Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı: "NINOVA isimli gemide bulunan 8 kazazede başarıyla tahliye edilmiştir"
03 Mayıs 2026 Pazar - 16:27:22
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Sakarya Karasu’da karaya oturan ’NINOVA’ isimli gemide bulunan 8 kazazedenin, Kara Tahlisiye ekibi tarafından başarıyla tahliye edildiğini kaydetti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, 1 Mayıs’ta Sakarya’nın Karasu ilçesinde karaya oturan "NINOVA" adlı gemiye ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, gemide bulunan 8 kazazede personelin, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’ne bağlı Kara Tahlisiye (can kurtarma) ekiplerince geleneksel varagele sistemi kullanılarak başarıyla tahliye edildiği bildirildi.
03 Mayıs 2026 Pazar - 16:11
61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nda şampiyon Sebastian Berwick
61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nda genel klasmanda Caja Rural-Seguros RGA takımından Avustralyalı sporcu Sebastian Berwick şampiyon oldu. 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu Ankara - Ankara etabıyla tamamlandı. Genel ferdi klasmanda Caja Rural-Seguros RGA takımından Avustralyalı sporcu Sebastian Berwick şampiyonluğa ulaştı. 26 Nisan’da Çeşme’den başlayan ve 8 gün boyunca 8 etapta toplam 1.133,5 kilometrelik parkurda gerçekleştirilen organizasyon, başkentte koşulan 105,2 kilometrelik Ankara-Ankara etabıyla sona erdi. 23 takım, 27 ülkeden 159 sporcunun mücadele ettiği turda, 6. etapta liderliği ele geçiren 26 yaşındaki Sebastian Berwick, toplamda 26 saat 34 dakika 19 saniyelik derecesiyle genel klasmanda birinciliği elde ederek turkuaz mayonun sahibi oldu. Genel klasmanda Equipo Kern Pharma takımından Kolombiyalı Ivan Ramiro Sosa ikinci ve Solution Tech NIPPO Rali ekibinin Belçikalı sporcusu Kamiel Bonneu ise üçüncü sırada yer aldı. Turun 8. ve son etabında ise Team Flanders-Baloise takımından Belçikalı sporcu Tom Crabbe birinciliği elde etti. Crabbe, Ankara parkurunu 2 saat 11 dakika 35 saniyelik derecesiyle tamamladı. Mayo sahipleri belli oldu Yarışta turkuaz mayonun yanı sıra diğer kategorilerde de ödüller sahiplerini buldu. Beyaz mayo Mustafa Tarakçı’ya, yeşil mayo Tom Crabbe’ye, kırmızı mayo ise Sebastian Berwick’e takdim edildi. Takım şampiyonu Astana oldu Takım klasmanında ise World Tour ekibi Astana birinciliği elde etti. Lev Gonov, Davide Ballerini, Alessio Delle Vedove, Henok Mulueberhan, Matteo Scalco, Nicolya Vinokourov ve Darren Van Bekkum’dan oluşan ekip, organizasyonu zirvede tamamladı. TGA - GoTürkiye sponsorluğundaki Beyaz Mayo, Mustafa Tarakçı’ya Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Destek ve Mali Hizmetler Genel Müdürü Mehmet Tuncer tarafından takdim edildi. Spor Toto sponsorluğundaki Yeşil Mayo, Tom Crabbe’ye Gençlik ve Spor Bakanı Yardımcısı Hamza Yerlikaya tarafından takdim edildi. Türk Hava Yolları sponsorluğundaki Kırmızı Mayo, Sebastian Berwick’e Gençlik ve Spor Bakanı Yardımcısı Hamza Yerlikaya tarafından takdim edildi. "27 yıl aradan sonra Ankara, ilk kez finiş noktası olarak ev sahipliği yapıyor" Yarış ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ankara’nın 27 yıl aradan sonra bu önemli etkinliğe ev sahipliği yaptığını belirterek, "Sporun birleştirişi gücünü bir kez daha ortaya koyan bu organizasyon, 27 farklı ülkeden sporcuları aynı hedef etrafında buluştururken centilmenliğin ve rekabetin en güzel örneklerini sahaya yansıttı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve Anıtkabir aksındaki parkur organizasyonu sportif olduğu kadar sembolik olarak da çok daha anlamlı hale getirmiş oldu. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, yıllar içinde kazandığı tecrübe ve ulaştığı seviyeyle uluslararası güçlü bir yer edinmeye devam edecektir. Bu büyük organizasyon boyunca ülkemizin eşsiz coğrafyasını, tarihini ve doğal güzelliklerle ekranları başında takip eden yüz milyonlarca izleyici bulunmaktadır. Dolayısıyla hem ülkemizin hem de Ankara’nın tanıtımı adına güzel bir etkinlik olduğunu, çok faydalı bir etkinlik olduğunu ben tekrar altını çizerek ifade etmek istedim" dedi. Yılmaz, yarışın Türkiye’nin doğal ve kültürel güzelliklerinin tanıtımına katkı sağladığını belirterek, dereceye giren sporcuları tebrik etti ve tüm katılımcılara teşekkür etti. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin ilk kez organizasyona ev sahipliği yaptığını ifade eden Yılmaz, emeği geçenlere de teşekkür etti. "Bisikleti yeni nesillere sevdirmemiz lazım" Gelecek seneki turun çok daha yoğun katılımla gerçekleşeceğini söyleyen Yılmaz, "Bizim bisikleti yeni nesillere sevdirmemiz lazım. Her bakımdan, hem kişisel sağlık açısından hem çevre açısından hem toplumumuzun genel bütünleşmesi açısından çok güzel bir şey bisiklet kullanımı. Bu vesileyle tüm topluma da bisiklet sevgisinin tekrar yansıtılması açısından da çok faydalı olacaktır diye inanıyorum" ifadelerini kullandı.
03 Mayıs 2026 Pazar - 15:43
Küresel sağlık diplomasisinde Türkiye vurgusu
Türkiye, sağlık turizmi ve küresel sağlık diplomasisi alanında önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 14-15 Mayıs 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek "Uluslararası Sağlık Turizmi Zirvesi", dünyanın dört bir yanından üst düzey katılımcıları bir araya getirecek. Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) öncülüğünde, Genel Başkan Prof. Dr. Aysun Bay liderliğinde gerçekleştirilecek zirveye, 50’den fazla ülkeden sağlık bakan yardımcıları, büyükelçiler, uluslararası yatırımcılar, akademisyenler, sağlık yöneticileri ve sektör temsilcilerinin katılması bekleniyor. Türkiye’den ise Sağlık, Ticaret ile Kültür ve Turizm bakanlıkları nezdinde üst düzey katılım öngörülüyor. Zirvede, sağlık turizminde kalite ve akreditasyon, uluslararası hasta güvenliği, yatırım modelleri, kamu-özel iş birlikleri (PPP), dijital sağlık çözümleri ve yapay zeka destekli sağlık sistemleri gibi başlıklar ele alınacak. Organizasyon kapsamında ayrıca ülkeler arası iş birliklerini geliştirmeye yönelik B2B görüşmeler ile stratejik protokol imza süreçleri de gerçekleştirilecek. Prof. Dr. Aysun Bay yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin sağlık turizminde sadece bir hizmet sağlayıcı değil, aynı zamanda küresel sağlık diplomasisinin merkezlerinden biri olma yolunda ilerlediğini belirterek, "Antalya Zirvesi ile amacımız; ülkeler arasında sürdürülebilir iş birlikleri kurmak, yatırım süreçlerini hızlandırmak ve sağlıkta kalite standartlarını uluslararası düzeyde güçlendirmektir" dedi. Zirvenin, Türkiye’nin sağlık turizmindeki güçlü altyapısını, nitelikli insan kaynağını ve stratejik coğrafi konumunu uluslararası kamuoyuna tanıtması açısından önemli bir platform olması bekleniyor.
03 Mayıs 2026 Pazar - 15:40
Ankara’da yağmur ve şükür duası yapıldı
Ankara’nın Beypazarı ilçesine bağlı 4 ayrı mahallede yaşayan vatandaşlar, uzun süredir yeterli yağış alamayan bölgeleri için bir araya gelerek yağmur ve şükür duası yaptı. Ankara’nın Beypazarı ilçesine bağlı Dikmen, Çantırlı, Kargı ve Sekli Mahallesi’nde yaşayan vatandaşlar uzun süredir yeterli yağış alamayan bölgeleri için bir araya gelerek yağmur ve şükür duası yaptı. Camilerde okunan mevlid sonrası vatandaşlara yemek ikramında bulunuldu.
12 Mart 2026 Perşembe - 16:54
MSB’den anlamlı paylaşım: "İncirlik bir Türk üssüdür"
Milli Savunma Bakanlığı, İncirlik Üssü’nde nöbet tutan Türk askerlerin ve Türk bayrağının olduğu bir fotoğrafı paylaştı. Yapılan paylaşımda, "İncirlik bir Türk üssüdür" ifadelerine yer verildi. Milli Savunma Bakanlığının sosyal medya hesabından bir fotoğraf paylaşıldı. Fotoğrafta nöbet tutan kahraman Türk askerinin ve Türk bayrağının yer aldığı görüldü. Paylaşımda, "İncirlik bir Türk üssüdür" ifadelerine yer verildi.
12 Mart 2026 Perşembe - 16:51
Bakan Tekin: "12 Mart 1921, tarihin sinesine nakşedildiği mümtaz bir dönemdir"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ile ilgili yayınladığı mesajda, "12 Mart 1921, necip bir milletin kendi istikbali ve istiklali hakkında verdiği hükmün, tarihin sinesine nakşedildiği mümtaz bir dönemdir" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bakanlığa ait ’MEB Şura Salonu’nda Ortaöğretim Genel Müdürlüğü ve Ankara Çankaya Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri tarafından düzenlenen ’Korkma Gençliğin Ruhu Burada’ isimli İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Programı’na katıldı. Açılış konuşması öncesi çeşitli gösteriler düzenlendi ve günün anlamına ithafen videolar izletildi. Programda konuşan Bakan Tekin, gençlerin milli ve manevi değerlerle yetişmesinin önemine dikkat çekerek, Mehmet Akif Ersoy’un ortaya koyduğu mücadelenin ve İstiklal Marşı’nın taşıdığı ruhun yeni nesillere aktarılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Bakan Tekin ayrıca, Milli Şair Mehmet Akif Ersoy’un Milli Mücadele’de gösterdiği emeğin çok büyük bir sorumluluk gerektirdiğini de ifade etti. "12 Mart 1921, tarihin sinesine nakşedildiği mümtaz bir dönemdir" İstiklal Marşı’nın, Kurtuluş Savaşı’nda türlü zorluklarla kaleme alındığını ve Türk milletinin sarsılmaz duruşunu ele aldığını belirten Bakan Tekin, "12 Mart 1921, necip bir milletin kendi istikbali ve istiklali hakkında verdiği hükmün, tarihin sinesine nakşedildiği mümtaz bir dönemdir. O gün kabul edilen İstiklal Marşımız, ateş hattında kaleme alınmış bir şiir olarak doğmuş; kısa sürede bu tanımın çok ötesinde bir anlam kazanmıştır. Öyle ki İstiklal Marşı, milletimizin en zor şartlarda dahi varlığını hangi değerler üzerine kuracağını, kendini nasıl tanımladığını ve geleceğe hangi sarsılmaz inançla yürüyeceğini ortaya koyan güçlü bir irade beyanıdır. Bu yönüyle kolektif hafızamızın, milletimizin iradesinin ve bağımsızlığımızın timsali olarak yaşamaya devam etmektedir. Milletler; tarihlerini yaşadıkları hadiselerle beraber, o kritik hadiselerin ortasında kendileri hakkında söyledikleri edebi metinlerle tarihe nakşederler. İstiklal Marşı işte böyle esaslı ve kurucu bir manzumedir. Umudun daraldığı, belirsizliğin kol gezdiği bir vasatta kaleme alınmış, istikamet gösteren derin bir metindir. Korkunun değil cesaretin, tavizin değil kararlılığın; teslimiyetin değil iradenin, tereddütün değil imanın en gür sesidir" diye konuştu. "Duruş sahibi bir Müslümandır Akif" Mehmet Akif Ersoy’un, Türk milletinin karakterini ve güçlü iradesini zorlu şartlar altında ortaya koyduğunu vurgulayan Bakan Tekin, "Bu yönüyle milletimizin karakterini, sarsılmaz iradesini, ahlaki derinliğini ve nihayetinde dünyaya sunduğu medeniyet iddiasını kayıt altına almış bir metindir. Zaman değişir, şartlar değişir; fakat insanın temel sınavları asla değişmez, değişmemelidir. İstiklal Marşı’nın kalıcı bir tesire sahip oluşu, bu hakikatten beslenmiş olmasındandır. Bu noktada Akif’i doğru bir zaviyeden idrak etmek ve değerlendirmek durumundayız. Kuşkusuz Akif, büyük bir şairdir. Fakat onu anarken hatırlamamız gereken başka vasıfları da olan bir sanatkardır. Öncelikle bilgisinin ve aldığı aksiyonun bedelini kanıyla ve canıyla ödemeye hazır idealist bir düşünce adamıdır Akif. Duruş sahibi bir Müslümandır Akif. Kur’an tefsiri yapacak çapta din alimidir Akif. Evet, Müslüman bir düşünür ve sanatkar; yaşadığı çağın meselelerini ciddiye alır, kolay cevaplarla yetinmez ve olup biteni sorgulayan bir dikkatle değerlendirir. O, bu yönleriyle vefatının üzerinden geçen 90 yıl sonra da bizler için hala bir rol modeldir" şeklinde konuştu. "Onun şahsiyeti, yazdıklarıyla hayatı arasında kurduğu sarsılmaz bütünlükte kendini gösterir" Mehmet Akif Ersoy’u anlamanın büyük bir sorumluluk getirdiğini ve Akif’in Milli Mücadele’nin en belirgin insanlarından birisi olduğunu dile getiren Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Onun şahsiyeti, yazdıklarıyla hayatı arasında kurduğu sarsılmaz bütünlükte kendini gösterir. Hayatı, yazdıklarıyla tam bir uyum içinde şekillenir. İmkan karşısında müstağni, güç karşısında mesafeli, değerleri söz konusu olduğunda ise tavizsiz bir şahsiyet sergilemiştir. Onu müstesna kılan, mısralarındaki ahenk kadar hayatındaki bu eğilmez vakardır. Mehmet Akif’i anlamak, estetik bir metni çözümlemekten ibaret görülemez. Asıl mesele; söz ile hayat, bilgi ile eylem arasındaki o kopmaz bağı fark edebilmektir. O, Milli Mücadele boyunca da şu soruları sorar: ’Zor zamanlarda insan nasıl bir duruş sergilemelidir? Bağımsızlık ne anlama gelir? Bir toplum kendi onurunu hangi değerlerle koruyabilir?’ Mehmet Akif bu soruların cevabını aramış; bağımsızlığı sınırların korunmasından ibaret bir mesele olarak görmemiştir. İstiklal, onun nazarında her şeyden önce insanın kendi onurunu muhafaza edebilme davasıdır. İstiklal Marşı da işte böyle bir zihnin, böyle bir ahlaki arayışın mahsulüdür." ’Korkma! Gençliğin Ruhu Burada’ teması kapsamında gerçekleştirilen öğretmenler arası beste yarışmasında ilk üç dereceye giren eseri sahnede yer aldı. Program, hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.
12 Mart 2026 Perşembe - 16:50
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul’u kabul etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul’u kabul etti.
12 Mart 2026 Perşembe - 16:28
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tokel İran sınırında
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel Iğdır’dan Nahçıvan’a geçerek, Nahçıvan Ordu Komutanı Tümgeneral Kenan Seyidov ile bir araya geldi. Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel; Iğdır’daki 5’inci Hudut Tugay Komutanlığı Subaşı Hudut Karakolunda inceleme ve denetlemelerde bulundu. Orgeneral Metin Tokel daha sonra Nahçıvan’a geçerek Nahçıvan Ordu Komutanı Tümgeneral Kenan Seyidov ile bir araya geldi. Askeri törenle karşılanan Orgeneral Metin Tokel, ayrıca Nahçıvan Başkonsolosumuz Asip Kaya ve Nahçıvan Cumhurbaşkanı Tam Yetkili Temsilcisi Ceyhun Celilov’u ziyaret etti.
12 Mart 2026 Perşembe - 16:05
Bakan Fidan: "İran’da iç savaş planlarına sonuna kadar karşıyız"
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "İran’da iş savaş çıkarmayı ve etnik veya dinî fay hatları üzerinden çatışmaları körüklemeyi hedefleyen her türlü plana sonuna kadar karşıyız. Bu tip maceralara karışmak isteyenleri şimdiden uyarıyoruz" dedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Alman mevkidaşı Johann Wadephul ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında iki ülke ilişkilerinden Orta Doğu’daki çatışmalara, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecinden NATO’nun hava savunma sistemlerine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Alman mevkidaşı ile iki ülke arasındaki ilişkilerin yanı sıra, Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecini ve Orta Doğu’da devam eden savaş başta olmak üzere bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldıklarını aktaran Bakan Fidan, ikili ticaret hacminin 2025’te 52 milyar dolar seviyesini aştığını belirtti. Savunma sanayiinde iş birliği vurgusu Almanya ile ekonomik iş birliğini daha üst seviyeleri taşıyacak sektörlerden birinin de savunma sanayii alanı olduğuna dikkati çeken Bakan Fidan, "Avrupa ve Orta Doğu’da yaşanmakta olan gelişmeler, müttefikler arasındaki dayanışmanın ne denli önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir. Eurofighter Typhoon savaş uçarı tedariki konusunda Almanya’nın sergilediği olumlu tutumdan da ayrıca memnuniyet duymaktayız. Bu politikanın savunma sanayi alanındaki diğer işbirliği başlıklarında da sürmesini açıkçası umut ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin AB üyeliği Avrupa için stratejik kazanım" Alman mevkidaşı ile Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik hedefinin de ele aldığını dile getiren Bakan Fidan, "Bölgesel ve küresel gelişmeler Türkiye’nin üye olmasının AB’ye sağlayacağı stratejik kazanımları gözler önüne sermektedir. Unutulmamalıdır ki üyelik süreci sadece ülkemize değil iki tarafa birden sorumluluk yüklemektedir" dedi. "Türkiye olarak savaşın bitmesi için yoğun bir çaba içerisindeyiz" ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmaların da görüşmede ele alındığını aktaran Bakan Fidan, "Bu savaş bir an önce sona ermelidir. Türkiye olarak savaşın bitmesi için yoğun bir çaba içerisindeyiz. Cumhurbaşkanımız (Recep Tayyip Erdoğan) çok sayıda liderle görüştü, görüşmeye devam ediyor. Biz de yoğun bir diplomasi trafiği yürütmekteyiz. Çatışmanın sonlandırılması ve gerilimin azaltılması için komşularımız ve ortaklarımızla fikir alışverişinde bulunmaya devam ediyoruz. Memnuniyetle görüyoruz ki aslında çoğunluk olarak hem doğuda hem batıda bütün ülkeler hemen hemen aynı perspektifte hareket etmekte aynı şeyi düşünmekte" diye konuştu. "İran’da iç savaş planlarına sonuna kadar karşıyız" Ayrılıkçı senaryoların bu kez İran için gündeme getirilmesi için planlar yapıldığını aktaran Fidan, şu ifadeleri kullandı: "İran’da iş savaş çıkarmayı ve etnik veya dinî fay hatları üzerinden çatışmaları körüklemeyi hedefleyen her türlü plana sonuna kadar karşıyız. Bu tip maceralara karışmak isteyenleri şimdiden uyarıyoruz. Hiç kimse böyle bir hayalin içerisine girmesin. Yanlış bir adım atılmasına izin vermemiz mümkün değil. Savaşın gidişatına ve sonrasına dair her tür senaryoya hazırlıklı durumdayız." İsrail’in Lübnan ve Gazze politikalarına tepki Orta Doğu’daki yaşanan krizlerin merkezinde Netanyahu hükümetinin yer aldığının altını çizen Bakan Fidan, "Uluslararası hukuku ve insani değerlerimizi korumak istiyorsak bu gerçeği kabul etmeli ve açıkça dile getirebilmeliyiz. Yayılmacı politika izleyen İsrail mevcut savaştan istifadeyle kirli savaşı Lübnan’ı da taşımakta. Bir milyona yakın kişinin evlerinden sürülmesi asla kabul edilemez. Lübnan devleti yıkılma noktasına gelmeden İsrail’in saldırıları sona ermeli. Lübnan’ın çökmesi başta komşu ülkeler olmak üzere tüm bölgeyi derinden etkileyecektir. Ayrıca uluslararası toplumun dikkati Gazze’den uzaklaşmamalıdır. Netanyahu’nun Gazze ve Batı Şeria’da işgal ve yıldırma politikalarını hayata geçirmesine göz yumulmamalıdır. Mübarek Ramazan ayında ve soğukların devam ettiği bu dönemde Gazzelilerin yaşam şartlarının daha da kötüleşmemesi öncelikli bir meseledir. Barış kurunun ve bağlı mekanizma alanının Gazze’de etkin şekilde faaliyete geçmesi istikrar ve barışın tesisi için hayatı önem taşımaktadır. Barış çabaları devam ederken İsrail’in kutsal mekanlara yönelik hukuka aykırı ve provokatif eylemlerine de devam ettiğini görüyoruz. Bölgedeki gelişmeleri bahan ederek Müslümanların Mescidi Aksa’da ibadet etmelerine kısıtlamalar getirmesi de hukuksuzdur, izansızdır. İsrail’in Hıristiyanların ibadet mekanlarına yönelik kısıtlamalarını keza son derece yanlış bulduğumuzda ayrıca vurgulamak isterim" ifadelerine yer verdi. Savaşın sona erdirilmesinde Türkiye’nin rolü ABD-İsrail ve İran arasındaki çatışmaların endişe verici olduğunu belirten Wadephul, "Bu konuda ortak bir perspektif bulmamız gerekiyor ki buradaki savaş sona erdirilebilsin. Bu konudaki imkanları kullanarak da tabii ki bir savaşın sona erdirilmesini görelim. Türkiye sanıyorum burada çok önemli bir rol oynayabilir. Biz birlikte koordinasyon içerisinde çalışmak istiyoruz önümüzdeki günlerde. Federal hükümet adına da gelecek için tabii ki İran’dan herhangi bir tehlike gelmemesi gerekiyor. Komşularına yönelik Avrupa için de tehlike oluşturmaması gerekiyor ve bölgesel rolünü İran olumlu anlamda tanımlaması gerekiyor. Bu nükleer programı ve balistik füze programının da tabii sonlandırılması gerekiyor ki bir tehdit oluşturuyor" dedi. "Almanya kendi kıtasının ötesinde sorumluluk almaya hazır" Körfez ülkelerine gerçekleştirdiği ziyaret sonrası başta bölge ülkeleri olmak üzer Hürmüz Boğazı’nın durumuna ilişkin "Bu seyahati ben Avrupa Dışişleri Bakanı seyahati olarak görüyorum. Ben şunu da özellikle ortaya koymaya çalıştım. Almanya kendi kıtasının ötesinde sorumluluk almaya hazır ve Almanya’dan her defasında zaten bu talep edilmiştir. Sorumluluk alması yönünde bir talepte bulunmuştur. Ben bunu da biraz daha açıklamak ve netleştirmek istedim. Görüşmelerde de elde ettiğim iznin Avrupa çıkarının, bu yöndeki çıkarın çok büyük bir talep olduğunu ve önümüzdeki günlerde de Avrupa Birliği içerisindeki arkadaşlarımla tekrar bu konuyu görüşeceğim" dedi. İran tarafından ateşlenen ve NATO hava savunma ve füze sistemleri ile etkisiz hale getirilmesine ilişkin Bakan Fidan, "NATO hava savunma sistemlerinin devreye girmesi, aslında bizim parçası olduğumuz ve büyük bir destek verdiğimiz NATO’nun kollektif savunma konseptiyle çok yakından uyumlu bir hareket tarzı oldu. Zaten yıllardır NATO bütün üyeleriyle ve üniteleriyle bu türden senaryolara göre hazırlık yapmakta. Hem bölgede olan gelişmeler hem de son saldırılar gösterdi ki hava savunma sistemleri gerçekten çok önemli. Bunun çok farklı çeşitleri var. Özellikle balistik füzelerle ilgili olan kısımlarda kollektif yarı savunma içerisinde olmamız gerekiyor. Burada Türkiye NATO üyesi ülkelerden gerekli desteği görme konusunda gerekli taahhütleri almış durumda. Özellikle Milli Savunma Bakanlığımızın bu konuda yürüttüğü koordinasyon çalışmaları var. Almanya’da bu konuda yakından çalıştığımız ortaklarımızdan birisi. Türkiye’ye yönelik gönderilen füze havada imha edildikten sonra ben açıkçası neredeyse bütün NATO üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarından ya bizzat telefon aldım çoğundan ya da mesaj gönderdiler. Aslında bu son derece kıymetli, önemli bir mesaj" şeklinde konuştu.
12 Mart 2026 Perşembe - 15:49
Bakan Fidan: "İran’da iç savaş planlarına sonuna kadar karşıyız"
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "İran’da iş savaş çıkarmayı ve etnik veya dinî fay hatları üzerinden çatışmaları körüklemeyi hedefleyen her türlü plana sonuna kadar karşıyız. Bu tip maceralara karışmak isteyenleri şimdiden uyarıyoruz" dedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Alman mevkidaşı Johann Wadephul ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında iki ülke ilişkilerinden Orta Doğu’daki çatışmalara, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecinden NATO’nun hava savunma sistemlerine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Alman mevkidaşı ile iki ülke arasındaki ilişkilerin yanı sıra, Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecini ve Orta Doğu’da devam eden savaş başta olmak üzere bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldıklarını aktaran Bakan Fidan, ikili ticaret hacminin 2025’te 52 milyar dolar seviyesini aştığını belirtti. Savunma sanayiinde iş birliği vurgusu Almanya ile ekonomik iş birliğini daha üst seviyeleri taşıyacak sektörlerden birinin de savunma sanayii alanı olduğuna dikkati çeken Bakan Fidan, "Avrupa ve Orta Doğu’da yaşanmakta olan gelişmeler, müttefikler arasındaki dayanışmanın ne denli önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir. Eurofighter Typhoon savaş uçarı tedariki konusunda Almanya’nın sergilediği olumlu tutumdan da ayrıca memnuniyet duymaktayız. Bu politikanın savunma sanayi alanındaki diğer işbirliği başlıklarında da sürmesini açıkçası umut ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin AB üyeliği Avrupa için stratejik kazanım" Alman mevkidaşı ile Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik hedefinin de ele aldığını dile getiren Bakan Fidan, "Bölgesel ve küresel gelişmeler Türkiye’nin üye olmasının AB’ye sağlayacağı stratejik kazanımları gözler önüne sermektedir. Unutulmamalıdır ki üyelik süreci sadece ülkemize değil iki tarafa birden sorumluluk yüklemektedir" dedi. "Türkiye olarak savaşın bitmesi için yoğun bir çaba içerisindeyiz" ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmaların da görüşmede ele alındığını aktaran Bakan Fidan, "Bu savaş bir an önce sona ermelidir. Türkiye olarak savaşın bitmesi için yoğun bir çaba içerisindeyiz. Cumhurbaşkanımız (Recep Tayyip Erdoğan) çok sayıda liderle görüştü, görüşmeye devam ediyor. Biz de yoğun bir diplomasi trafiği yürütmekteyiz. Çatışmanın sonlandırılması ve gerilimin azaltılması için komşularımız ve ortaklarımızla fikir alışverişinde bulunmaya devam ediyoruz. Memnuniyetle görüyoruz ki aslında çoğunluk olarak hem doğuda hem batıda bütün ülkeler hemen hemen aynı perspektifte hareket etmekte aynı şeyi düşünmekte" diye konuştu. "İran’da iç savaş planlarına sonuna kadar karşıyız" Ayrılıkçı senaryoların bu kez İran için gündeme getirilmesi için planlar yapıldığını aktaran Fidan, şu ifadeleri kullandı: "İran’da iş savaş çıkarmayı ve etnik veya dinî fay hatları üzerinden çatışmaları körüklemeyi hedefleyen her türlü plana sonuna kadar karşıyız. Bu tip maceralara karışmak isteyenleri şimdiden uyarıyoruz. Hiç kimse böyle bir hayalin içerisine girmesin. Yanlış bir adım atılmasına izin vermemiz mümkün değil. Savaşın gidişatına ve sonrasına dair her tür senaryoya hazırlıklı durumdayız." İsrail’in Lübnan ve Gazze politikalarına tepki Orta Doğu’daki yaşanan krizlerin merkezinde Netanyahu hükümetinin yer aldığının altını çizen Bakan Fidan, "Uluslararası hukuku ve insani değerlerimizi korumak istiyorsak bu gerçeği kabul etmeli ve açıkça dile getirebilmeliyiz. Yayılmacı politika izleyen İsrail mevcut savaştan istifadeyle kirli savaşı Lübnan’ı da taşımakta. Bir milyona yakın kişinin evlerinden sürülmesi asla kabul edilemez. Lübnan devleti yıkılma noktasına gelmeden İsrail’in saldırıları sona ermeli. Lübnan’ın çökmesi başta komşu ülkeler olmak üzere tüm bölgeyi derinden etkileyecektir. Ayrıca uluslararası toplumun dikkati Gazze’den uzaklaşmamalıdır. Netanyahu’nun Gazze ve Batı Şeria’da işgal ve yıldırma politikalarını hayata geçirmesine göz yumulmamalıdır. Mübarek Ramazan ayında ve soğukların devam ettiği bu dönemde Gazzelilerin yaşam şartlarının daha da kötüleşmemesi öncelikli bir meseledir. Barış kurunun ve bağlı mekanizma alanının Gazze’de etkin şekilde faaliyete geçmesi istikrar ve barışın tesisi için hayatı önem taşımaktadır. Barış çabaları devam ederken İsrail’in kutsal mekanlara yönelik hukuka aykırı ve provokatif eylemlerine de devam ettiğini görüyoruz. Bölgedeki gelişmeleri bahan ederek Müslümanların Mescidi Aksa’da ibadet etmelerine kısıtlamalar getirmesi de hukuksuzdur, izansızdır. İsrail’in Hıristiyanların ibadet mekanlarına yönelik kısıtlamalarını keza son derece yanlış bulduğumuzda ayrıca vurgulamak isterim" ifadelerine yer verdi. Savaşın sona erdirilmesinde Türkiye’nin rolü ABD-İsrail ve İran arasındaki çatışmaların endişe verici olduğunu belirten Wadephul, "Bu konuda ortak bir perspektif bulmamız gerekiyor ki buradaki savaş sona erdirilebilsin. Bu konudaki imkanları kullanarak da tabii ki bir savaşın sona erdirilmesini görelim. Türkiye sanıyorum burada çok önemli bir rol oynayabilir. Biz birlikte koordinasyon içerisinde çalışmak istiyoruz önümüzdeki günlerde. Federal hükümet adına da gelecek için tabii ki İran’dan herhangi bir tehlike gelmemesi gerekiyor. Komşularına yönelik Avrupa için de tehlike oluşturmaması gerekiyor ve bölgesel rolünü İran olumlu anlamda tanımlaması gerekiyor. Bu nükleer programı ve balistik füze programının da tabii sonlandırılması gerekiyor ki bir tehdit oluşturuyor" dedi. "Almanya kendi kıtasının ötesinde sorumluluk almaya hazır" Körfez ülkelerine gerçekleştirdiği ziyaret sonrası başta bölge ülkeleri olmak üzer Hürmüz Boğazı’nın durumuna ilişkin "Bu seyahati ben Avrupa Dışişleri Bakanı seyahati olarak görüyorum. Ben şunu da özellikle ortaya koymaya çalıştım. Almanya kendi kıtasının ötesinde sorumluluk almaya hazır ve Almanya’dan her defasında zaten bu talep edilmiştir. Sorumluluk alması yönünde bir talepte bulunmuştur. Ben bunu da biraz daha açıklamak ve netleştirmek istedim. Görüşmelerde de elde ettiğim iznin Avrupa çıkarının, bu yöndeki çıkarın çok büyük bir talep olduğunu ve önümüzdeki günlerde de Avrupa Birliği içerisindeki arkadaşlarımla tekrar bu konuyu görüşeceğim" dedi. İran tarafından ateşlenen ve NATO hava savunma ve füze sistemleri ile etkisiz hale getirilmesine ilişkin Bakan Fidan, "NATO hava savunma sistemlerinin devreye girmesi, aslında bizim parçası olduğumuz ve büyük bir destek verdiğimiz NATO’nun kollektif savunma konseptiyle çok yakından uyumlu bir hareket tarzı oldu. Zaten yıllardır NATO bütün üyeleriyle ve üniteleriyle bu türden senaryolara göre hazırlık yapmakta. Hem bölgede olan gelişmeler hem de son saldırılar gösterdi ki hava savunma sistemleri gerçekten çok önemli. Bunun çok farklı çeşitleri var. Özellikle balistik füzelerle ilgili olan kısımlarda kollektif yarı savunma içerisinde olmamız gerekiyor. Burada Türkiye NATO üyesi ülkelerden gerekli desteği görme konusunda gerekli taahhütleri almış durumda. Özellikle Milli Savunma Bakanlığımızın bu konuda yürüttüğü koordinasyon çalışmaları var. Almanya’da bu konuda yakından çalıştığımız ortaklarımızdan birisi. Türkiye’ye yönelik gönderilen füze havada imha edildikten sonra ben açıkçası neredeyse bütün NATO üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarından ya bizzat telefon aldım çoğundan ya da mesaj gönderdiler. Aslında bu son derece kıymetli, önemli bir mesaj" şeklinde konuştu.
12 Mart 2026 Perşembe - 15:43
Bakan Fidan: "İran’da iç savaş planlarına sonuna kadar karşıyız"
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "İran’da iş savaş çıkarmayı ve etnik veya dinî fay hatları üzerinden çatışmaları körüklemeyi hedefleyen her türlü plana sonuna kadar karşıyız. Bu tip maceralara karışmak isteyenleri şimdiden uyarıyoruz" dedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Alman mevkidaşı Johann Wadephul ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında iki ülke ilişkilerinden Orta Doğu’daki çatışmalara, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecinden NATO’nun hava savunma sistemlerine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Alman mevkidaşı ile iki ülke arasındaki ilişkilerin yanı sıra, Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecini ve Orta Doğu’da devam eden savaş başta olmak üzere bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldıklarını aktaran Bakan Fidan, ikili ticaret hacminin 2025’te 52 milyar dolar seviyesini aştığını belirtti. Savunma sanayiinde iş birliği vurgusu Almanya ile ekonomik iş birliğini daha üst seviyeleri taşıyacak sektörlerden birinin de savunma sanayii alanı olduğuna dikkati çeken Bakan Fidan, "Avrupa ve Orta Doğu’da yaşanmakta olan gelişmeler, müttefikler arasındaki dayanışmanın ne denli önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir. Eurofighter Typhoon savaş uçarı tedariki konusunda Almanya’nın sergilediği olumlu tutumdan da ayrıca memnuniyet duymaktayız. Bu politikanın savunma sanayi alanındaki diğer işbirliği başlıklarında da sürmesini açıkçası umut ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin AB üyeliği Avrupa için stratejik kazanım" Alman mevkidaşı ile Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik hedefinin de ele aldığını dile getiren Bakan Fidan, "Bölgesel ve küresel gelişmeler Türkiye’nin üye olmasının AB’ye sağlayacağı stratejik kazanımları gözler önüne sermektedir. Unutulmamalıdır ki üyelik süreci sadece ülkemize değil iki tarafa birden sorumluluk yüklemektedir" dedi. "Türkiye olarak savaşın bitmesi için yoğun bir çaba içerisindeyiz" ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmaların da görüşmede ele alındığını aktaran Bakan Fidan, "Bu savaş bir an önce sona ermelidir. Türkiye olarak savaşın bitmesi için yoğun bir çaba içerisindeyiz. Cumhurbaşkanımız (Recep Tayyip Erdoğan) çok sayıda liderle görüştü, görüşmeye devam ediyor. Biz de yoğun bir diplomasi trafiği yürütmekteyiz. Çatışmanın sonlandırılması ve gerilimin azaltılması için komşularımız ve ortaklarımızla fikir alışverişinde bulunmaya devam ediyoruz. Memnuniyetle görüyoruz ki aslında çoğunluk olarak hem doğuda hem batıda bütün ülkeler hemen hemen aynı perspektifte hareket etmekte aynı şeyi düşünmekte" diye konuştu. "İran’da iç savaş planlarına sonuna kadar karşıyız" Ayrılıkçı senaryoların bu kez İran için gündeme getirilmesi için planlar yapıldığını aktaran Fidan, şu ifadeleri kullandı: "İran’da iş savaş çıkarmayı ve etnik veya dinî fay hatları üzerinden çatışmaları körüklemeyi hedefleyen her türlü plana sonuna kadar karşıyız. Bu tip maceralara karışmak isteyenleri şimdiden uyarıyoruz. Hiç kimse böyle bir hayalin içerisine girmesin. Yanlış bir adım atılmasına izin vermemiz mümkün değil. Savaşın gidişatına ve sonrasına dair her tür senaryoya hazırlıklı durumdayız." İsrail’in Lübnan ve Gazze politikalarına tepki Orta Doğu’daki yaşanan krizlerin merkezinde Netanyahu hükümetinin yer aldığının altını çizen Bakan Fidan, "Uluslararası hukuku ve insani değerlerimizi korumak istiyorsak bu gerçeği kabul etmeli ve açıkça dile getirebilmeliyiz. Yayılmacı politika izleyen İsrail mevcut savaştan istifadeyle kirli savaşı Lübnan’ı da taşımakta. Bir milyona yakın kişinin evlerinden sürülmesi asla kabul edilemez. Lübnan devleti yıkılma noktasına gelmeden İsrail’in saldırıları sona ermeli. Lübnan’ın çökmesi başta komşu ülkeler olmak üzere tüm bölgeyi derinden etkileyecektir. Ayrıca uluslararası toplumun dikkati Gazze’den uzaklaşmamalıdır. Netanyahu’nun Gazze ve Batı Şeria’da işgal ve yıldırma politikalarını hayata geçirmesine göz yumulmamalıdır. Mübarek Ramazan ayında ve soğukların devam ettiği bu dönemde Gazzelilerin yaşam şartlarının daha da kötüleşmemesi öncelikli bir meseledir. Barış kurunun ve bağlı mekanizma alanının Gazze’de etkin şekilde faaliyete geçmesi istikrar ve barışın tesisi için hayatı önem taşımaktadır. Barış çabaları devam ederken İsrail’in kutsal mekanlara yönelik hukuka aykırı ve provokatif eylemlerine de devam ettiğini görüyoruz. Bölgedeki gelişmeleri bahan ederek Müslümanların Mescidi Aksa’da ibadet etmelerine kısıtlamalar getirmesi de hukuksuzdur, izansızdır. İsrail’in Hıristiyanların ibadet mekanlarına yönelik kısıtlamalarını keza son derece yanlış bulduğumuzda ayrıca vurgulamak isterim" ifadelerine yer verdi. Savaşın sona erdirilmesinde Türkiye’nin rolü ABD-İsrail ve İran arasındaki çatışmaların endişe verici olduğunu belirten Wadephul, "Bu konuda ortak bir perspektif bulmamız gerekiyor ki buradaki savaş sona erdirilebilsin. Bu konudaki imkanları kullanarak da tabii ki bir savaşın sona erdirilmesini görelim. Türkiye sanıyorum burada çok önemli bir rol oynayabilir. Biz birlikte koordinasyon içerisinde çalışmak istiyoruz önümüzdeki günlerde. Federal hükümet adına da gelecek için tabii ki İran’dan herhangi bir tehlike gelmemesi gerekiyor. Komşularına yönelik Avrupa için de tehlike oluşturmaması gerekiyor ve bölgesel rolünü İran olumlu anlamda tanımlaması gerekiyor. Bu nükleer programı ve balistik füze programının da tabii sonlandırılması gerekiyor ki bir tehdit oluşturuyor" dedi. "Almanya kendi kıtasının ötesinde sorumluluk almaya hazır" Körfez ülkelerine gerçekleştirdiği ziyaret sonrası başta bölge ülkeleri olmak üzer Hürmüz Boğazı’nın durumuna ilişkin "Bu seyahati ben Avrupa Dışişleri Bakanı seyahati olarak görüyorum. Ben şunu da özellikle ortaya koymaya çalıştım. Almanya kendi kıtasının ötesinde sorumluluk almaya hazır ve Almanya’dan her defasında zaten bu talep edilmiştir. Sorumluluk alması yönünde bir talepte bulunmuştur. Ben bunu da biraz daha açıklamak ve netleştirmek istedim. Görüşmelerde de elde ettiğim iznin Avrupa çıkarının, bu yöndeki çıkarın çok büyük bir talep olduğunu ve önümüzdeki günlerde de Avrupa Birliği içerisindeki arkadaşlarımla tekrar bu konuyu görüşeceğim" dedi. İran tarafından ateşlenen ve NATO hava savunma ve füze sistemleri ile etkisiz hale getirilmesine ilişkin Bakan Fidan, "NATO hava savunma sistemlerinin devreye girmesi, aslında bizim parçası olduğumuz ve büyük bir destek verdiğimiz NATO’nun kollektif savunma konseptiyle çok yakından uyumlu bir hareket tarzı oldu. Zaten yıllardır NATO bütün üyeleriyle ve üniteleriyle bu türden senaryolara göre hazırlık yapmakta. Hem bölgede olan gelişmeler hem de son saldırılar gösterdi ki hava savunma sistemleri gerçekten çok önemli. Bunun çok farklı çeşitleri var. Özellikle balistik füzelerle ilgili olan kısımlarda kollektif yarı savunma içerisinde olmamız gerekiyor. Burada Türkiye NATO üyesi ülkelerden gerekli desteği görme konusunda gerekli taahhütleri almış durumda. Özellikle Milli Savunma Bakanlığımızın bu konuda yürüttüğü koordinasyon çalışmaları var. Almanya’da bu konuda yakından çalıştığımız ortaklarımızdan birisi. Türkiye’ye yönelik gönderilen füze havada imha edildikten sonra ben açıkçası neredeyse bütün NATO üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarından ya bizzat telefon aldım çoğundan ya da mesaj gönderdiler. Aslında bu son derece kıymetli, önemli bir mesaj" şeklinde konuştu.
12 Mart 2026 Perşembe - 15:28
Almanya Dışişleri Bakanı Wadephul: "Almanya kendi kıtasının önünde sorumluluk almaya hazır."
Almanya Dışişleri Bakanı Wadephul: "Almanya kendi kıtasının önünde sorumluluk almaya hazır."
12 Mart 2026 Perşembe - 15:18
Gürcistan’da düzenlenen ortak operasyonda kırmızı bülten ve ulusal seviyede aranan 16 suçlu yakalandı
İçişleri Bakanlığı, kırmızı bülten ve ulusal seviyede aranan toplam 16 zanlının, Gürcistan’da icra edilen ortak operasyonla yakalandığını ve Türkiye’ye iade işlemlerinin başlatıldığını bildirdi. İçişleri Bakanlığından operasyonla ilgili yapılan açıklamada, "Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı, İstihbarat ve KOM Başkanlıkları ile Gürcistan Polis Teşkilatının katılımıyla; kırmızı bültenle aradığımız 13 R.G., R.C., N.D., R.S., H.Ç., S.E., Y.S., M.A. D.C.B., O.K., O.M., T.F., S.A., ulusal seviyede aradığımız H.A., U.Ö. ve R.S. isimli şahıslar Gürcistan’da gerçekleştirilen ortak operasyonda yakalandı. Şahısların, ülkemize iade işlemleri derhal başlatıldı" ifadeleri yer aldı.
12 Mart 2026 Perşembe - 15:18
Bakan Fidan: "İran’da iç savaş çıkarmayı ve etnik veya dinsel fay hatları üzerinden çatışmaları körükleyen her türlü plana sonuna kadar karşıyız."
Bakan Fidan: "İran’da iç savaş çıkarmayı ve etnik veya dinsel fay hatları üzerinden çatışmaları körükleyen her türlü plana sonuna kadar karşıyız."
12 Mart 2026 Perşembe - 15:10
İçişleri Bakanlığı: "Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı, İstihbarat ve KOM Başkanlıkları ile Gürcistan Polis Teşkilatının katılımıyla; kırmızı bültenle aradığımız R.G., R.C., N.D., R.S., H.Ç., S.E., Y.S., M.A. D.C.B., O.K., O.M., T.
İçişleri Bakanlığı: "Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı, İstihbarat ve KOM Başkanlıkları ile Gürcistan Polis Teşkilatının katılımıyla; kırmızı bültenle aradığımız R.G., R.C., N.D., R.S., H.Ç., S.E., Y.S., M.A. D.C.B., O.K., O.M., T.F., S.A., ulusal seviyede aradığımız H.A., U.Ö. ve R.S. isimli şahıslar Gürcistan’da gerçekleştirilen ortak operasyonda yakalandı."
12 Mart 2026 Perşembe - 15:10
Bakan Fidan, Almanya Federal Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Johann David Wadephul ile Ankara’da bir araya geldi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Almanya Federal Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Johann David Wadephul ile bir araya geldi. Bakan Fidan, Almanya Federal Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Johann David Wadephul ile Bakanlıkta bir araya geldi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder