Yerel Haberler
Ankara
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 22:07 KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Amcaoğlu: "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Mavi Vatan için vardır, Türkiye Cumhuriyeti için vardır" Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti (KKTC) Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Mavi Vatan için vardır. Oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Türkiye Cumhuriyeti için vardır. Oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte varsa, 300 milyonluk Türk ulusu için vardır" dedi. Ankara’da EkoAvrasya Vakfı, Kıbrıs Türk Ticaret Odası ve Türk Dünyası Sivil Toplum İşbirliği Derneği paydaşlığında, "Türkiye-Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Ekonomik İlişkilerin Güçlendirilmesi" başlıklı toplantı düzenlendi. Toplantıda konuşan KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Amcaoğlu, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, özellikle ifade etmek isterim ki ekonomisinden önce konumuyla alakalı; Akdeniz’in ortasında 3355 kilometrekarelik bir Türk toprağında, 1974’ten sonra, Türkiye Cumhuriyeti kurduktan sonra verilen savaş sonrasında, ilk kez ve son kez verilen savaş. Şehit kanlarıyla, mücahit kanlarıyla kazanılan 74 savaşından sonra büyük bir zaferin sonucunda kurulan 17. Türk devletidir. Türklük devletine devam edilen, işte biraz önce de ifade edildiği gibi bütün izolasyonlara ve ambargolara rağmen ayakta duran, 195 ülkenin tanımadığı, 155 ülkenin tanımadığı, dünyanın tanımadığı ama Türkiye’nin tanımasıyla hayatta var olan, var olmaya devam edecek olan bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Özellikle ifade etmek isterim, Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi: ’Bir Türk dünyaya bedeldir, bir Türkiye dünyaya bedeldir" ifadelerini kullandı. Bölgedeki savaşın Kıbrıs adasının önemini gösterdiğini ifade eden Amcaoğlu, "Yaklaşık 2 buçuk aydır süren savaşın ortaya çıkardığı acı gerçekler var ki, işte Kıbrıs adasının ne denli önemli olduğu. 1937’de Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği gibi, Kıbrıs Türk idaresinde bir sıkıntı yaşamaması konusunda Millet Meclisinde kendi milletvekillerini uyarırken; ’Oradaki Kıbrıs Türkünün bir sıkıntı yaşamaması, aksi takdirde İskenderun Körfezinden dışarı çıkamazsınız, bütün ikmal yollarınız tıkanır’ dediği noktada olduğu gibi gerçekleri yaşıyoruz. Buradaki nöbet sadece o 3355 kilometrekarelik topraklarda yaşayan Kıbrıs Türkünün, 455 yıl önce 1571’de oraya varan Osmanlı’nın torunlarının, Kıbrıs Türk halkının yaşadığı bir sorumluluk değildir. Oradaki nöbet ve sorumluluk, 300 milyonluk Türk nüfusunun ve başta Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle sorumluluk alanı içerisinde var olma mücadelesinden başka bir şey değildir" şeklinde konuştu. Kıbrıs’ın ekonomik hedeflerinden bahseden Amcaoğlu, "Ölçeğine baktığınızda, hedefleri olan bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden bahsederken; şu an 30.000 yatak kapasitesiyle 50.000 yatak kapasitesine ulaşmayı 2030’a kadar hedefleyen, yıllık 2 milyon turisti ile yaklaşık 4 milyonluk turisti hedefleyen, şu anki 88.000 yükseköğrenim öğrencisiyle birlikte 150.000 yüksek eğitim öğrencisi bilişim ve inovasyonla buluşturmayı hedefleyen ve bunun yanında da şu an 160 milyon dolarlar civarında olan ihracatını önümüzdeki 2030 yılına kadar 1 milyar dolara çekme hedefiyle Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte omuz omuza mücadele veren bir Kıbrıs Türk halkından rahatlıkla bahsedebiliriz" diye konuştu. "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Türkiye Cumhuriyeti için vardır" Ticaret Bakanlığının KKTC’ye katkılarından bahseden Amcaoğlu, şunları kaydetti: "Burada bulunmuşken özellikle ifade etmek isterim ki, Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığının yıllardır vermiş olduğu katkılar ortada. Ama özellikle Profesör Doktor Ömer Bolat’ın da yönetimindeki Türkiye Ticaret Bakanlığının son 2022 yılından ötürü ve beridir vermiş olduğu destek çok açık ve bariz bir şekilde ortada. Ve ülkemizin sadece turizmle değil, yaklaşık 4 milyar dolarlık ithalatın karşılığında dış ticaret açığını sağlayan turizmle değil, yüksek eğitimle değil; kendi kendine yetebilen bir sanayi ile, kendi alanlarındaki ihtiyacını üretebilen bir üreticisiyle, sanayicisi ve ticaret adamıyla birlikte var olma savaşı başarıyla devam etmektedir. Birkaç rakam vermek istiyorum. 2021’de yaklaşık 128 milyon dolar olan ihracatının 38 milyon dolarını Türkiye Cumhuriyeti kıyı ticareti kapsamıyla yapabilen bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin şu anki geldiği nokta; 157 milyon dolarlık ihracatının 68 milyon dolarlık kısmını Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti kıyı ticareti kapsamında Türkiye’ye yapabiliyor. Ve özellikle son birkaç yıldır pozitif anlamdaki gayretleriyle sayın Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın sadece Ocak-Mart ayındaki rakam 41 milyon dolara tekabül edebiliyor 3 aylık sürede. Neden? Uzun gayretler ve görünebilir olması konusunda Kıbrıs Türkünün izolasyon ve ambargolarla yaşarken oradaki hayatını devam ettirebilmesi ve kendi ayakları üzerinde durabilen bir ekonomik çarkı hazırlayabilmesi için, bu desteklerin daha da aşağılara ulaşabilmesi için hedefler bu doğrultudaydı. Özellikle şunu ifade etmek isterim ki; oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Mavi Vatan için vardır. Oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Türkiye Cumhuriyeti için vardır. Oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte varsa, 300 milyonluk Türk ulusu için vardır." Konuşmanın ardından Bakan Amcaoğlu’na plaket takdim edildi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 21:50 Vergi teşviki ile ilgili hükümleri içeren kanun teklifi Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi Vergi teşviki ile ilgili hükümleri içeren kanun teklifi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yapılan görüşmelerin ardından Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi. Teklife göre, vergi ve diğer kamu borçları azami taksit süresi 72 aya çıkarılacat. Teminat aranmaksızın tescil edilebilecek borç tutarı bir milyon liraya yükseltilecek. Veraset yoluyla mal intikallerinde vergi oranının yüzde 1 olarak uygulanması öngörülüyor. Teknogirişim şirketi çalışanlarına verilen pay senetlerindeki vergi istisnası sınırı yıllık brüt ücretin bir katından iki katına çıkarılacak. Türkiye’ye yeni yerleşen ve son 3 yılda Türkiye’de mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişilerin, yurt dışından elde ettikleri kazanç ve iratları 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna olacak. Nitelikli hizmet merkezlerinde çalışan personelin ücretlerine yönelik yeni bir vergi istisnası getirildi. Buna göre, nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin üç katını aşmayan kısmı (İstanbul Finans Merkezi’ndeki merkezler için beş katı) gelir vergisinden müstesna tutularak toplamda brüt asgari ücretin 4 ve 6 katına kadar bir vergi avantajı sağlanıyor. Türkiye’nin nitelikli hizmet ihracatını artırmak ve uluslararası firmalar için bölgesel bir merkez olmasını sağlamak amacıyla "Nitelikli Hizmet Merkezi" tanımı yapıldı. En az üç ülkede faaliyeti olan ve yıllık hasılatının yüzde 80’ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden elde eden sermaye şirketlerine bu statü verilerek; finansal danışmanlık, stratejik yönetim ve teknoloji danışmanlığı gibi üst düzey hizmetlerin Türkiye’den koordine edilmesi hedefleniyor. Transit ticaret ve nitelikli hizmet faaliyetlerinden elde edilen kazançlara yönelik vergi indirimlerinin kapsamı genişletildi. Yurt dışından alınan malın Türkiye’ye getirilmeden satılması (transit ticaret) ile nitelikli hizmet merkezlerinin kazançlarına yönelik indirim oranı yüzde 95 olarak (İstanbul Finans Merkezi’ndeki katılımcılar için yüzde 100) belirlendi. Transit ticaret, nitelikli hizmet merkezleri ve İstanbul Finans Merkezi kapsamında sağlanan kazanç indirimlerinin, "Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisi" hesaplamasında matrahtan düşülmesine imkan tanınıyor. Vergiye gönüllü uyumu artırmak amacıyla gerçek ve tüzel kişilerin yurt dışında veya yurt içinde olup kayıt dışı kalmış varlıklarını milli ekonomiye kazandırmaları teşvik ediliyor.
ASO Başkanı Ardıç: "Ülkemiz birçok sektörde Avrupa üretim ekosisteminin güçlü ve güvenilir bir paydaşıdır"
05 Mart 2026 Perşembe - 10:29 ASO Başkanı Ardıç: "Ülkemiz birçok sektörde Avrupa üretim ekosisteminin güçlü ve güvenilir bir paydaşıdır" Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Ülkemiz, otomotivden makineye, savunma sanayiinden kimyaya kadar birçok sektörde Avrupa üretim ekosisteminin güçlü ve güvenilir bir paydaşıdır" dedi. ASO Başkanı Seyit Ardıç, Avrupa Birliği’nin (AB) gündeminde yer alan ‘Made in EU’ projesinin Türkiye tarafından da yakından takip edilmesi gerektiğini ifade etti. Ardıç, önlerindeki süreçte bu projenin Türkiye’nin kazanımları korunarak yasalaşması yönündeki çabaların artırılarak devam etmesinin en büyük beklentileri olduğunu belirtti. Ardıç, bu sürecin Gümrük Birliği’nin güncellenmesi başta olmak üzere Türkiye-AB ekonomik entegrasyonunun daha ileri bir noktaya taşınması açısından da önemli bir fırsat olacağını sözlerine ekledi. "Bu adım Türkiye ile AB arasındaki sanayi iş birliğini derinleştirecektir" Made in EU projesi ile Türkiye ve Avrupa arasındaki sanayi ihracatının artacağını belirten Ardıç, "Avrupa Birliği’nin hazırlıklarını sürdürdüğü Sanayi Hızlandırma Yasası taslağında Gümrük Birliği çerçevesinde Türkiye’nin Avrupa değer zincirlerinin bir parçası olarak tanınmasını öngören düzenleme, ülkemiz sanayisi ve ihracatı açısından stratejik ve olumlu bir gelişmedir. Avrupa Birliği’nin gündemindeki ’Made in EU’ yaklaşımının ülkemiz sanayisi açısından yakından takip edilmesi gerektiğini ifade etmiştik. Taslak metinde Gümrük Birliği kapsamında ürünlerimizin AB menşeli olarak değerlendirilmesine imkan sağlayan yaklaşımın yer alması, yürütülen yoğun temasların ve ticari diplomasinin olumlu sonuç verdiğini göstermektedir" ifadelerine yer verdi. "Ülkemiz, birçok sektörde Avrupa üretim ekosisteminin güçlü ve güvenilir bir paydaşıdır" Türkiye’nin birçok alanda Avrupa ekonomisinde öncü rol oynadığını ifade eden Ardıç, "Ülkemiz, otomotivden makineye, savunma sanayiinden kimyaya kadar birçok sektörde Avrupa üretim ekosisteminin güçlü ve güvenilir bir paydaşıdır. Küresel ticarette korumacılığın arttığı, değer zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde bu adım, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki sanayi iş birliğini derinleştirecektir. Önümüzdeki süreçte bu taslağın Türkiye’nin kazanımları korunarak yasalaşması yönündeki çabaların artırılarak devam etmesi en büyük beklentimizdir. Bu süreç, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi başta olmak üzere Türkiye-AB ekonomik entegrasyonunun daha ileri bir noktaya taşınması açısından da önemli bir fırsat olacaktır. Bu sürecin oluşmasında Ticaret Bakanımız Prof. Dr. Ömer Bolat önderliğinde kamu bürokrasisi ve özel sektör temsilcilerinin etkileşimiyle yürütülen yoğun diplomaside emeği geçen tüm kurum ve paydaşlara teşekkür ediyoruz" dedi.
Mart ayı yaşlı ve engelli aylıkları hesaplara yatırılmaya başlandı
05 Mart 2026 Perşembe - 10:22 Mart ayı yaşlı ve engelli aylıkları hesaplara yatırılmaya başlandı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Mart ayı için yaklaşık 4,74 milyar lira yaşlı aylığı ve yaklaşık 3,76 milyar lira engelli aylığı olmak üzere toplam 8,5 milyar lira tutarındaki yaşlı aylığı ve engelli aylıklarını hesaplara yatırmaya başladık" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, mart ayına yönelik yaşlı ve engelli aylıklarını hesaplara yatırmaya başladıklarını bildirdi. Bakan Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada, engelli ve yaşlı bireylerin hayatın her alanına tam katılımlarını sağlamak ve aynı zamanda bağımsız hayat sürmelerine destek olmak amacıyla çalıştıklarını belirtti. Eğitimden sağlığa, ekonomiden sosyal hayata kadar her alanda yaşlı ve engelli vatandaşların yanında olduklarını aktaran Göktaş, hizmetleri insan odaklı ve hak temelli politikalar çerçevesinde yürüttüklerini vurguladı. Engelli ve yaşlı vatandaşlara yönelik kapsayıcı ve düzenli sosyal yardım programları geliştirmeyi sürdürdüklerini kaydeden Göktaş, şu ifadeleri kullandı: "Bu doğrultuda mart ayı için yaklaşık 4,74 milyar lira yaşlı aylığı ve yaklaşık 3,76 milyar lira engelli aylığı olmak üzere toplam 8,5 milyar lira tutarındaki yaşlı aylığı ve engelli aylıklarını hesaplara yatırmaya başladık. Ödemelerin tüm vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum."
BBP Genel Başkanı Destici: "Türk milleti vatanı söz konusu olduğunda canını düşünmez"
04 Mart 2026 Çarşamba - 23:37 BBP Genel Başkanı Destici: "Türk milleti vatanı söz konusu olduğunda canını düşünmez" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Türkiye ne Afganistan’a benzer ne Suriye’ye benzer, ne Irak’a benzer ne Filistin’e benzer, ne Sudan’a Somali’ye, ne Venezuela’ya ne İran’a benzer. Türkiye, Türk milleti vatanı söz konusu olduğunda canını düşünmez" dedi. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin Keçiören İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen İftar programına katıldı. Programda konuşan Destici, dünya Müslümanlarının durumuna değinerek, "Doğu Türkistan’dan Filistin’e, Kafkaslar’dan Türkmen eline, Myanmar’a kadar hala pek çok Türk coğrafyasında ve İslam coğrafyasında kan ve gözyaşı akmaya devam ediyor. Gazze’deki kardeşlerimiz yıkık dökük binalar arasında Ramazan’ı geçirmeye çalışıyor. Doğu Türkistan’dakiler Kızılçin’in zulmü altında Ramazan’ı karşılıyor. Myanmar’dakiler, Yemen’dekiler, Sudan’dakiler, Somali’dekiler bir taş çorbayı bulamadan iftar yapıyor, üç hurma bulamadan sahur yapıyor" ifadelerini kullandı. Türk milletinin vatanı için yapabileceklerini aktaran Destici, "Türkiye ne Afganistan’a benzer ne Suriye’ye benzer, ne Irak’a benzer ne Filistin’e benzer, ne Sudan’a Somali’ye, ne Venezuela’ya ne İran’a benzer. Türkiye, Türk milleti vatanı söz konusu olduğunda canını düşünmez. Rahmetli şehit liderimiz Muhsin Başkanımızın tam buna uygun bir güzel sözü var. Biz kan dökmeyi seven bir millet değiliz. Ama gerektiğinde dünyanın şah damarını kesmesini de biliriz. Onun için Türkiye’ye parmak sallayanlar şunu bilsinler ki Türkiye’nin o parmak sallayanları da o parmakları da onun arkasındaki güçleri de kıracak, yenecek, mağlubiyete uğratacak gücü de, azmi de, kararlılığı da vardır" diye konuştu. Programa, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan ve partililer katıldı.
Bakan Gürlek: "İzmir, Ankara ve İstanbul’da bir irtibat bürosu kuracağız"
04 Mart 2026 Çarşamba - 23:24 Bakan Gürlek: "İzmir, Ankara ve İstanbul’da bir irtibat bürosu kuracağız" Adalet Bakanı Akın Gürlek, "İzmir, Ankara ve İstanbul’da da bir izdüşümü yani bir irtibat bürosu kuracağız. Pilot olarak bu illerimizi belirledik" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Adalet Komisyonu üyeleriyle iftar programında bir araya geldi. Programda konuşma yapan Bakan Gürlek, yasama organının hukuk alanındaki rolüne işaret ederek, "TBMM Adalet Komisyonu, Yasama organının hukuk alanındaki iradesini temsil etmektedir. Özellikle TBMM Adalet Komisyonu bünyesinde ele alınan düzenlemeler yargı sisteminin istikametini belirlemektedir. Komisyon üyelerimize kıymetli çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum" diye konuştu. "Ortaya koyduğumuz reform belgeleri hukuk devletini güçlendirme amacı taşımaktadır" Adalet Bakanlığının reform belgeleri ve eylem planlarına değinen Bakan Gürlek, "Ortaya koyduğumuz reform belgeleri ve eylem planları hukuk devletini güçlendirme amacı taşımaktadır. Bizler sürekli olarak yeni eylem planları ve yeni reform belgeleriyle birlikte yasalarımızı, mevcut kazanımlarımızı bunun üzerine inşa etmekteyiz. Bu kapsamda Bakanlık olarak özellikle milletvekillerimize kanunların yapım sürecindeki çalışmalarda da arkadaşlarımız teknik destek sağlamaktadır. Adalet Bakanlığı Mevzuat Genel Müdürlüğü olarak bu konuda milletvekillerimize teknik destek sağlıyoruz" ifadelerini kullandı. Toplumun adalet sistemine güveninin güçlendirilmesine yönelik çalışmalara işaret eden Adalet Bakanı Gürlek, "Yapmış olduğumuz kanunlarla birlikte toplumun adalet sistemine duyduğu güvenin pekiştirilmesi, hukuki güvenliğin ve hukuki öngörülebilirliğin arttırılması, yargılamanın hızlandırılması, özellikle alternatif çözüm yollarının daha etkin kullanımına yönelik birçok önemli kazanım elde edildi" şeklinde konuştu. "Kadınlarımızın yaşadığı sorunları güncel olarak takip ediyoruz" Kadına karşı şiddetle mücadele ve 12. Yargı Paketi’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Gürlek, "Özellikle kadına karşı şiddet konusunda etkin mücadele yöntemleri son zamanlarda çıkan kanunlarla belirlendi. Mağdur kadınlarımızın yaşadığı bir kısım sorunları güncel olarak takip ediyoruz. Bunlara ilişkin de tekrardan 12. Yargı Paketimizde özellikle düzenleme yapmayı, milletvekillerimizin huzuruna getirmeyi planlıyoruz" dedi. "Çocukları şiddete sevk eden olayları araştıracak şekilde bir çalışma yapmayı hedefliyoruz" Suça sürüklenen çocuklara ilişkin çalışmalara da değinen Bakan Gürlek, "Suça sürüklenen çocuk kavramı var. Bu konuda da maalesef artık çocuk kavramı değişti. Yani çocuklarımızı şiddete iten etkenlerin araştırılması gerekiyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ile birlikte bir platform kurduk. Biz, hem Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı hem de Milli Eğitim Bakanlığımızla birlikte özellikle çocukları eğitim ya da aile yapısından itibaren şiddete sevk eden olayları araştıracak şekilde bir çalışma yapmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. "Suça sürüklenen çocukların cezalarının tamamını çekmesi konusunda bir düşüncemiz var" Çocukların karıştığı suçlar ve toplumdaki cezasızlık algısının kırılması için adımlar atacaklarını ifade eden Bakan Gürlek, "Suça sürüklenen çocukların cezalarının tamamını çekmesi konusunda bir düşüncemiz var. Bu konuda da zaten Meclisimizde de bir komisyon kuruldu. Bunların hepsinin hep birlikte masaya yatırılması lazım. Bu konuda biz özellikle toplumda çocukların karıştığı suçlar ve toplumdaki cezasızlık algısının kırılması için adımlar atacağız. Amacımız uygulamada karşılığı olan ve somut iyileşme üreten düzenlemeleri ortaya koymak" dedi. "İzmir, Ankara ve İstanbul’da bir irtibat bürosu kuracağız" Hakimler ve Savcılar Kurulu nezdinde başlatılan çalışmalara değinen Bakan Gürlek, HSK bünyesinde Yargı Etkinliği ve Verimliliği Bürosu olduğunu belirterek, "İzmir, Ankara ve İstanbul’da da bir izdüşümü yani bir irtibat bürosu kuracağız. Pilot olarak bu illerimizi belirledik. Öncelikli olarak hedef süre aşılmış mı aşılmamış mı ona bakacağız. Hedef süre aşılmış ve dosya kararı çıkmıyorsa bunun sebeplerini araştırmaya başlayacağız. Yapay zeka da kullanacağız. Özellikle en çok şikayet edilen konular, bölgesel olarak hangi konulardan vatandaşın memnun olmadığı ortaya çıkacak. Eğer hakimden kaynaklanan, mahkemenin çok yoğun olduğundan kaynaklanan bir sebepse HSK bunu anlık olarak görecek. Oraya müdahale edecek. Ya yeni bir mahkeme açacak ya da yeni bir hâkim takviye edecek. Davanın uzaması hakimden kaynaklanmışsa bu konuda HSK’nın terfi, atama ya da yer değiştirme cezalarını daha etkili uygulayacağız. Bunun toplumuzda karşılık bulacak ve fayda sağlayacaktır. Burada herhangi bir kanun değişikliğine gerek yok" diye konuştu.
RTÜK Başkanı Mehmet Daniş ve Kurul üyeleri medya temsilcileriyle iftar programında buluştu
04 Mart 2026 Çarşamba - 22:27 RTÜK Başkanı Mehmet Daniş ve Kurul üyeleri medya temsilcileriyle iftar programında buluştu Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş ve Kurul üyeleri, televizyon, ajans ve gazetelerin Ankara temsilcileri ile bir araya geldi. İftar programında konuşan RTÜK Başkanı Daniş, Ramazan ayının manevi atmosferinde medya temsilcileri ile bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirterek, "Bugün burada sadece bir iftar buluşmasında değil; medya, toplum ve değerler ekseninde ortak bir sorumluluk bilinciyle bir aradayız" dedi. Daniş, dijitalleşme çağında medyanın; aile yapısını, çocukların gelişimini ve toplumsal değerleri doğrudan etkileyen stratejik bir sorumluluk alanı haline geldiğini belirtti. RTÜK olarak hedeflerinin, medya ve teknolojinin bilinçli kullanımını teşvik eden, aileyi merkeze alan sağlıklı bir medya ekosistemi oluşturmak olduğunu vurgulayan Daniş, "RTÜK yalnızca denetleyen değil; iyi, doğru ve sorumlu içeriği teşvik eden bir anlayışla hareket etmektedir. Bu kapsamda, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Aile ve Çocuk Dostu Yapım ve Dizi Teşvik Ödülleri bu vizyonun somut bir örneğidir. Toplam 18 milyon TL teşvikle aile değerlerini güçlendiren, çocukların sağlıklı gelişimini destekleyen yapımların artmasını hedefliyoruz. Kamu düzenini, genel ahlakı, genel sağlığı ve kamu yararını önceleyen sorumlu yayıncılık anlayışında 3A formülünü esas alıyoruz: Aklın Korunması, Ailenin Korunması, Ahlakın Korunması. Medya yalnızca bir eğlence ya da bilgilendirme aracı değildir. Bilgiye ulaşma araçlarının sürekli çeşitlendiği dünyada, medya etiği, kamu yararı ve toplumsal sorumluluk temelli içerik üretimini geleceğimiz açısından önemsiyoruz" dedi. Geleneksel medyanın karşısında artık yapay zeka ve derin öğrenme temelli sentetik medyanın dikkat çeken bir yükselişe geçtiğini kaydeden Daniş, gelişen teknolojilerin medya üzerindeki etkisine ilişkin, "Bu yeni medya düzeni bir yandan verimlilik ve ölçeklenebilirlik sağlarken, diğer yandan dezenformasyon ve kimlik manipülasyonu gibi ciddi riskleri de beraberinde getirmiştir. Bu paradigma değişimi yalnızca içerik üretimini değil; hakikat, güven ve temsil kavramlarını yeniden tanımlayan, insan merkezli medya anlayışını küresel ölçekte şekillendiren hibrit bir dönüşüm sürecini başlatmıştır. Bu hibrit dönüşüm yalnızca içeriklerin üretimini değil; denetim, sorumluluk ve kamu güvenliği anlayışını da yeniden stratejik bir alan hâline getirmiştir. Etik pusulasını kaybetmeyen, tıklanma yemini değil, toplumsal faydayı önceleyen sorumlu ve dönüştürücü bir medya kültürünün inşası için sizlerle birlikte kararlılıkla çalışmaya ve ortak değer üretmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. RTÜK Başkanı Daniş, konuşmasını "Ramazan ayının bereketinin hanelerimize, kalplerimize ve ülkemize huzur getirmesini temenni ediyorum. Hepinize hayırlı Ramazanlar dilerim" mesajıyla sonlandırdı. Toplantıya; RTÜK Başkan Vekili Dr. Deniz Güçer, RTÜK üyeleri Fatma Çeliker, Hasan Davulcu, İlhan Taşcı, Dr. Necdet İpekyüz, Orhan Özdemir, Tuncay Keser ile RTÜK Başkan Yardımcıları Dr. Feyzullah Tecirli ve Deniz Güler de katıldı.
Sinan Ateş cinayeti davasında sanıkların yargılanmasına devam edildi
04 Mart 2026 Çarşamba - 22:21 Sinan Ateş cinayeti davasında sanıkların yargılanmasına devam edildi Sinan Ateş cinayetinde dosyaları ana dosyadan ayrılan 10 sanığın yargılanmasına devam edildi. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuksuz sanıklardan Suat Yılmazzobu ve Talha Atalay ile Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş, ablası Selma Ateş, Sevda Ateş ve taraf avukatları katıldı. Tutuksuz sanıklar Burak Kılıç ve Gökhan Türkmen ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Sanık Burak Kılıç, mahkeme başkanının Sinan Ateş’in evinin bulunduğu yerin fotoğrafını Tolgahan Demirbaş’a neden gönderdiğini sorması üzerine, "Bunu benden kimse istemedi. İsteseydi mutlaka hatırlardım. Olayın üzerinden çok zaman geçtiği için hatırlamıyorum. Maktulün yaşadığı sitede birden fazla bina vardır. Maktulün tam nerede yaşayıp yaşamadığını bilmiyorum. Görüntüleri çekip çekmediğimi de hatırlamıyorum, sosyal medyadan, internetten bulmuş olabilirim" dedi. Kılıç, Sinan Ateş’i birebir tanımadığını belirterek, "Bir husumetim yok. Tolgahan Demirbaş ile mesajlaşmalardaki ‘S.A.’ Sinan Ateş değildir, kim olduğunu hatırlamıyorum" diye konuştu. Ana davada yargılanan Doğukan Çep’in konakladığı otelin sahibi olan tutuksuz sanık Gökhan Türkmen ise, "Doğukan Çep olay günü otelimize sahte kimlikle giriş yapmıştır. Kimliğin sahte olup olmadığını tespit etmek bizim yetkimizde değildir. Sahte kimlik adına yapılmış ödememiz de mevcuttur. Ben olay günü zaten şehir dışındaydım. Bu nedenle beraatımı talep ediyorum" dedi. Ankara Emniyet Müdürlüğü Trafik Şubesi’nde görevden uzaklaştırılan Komiser Atalay da cinayetle bir alakası bulunmadığını iddia ederek, "Tolgahan Demirbaş ile aynı camiadan olmamız sebebiyle suçlanıyorum" dedi. Sinan Ateş’in ablası Sevda Ateş, sanıkların ifadelerine tepki göstererek, "Hatırlamıyorum diyorlar. Adalete güvenim sonsuz. Eminim ki bu olayın her saniyesi akıllarındadır. Bu savunmaların yalan olduğuna eminim" diye konuştu. Ara kararını açıklayan mahkeme, bilirkişi raporunun beklenmesine, sanık avukat Serdar Öktem’in 6 Ekim’de İstanbul’da öldürülmesi nedeniyle dosyasının ayrılmasına karar verdi. Sanık Yunus Hasar hakkındaki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına ve diğer sanıkların adli kontrol tedbirlerinin devamına karar veren mahkeme, duruşmayı 24 Haziran’a erteledi.