Yerel Haberler
Ankara
Bakan Uraloğlu: "Fiber optik ağ altyapımız, 657 bin kilometre" 15 Ocak 2026 Perşembe - 13:10:43 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Bugün fiber optik ağ altyapımız, 657 bin kilometreye yani dünyanın çevresinin yaklaşık 16 kez dolaşacak uzunluğa ulaşmış durumda" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Vodafone Business Tech Connect Ankara Etkinliği’ne katıldı. Vodafone Business tarafından Ankara’da özel bir otelde düzenlenen etkinlikte, Türkiye’de 1 Nisan 2026 itibarıyla Vodafoneluların 5G teknolojisine geçeceği açıklanırken, sürecin hızlı bir şekilde tamamlandığı belirtildi. Etkinlikte, 5G altyapısına ilişkin kamu ve özel sektör ihalelerinin geride kaldığı, artık uygulama ve devreye alma sürecine geçildiği ifade edildi. Burada açıklamalarda bulunan Uraloğlu; dünyanın, endüstriyel robotlardan özelleştirilmiş mobil şebekelere, kritik altyapı yönetiminden otonom sürüş teknolojilerine kadar uzanan bir dönüşümün eşiğinde olduğunu belirtti. Ayrıca Uraloğlu, bu yeniliklerin yalnızca teknolojik bir sıçrama değil, insanlığın geleceğini şekillendiren yepyeni bir eşik olduğunu ifade etti. "Bu yenilikler sürdürülebilir kalkınmanın da anahtarıdır" 5G ağlarının işletmelerin kendi ihtiyaçlarına göre tasarlanmış bağlantı çözümleri sunarak operasyonel mükemmelliği de mümkün kıldığını aktaran Uraloğlu, "Bu teknolojiler, birbirine bağlı bir ekosistem oluşturarak, günlük hayatımızı, ekonomileri ve toplumları kökten değiştiriyor. Bu yeniliklerin önemi, yalnızca verimlilik artışı ile sınırlı değil; aynı zamanda sürdürülebilir kalkınmanın da anahtarıdır" ifadelerini kullandı. "2030 sonunda 6,3 milyar 5G abonesine ulaşılması bekleniyor" Küresel 5G bağlantı sayısının 2029 yılına kadar 8,3 milyara ulaşacağını ve bu rakamın tüm kablosuz teknolojilerin yaklaşık yüzde 59’unu temsil edeceğini öngördüklerini belirten Uraloğlu, "Abonelik bazında ise 2030 sonunda 6,3 milyar 5G abonesine ulaşılması, bu sayının toplam mobil aboneliklerin yüzde 67’sini oluşturması bekleniyor. Küresel 5G altyapı pazarının değeri de 2025 yılında yaklaşık 47 milyar ABD doları olarak tahmin ediliyor. Bu rakam, bu teknolojilerin yalnızca bir araç değil, ekonomik büyümenin motoru olduğunu da özellikle hepimize göstermektedir" değerlendirmesinde bulundu. "Fiber optik ağ altyapımız, 657 bin kilometre" Küresel dönüşümde seyirci kalmak yerine aktif bir oyuncu olmak istediklerini dile getiren Uraloğlu, "Eşsiz altyapı hamleleriyle Türkiye’yi dijital dönüşümün küresel öncüsü yapacak büyük yürüyüşü başlattık ve kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Bugün fiber optik ağ altyapımız, 657 bin kilometreye yani dünyanın çevresinin yaklaşık 16 kez dolaşacak uzunluğa ulaşmış durumda. Geniş bant internet abone sayımız 98,2 milyona, mobil abone sayımız ise 99,1 milyona yükseldi. Mobil ve sabit hatlardan yaklaşık 82 milyar dakika konuşma trafiği gerçekleştiriyoruz. Bu rakamlarla, Avrupa’da ortalama aylık 494 dakika mobil kullanım süresiyle durumdayız. Yıl sonuna kadar fiber uzunluğumuzu yaklaşık 100 bin kilometre arttırarak 750 bin kilometreye, geniş bant abone sayımız 106 milyonun üstüne, mobil abone sayımızı ise yaklaşık 102 milyona yaklaşık olarak çıkacaktır bunları hedefliyoruz" açıklamasında bulundu. "5G hizmetlerini 2 yıl içerisinde ülkemizin her bir noktasında hizmete sunmayı hedefliyoruz" 5G teknolojisinin devreye alınarak mobil iletişimde hız, kapasite ve hizmet kalitesini çağın gerekleriyle buluşturduklarını söyleyen Uraloğlu, "Bu geçişle birlikte iletişim hızımız yaklaşık 10 kat artacak; vatandaşımız daha hızlı, daha güvenilir ve daha kesintisiz bir haberleşme imkanına da kavuşmuş olacaktır. Bu stratejik dönüşümün mali ve kurumsal zeminini de sağlam biçimde oluşturmuş durumdayız. Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom’un rekabetiyle 16 Ekim’de gerçekleştirdiğimiz 5G yetkilendirme ihalesi neticesinde 3 milyar 534 milyon dolar gelir elde ettik. 1 Nisan 2026 tarihinde ilk sinyalini alacağımız 5G hizmetlerini de 2 yıl içerisinde ülkemizin her bir noktasında hizmete sunar hale getirmeyi hedefliyoruz. Yoğun cihaz bağlantısı kapasitesiyle 5G, Türkiye’yi dijital dönüşümün merkezine taşıyacaktır" diye konuştu. "5G, ülkemizin üretim gücünü yükselten bir kalkınma altyapısı olmuş olacak" Uraloğlu, bu teknolojinin pek çok alanda fayda sağlayacağını aktararak sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu teknolojiyle tam otonom sürüş ve akıllı yol uygulamaları, uzaktan ameliyatlar gibi hayati uygulamalar, gerçek zamanlı veri aktarımıyla mümkün hale gelecektir. Sanayide akıllı fabrikalar, üretim süreçlerini optimize ederek verimliliği zirveye taşıyacak. Tarımda akıllı tarım uygulamalarıyla daha sürdürülebilir ve yüksek verimli bir üretimi bu vesileyle sağlamış olacağız. Bizim sesimizi herkese duyuran medya sektöründe ise gazeteciler 8K görüntü kalitesinde kesintisiz canlı yayın yapabilecek, muhabirlerimiz olay yerinden saniyeler içinde yüksek kaliteli görüntü ve veri aktarma imkanına sahip olacaklar. Başka bir ifadeyle 5G, ülkemizin üretim gücünü, hizmet kalitesini ve teknolojik rekabetçiliğini aynı anda yükselten bir kalkınma altyapısı olmuş olacak." "5G çekirdek şebeke, servis ve operasyonel yazılım ürünlerini geliştirdik" Önceliklerinin yerli ve milli imkanlarla ürün üreten bir Türkiye olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı: "5G teknolojisine geçiş sürecinde, hem kamu hem de özel sektör olarak yerli üreticilerimizi en güçlü şekilde desteklemeye devam edeceğiz. Şebeke altyapılarımızda mümkün olan en yüksek oranda yerli ve milli ürünlerin kullanılmasını stratejik bir hedef haline getiriyoruz. Elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren firmalarımızın ortak bir platformda buluşturan Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesinde (HTK) 60’tan fazla firma ve 8 binden fazla çalışanıyla sektörümüzün rekabet gücünü arttırmayı, ülkemizin ihtiyaçlarını karşılamayı, küresel yerli markalar çıkarmayı ve yerli milli kalkınmayı desteklemeyi amaçlamaktadır. 2023 yılında Bakanlığımız tarafından yapılan 5G proje çağrısı kapsamında, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Araştırmaları Merkezi Başkanlığı’nın Ar-Ge fonundan yerli firmalarımıza destek sağlıyoruz. HTK ve TÜBİTAK iş birliğiyle 2018 yılında başlatılan ‘Uçtan Uca Yerli ve Milli 5G Haberleşme Şebekesi Projesi’ kapsamında, 5G altyapıları için kritik öneme sahip 5G çekirdek şebeke, baz istasyonu, özel yönetim, servis ve operasyonel yazılım ürünlerini geliştirdik. Bunlarla birlikte, UDHAM tarafından desteklenen karayolları akıllı ulaşım sistemleri HASDAL projesinde TÜRKSAT tarafından projelendiren çalışmalarda; görüldüğü üzere, 5G teknolojisini destekleyen yerli malı belgesine sahip ve milli haberleşme ürünü tanımına uygun ürünler geliştirerek ya da geliştirmekte olan çok sayıda yerli üretici firmamız var biz de bunları desteklemeye devam edeceğiz." Düzenlenen etkinliğe, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yanı sıra, BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy ve Vodafone yetkilileri de katılım sağladı.
15 Ocak 2026 Perşembe - 12:36 BTK Başkanı Karagözoğlu: "5G ile verimlilik ve üretkenlik maksimum seviyelere ulaşacak, veri iletişimi hızlanacak" Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, "5G ile verimlilik ve üretkenlik maksimum seviyelere ulaşacak, veri iletişimi hızlanacak. Akıllı hale gelen bütün cihazlarımızda 5G’nin dokunuşlarını deneyimleyeceğiz" dedi. Vodafone Business tarafından Ankara’da bir otelde ‘Tech Connect’ etkinliği düzenlendi. Etkinlikte 1 Nisan 2026 itibarıyla Vodafoneluların 5G teknolojisine geçeceği açıklanırken, sürecin hızlı bir şekilde tamamlandığı belirtildi. Etkinlikte konuşan BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, 5G’ye geçiş için gerekli hazırlıkların tamamlandığını, Türkiye’nin dijitalleşme yolunda 5G’nin önemli bir evre olduğunu belirtti. Karagözoğlu, BTK olarak ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonunun önemli bir parçası olan bu aşamayı 2053 hedefleri doğrultusunda atılmış önemli bir adım olarak gördüklerini ifade etti. "Bütün cihazlarımızda 5G’nin dokunuşlarını deneyimleyeceğiz" 5G’nin Türkiye’yi teknoloji alanında çok uç noktalara götüreceğini ve bu teknolojinin 1 Nisan tarihi itibarıyla kullanılacağını belirten Karagözoğlu, "1980’lerde analog çağıyla başlayan teknolojik gelişim serüveni, yıllar içinde yeni ve köklü teknolojik yenilikleri getirdi. Yıllar içinde yaşanan bütün gelişmeler ise bizi 5G’ye taşıdı. Şimdi 5G için geri sayıma başladık. Yüksek veri kapasitesi, hız ve aynı anda milyonlarca cihazın bağlantısıyla mümkün olacak altyapısıyla 5G, kamu hizmetlerinden sağlığa, ulaşımdan güvenliğe kadar pek çok alanda dijital bir dönüşümün temsilcisi olacak. 5G’nin getireceği avantajları deneyimlenecek olmanın heyecanını hep birlikte yaşıyoruz. 5G ile verimlilik ve üretkenlik maksimum seviyelere ulaşacak, veri iletişimi hızlanacak. Akıllı hale gelen bütün cihazlarımızda 5G’nin dokunuşlarını deneyimleyeceğiz. Yakın zamanda yaptığımız 5G yetkilendirme ihalesi ile yeni Türkiye’nin yeni iletişiminin en büyük adımını attık. Bu süreçte Vodafone Türkiye de geçiş için altyapısal temeli oluşturdu. 5G ile uyumlu hale gelen altyapılarla artık ülkemizin dijital dönüşümü daha da hızlanacak. 5G ile dijital dönüşüm bir ivme kazanacak, altyapı ve rekabet avantajı oluşacak. Biz de BTK olarak ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonunun önemli bir parçası olan bu aşamayı dijital egemenliğimiz, ekonomik bağımsızlığımız ve 2053 hedefleri doğrultusunda atılmış önemli bir adım olarak görüyoruz. 4,5G şebekelerinde belirlediğimiz yerlilik oranı yüzde 45’i geçerek yüzde 52 seviyesine ulaştı. 5G ile de bu oranı yüzde 60’a çıkarmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.
15 Ocak 2026 Perşembe - 12:33 İllerin teknolojik gelişmişlik endeksinde ilk sırada Ankara, ikinci sırada İstanbul yer aldı Ankara Sanayi Odası’nın (ASO) hazırladığı İllerin Teknolojik Gelişmişlik Endeksi ASO-İLTEK 2025’e göre teknolojik gelişmişlikte Ankara birinci, İstanbul ise ikinci sıradaki yerini korudu. Söz konusu iki şehir, diğer illerle aralarında farkı açarak kendi ligini de oluşturdu. ASO, Türkiye’de ilk kez geçen yıl açıklanan İllerin Teknolojik Gelişmişlik Endeksi ASO-İLTEK’in 2025 yılı sonuçlarını açıkladı. Teknolojik gelişmişlikte Ankara birinci, İstanbul ise ikinci sıradaki yerini korurken, bu iki şehir diğer illerle aralarında farkı açarak kendi ligini oluşturdu. 81 ilin 5 farklı alt endeks ve 37 değişkene göre değerlendirildiği ASO-İLTEK 2025 sonuçlarına göre Ankara ve İstanbul’u sırasıyla Eskişehir, Kocaeli, İzmir, Kayseri, Bursa ve Sakarya takip etti. ASO Başkanı Seyit Ardıç, ASO-İLTEK 2025 sonuçlarının açıklandığı basın toplantısında Türkiye’nin teknoloji yolculuğunu ve endeks sonuçlarını değerlendirdi. Teknoloji alanında çok sayıda söylem ve stratejiye rağmen karşılaştırılabilir ve bütüncül bir haritanın eksikliğine dikkat çeken Ardıç, ASO-İLTEK’in bu ihtiyaçtan doğduğunu ifade etti. Amacın şehirleri yarıştırmak değil, kapasiteleri ölçmek, başarıyı görünür kılmak, riskleri erkenden teşhis etmek ve Türkiye’nin yüksek katma değerli üretime geçişini hızlandırmak olduğunu vurgulayan Ardıç, bu yıl ilk kez üç yıllık veri setinin analiz edildiğini belirtti. Ardıç, "Hangi illerin yükseldiğini, hangilerinin yerinde saydığını veya sessizce irtifa kaybettiğini artık somut verilere bakarak net biçimde görebiliyoruz. Çünkü teknoloji tek seferlik bir sıçrama değildir. Uzun soluklu bir maratondur. Bir endeksin gerçek değeri de tam burada ortaya çıkar. Tek bir yıl size bulunduğunuz noktayı gösterir zaman içindeki veri de hangi yöne gittiğinizi belirtir. Ankara Sanayi Odası olarak amacımız; Türkiye’nin teknoloji yolculuğunu yerel düzeye uzanan ve süreklilik taşıyan kurumsal bir hafızayla izlemek ve yön göstermektir. Bu nedenle ASO-İLTEK’i bir yayın değil, Türkiye’nin teknoloji navigasyonu olarak görüyoruz" açıklamasında bulundu. Teknolojinin ülkelerin gelişimini, şehirlerin yönünü ve kurumların ömrünü belirleyen ana eksen olduğunu söyleyen Ardıç, birçok ülkenin teknoloji üzerine inşa edilen yeni ekonomi, ticaret, sanayi politikalarını formüle ettiğini dile getirdi. "Ankara ve İstanbul diğer illerden net biçimde ayrışmaya başladı" ASO-İLTEK 2025 sonuçlarına göre Türkiye’nin tek parça bir teknoloji ülkesi olmadığını, üç farklı teknoloji katmanından oluştuğunu belirten Ardıç, "Birinci katmanda Ankara ve İstanbul vardır ve bu büyük iki ilimiz 2025’te diğer tüm illerden daha net biçimde ayrışmaya başlamış, kendi ligini oluşturmuştur. Ankara teknoloji üretiminde, İstanbul ise ticarileşmede liderliklerini pekiştirmiştir" değerlendirmesinde bulundu. İkinci katmanda Kocaeli, Eskişehir, Bursa, İzmir ve Kayseri gibi güçlü sanayi altyapısına sahip ancak teknoloji eşiklerinde zorlanan illerin yer aldığını söyleyen Ardıç, geçen yıl üst ligde yer alan Eskişehir ve Kocaeli’nin bir alt kategoriye düşmüş olmasının dikkat çekici olduğunu belirterek, "Bu tablo, güçlü üretim yapısının tek başına yeterli olmadığını, dijitalleşme ve Ar-Ge’ye hız vermeyen sanayi merkezlerinin güç kaybettiğini gösteriyor" dedi. "Üretimi güçlü ama dijital altyapısı zayıf iller geri düşüyor" Üçüncü katmanda ise potansiyeli olan fakat bunu harekete geçirmekte zorlanan geniş bir çeper bulunduğunu belirten Ardıç, en alt teknoloji kategorisindeki il sayısının 16’dan 18’e çıkmasının teknoloji dönüşümünün tabana yayılmasında sorun olduğuna işaret ettiğini söyledi. Ardıç, "Bu tablo bize Türkiye’nin teknoloji haritasında Ankara ve İstanbul’un ayrışmaya başladığına, diğer büyük sanayi kentlerinin ise zorlandığına işaret etmektedir. İller arasındaki farkın ana nedenini; fiber altyapı, geniş bant ve dijital erişim kalitesi oluşturuyor. Üretimi güçlü ama dijital altyapısı zayıf iller teknolojik gelişmişlikte geri düşüyor" diye konuştu. ASO-İLTEK 2025 sonuçlarının Türkiye’nin teknoloji üretim üssünün Ankara olduğunu gösterdiğini belirten Ardıç, araştırma ve yenilikçilik kapasitesinde ilk sırada olan Ankara’nın teknoloji üretiminde liderliğini güçlendirdiğine dikkat çekti. "Savunma sanayii teknoloji atılımı için kuvvetli bir kaldıraç" Ardıç, ASO-İLTEK 2025’in temasını ‘Savunma Teknolojileri’ olarak belirlediklerini ifade ederek, savunma sanayiinin yalnızca güvenlik alanı olmadığına, ekonominin yenilik ve teknoloji atılımı için kuvvetli bir kaldıraç görevi üstlendiğine dikkat çekti. Ankara’nın savunma sanayiindeki birikiminin, elektronik, yazılım, havacılık ve uzay gibi birçok alana yayılan çarpan etkisi ürettiğini söyleyen Ardıç, şöyle devam etti: "Türkiye’nin kilogram başına ihracat değeri 1,57 dolar iken, savunma ve havacılık sektöründe bu rakam tam 44 kat yükselerek 65 dolara çıkmaktadır. Bu nedenle Ankara’da geliştirilen teknoloji yalnızca belirli bir sektörü değil; Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim kapasitesini bütünüyle ileri taşımaktadır. Bu başarıyı sürdürülebilir kılmak için yeni bir perspektife daha ihtiyacımız var. Teknolojiyi üretmek kadar, insan kaynağını çekmek ve elde tutmak da kritik hale gelmiştir. Endeks sonuçları, Ankara’nın yetenek havuzunu genişletmesi ve yaşam kalitesi unsurlarını güçlendirmesi gerektiğini de açık biçimde işaret etmektedir. Ankara’nın teknoloji liderliği doğru adımlarla desteklendiğinde Türkiye’nin geleceğini belirleyecek en kritik kaldıraçlardan biri olacaktır." "Ankara derin teknolojinin, İstanbul ise dijital altyapının merkezidir" Türkiye’nin teknoloji omurgasını oluşturan Ankara ve İstanbul’un güçlerini farklı başlıklardan aldığını ve birbirlerinin tamamlayıcısı olduğunu söyleyen Ardıç, "Ankara araştırmanın, savunma sanayiinin ve derin teknolojinin, İstanbul ise dijital altyapının, finansın ve küresel bağlantıların merkezidir" dedi. Ardıç, bu iki merkezde üretilen teknoloji gücünün Anadolu’ya yayılmayı gerektiğini vurgulayarak, "ASO-İLTEK’in en kritik uyarılarından biri burada ortaya çıkıyor. Kocaeli, Eskişehir, Bursa ve İzmir gibi güçlü sanayi merkezlerimiz, dijitalleşme, Ar-Ge ve teknoloji çıktıları aynı anda ilerlemezse, irtifa kaybının kaçınılmaz olduğunu gösteriyor. Dün bizi taşıyan sanayi modeli, yarının teknoloji yarışında tek başına yeterli olmayacak. Bu bir mevcut sanayi yapısı veya politikası eleştirisi değildir. Sanayimizi daha güçlü bir geleceğe hazırlama çağrısıdır" değerlendirmesini yaptı. "Kayseri’nin patent, tasarım ve teknoloji tescillerindeki performansı, Anadolu’dan güçlü bir teknoloji mesajı vermekte" ASO-İLTEK sonuçlarının umut veren örnekler de sunduğunu ve Kayseri’nin bunlardan biri olduğunu belirten Ardıç, "Kayseri’nin patent, tasarım ve teknoloji tescillerindeki performansı, Anadolu’dan güçlü bir teknoloji mesajı vermektedir. Doğru ekosistem kurduğunda Anadolu’nun yüksek teknoloji ligine çıkabileceğini göstermektedir" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin sorunu teknoloji eksikliği değil, teknolojide eşik atlayamamak" ASO-İLTEK sonuçlarının herkese bulunduğu yerden daha ileriye gitme mesajı verdiğini söyleyen Ardıç, politika yapıcılara, iş dünyasına, üniversitelere şu mesajı verdi: "Tek tip teşvik anlayışı artık yeterli değildir. İl bazında veri temelli ve hedefli sanayi politikalarına ihtiyacımız vardır. Geleneksel üretim hâlâ değerli ama dijitalleşme ve yenilikle desteklemezsek rekabetçi olamayız. Üniversitelerin bilgi üretmesi çok kıymetlidir. Ama o bilgi şehirle ve sanayiyle buluşmadıkça beklenen dönüşüm gerçekleşmez. Türkiye’nin sorunu teknoloji eksikliği değildir, teknolojide eşik atlayamamaktır. Teknolojik dönüşüm bir merdivendir. Doğru basamağa basmazsanız düşersiniz. Raporumuz, bu merdivenin hangi basamaklarının sağlam, hangilerinin onarım istediğini gösteriyor. Ankara Sanayi Odası olarak biz ülkemizin teknoloji yolculuğunun sadece yeni girişimlerle değil, mevcut sanayinin dönüşümüyle hedefine varacağına inanıyoruz.’
15 Ocak 2026 Perşembe - 12:24 Libya askeri heyetini taşırken düşen uçakla ilgili soruşturmada görüntüler TÜBİTAK tarafından inceleniyor Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca Libya askeri heyetini taşırken düşen uçağa yönelik başlatılan soruşturmada, olaya ilişkin görüntü kayıtları TÜBİTAK tarafından inceleniyor. İncelemeler neticesinde hazırlanacak rapor dosyaya eklenecek. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında sadece kaza anı değil, personelin kaza öncesi süreci de incelemeye alındı. Bu çerçevede kazada hayatını kaybeden kişilerden alınan numuneler üzerinde yapılan incelemelerde kimliklendirme işlemleri tamamlandı. Libya heyetini Ankara’ya getiren mürettebatla ilgili yapılan araştırmalarda herhangi bir terör örgütü bağlantısına rastlanmadığı öğrenildi. Heyeti taşıyan uçağın düşüş anına ait kamera kayıtları ise, görüntüler üzerinden inceleme yapılması gerekçesiyle Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumuna (TÜBİTAK) gönderildi. TÜBİTAK’ın görüntü iyileştirme ve dijital analiz tekniklerini kullanarak hazırlayacağı rapor, soruşturma dosyasına eklenecek. Uçağın havada bir müdahaleye maruz kalıp kalmadığına dair ihtimal de incelenirken, kule ile uçak arasındaki tüm telsiz görüşmeleri teknik bilirkişi heyeti tarafından incelemeye alındı. Ayrıca Başsavcılık tarafından uçağın geçmişe dönük tüm periyodik bakım ve parça değişim kayıtları ile son teknik kontrollerini yapan kişilerin isim listesi talep edildi.
15 yaşındaki milli dart sporcusu Atasayar’dan önemli başarılar
12 Aralık 2025 Cuma - 14:56 15 yaşındaki milli dart sporcusu Atasayar’dan önemli başarılar Milli dart sporcusu Faruk Berkay Atasayar, hem Türkiye’de hem de uluslararası arenada elde ettiği derecelerle adından söz ettirmeye devam ediyor. Ankara doğumlu milli dart sporcusu Faruk Berkay Atasayar elde ettiği başarılarla dikkat çekiyor. Dart oynamaya başladığı günden bu yana hızlı bir yükseliş grafiği sergileyen genç sporcu, bugüne kadar Türkiye genelinde farklı organizasyonlarda 13 kez Türkiye şampiyonluğu elde ederek kendi yaş kategorisinin en başarılı sporcularından biri oldu. Atasayar, son olarak 25-31 Ekim tarihleri arasında Slovakya’da düzenlenen IDF U18 Dünya Şampiyonası’nda da büyük bir başarıya imza attı. Milli sporcu; U18 Bireysel dünya şampiyonu, U18 Duo kategorisi dünya şampiyonu, U18 Open kategorisi dünya üçüncüsü ve U18 Takımlar kategorisi dünya ikincisi ünvanlarını kazandı. Türkiye’de 2024-2025 sezonunda da şampiyonluklarını sürdüren Faruk Berkay Atasayar, özellikle uluslararası platformdaki performansıyla dikkat çekiyor. Genç sporcu, bireysel kategoride dünya şampiyonluğu kazanmasının yanı sıra çiftlerde dünya şampiyonluğuna, takım halinde ise dünya ikinciliğine ulaşarak çok yönlü yeteneğini bir kez daha kanıtladı. Uluslararası arenada elde ettiği derecelerle Türkiye’nin dart branşında yükselen yıldızı olarak gösterilen Atasayar, hedefinin dünya sıralamasında daha da yukarı çıkmak olduğunu belirtti. "İlk katıldığım turnuvada Türkiye 2.’si oldum" Dart oynamaya 13 yaşında başladığını ve öğretmenin tavsiyesiyle bu branşta ilerlediğini dile getiren Faruk Berkay Atasayar, "Darta 3 senedir devam ediyorum. Ben 7. sınıftayken Sevim öğretmenim tarafından darta başladım. Okul, dart takımı seçimi yapacağı için bütün sınıflardan katılmak isteyen öğrencileri topladı. Ben de eğlencesine katılmak istedim. Dart seçmesinde, öğretmenimizin anlattığı tarafıyla güzel ve başarılı bir şekilde 1. oyuncu olarak takıma seçildim. 1 buçuk, 2 ay çalıştıktan sonra il şampiyonasına hazırlandık. İl şampiyonasında, Ankara 4.’sü olduk. Ankara 4.’sü olduktan sonra yine 1 buçuk, 2 ay boyunca darta heves verdim, çalıştım. Ondan sonra Erdem Bütüner hocamız okulumuza atandı. Dart antrenmanları yapacağını söyledi ve dart branşı açtı. Okulumuzda ben de sürekli olarak dart antrenmanlarına katıldım. Bunun sonucunda Erdem hocam benim yetenekli olduğumu fark etti. İyi oynadığımı fark etti ve Türkiye şampiyonasına davet etti, katıldım. İlk katıldığım turnuvada Türkiye 2.’si oldum. Bunun gibi bir sürü Türkiye şampiyonlukları elde ettim" diye konuştu. "Dart çok sevdiğim bir spor" Dart oynamaktan ve turnuvalara katılmaktan dolayı keyif aldığını ve bu oyunun güçlü bir beyin gücü gerektirdiğini vurgulayan Atasayar, "Dart çok sevdiğim bir spor. Beyin koordinasyonuyla birlikte zevk aldığım bir spor. İzlerken, düşünürken çok zevk aldığım bir spor. Antrenman yaparak, videolar izleyerek, dartı hocalarımız tarafından öğrenerek iyi bir sporcu olabilirler. Kesinlikle dart oynasınlar. Çok zevkli ve eğlenceli bir spor olduğunu söylüyorum. Hedefim şu an Dünya Dart Şampiyonası’na (PDC) gitmek. PDC şu an dartın en yüksek kategorisi. Ülkemizden daha giden olmadı. İnşallah gideceğimi düşünüyorum. Cumhurbaşkanımı çok seviyorum, tanışmak istediğimi de buradan söylüyorum. Elini öpmek çok isterim" şeklinde konuştu. Erdem Tuner: "Onu gördüğümde başarıya ulaşabileceğimizi gözlemlemiştim" Faruk Berkay Atasayar’ın dart hocası ve aynı zamanda Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği mezunu Erdem Tuner ise Faruk’un olağanüstü bir tekniği olduğunu ifade ederek, şu cümlelere yer verdi: "Yaklaşık 7 senedir antrenörlük yapıyorum. Faruk Berkay ile Kahramankazan ilçesinde görevlendirildiğimde tanışmıştık. Onu gördüğümde zaten başarıya ulaşabileceğimizi gözlemlemiştim. Kendisinin atışı, duruşu bir dart sporcusunda olması gereken yetenek vardı. Açık konuşmak gerekirse haylaz bir çocuktu, her çocuk gibi. Ama gözlemlerimiz sonucunda başarıya ulaşabileceğini zaten görmüştük."
MHP Lideri Bahçeli, DEM Parti heyetini kabul etti
12 Aralık 2025 Cuma - 14:49 MHP Lideri Bahçeli, DEM Parti heyetini kabul etti Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Başkan Vekili ve DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan ile DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar’ı kabul etti. Görüşme sonrası yapılan ortak açıklamada sürecin 2. aşamasına geçildiği ve yasal bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğu vurgusu yapıldı.MHP Lideri Devlet Bahçeli, DEM Parti İmralı heyetinde yer alan TBMM Başkan Vekili ve Van Milletvekili Pervin Buldan, Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ve terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın avukatlık görevini üstlenen Asrın Hukuk Bürosu Üyesi Faik Özgür Erol ile Meclis’teki makamında bir araya geldi. Bahçeli, DEM Parti heyetini kapıda karşıladı. Basın kapalı gerçekleşen görüşme yaklaşık 50 dakika sürdü. Görüşme sonrası ortak basın açıklaması yapıldı. Çok verimli bir görüşmenin gerçekleştiğini ifade eden DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan, "2 Aralık tarihinde İmralı’da yapmış olduğumuz görüşme ve daha sonrasında yaşanan tartışmalara dair sayın Bahçeli ve heyetini bilgilendirdik. Sürecin geldiği aşamaları konuştuk Bundan sonra yapılması gerekenler konusunda da istişarelerde bulunduk. Sürecin geldiği aşama itibari ile yeni bir zemin üzerinde ya da yeni bir aşama üzerinde ilerlemek gerektiğini düşünüyoruz İkinci aşamaya geçtiğimizi söylemek gerekiyor. İkinci aşamada da yasal hukuki bir zemine ihtiyaç var. Yasal bir düzenlemeye ihtiyaç var. Bu yasal düzenleme elbette ki bir barış yasası olmalıdır. Şimdi bundan sonra hem komisyonun hem siyasi partilerin yapacağı çalışmalar bu düzeyde önemli olacaktır. O yüzden biz de kendi görüşlerimizi sayın Bahçeli’ye aktardık. Yasaya dair beklentilerimizi ve kendilerinin katkılarını istedik" dedi.Buldan’dan sonra açıklamada bulunan MHP Lideri Bahçeli, Pervin hanımın açıklıkla ifade ettiğini ve her cümlesine imzamı attığını söyledi. (HT
Bakan Işıkhan TÜRK-İŞ ve TİSK temsilcileriyle ön toplantı gerçekleştirdi
12 Aralık 2025 Cuma - 14:24 Bakan Işıkhan TÜRK-İŞ ve TİSK temsilcileriyle ön toplantı gerçekleştirdi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Asgari Ücret Tespit Komisyonu ilk toplantısı öncesinde Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar ve Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol ile bir araya geldi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Asgari Ücret Tespit Komisyonu görüşmeleri kapsamında Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar ve Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda bir ön toplantı gerçekleştirdi Bakan Işıkhan, Ağar’ın asgari ücreti belirleme çalışmaları ile ilgili taleplerini dinledi. Görüşmede her iki tarafın da yaklaşım ve değerlendirmelerinin Komisyon’un çalışmaları açısından önemli olduğunu belirten Işıkhan, sosyal diyalog ve istişare mekanizmalarının güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Sendikaların, asgari ücrete yönelik beklentilerinin, teklif ve önerilerinin değerlendireceğini belirten Işıkhan, "Bakanlık olarak sosyal diyaloğu esas alan bu çalışmalarımızı Komisyon olarak sürdüreceğiz. Asgari Ücret tespit Komisyonu’nun işleyişi içinde sonuna kadar, sosyal diyaloğa açık olarak süreci tamamlayacağımıza inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
3. Dünya Kültürleri Festivali’nde Guinness Dünya Rekoru kırıldı
12 Aralık 2025 Cuma - 14:09 3. Dünya Kültürleri Festivali’nde Guinness Dünya Rekoru kırıldı ‘En Çok Sayıda Ülkenin Ulusal Bayrakları ile Temsil Edildiği En Büyük Uluslararası Organizasyon’ kategorisinde Guinness Dünya Rekorları tarafından resmi aday ilan edilen 3. Dünya Kültürleri Festivali Ankara Ticaret Odası (ATO) Congresium’da gerçekleştirildi. 3. Dünya Kültürleri Festivali; Sirus Vakfı ve Ebrişem tarafından Uluslararası Gayrimenkul, İnşaat ve İnşaat Malzemeleri Fuarı XRE Fair tarafından XRE Gayrimenkul sponsorluğunda ve TEDB çözüm ortaklığında Ankara ATO Congresium’da gerçekleşti. ‘En Çok Sayıda Ülkenin Ulusal Bayrakları ile Temsil Edildiği En Büyük Uluslararası Organizasyon’ kategorisinde Guinness Dünya Rekorları tarafından resmi aday ilan edilen 3. Dünya Kültürleri Festivali ve Uluslararası Gayrimenkul ve İnşaat Malzemeleri Fuarı halka açık ve tamamen ücretsiz etkinliklerden oluşuyor. Festival programında 70’e yakın ülkeden geleneksel danslar, müzik dinletileri, geleneksel yemekler, kültürel söyleşiler ve ülkesel tanıtıcı videolar yer aldı. Festival bölümü Sirus Vakfı ve Ebrişem tarafından, fuar bölümü ise XRE Fair tarafından düzenlenen 3. Dünya Kültürleri Festivali, 12-13 Aralık tarihlerinde ziyaretçilerini bekliyor. Fuar kapsamında birçok ülkede gayrimenkul yatırımları ve inşaat sektörüne dair detaylı bilgilerin yer alacağı da belirtildi. Bunun yanı sıra stantlarda dünyanın birçok yerinde gayrimenkul projelerinin de bulunacağı açıklandı. "Festivalimizin içeriğinde geleneksel danslar, geleneksel müzik dinletileri gibi birbirinden farklı etkinlikler yer alıyor" Festivalin açılış konuşmasın yapan Sirus Vakfı Başkanı Serap Gürkan Firdevsi, Guinness Rekorlar Kitabı’na girmenin mutluluk verici olduğunu ve bundan dolayı tüm ülkelere teşekkürlerini ileterek, "İlkinde 30, ikincisinde 55 ve bugün de 63 farklı büyükelçiyi stant ve sahne etkinlikleriyle ağırlıyoruz. Ben gösterilen bu itimat için çok teşekkür ediyorum. Bu hiç şüphesiz benim şahsım için çok büyük bir şeref ve aynı zamanda çok büyük bir sorumluluk. Layık gördüğünüz için teşekkür ederim. Festivalimizin içeriğinde geleneksel danslar, geleneksel müzik dinletileri, geleneksel gastronomi workshopları, geleneksel kıyafetler gibi birbirinden farklı etkinlikler yer alıyor ve bu etkinliklere güç vermek için yurt dışından ve yurt içinden katılan kıymetli misafirlerimize çok teşekkür ediyorum. Bu yıl festival sahnemizde Gürcistan’ı kendi Eurovision yarışmasında temsil eden grubu ağırlıyoruz. İtalya’dan gelen Perulu dostlarımız var. Hiç şüphesiz Birinci Dünya Kültürleri Festivali’nden bugüne daima bize fikirleriyle destek olan Dışişleri Bakanlığımıza şükranlarımı arz ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığımız her festivalimizde birbirinden güçlü etkinliklerle yanımızda oldular. Kendilerine şükranlarımı arz ediyorum" diye konuştu. "Sirus Vakfı, kültür ve sanat alanında organizasyonlar gerçekleştiren bir kurum" Sirus Vakfı’nın geçmişte de bu tarz etkinliklerle kültür birliğine ev sahipliği yaptığını ifade eden Sirus Vakfı Başkanı Serap Gürkan Firdevsi, "Bugün 63 farklı ülkeyi temsil eden stant ve sahne etkinlikleriyle ağırlamanın gururunu yaşıyoruz ve bu haklı gururu bütün misafirlerimizle paylaşıyoruz. Sirüs Vakfı; kültür ve sanat alanında, aynı zamanda ekonomi alanında, uluslararası kurum ve kuruluşlarla, büyükelçilerle organizasyonlar gerçekleştiren bir kurum. Bu üçüncü festivalimiz. İlk festivalimizde 30 büyükelçilik yer aldı. İkincisinde 55 büyükelçiyi misafir ettik ve bu yıl 63 büyükelçiyi misafir etmiş bulunuyoruz. Sirüs Vakfı; büyükelçilikler, uluslararası kurum ve kuruluşlarla kültür, sanat ve ekonomi alanında etkili ve çoklu işbirlikleri kurmak üzere yola çıkmış olan bir kurum. Bu sadece Türkiye için değil, bütün dünya için de bir birlik günü oldu. Sirüs Vakfı’nın da temel misyonu ve ruhunu yansıtıyor aslında. Ben inanıyorum ki bugün herhangi bir ülkenin standında küçük hatıra yaşayan bir çocuk, bir yetişkin olduğunda bile bugünleri muhakkak hatırlayacak ve kalbinde buna ilişkin bir hatırası olacak. Bizim sevgi ektiğimiz bu süreç, barış olarak geri dönecek" şeklinde konuştu. "Gürcistan köklü tarihe sahiptir" Bu festivalde Gürcistan’ın geleneksel ürünlerini ve kültürünü tanıtmaktan mutluluk duyduğunu vurgulayan Gürcistan’ın Türkiye Büyükelçisi Archil Kalandia ise "Öncelikle bu güzel etkinliği organize eden herkese teşekkür ediyoruz. Gürcistan olarak ülkemizi tanıtma fırsatı sundukları için teşekkür ediyorum. Bugün Gürcistan standında geleneksel Gürcü kıyafetleri, el yapımı eserler yer alıyor. Gürcistan aslında sanat ülkesi diyebiliriz. Gürcistan’a özel geleneksel hediyelik eşyalar sergilenmiştir. Gürcistan köklü tarihe sahiptir. Gürcistan olarak komşu ülkenin başkentinde kültürümüzü tanıtmaktan gurur duyuyoruz" ifadelerine yer verdi. "Savaşlar bitsin" Festivalde Ukrayna standında yer alan ve dünyaya barış mesajı veren Ankara Ukrayna Derneği Başkanı Irina Barktukov ise "Burada bulunmaktan mutluluk ve huzur duyuyoruz. Burada herkes bizi seviyor. Rusya burada yok. Bu bizim için önemli bir olay. Rusya her gün çocuklarımızı öldürüyor. Böyle büyük bir etkinlikte onlar yok ama bizim olmamız çok iyi. Savaşlar bitsin. 4 senedir her gün ölüm izliyoruz. Suriye, Filistin ve Ukrayna’da her gün çocukların ölümünü görüyoruz" cümlelerini kullandı. "Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeye adayız" ‘En Çok Sayıda Ülkenin Ulusal Bayrakları ile Temsil Edildiği En Büyük Uluslararası Organizasyon’ kategorisinde Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeye aday olduklarını ve bu durumdu tüm organizasyon ekibiyle birlikte başardıklarını ifade eden XRE Başkanı Gülşah Artukoğlu ise, "3. Dünya Kültürleri Festivali’ne ev sahipliği yapmaktan çok mutluyuz. Burada 63 ülkenin büyükelçileri ile birlikte organizasyon yaptık. Amacımız kültürleri dünyaya tanıtmak. Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeye adayız. Festival güzel ve verimli geçiyor. Hepimiz sevgi, barış ve anlayış içinde yaşamak istiyoruz" cümlelerini kullandı.