POLİTİKA - 27 Ağustos 2025 Çarşamba 22:11

Savunma Sanayii Başkanı Görgün: "Bugün Çelik Kubbe’nin önemli bileşenlerinin bir kısmını teslim etmenin haklı gururunu yaşadık"

A
A
A
Savunma Sanayii Başkanı Görgün: "Bugün Çelik Kubbe’nin önemli bileşenlerinin bir kısmını teslim etmenin haklı gururunu yaşadık"

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, "Bugün burada teslim ettiğimiz 47 araçtan oluşan, içinde uzun menzilli hava savunma sistemimiz, orta menzilli hava savunma sistemimiz, Korkut elektronik harp sistemleri, dinleme kestirme sistemleri dahil olmak üzere, SİPER dahil olmak üzere Çelik Kubbe’nin önemli bileşenlerinin bir kısmını teslim etmenin haklı gururunu yaşadık" dedi.


Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ve ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla ASELSAN’ın Gölbaşı Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen "Gelecek 50 Yıla Atılan Temeller", Çelik Kubbe teslimatları, tesis açılışları ve Oğulbey Teknoloji Üssü temel atma töreninin ardından basın mensuplarına açıklama yaptı. Savunma Sanayii Başkan Görgün, "Bugün burada teslim ettiğimiz 47 araçtan oluşan, içinde uzun menzilli hava savunma sistemimiz, orta menzilli hava savunma sistemimiz, Korkut elektronik harp sistemleri, dinleme kestirme sistemleri dahil olmak üzere, SİPER dahil olmak üzere Çelik Kubbe’nin önemli bileşenlerinin bir kısmını teslim etmenin haklı gururunu yaşadık. Tabii bu teslimata gelinirken kararlar alındıktan sonra Savunma Sanayii Başkanlığı olarak bu projelerin yönetilmesi, bu projede çalışacak, sorumluluk alacak şirketlerimizin belirlenmesi, projelerin imzalanması, yönetilmesi ve kahraman ordumuza teslim edilinceye kadar geçen süredeki büyük bir emek var. Hem ASELSAN’ımızla ana sorumluluk olan şirketimizde, yine ASELSAN’la birlikte faaliyet gösteren 500’e yakın alt yüklenici, yan sanayi, KOBİ niteliğindeki firmalarımızın ve bu firmalarımızla çalışan kıymetli teknik personelin emekleri, Savunma Sanayii Başkanlığı personelimizin yönetimi, Milli Savunma Bakanlığımızın personelinin süreçteki katkılarıyla bugünlere geldik" dedi.


Çelik Kubbe projesinden bahseden Görgün, "Çelik Kubbe Projesi aslında yıllar boyu Türkiye’nin üstüne koyarak geldiği hava savunma sistemlerinin sistemler sistemi olan bütünleşik bir şekilde yapay zekanın yoğun olarak kullanıldığı bir yapı. Özellikle havadan gelecek tehditleri, saldırıları en erken dönemde belirlemek, tespit etmek, sonra bu tehditleri bertaraf edecek önlemleri maliyet etkin şekilde yapay zeka ve karar destek mekanizmalarıyla birlikte karar vererek etkin hale getirecek bir sistem. Biz Çelik Kubbe Projesi’ni hani sistemler sistemi olarak ifade ediyoruz. Çelik Kubbe sisteminin aslında arka planda çok önemli bir network projesi olduğu, bir karar destek projesi olduğu, network sentrik bir yapıda, aynı zamanda data sentrik bir yapıda kurgulandığını ve üretildiğini ifade etmek gerekiyor. Burada hem algılayıcı sistemler, radarlar, optik sistemler vesaire gibi aynı zamanda silah sistemleri hem nokta savunmadan tesis savunmaya, bölge savunmaya olacak. Tüm unsurların kendi başlarına görevlerini en iyi şekilde çalışmasını sağlayacak ve aynı şekilde birbirleriyle entegre çalışmasını, hızlı şekilde karar destek mekanizmalarıyla karar vererek etkin hale getirebilecek bir proje, bir yapı. Allah’a çok şükür bugün işte ASELSAN’ımızın liderliğinde böyle bir projeyi, geçmiş yıllarda işte malumunuz hiç hava savunma sistemleri yokken biliyorsunuz ilk hikayemiz hava savunma sistemleri projesiyle başlıyor" diye konuştu.


Çelik Kubbe’nin bugün orduya teslim edildiğini belirten Görgün, "Bir lisans altında üretimle o sürece başlanıyor ve hatta ROKETSAN firması bu projeyle kuruluyor. Daha sonra ASELSAN’ın sorumluluk aldığı kaideye monteli stinger sistemleri, atış idare cihazı sistemleri üstüne koyarak devam eden, özellikle haberleşme ve network altyapılarının etkin kullanıldığı, yapay zekanın etkin kullanıldığı, üstüne konularak gelinen tüm sistemlerin bir araya entegre edildiği Çelik Kubbe’yi Allah’a çok şükür bugün ordumuz envanterine teslim eder durumdayız. Tabii ayrı bir mutluluk. Bu bugünkü mutluluklarımızdan bir tanesiydi. Diğeri işte ASELSAN’ımızın 14 yeni tesisinin devreye alınmasıydı, ki genel müdürümüz bu tesislerin ülkemize, savunma sanayiine katkısını çok güzel özetledi. Özellikle ASELSAN’ın üretim kapasitesinin yüzde 40 artması, 4 bin yeni istihdam oluşturması ve işte bu gelişmelerle birlikte ihtiyaçların yerli, milli karşılanmasında bir sonraki adım olan o Oğulbey kampüsünün temelinin atılmasına varan üçüncü adımla birlikte bugünü hep birlikte yaşadık. Aslında bu gelecek ve ihtiyaçların hızlı bir şekilde karşılanması üzere temeli atılan, belki sayın genel müdürümüz ifade etse daha iyi olur. Çünkü bu proje için çok çalıştık. Bugün konuştuğumuz temel atmanın ötesinde çok ciddi bir emek var" şeklinde konuştu.


ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol ise, "ASELSAN’ın 50’inci yılındayız. Şu anda zafer haftasındayız. Böylesine anlamlı bir günde, böylesine muazzam bir üç faaliyeti aynı anda yapmanın da haklı gururunu yaşıyoruz. Gerçekten ASELSAN, Türk milletinin göz bebeği, milletimizin de bize emanet ettiği bir şirketimiz. Biz de buraya adeta kendimizi vakfetmiş gibi çalışıyoruz. Devletimizin bize verdiği hedefler var. Milletimizin beklentileri var. Çok donanımlı bir kadroyla bunları en hızlı şekilde karşılamanın gayreti içerisindeyiz. Bir taraftan mevcut tesislerimiz, altyapılarımız ile hızlı bir şekilde bu Çelik Kubbe’yi örmeye çalışıyoruz. Bugün önemli bir gündü ve 47 ayrı sistemden oluşan unsuru teslim ettik. Ama bir taraftan da geleceği hazırlamaya çalışıyoruz. Ülkemizi ve ASELSAN’ı. İşte gelecek 50 yılın vizyonunu ortaya koyduğumuz, gerçekten ASELSAN’ın mevcut kapasitesinin yerleşke olarak 7-8 katı büyüklüğünde bir yeri üretim kapasitesi olarak, iki katı büyüklüğünde bir yeri bugün başlatmış olduk. Geleceğe yakışır. Avrupa’nın en büyük hava savunma tesisinin, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin tek seferdeki en büyük savunma sanayi yatırımının temellerini Cumhurbaşkanımızla atmış olduk" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Anamur’da 4-6 Yaş Kur’an Kursu öğrencilerinden yıl sonu gösterisi Mersin İl Müftüsü Mustafa Topal, Anamur’da gerçekleştirdiği ziyaret programı kapsamında 4-6 yaş Kur’an kursu yıl sonu etkinlikleri, ihtiyaç odaklı Kur’an kursları programı ve din görevlileriyle personel toplantısına katıldı. Anamur İlçe Müftüsü Mehmet Fidan ile birlikte ilçede çeşitli programlara iştirak eden İl Müftüsü Topal, ilk olarak Anamur İlçe Müftülüğüne bağlı Yunus Emre, Hamdi Müberra Mert ve Değirmencikburnu Camii 4-6 Yaş Kur’an Kursu öğrencilerinin hazırladığı yıl sonu etkinliklerinde minik öğrencilerle bir araya geldi. Kur’an-ı Kerim tilaveti, ilahiler, şiirler, hadis sunumları ve drama gösterilerinin yer aldığı etkinliklerde öğrenciler yıl boyunca öğrendiklerini sergiledi. Velilerin yoğun ilgi gösterdiği programlarda duygu dolu anlar yaşanırken, çocukların sahne performansları büyük beğeni topladı. Programda konuşan İl Müftüsü Mustafa Topal, erken yaşta verilen manevi eğitimin çocukların karakter gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Topal, küçük yaşlarda çocuklara kazandırılan Allah, Kur’an ve Peygamber sevgisinin hayat boyunca yol gösterici olacağını ifade etti. Milli ve manevi değerlere bağlı nesiller yetiştirmenin önemine dikkat çeken Topal, 4-6 yaş Kur’an kurslarında sadece dini bilgi değil aynı zamanda değerler eğitimi de verildiğini kaydetti. Etkinlik sonunda öğrencilere çeşitli hediyeler verilirken, veliler çocuklarının manevi değerlerle yetişmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. İl Müftüsü Topal daha sonra Anamur İlçe Müftülüğü tarafından Marulyalı Camii’nde düzenlenen İhtiyaç Odaklı Kur’an Kursları yıl sonu programına katıldı. Burada yaptığı konuşmada, yetişkinlere yönelik düzenlenen kursların önemine değinen Topal, vatandaşların Kur’an-ı Kerim’i doğru okumayı ve dini bilgileri güvenilir kaynaklardan öğrenmeyi bu kurslar sayesinde sürdürdüğünü söyledi. Program kapsamında din görevlileriyle personel toplantısında da bir araya gelen Topal, cami ve Kur’an kurslarının toplum için önemli manevi merkezler olduğunu ifade etti. Din görevlilerine hitap eden Topal, vatandaşların din görevlilerini örnek aldığını belirterek, toplumdaki güven duygusunun korunmasının önemine vurgu yaptı. Toplantıda yaz aylarında artan orman yangınlarına da dikkat çeken Topal, camilerde ve Kur’an kurslarında vatandaşların bu konuda bilinçlendirilmesinin faydalı olacağını ifade etti. Anamur’daki ziyaret programı, yapılan dualar ve hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi.
Eskişehir Emekli cezaevi müdürü, 36 yıl önce görev yaptığı ceza infaz kurumunu ziyaret etti Yaklaşık 36 yıl önce görev yaptığı Eskişehir H Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nu ziyaret eden emekli cezaevi müdürü Muharrem Akaydın, "Görev yaptığımız o yıllar tekrar gözümün önünden tren katarları gibi hızlıca geçti. O duvarların arasında bu kez misafir olarak bulunduk" dedi. Emekli cezaevi müdürü olan ve aynı zamanda Uzlaştırma Derneği Başkanlığı görevini yürüten Muharrem Akaydın, yapmış olduğu ziyaretle eskiyi yâd etti. Akaydın, ziyaretiyle ilgili açıklamasında, "Eskişehir’de görev yaptığım dönemde, yani tam 36 yıl öncesi, o günkü adıyla Eskişehir Özel Tip Cezaevi, şimdiki adı ise Eskişehir H Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nu ziyaret ettim. O zor yılların hatıralarını çok kıymetli H Tipi Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Ramiz Atuğ bey, L Tipi Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Çağatay Kaya bey ve 2. Nolu Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Ümit Cengil bey olduğu halde kampüsü, emekli cezaevi müdürü arkadaşlarım Hamza Çelik bey ve Şahin Kuban ile birlikte ziyaret ederek tekrar yaşama fırsatı buldum. Birlikte Görev Yaptığımız Neşe Ünsal, Orhan Aydın, Bedrettin Demirhan ve nice ismini sayamadığım arkadaşlarımızı da görme fırsatım oldu ve gayet iyi gördüğüm için ayrıca mutlu oldum. Görev yaptığımız o yıllar tekrar gözümün önünden tren katarları gibi hızlıca geçti. Birlikte görev yaptığımız dönemlerde ağır sorumlulukların gölgesinde sabır vardı. Bu sabrın içinde ise her zaman dostluk ve karşılıklı fedakarlıklar bulunuyordu" ifadelerine yer verdi. "O duvarların arasında bu kez misafir olarak bulunduk" Aradan geçen 36 yılın ardından geçmişin hatıralarını yeniden yaşamanın, meslektaşları ile aynı gönül sofrasında bulunmaktan son derece keyif aldığını belirten Akaydın, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunca yıllara rağmen aynı kalplerde bulunan dostluklarımız devam ettiğine şahit olduk. Kıymetli müdürlerimizin kurumda geçmişte görev yapan meslektaşlarımızın fotoğraflarını da gördüğümüzde apayrı bir hüzün ve vefanın hatıranın kardeşliğin aksının vurması, büyük onur ve mutlu bir tablo oluşturdu. Dile kolay aradan geçen 36 yıl, acısıyla, tatlısıyla, dışarıdan azametli görünen, içine girince ise insan faktörünün ön planda olduğu o duvarların arasına bu kez misafir olarak bulunduk. Bu da ayrı güzel bir anlatılmaz duyguydu. Yıllar sonra aynı kapıda emekli cezaevi müdürü olarak bulunmak ayrı bir duyguydu. Bizlere son derece naif bir misafirperverlik gösteren değerli meslektaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum. Dedim ya, azametli görünen o duvarların arkasında nice hayat hikayeleri vardır..."