Yerel Haberler
Ankara
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:19 MHP’li Büyükataman’dan Dervişoğlu’na tepki: "Terörsüz Türkiye taviz değil, teröre son vermektir" İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik açıklamalarına tepki gösteren MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman: "Terörsüz Türkiye" hedefinin devlet politikası olduğunu ve Türkiye’nin iç cephesini güçlendirdiğini belirtti. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik açıklamalarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Büyükataman, Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin öncülüğünde başlayan "Terörsüz Türkiye" hedefinin bir devlet politikası olduğunu belirterek, söz konusu hedefin Türkiye’nin bekasını koruyan ve ülkenin gücünü artıran milli bir hedef olduğunu ifade etti. "Terörsüz Türkiye teröre taviz vermek değildir" Büyükataman, süreç kapsamında önemli kazanımlar elde edildiğini belirterek, "Türkiye iç cephesini sağlamlaştırmıştır. Etrafımız ateş çemberi olmasına rağmen ülkemize tek bir kıvılcım dahi sıçramamıştır. Etnik ve mezhep kökenli fitne çabaları boşa çıkmıştır. Terör örgütü kendini feshettiğini ilan etmiş ve Türkiye’den çekildiğini açıklamıştır" ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye hedefinin yanlış yorumlandığını öne süren Büyükataman, "Terörsüz Türkiye teröre taviz vermek değil, teröre son vermektir. Şehit ve gazilerimizin kahramanlıklarını incitmek değil, terörle mücadeleyi taçlandırmaktır" değerlendirmesinde bulundu. "Bahçeli’nin önerisi sürecin önünü açmıştır" Büyükataman, Devlet Bahçeli’nin son grup toplantısında gündeme getirdiği "Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" önerisinin de Terörsüz Türkiye sürecinin ilerleyişini sağlamaya yönelik olduğunu ifade etti. Söz konusu önerinin "pazarlık ya da taviz" anlamına gelmediğini belirten Büyükataman, "Aksine toplumun tüm kesimlerinden temsilcilerle ve ortak akılla terörsüz Türkiye hedefinin işleyişinin sağlanması ve terörün tarihe karışması için yapılmış bir hamledir" dedi. "Türk milliyetçiliği birleştiricidir" Büyükataman açıklamasında Türk milliyetçiliğinin karşıtlık ve düşmanlık üzerinden okunamayacağını ifade ederek, "Türk milliyetçiliği birleştiricidir, kapsayıcıdır, kucaklayıcıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi olan Türk milliyetçiliği aynı zamanda Cumhuriyetimizi sonsuza kadar yaşatacak iradedir" ifadelerine yer verdi.
TVHB Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimler fiili hizmet dediğimiz haktan maalesef faydalanamıyorlar"
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:19 TVHB Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimler fiili hizmet dediğimiz haktan maalesef faydalanamıyorlar" Türk Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Ali Eroğlu, "Dünyada da 3 tane hekim var. Beşeri hekim, diş hekimi ve veteriner hekim. Veteriner hekimler bu mesleklerin faydalandığı fiili hizmet dediğimiz haktan maalesef faydalanamıyorlar" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Ali Eroğlu, fiili hizmet zammının normal çalışma şartlarına göre daha zor şartlarda ve riski daha yüksek işlerde çalışanlara, işin zorluk ve risk derecesine göre yıllık olarak verilen ilave çalışma süresi olduğunu belirterek, "Sağlıkla ilgili meslekler ve sağlık hizmetleri de iş sağlığı ve iş güvenliği açısından oldukça yüksek riskler içermektedir. Veteriner hekimler, salgın, bulaşıcı ve paraziter hayvan hastalıkları ile mücadele hizmetleri kapsamında, mülga 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanunu hükümleri çerçevesinde, Fiili hizmet zammı verilmesi gereken riskli çalışma alanları kapsamında değerlendirilmiş ve bu alanlarda görev yürüten veteriner hekimlere 2008 yılına kadar, her yıl için 2 ay süre ile ‘fiili hizmet zammı’ verilmiştir. Mülga 5434 Sayılı Kanun yerine yürürlüğe konulan 5510 Sayılı Sosyal Güvenlik Kanunu’nun 40. maddesinde yer alan cetvelin 13. sırasındaki düzenlemede de Tarım Bakanlığı Zirai Mücadele ve Karantina Teşkilatı ile Veteriner Teşkilatında vazife gören memur ve hizmetlilerden ziraî mücadele ve ziraî karantina teknik ve idarî işleri ile salgın, bulaşıcı, paraziter hayvan hastalıkları ile mücadele işlerinde çalışanlar yönünden 1 yıl için 60 gün fiili hizmet zammı uygulanacağı şeklinde aynı hüküm yer almıştır. Ancak Anayasa Mahkemesine 5510 Sayılı Kanun’un bazı maddelerinin iptali hakkında açılan dava neticesinde Anayasa Mahkemesi 15 Aralık 2006 tarihli, 2006/111 Esas, 2006/112 Karar sayılı ve 30 Aralık 2006 tarihli resmi gazetede yayımlanan kararıyla 5510 sayılı Kanun’un bazı maddeleriyle birlikte veteriner hekimlere fiili hizmet zammını düzenleyen 40. maddesindeki cetvelin 13. sırasındaki düzenlemeyi de iptal etmiştir" diye konuştu. "Veteriner hekimler fiili hizmet dediğimiz haktan maalesef faydalanamıyorlar" Birkaç gün önce şap hastalığına karşı koruyucu aşılama yaparken bir veterinere hayvanın kafa darbesi sonucunda 2 kaburga kemiğinin kırıldığını belirten TVHB Başkanı Eroğlu, "Veteriner hekimlik mesleğinin ne kadar zor şartlarda icra edildiğini gerçekten cansiperane bir görev yaptıklarını göstermek istiyorum. Yine aşılama sırasında darbe alan bir arkadaşımızın kaşı açıldı ve 7 tane dikiş attılar. Mezbahada kesilen hayvanların denetimini yaptığı sırada şiddete uğrayan bir arkadaşımızın durumu ortada. Yakın zamanda bir arkadaşımız araçla bu şekilde köye giderken böyle bir kaza geçirdi. Netice itibariyle veteriner hekimler 657 sayılı kanuna göre sağlık hizmetleri sınıfında yer alıyor. Tabipler, eczacılar, diş hekimleri var. Dünyada da 3 tane hekim var. Beşeri hekim, diş hekimi ve veteriner hekim. Veteriner hekimler bu mesleklerin faydalandığı fiili hizmet dediğimiz haktan maalesef faydalanamıyorlar" ifadelerini kullandı.
Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç’ın 8 Mart dünya kadınlar günü mesajı:
07 Mart 2026 Cumartesi - 09:42 Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç’ın 8 Mart dünya kadınlar günü mesajı: Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç’ın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla, "Kadınların eşit ve güçlü olmadığı bir toplumun güçlü bir geleceği de olamaz" dedi. ASO Başkanı Seyit Ardıç 8 Mart dünya kadınlar günü dolayısıyla yayımladığı mesajında,"Kadınların eşit ve güçlü olmadığı bir toplumun güçlü bir geleceği de olamaz. Kadınlar; emeğiyle, aklıyla, cesaretiyle ve sevgisiyle hayatın her alanına değer katan, toplumu ayakta tutan en büyük güçtür. Aileden üretime, bilimden sanata kadar hayatın her alanında kadınların varlığı; toplumların gelişmesinin ve geleceğe güvenle yürüyebilmesinin vazgeçilmez şartıdır" ifadesini kullandı. Ardıç şöyle devam etti: "Cumhuriyetimiz, kadınların toplum hayatında eşit bireyler olarak yer almasının önünü açan büyük bir dönüşümün adıdır. Bugün kadınlarımız eğitimden bilime, üretimden girişimciliğe, sanattan kamu hayatına kadar her alanda önemli başarılara imza atıyor. Bu başarılar, fırsatlar eşitlendiğinde kadınların bir toplumun geleceğini nasıl dönüştürebileceğinin en güçlü göstergesidir. Kadınların aklı, emeği, vizyonu ve girişimciliği; sadece ekonomik hayatın değil, toplumun bütün alanlarının gelişmesinin de temelindedir. Ankara Sanayi Odası olarak biz de bu anlayışı kurumsal yapımızda ve çalışma kültürümüzde de hayata geçirmeye büyük önem veriyoruz. Bugün Odamız çalışanlarının yarısını kadınlar oluşturuyor. Ancak bizim için asıl önemli olan, kadınların yalnızca istihdamda değil; karar alma mekanizmalarında da güçlü şekilde yer almasıdır. Nitekim bugün gururla ifade ediyorum ki, Ankara Sanayi Odamızda dokuz müdürlüğün beşinde kadın müdürlerimiz görev yapıyor. Kurumsal yönetim araştırmalarının bize gösterdiği çok açık bir gerçek var. Kadınların daha fazla yer aldığı yönetim ekiplerinde risk yönetimi güçleniyor, inovasyon artıyor ve kurumsal performans yükseliyor. Kadınların aklıyla güçlenen bir sanayi, kadınların cesaretiyle büyüyen bir ekonomi ve kadınların vizyonuyla şekillenen bir gelecek; Türkiye’nin en güçlü yarınıdır. Emeğiyle yarınlarımızı büyüten, cesaretiyle topluma ilham veren tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü yürekten kutluyorum."
Palandöken: "Kadınlar ailenin ve ekonominin temel taşıdır"
07 Mart 2026 Cumartesi - 09:39 Palandöken: "Kadınlar ailenin ve ekonominin temel taşıdır" Kadınların hem aile yapısının hem de ekonomik hayatın temel taşı olduğunu belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Daha güçlü bir ekonomi ve daha sağlam bir toplumsal yapı için kadınlarımızın iş hayatında daha fazla yer alması büyük önem taşıyor" dedi. Palandöken, "Annelerimiz, eşlerimiz, kız kardeşlerimiz ve çalışma hayatındaki tüm kadınlarımız toplumun geleceğini şekillendiren en önemli güçlerden biridir. Bu vesileyle başta kadın esnaf ve sanatkârlarımız olmak üzere tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir yaşam diliyorum" dedi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yapan Palandöken, "Konfederasyonumuz bünyesinde 435 binden fazla kadın esnaf ve sanatkâr faaliyet gösteriyor. Bu güçlü potansiyel, kadınlarımızın ticaret ve üretim hayatındaki rolünün ne kadar önemli olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Kadın girişimcilerimizin sayısının artması hem ekonomiye hem de aile işletmelerinin güçlenmesine büyük katkı sağlayacaktır. Kadınlarımızın emeği, azmi ve üretkenliği hem yerel ekonomilerin canlanmasına hem de istihdamın artmasına önemli katkı sunuyor. İş hayatında başarı gösteren kadınlarımız aynı zamanda gençlerimize girişimcilik ruhu aşılayan önemli birer rol modeldir. Bu nedenle kadın esnaf ve sanatkârlarımızın desteklenmesi, iş hayatında daha güçlü şekilde yer almalarının sağlanması ülke ekonomimizin sürdürülebilir büyümesi açısından büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.
Bakan Bolat: "Türkiye ile Gana arasında ticaret hacmi geçen yıl 844 milyon dolara yükseldi"
06 Mart 2026 Cuma - 22:46 Bakan Bolat: "Türkiye ile Gana arasında ticaret hacmi geçen yıl 844 milyon dolara yükseldi" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Türkiye ile Gana arasında ticaret hacmi geçen yıl 844 milyon dolara yükselmiştir. Bu, rekor bir rakamdır. Hedefimiz olan 1 milyar dolar ticaret hacmine ulaşmaya çok az kalmıştır" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Gana Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını kazanmasının 69’uncu yılı vesilesiyle Gana Büyükelçiliği tarafından düzenlenen Gana Milli Günü İftar Programı’na katıldı. Programda konuşan Bakan Bolat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 31 Afrika ülkesine 50’den fazla ziyaret gerçekleştirdiğini belirterek, bu ziyaretlerin Türkiye’nin Afrika ülkelerine ve halklarına verdiği önemi ortaya koyduğunu ifade etti. Bolat, "Türkiye Cumhurbaşkanımızın yönetiminde başlattığı Afrika’ya açılım stratejisi çerçevesinde kıtada bulunan 50’den fazla ülkeyle ilişkilerini karşılıklı saygı eşit ortaklık ve kazan-kazan anlayışı temelinde derinleştirmiştir, ilerletmiştir. Bu stratejik vizyonun gereği olarak ülkemiz bir yandan Afrika’daki olumsuz ekonomik şartların iyileştirilmesi için katkılar sağlarken diğer yandan kıta ülkeleriyle siyasi ekonomik kültürel yatırım iş birliğini de çok büyük ölçüde geliştirilmiştir" ifadelerine yer verdi. "44 Afrika ülkesinde büyükelçiliğimiz ve 31 Afrika ülkesinde ticaret müşavirliğimiz görev yapmaktadır" 2003 yılında Afrika ülkeleri ile Türkiye arasındaki toplam ticaret hacminin 5,4 milyar dolar düzeyinde olduğunu dile getiren Bolat, "Ticaret hacmimiz, 22 yıl sonra 2025 yılında yaklaşık 7,5 kat artarak 40 milyar dolara yükselmiştir. Aynı dönemde ihracatımız yıllık 2,1 milyar dolardan yaklaşık 12 kat artışla 24 milyar dolara, ithalatımız ise 3,3 milyar dolardan yaklaşık 5 kat artışla 16 milyar dolara yükselmiştir. Diplomatik temsil kabiliyetimiz de bu iş birliğini destekleyecek yüksek düzeylere ulaşmıştır. 2002 yılında yalnızca 12 Afrika ülkesinde büyükelçiliğimiz ve 3 ülkede ticaret müşavirliğimiz bulunurken, bugün 44 Afrika ülkesinde büyükelçiliğimiz ve 31 Afrika ülkesinde ticaret müşavirliğimiz görev yapmaktadır. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu da tam 48 Afrika ülkesiyle karşılıklı iş konseyleri kurmuş bulunmaktadır. Sabır ve dostluk temeline dayanan Türkiye-Gana ilişkileri her alanda derinleşmekte, gelişmekte ve çok yönlü olarak ilerlemektedir" dedi. "Türkiye ile Gana arasındaki ticaret hacmi geçen yıl 844 milyon dolara yükseldi" Gana ile Türkiye arasındaki ticari ilişkilere de değinen Bakan Bolat, "Karşılıklı ticaret alanında da ilişkilerimiz iyi gitmektedir. İki ülke arasındaki ticaret hacmi geçen yıl 844 milyon dolara yükselmiştir. Bu, rekor bir rakamdır. Hedefimiz olan 1 milyar dolar ticaret hacmine ulaşmaya çok az kalmıştır. Yatırım ve inşaat sektöründe oldukça başarılı ve tecrübeli olan Türk müteahhitleri bugüne kadar Gana’da 16 proje kazanmış ve tamamlamıştır. Bu projelerin toplam değeri 817 milyon dolar mertebesindedir. Türk firmaları özellikle enerji ve altyapı sektörlerinde gerçekleştirdikleri yatırımlar ve projelerle Gana’nın altyapısına önemli katkılar sağlamışlardır. Ülkelerimiz arasında sağlık, eğitim ve tarım gibi yüksek potansiyel taşıyan alanlarda kapsamlı iş birliği projelerini hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Halihazırda yaklaşık 125 Gana vatandaşı öğrenci Türkiye Bursları programından faydalanarak ülkemizde yükseköğrenimine devam etmektedir. Bu öğrencilerin Türkiye ile Gana arasında kurdukları köprülerin iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz" diye konuştu. "Türk iş adamlarından Gana üzerinden ticaret adımları atmasını bekliyoruz" Gana Büyükelçisi Sheikh Abdul Nasiru-Deen ise Türk yatırımcılara seslenerek, "Çoğunlukla Gana denince hep altın sahipleri akıllarımıza gelir. Fakat Gana’da yüksek miktarda oksit manganez lityum ve diğer demir kaynakları var. Sanayi üretimi, tekstil, otomotiv ve özellikle ilaç sektörü, yapı malzemeleri ve tüketim ürünleri üretimi, lojistik ve liman hizmetleri, Batı Afrika pazarına girmek için en iyi olan giriş noktalardan biri Gana. Gana hükümeti yatırım yapanlara vergi teşvikleri, serbest bölgeler, gümrük muafiyetleri ve karlı transfer garantileri gibi önemli avantajlar sunmaktadır. Bu vesile ile Türk iş adamlarından, Gana ile ortak olarak bizim bu ortaklık ve kardeşlerimizi büyütmek için Afrika’ya, Gana üzerinden ticaret adımları atmasını bekliyoruz" dedi.
EGM’den "‘APP plaka" açıklaması: Resmi mühür ve güvenlik unsurları bulunmayan plakaları kullananlara 140 bin lira ceza uygulanacak
06 Mart 2026 Cuma - 22:08 EGM’den "‘APP plaka" açıklaması: Resmi mühür ve güvenlik unsurları bulunmayan plakaları kullananlara 140 bin lira ceza uygulanacak Emniyet Genel Müdürlüğünden (EGM) ’APP plaka’ya ilişkin yapılan açıklamada, "Yetkili kuruluş tarafından basılmayan, üzerinde resmi mühür ve yönetmelikte belirtilen güvenlik unsurları bulunmayan plakalar hukuken geçerli kabul edilmemektedir. Kamuoyunda APP plaka olarak bilinen plakalar bu kapsama girmektedir. Bu tür plakaların araçlarda kullanılması halinde plakayı takan veya kullanan kişiler hakkında 140 bin lira idari para cezası uygulanmakta, sürücü belgeleri 30 gün süreyle geri alınmakta ve araç 30 gün süreyle trafikten men edilmektedir" denildi. EGM’nin sosyal medya hesabı üzerinden yapılan açıklamada, "Son günlerde kamuoyunda ‘APP plaka’ olarak bilinen plakalar ve bu plakaların kullanımına ilişkin yaptırımlar hakkında çeşitli değerlendirmeler ve yanlış anlaşılmaların ortaya çıkması nedeniyle konu hakkında açıklama yapılması gereği duyulmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Belge ve plakaların araçlar üzerinde bulundurulması zorunluluğu’ başlıklı 23’üncü maddesinde plaka kullanımına ilişkin kurallar ve yaptırımlar açık şekilde düzenlenmiştir. Kanun’un 23’üncü maddesinin üçüncü fıkrasına aykırılık durumunda; yönetmelikte belirtilen nitelik veya ölçülere aykırı plaka takan ya da araç üzerinde bulunması gereken sayıda plaka takmayan sürücülere 4 bin Türk Lirası idari para cezası uygulanmaktadır. Ayrıca bu fıkra hükmü yeni getirilmiş bir düzenleme olmayıp 2016 yılından bu yana uygulanmaktadır" denildi. APP plaka olarak ifade edilen durumun farklı bir hukuki yaptırıma sahip olduğu belirtilen açıklamada, "Öte yandan kamuoyunda sıklıkla ‘APP plaka’ olarak ifade edilen durum ise farklı bir hukuki yaptırıma sahiptir. Kanun’un 23’üncü maddesinin beşinci fıkrasına aykırılık halinde söz konusu olan husus; plakanın ölçüsünden veya görünümünden ziyade plakanın yetkili kuruluş tarafından basılmamış olmasıdır. Nitekim 2918 sayılı Kanun’un 131’inci maddesi uyarınca yetkili kuruluş tarafından basılmayan, üzerinde resmi mühür ve yönetmelikte belirtilen güvenlik unsurları bulunmayan plakalar hukuken geçerli kabul edilmemektedir. Kamuoyunda APP plaka olarak bilinen plakalar bu kapsama girmektedir. Bu tür plakaların araçlarda kullanılması halinde plakayı takan veya kullanan kişiler hakkında 140 bin lira idari para cezası uygulanmakta, sürücü belgeleri 30 gün süreyle geri alınmakta ve araç 30 gün süreyle trafikten men edilmektedir. Ayrıca bu kişiler hakkında Türk Ceza Kanunu’nun ‘Resmi Belgede Sahtecilik’ başlıklı 204’üncü maddesi kapsamında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngören adli işlem de uygulanabilmektedir. Fiilin tekrarı halinde cezalar kademeli olarak artmaktadır" ifadelerine yer verildi. Söz konusu yaptırımların amacının trafik güvenliği ve kamu düzeninin sağlanması olduğu vurgulanan açıklamada, "Araç tescil plakaları; trafik denetimleri, elektronik denetim sistemleri, şehir güvenlik kameraları ve adli soruşturmalar açısından araçların doğru ve hızlı şekilde tespit edilmesini sağlayan resmi bir kimlik niteliği taşımaktadır. Standart dışı, yetkisiz şekilde üretilmiş plakalar bu denetim mekanizmalarının etkinliğini zayıflatmakta ve kamu güvenliğini olumsuz etkilemektedir. Vatandaşlarımızın herhangi bir mağduriyet yaşamamaları adına araçlarında yalnızca yetkili kuruluş tarafından basılmış ve yönetmelikte belirtilen nitelik ve ölçülere uygun tescil plakalarını kullanmaları önemle hatırlatılmaktadır" denildi.