EKONOMİ - 01 Mart 2026 Pazar 12:04

YADES ile yaşlılara yönelik projelere 10 yılda 105,6 milyon lira destek sağlandı

A
A
A
YADES ile yaşlılara yönelik projelere 10 yılda 105,6 milyon lira destek sağlandı

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 2016 yılından bugüne uygulanan Yaşlı Destek Programı (YADES) ile toplam 105,6 milyon lira finansman desteği sağladıklarını belirterek, 10 yılda 86 farklı belediyede yürütülen 123 projeyle, 108 bin 851 hanede 164 bin 144 yaşlı vatandaşa ulaştıklarını bildirdi.


Bakan Göktaş, Türkiye’de 65 yaş ve üzeri nüfusun son 5 yılda yüzde 20,7 artarak 9 milyonun üzerine çıktığını ve toplam nüfus içindeki payının yüzde 10,6’ya yükseldiğini kaydetti.


Gelişmiş ülkelerin bir asırda yaşadığı yaşlanma sürecinin Türkiye’de çok daha kısa sürede gerçekleştiğini vurgulayan Göktaş, "Bakanlık olarak temel yaklaşımımız, yaşlılarımızın aileleri ve yakınlarıyla birlikte, alışık oldukları çevrede, aktif ve sağlıklı bir şekilde yaşlanmalarını sağlamak. Bu doğrultuda, bakım ihtiyacı olan yaşlı vatandaşlarımıza sunduğumuz hizmetleri sadece kurumsal bakımla sınırlı tutmuyoruz. Evde bakım yardımı, sosyal yardımlar ve gündüzlü bakım hizmetleri gibi toplum temelli modellerimizi, birbirini bütüncül bir şekilde tamamlayacak bir yapıda hayata geçiriyoruz." ifadelerini kullandı.


Bu çerçevede yaşlı vatandaşların hayat kalitesini artırmak ve toplumsal hayata katılımlarını desteklemek amacıyla belediyelerle iş birliği içinde 2016’dan bu yana YADES programını sürdürdüklerini bildiren Göktaş, şunları kaydetti:


"2025 yılı projelerimiz için ayırdığımız 41,2 milyon liralık kaynakla birlikte, YADES kapsamında 10 yılda sağladığımız toplam finansman desteği 105,6 milyon lirayı buldu. Bu süreçte, 86 farklı belediyemizde yürütülen 123 projeyle 108 bin 851 hanede 164 bin 144 yaşlı vatandaşımıza ulaştık. Evde bakım, psiko-sosyal destek ve kültürel faaliyetlerimizle yaşlılarımızın hem hayatını kolaylaştırdık hem de sosyal hayata katılımlarını destekledik. Belediyelerimizle iş birliği içinde, yaşlılarımızın yaşam kalitesini artırmaya ve onlara her alanda destek olmaya devam edeceğiz."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.