Yerel Haberler
Ankara
07 Nisan 2026 Salı - 12:05 MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Enerjide bağımsızlık, Türkiye’nin Kızılelması’dır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Enerjide bağımsızlık, Türkiye’nin Kızılelması’dır" dedi. MHP Genel Başkanı Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Sözlerine partisinin kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş’in vefatının 29. yıl dönümünü anarak başlayan Bahçeli, "Türkeş Bey, Türk milliyetçiliğini teorik bir çerçeveden çıkarıp, sosyolojik bir gerçeklik ve tarihsel bir süreklilik içinde milletin vicdanında kökleştiren; onu bir ahlak nizamı, bir aksiyon disiplini ve bir medeniyet iddiası haline getiren müstesna bir devlet ve dava adamıdır. Merhum Türkeş Bey, hayatının her safhasında milli aklı esas almış, devleti ’ebed müddet’ şuuruyla kavramış, milleti merkeze yerleştiren bir siyaset anlayışını tavizsiz şekilde temsil etmiştir" diye konuştu. "Yeni dünya düzeni bugün bir nizam değil, bir kaos olarak karşımıza çıkmaktadır" ABD’deki Trump karşıtı yürüyüşlere ilişkin değerlendirmede bulunan Bahçeli, "Savaş karşıtı yüksek rütbeli askeri hiyerarşideki tartışmalar olmak üzere Batı kamuoyunun halk ve bürokrasi bazında, vicdanının sesini dinlemeye devam etmesi halinde Trump yönetimi bu gerçeklikle yüzleşmek zorunda kalacaktır. Benzer bir şekilde geçen hafta da ifade ettiğim gibi sağduyulu dünya Yahudilerinin Netenyahu’nun siyonist ideolojik zihniyetine karşı itirazlarını yüksek sesle dile getirmeleri beklenilmektedir. İşte bu nedenlerden dolayı her konuyu derinlemesine incelemek ve gerçeğe en yakın bir şekilde sonuçlar çıkarmak bir mecburiyet, milletimize karşı ilkeli ve tutarlı bir siyasetin gereğidir. Geçen 20 yıl içinde ayak seslerini duyduğumuz ve birçok konunun içeriğini oluşturan ‘yeni dünya düzeni’ bugün bir ‘nizam’ değil bir ‘kaos’ olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kaos insanlığı etkilemekte, masum insanlar ölmekte, bir istikrarsızlık dünyayı derinden sarsmaktadır" ifadelerini kullandı. "İran, İsrail ve ABD’nin yıkıcı gücüyle bir çıkmaza sürüklenmek istenmektedir" Bahçeli, ABD-İsrail-İran savaşıyla ilgili de, "İran’a karşı yapılan saldırılar her geçen gün hem can kaybını artırmakta hem de alt yapının tahribatını giderek büyütmekte. İran, İsrail ve ABD’nin yıkıcı gücüyle bir çıkmaza sürüklenmek istenmektedir. Tüm bu çok yönlü baskı ve kuşatma girişimlerine rağmen İran halkının mukavemeti, kararlılığı, dayanıklılığı ve toplumsal refleksiyle dünya kamuoyunun dikkatini üzerine çekmiştir. Bu direniş iradesi, uluslararası çevrelerde şaşkınlıkla karşılanmış, başta Trump olmak üzere birçok siyasi aktörün öngörülerini de boşa çıkarmıştır. Özellikle Hürmüz Boğazı odaklı çatışma, dünyada da bir taraftan enerji krizini beslemekte, diğer taraftan da tedarik zincirlerini etkilemekte, her geçen gün bu sorunu karanlık ve belirsiz bir geleceğe doğru sürüklemektedir" dedi. "Bizim bakışımız; tarih şuuru ile yoğrulmuş, milli hafızayla şekillenmiş ve devletin bekasını esas alan bir bakıştır" Milliyetçiliğin MHP’nin temel felsefi dayanağı ve ilkesel olarak değişmeyecek çizgisi olduğunu söyleyen Bahçeli, "Bu zorunluluğun yüklediği tarihi misyon sebebiyle Milliyetçi Hareket Partisi, hadiseleri günübirlik gelişmelerin dar kalıpları içinde değerlendiren bir anlayışın çok ötesindedir. Bizim bakışımız; tarih şuuru ile yoğrulmuş, milli hafızayla şekillenmiş ve devletin bekasını esas alan bir bakıştır. Biz gelişmelere sıradan olaylar zinciri olarak bakmayız. Bize göre her hadise, Türk milletinin kader çizgisine temas eden bir mahiyet taşır. Görünenin ötesine bakar, perde arkasındaki niyetleri, hedefleri ve stratejik sonuçları okumaya çalışırız. Milliyetçi Hareket Partisi’nin nazarında dünya güç çekişmesinin sertleştiği, dengelerin hızla değiştiği ve yeni bir küresel yapılanmanın sancılarının yaşandığı bir mücadele alanıdır. Bu tabloda Türkiye’nin yeri, tesadüflerle değil tarihi sorumlulukla, jeopolitik hakikatlerle ve milli iradeyle tayin edilmektedir. Bizim için esas olan milletin birliği, devletin bekası ve vatanın bölünmez bütünlüğüdür. Bu üç temel sütunu hedef alan her girişim, hangi kılıfa bürünürse bürünsün karşısında Milliyetçi Hareket Partisi’ni bulacaktır" ifadelerini kullandı. "Enerjide bağımsızlık, Türkiye’nin Kızılelması’dır" Enerjinin tarladaki bereketten fabrikadaki üretime, hastanelerdeki hizmetten savunma sistemlerine kadar hayatın her noktasında varlığını hissettiren, düzeni kuran ve sürdüren asli bir kaynak olduğunun altını çizen Bahçeli, "Kısacası enerji, hayatın kendisini mümkün kılan ana damar, milletlerin gücünü belirleyen stratejik bir omurgadır. İşte bu hakikatten hareketle bugün dünyada yaşanan gelişmeler çok açık bir gerçeği ortaya koymuştur: Küresel enerji sistemi ciddi bir risk altındadır ve bu risk, sınır tanımadan tüm ülkeleri etkileyebilecek bir seviyeye ulaşmıştır. Artık mesele sadece enerjiye ulaşmak değildir. Asıl mesele, enerjiyi mümkün kılan yapının bütünüyle tehdit altında olmasıdır. Hürmüz Boğazı’nda son haftalarda yaşanan gelişmeler, dar bir geçiş hattına özgü sorundan ziyade küresel enerji düzeninin ne denli hassas hale geldiğini ortaya koymuştur. Bugün enerji limanları, petrol rafinerileri, boru hatları ve depolama tesisleri doğrudan risk altındadır. Enerji sisteminin kendisi doğrudan hedef haline gelmekte ve tehdit altına girmektedir. Bu, doğrudan küresel ölçekte bir enerji güvenliği meselesidir. Türkiye, bu yeni dönemi doğru okuyan, riskleri doğru analiz eden; enerji alanında oyunu yeniden kuran, dengeyi belirleyen ve geleceği şekillendiren bir iradeyi temsil etmektedir. Çünkü enerji sadece bir kaynak değildir. Enerji, güçtür, istikrardır ve en önemlisi barışın anahtarıdır. Ve bu anlayışla açıkça ifade etmek gerekir: Enerjide bağımsızlık, Türkiye’nin Kızılelması’dır" diye konuştu. "Barış teslimiyet değildir, barış taviz değildir" "Terörsüz Türkiye" süreci doğrultusunda TBMM’de yapılan komisyon çalışması sonucunda ortaya çıkan rapor ve rapordaki yasal düzenlemeler hakkında konuşan Bahçeli, "Bugün gelinen noktada yasal düzenlemelerin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yasa çalışması olarak taşınacak olgunluğa erişmesi memnuniyet vericidir. Dünyanın ve bölgemizin ciddi kırılmalarla, risklerle ve jeopolitik sarsıntılarla karşı karşıya bulunduğu bir dönemde kendi iç bünyemizin tahkimi, milli birliğimizin güçlendirilmesi ve toplumsal dayanışmanın sağlamlaştırılması, ertelenemez bir zaruret halini almıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bu süreçte aldığı inisiyatif, millet adına son derece dikkatli, son derece titiz ve sorumluluk bilinci yüksek bir şekilde yürütülmektedir. Bu tabloyu yakından takip ediyor, yapılan çalışmaları yakından izliyor ve gereken her hassasiyetin gösterilmesini elzem görüyoruz. Bu meselede hiçbir boşluk, hiçbir ihmal ve hiçbir zafiyetin kabulü mümkün değildir. Biz diyoruz ki barış teslimiyet değildir. Barış taviz değildir. Barış milletin onurunu koruyarak, devletin gücünü muhafaza ederek sağlanan bir dengedir. Barış adaletin, kardeşliğin ve milli varlığın birlikte yükseldiği bir ülküdür" dedi. "Ay-yıldızlılarımız, Türk’ün sesini sahalardan tüm cihana duyursun" Konuşmasının sonunda Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanan A Milli Futbol Takımı’nı tebrik eden Bahçeli, "Bu kutlu yürüyüşte sorumluluk üstlenen Türkiye Futbol Federasyonu’nun muhterem Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu başta olmak üzere yönetimini de samimiyetle kutluyorum. Milli formayı büyük bir onur ve inançla taşıyan futbolcularımızın sahaya yansıttığı azim, mücadele ruhu ve fedakârlık, teknik heyetimizin kararlı ve disiplinli çalışmalarıyla birleşerek milletimize umut vermektedir. Hepsinden öte Dünya Kupası’nda yeniden mücadele etme imkânı bulan bu güzide kadroya inancını esirgemeyen, duaları ve desteğiyle her daim yanında olan büyük Türk milletine şükranlarımı sunuyorum. Temennim odur ki ay-yıldızlılarımız, tarihine yakışır bir başarıyla milletimizin göğsünü kabartsın, birlik ve beraberliğimizin sahadaki nişanesi olup Türk’ün sesini sahalardan tüm cihana duyursun" şeklinde konuştu.
07 Nisan 2026 Salı - 12:00 Bakan Göktaş: "Sosyal ağ sağlayıcılar, 15 yaş altı çocuklara hizmet sunmayacak, yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri alacak" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bu hafta TBMM Genel Kurulu’nda görüşülecek olan sosyal medya düzenlemesine göre 15 yaş altı çocuklara hizmet sunamayacak olan sosyal ağ sağlayıcıların yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri alacağını bildirdi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı’nın ardından gazetecilerin sorularını cevapladı. Çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesine ilişkin soru üzerine Göktaş, sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nda kabul edildiğini hatırlattı. Göktaş, dijital teknolojilerin hızla gelişmesi ve internet kullanımının çok erken yaşlarda başlamasının eğitim ve bilgiye hızlı erişim açısından çocuklar için büyük fırsatlar sunmakla birlikte ciddi riskler barındırdığını söyledi. Çocukları her türlü risk ve tehditten, zararlı içeriklerden korumanın öncelikleri olduğunu vurgulayan Göktaş, "Bu kapsamda Mecliste AK Parti Grubumuz ile hazırladığımız kanun teklifi, geçen hafta komisyonda kabul edildi. Teklif, bu hafta içinde TBMM Genel Kurulu’nda görüşülecek. Çocuklarımızı korumaya yönelik attığımız bu adım inşallah orada da kabul edilerek yasalaşacak" dedi. TBMM Genel Kurulu’nda görüşülecek olan kanun teklifinin kendileri açısından önemli olduğunu belirten Göktaş, "Görüşülecek torba kanun, sadece Bakanlığımızın çalışma alanlarını ilgilendiriyor. Bakanlık tarihinde ilk defa böylesine kapsamlı bir düzenleme hayata geçirilmiş olacak. Bu da kanun teklifini bizim için önemli kılıyor. Çünkü uzun zamandır bu kanun teklifi üzerinde çalışıyoruz. Teklifin Genel Kurul’da kabul edilerek yasalaşmasının sosyal hizmet ve sosyal yardımların daha etkili ve verimli bir şekilde yürütülmesine büyük katkı sağlayacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı. Zararlı içeriklerin, sanal zorbalıkların, kişisel veri ihlallerinin ve manipülatif reklamların çocukların fiziksel, duygusal ve psikolojik sağlığını tehdit ettiğini ifade eden Bakan Göktaş, özellikle sosyal medya platformlarında ve çevrim içi oyunlarda maruz kalınan uygunsuz içeriklerin çocukların gelişiminde derin izler bırakabildiğini söyledi. "Sosyal ağ sağlayıcılar, 15 yaş altı çocuklara hizmet sunmayacak" Siber zorbalık vakalarının özgüven kaybına, sosyal izolasyona ve hatta ciddi psikolojik travmalara yol açabildiğini vurgulayan Göktaş, "Düzenleme ile sosyal ağ sağlayıcılara ve oyun platformlarına yönelik çeşitli adımlar atılacak. Sosyal ağ sağlayıcılar, 15 yaş altı çocuklara hizmet sunmayacak ve bunu temin etmek için yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri alacak" ifadelerini kullandı. Bakan Göktaş, sosyal ağ sağlayıcılar ve oyun platformlarının ebeveyn kontrol araçları sunacağını, ayrıca şikayet ile başvurulara etkin ve kısa sürede cevap verilmesini sağlayacak mekanizmaların kurulacağını belirtti. Sosyal ağ sağlayıcıların aldatıcı reklamları engelleyici tedbirler alacağını dile getiren Göktaş, "Ayrıca 5651 sayılı Kanun’da oyun, oyun dağıtıcısı, oyun geliştirici ve oyun platformu tanımları yapılacak. Oyun platformları, oyunları yaş kriterlerine uygun olarak derecelendirerek sunacak. Günlük erişimi 100 binden fazla olan oyun platformlarının Türkiye’de temsilci bulundurması zorunlu olacak" şeklinde konuştu. "16 haftalık izin süresini 24 haftaya çıkarıyoruz" Hayata geçirilmesi planlanan düzenleme kapsamında çalışma hayatında kadın ve erkekler için izin sürelerinde de iyileştirmeler yapılacağını belirten Göktaş, kamu ve özel sektörde çalışan tüm anneler için doğum izni süresinin uzatılacağını ifade etti. Bakan Göktaş, şunları kaydetti: "Tüm çalışan kadınların doğuma bağlı aldıkları toplam 16 haftalık izin süresini 24 haftaya çıkarıyoruz. Yasal düzenlememiz çıktığı andan itibaren 24 haftayı tamamlamamış olup, tekrar işe dönmek zorunda kalanların da 24 haftayı tamamlamasına yönelik bir ek madde ekledik. Süreç boyunca eğer ki o süreci tamamlamadılarsa ve 24 hafta içerisindelerse onlar da tamamlayabilecekler." Babalık izninde kamu ve özel sektör arasındaki tutarsızlığın giderileceğini kaydeden Göktaş, yeni düzenlemeyle hem kamuda hem de özel sektörde babaların 10 gün izinli sayılacağını belirtti. Koruyucu aileliğin teşvik edilmesine yönelik de düzenleme yapılacağını aktaran Göktaş, hâlihazırda izin hakkı bulunmayan koruyucu ailelerin çocuğu teslim aldıkları günden itibaren 10 gün izin hakkına sahip olacağını bildirdi. Çocukların fiziksel ve psikolojik gelişimini tehdit edebilecek unsurlara karşı sıfır tolerans anlayışıyla hareket ettiklerini ve bu noktada Çocuk Koruma Kanunu’na yeni düzenleme getirdiklerinin altını çizen Bakan Göktaş, şu ifadeleri kullandı: "Cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, müstehcenlik, fuhuş, insan ticareti, kasten öldürme suçlarından haklarında adli sicil ve arşiv kayıtlarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlar, kamuya, özel sektöre veya sivil toplum kuruluşlarına ait her ne adla olursa olsun çocukların yoğun olarak bulunduğu çocuk hizmet birimleri, adli görüşme odaları, eğitim kuruluşları, çocuk etkinlik ve oyun evleri, okul, okul servisi, okul kantini, yurt, kreş, gündüz bakımevi, çocuk kulübü, internet kafeleri ve salonları, e-oyun yerleri, çocuk spor okulu, beden eğitimi ve spor tesisleri olarak işletilen iş yerlerini şahsen işletemeyecek, bu iş yerlerinde çalıştırılamayacak ve herhangi bir sıfatla fiilen bu iş yerlerinde görev alamayacak." Düzenlemenin çocukların güvenli ortamlarda büyümesini sağlamak amacı taşıdığını vurgulayan Göktaş, yeni hükmün çocukların korunmasına yönelik politikaların güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olduğunu belirtti.
Uyuşturucu, yasa dışı bahis ve sanal kumar suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 2 bin 996 şüpheli tutuklandı
07 Nisan 2026 Salı - 10:57 Uyuşturucu, yasa dışı bahis ve sanal kumar suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 2 bin 996 şüpheli tutuklandı Adalet Bakanı Akın Gürlek, mart ayı içerisinde uyuşturucu, yasa dışı bahis ve sanal kumar suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 2 bin 996 şüphelinin tutuklandığını açıkladı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, uyuşturucu, yasa dışı bahis ve sanal kumar suçlarına yönelik operasyonların titizlikle yürütüldüğünü belirtti. Gürlek, bu kapsamda mart ayı içerisinde toplam 729 operasyon gerçekleştirildiğini, düzenlenen operasyonlar sonucu 2 bin 996 şüphelinin tutuklandığını ifade etti. Bakan Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, bu suçların gençleri tehdit ettiğini belirterek, "Uyuşturucu, yasa dışı bahis ve sanal kumar suçları, gençlerimizi bağımlılık ve suça sürükleyen, toplumun huzurunu ve geleceğini tehdit eden çok yönlü bir tehlikedir. Bu suçlar, aile yapımızı zayıflatmakta, toplumsal dokuya zarar vermekte, bireyleri ve aileleri telafisi güç mağduriyetlerle karşı karşıya bırakmaktadır. 2026 yılı Mart ayı içerisinde, 81 ilimizde 171 Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinasyonunda uyuşturucu, yasa dışı bahis ve sanal kumar suçlarına yönelik toplam 729 operasyon gerçekleştirilmiş, 9 bin 185 şüpheli hakkında adli işlem yapılmış, 2 bin 996 şüpheli tutuklanmış, 820 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır. Operasyonların büyük çoğunluğunu oluşturan uyuşturucu suçlarına yönelik 669 operasyonda, 7 bin 568 şüpheli hakkında işlem yapılmış, 2 bin 541 kişi tutuklanmıştır. Yasa dışı bahis operasyonları kapsamında ise 56 operasyonda bin 608 şüpheli hakkında işlem yapılmış, 455 kişi tutuklanmıştır. En fazla işlem yapılan ilimiz İstanbul olmuştur. Bu başarılı operasyonlarda görev alan tüm yargı teşkilatı mensuplarımıza ve adli kolluk birimlerimize teşekkür ediyorum. Toplumumuzu, aile yapımızı ve gençlerimizin geleceğini hedef alan bu suçlara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerine yer verdi.
Eski Nilüfer Belediye Başkanı Erdem’in rüşvetten aldığı taşınmazları sevgilisinin üzerine yaptığı iddia edildi
07 Nisan 2026 Salı - 08:54 Eski Nilüfer Belediye Başkanı Erdem’in rüşvetten aldığı taşınmazları sevgilisinin üzerine yaptığı iddia edildi Bursa’da eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’in usulsüz emsal artışı üzerinden elde ettiği bir daire ve bir dükkanı sevgilisinin üzerine yaptığı iddia edildi. Eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’in rüşvetten aldığı ev ve dükkanı sevgilisinin üzerine yaptığı ortaya çıktı. İlk eşi Serpil Erdem’den 2021 yılında boşanan Turgay Erdem, eşinden boşandıktan bir hafta sonra Zeynep Terzioğlu ile ikinci kez dünya evine girmişti. Bursa’da yürütülen ’rüşvet ve yolsuzluk’ soruşturması kapsamında ifade veren Emin Adanur, Turgay Erdem ile Zeynep Terzioğlu’nun evlenmeden önce uzunca bir süre sevgili olduğunu iddia etti. Bu dönemde Erdem’in Bakgör Yapı isimli firmasının Balat Mahallesi’nde yapılan bir projesi için usulsüz emsal artışı yaptırdığı belirlendi. Adanur, firmanın bu artış karşısında Belediye Başkanı Erdem’e bir adet daire ve bir dükkanı rüşvet olarak verdiğini ileri sürdü. Adanur, Erdem’in rüşvet olarak aldığı ev ve dükkanı o dönem sevgilisi olan Zeynep Terzioğlu’nun üzerine yaptığını öne sürdü. Adanur, bu durumu daha sonra tapudan öğrendiğini söyledi. O dönem Nilüfer Belediyesi’ne ait bir kütüphanede memur olarak çalışan Terzioğlu ile iletişime geçtiğini ifade eden Adanur, "Sen memursun. Ekonomik olarak her şeyin belli. Bir memur olarak Balat Mahallesi’nde bir dükkân ve bir daireyi üzerine alman manyaklık" dediğini belirtti. Adanur’un bu sözleri üzerine panikleyen Terzioğlu’nun, "Araştırırlarsa çıkar mı?" diye sorduğunu aktardı. Adanur, bunun tapu kayıtlarından çıkacağımı söylemesi üzerine Terzioğlu’nun söz konusu iki tapuyu başka şahısların üzerine devrettiğini söyledi. Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, ilk eşi Serpil Erdem’den 2021 yılında boşandı. Erdem, ilk eşinden ayrılmasından bir hafta sonra Zeynep Terzioğlu ile Mudanya Montanie Otel’de düzenlenen törenle evlendi. Turgay Erdem’in ilk eşinden 1 kızı olduğu öğrenildi.
Bakan Gürlek’in sözleri sahada karşılık buldu
06 Nisan 2026 Pazartesi - 23:21 Bakan Gürlek’in sözleri sahada karşılık buldu Adalet Bakanı Akın Gürlek’in "Adalet güçlüden yana algısını hep birlikte kıracağız" sözleri, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü rüşvet ve uyuşturucu soruşturması ile karşılığını buldu. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü rüşvet ve uyuşturucu soruşturması, devletin kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in "Adalet güçlüden yana algısını hep birlikte kıracağız" sözleri, Gaziantep’te gerçekleştirilen operasyonla somut karşılığını buldu. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan ihbar üzerine başlatılan soruşturma ile adliye içinde kurulan kirli ağ deşifre edilirken, TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi ve CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan duruma tepki gösterdi. Akdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "Kimse helal olsun demesin" diyerek şu ifadeleri kullandı: "Konu arefe gününden bugüne gündemde. Çürütmek istediler ve bugün kokusu ortaya çıktı. Durum şöyle: Gaziantep’te arefe günü 18 yaşından küçük bir kız çocuğunun babası adliyeye geliyor ve bir katibi işaret ederek ‘Bu adam benim çocuğumu uyuşturucuya alıştırdı’ diyor. Babanın taciz ve hatta tecavüz iddiası da var. Katip gözaltına alınıyor, sonra tutuklanıyor. Tutuklanınca hırslanıyor ve ‘Bildiğim her şeyi anlatacağım’ diyor." Öte yandan soruşturmadaki bilgiler, Akdoğan’ın ifadelerinin gerçek dışı olduğunu ortaya koydu. Umut Akdoğan ilk ihbarın arefe günü geldiğini öne sürerken, ilk ihbar dilekçesinin 4 Şubat 2026 tarihli olduğu belirtildi. Dilekçede sehven 3 Mart 2026 yazılsa da Ramazan Bayramı öncesi arefe gününün 19 Mart Perşembe günü olduğu belirtildi. CHP milletvekilinin "18 yaşından küçük bir kız çocuğunun babasının adliyeye gelip şikâyetçi olduğu" iddiası da boş çıktı. Şikâyetçinin kızının 27 yaşında ve evli olduğu, boşanmak için adliyeye geldiği ortaya çıktı. CHP’li Akdoğan, "Babanın taciz ve hatta tecavüz iddiası da var" derken, ihbarda yalnızca uyuşturucuya alıştırma iddiası bulunduğu ortaya çıktı. İhbar dilekçesinde "cinsel saldırı/tecavüz" suçuna dair açık bir tespit bulunmadığı öğrenildi. Mağdur beyanında da cinsel saldırı şikâyeti bulunmadığı kaydedildi. Akdoğan, "Başsavcıya bağlı müdürler ve bazı katiplerle yaklaşık 25 kişi olduğunu ve cinsel suçların konusu edilecek fiiller yapıldığını" öne sürdü. Dosyada "cinsel suç organizasyonu" iddiası bulunmadığı gibi kişi sayısının da 25’e ulaşmadığı öğrenildi. Akdoğan "Başsavcı olayı örtbas etti" iddiasında bulunurken, resmi bilgilere göre CMK 135 kapsamında dinleme uygulandığı, teknik takip yapıldığı, çok sayıda kişi hakkında işlem yapıldığı ve HSK’ya bildirim yapıldığı anlaşıldı. Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada yer alan resmi bilgiler "örtbas" değil, aktif bir soruşturma yürütüldüğünü ortaya koydu. Akdoğan "İki kişi ise firari" iddiasında bulunurken, bu bilginin de doğru olmadığı ortaya çıktı. Dosyada firari şüpheli bulunmadığı belirtildi. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı’nda zabıt katibi olarak görev yapan Halil İbrahim U. hakkında uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti ile kullanımını kolaylaştırma suçlarından ihbarda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında 5271 sayılı CMK’nın 135. maddesi gereğince iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbiri uygulandığı, bu kapsamda aralarında 1 cumhuriyet savcısı, 2 avukat, 7 adliye personeli ve 6 sivil vatandaş olmak üzere toplam 16 şüpheli hakkında görevi kötüye kullanma, gizliliği ihlal, nüfuz ticareti ve rüşvet suçlarından işlem yapıldığı bildirildi. 2 şüpheli tutuklanırken, dosyada firari şüpheli bulunmadığı belirtildi. Operasyon kapsamında zabıt katibi Halil İbrahim U. ile Sulh Ceza Hâkimliği’nde görevli zabıt katibi Murat Ç. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer şüpheliler hakkında ise adli kontrol ve soruşturma işlemlerinin sürdüğü kaydedildi.
CHP Genel Başkanı Özel: "Gazetecilerin emeklerinin sömürülmediği bir Türkiye’ye ihtiyaç var"
06 Nisan 2026 Pazartesi - 21:59 CHP Genel Başkanı Özel: "Gazetecilerin emeklerinin sömürülmediği bir Türkiye’ye ihtiyaç var" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Gazetecilerin öldürülmediği, gazetecilerin hapsedilmediği, gazetecilerin acı çekmediği ve maalesef emeklerinin bu kadar yoğun sömürülmediği bir Türkiye’ye ihtiyaç var" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin ‘Yılın Başarılı Gazetecileri Ödülleri’ törenine katıldı. Törende konuşan Özel, tutuklu gazetecilerin haksız yere içeride olduğunu söyleyerek, "17 gazeteci arkadaşın halen daha cezaevlerinde tutuklu olduğunu altını çizmek boynumuzun borcu. Maalesef burada şunu düşünmek, konuşmak durumundayız. Yargı, basın özgürlüğü üzerinde de bir siyasi sopaya dönüşmüş durumda. ‘Dezenformasyonla mücadele’ düzenlemesi çıkarken gazetecilik meslek örgütleri, basın emek örgütleri itiraz ettiler. Bizler itiraz ettik, bütün muhalefet partileri buna itiraz ettiler" şeklinde konuştu. Hayatını kaybeden gazetecileri de anan Özel, "Bugün Hayatını Kaybeden Gazeteciler Günü. Musa Anter, Abdi İpekçi, Uğur Mumcu, Hrant Dink ve adını sayamadığım bütün gazetecileri rahmetle ve minnetle anıyorum. Bir kez daha ailelerinin ve basın camiasının acısını paylaşıyorum" diye konuştu. "Bütün ödül alanları kutluyorum" Özel, ana muhalefet partisi lideri olarak haksızlıkları dile getirdiğini belirterek, "Ana muhalefet lideri olarak partisi adına söz kuran ve seçim meydanlarında da protesto alanlarında, eylemlerinde de en yoğun ve en tepkili kesimin emekliler olduğunu gören birisi olarak ben kim bilir kaç saat bu konuyu konuştum, her grup toplantısında konuştum. Buradaki bütün ödül alan haberler gerçekten bir gazetecilik faaliyetini de aşan ve çok önemli bir toplumsal sorumluluğu yerine getiren, konuşulmayanı konuşturan, duyulmayanı duyuran, görünmeyeni gösterirken hepimizin vicdanına dokunan bu inanılmaz ve etkisi de çok büyük olmuş haber için kendilerini ve bütün ödül alanları kutluyorum" dedi. "Gazetecilerin emeklerinin sömürülmediği bir Türkiye’ye ihtiyaç var" Özel, gazetecilerin mesleğini özgürce yapabilmesini dilediğini söyleyerek, "Bundan sonra gazetecilerin öldürülmediği, gazetecilerin hapsedilmediği, gazetecilerin acı çekmediği ve maalesef emeklerinin bu kadar yoğun sömürülmediği bir Türkiye’ye ihtiyaç var. Ümit ediyoruz ki bir şey değişecek ve her şey değişecek" ifadelerini kullandı. Törene ayrıca Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ve siyasetçiler katıldı.