Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
MHP lideri Bahçeli’den Amedspor’a tebrik mesajı
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 14:22:46
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Amedspor’un Süper Lig’e yükselmesi dolayısıyla Kulüp Başkanı Nahit Eren’e tebrik mesajı göndererek, başarının Diyarbakır ve Türk futbolu adına önemli olduğunu belirtti. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Amedspor’un Süper Lig’e yükselmesi dolayısıyla Kulüp Başkanı Nahit Eren’e tebrik mesajı gönderdi. Bahçeli, mesajında 1990 yılında kurulan Amedspor’un kulüp tarihinde ilk kez Süper Lig’e yükselmesinden memnuniyet duyduğunu ifade ederek, bu başarının Diyarbakır ve Türk futbolu açısından kıymetli bir gelişme olduğunu belirtti. Bahçeli, mesajında şu ifadeleri kullandı: "Bu anlamlı başarıyı Diyarbakır’ımız ve Türk futbolu adına kıymetli bir gelişme olarak değerlendiriyorum. Tarihi derinliği, kültürel zenginliği ve kadim hafızasıyla en değerli şehirlerimizden birisi olan Diyarbakır’ımızın, bu sportif başarıyla birlikte sosyal, kültürel ve ekonomik bakımdan daha da canlanmasını temenni ediyorum. Futbol kulübünüzün Süper Lig’e yükselişinin şehrimizin marka değerinin güçlenmesine, gençlerimizin spora yönelmesine ve futbolun birleştirici ruhunun daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sunacağına inancım tamdır. Bu itibarla Amedspor’un Süper Lig yolculuğunda fair play ruhunu, sporcu ahlakını ve kardeşlik hukukunu önceleyen bir anlayışla hareket ederek Türkiye’mizin huzur, birlik ve dayanışma iklimine olumlu katkılar sunacağına yürekten inanıyorum. Bu duygu ve düşüncelerle sizin şahsınızda başta Amedspor Kulübü’nün değerli yöneticileri olmak üzere, tarihi başarının elde edilmesinde alın teri ve gayreti bulunan teknik heyeti, futbolcuları, kulüp çalışanlarını ve Amedspor taraftarlarını ayrı ayrı tebrik ediyor; 2026-2027 sezonunun Amedspor’a, Diyarbakır’ımıza ve Türk futboluna hayırlı olmasını diliyorum."
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 14:09
Ankara’da iki kız kardeşin ölümüne sebep olan sürücü tahliye oldu
Ankara’da kamyonun çarptığı iki kız kardeşin ölümüne ilişkin görülen davada tutuklu sanık şoför Murat Üneş, imza şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliye oldu. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuklu sanık şoför Murat Üneş, hayatını kaybedenlerden Anıl Gülçür’ün kızı ve taraf avukatları katıldı. Mahkeme başkanı bilirkişi raporunun dosyaya geldiğini ifade etti. Raporda, sanık Üneş’in tamamen kusurlu, maktul yayalar Semra Çevik ve Anıl Gülçür’ün ise kusursuz olduğu belirtildi. Söz alan Üneş, "Ben olay anında aynaları kontrol ettim. Tahliyemi talep ederim" dedi. Avukat ve sanık beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanık Üneş’in imza şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliyesine hükmetti. Sonraki duruşma 17 Haziran’a ertelendi. Olayın geçmişi Çankaya ilçesi Emek Mahallesi Kırım Caddesi’nde 4 Ağustos’ta meydana gelen kazada, özel bir şirkete ait şantiye alanının önünde park halindeyken hareket eden Murat Üneş yönetimindeki 06 COV 136 plakalı hafriyat kamyonu, yol kenarında yürüyen Semra Çevik ve Anıl Gülçür’e çarptı. Güvenlik kamerasına yansıyan kazada Çevik ve Gülçür, kamyonun altında kalarak hayatını kaybetti. Sürücü Murat Üneş, gözaltına alınıp, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olayla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iddianame düzenlendi. Sanık Üneş hakkında ’taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet verme’ suçundan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:51
Savunma ve havacılık fuarı SAHA 2026 yarın başlıyor
Savunma ve havacılık fuarı SAHA 2026, yarın İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açacak. Avrupa’nın en büyük savunma ve havacılık fuarlarından biri olarak gösterilen SAHA 2026 için geri sayımda son 24 saate girildi. Savunma, havacılık ve ileri teknoloji alanında birçok yeniliğin sergileneceği fuar, 5-9 Mayıs tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını ziyaretçilere açacak. Yerli ve yabancı çok sayıda firmanın katılım sağlayacağı organizasyonda, sektörün geleceğine yön verecek teknolojilerin tanıtılması bekleniyor. SAHA 2026’nın, sektör temsilcilerini bir araya getirerek önemli bir buluşma noktası olması hedefleniyor.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:47
Çamlıdere yaylalarına kar sürprizi
Ankara’nın Çamlıdere ilçesindeki yaylalarda kar yağışı etkili oldu. Yurt genelinde etkili olan yağışlı hava Ankara’nın kuzey ilçelerinde kendini kar olarak gösterdi. Çamlıdere ilçesinin yüksek kesimlerindeki yaylara gece boyunca yağan kar 20 santimetreyi buldu. Yaylaya çıkan vatandaşlar güne kar sürprizi ile uyandı.
10 Mart 2026 Salı - 20:08
DEM Parti Grup toplantısı
DEM Parti Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Şimdiye kadar çok zaman kaybedildi. Ama dünya dengelerinin alt üst olduğu bu dönemde artık kaybedecek bir şey kalmadı. Türkiye bölgesel türbülansa karşı stratejik bir istikrar merkezi olabilir. Tehlike büyük ama iktidar hala küçük hesaplar peşinde" dedi. Bakırhan, partisinin grup toplantısında konuştu. Bakırhan, dünyanın gündeminin İran olduğunu söyleyerek, "İran’a saldırıların 11. günündeyiz. Ortadoğu’nun semaları neredeyse savaş uçakları ve dronlarla kaplı. Ortadoğu resmen toz duman içinde. Burada iki şey bize kendisini hatırlatıyor hatırlamak istemesek de. Dünyanın neresinde olursa olsun bir rejimi güçlü yapan şey ne füzeler ne de savaş uçaklarıdır. Bunu İran’da bir kez daha gördük. Bir devleti güçlü yapan aslında halkından almış olduğu rızadır. Halk devlete, rejime, yönetime ne kadar rıza gösteriyorsa o devletin gücü de o kadardır. İran’da rejim bir türlü bu gerçeği anlamadı. Kadınların her türlü özgürlüğünü yasakladı. Dünyanın en zengin ülkelerinden biri olmasına rağmen ekonomisini yönetemedi. Kimliklere ve inançlara özgürlük tanımadı. İkinci bir gerçek daha var. Buna aslında defalarca tanıklık ettik ama bu sefer herkesin bilinci biraz daha berraklaştı. Dış müdahalelerle bir ülkede rejimi değiştirmek o ülkeye huzur, demokrasi ve mutluluk getirmiyor. Bu savaştan çıkaracağımız çok önemli iki başlık budur. Bir ülkeye demokrasi ve refahın gelmesinin bir yolu var. Ülkenin kendi dinamikleriyle, kendi itiraz edenleriyle birlikte rejimin demokratikleşmesi ancak sağlanabilir" ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye sürecine değinen Bakırhan, "Dört bir yanımız ateş çemberi ve bu ateş her geçen gün sınırlarımıza daha çok yaklaşıyor. Bir yılı aşkın süredir özellikle buralardan kendi düşüncelerimizi ifade ettik, uyarılarımızı yaptık. Aman gecikmeyelim, aman elimizi çabuk tutalım; bir kasırga almış başını, tüm bölgeyi kasıp kavuruyor dedik. Bugün adeta Sırat Köprüsündeyiz. Bu tarihi kavşağı ve fırsatı oyalayarak, erteleyerek heba etme lüksümüz yok. Şimdiye kadar çok zaman kaybedildi. Ama dünya dengelerinin altüst olduğu bu dönemde artık kaybedecek zamanımız kalmadı. Türkiye bölgesel türbülansa karşı stratejik bir istikrar merkezi olabilir. Tehlike büyük ama iktidar hala küçük hesaplar peşinde. Dünya neyi konuşuyor, onlar kayyımların süresini uzatmakla meşgul. Kayyım süresi hangi akılla, hangi hukukla uzatılıyor? Bunu anlamakta insan güçlük çekiyor. Artık buna bir son verin. Belediyelerdeki kayyımları çekin, seçilmişler görevlerinin başına dönsün" dedi. Bakırhan, "İkincisi, birkaç gün önce Danıştay’ın barış akademisyenleri kararı çok ilginç. Danıştay, "Barış için imza atanlar suçlu" demeye devam ediyor. Biz de diyoruz ki sizin bu yanlışta ısrarınız asıl suçtur. Barış Akademisyenleri suçlu değil. AYM’nin ihlal kararlarını fiilen yok sayan ve Barış Akademisyenlerini yeniden hedef haline getiren Danıştay’ın bu kararını kınıyoruz. Bu kararından vazgeçmelidir. Barış talebi suç değildir. Önümüzdeki günlerde hazırlanacak yasal düzenlemeler, Barış Akademisyenlerinin uğradığı haksızlığı gidermeyi de kapsamalıdır. Bu da sizin için bir fırsattır. AİHM’in aldığı bir karar var. Meclis’i bekleyecek bir şey yok. Bunu uygulayacak olan Adalet Bakanıdır. Buyurun, uygulayın" dedi. İBB’ye yönelik yolsuzluk davasıyla ilgili Bakırhan, "Ona ilişkin düşüncelerimizi söylemiştik. 15 milyonluk bir kentin belediye başkanının tutuklu yargılanması doğru değil. İmamoğlu’nu tutuklu yargılayarak, kayyımların görevini uzatarak, Barış Akademisyenlerine zulmederek, AİHM kararlarını uygulamayarak nasıl birliğimizi sağlayacağız, nasıl demokrasiyi getireceğiz? Gün sandık ve oy hesabı yapma günü değil. İktidara da muhalefete de söylüyorum: Artık bu tehlikeyi görün. Bu topraklar bizim. Bu toprakların bereketi barıştadır ve birliktedir" dedi.
10 Mart 2026 Salı - 19:37
Genelkurmay Başkanı Bayraktaroğlu, Polonyalı mevkidaşı ile görüştü
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Polonya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Wieslaw Kukula ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Bayraktaroğlu, Polonya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kukula ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, ikili ilişkiler ve bölgesel konular ele alındı.
10 Mart 2026 Salı - 19:00
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. İletişim Başkanlığı sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Liderler, Türkiye-Ukrayna ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konuları ele aldı. Cumhurbaşkanımız görüşmede, İran’daki çatışma sürecinin Ukrayna’daki barış arayışlarına sekte vurmaması gerektiğini, müzakerelerin vakit kaybetmeden sürdürülmesinin faydalı olacağını, Ukrayna’nın yaralarının sarılmasının, yeniden imar faaliyetlerine başlanmasının ve kalıcı güvenliğin temininin önem arz ettiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz’deki seyrüsefer emniyetinin Türkiye için kritik önemde olduğunu, enerji altyapılarının, limanların korunmasını sağlayacak bir ateşkesin temininin, taraflar arasında güven tesisine katkı sunabileceğini, Türkiye’nin bunun için elinden gelen desteği vereceğini ifade etti" denildi.
10 Mart 2026 Salı - 18:49
Farklı unvanlarla vatandaşları dolandıran kadın tutuklandı
Ankara’da kendisini MİT mensubu, diplomat, NATO ve Birleşmiş Milletler temsilcisi olarak tanıtarak çok sayıda kişiyi dolandırdığı öne sürülen kadın, emniyet ekiplerince yakalanarak tutuklandı.
10 Mart 2026 Salı - 17:05
Marmara Cezaevi 1 No’lu duruşma salonundaki yargılamaya ait görüntülerin sosyal medyaya sızdırılması üzerine İstanbul Emniyeti Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne talimat verildi.
Marmara Cezaevi 1 No’lu duruşma salonundaki yargılamaya ait görüntülerin sosyal medyaya sızdırılması üzerine İstanbul Emniyeti Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne talimat verildi.
10 Mart 2026 Salı - 17:04
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Marmara Cezaevi’ndeki duruşma salonunda çekilen görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasıyla ilgili TCK 286 kapsamında resen soruşturma başlattı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Marmara Cezaevi’ndeki duruşma salonunda çekilen görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasıyla ilgili TCK 286 kapsamında resen soruşturma başlattı.
10 Mart 2026 Salı - 16:56
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Ülkemiz, bölgesel hadiseleri güç dengesi bakımından değil; insani, hukuki ve siyasi sonuçları itibarıyla gündemine almaktadır"
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Ülkemiz, bölgesel hadiseleri güç dengesi bakımından değil; insani, hukuki ve siyasi sonuçları itibarıyla gündemine almaktadır. Devletimiz ilgili tüm kurum ve kuruluşlarıyla ilkeli, serinkanlı, sonuç almaya dönük ve hakkaniyeti esas alan bir diplomasi anlayışıyla hareket etmektedir. Bu anlayış, savaşın diliyle konuşmadan kararlılık gösterebilen ve gerilimi tırmandırmadan adaleti talep edebilen aklın tezahürüdür. Bugün bölgemizde en çok ihtiyaç duyulan da budur. Muhataplarıyla konuşabilen, riskleri görebilen, savaşı normalleştirmeyen ve bölgede sükûneti tesis etmeye çalışan tutumumuz, ülkemizin çözüme en önemli stratejik katkılarından biridir" dedi. TBMM Genel Kurulu’nda İran’a yapılan saldırılar ile ilgili olarak kapalı oturum gerçekleştirildi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in bilgi vereceği Genel Kurul’da kapalı oturum dolayısıyla Genel Kurul bitişiğindeki basın ofisleri de kapatıldı. TBMM Başkanı Kurtulmuş kapalı oturum öncesinde, son günlerde yaşanan hadiselerin uluslararası sistemin mahiyetine ilişkin çok derin sarsıntıları açığa çıkardığını belirterek, "İran’a yönelik son saldırılar bölgemizde zaten kırılgan olan dengeleri daha da hassas hale getirmiştir. Bu saldırılarla oluşan güvenlik kriziyle birlikte uluslararası hukuk, meşruiyet, egemenlik, diplomasi ve caydırıcılık gibi kavramların mevcudu aşındırıldığında bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bugün karşı karşıya bulunduğumuz tabloyu sadece askeri bir gelişme olarak değerlendirmek meselenin esasını kavramakta yetersiz kalınmasını sağlayacaktır. Uluslararası mekanizmaların etkisizleştirildiği açık bir sistem bulundu. Daha açık söylemek gerekirse bugün yaşananlar sistemin hukukla değil kuvvetle tanıdığı bir şey değildir. Bir başka ifadeyle dünya siyaseti giderek orman kanunlarının belirleyici olduğu bir zamana doğru sürüklenmektedir. Uzun yıllar boyunca dünya kamuoyuna kurallara dayalı uluslararası düzen olarak savunulan çerçevede bugün ciddi bir meşruiyet ve işlev kaybına uğradığı görülmektedir. Kurumlar vardır fakat tesirleri neredeyse sıfıra inmiştir. Kurallar vardır fakat çözüme karşı işletilememektedir. Kavramlar vardır içleri boşaltılmıştır. Bu sebeple bugün yaşanan gelişmeler hiç normal adam olarak asla değerlendirilemez" ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, açıklamalarına şöyle devam etti: "Açıkça ifade etmek gerekir ki uluslararası sistem niteliği ve işleyişi bakımında ağır bir çözülme sürecine girmiştir. Hukukun yerine kuvveti, ilkenin yerine keyfiliği, müşterek vicdanın yerini stratejik hesapların aldığı ortam oluşmaktadır. Böylesi zamanlarda en ağır bedel her zaman olduğu gibi siviller tarafından ödenmektedir. Gazze’de devam eden katliamların, açlığın, kuşatmanın ve sistematik yıkımını yozlaştığı insani felaket tüm ağırlığıyla sürerken şimdi İran’da hayatını kaybeden sivillerin acısı ile Lübnan’da derinleşen kayıplar, büyük trajedinin yeni halkaları olarak önümüzde durmaktadır. Gazze’de toprağa düşen masumların acısı ile İran’da ve Lübnan’da hayatını kaybeden insanların acısı arasında bir fark yoktur. Her biri aynı hoyratlığı, pervasızlığı ve hukuk tanımaz ehliyetin birbirine eklenen neticelerdir. Gazze’de çocukların acısına, İran’da okulda katledilen çocukların acısı eklenmiştir. Mevcut tablonun parçalar halinde değil, bükülüp bütünlük içerisinde ele alınması gerekir. Gazze’de yaşananları Suriye’den, Suriye’de yaşananları İran’dan bağımsız, İran’da yaşananları Lübnan’dan kopuk, Lübnan’daki sarsıntıyı da Yemen’den, Somali’den ve hatta bölgesel güvenlik denkleminden ayrı değerlendirmek mümkün değildir. Bizim milletçe sahip olduğumuz ahlaki ve siyasi duruş açıktır. Bizim medeniyet birikimimiz, tarih şuurumuz ve millet vasfımız, zulüm karşısında söze yıkılmayı değil, hakkı açık biçimle ifade etmeyi gerekli kılar. Türkiye Cumhuriyeti böyle zamanlarda susamaz, Gazi Meclisimiz böyle zamanlarda susamaz." Kurtulmuş, bugün İsrail yönetiminin izlediği saldırgan çizginin, bölgesel gerilimin en belirleyici unsuru olduğunu ifade ederek, "Gazze’de yaşanan insanlık dışı tablo, sıradan bir askerî operasyon yahut güvenlik tedbiri olarak izah edilemeyecek seviyeye çoktan ulaşmıştır. Sivil hayatı doğrudan hedef alan, açlığı bir baskı aracına dönüştüren, insani yardımı engelleyen ve tüm bunları güvenlik gerekçeleriyle perdelemeye çalışan anlayış, insanlığın müşterek hukuk ve vicdan zeminini tahrip etmiştir. Bu bakımdan Gazze’de gördüğümüz tablo, soykırım siyasetinin son derece ağır ve vahim bir safhaya ulaştığını göstermektedir. Şimdi de bu tehlikeli siyasetin, Amerika Birleşik Devletleri’ni de doğrudan savaşın içine çeken yeni bir boyut kazanmış olması, bölgesel ve küresel ölçekte çok daha büyük felaketlerin habercisi olabilecek mahiyettedir. Böyle bir sürüklenmenin doğuracağı neticeler, bölgedeki ülkelerin sınırlarıyla sınırlı kalmayacaktır. Enerji güvenliğinden ticaret yollarına, göç hareketlerinden toplumsal ve ekonomik istikrara kadar pek çok başlıkta yeni kırılmaların ortaya çıkması kaçınılmaz hale gelecektir. Nitekim savaşın ABD’de dahil ciddi maliyet kaygıları, toplumsal tereddütler ve siyasi tartışmaları çoktan başlamıştır. Ateşin büyümesi, onu uzaktan izleyenleri de bir gün gelir içine çeker. Bu sebeple saldırıların derhal durdurulması ve çatışmanın daha geniş bir felakete dönüşmesinin engellenmesi, bugün herkes için bir zorunluluktur. Türkiye’nin son günlerde ortaya koyduğu yoğun diplomasi trafiğini tam da bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor. Ülkemiz, bölgesel hadiseleri güç dengesi bakımından değil; insani, hukuki ve siyasi sonuçları itibarıyla gündemine almaktadır. Devletimiz ilgili tüm kurum ve kuruluşlarıyla ilkeli, serinkanlı, sonuç almaya dönük ve hakkaniyeti esas alan bir diplomasi anlayışıyla hareket etmektedir. Bu anlayış, savaşın diliyle konuşmadan kararlılık gösterebilen ve gerilimi tırmandırmadan adaleti talep edebilen aklın tezahürüdür. Bugün bölgemizde en çok ihtiyaç duyulan da budur. Muhataplarıyla konuşabilen, riskleri görebilen, savaşı normalleştirmeyen ve bölgede sükûneti tesis etmeye çalışan tutumumuz, ülkemizin çözüme en önemli stratejik katkılarından biridir" dedi. Kurtulmuş, açıklamalarına şöyle devam etti: "Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin vakarına ve milletimizin vicdanına yakışan tutum; hukuku savunan, diplomasiyi önceleyen ve zulüm karşısında sözünü sakınmayan bir tutumdur. Biz ne savaşın diliyle teslim alınırız ne de suskunluğun konforuna çekiliriz. Biz adaletten vazgeçmeden barışı savunuruz; diplomasiyi savunuruz. Biz zulmü görmezden gelmeden bölgesel istikrarı savunuruz. Temennimiz, saldırıların bir an önce sona ermesi, hukuk dışı müdahalelerin durdurulması, diplomasi masasının sahici biçimde yeniden kurulması ve bölgemizin daha büyük felaketlere sürüklenmeden sükûnet zeminine kavuşmasıdır. Bölgedeki saldırılarda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyor; çatışmaların gölgesinde endişe ve belirsizlik içinde yaşayan tüm halklara geçmiş olsun dileklerimi ifade ediyorum. Bundan sonra da hem ilkeli dış politika çizgisini hem de bölgesel barış yönündeki samimi gayretlerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz."
10 Mart 2026 Salı - 16:09
YÖK’ten İran’da devam eden savaş ile ilgili öğrenciler için açıklama
Yükseköğretim Kurulu (YÖK), İran’da yaşanan çatışma sebebiyle bölgede öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrencilerin eğitimlerinin aksamaması için gerekli çalışmaların yapıldığını duyurdu. YÖK, 28 Şubat’ta başlayan ABD/İsrail ve İran arasında yaşanan savaş sebebiyle İran’da öğrenim gören Türk öğrenciler için, "28 Şubat 2026 tarihinde İran’da başlayan savaş sebebiyle bu ülkede öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrencilerin, savaş durumu devam ettiği süre zarfında mevzuatın öngördüğü şartlar dairesinde eğitimlerinin aksamaması için gerekli çalışmalar kurulumuzca yapılmaktadır" ifadelerine yer verdi.
10 Mart 2026 Salı - 15:37
Genelkurmay Başkanı Bayraktaroğlu, Kazakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Kuchekbayev’i kabul etti
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kazakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Mereke Kuchekbayev ile görüştü. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Bayraktaroğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel’in resmî davetlisi olarak Ankara’da bulunan Kazakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Mereke Kuchekbayev’i kabul etti. Genelkurmay Başkanlığında gerçekleştirilen kabulde Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel de yer aldı.
10 Mart 2026 Salı - 15:21
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Türkiye Cumhuriyeti böyle zamanlarda susamaz"
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Türkiye Cumhuriyeti böyle zamanlarda susamaz"
10 Mart 2026 Salı - 15:18
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Saldırılar durdurulmalı. Uluslararası sistem ağır çözülme içerisinde."
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Saldırılar durdurulmalı. Uluslararası sistem ağır çözülme içerisinde."
10 Mart 2026 Salı - 15:12
ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşa ilişkin TBMM Genel Kurul oturumu başladı. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un yönettiği oturumda Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan milletvekillerini bilgilendirecek.
ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşa ilişkin TBMM Genel Kurul oturumu başladı. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un yönettiği oturumda Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan milletvekillerini bilgilendirecek.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder