya başladığını ifade ederek, kalıcı bir çözüm için belediyeye çağrıda bulundu. "Bu iş, belediyenin işi aslında" Mahallede yürüyüş yaptığı sırada kırık kaldırım taşlarını fark ettiğini ve bir süre sonra bu taşları alıp atölyesinde değişik bir sanata dönüştürdüğünü belirten Ozan Kıran, "Bulduğum kırık taşlara ufak rölyefler ve heykeller yapıyordum. Bu işe o şekilde başladım. Sonrasında kırık bir taşı onarma eğilimine geçtim. İşlerimi bu şekilde sürdüreceğim. Sürekli geçtiğim bir yoldu. Amacım orayı kendimce doldurmaktı. Keşke bütün kırık taşları doldurabilsem ve öyle bir olayım olsa. Ama bu iş, belediyenin işi aslında. Sanatçı olarak birkaçına müdahale edebilirim ya da birkaçında kendi işlerimi gösterebilirim ama sonuçta kaldırım taşı mühendisi değilim" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder