Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
ÜNİPERSEN, kurucuları arasında yer aldığı Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu (KASK) kuruldu
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:44:24
Üniversite İdari Personel Sendikası’nın (ÜNİPERSEN) kuruluşunda yer aldığı ve 5 sendikanın çatı kuruluşu oluşturacak Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu (KASK) kuruldu. Üniversite İdari Personel Sendikası, (ÜNİPERSEN) kurucuları arasında yer aldığı KASK Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu’nun kuruluşunu kamuoyuna açıkladı. Kamu çalışanlarının haklarını daha güçlü, daha ilkeli ve daha etkili şekilde temsil etmek amacıyla kurulan KASK’ın; farklı hizmet kollarında faaliyet gösteren bağımsız sendikaların ortak iradesiyle hayata geçirildiği belirtildi. Bu doğrultuda Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu’nun; HEP-SEN, ÜNİPERSEN, BİZİM-SEN, Kamu399 ve HEP Büro-Sen ile birlikte kuruldu açıklandı. ÜNİPERSEN tarafından yapılan açıklamada, KASK’ın kuruluşunun yalnızca yeni bir konfederasyon yapılanması olmadığı; kamu çalışanlarının yıllardır biriken sorunlarına, temsil noktasında duyulan güçlü ihtiyaca ve bağımsız sendikacılığın daha etkili bir zemine taşınması iradesine verilen önemli bir cevap olduğu ifade edildi. Açıklamada, kamu çalışanlarının mali, sosyal ve özlük hakları başta olmak üzere; görevde yükselme, unvan değişikliği, tayin ve yer değişikliği sorunları, çalışma şartları, sosyal haklar ve kamuda liyakat gibi birçok alanda çözüm bekleyen sorunlarla karşı karşıya olduğu vurgulandı. ÜNİPERSEN’in de kurucuları arasında yer aldığı KASK’ın; herhangi bir siyasi anlayışın arka bahçesi olmadan, kamu çalışanlarının hak ve menfaatlerini önceleyen, bağımsız, ilkeli, katılımcı ve çözüm odaklı bir sendikal anlayışla faaliyet göstereceği bildirildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "ÜNİPERSEN olarak bugüne kadar üniversite idari personelinin mali, sosyal ve özlük hakları için kararlı bir duruş ortaya koyduk. Üniversite idari personelinin yıllardır çözüm bekleyen sorunlarını gündeme taşıdık, haklı taleplerini kamuoyuna duyurduk ve her platformda güçlü şekilde savunduk. Kurucuları arasında yer aldığımız KASK Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu, bu mücadelenin daha güçlü bir zeminde sürdürülmesi açısından stratejik bir adımdır. KASK; farklı hizmet kollarında faaliyet gösteren bağımsız sendikaların ortak iradesiyle, kamu çalışanlarının daha güçlü, daha etkili ve daha gerçekçi bir şekilde temsil edilmesi amacıyla kurulmuştur." KASK’ın temel hedefinin kamu çalışanlarının haklı taleplerini daha güçlü şekilde duyurmak, hak kayıplarına karşı etkili bir temsil ortaya koymak ve çalışma hayatında hakkaniyetli bir düzenin güçlenmesine katkı sunmak olduğu kaydedildi. ÜNİPERSEN açıklamasında, KASK çatısı altında kamu çalışanlarının sorunlarına gerçekçi çözümler üretmek, toplu sözleşme süreçlerinde daha güçlü bir temsil anlayışı ortaya koymak ve bağımsız sendikacılığı daha geniş bir zeminde büyütmek için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi. "ÜNİPERSEN olarak, üyelerimizin haklarını daha güçlü şekilde savunmaya devam edeceğiz" KASK’ın kamu çalışanlarının alın terini, emeğini ve hakkını esas alan bir anlayışla yola çıktığı dile getirilen açıklamada, "Bu yolda temel ilkemiz; bağımsız sendikacılık, güçlü temsil ve hakkaniyetli çalışma hayatıdır. ÜNİPERSEN olarak, üyelerimizin haklarını daha güçlü şekilde savunmaya ve kamu çalışanlarının ortak sorunlarının çözümü için sorumluluk almaya devam edeceğiz" denildi ÜNİPERSEN, KASK Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu’nun kuruluşunun kamu çalışanlarına, sendikal hayata ve ülkeye hayırlı olması temennisinde bulundu.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:40
Sincan’da sahnelenen "Pinokyo" minik izleyicilerle buluştu
Ankara’nın Sincan ilçesinde sahnelenen "Pinokyo" adlı çocuk oyunu, hafta sonu yoğun katılımla izleyiciyle buluştu. Sincan Belediyesince hafta sonları düzenlenen kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında hafta sonu Lale Konferans ve Tiyatro Salonu’nda sahnelenen oyun, çocuklar ve ailelerinden ilgi gördü. Pinokyo’nun maceralarının eğlenceli bir dille anlatıldığı oyunda, sahnedeki renkli karakterler ve diyaloglar minik izleyicilere keyifli anlar yaşattı. Zaman zaman kahkahaların yükseldiği salonda, oyunun eğitici yönü de beğeni topladı. Yetişkin oyunları da sahneleniyor Sincan Belediyesi, çocuklara yönelik etkinliklerin yanı sıra yetişkinlere hitap eden tiyatro oyunlarını da sahnelemeyi sürdürüyor. Ücretsiz olarak gerçekleştirilen tiyatro etkinliklerinin önümüzdeki günlerde de farklı yaş gruplarından izleyicilerle buluşmaya devam edeceği belirtildi.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:37
Ankara’da matbaa öğrencileri, Köln’de stajla mesleki becerilerini geliştirdi
Ankara Sanayi Odası (ASO) 8 No’lu Kağıt Ürünleri ve Baskı İşleri Sanayi Meslek Komitesi’nin, mesleki eğitimin niteliğini artırmak amacıyla imzaladığı iş birliği protokolü çerçevesinde, Aktaş Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri Almanya’nın Köln kentinde staj yaptı. Ankara Sanayi Odası (ASO) 8 No’lu Kağıt Ürünleri ve Baskı İşleri Sanayi Meslek Komitesi’nin, Aktaş Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile mesleki eğitimi güçlendirmek amacıyla imzaladığı iş birliği protokolü, somut sonuçlarını vermeye devam ediyor. Protokol kapsamında yürütülen çalışmaların bir çıktısı olarak, okulun matbaa bölümü öğrencileri Erasmus+ Programı çerçevesinde Almanya’nın Köln şehrinde gerçekleştirilen yurt dışı staj programına katılarak uluslararası deneyim kazandı. Türkiye Ulusal Ajansı koordinasyonunda yürütülen program kapsamında Atatürk Aktaş Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden 9 öğrenci, matbaa alanında ‘Kısa Süreli Öğrenci Staj Hareketliliği’ programını başarıyla tamamladı. Öğrenciler, Köln’de sektörün güncel üretim tekniklerini yerinde gözlemleme ve uluslararası uygulamalara doğrudan katılma fırsatı buldu. Staj programının ardından öğrencileri konuk eden ASO Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Mehmet Osmanbeyoğlu ve ASO 8 No’lu Meslek Komitesi Üyeleri, gençlerin yurt dışı deneyimlerinden elde ettikleri mesleki kazanımları, uygulama becerilerini ve programın çıktıları üzerine kapsamlı bir değerlendirme gerçekleştirdi. Toplantıya, ASO Meclis Üyesi Fırat Gündoğan, Komite Başkanı Beste Rodoslu, Komite Başkan Yardımcısı Ertuğrul Sarıyıldız, Komite Üyeleri Sinan Öztürk ve Süphani Akkoç, Atatürk Aktaş Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmeni İbrahim Abdullah Soybaş ve öğrenciler katıldı. "Uluslararası deneyim, mesleki gelişimin önemli bir parçası" Programda konuşan ASO Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Osmanbeyoğlu, mesleki eğitimin uluslararası deneyimlerle güçlendirilmesinin önemine dikkat çekerek, "Sanayimizin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinde mesleki eğitimin rolü son derece kritik. Erasmus+ gibi programlar, öğrencilerimizin farklı ülkelerde edindikleri bilgi ve tecrübelerle hem kişisel hem de mesleki gelişimlerine önemli katkılar sağlıyor" dedi. Köln’de gerçekleştirilen staj programının öğrencilere önemli kazanımlar sunduğunu belirten Osmanbeyoğlu, "Bu program sayesinde öğrencilerimiz, matbaa sektöründeki güncel teknolojileri yerinde görme ve uluslararası bir çalışma ortamını deneyimleme fırsatı buldu. Sanayimize nitelikli insan kaynağı kazandırmak için meslek liselerini desteklemeye her zaman devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Sektörün geleceği için nitelikli insan kaynağı önceliğimiz" Değerlendirmelerde bulunan ASO 8 No’lu Kağıt Ürünleri ve Baskı İşleri Sanayi Meslek Komitesi Başkanı Beste Rodoslu ise komite olarak mesleki eğitimi güçlendirmeyi öncelikli çalışma alanları arasında gördüklerini belirtti. Rodoslu, "Kağıt ürünleri ve baskı işleri sektörü, hızla gelişen teknolojiye uyum sağlayabilecek donanımlı insan kaynağına ihtiyaç duyuyor. Bu doğrultuda meslek liseleriyle kurduğumuz iş birliklerini son derece önemsiyor, gençlerimizin daha eğitim aşamasındayken sektörle buluşmalarını destekliyoruz. Erasmus+ kapsamında gerçekleştirilen bu staj programı, öğrencilerimizin uluslararası deneyim kazanarak mesleki yetkinliklerini artırmaları açısından çok kıymetli bir adım oldu" açıklamasında bulundu. Erasmus+ programına katılan öğrenciler de yurt dışı staj deneyiminin mesleki ve kişisel gelişimlerine önemli katkılar sağladığını ifade etti. Almanya’da edindikleri deneyimin mesleğe bakış açılarını geliştirdiğini, farklı üretim tekniklerini yerinde görmenin çok değerli olduğunu anlatan öğrenciler, kendilerine bu imkanı sağlayan Ankara Sanayi Odası’na ve ASO 8 No’lu Meslek Komitesi’ne teşekkür etti.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:36
24 ildeki siber operasyonlarında 212 şüpheli yakalandı
İçişleri Bakanlığı, polis ekiplerince son 5 günde 24 ilde ‘Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği ve Tacizi, Yasa Dışı Bahis, Nitelikli Dolandırıcılık’ suçlarına yönelik icra edilen operasyonlarsa 212 şüphelinin gözaltına alındığını bildirdi. İçişleri Bakanlığından operasyonla ilgili yapılan açıklamada, "Siber Suçlarla Mücadele kapsamında, 24 il merkezli ‘Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği ve Tacizi, Yasa Dışı Bahis, Nitelikli Dolandırıcılık’ suçlarına yönelik polisimiz tarafından son 5 günde düzenlenen operasyonlarda 212 şüpheli yakalandı. Yakalanan şüphelilerin 127’si tutuklandı. 35’i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Şüphelilerin; müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları, pos tefeciliği yaptıkları, vatandaşlarımızın mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları, yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, bahis sitelerinin reklamını yaptıkları, yasa dışı bahis ve kumar sitelerinde para nakline aracılık ettikleri, kişisel verilerin paylaşımı ve sorgulama konularında paylaşım yaptıkları, sosyal medya platformları ve oltalama (phishing) siteleri üzerinden "yatırım ve ürün satış dolandırıcılığı ile TOKİ başvurusu" temalarını kullanarak vatandaşlarımızı dolandırdıkları tespit edildi" ifadeleri yer aldı.
10 Mart 2026 Salı - 20:39
AK Parti Sözcüsü Çelik: "En büyük gücümüz, en büyük kuvvetimiz birliğimiz ve beraberliğimizdir"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Dünyanın çok zor zamanlarından bir tanesindeyiz. Ülkemizi kötülüklerden korumak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. En büyük gücümüz, en büyük kuvvetimiz birliğimiz ve beraberliğimizdir" dedi. AK Parti Sözcüsü Çelik, Ankara Üniversitesi Güneş Meydanı’nda düzenlenen iftar programına katılarak, üniversite öğrencileriyle beraber iftarını yaptı. Burada konuşan Çelik, Türkiye’nin dört bir yanından eğitim almak için Ankara Üniversitesine gelen öğrencilerin birlik ve beraberlik içerisinde aynı sofranın etrafında buluşmasının çok kıymetli olduğunu söyleyerek, "Dünyanın çok zor zamanlarından bir tanesindeyiz. Savaşlar, depremler, kıtlıklar, yoksulluklar dünyanın her tarafını sarmış durumda. Bunun içerisinde ülkemizin, memleketimizin geleceğine daha güzel imzalar atmak için bu birlikteliği daha güçlü bir şekilde korumamız gerekiyor. Gazze’deki soykırımdan en son İran’a saldırıya kadar bir sürü kötülük etrafımızda kol geziyor. Hem bu kötülükle mücadele ediyoruz hem de ülkemizi bu kötülüklerden korumak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. En büyük gücümüz, en büyük kuvvetimiz birliğimiz ve beraberliğimizdir" dedi. Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar ise Türkiye’nin etrafının ateş çemberi halinde olduğunu dile getirerek, "Bizi bu ateş çemberinin dışında tutan güç birlik ve beraberliğimizdir. Tıpkı bu iftar sofrasında beraber olduğumuz gibi aynı duyguları paylaşıyoruz. Bu duygularımızı geliştirmemiz lazım" diye konuştu.
10 Mart 2026 Salı - 20:08
DEM Parti Grup toplantısı
DEM Parti Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Şimdiye kadar çok zaman kaybedildi. Ama dünya dengelerinin alt üst olduğu bu dönemde artık kaybedecek bir şey kalmadı. Türkiye bölgesel türbülansa karşı stratejik bir istikrar merkezi olabilir. Tehlike büyük ama iktidar hala küçük hesaplar peşinde" dedi. Bakırhan, partisinin grup toplantısında konuştu. Bakırhan, dünyanın gündeminin İran olduğunu söyleyerek, "İran’a saldırıların 11. günündeyiz. Ortadoğu’nun semaları neredeyse savaş uçakları ve dronlarla kaplı. Ortadoğu resmen toz duman içinde. Burada iki şey bize kendisini hatırlatıyor hatırlamak istemesek de. Dünyanın neresinde olursa olsun bir rejimi güçlü yapan şey ne füzeler ne de savaş uçaklarıdır. Bunu İran’da bir kez daha gördük. Bir devleti güçlü yapan aslında halkından almış olduğu rızadır. Halk devlete, rejime, yönetime ne kadar rıza gösteriyorsa o devletin gücü de o kadardır. İran’da rejim bir türlü bu gerçeği anlamadı. Kadınların her türlü özgürlüğünü yasakladı. Dünyanın en zengin ülkelerinden biri olmasına rağmen ekonomisini yönetemedi. Kimliklere ve inançlara özgürlük tanımadı. İkinci bir gerçek daha var. Buna aslında defalarca tanıklık ettik ama bu sefer herkesin bilinci biraz daha berraklaştı. Dış müdahalelerle bir ülkede rejimi değiştirmek o ülkeye huzur, demokrasi ve mutluluk getirmiyor. Bu savaştan çıkaracağımız çok önemli iki başlık budur. Bir ülkeye demokrasi ve refahın gelmesinin bir yolu var. Ülkenin kendi dinamikleriyle, kendi itiraz edenleriyle birlikte rejimin demokratikleşmesi ancak sağlanabilir" ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye sürecine değinen Bakırhan, "Dört bir yanımız ateş çemberi ve bu ateş her geçen gün sınırlarımıza daha çok yaklaşıyor. Bir yılı aşkın süredir özellikle buralardan kendi düşüncelerimizi ifade ettik, uyarılarımızı yaptık. Aman gecikmeyelim, aman elimizi çabuk tutalım; bir kasırga almış başını, tüm bölgeyi kasıp kavuruyor dedik. Bugün adeta Sırat Köprüsündeyiz. Bu tarihi kavşağı ve fırsatı oyalayarak, erteleyerek heba etme lüksümüz yok. Şimdiye kadar çok zaman kaybedildi. Ama dünya dengelerinin altüst olduğu bu dönemde artık kaybedecek zamanımız kalmadı. Türkiye bölgesel türbülansa karşı stratejik bir istikrar merkezi olabilir. Tehlike büyük ama iktidar hala küçük hesaplar peşinde. Dünya neyi konuşuyor, onlar kayyımların süresini uzatmakla meşgul. Kayyım süresi hangi akılla, hangi hukukla uzatılıyor? Bunu anlamakta insan güçlük çekiyor. Artık buna bir son verin. Belediyelerdeki kayyımları çekin, seçilmişler görevlerinin başına dönsün" dedi. Bakırhan, "İkincisi, birkaç gün önce Danıştay’ın barış akademisyenleri kararı çok ilginç. Danıştay, "Barış için imza atanlar suçlu" demeye devam ediyor. Biz de diyoruz ki sizin bu yanlışta ısrarınız asıl suçtur. Barış Akademisyenleri suçlu değil. AYM’nin ihlal kararlarını fiilen yok sayan ve Barış Akademisyenlerini yeniden hedef haline getiren Danıştay’ın bu kararını kınıyoruz. Bu kararından vazgeçmelidir. Barış talebi suç değildir. Önümüzdeki günlerde hazırlanacak yasal düzenlemeler, Barış Akademisyenlerinin uğradığı haksızlığı gidermeyi de kapsamalıdır. Bu da sizin için bir fırsattır. AİHM’in aldığı bir karar var. Meclis’i bekleyecek bir şey yok. Bunu uygulayacak olan Adalet Bakanıdır. Buyurun, uygulayın" dedi. İBB’ye yönelik yolsuzluk davasıyla ilgili Bakırhan, "Ona ilişkin düşüncelerimizi söylemiştik. 15 milyonluk bir kentin belediye başkanının tutuklu yargılanması doğru değil. İmamoğlu’nu tutuklu yargılayarak, kayyımların görevini uzatarak, Barış Akademisyenlerine zulmederek, AİHM kararlarını uygulamayarak nasıl birliğimizi sağlayacağız, nasıl demokrasiyi getireceğiz? Gün sandık ve oy hesabı yapma günü değil. İktidara da muhalefete de söylüyorum: Artık bu tehlikeyi görün. Bu topraklar bizim. Bu toprakların bereketi barıştadır ve birliktedir" dedi.
10 Mart 2026 Salı - 19:37
Genelkurmay Başkanı Bayraktaroğlu, Polonyalı mevkidaşı ile görüştü
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Polonya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Wieslaw Kukula ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Bayraktaroğlu, Polonya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kukula ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, ikili ilişkiler ve bölgesel konular ele alındı.
10 Mart 2026 Salı - 19:00
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. İletişim Başkanlığı sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Liderler, Türkiye-Ukrayna ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konuları ele aldı. Cumhurbaşkanımız görüşmede, İran’daki çatışma sürecinin Ukrayna’daki barış arayışlarına sekte vurmaması gerektiğini, müzakerelerin vakit kaybetmeden sürdürülmesinin faydalı olacağını, Ukrayna’nın yaralarının sarılmasının, yeniden imar faaliyetlerine başlanmasının ve kalıcı güvenliğin temininin önem arz ettiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz’deki seyrüsefer emniyetinin Türkiye için kritik önemde olduğunu, enerji altyapılarının, limanların korunmasını sağlayacak bir ateşkesin temininin, taraflar arasında güven tesisine katkı sunabileceğini, Türkiye’nin bunun için elinden gelen desteği vereceğini ifade etti" denildi.
10 Mart 2026 Salı - 18:49
Farklı unvanlarla vatandaşları dolandıran kadın tutuklandı
Ankara’da kendisini MİT mensubu, diplomat, NATO ve Birleşmiş Milletler temsilcisi olarak tanıtarak çok sayıda kişiyi dolandırdığı öne sürülen kadın, emniyet ekiplerince yakalanarak tutuklandı.
10 Mart 2026 Salı - 17:05
Marmara Cezaevi 1 No’lu duruşma salonundaki yargılamaya ait görüntülerin sosyal medyaya sızdırılması üzerine İstanbul Emniyeti Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne talimat verildi.
Marmara Cezaevi 1 No’lu duruşma salonundaki yargılamaya ait görüntülerin sosyal medyaya sızdırılması üzerine İstanbul Emniyeti Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne talimat verildi.
10 Mart 2026 Salı - 17:04
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Marmara Cezaevi’ndeki duruşma salonunda çekilen görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasıyla ilgili TCK 286 kapsamında resen soruşturma başlattı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Marmara Cezaevi’ndeki duruşma salonunda çekilen görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasıyla ilgili TCK 286 kapsamında resen soruşturma başlattı.
10 Mart 2026 Salı - 16:56
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Ülkemiz, bölgesel hadiseleri güç dengesi bakımından değil; insani, hukuki ve siyasi sonuçları itibarıyla gündemine almaktadır"
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Ülkemiz, bölgesel hadiseleri güç dengesi bakımından değil; insani, hukuki ve siyasi sonuçları itibarıyla gündemine almaktadır. Devletimiz ilgili tüm kurum ve kuruluşlarıyla ilkeli, serinkanlı, sonuç almaya dönük ve hakkaniyeti esas alan bir diplomasi anlayışıyla hareket etmektedir. Bu anlayış, savaşın diliyle konuşmadan kararlılık gösterebilen ve gerilimi tırmandırmadan adaleti talep edebilen aklın tezahürüdür. Bugün bölgemizde en çok ihtiyaç duyulan da budur. Muhataplarıyla konuşabilen, riskleri görebilen, savaşı normalleştirmeyen ve bölgede sükûneti tesis etmeye çalışan tutumumuz, ülkemizin çözüme en önemli stratejik katkılarından biridir" dedi. TBMM Genel Kurulu’nda İran’a yapılan saldırılar ile ilgili olarak kapalı oturum gerçekleştirildi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in bilgi vereceği Genel Kurul’da kapalı oturum dolayısıyla Genel Kurul bitişiğindeki basın ofisleri de kapatıldı. TBMM Başkanı Kurtulmuş kapalı oturum öncesinde, son günlerde yaşanan hadiselerin uluslararası sistemin mahiyetine ilişkin çok derin sarsıntıları açığa çıkardığını belirterek, "İran’a yönelik son saldırılar bölgemizde zaten kırılgan olan dengeleri daha da hassas hale getirmiştir. Bu saldırılarla oluşan güvenlik kriziyle birlikte uluslararası hukuk, meşruiyet, egemenlik, diplomasi ve caydırıcılık gibi kavramların mevcudu aşındırıldığında bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bugün karşı karşıya bulunduğumuz tabloyu sadece askeri bir gelişme olarak değerlendirmek meselenin esasını kavramakta yetersiz kalınmasını sağlayacaktır. Uluslararası mekanizmaların etkisizleştirildiği açık bir sistem bulundu. Daha açık söylemek gerekirse bugün yaşananlar sistemin hukukla değil kuvvetle tanıdığı bir şey değildir. Bir başka ifadeyle dünya siyaseti giderek orman kanunlarının belirleyici olduğu bir zamana doğru sürüklenmektedir. Uzun yıllar boyunca dünya kamuoyuna kurallara dayalı uluslararası düzen olarak savunulan çerçevede bugün ciddi bir meşruiyet ve işlev kaybına uğradığı görülmektedir. Kurumlar vardır fakat tesirleri neredeyse sıfıra inmiştir. Kurallar vardır fakat çözüme karşı işletilememektedir. Kavramlar vardır içleri boşaltılmıştır. Bu sebeple bugün yaşanan gelişmeler hiç normal adam olarak asla değerlendirilemez" ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, açıklamalarına şöyle devam etti: "Açıkça ifade etmek gerekir ki uluslararası sistem niteliği ve işleyişi bakımında ağır bir çözülme sürecine girmiştir. Hukukun yerine kuvveti, ilkenin yerine keyfiliği, müşterek vicdanın yerini stratejik hesapların aldığı ortam oluşmaktadır. Böylesi zamanlarda en ağır bedel her zaman olduğu gibi siviller tarafından ödenmektedir. Gazze’de devam eden katliamların, açlığın, kuşatmanın ve sistematik yıkımını yozlaştığı insani felaket tüm ağırlığıyla sürerken şimdi İran’da hayatını kaybeden sivillerin acısı ile Lübnan’da derinleşen kayıplar, büyük trajedinin yeni halkaları olarak önümüzde durmaktadır. Gazze’de toprağa düşen masumların acısı ile İran’da ve Lübnan’da hayatını kaybeden insanların acısı arasında bir fark yoktur. Her biri aynı hoyratlığı, pervasızlığı ve hukuk tanımaz ehliyetin birbirine eklenen neticelerdir. Gazze’de çocukların acısına, İran’da okulda katledilen çocukların acısı eklenmiştir. Mevcut tablonun parçalar halinde değil, bükülüp bütünlük içerisinde ele alınması gerekir. Gazze’de yaşananları Suriye’den, Suriye’de yaşananları İran’dan bağımsız, İran’da yaşananları Lübnan’dan kopuk, Lübnan’daki sarsıntıyı da Yemen’den, Somali’den ve hatta bölgesel güvenlik denkleminden ayrı değerlendirmek mümkün değildir. Bizim milletçe sahip olduğumuz ahlaki ve siyasi duruş açıktır. Bizim medeniyet birikimimiz, tarih şuurumuz ve millet vasfımız, zulüm karşısında söze yıkılmayı değil, hakkı açık biçimle ifade etmeyi gerekli kılar. Türkiye Cumhuriyeti böyle zamanlarda susamaz, Gazi Meclisimiz böyle zamanlarda susamaz." Kurtulmuş, bugün İsrail yönetiminin izlediği saldırgan çizginin, bölgesel gerilimin en belirleyici unsuru olduğunu ifade ederek, "Gazze’de yaşanan insanlık dışı tablo, sıradan bir askerî operasyon yahut güvenlik tedbiri olarak izah edilemeyecek seviyeye çoktan ulaşmıştır. Sivil hayatı doğrudan hedef alan, açlığı bir baskı aracına dönüştüren, insani yardımı engelleyen ve tüm bunları güvenlik gerekçeleriyle perdelemeye çalışan anlayış, insanlığın müşterek hukuk ve vicdan zeminini tahrip etmiştir. Bu bakımdan Gazze’de gördüğümüz tablo, soykırım siyasetinin son derece ağır ve vahim bir safhaya ulaştığını göstermektedir. Şimdi de bu tehlikeli siyasetin, Amerika Birleşik Devletleri’ni de doğrudan savaşın içine çeken yeni bir boyut kazanmış olması, bölgesel ve küresel ölçekte çok daha büyük felaketlerin habercisi olabilecek mahiyettedir. Böyle bir sürüklenmenin doğuracağı neticeler, bölgedeki ülkelerin sınırlarıyla sınırlı kalmayacaktır. Enerji güvenliğinden ticaret yollarına, göç hareketlerinden toplumsal ve ekonomik istikrara kadar pek çok başlıkta yeni kırılmaların ortaya çıkması kaçınılmaz hale gelecektir. Nitekim savaşın ABD’de dahil ciddi maliyet kaygıları, toplumsal tereddütler ve siyasi tartışmaları çoktan başlamıştır. Ateşin büyümesi, onu uzaktan izleyenleri de bir gün gelir içine çeker. Bu sebeple saldırıların derhal durdurulması ve çatışmanın daha geniş bir felakete dönüşmesinin engellenmesi, bugün herkes için bir zorunluluktur. Türkiye’nin son günlerde ortaya koyduğu yoğun diplomasi trafiğini tam da bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor. Ülkemiz, bölgesel hadiseleri güç dengesi bakımından değil; insani, hukuki ve siyasi sonuçları itibarıyla gündemine almaktadır. Devletimiz ilgili tüm kurum ve kuruluşlarıyla ilkeli, serinkanlı, sonuç almaya dönük ve hakkaniyeti esas alan bir diplomasi anlayışıyla hareket etmektedir. Bu anlayış, savaşın diliyle konuşmadan kararlılık gösterebilen ve gerilimi tırmandırmadan adaleti talep edebilen aklın tezahürüdür. Bugün bölgemizde en çok ihtiyaç duyulan da budur. Muhataplarıyla konuşabilen, riskleri görebilen, savaşı normalleştirmeyen ve bölgede sükûneti tesis etmeye çalışan tutumumuz, ülkemizin çözüme en önemli stratejik katkılarından biridir" dedi. Kurtulmuş, açıklamalarına şöyle devam etti: "Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin vakarına ve milletimizin vicdanına yakışan tutum; hukuku savunan, diplomasiyi önceleyen ve zulüm karşısında sözünü sakınmayan bir tutumdur. Biz ne savaşın diliyle teslim alınırız ne de suskunluğun konforuna çekiliriz. Biz adaletten vazgeçmeden barışı savunuruz; diplomasiyi savunuruz. Biz zulmü görmezden gelmeden bölgesel istikrarı savunuruz. Temennimiz, saldırıların bir an önce sona ermesi, hukuk dışı müdahalelerin durdurulması, diplomasi masasının sahici biçimde yeniden kurulması ve bölgemizin daha büyük felaketlere sürüklenmeden sükûnet zeminine kavuşmasıdır. Bölgedeki saldırılarda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyor; çatışmaların gölgesinde endişe ve belirsizlik içinde yaşayan tüm halklara geçmiş olsun dileklerimi ifade ediyorum. Bundan sonra da hem ilkeli dış politika çizgisini hem de bölgesel barış yönündeki samimi gayretlerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz."
10 Mart 2026 Salı - 16:09
YÖK’ten İran’da devam eden savaş ile ilgili öğrenciler için açıklama
Yükseköğretim Kurulu (YÖK), İran’da yaşanan çatışma sebebiyle bölgede öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrencilerin eğitimlerinin aksamaması için gerekli çalışmaların yapıldığını duyurdu. YÖK, 28 Şubat’ta başlayan ABD/İsrail ve İran arasında yaşanan savaş sebebiyle İran’da öğrenim gören Türk öğrenciler için, "28 Şubat 2026 tarihinde İran’da başlayan savaş sebebiyle bu ülkede öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrencilerin, savaş durumu devam ettiği süre zarfında mevzuatın öngördüğü şartlar dairesinde eğitimlerinin aksamaması için gerekli çalışmalar kurulumuzca yapılmaktadır" ifadelerine yer verdi.
10 Mart 2026 Salı - 15:37
Genelkurmay Başkanı Bayraktaroğlu, Kazakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Kuchekbayev’i kabul etti
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kazakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Mereke Kuchekbayev ile görüştü. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Bayraktaroğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel’in resmî davetlisi olarak Ankara’da bulunan Kazakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Mereke Kuchekbayev’i kabul etti. Genelkurmay Başkanlığında gerçekleştirilen kabulde Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel de yer aldı.
10 Mart 2026 Salı - 15:21
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Türkiye Cumhuriyeti böyle zamanlarda susamaz"
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Türkiye Cumhuriyeti böyle zamanlarda susamaz"
10 Mart 2026 Salı - 15:18
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Saldırılar durdurulmalı. Uluslararası sistem ağır çözülme içerisinde."
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Saldırılar durdurulmalı. Uluslararası sistem ağır çözülme içerisinde."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder