Yerel Haberler
Ankara
Bakan Kacır: "3 milyar lira tutarında Faizsiz Finansman Desteği programını 10 Kalkınma Ajansımız ile 31 ilimizde eş zamanlı olarak ilan ediyoruz"
30 Mart 2026 Pazartesi - 15:20 Bakan Kacır: "3 milyar lira tutarında Faizsiz Finansman Desteği programını 10 Kalkınma Ajansımız ile 31 ilimizde eş zamanlı olarak ilan ediyoruz" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş (SoGreen) Projesi kapsamında yeni bir adımın atıldığını belirterek, Kalkınma Ajansları ile 3 milyar lira tutarında faizsiz finansman desteğini 31 şehirde hayata geçirileceğini ifade etti. Bakan Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Dünya Bankası iş birliğiyle hayata geçirilen 400 milyon dolar bütçeli Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş (SoGreen) Projesi’nde yeni bir adımın atıldığını bildirerek, "3 milyar lira tutarında Faizsiz Finansman Desteği programını 10 Kalkınma Ajansımız ile 31 ilimizde eş zamanlı olarak ilan ediyoruz. Kadınlar ve gençler başta olmak üzere, yeşil geçiş sürecinden etkilenecek grupların istihdamını destekliyoruz.Öncelikli sektörlerde kaynak verimliliği, temiz üretim, döngüsel ekonomi ve emisyon azaltıcı yatırımlarla yeşil geçişi hızlandırıyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Yerel Kalkınma Hamlesi vizyonu doğrultusunda, kalkınma ajansları eliyle 81 ilde yeşil dönüşümü ve sosyal kapsayıcılığı güçlendirdiklerini kaydeden Kacır, şehirlerin refahına büyük katkı sunmaya devam edeceklerini dile getirdi. Ayrıntılı bilgiye; https://www.sanayi.gov.tr/bolgesel-kalkinma-faaliyetleri/uluslararasi-projeler/01179b internet adresinden ulaşılabilecek.
Sıfır Atık’ta 9 yılda 90 milyon ton atık geri kazanıldı
30 Mart 2026 Pazartesi - 14:22 Sıfır Atık’ta 9 yılda 90 milyon ton atık geri kazanıldı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan, 9 yıl içerisinde 90 milyon ton atıktan geri kazanım sağlandığını açıkladı. 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü bu yıl 4’üncü kez kutlanıyor. Türkiye’nin öncülüğünde ilan edilen günün 2026 teması "gıda israfı" olurken, COP31 sürecinde Sıfır Atık yaklaşımının küresel ölçekte öne çıkarılması hedefleniyor. Sıfır Atık Hareketi, uygulamaya alındığı 2017 yılından bu yana çevre ve ekonomi alanında önemli kazanımlar sağladı. Türkiye genelinde 217 bin bina ve yerleşke sisteme dahil olurken, geri kazanım oranı 2017’deki yüzde 13 seviyesinden 2025 itibarıyla yüzde 37,53’e yükseldi. Türkiye, bu oranı 2035’te yüzde 60’a, 2053’te ise yüzde 70’e çıkarmayı planlıyor. Proje kapsamında bugüne kadar 90 milyon ton geri kazanılabilir atık ekonomiye kazandırıldı. Bu süreçte yaklaşık 365 milyar liralık ekonomik katkı sağlandı. Aynı zamanda 270 milyar kilowatt saat enerji, 2 trilyon litre su ve 60 milyar litre petrol tasarrufu elde edildi. Sıfır Atık uygulamaları sayesinde 613 milyon ağacın kesilmesi önlendi, 180 milyon ton sera gazı salınımının da önüne geçildi. Çevre Yönetimi Genel Müdürü Turan, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’nde Ankara’daki sıfır atık uygulamalarında örnek olan Altındağ Belediyesi Sıfır Atık Eğitim Merkezi’nde çocuklara verilen eğitimde bir araya geldi ve açıklamalarda bulundu. "9 yıl içerisinde 90 milyon ton atıktan geri kazanım sağladık" BM Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Sıfır Atık Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan’ın himayelerinde başlayan Sıfır Atık Projesi’nin, bugün 9’uncu yılını tamamladığını belirten Turan, "Dünyaya ilham olan bu proje, 2022 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 30 Mart’ın Uluslararası Sıfır Atık Günü ilan edilmesiyle taçlandırıldı. Bu seneki temamız, gıda israfının azaltılması. 2017 yılından bu yana geçen 9 yıl içerisinde kazanımlara sayısal olarak baktığımızda 90 milyon ton atıktan geri kazanım sağladık. Bu 90 milyon tonun 30 milyon tonu kağıt, karton, 10 milyon tonu plastik atıklar, 3,5 milyon tonu cam atıkları, 9 milyon tonu metal atıklar ve yine bir 30 milyon ton kadar organik atıklar var. Bu geri kazanımdaki maksat, bu atıkların bertarafı için ciddi bir enerji ve alan ihtiyacı söz konusu. Aslında bunlar ekonomiye kazandırıldığında bu çerçevede hem çevresel hem de iklim anlamında ciddi kazanımlar elde ettik. Bu geri kazanım sayesinde 55 bin futbol sahası kadar alanı atık depolamak için kullanmamış olduk. İstanbul’un 2 yıllık su ihtiyacına denk gelen 2 trilyon litre suyu tasarruf etmiş olduk. Aynı zamanda Türkiye’deki motorlu taşıtların 1 yıllık akaryakıt ihtiyacına denk petrol ürünlerini tasarruf etmiş olduk" dedi. "Denizlerde 325 tondan fazla atık toplandı" Altındağ Belediyesi’nin Millet Bahçesi’ndeki Sıfır Atık Atölye Sergisi’ne dair açıklamada bulunan Turan, "Çocuklarımıza sıfır atık bilinçlendirme eğitimleri veriliyor. Bu eğitimler sadece kuramsal, teorik, bilgi yükleme dayalı eğitimler değil aslında. Buradaki dene yap atölyesi içerisinde çocukların kendi el becerileriyle atık olarak değerlendirdiğimiz maddelerde yeni ürünlerin tasarımı, ekotasarım mantığıyla nasıl yapılabildiğinin farkındalığını oluşturmaya çalışıyoruz. Buradaki temel felsefemiz aslında, insanoğlu doğanın sahibi değil, doğanın bir parçası. Karşılıklı saygı içerisinde ilişkinin yürümesi gerekiyor. Öte taraftan doğayı ve çevreyi gelecek nesillere teslim edilebilecek bir emanet olarak bakıyoruz. Sıfır atık bir anlamda küresel iklim değişikliği için de anahtar bir rol üstlenmiş durumda. Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak ülkemizin Sıfır Atık Mavi Hareketiyle ciddi deniz atıklarında, hayalet ağların toplanmasında çalışmalarımız oldu. Denizlerde 325 tondan fazla atık toplandı. Yaklaşık 23 bin kamyona denk geliyor" ifadelerini kullandı. "Bu kazanımları artırarak devam ettireceğiz" Bu projeyi yaygınlaştırarak devam ettireceklerini belirten Turan, "Kasım ayında Antalya’da ev sahipliğini gerçekleştireceğimiz COP 31 İklim Zirvesi’nin ajandalarının başında sıfır atık geliyor. Bu çerçevede yine Kasım ayında İklim Zirvesi’nde de sıfır atık ile ilgili tüm tecrübe paylaşımlarını diğer ülkelerle paylaşacağız. Geçen hafta perşembe ve cuma günü New York’ta Bakanımız Murat Kurum’un başkanlığında, COP Başkanı olarak New York’ta, Birleşmiş Milletler’de hem sıfır atık gününü kutlamak hem de COP ajandası ile ilgili bilgi vermek için bulunduk. Orada yine üye ülkelerin tamamının ciddi bir teveccühü ile karşılaştık. Bu çerçevede biz bu kazanımları artırarak devam ettireceğiz" şeklinde konuştu. Türkiye, depozito yönetim sistemi, tek kullanımlık plastiklerin azaltılması ve deniz kirliliğiyle mücadele gibi uygulamalarla Sıfır Atık yaklaşımını yaygınlaştırmaya devam ediyor. Yetkililer, bu sürecin gelecek dönemde daha da genişletilerek hem çevresel hem de ekonomik kazanımların artırılmasını hedefliyor.
Bakan Bayraktar: "Türkiye’de bugün yaklaşık 2 bin 500 megavat kurulu güçle atıklardan enerji üretimi söz konusu"
30 Mart 2026 Pazartesi - 14:18 Bakan Bayraktar: "Türkiye’de bugün yaklaşık 2 bin 500 megavat kurulu güçle atıklardan enerji üretimi söz konusu" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Türkiye’de bugün yaklaşık 2 bin 500 megavat kurulu güçle atıklardan enerji üretimi söz konusu. Yaklaşık 300’e yakın tesiste bu faaliyet yürütülüyor. Bu, enerji güvenliğimiz için de çok önem arz ediyor" dedi. Bakan Bayraktar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde 2017 yılında Sıfır Atık Hareketi olarak başlatılan ve 14 Aralık 2022’de Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nca Türkiye’nin sunduğu karar tasarısının kabul edilmesiyle ilan edilen 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu. Bakan Bayraktar, 2017 yılında Emine Erdoğan’ın başlattığı bu inisiyatifin, artık küresel bir markaya dönüştüğünü belirterek "Dünya büyük bir enerji kriziyle karşı karşıya. Bölgemizde yaşanan jeopolitik gerilim, artık bir savaşa dönmüş durumda ve şu anda enerji kaynaklarına erişimle alakalı çok önemli sıkıntılar dünyamızı bekliyor, bölgeyi bekliyor. Dolayısıyla böyle bir ortamda enerjimizi daha verimli kullanmak ve atığı döngüsel ekonomiye katabilmek çok daha anlamlı ve önemli hale geliyor" ifadelerini kullandı. İnsanlığın enerjisini verimli kullanması ve atığını geri kazanması gerektiğine de dikkati çeken Bayraktar, "Bizim medeniyet anlayışımızın, medeniyet tasavvurumuzun gereği de bu. Dolayısıyla yaklaşık 10 yıl önce başlayan inisiyatif, bugün dünyada Birleşmiş Milletler kapsamında kabul görmüş ve bir marka haline geliyor" diye konuştu. 2 bin 500 megavat kurulu güçle atıklardan enerji üretimi Bayraktar, "Türkiye’de bugün yaklaşık 2 bin 500 megavat kurulu güçle atıklardan enerji üretimi söz konusu. Yaklaşık 300’e yakın tesiste bu faaliyet yürütülüyor. Bu, enerji güvenliğimiz için de çok önem arz ediyor. Aynı zamanda dışa bağımlılığımızı da düşürmüş oluyoruz, emisyonlarımızı düşürmüş oluyoruz" açıklamasında bulundu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı olarak döngüsel ekonomiye katkı sunmak adına atıkları kullandıklarını kaydeden Bayraktar, Bakanlık personellerinin tüketim alışkanlıklarını ve davranışlarını değiştirmekle alakalı da önemli adımlar atıklarını, yaklaşık 11 bin çalışana eğitim verdiklerini anlattı. Türkiye’nin bu yıl Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapacağını anımsatan Bayraktar, Sıfır Atık Projesinin COP 31’de daha geniş bir yelpazede karşılık bulacağını ve Sıfır Atık inisiyatifinin bütün dünya için iyilik üreten, fayda üreten bir küresel marka haline geleceğini de ifade etti. Tonlarca atık geri kazanıldı Öte yandan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, devreye aldığı Sıfır Atık uygulamaları ile önemli kazanımlar elde etti. Bu kapsamda, sadece 2024 yılında, yaklaşık 5 bin ton atık geri kazanılırken 10 milyon 845 bin kWh enerji tasarrufu ve 10 bin ton karbondioksit sera gazı azalımı sağlandı. Ayrıca, Bakanlığın merkez kampüsünde Depozito Yönetim Sistemi uygulamaya alındı. Kullanıma açılan depozito iade makinası ile ‘Depozitosu Olan Ambalajlar’ (DOA) logosu taşıyan plastik, cam ve alüminyum ambalajlar geri kazanılmaya başlandı. Son 6 yılda, Bakanlığın bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşları tarafından 26 milyon tonun üzerinde atık bertaraf edilirken, 6 milyon 900 bin ton atık geri kazanıldı. Yine aynı dönemde 1 milyon tondan fazla atık alternatif ham madde olarak değerlendirildi.
Çankaya Belediye Başkanı Güner, iki yıllık görev süresini değerlendirdi
30 Mart 2026 Pazartesi - 14:14 Çankaya Belediye Başkanı Güner, iki yıllık görev süresini değerlendirdi Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, geride kalan iki yıllık görev süresiyle ilgili "İlk kez Büyükşehir Belediyesi’nde 10 belediye meclisi üyesinin tamamını Çankaya’dan giden Cumhuriyet Halk Partili (CHP) belediye meclis üyeleri oluşturdu" açıklaması yaptı. Başkan Güner, görev süresinin ilk iki yılında gerçekleştirilen projeler, sosyal belediyecilik uygulamaları ve önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerle ilgili açıklamalarda bulundu. Gücünü halktan aldığını, bugüne kadar Çankaya’da tek başına girdiği tüm seçimler içerisinde aldıkları en yüksek oya ulaştıklarını belirten Güner, şunları dedi: "En yüksek belediye meclis üyesi sayısına ulaştık. İlk kez Büyükşehir Belediyesi’nde 10 belediye meclisi üyesinin tamamını Çankaya’dan giden Cumhuriyet Halk Partili belediye meclis üyeleri oluşturdu. Bu Çankaya’nın bize vermiş olduğu büyük desteği gösteriyor, gücü gösteriyor. Yönümüzü halka döndük. Çalışmaların tamamında ya seçmenlerimizin sokaktaki buluşmalarımızda yaptığımız anketlerde ve bunun yanı sıra kent konseyimiz gibi diğer birleşenler gibi alan çalışması yapan, saha taraması yapan ya da sivil toplum kuruluşlarınızın çalışmalarıyla ortaya konulan beklenti ve talepleri aldık ve onların istediklerine göre halkın isteğine göre bir belediyecilik anlayışını hayata geçirdik. Bu daha çok bugün hepinizin de fark ettiği üzere tüm belediyeler için daha çok sosyal belediyeciliği öne çıkaran bir anlayıştır. Biz hesabımızı halka veriyoruz dedik. Yarın da aynı açıklamaları halkımızla paylaşacağız."
Bakan Bayraktar: "Türkiye’de bugün yaklaşık 2 bin 500 megavat kurulu güçle atıklardan enerji üretimi söz konusu"
30 Mart 2026 Pazartesi - 14:09 Bakan Bayraktar: "Türkiye’de bugün yaklaşık 2 bin 500 megavat kurulu güçle atıklardan enerji üretimi söz konusu" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Türkiye’de bugün yaklaşık 2 bin 500 megavat kurulu güçle atıklardan enerji üretimi söz konusu. Yaklaşık 300’e yakın tesiste bu faaliyet yürütülüyor. Bu, enerji güvenliğimiz için de çok önem arz ediyor" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde 2017 yılında Sıfır Atık Hareketi olarak başlatılan ve 14 Aralık 2022’de Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu tarafından Türkiye’nin sunduğu karar tasarısının kabul edilmesiyle ilan edilen 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu. Bakan Bayraktar, 2017 yılında Emine Erdoğan’ın başlattığı bu inisiyatifin, artık küresel bir markaya dönüştüğünü belirterek "Dünya büyük bir enerji kriziyle karşı karşıya. Bölgemizde yaşanan jeopolitik gerilim, artık bir savaşa dönmüş durumda ve şu anda enerji kaynaklarına erişimle alakalı çok önemli sıkıntılar dünyamızı bekliyor, bölgeyi bekliyor. Dolayısıyla böyle bir ortamda enerjimizi daha verimli kullanmak ve atığı döngüsel ekonomiye katabilmek çok daha anlamlı ve önemli hale geliyor" ifadelerini kullandı. İnsanlığın enerjisini verimli kullanması ve atığını geri kazanması gerektiğine de dikkati çeken Bayraktar, "Bizim medeniyet anlayışımızın, medeniyet tasavvurumuzun gereği de bu. Dolayısıyla yaklaşık 10 yıl önce başlayan inisiyatif, bugün dünyada Birleşmiş Milletler kapsamında kabul görmüş ve bir marka haline geliyor" diye konuştu. 2 bin 500 megavat kurulu güçle atıklardan enerji üretimi Bayraktar, "Türkiye’de bugün yaklaşık 2 bin 500 megavat kurulu güçle atıklardan enerji üretimi söz konusu. Yaklaşık 300’e yakın tesiste bu faaliyet yürütülüyor. Bu, enerji güvenliğimiz için de çok önem arz ediyor. Aynı zamanda dışa bağımlılığımızı da düşürmüş oluyoruz, emisyonlarımızı düşürmüş oluyoruz" açıklamasında bulundu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı olarak döngüsel ekonomiye katkı sunmak adına atıkları kullandıklarını kaydeden Bayraktar, Bakanlık personellerinin tüketim alışkanlıklarını ve davranışlarını değiştirmekle alakalı da önemli adımlar atıklarını belirten Bakan Bayraktar, yaklaşık 11 bin çalışana eğitim verdiklerini anlattı. Türkiye’nin bu yıl Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapacağını anımsatan Bakan Bayraktar, Sıfır Atık Projesinin COP 31’de daha geniş bir yelpazede karşılık bulacağını ve Sıfır Atık inisiyatifinin bütün dünya için iyilik üreten, fayda üreten bir küresel marka haline geleceğini de ifade etti. Tonlarca atık geri kazanıldı Öte yandan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, devreye aldığı Sıfır Atık uygulamaları ile önemli kazanımlar elde etti. Bu kapsamda, sadece 2024 yılında, yaklaşık 5 bin ton atık geri kazanılırken 10 milyon 845 bin kWh enerji tasarrufu ve 10 bin ton karbondioksit sera gazı azalımı sağlandı. Ayrıca, Bakanlığın merkez kampüsünde Depozito Yönetim Sistemi uygulamaya alındı. Kullanıma açılan depozito iade makinası ile ‘Depozitosu Olan Ambalajlar’ (DOA) logosu taşıyan plastik, cam ve alüminyum ambalajlar geri kazanılmaya başlandı. Son 6 yılda, Bakanlığın bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşları tarafından 26 milyon tonun üzerinde atık bertaraf edilirken, 6 milyon 900 bin ton atık geri kazanıldı. Yine aynı dönemde 1 milyon tondan fazla atık alternatif ham madde olarak değerlendirildi.
Çankaya Belediye Başkanı Güner, geride kalan iki yıllık görev süresini değerlendirdi
30 Mart 2026 Pazartesi - 14:07 Çankaya Belediye Başkanı Güner, geride kalan iki yıllık görev süresini değerlendirdi Geride kalan iki yıllık görev süresiyle ilgili açıklamalarda bulunan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, "İlk kez Büyükşehir Belediyesi’nde 10 belediye meclisi üyesinin tamamını Çankaya’dan giden Cumhuriyet Halk Partili (CHP) belediye meclis üyeleri oluşturdu" dedi. Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, görev süresinin ilk iki yılında gerçekleştirilen projeler, sosyal belediyecilik uygulamaları ve önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerle ilgili gazetecilere açıklamalarda bulundu. Gücünü halktan aldığını, bugüne kadar Çankaya’da tek başına girdiği tüm seçimler içerisinde aldıkları en yüksek oya ulaştıklarını belirten Güner, şunları dedi: "En yüksek belediye meclis üyesi sayısına ulaştık. İlk kez Büyükşehir Belediyesi’nde 10 belediye meclisi üyesinin tamamını Çankaya’dan giden Cumhuriyet Halk Partili belediye meclis üyeleri oluşturdu. Bu Çankaya’nın bize vermiş olduğu büyük desteği gösteriyor, gücü gösteriyor. Yönümüzü halka döndük. Çalışmaların tamamında ya seçmenlerimizin sokaktaki buluşmalarımızda yaptığımız anketlerde ve bunun yanı sıra kent konseyimiz gibi diğer birleşenler gibi alan çalışması yapan, saha taraması yapan ya da sivil toplum kuruluşlarınızın çalışmalarıyla ortaya konulan beklenti ve talepleri aldık ve onların istediklerine göre halkın isteğine göre bir belediyecilik anlayışını hayata geçirdik. Bu daha çok bugün hepinizin de fark ettiği üzere tüm belediyeler için daha çok sosyal belediyeciliği öne çıkaran bir anlayıştır. Biz hesabımızı halka veriyoruz dedik. Yarın da aynı açıklamaları halkımızla paylaşacağız.
DMM: "Türkiye’nin İran’ın lehine savaşa müdahil olacağı veya Lübnan’a gireceği’ yönündeki iddialar dezenformasyon ürünüdür"
30 Mart 2026 Pazartesi - 13:54 DMM: "Türkiye’nin İran’ın lehine savaşa müdahil olacağı veya Lübnan’a gireceği’ yönündeki iddialar dezenformasyon ürünüdür" Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), "Bazı sosyal medya paylaşımlarında yer alan ‘Türkiye’nin İran’ın lehine savaşa müdahil olacağı veya Lübnan’a gireceği" yönündeki iddialar dezenformasyon ürünüdür" açıklamasında bulundu. İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi bazı sosyal medya paylaşımlarında "Türkiye’nin İran’ın lehine savaşa müdahil olacağı veya Lübnan’a gireceği" iddialarının gerçeği yansıtmadığını açıklandı. "Türkiye’nin İran’ın lehine savaşa müdahil olacağı veya Lübnan’a gireceği’ yönündeki iddialar dezenformasyon ürünüdür" Konuya ilişkin Dezenformasyonla Mücadele Merkezi resmi hesabından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bazı sosyal medya paylaşımlarında yer alan ‘Türkiye’nin İran’ın lehine savaşa müdahil olacağı veya Lübnan’a gireceği’ yönündeki iddialar dezenformasyon ürünüdür. Türkiye Cumhuriyeti, başından itibaren savaşın tarafı olmadığını ifade etmiştir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; saldırıların bir an önce sona ermesi, savaşın yayılmasının engellenmesi ve kalıcı barışın tesisi için yoğun bir diplomatik çaba göstermektedir. Türkiye’nin bu tutumu, başta çatışan taraflar olmak üzere bütün aktörlerce takdir edilmektedir. Bu tür dezenformasyon içerikli paylaşımlar, aynı zamanda psikolojik savaşın bir parçası olup, Türkiye’nin imajına zarar vermeyi ve krizdeki yapıcı rolünü de gölgelemeyi amaçlamaktadır. Kamuoyunun asılsız iddialara itibar etmemesi, yalnızca resmi makamların açıklamalarını dikkate alınması önemle rica olunur."
Emine Erdoğan: "Küresel ölçekte israf edilen gıdanın sadece dörtte birini kurtarabilsek dünyadaki açlığa son verebiliriz"
30 Mart 2026 Pazartesi - 13:43 Emine Erdoğan: "Küresel ölçekte israf edilen gıdanın sadece dörtte birini kurtarabilsek dünyadaki açlığa son verebiliriz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, "Küresel ölçekte israf edilen gıdanın sadece dörtte birini kurtarabilsek dünyadaki açlığa son verebiliriz. Dünyada her yıl 5.8 trilyon tabak yemeğe eşdeğer 2.3 milyar ton gıda tüketilmeden kaybediliyor" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi, Birleşmiş Milletler (BM) Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Sıfır Atık Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan, 30 Mart’ın "Uluslararası Sıfır Atık Günü" olarak ilan edilmesinin dördüncü yıl dönümü kapsamında video mesaj yayımladı. Mesajında gıda tüketimi hakkında mesajlar veren Emine Erdoğan, küresel sera emisyonlarının yüzde 8 ila 10’unun sebebi gıda kaybı ve israfı olduğunu belirtti. "Küresel ölçekte israf edilen gıdanın sadece dörtte birini kurtarabilsek dünyadaki açlığa son verebiliriz" Uluslararası Sıfır Atık gününün dördüncü yılını birlikte kutlamanın mutluluğunu yaşadığını ifade eden Erdoğan, "Sıfır Atık vizyonunu tüm dünyaya ulaştıran büyükelçiliklerimize, Birleşmiş Milletler’e, Birleşmiş Milletler Çevre Programı’na, Birleşmiş Milletler Habitat’a ve tüm sıfır atık gönüllülerine şükranlarımı sunuyorum. Bu yılki temamızı ‘Gıda İsrafı’ olarak belirledik. Çünkü bugün dünyada 673 milyon insan açlıkla mücadele ediyor. 2 milyardan fazla insan yeterli ve dengeli beslenemiyor. Her 12 kişiden biri kronik açlık riski altında yaşamını sürdürüyor. Bu nedenle istedik ki çöpe attığımız her yiyeceğin ardında oluşan zincirleme etkileri fark edelim ve bu gidişata hep birlikte dur diyelim. Böylece Afrika’da, Asya’da, Gazze’de ve birçok coğrafyada açlıkla ölüm arasındaki o korkunç sınırda yaşayan kardeşlerimizin yanında yer alabilelim. Ne acıdır ki dünyada 5 yaş altı çocuk ölümlerinin yaklaşık yarısı açlıktan kaynaklanıyor. Nice çocuk büyüyemeden, güzel bir gün göremeden hayata veda ediyor. Halbuki küresel ölçekte israf edilen gıdanın sadece dörtte birini kurtarabilsek dünyadaki açlığa son verebiliriz. Dünyada her yıl 5.8 trilyon tabak yemeğe eşdeğer 2.3 milyar ton gıda tüketilmeden kaybediliyor. Ziyan edilen her bir lokmada hayatı o lokmaya bağlı insanların hakkı var. Savaş bölgelerinde açlık ve susuzluktan kıvranan insanların yakarışları var. Unutmayalım ki gıda kaybının ve israfının faturasını tüm insanlık birlikte ödüyor" ifadelerini kullandı. "Gelin el ele verelim, küçük adımlarla büyük mesafeler kat edelim" Küresel sera emisyonlarının yüzde 8 ila 10’unun sebebinin gıda kaybı ve israfı olduğuna dikkati çeken Emine Erdoğan şöyle devam etti: "Gıda İsrafı Endeksi raporuna göre gıda israfının yüzde 60’ı evlerde gerçekleşiyor. Demek ki bizler biraz dikkat biraz farkındalık ve küçük davranış değişiklikleriyle pekala bu büyük israfın önüne geçebiliriz. Nitekim 2017 yılında başlattığımız ‘Sıfır Atık’ projesinde bugüne kadar edindiğimiz tecrübeler bize gösterdi ki davranış değişikliği en güçlü çevre ve iklim politikasıdır. Yani sorumlu bir davranış tüm insanlığı ve doğayı halka halka kuşatan bir iyilik dalgasına dönüşebilir. Mesela sadece bir meyveyi çürütmeyerek bile o meyvenin yetişmesi için sarf edilen suyu, enerjiyi ve insan emeğini boşa harcamamış oluruz. Aynı zamanda doğanın kendini yenilemesine fırsat verir, çevre kirliliğinin ve sera gazı emisyonlarının azalmasına katkı sağlarız. O halde gelin el ele verelim, küçük adımlarla büyük mesafeler kat edelim. Mutfaklarımızı israf merkezleri olmaktan kurtaralım, onları nimete vefa mekanları yapalım. En önemlisi de bereketin kıymet bilmekle arttığını unutmayalım ve çocukların aç kalmadığı adil bir dünyayı omuz omuza kuralım."