Yerel Haberler
Ankara
Bakan Ersoy’dan 2026 turizmi için kritik toplantı
30 Mart 2026 Pazartesi - 17:31 Bakan Ersoy’dan 2026 turizmi için kritik toplantı Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) bünyesinde gerçekleştirilen yönetim ve danışma kurulu toplantılarında, 2026’da turizm sektörünün mevcut durumu ile önümüzdeki döneme ilişkin adımlar ele alındı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TGA bünyesinde gerçekleştirilen yönetim ve danışma kurulu toplantılarında, 2026’da turizm sektörüne ilişkin adımlar masaya yatırıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla İstanbul’da düzenlenen toplantılarda, küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin sektöre etkileri değerlendirilirken, Türkiye’nin turizmdeki güçlü konumunu koruyacak ve ileri taşıyacak yol haritası belirlendi. Toplantıda sektörün mevcut görünümü, pazarlama stratejileri ve hedef pazarlar doğrultusunda atılacak adımlar değerlendirilirken; turizm çeşitliliğini artırmaya yönelik çalışmalar ve uluslararası rekabet gücünü güçlendirecek politikalar üzerinde durulduğu belirtildi. Sahadan gelen talepler doğrultusunda geliştirilecek projeler değerlendirildi TGA Yönetim Kurulu toplantısının ardından, yine Bakan Ersoy’un katılımıyla gerçekleştirilen danışma kurulu toplantısında sektör paydaşlarının görüş ve önerileri ele alındı. Toplantılarda; turizmde sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek uygulamalar, yeni iş birlikleri ve sahadan gelen talepler doğrultusunda geliştirilecek projeler kapsamlı şekilde değerlendirildi. Küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin turizm hareketliliği üzerindeki muhtelif etkileri her iki toplantının da önemli gündem maddeleri arasında yer aldığı ifade edildi. Bu kapsamda Türkiye’nin turizmde istikrarını koruyacak, risklere karşı dayanıklılığını artıracak ve sektörün dinamizmini sürdürecek adımların atılmasına yönelik değerlendirmeler yapıldı. TGA Yönetim Kurulu toplantısına; Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Bakan Başdanışmanı A. Tayfun Topal ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürü Timuçin Güler’in yanı sıra sektörün farklı alanlarını temsil eden isimler katıldı. Yönetim kurulu üyeleri arasında; THY Marka ve Tanıtım Başkanı Rafet Fatih Özgür, Havalimanları ve Terminal İşletmeleri temsilcisi Serkan Kaptan, Akdeniz Bölgesi temsilcileri Cengiz Haydar Barut, Hüseyin Gümrükçüler ve Ece Tonbul, Ege Bölgesi temsilcisi Ercan Torunoğulları, Güneydoğu Anadolu Bölgesi temsilcisi Deniz Güler, İç Anadolu Bölgesi temsilcisi Murat Yavuz, Marmara Bölgesi temsilcileri Mahir Özbek, Murat Başer ve Hediye Güral, Seyahat Acentaları temsilcisi Hüseyin Kurt ile Yeme İçme ve Eğlence Tesisleri temsilcisi Mehmet Akdağ yer aldı.
Uluslararası sigara kaçakçılığı örgütüne operasyon: 9 şüphelinin mal varlıklarına el konuldu
30 Mart 2026 Pazartesi - 16:58 Uluslararası sigara kaçakçılığı örgütüne operasyon: 9 şüphelinin mal varlıklarına el konuldu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, ’Baybaşin’ suç örgütünün sigara kaçakçılığından elde ettiği belirtilen gelirleri, Türkiye’de şirketler ve gayrimenkuller üzerinden akladığı belirlendi. Soruşturma kapsamında 9 kişinin mal varlığına el konuldu. Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerinin Aklanması Bürosu tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde, 24 Mart 2026 tarihinde Avrupa Polis Teşkilatı (Europol) desteğiyle İtalya, Polonya, Fransa, Birleşik Krallık ve İsviçre kolluk kuvvetlerinin katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Londra merkezli olduğu belirlenen ve liderliğini Hüseyin Baybaşin’in oğlu Hasan Ferhat Baybaşin’in yaptığı, yöneticiliğini ise Çağdaş Duran’ın üstlendiği organize suç örgütü hedef alındı. Operasyon kapsamında 6 şüpheli gözaltına alınırken, yaklaşık 2,5 milyon avro değerindeki mal varlığına el konuldu. İtalyan makamlarıyla yapılan bilgi paylaşımı doğrultusunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığı ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Daire Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalarda, Hasan Ferhat Baybaşin ve Çağdaş Duran’ın yurt dışında sigara kaçakçılığından elde ettikleri gelirleri Türkiye’de akladıkları tespit edildi. Şüphelilerin söz konusu gelirleri Diyarbakır’da bulunan 2 şirket ile Aydın’daki gayrimenkuller üzerinden akladıkları belirlendi. Soruşturma kapsamında Hasan Ferhat Baybaşin ve Çağdaş Duran ile yakınları olan A.D., S.D., C.D., C.D., H.B., N.B. ve Ğ.B. isimli toplam 9 şüphelinin Diyarbakır’daki şirket paylarına, Aydın’daki tüm taşınmazlarına, araçlarına, banka hesaplarına ve kripto varlık hizmet sağlayıcılar nezdindeki tüm hak ve alacaklarına el konuldu.
Bakan Kacır: "Daha yaşanabilir ve adil bir dünya için israfı azaltmak, kaynaklara sahip çıkmak ve sorumluluk almak hepimizin ortak görevi"
30 Mart 2026 Pazartesi - 15:54 Bakan Kacır: "Daha yaşanabilir ve adil bir dünya için israfı azaltmak, kaynaklara sahip çıkmak ve sorumluluk almak hepimizin ortak görevi" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’ne ilişkin, "Daha yaşanabilir ve adil bir dünya için israfı azaltmak, kaynaklara sahip çıkmak ve sorumluluk almak hepimizin ortak görevi" dedi. Bakan Kacır, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’ne ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu. ‘Sıfır Atık’ yaklaşımının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde hayata geçirildiğini belirten Kacır, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunun ilan ettiği 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’nün kapsamına dair şu ifadeleri kullandı: "Bu yıl ‘Gıda İsrafı’ temasıyla anılan bu özel gün, çoğu zaman fark etmediğimiz büyük bir kayba dikkat çekiyor. Her yıl dünyada milyarlarca ton gıda tüketilmeden, toprağın verimi, suyun değeri ve emeğin karşılığıyla birlikte kayboluyor. Gıda israfı geleceğimizi tehdit ediyor, vicdanlarımızı yaralıyor. Bu gidişata hep birlikte ‘dur’ demeliyiz. Daha yaşanabilir ve adil bir dünya için israfı azaltmak, kaynaklara sahip çıkmak ve sorumluluk almak hepimizin ortak görevi." Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Sıfır Atık Vakfı arasında, sıfır atık bilincinin yaygınlaştırılması ve sanayide yeşil dönüşümün hızlandırılması amacıyla iş birliği protokolü imzalandı. "Sanayinin yeşil dönüşüme odaklı çalışmalarını güçlendirmeye gayret ediyoruz" Bakan Kacır, imza töreninde gerçekleştirdiği konuşmada Sıfır Atık Vakfı ile önemli bir işbirliği protokolünün imzalandığını söyleyerek, "Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak tüm ilgili kurumlarımızla birlikte Türkiye’de özellikle sanayinin yeşil dönüşüme odaklı çalışmalarını himaye etmeye, bu alanı güçlendirmeye gayret ediyoruz. Hem sanayi sektörlerinde karbon emisyonlu azaltıcı yatırımların hızlanması hem döngüsel ekonomiye ilişkin inisiyatiflerin güçlenmesi için büyük bir gayret içindeyiz" diye konuştu. Türkiye’nin en önemli markalarından biri Sıfır Atık Vakfı’nın hem Türkiye’de hem de küresel düzeyde bu alanda liderlik eden çok önemli bir sivil toplum kuruluşu olduğunu dile getiren Bakan Kacır, vakfın Türkiye’ye COP31 Zirvesi’nin gelmesine öncülük eden çok güçlü bir inisiyatif olduğunu vurguladı. Kacır, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın, Birleşmiş Milletler gündemine taşıdığı ve küresel düzeyde temel bir yaklaşıma dönüşmesine vesile olduğu Sıfır Atık yaklaşımının, Türkiye’nin en önemli markalarından biri haline geldiğini belirtti.
TZOB Başkanı Bayraktar: "Dünya genelinde üretilen gıdanın yaklaşık yüzde 30-35’inin israf edildiği bilinmektedir"
30 Mart 2026 Pazartesi - 15:33 TZOB Başkanı Bayraktar: "Dünya genelinde üretilen gıdanın yaklaşık yüzde 30-35’inin israf edildiği bilinmektedir" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Bugün dünya genelinde üretilen gıdanın yaklaşık yüzde 30-35’inin israf edildiği, bu miktarın yıllık yaklaşık 1,3 milyar tona ulaştığı bilinmektedir" dedi. TZOB Başkanı Bayraktar, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yayımladı. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu kararıyla ilan edilen ve bu yıl dördüncüsü kutlanan 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’nün bu seneki temasının ’Gıda İsrafı’ olduğu vurgusu yapan Bayraktar, Uluslararası Sıfır Atık Günü’nde sadece çevreyi korumanın önemli olmadığını, bunun yanında üretimi, emeği ve gıda değerinin de bilincinde olmaları gerektiğini belirtti. Bunun yanı sıra dünya genelinde yapılan gıda israfına da değinen Bayraktar, yapılan araştırmalarda dünya genelinde israf edilen miktarın yıllık 1,3 milyar tona ulaştığını ifade etti. "Dünya genelinde üretilen gıdanın yaklaşık yüzde 30-35’inin israf edildiği bilinmektedir" Bayraktar, gıda ile hayatın en temel bileşenler olduğunu belirterek, "Uluslararası Sıfır Atık Günü’nde sadece çevreyi koruma konusunu değil, aynı zamanda üretimi, emeği ve gıdanın değerini birlikte düşünmemiz gereken bir günün içindeyiz. Çünkü sıfır atık yaklaşımı, doğrudan doğruya gıda ile yani hayatın en temel unsuru ile ilişkilidir. Gıda, çoğu zaman sofraya geldiğinde sıradan bir tüketim ürünü olarak görülmektedir. Oysa her bir ürünün arkasında uzun ve zahmetli bir üretim süreci bulunmaktadır. Toprağın hazırlanmasından hasada kadar geçen süreçte çiftçilerimiz; iklim koşullarıyla, maliyetlerle ve çeşitli risklerle mücadele ederek üretim yapmaktadır. Bu nedenle gıdanın israf edilmesi, yalnızca bir ürünün kaybı değil; emeğin, doğal kaynakların ve üretim sürecinin tamamının karşılıksız kalması anlamına gelmektedir. Bugün dünya genelinde üretilen gıdanın yaklaşık yüzde 30-35’inin israf edildiği, bu miktarın yıllık yaklaşık 1,3 milyar tona ulaştığı bilinmektedir. Bu tablo, yalnızca ekonomik açıdan değil, kaynak yönetimi açısından da ciddi bir sorun ortaya koymaktadır. Çünkü israf edilen her ürün, aynı zamanda boşa harcanan suyu, toprağı ve enerjiyi de temsil etmektedir" diye konuştu. "Sıfır atık yaklaşımı, aynı zamanda bir yaşam disiplini olarak ele alınmalıdır" Sıfır Atık Projesi’nin hayatımızda var olması gerektiğini ve gerçekleşecek destekleyici projelerle bunu geliştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Bayraktar, "Küresel ölçekte gıda israfının yıllık ekonomik karşılığının yaklaşık 1 trilyon dolar düzeyinde olduğu değerlendirilmektedir. Bu kaybın ise çevresel ve sosyal maliyetlerle birlikte 2,6 trilyon dolara ulaştığı hesaplanmaktadır. Türkiye özelinde bakıldığında, yıllık gıda israfının 18-20 milyon ton civarında olduğu değerlendirilmektedir. Bu israfın içinde özellikle ekmekte günlük yaklaşık 4,9 milyon adet kayıp yaşanmakta; sebze ve meyvede ise yıllık 50 milyon tonu aşan üretimin yaklaşık 10-13 milyon tonu çeşitli aşamalarda israf edilmektedir. Bu durum, üretim kapasitesi ile tüketim alışkanlıkları arasındaki dengenin henüz sağlıklı kurulamadığını göstermektedir. Gıda israfı çoğu zaman bilinçli bir tercih olarak değil, alışkanlıkların bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Yapılan çalışmalara göre, hane halkı düzeyinde israfın önemli bir kısmı; ihtiyaçtan fazla alışveriş yapılması, uygun saklama koşullarının sağlanamaması ve artan gıdaların değerlendirilmemesinden kaynaklanmaktadır. Oysa bu durum, bireysel düzeyde alınabilecek basit ama etkili tedbirlerle önemli ölçüde azaltılabilecek bir sorundur. Sıfır atık yaklaşımı bu noktada yalnızca bir çevre politikası olarak değil, aynı zamanda bir yaşam disiplini olarak ele alınmalıdır" şeklinde konuştu. "Asıl hedef, atığın ortaya çıktıktan sonra yönetilmesi değil, en baştan oluşmasının engellenmesidir" Dünya genelinde tarımsal üretime her zamankinden daha hassas ve özenli yaklaşılması gerektiğinin altını çizen Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Asıl hedef, atığın ortaya çıktıktan sonra yönetilmesi değil, en baştan oluşmasının engellenmesidir. Bu çerçevede, ihtiyaç kadar tüketmek, planlı hareket etmek ve gıdayı bir değer olarak görmek temel bir yaklaşım haline getirilmelidir. Öte yandan, içinde bulunduğumuz dönemde tarımsal üretim her zamankinden daha hassas bir denge üzerinde yürütülmektedir. Tarım sektörü küresel ölçekte mevcut tatlı su kaynaklarının yaklaşık yüzde 70’ini kullanmakta; buna karşın iklim değişikliği, kuraklık ve maliyet artışları üretim üzerinde ciddi baskı oluşturmaktadır. Böyle bir ortamda üretilen gıdanın israf edilmesi, yalnızca bugünü değil, geleceği de ilgilendiren bir risk oluşturmaktadır. Bu nedenle gıdanın korunması meselesi, yalnızca üreticinin sorumluluğu olarak değil, toplumun tamamının ortak sorumluluğu olarak değerlendirilmelidir. Tüketim alışkanlıklarının gözden geçirilmesi, ihtiyaç odaklı davranılması ve gıdanın değerinin fark edilmesi bu sürecin en önemli unsurlarıdır. Her bireyin bu konuda göstereceği hassasiyet, toplamda büyük bir etki oluşturacaktır. Unutulmamalıdır ki, gıdaya gösterilen özen, doğrudan üretime verilen değerin bir göstergesidir. Gıdayı korumak, üreticiyi korumaktır. Üreticiyi korumak ise, ülkenin geleceğini güvence altına almaktır. Bu nedenle sıfır atık anlayışının, günlük hayatın doğal bir parçası haline getirilmesi büyük önem taşımaktadır. Sonuç olarak, sıfır atık yaklaşımı; çevresel, ekonomik ve toplumsal boyutları olan bütüncül bir sorumluluk alanını ifade etmektedir. Gıdanın korunması bu yaklaşımın merkezinde yer almaktadır. Bu bilinçle hareket edildiğinde, hem kaynakların daha verimli kullanılması sağlanacak hem de daha sürdürülebilir bir üretim ve tüketim dengesi kurulabilecektir. Bu vesileyle Sıfır Atık Günü’nün farkındalığın artmasına katkı sağlamasını temenni ediyor, herkesi gıdaya ve emeğe daha güçlü bir sahiplenme duygusuyla yaklaşmaya davet ediyorum. Çünkü unutulmamalıdır ki; gıdayı israf eden bir toplum, aslında kendi geleceğini tüketmektedir."
Bakan Gürlek: "e-Tebligat uygulamasıyla bugüne kadar 224 bin 29 ağacın kesilmesi önlenirken, 33 milyar 983 milyon lira tasarruf sağlandı"
30 Mart 2026 Pazartesi - 15:22 Bakan Gürlek: "e-Tebligat uygulamasıyla bugüne kadar 224 bin 29 ağacın kesilmesi önlenirken, 33 milyar 983 milyon lira tasarruf sağlandı" Adalet Bakanı Akın Gürlek, adalet hizmetlerinde çevre dostu uygulamalarla önemli tasarruf sağlandığını belirterek, "e-Tebligat uygulamasıyla bugüne kadar 224 bin 29 ağacın kesilmesi önlenirken, 33 milyar 983 milyon lira tasarruf sağlandı" dedi. Bakan Gürlek, Uluslararası Sıfır Atık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, adalet hizmetlerinde Sıfır Atık Hareketi anlayışını yaygınlaştırdıklarını vurguladı. Bakan Gürlek, bilişim teknolojileriyle uyumlu, daha verimli ve tasarruf sağlayan bir sistem oluşturduklarını belirterek, Emine Erdoğan himayelerinde yürütülen Sıfır Atık seferberliğinin küresel ölçekte güçlü bir model haline geldiğini ifade etti. Gürlek, "Sıfır Atık; temiz çevre bilinci ve atık dönüşümü alanında birçok ülkeye örnek olan güçlü bir modeldir. ‘Ortak Evimiz Dünya’ manifestosuyla iklim kriziyle mücadelede sürdürülebilir adımlar hayata geçirilmektedir. Kaynaklarımızı korumak ve israfı önlemek için bu vizyonu kararlılıkla destekliyoruz. Adalet hizmetlerinde de Sıfır Atık anlayışını yaygınlaştırarak, bilişim teknolojileriyle uyumlu, daha verimli ve tasarruf sağlayan bir sistem oluşturuyoruz" ifadelerini kullandı. "224 bin ağaç kesilmekten kurtarıldı, 100 milyara yakın tasarruf sağlandı" Bakan Gürlek, Bakanlık bünyesinde yürütülen çevre dostu projelere ilişkin verileri de paylaştı. Buna göre, e-Tebligat uygulamasıyla bugüne kadar 224 bin 29 ağacın kesilmesi önlenirken, 33 milyar 983 milyon lira tasarruf sağlandı. SEGBİS uygulamasıyla 62 milyar 697 milyon lira tasarruf edildiğini belirten Gürlek, e-Duruşma sistemi üzerinden 4 milyon 937 bin görüşme gerçekleştirildiğini kaydetti. Ayrıca, İzmir, Tarsus ve Sincan’da hayata geçirilen Ambalaj Atığı Toplama ve Ayırma Tesislerinde günlük 5 ton kapasiteyle geri dönüşüm sağlandığı bildirildi. Bakan Gürlek, çevre dostu uygulamaların yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.