Yerel Haberler
Ankara
Uluslararası Sağlık Hizmetlerinde İş Birliği Yönetmeliği Resmi Gazete’de yayımlandı 14 Şubat 2026 Cumartesi - 03:33:02 Resmi Gazete’de yayımlanan Uluslararası Sağlık Hizmetlerinde İş Birliği Yönetmeliği ile Sağlık Bakanlığı ve üniversite hastaneleri arasındaki iş birliği süreçleri yeniden tanımlandı. Sağlık Bakanlığı tarafından Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik ile uluslararası sağlık turizmi yetki belgesine sahip Sağlık Bakanlığı tesisleri ile üniversite hastaneleri arasında köprü kurarak, nitelikli sağlık personelinin ve kaynakların en verimli şekilde kullanılmasını hedefliyor. Yayımlanan yönetmelik, kurumlar arası bürokrasiyi azaltarak şeffaf, güvenli ve esnek bir çalışma modelini esas alıyor. Düzenleme ile diş tabibi ve uzman sağlık personeli; iki kurum arasında planlı, süreli veya vaka bazlı (belirli bir ameliyat veya tedavi için) görevlendirilebilecek. Hekimlerin ve personelin hizmet sundukları tesisteki idari, mesleki ve hukuki sorumlulukları, herhangi bir belirsizliğe yer bırakmayacak şekilde açıkça belirlenecek. Tüm klinik süreçlerin, uluslararası hasta güvenliği ve kalite standartlarından ödün verilmeden yürütülmesi yasal zemine oturtulacak. "Bütçelerin ayrı olması" ilkesi korunarak, kurumlar arasındaki mali işleyişin tamamen şeffaf ve izlenebilir olması sağlanacak. Bu yönetmelik, sürdürülebilir bir başarı hedeflenirken ayrıca yeni model ile uluslararası sağlık hizmetlerinde kurumsal koordinasyonun maksimize edilmesi, Türkiye’nin sahip olduğu nitelikli insan kaynağının en etkin şekilde değerlendirilmesi, hizmet sunum kapasitesinin artırılarak daha fazla uluslararası hastaya ulaşılması. Türkiye’nin sağlık turizmindeki lider konumunun sürdürülebilir bir şekilde geliştirilmesi amaçlanacak.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 00:25 İstinaf, sahiplendiği köpekleri öldüren Duman hakkında verilen kararı bozarak 4 yıl 4 aya düşürdü Sahiplendiği köpeklere, cinsel istismarda bulunup öldürerek 9 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan sanık doktor Muhammet Mustafa Duman (28) hakkındaki karar Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi tarafından bozularak 4 yıl 4 aya düşürüldü. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi (BAM), ev hayvanlarını öldürme ve cinsel saldırı suçlarından ceza alan Muhammet Mustafa Duman hakkında verilen yerel mahkeme kararına ilişkin istinaf başvurusu kapsamında karar aldı. Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17 Ekim 2025 tarihli kararına ilişkin yapılan istinaf başvurusunu inceleyen BAM, dosyada tespit edilen eksiklikler nedeniyle davanın yeniden görülmesine hükmetti. Görülen duruşmada dinlenen sanık Duman, "103 yıllık Türkiye tarihinde böyle bir mağduriyet görülmemiştir. Türkiye bir hukuk devletidir, bu dikkate alınarak yasaya uygun bir karar verilerek mağduriyetimin giderilmesini talep ediyorum" dedi. Yerel mahkemece verilen 9 yıl 9 ay hapis cezasını inceleyen daire, Duman hakkında, ‘hayvanlara cinsel istismar’ hükmünü kaldırarak cezayı 4 yıl 4 aya düşürdü. ‘İddianameden’ Hastanede doktor olan sanık Muhammet Mustafa Duman, farklı kişilerden sahiplendiği köpekleri Etimesgut ilçesi Bağlıca Mahallesi’nde oturduğu evinde öldürdüğü iddiasıyla gözaltına alınıp tutuklandı. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma tamamlanarak, iddianame hazırlandı. İddianamede, sanık Duman’ın dosyada tespit edilen toplam 8 yavru köpekten 3’ünü 30 Mart 2025’te, 5’ini ise 26 Nisan 2025’te sosyal medya üzerinden verilen ücretsiz sahiplendirme ilanları aracılığıyla temin ettiği belirtildi. Şüphelinin, yavru köpekleri koli içerisinde evine götürüp, evde cinsel istismarda bulunduktan sonra parçalayıp öldürdüğü belirtildi. Şüphelinin, öldürdüğü köpekleri siyah çöp poşetlerine koyarak evin dışına çıkardığı, tespit edilemeyen bir yere götürüp, çöpe attığı kaydedildi. Ardından eve dönen şüphelinin, delilleri yok etmek amacıyla kapı kollarını ve yerleri sildiği, duvarları boyadığı, yavru köpeklerin ölümüne ilişkin kamera kayıtlarının dosyada mevcut olduğu belirtildi. Ayrıca, yapılan dijital incelemeler ve bilirkişi raporuna göre şüphelinin köpekler ve diğer hayvanlara yönelik cinsel istismar içerikli yaklaşık 43 bin müstehcen görüntüyü depolayıp kaydettiği, bu yönüyle de ‘müstehcenlik’ suçunu işlediği kanaatine varıldığı belirtildi. Sanık Duman hakkında, ’müstehcenlik’ ve ’birden fazla evcil hayvana cinsel istismarda bulunarak kasten öldürme’ suçlarından 17 yıl 6 aya kadar hapis cezası istenmişti.
Yılın ilk ayında 7,6 milyar liralık kaçak eşya ve uyuşturucu madde ele geçirildi
09 Şubat 2026 Pazartesi - 12:36 Yılın ilk ayında 7,6 milyar liralık kaçak eşya ve uyuşturucu madde ele geçirildi Ticaret Bakanlığı, ocakta yasa dışı ticaret ve kaçakçılıkla mücadelede geçen yılın aynı ayına göre yüzde 121’lik artış sağlandığını ve değeri 7 milyar 655 milyon lirayı bulan kaçak eşya ile uyuşturucu madde ele geçirildiğini bildirdi. Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Gümrükler Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat birimlerinin uzmanlaşmış kadrolarının, ileri teknolojiye sahip sistemleri ve geliştirilmiş analiz teknikleriyle yürüttüğü yasa dışı ticaret ve kaçakçılıkla mücadele faaliyetlerini, 2026 yılında da ülke genelinde kararlılıkla sürdürdüğünü dile getirdi. Gümrükler Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat ekiplerinin yasa dışı ticaret ve kaçakçılıkla mücadele faaliyetlerine ilişkin verilerin de paylaşıldığı açıklamada, "Gümrükler Muhafaza birimlerince 2026 yılı Ocak ayında gerçekleştirilen başarılı operasyonlar neticesinde; geçen yılın aynı ayına kıyasla yaklaşık yüzde 121 artışla, toplam 7 milyar 655 milyon TL değerinde ticari eşya ve uyuşturucu madde yakalaması gerçekleştirilmiştir. Yakalanan uyuşturucu maddeler imha edilmiştir. Gerçekleştirilen operasyonlar sonucunda; 4 milyar 805 milyon lira değerinde uyuşturucu madde, 706 milyon 689 bin lira değerinde çeşitli eşya, 418 milyon 286 bin TL değerinde tekstil malzemesi, başta olmak üzere; akaryakıttan canlı hayvana, tütün ve tütün mamullerinden tarihi eserlere kadar uzanan geniş bir yelpazede kaçak eşya ele geçirilmiştir" denildi. Ticaret Bakanlığı Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat birimlerinin, Türkiye ekonomisine zarar veren, haksız rekabet ortamı oluşturan, ticari işleyişi sekteye uğratan ve toplum sağlığını tehdit ederek özellikle gençleri bağımlılığa sürüklemeye çalışan kaçakçılığın hiçbir türüne geçit vermeyeceği de vurgulanan açıklamada, "Gümrükler Muhafaza teşkilatımız, kamu düzeninin korunması, kamu gelirlerinin güvence altına alınması ve toplum sağlığının muhafazası hedefleri doğrultusunda, kaçakçılıkla mücadelesini 2026 yılında da azim ve kararlılıkla sürdürecektir" ifadelerine yer verildi.
Bakan Kurum: "CHP’nin Genel Başkanı niye Bakan’a teşekkür ediyorsunuz diye belediye başkanlarını azarlıyor"
09 Şubat 2026 Pazartesi - 12:32 Bakan Kurum: "CHP’nin Genel Başkanı niye Bakan’a teşekkür ediyorsunuz diye belediye başkanlarını azarlıyor" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Kendileri bizimle bu konuları yürüttüğünde CHP’nin Genel Başkanı niye bakana teşekkür ediyorsunuz diye milletvekillerini, belediye başkanlarını azarlıyor" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘Asrın İnşası: Güçlü Türkiye’nin İhya Vizyonu Paneli İletişim Başkanlığında gerçekleşti. Bakan Kurum ve İletişim Başkanı Burhanettin Duran başta olmak üzere çok sayıda davetlinin katıldığı program, açılış konuşmaları ile başladı. "Dolaylı kayıplara baktığımızda ekonomik kayıpların 150 milyar doları aştığını tespit ettik" Belki de son bin yılın en ağır felaketinin yaşandığını söyleyen Bakan Kurum, "11 ilimizi, 13 milyon insanımızı doğrudan etkileyen bir depremden bahsediyoruz. 53 bin canımızı, kardeşimizi toprağa verdik. 100 binden fazla insanımız yaralandı ve binlerce binamız yıkıldı. 104 milyar dolarlık doğrudan ekonomik kayıp yaşadık. Dolaylı kayıplara baktığımızda 150 milyar doları aştığını tespit ettik. Küresel pandeminin etkileri halen bitmemişti. Rusya, Ukrayna krizi patlak vermişti. Suriye savaşı bir taraftan devam ediyordu. Üretimde ve tüketimde maalesef tedarik zinciri kopmuştu. Bölücü terör örgütleri fırsat kolluyordu. İklim krizinden kaynaklanan orman yangınları, seller halen devam ediyordu. Asrın felaketi böyle siyasi, iktisadi ve diplomatik bir kriz sarmalının tam ortasında yaşandı. Biz bu karanlıktan çıkmasını hep birlikte bildik. Önce milletimiz bize inandı, biz de milletimizin desteğiyle gece gündüz hiç durmadık. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bir taraftan arkadaşlarımızla birlikte enkaz çalışmaları yürütürken bir yandan da kalıcı konutların yapımına başlamıştık" şeklinde konuştu. "Saatte 23, günde 550 konut ürettik" Yakın zamanda Osmaniye’ye yaptığı ziyarete değinen Kurum, "15’inci günde attık ilk temellerimizi ve işte 45’inci gün geçmişti ki ilk konutlarımızı teslim ettik. Giderek daha da hızlandık. Belki de dünyada eşi benzeri olmayan bir tempoyla 3 bin 481 bir şantiye kurduk. Dile kolay. 11 ilde 200 bin mimar, mühendis, işçi kardeşimle birlikte 7 gün 24 saat çalıştı ve saatte 23, günde 550 konut ürettik. Bunun dünyada örneği yok. Gelinen noktada 455 bin konutu alnımızın akıyla tamamladık. Tüm bu süreçte hep aklımızda şu vardı. Bu şehirler ayağa kalkarsa Türkiye ayağa kalkar dedik. Onun için 11 ilimiz hep önceliğimiz oldu. Sadece konut olarak da bakmadık bu diriliş sürecine. Biz şehirleri köklerini Türk İslam medeniyetinden alan ve insanımızı vatandaşımızı merkeze koyan bir tasavvurla inşa ederiz" ifadelerini kullandı. "Bizi, ‘enkazın altında kalacaklar’ diye beklerken bu enkazın altında siz kaldınız" Asrın felaketi 6 Şubat depremlerinde yaşanan süreç sırasında mücadelede en çok yoran konunun dezenformasyonlar olduğunu belirten Kurum, "Hükümet bu enkazın altında kalır diye ellerini ovuşturarak yalanlarla korku pompaladılar. Yanlış bilgiler yayarak çalışmalarımızı, emeklerimizi sabote ettiler. İletişim Başkanlığımız ile bu yalanlara karşı mücadele ettik. Geldiğimiz noktada tüm bu yalanlara, iftiralara yanıtımızı dimdik ayakta duran 455 bin konutumuzla verdik. Huzurla yuvalarına giren 2 milyon vatandaşımızın gülen yüzüyle cevabımızı verdik ama görüyoruz ki hiç mahcup olmuyorlar. Tüm afetlerde olduğu gibi burada da konutlar faizsiz sabit fiyatla olacak diyoruz, duyuyorlar ama aynı yalanlara devam ediyorlar. Güya sonra çıkacak, ben dedim de yaptılar diyecek. Kimse bunu yutmaz Özgür Bey, milletin aklıyla oynamayın. Beceriksizliğinizi, millete ilgisizliğini bunlarla örtemezsiniz. Bizi, ‘enkazın altında kalacaklar’ diye beklerken bu enkazın altında siz kaldınız. Bu oyunlarınla da o enkazın altından emin ol çıkamayacaksın. 11 ilde tek bir çivi çarpmayan partinin genel başkanı olarak tarihe geçeceksiniz" diye konuştu. "CHP’nin Genel Başkanı niye bakana teşekkür ediyorsunuz diye belediye başkanlarını azarlıyor" Bakan Kurum, yaptığı açıklamada sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Biz 24 yıldır muhalefet partileri ne derse desin milletimizle birlikte omuz omuza yol yürümeye devam ediyoruz. Onlar yalanlara, dezenformasyonlara devam etsinler. Bizim yanımıza gelen belediye başkanlarını tehdit ediyorlar. Niye gidiyorsunuz? Niye bu çalışmalardan dolayı teşekkür ediyorsunuz diyorlar. Biz siyasi bir ayrım gözetmeksizin her bir belediye başkanımızı dinliyoruz. Taleplerini bir bir alıyoruz. Milletimiz için yapılması gereken ne varsa not ediyor ve bir bir de hayata geçiriyoruz. Sizin gibi çöp kutusu göndermekle övünmedik. Biz milletimizle el ele verdik, asrın inşasını gerçekleştirdik. Kendileri bizimle bu konuları yürüttüğünde CHP’nin Genel Başkanı niye bakana teşekkür ediyorsunuz diye milletvekillerini, belediye başkanlarını azarlıyor. Böyle bir anlayış olabilir mi? Milletin geleceğiyle, milletin güveniyle, milletin huzuruyla alakalı bir konuda hep birlikte hareket etmek varken niye milletimizi ayrıştırmak, milletimizi yalan yanlış ifadelerle kandırmak yoluna gidelim? Sizin de belediyeleriniz vardı. Çıkıp bir ucundan da siz tutamaz mıydınız? Ulu Camii’yi biz yapacağız dediler. Hala temel aşamasında. Emin olun eğer deprem bölgesi CHP’nin insafına kalsaydı bugün 11 ilimizin hepsi Ulu Camii gibi temel aşamasında olurdu. Biz milletimizi onların insafına terk etmedik. Cumhurbaşkanımız orada tek bir evsiz, tek bir yuvasız kardeşimiz kalmayacak dedi"
Uğur Mumcu suikastı ile 22 faili meçhul cinayeti kapsayan "Umut Davası"nın görülmesine devam edildi
09 Şubat 2026 Pazartesi - 11:55 Uğur Mumcu suikastı ile 22 faili meçhul cinayeti kapsayan "Umut Davası"nın görülmesine devam edildi Ankara’da gazeteci Uğur Mumcu’nun 24 Ocak 1993 tarihinde aracına yerleştirilen bombanın patlamasıyla hayatını kaybetmesine ilişkin firari sanık Oğuz Demir’in yargılanmasına devam edildi. Demir adına kayıtlı araç için Emniyet Genel Müdürlüğüne yazı yazılmasına karar verildi. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada maktul Mumcu’nun kızı Özge Mumcu Aybars ve avukatı hazır bulundu. Mahkeme Başkanı dava dosyasına gelen evrakı okumasının ardından Mumcu ailesi avukatına söz verdi. Avukat, sanık Demir adına kayıtlı bir aracın varlığından bahsederek bu araca ilişkin araştırma yapılmasını istedi. Ayrıca Demir ve ailesinin Avustralya’da olduğuna dair bilgiler olduğu belirtilerek iadesi talep edildi. Beyanın ardından mahkeme başkanı ara kararı açıkladı. Buna göre Demir adına kayıtlı olduğu belirtilen aracın ilk tescil tarihinden itibaren trafikte gördüğü işlemlerin niteliğine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğüne yazı yazılması kararlaştırıldı. Ayrıca sanığın Avustralya’da olma ihtimali bulunduğu kaydedilerek iadesi için gerekli talebin yapılması konusunda Adalet Bakanlığına yazı yazılmasına hükmedildi. Yine Demir’in ailesinin Türkiye’ye giriş yapıp yapmadığının araştırılması için gerekli yerlere yazı yazılması kararlaştırıldı. Bir sonraki duruşma 14 Temmuz’a ertelendi. Duruşma sonrası Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştiren CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, "Uğur abinin katledilişinin üzerinden 33 yıl geçti. 33 yıl boyunca hala tam olarak aydınlatılamamış bir dava ile karşı karşıyayız. Oğuz Demir üzerinden tefrik edilen duruşmanın ise bugün 14’üncüsü görüldü. Tevhid-Selam Örgütü’nün 1988-1999 kadar bu memlekette 21 öldürme, yaralama ve bombalama eylemine karıştığını herkes biliyor. Ankara’nın ortasında cephanelik kurduklarını da biliyoruz. Yabancı istihbarat örgütleriyle birlikte faaliyet yaptıklarını da biliyoruz. Sözü edilen kişi yani Oğuz Demir 2000 yılında elini kolunu sallayarak kolluk kuvvetlerinin arasından kaçıyor. Kendisi bir süre sonra eşini ve çocuklarını da yurt dışına götürüyor. Üzerine kayıtlı araba hala Ankara’da dolaşmaya devam ediyor. Sevgili Güldal Mumcu İçişleri Bakan Yardımcısı ile görüşüyor ve orada kişinin İran’da bulunduğuna ilişkin bir istihbari bilgi kendisine bildiriliyor. Ancak bu bilgi jandarmaya, MİT’e ve emniyete sorulan sorulara rağmen mahkeme kayıtlarına girmiş değil. Şimdi mahkeme kayıtlarında eşinin ve çocuklarının Avustralya’dan Türkiye’ye giriş çıkış yaptıklarına dair bilgiler var. O halde Oğuz Demir belki de Avustralya’da. Aramızda ikili anlaşmalar var. Kırmızı bültenle aranan bir caniden bahsediyoruz. Neden bu kişi bugüne kadar yakalanamadı? Birileri o tuğlayı çekmek istemiyorlar mı? Mahkemenin yazdığı müzekkereler ve belgeler ile bu işin 33 yıl boyunca geldiği nokta açıktır. Burada bir siyasi irade eksiği olduğunu görüyoruz. Uğur Mumcu Türkiye’de karanlıkta hiçbir şey kalmasın diye cesur kalemiyle bütün olayların üzerine giden bir gazeteci ve aydındı. Eninde sonunda onun bütün faillerini mutlaka ortaya çıkartacağız ve mutlaka o tuğlayı oradan çekeceğiz. Duvar kimin başına yıkılması gerekiyorsa onun başına yıkılsın. Yeter ki Türkiye aydınlansın. Türkiye’de faili meçhul bir cinayet kalmasın. Failleri belli olanların yakalanamadığı bir memleket olarak Türkiye’ye devam etmesin. Bunun için gayret ediyoruz" ifadelerinde bulundu. ’Dava geçmişi’ Ahmet Taner Kışlalı, Uğur Mumcu, Bahriye Üçok ve Muammer Aksoy’un öldürülmesinin de arasında bulunduğu birçok olayı kapsayan "Umut Davası"na ilişkin ilk yargılama Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde görüldü. DGM’lerin kapanmasının ardından yargılamaya Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. İlk derece mahkemenin kararının Yargıtay tarafından bozulmasından sonra tekrar görülen davada, 3 sanık "yasa dışı Tevhid-Selam ve Kudüs Ordusu örgütünü kurmak ve yönetmek" suçundan, 5 sanık ise aynı örgüte üyelikten çeşitli sürelerde hapse mahkum edildi. Bu kapsamda sanıklardan Mehmet Ali Tekin, Hasan Kılıç ve Ekrem Baytap, "silahlı suç örgütü kurma ve yönetme" eylemlerinden 12 yıl 6’şar ay hapisle cezalandırıldı. Sanıklar Abdulhamit Çelik, Fatih Aydın, Yusuf Karakuş, Mehmet Şahin ve Recep Aydın’a ise "silahlı suç örgütü üyesi olmak"tan 6 yıl 3’er ay hapis cezası verildi. Davanın firari sanıklarından Oğuz Demir’in dosyası ayrılarak Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına devam ediyor.