KÜLTÜR SANAT - 20 Şubat 2026 Cuma 16:13

Ramazan ayının ilk cumasında Hacı Bayram Veli Camii doldu taştı

A
A
A
Ramazan ayının ilk cumasında Hacı Bayram Veli Camii doldu taştı

Başkent’te Ramazan ayına kavuşmanın mutluluğunu yaşayan vatandaşlar, ilk cuma namazında Hacı Bayram Veli Camii’ni doldurdu.



Ramazan ayının ilk cuma namazında vatandaşlar, başkentin manevi merkezlerinden Hacı Bayram Veli Camii’nde saf tuttu. Sabahın erken saatlerinden itibaren cami ve çevresinde yoğunluk oluşurken, avlu ve çevredeki alanlar da cemaatle doldu. Ramazan’ın manevi atmosferini yaşamak isteyen vatandaşlar, cuma namazını eda ederek dua etti. Vatandaşlar Hacı Bayram Veli Hazretlerinin kabrini de ziyaret etti.



"Çok güzel vaaz verdi hocamız"


Ramazan’ın ilk cuma namazını kılmaya geldiğini belirten Hasan Meral, "Çok güzel vaaz dinledim. Bir daha dünyaya gelsem de bir daha dinlesem. Çok güzel vaaz verdi hocamız. Fakire fukaraya yarım edin dedi. Akrabalığı bitirmeyelim, eski günlerimize dönelim dedi. Ramazanın ilk günü çok güzel geçti. Allah sabrını veriyor" diye konuştu.



"Alıştığımız için oruçta zorlanmıyoruz"


Ankara Elmadağlı olduğunu ve sık sık Hacı Bayram Veli Camii’ne geldiğini söyleyen Mustafa Bulanık, "Mutlu hissediyorum. Hacı Bayram’da kıldım. Alıştığımız için oruçta zorlanmıyoruz" ifadelerini kullandı.



"Tarihi camilerimizin gezilmesini isteriz"


Kadınlar kısmında namazını kıldığını ifade eden bir vatandaş ise, "Ramazan’ın ikinci günü, Hacı Bayram Camii’n ziyaretimizi ettik. Milletimiz, cemaatimiz çoktu. Allah herkesin duasını kabul etsin, muradını versin. Tarihi camilerimizin, türbelerimizin, tarihi yerlerin gezilmesini isteriz. Türkiye’nin ortası Ankara" şeklinde konuştu.



"Kızımızla birlikte geldik"


Kızı ve eşiyle birlikte camiye gelen Saim Kul, "11 ayın sultanı geldi. Şükürler olsun Allah’a, kavuşturana. Kızımızla birlikte geldik. Hacı Bayram’da cumamızı kıldık. Eve doğru gideceğiz, iftarlıklarımızı hazırlayacağız" dedi.



"Buraya gelince insan huzur buluyor"


Türkmenistan asıllı olduğunu belirten ve camiye geçirdiği ameliyat üzerine dua etmek için geldiğini ifade eden bir başka vatandaş ise, "Allah’ıma dua ettim. Sağlık, huzur versin diye. Tüm Müslümanlar huzurlu olsun, savaşlar olmasın, Filistin’de savaşlar bitsin diye. Buraya gelince insan huzur buluyor. Çok huzurlu hissediyorum kendimi" diye konuştu.



Ramazan ayının ilk cumasında oluşan yoğunluk, cami çevresinde manevi atmosferi artırırken, vatandaşlar namazın ardından dualar eşliğinde alandan ayrıldı.




Ramazan ayının ilk cumasında Hacı Bayram Veli Camii doldu taştı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Erdemliler Hareketi Derneği Temcilcisi Kaymaz: "Kayıt dışı ile mücadele hedef büyüterek yürütülmeli" Erdemliler Hareketi Derneği Diyarbakır Temsilcisi Atilla Kaymaz, kayıt dışı ile mücadelenin hedef büyüterek yürütülmesi gerektiğini belirterek, "Küçük esnafı boğmadan; büyük ölçekli kaçak/kaçınma alanlarına odaklanan, teknoloji ve risk analizine dayalı, etkin bir denetim mimarisi kurulmalıdır" dedi. Erdemliler Hareketi Derneği Diyarbakır Temsilcisi Atilla Kaymaz, hayat pahalılığının en çok sabit gelirli kesimleri etkilediğini belirterek, ücretli çalışanların, emekliler ve dar gelirli vatandaşların hem alım gücündeki erimeyle hem de dolaylı vergilerin ağırlığıyla gün geçtikçe daha fazla zorlandığını söyledi. Kaymaz, "Bu baskı tüketim kalıplarını bozuyor, kayıt dışılığı teşvik ediyor, maliyetleri yukarı itiyor ve sonuçta enflasyonla mücadeleyi de zayıflatıyor. Bu yüzden enflasyonu düşürmenin yolu, yalnızca rakamlarla değil; adil yük paylaşımıyla, üretimi ve emeği koruyan bir düzenlemeyle, tabanın nefes almasını sağlayacak sosyal dengeyle mümkündür. Bu çerçevede tespitlerimizi ve çözüm önerilerimizi kamu yararı ve hukuk zemini içinde aşağıdaki maddeler halinde ifade ediyoruz. Temel ihtiyaç kalemlerinde (gıda, çocuk ürünleri, eğitim, temel enerji gibi) dolaylı vergi yükü kademeli biçimde hafifletilmeli; lüks ve yüksek segment tüketimde ise adil katkı prensibiyle daha tutarlı bir kademelendirme uygulanmalıdır" dedi. Ücretlilerde vergi dilimi etkisi azaltılması gerektiğini aktaran Kaymaz, "Gelir vergisi tarifesi ve dilim geçişleri, enflasyon gerçekliğiyle uyumlu hale getirilmeli; ücretli kesimin yıl içinde hızla üst dilime taşınmasıyla oluşan fiilî gelir kaybı düşürülmelidir. Spekülatif kazançlar daha net vergilendirilmeli: Kısa vadeli al-sat kazançları ve spekülatif gelirler için istisnası az, uygulanabilir ve denetlenebilir bir çerçeve güçlendirilmelidir. Rant kaynaklı değer artışlarında topluma geri dönüş sağlanmalı: İmar değişikliği, altyapı yatırımı ve benzeri kamu kararlarıyla oluşan ani değer artışlarında kamu yararını gözeten dengeleyici mekanizmalar geliştirilerek bu artışın bir kısmı topluma geri kazandırılmalıdır. Kayıt dışı ile mücadele hedef büyüterek yürütülmeli: Küçük esnafı boğmadan; büyük ölçekli kaçak/kaçınma alanlarına odaklanan, teknoloji ve risk analizine dayalı, etkin bir denetim mimarisi kurulmalıdır" diye konuştu. Emekli ve sabit gelirlide alım gücü öngörülebilir biçimde korunması gerektiğini belirten Kaymaz, konuşmasına şöyle devam etti: "En düşük gelir gruplarına yönelik düzenlemeler tek seferlik değil; şeffaf parametrelere dayalı, sürdürülebilir ve öngörülebilir bir koruma yaklaşımıyla güçlendirilmelidir. Barınma baskısına karşı arz ve denetim birlikte yürütülmeli: Kira ve konut maliyetlerinin enflasyona etkisi dikkate alınarak sosyal konut/arz artırıcı adımlar hızlandırılmalı; şeffaf veri ve denetim mekanizmaları güçlendirilmelidir. Rekabet ve fiyatlama davranışları etkin biçimde denetlenmeli: Kartelleşme, piyasa gücüyle fahiş fiyatlama ve zincirleme fiyat artışlarını besleyen uygulamalara karşı rekabet politikaları daha güçlü işletilmelidir. Toplumsal denge vergisi meşru zeminde tartışılmalı: Servetine servet katan kesimlerin kazançlarıyla orantılı biçimde toplumsal dengeye daha güçlü katkı vermesini sağlayacak adil ve uygulanabilir modeller ciddi biçimde değerlendirilmelidir. Şeffaflık ve eşit kural güveni güçlendirilmeli: Kuralların herkes için aynı uygulanması, hedeflerin ölçülebilir biçimde ilan edilmesi ve yük paylaşımının görünür şekilde adaletli hale gelmesi toplumsal güveni artıracaktır. Sonuç olarak; enflasyonla mücadele yalnızca faiz, kur veya talep yönetimi başlıklarına sıkıştırılamaz. Üretimden çok varlık değerlenmesine dayalı büyüme anlayışı, dolaylı vergilere yaslanan mali mimari ve spekülatif kazancı emeğin önüne koyan düzen sürdükçe; yük aşağıya, kazanç yukarıya akma eğilimi taşır. Kalıcı rahatlama; emeği ve üretimi koruyan, vergi adaletini güçlendiren, spekülasyonu dengeleyen ve barınma başta olmak üzere hayat pahalılığının ana kanallarına doğrudan müdahale eden bir yaklaşımın kararlılıkla uygulanmasıyla mümkündür." Bu çerçevede üç noktada ısrar ettiğini kaydeden Kaymaz, "Birincisi, temel ihtiyaçlar ve barınma başta olmak üzere alım gücünü koruyan adımlar atılmalı. İkincisi, vergi ve piyasa adaleti güçlendirilmeli; dolaylı vergiler dengelenmeli, ücretlilerin vergi dilimi nedeniyle yaşadığı gizli erime bitirilmeli, kayıt dışıyla mücadele hedef büyüterek yürütülmeli ve rekabet/fiyat denetimi etkin işletilmelidir. Üçüncüsü, servet-rant-spekülasyon dengesi kurulmalı; kısa vadeli spekülatif kazançlar daha net vergilendirilmeli, kamu kararlarıyla oluşan değer artışlarında topluma geri dönüş sağlanmalı ve kurallar herkes için eşit uygulanmalıdır. Benim geleceğe dönük duruşum budur: Emeği ve üretimi merkeze alan, adaleti güçlendiren, toplumu kutuplaştırmadan somut çözüm üreten bir çizgi. Çünkü yük adil dağıldığında hane rahatlar, piyasa rahatlar, sosyal denge güçlenir; ülke de geleceğe daha sağlam yürür" dedi.