GÜNDEM - 17 Mart 2026 Salı 10:49

Türk Eğitim-Sen Başkanı Geylan: "Çanakkale Zaferi, cesaret ve kahramanlığın tarihe kazındığı büyük bir zaferdir"

A
A
A
Türk Eğitim-Sen Başkanı Geylan: "Çanakkale Zaferi, cesaret ve kahramanlığın tarihe kazındığı büyük bir zaferdir"

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, 18 Mart Çanakkale Zaferi hakkında, "Çanakkale Zaferi, Gelibolu Yarımadası’nda çetin ve kanlı muharebeler yaşanırken; Arıburnu, Conkbayırı, Anafartalar, Kilitbahir ve Seddülbahir’de verilen canhıraş mücadelelerle Türk’ün vatanını korumak için imkansız denileni başardığı, cesaret ve kahramanlığın tarihe kazındığı büyük bir zaferdir" dedi.


Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, 18 Mart Çanakkale Zaferi dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Geylan, Çanakkale Zaferi’nin Türk Milleti’nin cesaret ve kahramanlığını gösteren en büyük olaylardan biri olduğunu belirtti. Çanakkale Savaşı’nın, dünyanın en güçlü ordularına karşı imkansızlıklar içinde verilen büyük bir direniş olduğunun altını çizen Geylan, bu zaferin Türk milletinin büyük fedakarlığıyla kazanıldığını sözlerine ekledi.



"Çanakkale Zaferi, cesaret ve kahramanlığın tarihe kazındığı büyük bir zaferdir"


Çanakkale Zaferi’nin, Mustafa Kemal Atatürk’ü milli mücadelenin lideri yapan büyük bir dönüm noktası olduğunu belirten Geylan, "Çanakkale Zaferi, milletimizin istikbale yürüyüşünde açılan en önemli kapılardan biridir. Çanakkale Zaferi, Gelibolu Yarımadası’nda çetin ve kanlı muharebeler yaşanırken; Arıburnu, Conkbayırı, Anafartalar, Kilitbahir ve Seddülbahir’de verilen canhıraş mücadelelerle Türk’ün vatanını korumak için imkansız denileni başardığı, cesaret ve kahramanlığın tarihe kazındığı büyük bir zaferdir. Güçlü önsezisi, etkili savaş stratejisi, askeri dehası ve yüksek liderlik kabiliyetiyle öne çıkan, "Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum" sözüyle askerleri cesaretlendiren, Anafartalar’da gösterdiği askeri başarıyla dünyanın dikkatini çeken Mustafa Kemal’i milli mücadelenin lideri yapan büyük bir dönüm noktasıdır. Milli direniş ruhunun simgesi, milli uyanışın başlangıcı olan; dünyanın en büyük ve teknolojik ordularına karşı erdemle direnen Türk’ün fedakarlıkla yazdığı eşsiz bir destandır. Mazlum milletlerin umut ışığı, karanlık dehlizlerde boğulmak istenen bir milletin imanla, dirayetle ve metanetle yeniden doğuşunun adıdır. İstiklal ülküsü, ebedi varlığı ve bayrağın şerefi uğruna yola çıkan cefakarların yüreğinde taşıdığı kutsi davanın tezahürüdür. 18 Mart 1915’te, "Hürriyet ve istiklal benim karakterimdir" anlayışıyla ayağa kalkan Türk milleti, emperyalist güçlere karşı verdiği mücadeleyle yalnızca düşmanı boğazın soğuk sularına gömmekle kalmamış, "Çanakkale geçilmez" sözünü tarihe altın harflerle yazdırmıştır. Malazgirt’te temelleri atılan, Miryokefalon’da pekişen, Sırpsındığı, Niğbolu ve Kosova’da güçlenen, İstanbul’un fethinde zirveye ulaşan, Mohaç’ta ve Preveze’de parlayan yüce ideal, Çanakkale’de de aynı ruhla yeniden hayat bulmuştur" diye konuştu.



"Bu kutlu zafer, milli direncin en güçlü nişanelerinden biri olarak hafızalarımıza kazınmıştır"


Çanakkale’de verilen amansız mücadelenin Türk milleti için bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Geylan, "Çanakkale’de verilen mücadele ibretamiz olmasının yanı sıra yalnızca bir cephe savaşı değil, milletimizin var olma kararlılığının ve bu uğurda sergilediği yılmaz ve sarsılmaz gayretin şanlı bir ifadesidir. Milli mücadelenin de habercisi olan bu kutlu zafer, geçmişten geleceğe uzanan köklü Türk geleneğinin, milli şuurun ve milli direncin en güçlü nişanelerinden biri olarak hafızalarımıza kazınmıştır. Şanlı sancağımıza halel gelmemesi için direnen Türkler, yüksek bir mücadele ruhuyla Çanakkale’yi geçilmez kılmış, Çanakkale türküsünde de ifade edildiği gibi, ciğerleri kan kusa kusa çürüse de efdaliyet göstererek, vatan savunmasını bırakmamış, düşmanı geçirtmemiştir. Kim unutabilir 57. Alay’ın aziz topraklarımızın müdafaası uğruna gösterdiği o büyük fedakarlığı? İki yüz kilonun üzerindeki ağır top mermisini sırtlayan Seyit Onbaşı’yı kim unutabilir? Dünyanın en güçlü ordularına karşı imkansızlıklar içinde verilen o büyük direnişi kim unutabilir? Türk yurdunun bekası için gözünü kırpmadan şehadete yürüyen Mehmetçiğin o eşsiz mücadelesi yüreklerden nasıl silinebilir?" ifadelerine yer verdi.



"Coğrafyamızda yaşanan acı tecrübeler, vatansızlığın ve devletsizliğin ne demek olduğunu derinden idrak etmemizi sağlamıştır"


ABD ve İsrail’in, İran’a yönelik başlattığı savaşın bölgede gerilimi arttırdığını, Türkiye’nin bu durumda iç ve dış politikada temkinli olması gerektiğini vurgulayan Geylan, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Coğrafyamızda yaşanan acı tecrübeler, vatansızlığın ve devletsizliğin ne demek olduğunu derinden idrak etmemizi sağlamıştır. Bu nedenle hürriyetimize, sancağımıza, birlik ve beraberliğimize ve mukaddes değerlerimize sıkı sıkı bağlı kalmanın önemini her zaman biliyoruz. Emperyalizmin ahtapot kollarıyla sarıp sarmaladığı coğrafyamızda cereyan eden savaşlar, mülteci ve göç sorunları, vatanın ve devletin ne denli hayati olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı savaş, bölgemizde artan gerilimler ve devletimizi çatışmaların içine çekme girişimleri, hem dış politikada hem iç güvenlikte temkinli ve dikkatli olmamızı zorunlu kılmaktadır. Bu kritik dönemde, uyanık ve kararlı olmak, tarihimizden aldığımız dersleri unutmamak, ülkemizin çıkarlarını, milletimizin birlik ve beraberliğini korumak için en temel sorumluluğumuzdur. Öteden beri bazı aktörler bölücü örgütleri destekleyerek silah, teçhizat ve istihbarat sağlamış; bazıları ise iç dinamikleri manipüle etmeye çalışmıştır. Bugün de tablo farklı değildir; yöntemler değişse de amaç aynıdır. Suriye, Irak, Afganistan ve bugün İran’da yaşanan gelişmeler, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu zorlukları gözler önüne sermektedir. Ancak tarihsel hafızamız bizim kılavuzumuzdur. Türk milleti asırlardır esarete, sömürgeye ve tahakküme karşı dimdik durmuş, mukaddes değerlerini ve bağımsızlığını korumak için tüm gücünü seferber etmiştir. Bugün de aynı kararlılıkla geleceğe yön veriyor ve yüce Türk milletinin bir ferdi olmaktan gurur duyuyoruz. Bu düşüncelerle, Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümünü kutluyor, 18 Mart Şehitleri Anma Günü’nde bu toprakları bize vatan kılan başta devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm şehitlerimizi minnet ve rahmetle anıyoruz. Onların mücadele ruhu ve yüksek idealizmi bugün bizlere ilham kaynağıdır. Ruhları şad, mekanları cennet olsun."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Başkan Büyükkılıç’tan Çarşı Melikgazi’ye ziyaret 27 Nisan’da kapılarını ziyaretçilerine açan Kayseri’nin yeni sembol değeri Çarşı Melikgazi, konuklarını ağırlamaya devam ediyor. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç da Çarşı Melikgazi’ye bir ziyaret gerçekleştirdi. Şehrin marka değerlerinin bir araya geldiği Çarşı Melikgazi’ye gösterilen yoğun ilgiyi dile getiren Başkan Memduh Büyükkılıç, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Melikgazi Çarşı’mızdayız. Çok değerli başkanımıza ve kıymetli ekibine teşekkür ediyorum. Nezih bir ortam; şehrimizin markaları, değerleri burada buluşmuş. Kayseri’mizin güzel insanları da şu anda burada cıvıl cıvıl, pırıl pırıl alışverişlerini yapıyorlar; çarşımız dolup taşıyor. Cumanız mübarek olsun. Cenab-ı Allah esnaflarımıza helalinden bol rızık versin, alışveriş yapan dostlarımıza da hayırlı alışverişler diliyorum. Başkanımıza da ayrıca teşekkür ediyorum." Çarşı Melikgazi’nin resmi açılışına Ankara ve Kayseri protokolünün katılım sağlayacağını belirten Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, Başkan Memduh Büyükkılıç’a ziyareti için teşekkür ederek, "Sayın Başkanım, ayağınıza sağlık. İnşallah yakın zamanda ufak tefek ilavelerimiz olacak, ardından resmi açılışımızı da bakanlarımız, milletvekillerimiz, Ankara ve Kayseri protokolünün katılımıyla hep birlikte gerçekleştirmiş olacağız" dedi.
Bursa ’’Bu araç benim’’ diyerek hırsızlık için girdiği araçtan inmeyen kadın tutuklandı Bursa’nın Orhangazi ilçesinde, hırsızlık amacıyla girdiği otomobilin sahibine yakalanınca aracı "Bu araç benim" diyerek sahiplenmeye çalışan ve uzun süre araç içinden inmeyerek direnen genç kadın, gözaltına alınmasının ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay, dün akşam saatlerinde Hürriyet Mahallesi, Fevzi Çakmak Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Yalova’dan geldiği öğrenilen genç bir kadın, hırsızlık amacıyla gözüne kestirdiği bir otomobilin kapısını arka camdan müdahale ederek açtı ve içeri girdi. Yanında getirdiği anahtarla aracı çalıştırmaya çalışan zanlı, bu sırada araç sahibine suçüstü yakalandı. "Asıl hırsız sizsiniz" diyerek direndi Aracın içinden inmeyi reddeden kadın, araç sahibine ve çevredeki vatandaşlara, "Bu araç benim, asıl hırsız sizsiniz, kocam içeri bineyim diye kapıyı açık bıraktı" şeklinde iddialarda bulunarak uzun süre direndi. Araçtan inmemekte ısrar eden kadın ile araç sahipleri arasında zaman zaman arbede yaşandı. Üzerinden çok sayıda anahtar çıktı Olay yerine gelen polis ekiplerince gözaltına alınan zanlının, Yalova’dan Orhangazi’ye hırsızlık yapmak amacıyla geldiği belirlendi. Genç kadının yapılan üst aramasında başka araçlara ait anahtarlar da ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından Orhangazi Adliyesi’ne sevk edilen zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Ankara Bakanlıktan Görele Belediye Başkanı Dede’ye verilen cezaya itiraz Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Giresun’da ’çocuğa karşı cinsel taciz’ suçundan tutuksuz yargılanan ve Görele Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Hasbi Dede’ye verilen 1 yıl 6 aylık hapis cezası kararına itirazda bulunacak. Giresun’un Görele ilçesinin Belediye Başkanı Hasbi Dede’nin, Görele Cumhuriyet Başsavcılığınca ’çocuğa karşı cinsel taciz’ suçundan yürütülen soruşturma kapsamında 10 Şubat’ta mahkemeye sevk edilmişti ve Görele 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararıyla bu suçtan tutuklanmıştı. Görele 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde kapalı görülen davanın üçüncü duruşmasında, dava karara bağlandı. Duruşmada, Dede’ye ’Çocuğa Karşı Elektronik Haberleşme Araçlarının Sağladığı Kolaylıktan Faydalanmak Suretiyle Cinsel Taciz’ suçundan 1 yıl 6 ay hapis cezası, cezayla ilgili hükmün açıklanmasının geri bırakılmaması kararı verildi. Ayrıca Hasbi Dede’nin kızı A.B. Dede’nin ’suç üstlenme’ suçundan 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedildi. Bakanlıktan alınan bilgiye göre, Dede’ye verilen alt sınır olan 1 yıl 6 aylık hapis cezası kararına itirazda bulunulacak. Bakanlık yetkilileri, "Mahkeme, üst sınırdan verseydi ceza 4,5 yıla kadar çıkabilirdi. Dosya kapsamında 4,5 yıl vermemesini haklı gösterecek bir gerekçe olmaması, cezanın üst sınırdan belirlenmesi gerektiği yönünden karara itiraz edeceğiz" ifadelerini kullandı.