Yerel Haberler
Ankara
12 Ocak 2026 Pazartesi - 22:58 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: "Karla mücadelede 7/24 teyakkuz halindeyiz" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yurt genelinde etkili olan kar yağışı nedeniyle bazı güzergahların geçici olarak trafiğe kapatıldığını belirterek, kar ve buzla mücadele çalışmalarının aralıksız sürdürüldüğünü söyledi. Bakan Uraloğlu, Karayolları Genel Müdürlüğü Akıllı Ulaşım Sistemleri Merkezi’nde kış şartlarıyla mücadele ve yol durumlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Yurdun batısından gelen soğuk hava dalgasıyla birlikte ülke genelinde kar yağışının etkili olduğunu ifade eden Uraloğlu, "Kar yağışlarından kaynaklı ulaşımda yaşanan aksamaları ortadan kaldırmak için yoğun bir çaba içerisindeyiz. Özellikle şu anda Sivas, Kayseri, Malatya, Kahramanmaraş, Adıyaman, Muş ve Bingöl illerimizde yoğun bir kar yağışı olduğunu görebiliyoruz. Hem sahadan arkadaşlardan bilgi alıyoruz hem de benim arkamda olan ekranlarda anlık olarak binlerce kamerayla bütün gerek sabit, gerek araçlarımızdaki hareketli kameralarla bütün süreci yakından takip ediyoruz, denetliyoruz ve arkadaşlarımızla yönlendiriyoruz. Ana arter olmayan il yollarımızın dışında kapalı kesimimiz olmadığını genel olarak söyleyebilirim. Yağış ve tipi şiddetini azalttığında bu kısıtlı kapattığımız yerleri de trafiğe açmış olacağız. An itibarıyla önemli akslarımızdan bahsedecek olursak, Kahramanmaraş Göksun yolu, Malatya Arapgir ve Bingöl Karlıova yolu tüm taşıtların trafiğine kapatılmıştır" dedi. "7/24 teyakkuz halindeyiz" Bazı güzergahların olumsuzluk yaşanmaması adına kapatıldığını belirten Bakan Uraloğlu, "Kapamaların en büyük nedenlerinden olan ağır taşıt, çekici, römork vesaire takılı araçların olduğu kesimlerde aldığımız tedbirlerdir. Bunlara baktığımızda da Kayseri Pınarbaşı yolu, Tunceli Pülürmür yolu, Genç Lice yolu, Kelkit Erzincan yolu, Bingöl Solhan yolu ağır taşıt trafiğine kapalıdır. Tamamen önlem amaçlı. Eğer oralarda biz ağır taşıt trafiğine açacak olursak bu sefer o araçlardan dolayı kar mücadelesini de yapamayız ve diğer araçlarla beraber o araçların da mahsur kalmasına sebebiyet vermiş olabiliriz. Yağışların İç Anadolu’nun doğusu, Doğu Anadolu’nun güney ve batısı ile Güneydoğu Anadolu’da yerel kuvvetli olması ve çarşamba günü öğle saatlerine kadar da devam etmesini bir taraftan da bekliyoruz. Bu nedenle ulaşımda aksamalar, buzlanma, don ve yükseklerde tipi gibi olumsuzluklarla karşı karşıya kalmamız söz konusu olabilecektir. Her zaman olduğu gibi şu anda da kara yolu olsun, demir yolu olsun, biraz önce söylediğim gibi hava yolu olsun, tüm ulaşım ağımızın kesintisiz bir şekilde hizmet vermesi için bakanlık olarak 7/24 teyakkuz halindeyiz" dedi. Binlerce personelin sahada olduğunu ifade eden Bakan Uraloğlu, yurt genelinde yaklaşık 68 bin 500 kilometrelik yol ağında karla mücadele için 757 bin ton tuz, 453 bin metreküp tuz agregası ve kritik kesimler için yaklaşık 12 bin ton kimyasal buz çözücünün hazır bulundurulduğunu aktardı. Uraloğlu, ayrıca 930 kilometrelik kar siperinin de hayata geçirildiğini söyledi. Karayolu ekiplerinin 457 karla mücadele merkezinden 12 bin 866 makine ve ekipman ile 13 bin 657 personelle 7 gün 24 saat esasına göre çalıştığını vurgulayan Bakan Uraloğlu, kar küreme, tuzlama ve arızalara hızlı müdahaleyle trafiğin aksamamasının sağlandığını ve denetimlerin sıklaştırıldığını kaydetti. Bakan Uraloğlu, yola çıkacak vatandaşları tedbirli olmaları, uzun yolculuklar öncesinde araç bakımlarını yaptırmaları ve kış lastiği kullanmaları konusunda uyardı. Açıklamasının ardından Uraloğlu, Akıllı Ulaşım Sistemleri Merkezi’ndeki ekranlardan karla mücadele araçlarındaki kamera görüntülerini izleyerek, yetkililerden bilgi aldı.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 22:08 CHP Genel Başkanı Özel: "Ekonomi Eşgüdüm Konseyi ortak zemin olacak" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "İktidar yürüyüşümüzü hem kamuoyuna aktaracakları hem de planlayacakları bir ortak zemine ihtiyaçları var. Bu zeminin adını Ekonomi Eşgüdüm Konseyi olarak belirlendi" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Yürütme Kurulu Toplantısı sonrası düzenlediği basın toplantısında konuştu. Özel, "Değerli basın mensupları, hepiniz Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisimize hoş geldiniz. İki gün önceki 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününüzü bir kez daha kutluyor, doğru ve tarafsız gazetecilik faaliyetlerinde her birinize başarılar diliyorum. Mesleğinizi en özgür şekilde ve en güzel yarınlarda icra edebilmenizi ümit ediyoruz hepimiz" dedi. Özel, şöyle devam etti: "Bugün Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisimizde 2026 yılının ilk toplantısını gerçekleştirdik. Bu aday ofisinde zaten ikinci toplantımızdı ve ilk toplantıdan sonra sizlerle bir aradaydık. Bugün yaptığımız konsey toplantısındaki alınan ve resmileşen kararlardan bir tanesini sizinle şu şekilde paylaşmak isterim. Hem burada Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nde hem de MYK’da ekonomi alanında çok deneyimli isimlerle çalışıyoruz. Ve hepsi kendi alanında yaptıkları çalışmaları birlikte konuşmaya ihtiyaç duydukları, daha sonra da ülkede ve dünyadaki muhataplarımızla da kurullar halinde anlatacakları, tartışacakları ve iktidar yürüyüşümüzü hem kamuoyuna aktaracakları hem de planlayacakları bir ortak zemine ihtiyaçları var. Bu zeminin adı Ekonomi Eşgüdüm Konseyi olarak belirlendi. Konseyde Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisimizdeki Yürütme Kurulumuzdan Hazine ve Maliye Politikaları Kurulu Başkanımız, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politika Kurulu Başkanımız, Ticaret Politika Kurulu Başkanımız, Sanayi ve Teknoloji Politika Kurulu Başkanımız, Kültür ve Turizm Politika Kurulu Başkanımız, Tarım ve Orman Politika Kurulu Başkanımız, Enerji ve Tabii Kaynaklar Politika Kurulu Başkanımız, Ulaştırma ve Altyapı Politika Kurulu Başkanımız, Merkez Yönetim Kurulu üyelerimizden Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız, İşveren Örgütleri, Meslek Birlikleri ve Sivil Toplum Kuruluşlarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız, İşçi-Memur Sendikaları ve Emek Bürolarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız ve partimizin Genel Sekreteri ve CAO Genel Koordinatörümüz görev aldılar. 11 üyeden ve iki koordinatörden oluşan bu Konsey sayesinde ekonomi birimlerimiz politikaların hazırlanması ve uygulanması konusunda çok daha verimli ve aktif bir çalışma süreci geçirecekler." "Dış politikayı şahsilik ve keyfiyete indirdiler" Mustafa Kemal Atatürk’ün ve kurucu kadroların komşularıyla iyi ilişkiler kuran, ekonomik ve sosyal devrimlerle bölgesine ilham olan, dünyada saygı gören bir devleti kendilerine miras bıraktıklarını ifade eden Özel, "Sonrasında ise İsmet Paşa’nın liderliği ülkemizi İkinci Dünya Savaşı’nın yakıcı ortamından uzak tutmayı başardı. Cumhuriyet’in her döneminde bölgesinde örnek alınan, saygı duyulan bir ülke olarak öne çıkarken; Kıbrıs Barış Harekâtı gibi kararlarda yedi düvelin tehditlerine, ambargolarına, yaptırımlarına pabuç bırakmayacak kararlılık ve cesaret de gösterilebildi. Bugün de dünyanın içinden geçtiği bu zorlu süreçte dış politikamızı siyaset üstü bir anlayışla, ülkemizin ve milletimizin menfaatleri doğrultusunda bir devlet ciddiyetiyle ele alma gerekliliği vardır. Ancak Adalet ve Kalkınma Partisi uzun zamandır bu ciddiyetten ve kurumsallıktan bilerek kopmuş, dış politikayı şahsiliğe, keyfiliğe ve karşılıklı ikili ve kişisel ilişkilere, pazarlıklara indirgemekten çekinmemiştir. Dış politikamız özellikle son dönemde Sayın Erdoğan’ın Sayın Trump ile kurduğu kişisel ilişkiler, menfaat ilişkileri, çıkar çatışmaları ya da birlikleri üzerine şekillendirilmeye çalışılmaktadır. Bu ilişki pratiği, Türkiye’nin menfaatlerini geri plana atmaktadır. Sayın Erdoğan’ın Trump ile Türkiye için değil, şahsi geleceği ya da kendi kadrolarının iktidarını devam ettirme ümidi üzerine kurmaya çalıştığı ilişki hepimizin malumudur ve ülkemiz için en büyük risk de budur" dedi. "Türkiye müzakere ve diplomasiden yana tutum almalıdır" ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Maduro’yu askeri bir saldırıyla kaçırması, ardından komşu ülkelere yönelen tehdidi ve Grönland‘ı işgal etme planlarının küresel gerilimin artmasına neden olduğunu söyleyen Özel, sözlerine şöyle devam etti: "Kural temelli küresel sistem sarsılmıştır, yıkılmak istenmektedir. Aynı zamanda İran’daki toplumsal hareketler, partimiz tarafından takip edilmekte, sivilleri hedef alan aşılı müdahaleler ve olası senaryolar üzerinde durulmaktadır. Söz konusu gelişmelerin Türkiye açısından sınır güvenliği, göç riski, sosyal ve kültürel gerilimlerin yayılması gibi sonuçları ve bölgesel istikrar üzerindeki muhtemel etkileri ele alınmaktadır. Böyle bir ortamda komşumuz Suriye’nin yeniden çatışmalı bir ortama sürüklenmesi ciddiyetle ele alınmalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak Suriye’nin toprak bütünlüğü ve istikrarını savunuyoruz. 10 Mart mutabakatına uyulmasını önemsiyoruz. Tarafların çatışma olmaksızın masada anlaşmasını arzu ediyoruz. Suriye’de her inancın ve her kimliğin anayasal bir düzen içinde özgürce yaşayacağı bir demokratik sistemin kurulmasını zaruri görüyoruz. Ama geçen bir yılda maalesef bunun başarılamadığını gördük. Türkiye müzakereden ve diplomasiden yana tutum almalı, çatışmasız çözüm ve sivillerin korunması için inisiyatif almalıdır." "Emekliye verilen 20 bin lira harçlık düzeyinde kalmıştır" Yüksek enflasyon ve düşük ücretlerle sonuçlanan yanlış ekonomi politikaları neticesinde Türkiye’nin Avrupa’nın en yoksul ülkesi haline geldiğini belirten Özel, bu düzenin en büyük mağdurlarının emekliler olduğunu ifade etti. Özel, şunlası söyledi: "AK Parti’den önce en düşük emekli maaşının 1,5 asgari ücret olduğunu bir kez daha hatırlatmak, bugün hiçbirimizin memnun olmadığı 28 bin liralık asgari ücret üzerinden bile bugün AK Parti’nin önceki dönemindeki gibi maaş alabilse emekliler 42 bin lira emekli maaşı alacaklarını not etmek gerekiyor. Türkiye’nin dört bir yanındaki meydanları dolduran emekliler, AK Parti öncesi 8 çeyrek altın alan en düşük emekli maaşının, bugün 2 çeyrek altın düzeyine gerilediği ve aylık 6 çeyreklik kaybın ne demek olduğunu yaşayarak biliyorlar. İsyanları artık gözlerine yansımış durumda. Emeklilerin önce enflasyon farkıyla 18 bin 938 lira maaş alacakları ilan edildi. Buna itiraz ettik, tepki gösterdik. Meclis’te Meclis Grubumuz emekliler için kesintisiz nöbete başladı. Ardından bir kanun teklifi getireceklerini ve düzeltme yapacaklarını söylediler. Hep birlikte bu teklifin ne olacağını bekledik. Maalesef emeklilere bin 62 liralık bir düzeltme teklif ediyorlar. En düşük emekli maaşını 20 bin lira yapmayı öneriyorlar. Açlık sınırı 30 bin lirayken, 20 bin lira artık bir maaş değil, adeta emekliye verilen bir harçlık düzeyinde kalmıştır. Bugün resmi yoksulluk sınırı 98 bin liradır. Dört emekli bir araya gelse bir yoksul etmemektedir. Daha 2019 yılında bundan sadece altı yıl önce en düşük emekli maaşının ortalama emekli maaşının yarısı olduğunu hatırlatmak isteriz. Bugün ise ortalama emekli maaşı 23 bin liradır. En düşük emekli maaşı da 20 bin liradır. Yani bundan altı yıl önce ortalama maaşların 40 bin lira olduğu bir durumda ancak asgari ücret 20 bin lira olabilirdi. Bu durum bütün emekli maaşlarının nasıl en düşük emekli maaşına yakınsadığını gösteriyor. Bugün arkadaşlarımızın paylaştığı çarpıcı bilgi, sadece son altı ayda 1,2 milyon emeklinin daha en düşük emekli maaşı alanlar arasına katıldığını, altı ay önce 3,7 milyon olan en düşük emekli maaşı alan kişi sayısının 4,9 milyona ulaştığını ifade etmişlerdir. Bu korkunç bir rakamdır. Türkiye’de 5 milyon emekli en düşük emekli maaşı almaktadır. Türkiye’de en yoksul yüzde 10’luk kesimin gelirlerinin üçte ikisi emekli maaşı ve sosyal yardımlardan oluşmaktadır. Yanlış duymadınız. Türkiye’nin en yoksul yüzde 10’unun gelirinin yüzde 65’i emekli maaşı ve aldığı sosyal yardımlardır. Bu görülmemiş bir gelir adaletsizliğidir." "Emekliye nefes aldıracağız" Emekli maaşlarının bir asgari ücret kadar olması için gereken kaynağın ilgili politika kurulu başkanları tarafından yapılan sunumda 650 milyar lira olarak belirlendiğini belirten Özel, "Bu geçtiğimiz hafta bin liralık zammın maliyeti söylendiğinde verilen rakamlarla da uyumludur. Bugün emeklilere bir asgari ücret, 28 bin lira versek elbette onları yoksulluktan kurtaramayacağız, açlık sınırının üzerine çıkaramayacağız ama bir nefes aldıracağız. Önemli bir adım atmış olacağız" dedi.
Bakan Tunç: "TCK’deki özel hükümler, yeniden ele alınarak cezaların artırılmasına yönelik mevzuat çalışmaları başlatılmıştır"
13 Aralık 2025 Cumartesi - 16:13 Bakan Tunç: "TCK’deki özel hükümler, yeniden ele alınarak cezaların artırılmasına yönelik mevzuat çalışmaları başlatılmıştır" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Türk Ceza Kanunu’ndaki kumar suçları, yasa dışı bahis ve şans oyunlarına ilişkin özel hükümler, Kabahatler Kanunu’ndaki yaptırımlar yeniden ele alınarak cezaların artırılmasına yönelik mevzuat çalışmaları başlatılmıştır" dedi. Bakan Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yasa dışı bahis, şans oyunları ve sanal kumarın dijital mecralarda yaygınlaşarak aile bütünlüğünü zedeleyen, gençleri hedef alan ve kamu düzeni açısından risk oluşturan tehdit alanına dönüştüğünü belirterek, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan 31 Ekim tarihli Genelge ile bu tehdide karşı devletimizin tüm imkânlarıyla kararlı mücadele iradesi ortaya konulmuştur. Bu kapsamda hazırlanan Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı ile suçun kaynağında tespiti, hızlı müdahale, finansal ve dijital altyapının kesilmesi, suç gelirlerinin engellenmesi ve vatandaşlarımızın korunması hedeflenmektedir" ifadelerini kullandı. "Bilişim yoluyla işlenen suçların önlenmesine yönelik mobil hatlara ilişkin düzenlemeler getirilmektedir" Bilişim suçların önlenmesine yönelik mobil hatlara ilişkin önemli düzenlemeler getirildiğini aktaran Tunç, "Bu suçlarla mücadelede hukuki ve idari altyapının güçlendirilmesi, denetim ve yaptırım mekanizmalarının etkinleştirilmesi ve kurumlar arası koordinasyonun artırılması esas alınarak kamu kurumlarının sorumlulukları da belirlenmiştir. Adalet Bakanlığı olarak yürüttüğümüz çalışmalarla bilişim yoluyla işlenen suçların önlenmesine yönelik somut adımlar atılmakta, mobil hatlara ilişkin önemli düzenlemeler getirilmektedir. Bu sayede dolandırıcılık suçlarıyla daha etkin mücadele edilmesi amaçlanmaktadır" açıklamasında bulundu. Bakan Tunç, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilen 11. Yargı Paketindeki düzenlemelere ilişkin bilgi vererek şu ifadeleri kullandı: "Bilişim sistemleri kullanılarak işlenen suçlarda, şüpheli banka ve finans hesapları 48 saate kadar askıya alınabilecek, bilişim sistemleri kullanılarak işlenen bu suçlarda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 128’inci maddesindeki rapor şartı aranmaksızın suça konu menfaate derhal el konulabilecek, El konulan tutarın mağdura ait olduğu anlaşılırsa doğrudan hak sahibine iade edilecektir. Soruşturmalarda gecikme yaşanmaması için; Banka ve finans kuruluşlarına Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenen bilgi ve belgeleri 10 gün içinde gönderme zorunluluğu getirilmektedir. Yasa dışı bahis ve dolandırıcılıkta kullanılan hesapların önlenmesi amacıyla; Elektronik ödeme kuruluşlarında biyometrik doğrulama veya çipli kimlik olmadan hesap açılması mümkün olmayacaktır. GSM hatlarında sıkı denetim sağlanması amacıyla; Hat abonelikleri yalnızca elektronik kimlik doğrulamasıyla yapılabilecek, bir kişi adına açılabilecek hat sayısına BTK tarafından sınırlama getirilecek, ölen veya tüzel kişiliği sona eren kişilere ait hatlar periyodik kontrollerle kapatılacak, Yabancı uyruklulara özel numara tahsisi uygulanacaktır." "TCK’deki özel hükümler, yeniden ele alınarak cezaların artırılmasına yönelik mevzuat çalışmaları başlatılmıştır" Bakan Tunç, yasa dışı bahis ve kumar suçlarında cezalar daha da ağırlaştırılacağını vurgulayarak, "Ayrıca; Türk Ceza Kanunu’ndaki kumar suçları, yasa dışı bahis ve şans oyunlarına ilişkin özel hükümler, Kabahatler Kanunu’ndaki yaptırımlar yeniden ele alınarak cezaların artırılmasına yönelik mevzuat çalışmaları başlatılmıştır. Bu kapsamda yapılacak düzenlemelerle örgütlü şekilde işlenen ya da çocukları hedef alan yasa dışı bahis ve kumar suçlarında cezalar daha da ağırlaştırılacaktır. İnsanları borç sarmalına sürükleyen, hayatları geri dönülmez biçimde karartan bu tehdide karşı kararlı ve güçlü adımlar atmaya, toplumsal huzurumuzu tehdit eden her yapının karşısında kararlılıkla durmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Özer’den Bahçeli’ye ziyaret: "Kutuplaşmayı geride bırakıp kucaklaşma zamanı"
13 Aralık 2025 Cumartesi - 14:44 Özer’den Bahçeli’ye ziyaret: "Kutuplaşmayı geride bırakıp kucaklaşma zamanı" Görevden alınan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi ziyaret ettiğini belirterek, görüşmede barış süreci, toplumsal uzlaşı ve yargıya güven başlıklarının ele alındığını kaydetti. Özer, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ziyarette Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in selamlarını Bahçeli’ye ilettiğini ifade etti. Görüşmede, Türkiye’nin uzun yıllardır ön yargılar, ezberler ve korkularla şekillenen sorun alanlarının samimi, kararlı ve özverili bir yaklaşımla aşılabileceğini dile getiren Özer, şu ifadeleri kullandı: "Barış sürecine doğrudan ve dolaylı katkı sağlayacak hususlar ve çelişkiler üzerine derin bir sohbetimiz oldu. Toplumsal barışın kalıcı hale gelmesi için kimsenin dışlanmaması ve özellikle bu süreçte CHP’ye yapılan kuşatmanın son bulmasının önemine değindim. Yargıya olan güvenin artırılmasının işin miheng noktası olduğu, bunun barış sürecinin güven bulması için gerekli olduğu, güven artırıcı adımlara ihtiyaç olduğuna değindim. Yargılamaların cezalandırmaya dönüşmemesi gerektiği, tutuksuz yargılama ile bir yumuşamaya ihtiyaç olduğunu, kayyım rejimine son verilmesi, AYM ve AİHM kararlarının uygulanmasının sürece olacak katkısını vurguladım. Zira günümüzde yargıya olan güvenin azalması ülkemiz demokrasisine ve barış sürecine zarar verdiği aşikardır. Şimdi kutuplaşmayı geride bırakıp kucaklaşma zamanıdır. Bunu mutlaka başarmalı ve yakaladığımız bu fırsat hiçbir şartta heba edilmemelidir. Zira bu fırsat sadece Türkiye’nin iç barışı için değil aynı zamanda bölge barışı içinde büyük bir öneme sahiptir. Türkiye bu sorunu demokrasi içinde çözmeli, eşit temelde barış içinde bir arada yaşamayı perçinlemelidir." Özer, nazik ev sahipliği dolayısıyla MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye teşekkür ederek görüşmeye ilişkin paylaşımında, Bahçeli’ye "Köklere Yolculuk" ve "İnsanlık Nereye Gidiyor" adlı kitaplarını hediye ettiği fotoğraflara yer verdi.
Bakan Kurum’dan deprem bölgesinde ‘Yerinde dönüşüm’ paylaşımı
13 Aralık 2025 Cumartesi - 14:18 Bakan Kurum’dan deprem bölgesinde ‘Yerinde dönüşüm’ paylaşımı Kahramanmaraş merkezli depremleri ardından 18 ilde yürütülen ve 30 Haziran’da başvuru süreci tamamlanan Yerinde Dönüşüm Projesi’nden bugüne kadar 121 bin bağımsız bölüm faydalandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, kampanya kapsamında Kahramanmaraş’ta evlerini yenileyen ailelerin görüntülerini sosyal medya hesabından paylaştı. Bakan Kurum, "Vatandaşlarımıza anahtarlarını bir an önce teslim etmek için 11 ilimizde zamana karşı yarışıyoruz" dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinesinde Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, Emlak Konut GYO ve Yapı İşleri Genel Müdürlüğü ile; 11 ilde 174 ayrı alandaki 3 bin 481 şantiyede 200 bin mimar, mühendis ve işçi ile devam eden asrın inşa seferberliği yıl sonunda tamamlanıyor. Hatay’da 27 Aralık’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilecek son törende teslim edilen konut sayısı 455 bine ulaşacak. Aynı yerde sağlam başlangıç Bakanlık deprem bölgesinde inşa ettiği 455 bin ev ve iş yerinin yanı sıra Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ile depremlerinin ardından Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi ilan edilen 18 ilde Yerinde Dönüşüm Projesi’ni de başlatmıştı. Bu sayede zemin etüdü yapılan bölgelerde vatandaşların orta, ağır veya yıkık olan evlerini yerinde yeniden inşa edilmesi sağlandı. Yerinde dönüşümle de 121 bin ev ve iş yeri daha yapıldı Yerinde Dönüşüm kapsamında yıkılan ya da hasar gören konutlar için vatandaşlara 750 bin lira hibe, 750 bin lira kredi ve 40 bin lira proje desteği sağlandı. İş yerleri için 400 bin lira hibe, 400 bin lira kredi ve 40 bin lira proje desteği verildi. Ahırlı konutlar için ise 750 bin lira hibe, 1 milyon lira kredi ve 40 bin lira proje desteği imkanı sunuldu. Kentsel dönüşüm mantığıyla deprem bölgesinin yapı stokunu yenilenmesine de katkı sağlayan Yerinde Dönüşüm Projesi’nin başvuru süreci 30 Haziran itibarıyla tamamlandı. Bakanlık bu proje kapsamında bugüne kadar 121 bin bağımsız bölüme destek sağladı. Bakan Kurum: "11 ilimizde zamana karşı yarışıyoruz" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde Yerinde Dönüşüm desteği ile 5 ay içinde binalarının inşasını tamamlayan Karadaş ailesinin görüntülerini sosyal medya hesabından paylaştı. Habil Karadaş’ın "Devletimiz buradan hiç gitmedi ki; eli Kahramanmaraş’ın üzerinde" sözlerini alıntılayan Bakan Kurum, "Vatandaşlarımıza anahtarlarını bir an önce teslim etmek için 11 ilimizde zamana karşı yarışıyoruz. Yerinde dönüşüm ile 5 ayda sağlam ve güvenli yuvalarına kavuşan Karadaş ailesi artık geceleri huzurla uyuyor" mesajını verdi. 5 ayda yeni evlerine kavuştular Habil Karadaş, Bakanlık denetiminde evlerinin kısa sürede tamamlandığını şu ifadelerle anlattı: "Evimizi 5 ayda bize teslim etti. Devletimiz sürekli denetledi. Artık deprem olsa bile diyoruz ki, binamız yıkılmaz sağlam. Önceden kendimizi güvende hissetmiyorduk ama artık güvende hissediyoruz. Gece rahat bir şekilde uyuyoruz, gündüz rahat bir şekilde uyanıyoruz. Devletimiz olmasaydı hibe ve kredi desteklerinden hiçbiri olmazdı. Biz kendi imkanlarımızla yaptıramazdık. Çok hızlı ilerledi. Başka bir ülkede yaşamış olsaydık bu kadar hızlı altından kalkabilir miydik bilmiyorum. Yerinde Dönüşüm’ün en önemli ve en güzel tarafı komşularımızla beraberiz. Şu anda aynı hayat devam ediyor. Devletimizi her zaman yanımızda hissettik. Devletimiz hiç buradan gitmedi." Bir diğer hak sahibi Kısmet Karadaş ise "Aynı yerimizde, aynı katta evimize kavuşmak beni çok mutlu etti. Yıkılan evimin etrafında çok ağlayarak gezmiştim ama şimdi güvenle ve rahat bir şekilde uyuyorum" dedi.
Büyükelçiler Konferansı 16. kez "Barış, İstikrar ve Refah Üreten Dış Politika" temasıyla düzenlenecek
13 Aralık 2025 Cumartesi - 13:00 Büyükelçiler Konferansı 16. kez "Barış, İstikrar ve Refah Üreten Dış Politika" temasıyla düzenlenecek Dışişleri Bakanlığı, bu yıl "Barış, İstikrar ve Refah Üreten Dış Politika" temasıyla düzenlenecek XVI. Büyükelçiler Konferansı’nda 148 Büyükelçi ve 14 Daimi Temsilcilikte görev yapan büyükelçilerin katılımı ile Türkiye’nin barışa, bölgesel istikrara ve küresel refaha katkı sunma vizyonunu yansıtmayı hedefleyecek. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Dışişleri Bakanlığı tarafından geleneksel olarak düzenlenen Büyükelçiler Konferansı’nın 16’ncısı, 15-19 Aralık tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek. Bu yıl "Barış, İstikrar ve Refah Üreten Dış Politika" temasıyla düzenlenecek XVI. Büyükelçiler Konferansı, Türkiye’nin barışa, bölgesel istikrara ve küresel refaha katkı sunma vizyonunu yansıtmayı hedefliyor. Konferans, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 15 Aralık’ta yapacağı açılış konuşmasıyla başlayacak. Toplantıya, 148 Büyükelçilik ve 14 Daimi Temsilcilikte görev yapan büyükelçilerin yanı sıra, Bakanlık merkez teşkilatında görevli çok sayıda büyükelçi ve üst düzey yetkilinin katılması öngörülüyor. Konferans kapsamında, Türk dış politikasının gündeminde yer alan ekonomi, güvenlik, savunma, bağlantısallık, enerji, çevre ve iklim, dijitalleşme, insani yardımlar, arabuluculuk ve kamu diplomasisi gibi başlıkların etraflıca ele alınması, bölgesel ve küresel gelişmelere ilişkin kapsamlı istişarelerde bulunulması planlanıyor. Ayrıca, Dışişleri Bakanlığı’nın kurumsal yapısının ve idari işleyişinin güçlendirilmesine yönelik yürütülen çalışmaların da konferans gündeminde yer alması bekleniyor. Büyükelçilerin, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) İş Konseyleri ile bölgeler bazında bir araya gelerek görev yaptıkları ülkelerdeki iş ve yatırım fırsatlarını değerlendirmeleri de programda öngörülüyor. Büyükelçiler Konferansı’nın bir önceki toplantısı, "Türkiye’nin Diplomasi Hamleleri ve Küresel Yansımaları" temasıyla 9-13 Aralık 2024 tarihlerinde düzenlenmişti. Türkiye, 148’i büyükelçilik, 14’ü daimi temsilcilik, 99’u başkonsolosluk, 1’i konsolosluk ajanslığı, 1’i konsolosluk bürosu ve 1’i ticaret ofisi olmak üzere toplam 264 misyondan oluşan diplomatik temsil ağıyla dünya genelinde ilk üç ülke arasında yer alıyor.
Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü bütçesi YTB ve TİKA bütçelerini aştı
13 Aralık 2025 Cumartesi - 12:32 Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü bütçesi YTB ve TİKA bütçelerini aştı Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda kabul edilen Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesi, kamuoyunda öncelik tartışmalarını beraberinde getirdi. TBMM’den geçen bütçeye göre, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü’ne 5 milyar 248 milyon 396 bin lira, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’na (YTB) 3 milyar 229 milyon 498 bin lira, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı’na (TİKA) ise 3 milyar 800 milyon 63 bin lira bütçe ayrıldı. Böylece, Türkiye’nin yurt dışındaki etki gücünü, insani diplomasisini ve kamu diplomasisini yürüten TİKA ve YTB stratejik kurumların bütçelerinin, Devlet Opera ve Balesi’nin gerisinde kalması bazı kesimler tarafından eleştiri yapılmasına neden oldu. Yapılan eleştirilerde Opera ve bale faaliyetlerine ayrılan yüksek bütçenin, milyonlarca insanı kapsayan kalkınma, diaspora, kültürel diplomasi ve insani yardım projeleri yürüten kurumların önüne geçirilmesinin kamu yararı açısından sorgulanması gerektiği vurgulandı. Ayrıca, Devlet Opera ve Balesi’ne ayrılan 5,2 milyar lirayı aşan bütçenin, artan hayat pahalılığı, tasarruf çağrıları ve ekonomik daralma ortamında orantısız olduğu da ifade edildi. Hükümetin sık sık dile getirdiği kamuda tasarruf ve verimli harcama vurgusuna rağmen, opera ve bale gibi yüksek maliyetli alanlara ayrılan bu büyüklükteki kaynağın ne ölçüde toplumsal fayda ürettiği de bu çerçevede tartışma konusu oldu.