EĞİTİM - 13 Nisan 2026 Pazartesi 15:09

Millî Eğitim Akademisi, Bakan Tekin’in verdiği ilk dersle kapılarını açtı

A
A
A
Millî Eğitim Akademisi, Bakan Tekin’in verdiği ilk dersle kapılarını açtı

Millî Eğitim Akademisi hazırlık eğitimi, 7 ilde bulunan 12 Akademi Uygulama Merkezi’nde eş zamanlı olarak başladı. İstanbul’daki Sultanahmet Eğitim ve Uygulama Merkezi’nde ilk dersi veren Bakan Tekin, merkezlerdeki öğretmen adaylarına canlı bağlantıyla hitap etti.


Öğretmen adayları, bugün itibarıyla Millî Eğitim Akademisi’nde hazırlık eğitimine başladı. Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 12 eğitim merkezinden biri olan Sultanahmet Eğitim ve Uygulama Merkezi’nde öğretmen adaylarının heyecanına ortak oldu.


Bakan Tekin’in vereceği ilk ders öncesinde İl Müftüsü Emrullah Tuncer tarafından dua okundu.


Akademinin ilk dersinde öğretmen adaylarına hitap eden Bakan Tekin, "Öğretmenlik her şeyden evvel vicdanda kurulan bir ahittir. Bir çocuğun istikbalini kendi istikbali ile birlikte düşünme iradesidir. Henüz dile gelmemiş ihtiyacı sezme dikkati, bir milletin yarınını bir öğrencinin kalbinde ve zihninde emanet bilme şuurudur. Sizler bugün Millî Eğitim Akademisinde hazırlık sürecine adım atıyorsunuz. Aynı anda bu ülkenin evlatlarına doğru yürüyen büyük bir mesuliyetin eşiğine de gelmiş oluyorsunuz." dedi.


Bakan Tekin, eğitim süreçlerinin millî ve manevî değerler ile medeniyet perspektifi temelinde şekillendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek şunları söyledi:


"Bu mesuliyet bizler açısından hem dinî açıdan hem de sahip olduğumuz engin medeniyet birikimimiz açısından ulvi bir mesuliyet. Bilmeyenlere ilim öğretmek sadakadır; sadakanın en faziletlisi de bir Müslüman’ın ilim öğrenmesi ve başkalarına öğretmesidir. Evet, bir peygamber mesleğine adım atıyorsunuz. Zira kadim geleneğimizde bütün peygamberlerin birer öğretmen olduğunu hepimiz biliyoruz. Peygamber Efendimiz, ‘Ben ancak bir muallim, bir öğretmen olarak gönderildim.’ buyurmuştur.


Bu ulvi mesuliyet bizim için sadece dinî açıdan değil; aynı zamanda mensubu bulunduğumuz engin medeniyetin tüm uygulamalarında da öğretmenlik, insana hizmet etmek, ilim öğretmek; bu meslek, toplumun inşası ve kadim devlet geleneğinin devamı açısından çok başat bir konuma yerleştirilmiştir. Bunun en somut örneği Cumhurbaşkanı olmasına rağmen "Başöğretmen" unvanını kullanan ve yeni nesli yetiştirme görevini öğretmenlere atfeden Gazi Mustafa Kemal olmuştur. Onun için ben sizlerin her birini önünde bir eğitim süreci bulunan genç arkadaşlarımız olarak anmaktan ziyade, bugünden maarif hizmetimizin vakarını taşımaya namzet, medeniyet değerlerimizin ilanihaye devamını sağlayacak genç kardeşlerimiz olarak görüyor ve selamlıyorum.


Temennim ve duam odur ki Sultanahmet’in bu derin ve vakur ikliminde başlayan ilk dersimiz burada hazır bulunan ve diğer şubelerimizde bizlere iştirak eden her bir kardeşimiz için hayırlı, bereketli ve ufuk açıcı bir başlangıç olsun. Rabbim zihninize vuzuh, gönlünüze inşirah, meslek hayatınıza ahlak, muhakeme ve sebat nasip eylesin. Milletimizin emanetini layığıyla taşıyacak dirayeti sizlere lütfeylesin. Akademide geçireceğiniz hazırlık sürecini muvaffakiyetle tamamlayarak yarın memleketimizin dört bir yanında sizleri bekleyen pırıl pırıl evlatlarımızla buluşacağınıza; onlara bilgi veren, istikamet kazandıran, şahsiyet inşasına omuz veren öğretmenler olarak aziz milletimize hizmet edeceğinize yürekten inanıyorum."


Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, konuşmasında bugünkü buluşmayı eğitimin teorik çerçevesinin aktarıldığı bir dersin ötesinde ortak bir sorumluluk bilinci etrafında gönül ve zihinlerin buluştuğu bir istişare zemini olarak değerlendirerek, öğretmenlik mesleğine hazırlık sürecinin planlı, uygulama ağırlıklı ve fikrî ile mesleki açıdan sağlam bir zemine oturtulmasının yalnızca pedagojik bir ihtiyaç değil; maarif nizamı, kültürel süreklilik ve milletin istikbali açısından ertelenemez bir zorunluluk olduğunu belirtti. Saha deneyimlerinin de bu gerekliliği açıkça ortaya koyduğunu, alan bilgisinin ise tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Bakan Tekin; "Öğretmenlik mesleğine ilk adımını atmak üzere olan siz sevgili kardeşlerim; teorik bilgiyle hayatın akışı arasındaki aralığı tek başına kapatmasını beklemek öğretmenin omuzuna, çocuğun gelişimine ve okulun bütün iklimine aynı anda ağır bir yük bırakıyor. Millî Eğitim Akademisinin mühim ve tarihî tarafı işte bu aralığı ciddiyetle ele alması; mesleğe geçişi bir eşik olmaktan çıkarıp kültürle, uygulamayla, meslek hayatıyla ve okulun gerçek ritmiyle beslenen kuvvetli bir hazırlık düzenine kavuşturmasında tebarüz etmektedir. Hazırlık programımız da bu bakımdan sizleri kültürel kapasitesi güçlü, düşüncesi işlenmiş, kendini dönüştürme kudreti bulunan ve yaptığı işe dönüp yeniden bakabilen bir öğretmen kimliğine hazırlamayı hedeflemektedir." dedi.


*Hazırlık eğitiminde bütüncül ve uygulama ağırlıklı yaklaşım*


Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, hazırlık eğitimi programının kapsamına ve içeriğine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, şu ifadeleri kullandı:


"Hazırlık programını baştan sona geniş ve kuşatıcı bir yaklaşımla kurguladık. Ortak derslerin tertibinde de genç öğretmenlerimizi dar bir alan bilgisine sıkıştırmayan; onları hakkaniyet duygusundan demokrasi kültürüne, aileyle kurulacak irtibattan rehberliğin inceliklerine, eleştirel düşünmeden Türkçenin imkânlarına, kurucu metinlerimizden estetik ve nezaket terbiyesine, kapsayıcılıktan yapay zekâ ve veri temelli değerlendirmeye kadar uzanan zengin bir düşünce ve mesuliyet alanıyla buluşturan geniş bir çerçeve tesis etmeye çaba gösterdik. Buradaki muradımız öğrencisinin özgür muhakeme kudretine alan açan, demokratik bilinci diri tutan ve farklılıkları hakkaniyet içinde okuyabilen bir öğretmenlik anlayışını kuvvetlendirmektir.


Alan derslerinde de aynı dikkati derinleştirmeye çaba sarf ettik. Her bir branşı kendi fikrî altyapısı, yöntem bilinci ve tatbik kudreti içinde ele aldık. Felsefeden uygulamaya uzanan olgun ve bütünlüklü bir hazırlık zemini kurduk. Tarih felsefesinden matematik ve bilim felsefesine, Türkçe düşünmekten sanatçı öğretmenliğe, dijital edebiyattan ahilik kültürüne çok kapsamlı bir çeşitlilikle öğretmenlerimizin kendi sahasına daha derinden nüfuz edebilmesini ve o derinliği sınıfın canlı hakikati içerisinde işleyebilmesini hedefledik. Aynı şekilde eğitim teknolojilerini de bu hazırlığın bir parçası olarak kabul ettik. Onları pedagojik dikkat, etik ilke ve öğretimsel fayda içinde ele alarak siz öğretmenlerimizin çağın imkânlarını yerli yerinde kullanabilmesini gözeten bir yaklaşım benimsedik.


Elbette bütün bunları teorik bir çerçevede bırakmadık; çeşitli ve kapsamlı uygulama imkânları sunduk. Genelde uygulama imkânını yaklaşık 600 saate, doğrudan öğretmenlik uygulamasını ise 480 saate taşıdık ki bu dünyada bugün gelinen noktada öğretmenlik mesleği için olmazsa olmaz kabul edilen ilkelerden bir tanesi. Akademik birikim ile okul tecrübesini aynı zeminde buluşturan bir eğitim kadrosu oluşturduk. Küresel ölçekte de aynı ciddiyetin giderek kuvvet kazandığı aşikar."


Müfredat değişikliğine de değinen Bakan Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile eğitimin daha kapsayıcı bir fikrî zemine kavuştuğunu belirterek, modelin "Köklerden Geleceğe" yaklaşımı doğrultusunda tecrübeyi çağın ihtiyaçlarıyla buluşturduğunu; bilgiyi beceriyle, beceriyi değerle ve değeri irade ile duyarlılıkla bütünleştiren bir anlayış ortaya koyduğunu ifade etti. Eğitimi, hem ülkenin maddi kalkınmasına katkı sunan stratejik bir alan hem de kültürel varlığı güçlendiren, toplumsal hafızayı canlı tutan ve bireyin kendini tanımasına imkân sağlayan sürekli bir öğrenme süreci olarak değerlendirdiklerini vurguladı.


Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, hazırlık sürecinde öğretmen adaylarının metinlerle etkileşim içinde olacaklarını; tartışma, gözlem ve uygulama temelli bir yaklaşımla kendi emeklerini sürekli değerlendireceklerini belirterek, kültür ve sanat derslerinin duyuş dünyasını, alan bilgisinin zihinsel birikimi güçlendireceğini, okul deneyiminin ise öğrenciler ve ailelerle kurulan ilişkinin mahiyetini doğrudan hissettireceğini ifade etti. Teknoloji kullanımının da etik bir dikkatle ele alındığını vurgulayarak, "Biz sizlerin elinde program taşıyan bir vazife insanı olmanın ilerisinde bir olgunluğa erişmesini arzu ediyoruz. Arzumuz çocuklarımızın iç dünyasını okuyabilen, kendi medeniyet birikimini çağın diliyle konuşturabilen, bilgiyi hikmetle mezcedebilen öğretmenler olarak evlatlarımızın karşısına sizleri çıkarabilmektir. Kuşkusuz o gün geldiğinde burada kazandığınız her kavrayış ve her meslek şuuru memleketimizin dört bir yanında çocuklarımızın dünyasında karşılık bulacaktır. Sizlerden istirhamım akademide geçireceğiniz bu süreye hayatınızın sıradan bir safhası olarak bakmamanızdır. Kendinizi lütfen dikkatle yetiştirin. Kolay olana meyl etmeyin, az okumayla yetinmeyin, hızlı kanaatlerle avunmayın. Birbirinizin tecrübesinden istifade edin. Bu mesleği bir iş gibi değil, bir emanet gibi taşıyın. Her çocuğa emanet gözüyle bakın. Akademide geçireceğiniz bu sürecin her birinizin içinde daha derin bir okuma iştiyakını, daha yüksek bir mesuliyet duygusunu ve daha köklü bir meslek vakarını beslemesini temenni ediyorum." şeklinde konuştu.


*"Bizim derdimiz okullarımızdaki eğitim öğretimin niteliğini daha da artıracak şekilde dünyadaki bütün gelişmeleri takip edecek şekilde hareket etmek"*


Tekin, Türkiye’de eğitim politikalarının tarihi gelişimine ve mevcut yaklaşıma ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, "Geçmişten baktığımızda ülkemizde eğitim öğretimde nitelik arttıkça, erişim arttıkça, süre arttıkça bütün politikalarımızda değişiklikler olmuş. Şimdi sizleri sahada arkadaşlarımız çok farklı şekillerde bilgilendirecekler, göreceksiniz. Bizim derdimiz okullarımızdaki eğitim öğretimin niteliğini daha da artıracak şekilde dünyadaki bütün gelişmeleri takip edecek şekilde hareket etmek." dedi.


Tekin, Millî Eğitim Akademisi’nin üniversitelerin lisans programlarının yerine geçen ya da bu yapıları işlevsiz kılmayı amaçlayan bir girişim olmadığını belirterek, hedeflerinin mesleğe yeni başlayan öğretmenlerin daha donanımlı yetişmesini sağlamak ve eğitim süreçlerine sundukları katkının niteliğini artıracak bir zemin oluşturmak olduğunu ifade etti. Mesleğe yeni başlayan öğretmenlerle sahada tecrübe sahibi öğretmenler arasında güçlü bir etkileşim zemini oluşturmayı hedeflediklerini belirten Tekin, bu sayede öğretmenlerin katkılarının daha yüksek katma değere dönüşeceği bir eğitim öğretim ortamının birlikte inşa edileceğini aktararak, hayata geçirilen programın kapsamı ve niteliği itibarıyla önemli bir heyecan kaynağı olduğunu dile getirdi.


Tekin, sözlerini şöyle tamamladı:


"Rabbim akademide geçireceğiniz bu hazırlık sürecini her biriniz için, bizler için hayırlı, bereketli ve verimli kılsın. Bu duygularla Millî Eğitim Akademimizin ilk dersinin hayırlara vesile olmasını temenni ediyor; burada bulunan ve çevrim içi ortamda bizlere iştirak eden bütün kıymetli öğretmen adayı arkadaşlarımıza gönülden muvaffakiyetler niyaz ediyorum. Hepinizi muhabbetle, hürmetle selamlıyorum. Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun diyorum. Allah hepimizin yardımcısı olsun arkadaşlar. Sizi çok seviyoruz."


Programa Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı, Millî Eğitim Akademisi Başkanı Ali Fuat Arıcı, Strateji Geliştirme Başkanı Ercan Türk ve İstanbul Millî Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür de katıldı.



Millî Eğitim Akademisi, Bakan Tekin’in verdiği ilk dersle kapılarını açtı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli’de düzenlenen sahte bal operasyonunda 4 tonun üzerinde ürün ele geçirildi Denizli’nin Pamukkale ilçesinde bir işletmede sahte ve etiketsiz bal üretimi yapıldığı ihbarı üzerine yapılan denetimde toplam 4 bin 238 kilogram bala el konulurken, işletme hakkında yasal işlem başlatıldı. Denizli Pamukkale İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne yapılan sözlü ihbar üzerine başlatılan incelemelerde, Fatih Mahallesi’nde faaliyet gösteren bir işletmede sahte bal üretimi ve satışı yapıldığı tespit edildi. İşletmenin Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Güvenliği Bilgi Sistemi (GGBS)’ne kayıtlı olmadan faaliyet yürüttüğü belirlendi. İlçe Müdürlüğü gıda kontrol ve denetim ekipleri tarafından takibe alınan işletmede, 11 Nisan 2026 tarihinde resmi denetim gerçekleştirildi. Yapılan kontrollerde, piyasaya sunulmak üzere hazırlanan ve herhangi bir etiket bilgisi bulunmayan çok sayıda bal ürünü ele geçirildi. Denetim kapsamında; 101 adet 25 kilogramlık, 1.404 adet 850 gramlık, 60 adet 2 kilogramlık ve 80 adet 5 kilogramlık olmak üzere toplam 4 bin 238 kilogram sahte bal muhafaza altına alınarak el konuldu. Yetkililer, işletmenin hem kayıt dışı faaliyet göstermesi hem de etiketsiz ve sahte ürünleri piyasaya sunması nedeniyle 5996 sayılı Kanun kapsamında yasal işlem başlatıldığını açıkladı. Tarım ve Orman yetkilileri, vatandaşların gıda güvenliği konusunda duyarlı olmalarının önemine dikkat çekerek, şüpheli durumların ilgili kurumlara bildirilmesi çağrısında bulundu. Yapılan operasyonun, halk sağlığını korumaya yönelik denetimlerin kararlılıkla sürdüğünü bir kez daha ortaya koyduğu ifade edildi.
İstanbul Özel Halk Otobüsü esnafından Saraçhane’de mesaj: "Ücretsiz taşıma durabilir" İstanbul’da özel halk otobüsü esnafı, 2026 yılı için önlerine konulan maliyet tablosunun gerçeklikten uzak olduğunu savunarak, taleplerinin karşılanmaması halinde gelecek aydan itibaren ücretsiz yolcu taşıma hizmetini durduracaklarını açıkladı. İstanbul Özel Halk Otobüsü ve İşletmecileri Esnaf Odası esnafı Fatih Saraçhane’de bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi binası önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Esnaf adına açıklama yapan İstanbul Özel Halk Otobüsü ve İşletmecileri Esnaf Odası Başkan Erhan Güneş, 2026 yılı maliyet tablosunun gerçeklikten uzak olduğunu söyleyerek, mağduriyetlerinin giderilmesini istedi. Konuşmasına devam eden Erhan Güneş, "2026 yılı mali tablosu ekonomik gerçeklikten uzaktır. 2026 yılına gelindiğinde tablo daha da ağırlaşmıştır. İETT Genel Müdürlüğü tarafından özel halk otobüslerinin önüne Türkiye’deki hiçbir ekonomik veriye uymayan bir artış oranı konulmuştur. Teklif edilen oran; ne enflasyon verileriyle, ne yeniden değerleme oranları veya ne hizmet üretici endeksi ile ne de gerçek piyasa şartlarıyla örtüşmektedir. Bugün İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) bile verilerini kabul etmeksizin, TÜİK verilerinin altında bir zam oranıyla işletmeciyi karşı karşıya bırakmıştır. Kağıt üzerindeki artış oranı ile sahadaki gerçek artış aynı değildir. Maliyet tablosundan çıkarılan veya azaltılan kalemler dikkate alındığında, gerçek yansımanın ifade edilen oranların çok altında kaldığı görülmektedir. İETT’nin daha yüksek maliyetle yaptığı işi, Özel Halk Otobüsleri çok daha ekonomik şartlarda yapmaktadır. Buna rağmen bu verimlilik desteklenmek yerine, İETT tarafından cezalandırılmaktadır" dedi. "1.75 parametre sınırıyla maliyeti belediyeden alıp esnafın sırtına yükleme girişimidir" Konuşmasına devam eden Erhan Güneş, "1.75 parametre sınırıyla maliyeti belediyeden alıp esnafın sırtına yükleme girişimidir. Teklif edilen parametredeki yakıt fiyatı 77 TL’dir. Şu anki güncel fiyat da 77 TL’dir. Bundan sonra gelen hiçbir zamma biz karışmayız, cebinizden ödeyin teklifi yapılmaktadır. Buradan altını kalın şekilde çiziyoruz. Özel Halk Otobüsleri temsilcileri, ayrıcalık veya imtiyaz değil, sadece haklarını ve sürdürülebilir bir sistemi talep etmektedir. İETT’nin bir araç maliyeti 1 milyon 300 bin TL iken özel halk otobüsü 600 bin TL’den hizmet verilmektedir" şeklinde konuştu. "Kaybeden sadece esnaf olmayacaktır, İstanbul halkı da kaybedecektir" İstanbul halkının da kaybedeceğini söyleyen Erhan Güneş, "Özel Halk Otobüsleri, her zaman İstanbul halkının yanında olmuş, zor şartlarda bile hizmetini aksatmamıştır. Ancak bugün gelinen noktada esnafın dayanacak gücü kalmamıştır. Bizler sadece hakkımız olanı, emeğimizin karşılığını istiyoruz. Kaybeden sadece esnaf olmayacaktır, İstanbul halkı da kaybedecektir. Üzülerek ifade ediyorum ki, mağduriyetimiz giderilmediği takdirde önümüzdeki aydan itibaren araçlarımızdaki ücretsiz binişlere elimizde olmayan sebeplerden dolayı izin vermeyeceğimizi belirtiyoruz. İstanbul Halkına bunu tekrar söylüyoruz. Çarşamba günü saat 10.00’da toplantı yapacağız. Çarşamba günü meclise aynı şekilde gelirlerse biz esnaflar olarak buraya geleceğiz. Ve aybaşından itibaren herhangi bir ücretsizi taşımayacağımızı da duyurmak istiyoruz" şeklinde konuştu.
Sakarya Jandarmanın durdurduğu araçtan 7 düzensiz göçmen çıktı: 2 tutuklama Sakarya İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında düzenlenen operasyonda, Kuzey Marmara Otoyolu üzerinde durdurulan bir araçta 9 düzensiz göçmen yakalandı. Olayla ilgili gözaltına alınan 2 organizatör tutuklanarak cezaevine gönderildi. Sakarya İl Jandarma Komutanlığı, kamu düzeninin korunması ve göçmen kaçakçılığının önlenmesine yönelik kapsamlı denetimleri çerçevesinde, Adapazarı ilçesi Kuzey Marmara Otoyolu Karasu Gişeleri mevkiinde, Göçmen Şube Müdürlüğü ve Otoyol Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından yol kontrol ve arama faaliyetleri sırasında durdurulan şüpheli bir araç içerisinde toplam 9 düzensiz göçmen yakalandı. Yapılan incelemeler neticesinde, yakalanan şahıslardan 7’sinin Suriye uyruklu olduğu ve Türkiye’ye yasa dışı yollarla giriş yaptığı tespit edildi. Düzensiz göçmenler, jandarmadaki kimlik tespiti ve idari işlemlerinin tamamlanmasının ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi. Organizatörler cezaevine gönderildi Olayın ardından derinleştirilen araştırmalar neticesinde, göçmen kaçakçılığına aracılık ettikleri ve organizatör oldukları belirlenen 2 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alındı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şahıslar, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine teslim edildi. Operasyon kapsamında sadece adli değil, idari yaptırımlar da ağır oldu. Araç sürücüsü ve tescil sahibine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca toplam 104 bin 252 TL idari para cezası uygulandı. Göçmen sevkiyatında kullanılan araç ise 15 gün süreyle trafikten men edilerek yediemin otoparkına çekildi.
Kayseri Başkan Büyükkılıç, Erciyes’te Türkiye’nin en uzun ve en iddialı dağ kızağı tesisi için imzayı attı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Erciyes Kayak Merkezi’ne yapımı planlanan Türkiye’nin En Uzun ve En İddialı Dağ Kızağı Tesisi için iş birliği protokolüne imzayı attı. Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde hayata geçirilecek proje, Erciyes’i dört mevsim turizmde yeni bir seviyeye taşıyacak. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, dünyanın en iyi 25 kayak merkezi arasında yer alan Erciyes Kayak Merkezi’ne Türkiye’nin En Uzun ve En İddialı Dağ Kızağı Tesisi’ni kazandırmaya hazırlanıyor. Türkiye’nin kış turizminde amiral gemisi Erciyes Kayak Merkezi, Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç’ın vizyoner yatırımları, özverili gayret ve girişimleri ile dünyanın sayılı kayak merkezilerinden biri haline gelirken, bunun yanında Erciyes Yüksek İrtifa Kamp Merkezi gibi tesislerine yeni tesisler eklenerek turizmde dört mevsim cazibe merkezi olma hedefine doğru ilerliyor. Bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi ve Outdoor Factory arasında Erciyes Dağ Kızağı Yapım İşi Protokol İmza programı düzenlendi. Başkanlık makamında düzenlenen programa Başkan Büyükkılıç’ın yanı sıra Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hüseyin Beyhan, Genel Sekreter Yardımcısı Ufuk Sekmen ile Outdoor Factory Yönetici Ortağı Rafet Alpan Yücealpan, İş Geliştirme Bölge Müdürü Zeki Alkan Günaydın ve Operasyonlar Müdürü Ümit Ünal katıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, gerçekleştirilen imza protokolünde yaptığı konuşmada, Erciyes Kayak Merkezi’nin her geçen gün hizmet çeşitliliği ve kalite anlayışıyla adından söz ettirmeye devam ettiğini söyledi. Bu sezonun 18 Aralık’ta başladığını hatırlatan Başkan Büyükkılıç, sezonun Nisan ayı sonuna kadar sürmesini beklediklerini belirterek, "Allah’a şükürler olsun, 3 milyon 300 bin kişinin ziyaret ettiği bir merkez haline geldik. Şehrimizden, yurt içinden ve yurt dışından, charter seferlerle gelenler dahil olmak üzere büyük bir zenginlik oluştu" ifadelerini kullandı. Erciyes’te Hedef Turizmi 12 Aya Yaymak Erciyes’in yalnızca kış turizmiyle sınırlı kalmaması için çalışmaların sürdüğünü vurgulayan Büyükkılıç, yüksek irtifa kamp merkezi ve çeşitli etkinliklerle turizmi 12 aya yaymayı hedeflediklerini dile getirdi. Otel sayısının 20’nin üzerine çıktığını kaydeden Başkan Büyükkılıç, yeni yatırımların da devam ettiğini aktardı. Ulaşım alanında da önemli projeler yürütüldüğünü belirten Büyükkılıç, alternatif bir yol ile by-pass projesinin hayata geçirildiğini, bu noktada Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na teşekkür ettiğini söyledi. Yeni projeler hakkında da bilgi veren Başkan Büyükkılıç, "Kendisini kanıtlamış firmamız marifetiyle dağ kızağımızı birlikte değerlendireceğiz. Hepimizin keyif alacağı bir ortam oluşturmak için gerekli çalışmaları yapıyoruz" dedi. "10 Bin Adet Hediye Bilet Veriyoruz" Öğrencilere yönelik sosyal bir uygulamayı da duyuran Büyükkılıç, "10 bin adet hediye bilet veriyoruz. Öğrencilerimizin dağ kızağından faydalanmasını sağlayacağız. Ekim ayının sonlarına doğru hayata geçmesi planlanıyor. Özellikle çocuk bayramlarında ve çeşitli etkinliklerde bu biletleri dağıtarak yavrularımızın keyifli bir ortamda yer almasını sağlamış olacağız" diye konuştu. Konuşmasının sonunda yüklenici firmaya ve emeği geçenlere teşekkür eden Başkan Büyükkılıç, projenin zamanından önce tamamlanacağına inandığını belirterek, "Hayırlı, uğurlu olsun" ifadelerini kullandı. Outdoor Factory Yönetici Ortağı Rafet Alpan Yücealpan da Türkiye’nin gözde kayak merkezi olan Erciyes Kayak Merkezi’nde dünya standartlarında böyle bir tesisi kazandıracak olmaktan dolayı memnuniyet duyduklarını ifade ederek, "Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz. Allah mahcup etmesin, güzelce halkımıza hizmet edelim, bereketli bir tesis olsun" dedi. Türkiye’nin En Uzun Dağ Kızağı Parkurlarından Biri Outdoor Factory tarafından tasarlanan proje, yaklaşık 1100 metre uzunluğuyla Türkiye’nin en uzun dağ kızağı parkurlarından biri olma özelliğini taşıyor. Tesis, yeni nesil kızak sistemleri, en gelişmiş güvenlik teknolojileri ile donatılarak her yaş grubuna uygun, kontrollü ve yüksek konforlu bir kullanım deneyimi sunacak. Yılın her döneminde operasyonel olarak işleyecek şekilde planlanmış olan tesis, Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin Erciyes’i yalnızca kış turizmiyle sınırlı kalmayan, dört mevsim yaşayan bir destinasyon haline getirme hedefine yeni bir katkı sunacak. Proje kapsamında ziyaretçilere gece saatlerinde de kesintisiz ve etkileyici bir sürüş deneyimi sunularak "gece kızak" deneyimini Erciyes’in yeni cazibe unsurlarından biri haline getirilecek. Rekabet ve Etkileşim İmkânları Deneyim kurgusunda rekabet ve etkileşimi ön planda tutan tesiste ziyaretçiler, parkur boyunca birbirleriyle yarışabilecek, tur sürelerini skorbord sistemi üzerinden takip edebilecek ve performanslarını anlık olarak karşılaştırabilecek. Ayrıca sistem içerisine entegre edilen otomatik fotoğraf çekim altyapısı, ziyaretçilerin deneyim anlarını ölümsüzleştirerek paylaşılabilir içerik üretimine imkan tanıyacak. Erciyes’in Marka Değerini Artıracak Doğa ile uyumlu yerleşim, sürdürülebilir mühendislik çözümleri ve düşük çevresel etki prensipleri doğrultusunda geliştirilen proje, Erciyes’in marka değerini artıracak. Projenin kısa süre içerisinde inşaatına başlanması ve planlanan takvim doğrultusunda tamamlanarak hizmete açılması hedefleniyor.