POLİTİKA - 20 Ocak 2026 Salı 12:04

MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Önüne gelen Bihter olmuş, önüne gelen Behlül karakterine bürünmüş"

A
A
A
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Önüne gelen Bihter olmuş, önüne gelen Behlül karakterine bürünmüş"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Suriye’deki son gelişmeleri, terörle mücadeleyi, iç güvenlik ve toplumsal yozlaşma tartışmalarını değerlendirdi. Bahçeli, "Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir. Suriye halkının saadet, selamet ve birliği Türk milletiyle bir ve aynıdır" dedi.


Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, hem iç politikaya hem de bölgesel gelişmelere ilişkin önemli mesajlar verdi. Bahçeli, MHP’nin siyasi yol haritasını netleştirdiğini belirterek, Cumhur İttifakı’nın hedefinin huzurlu, güvenli ve milli birlik içinde bir Türkiye olduğunu vurguladı.


"Pergelin sabit ucu Ankara’dır"


MHP olarak il başkanları toplantısı ile MYK-MDK ortak toplantılarını gerçekleştirdiklerini hatırlatan Bahçeli, bu süreçte iç ve dış gelişmelerin kapsamlı şekilde ele alındığını söyledi. Bahçeli, siyasi bakışlarının merkezine Türkiye’yi koyduklarını belirterek, "Politik kavrayışımızın ve fikir kuvvemizin kaynak ve harekât üssü başkent Ankara’nın tarihi, siyasi ve gelecek vizyonuyla sınırlıdır. Pergelin sabit ucunu Ankara’ya koyarak hareketli ucuyla da dünyayı, yaşanan hadiseleri ve hayatın debisi kuvvetli akışını 360 derecelik açıyla analiz ve takip etmek durumundayız. Bunu yaparken siyaset felsefesinde izleyeceğimiz usul ve yöntem ise tümevarım yönteminden başkası değildir. Görüş menzilimizin etki ve temas alanını kademe kademe merkezden çevreye, Ankara’dan kürenin her noktasına ulaştıracak çoklu mekanizma ve ufuk derinliğine sahip olmaktan başka akla, mantığa ve tarihsel müktesebata muvafık bir çare yoktur" ifadelerini kullandı.


"SDG/YPG sahadan silinmiştir"


Suriye’de yaşanan son gelişmelere değerlendiren Bahçeli, SDG/YPG’nin Suriye ordusu karşısında tutunamadığını savundu. Halep, Rakka ve Deyrizor’un terör örgütlerinden temizlendiğini dile getiren Bahçeli, "SDG/YPG yuvalandığı sahalardan Suriye ordusunun müessir mücadele yeteneğiyle sökülmüş, nihayet Fırat’ın batısından sürüp çıkarılmıştır. Halep’in yanı sıra Rakka ve Deyrizor esaret, baskı, dayatma ve işgalden kurtarılmıştır. 10 Mart Mutabakatına direnç gösteren, her fırsatta ayak sürüyen, dış tesirlerle masayı ve müzakere ortamını sabote eden SDG/YPG kapsamlı bir süpürme harekatı ile tutunduğu alanlardan zora ve silaha dayalı olarak def edilmiştir" dedi.


SDG/YPG’nin Kürtleri temsil etmediğini vurgulayan ve bu yöndeki iddiaları sert sözlerle eleştiren Bahçeli, şu ifadelere yer verdi:


"Kürt kardeşlerimiz başka SDG/YPG başkadır"


"Gerçekten de Suriye’de tezahür eden SDG/YPG provokasyonlarını 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum sürecini baltalama girişimi olarak gören ve gösteren bizzat PKK’nın kurucu önderliğidir. Suriye’de yeni bir siyasi ve toplumsal yapı kurulmaktadır. Sıkıyı görünce teslim bayrağını çeken SDG/YPG’nin Şam yönetimiyle 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasını imzalamak durumunda kalması oldukça anlamlı ve hayırlı bir sonuçtur. Suriye’de Arap aşiretlerinin, Kürtlerin, Türkmenlerin, diğer etnik grupların bir ve kardeşçe yaşamak dışında arayış ve arzuları yoktur. Özellikle Rakka ve Deyrizor’da ayağa kalkan Arap aşiretleri Şam yönetimiyle el ele vermiş SDG/YPG terörüne karşı olağanüstü bir mücadele sergilemişlerdir. Şunu tekraren açıklamak lazımdır ki, Kürt kardeşlerimiz başka SDG/YPG başkadır. SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi, onlar adına söz ve hak iddiasında bulunması kuyruklu yalan, A’dan Z’ye hayal mahsulüdür."


"Üniter Suriye tartışmaya açılmamalıdır"


Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın imzaladığı kararnameyi olumlu bulduklarını ifade eden Bahçeli, Suriye’nin üniter yapısının korunması gerektiğini belirterek, "Federasyon, konfederasyon ve özerklik gibi tartışmalar Suriye’yi yeniden çatışmaya sürükler. Tek bayrak, tek devlet, tek ordu esas alınmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.


Bahçeli, Fırat’ın doğusu ve batısında terörün tamamen temizlenmesi gerektiğini de dile getirerek "Sadece Fırat’ın batısı değil, Fırat’ın doğusu da; Ayn el Arap’tan Kamışlı’ya kadar faal halde bulunan terörist faaliyetlerin kökü kurutulmalı, mıntıka temizliği bütüncül ve eşgüdüm halinde hayata geçirilmelidir. Ne yurt içinde ne de yurt dışında terörizmin ve terör örgütlerinin kanlı kumpas ve komplikasyonlarına tahammül etmeyeceğiz, boyun eğmeyeceğiz, alttan almayacağız" diye konuştu.


"Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir"


Suriye’nin toprak bütünlüğünün Türkiye için hayati önemde olduğunu dile getiren Bahçeli, "Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir. Suriye halkının saadet, selamet ve birliği Türk milletiyle bir ve aynıdır. Dileğimiz ve temennimiz şudur: Şam yönetimiyle SDG/YPG arasında imzalanan 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının bir dönüm noktası teşkil etmesi, ‘Terörsüz Bölge’ hedefiyle siyasi ve toplumsal istikrarı amaçlayan huzurlu Suriye’nin tecellisine azami destek sağlamasıdır" dedi.


"Terörsüz Türkiye hedefine mutlaka ulaşılacaktır"


Türkiye’nin 42 yıldır bölücü terörle mücadele ettiğini hatırlatan Bahçeli, bu sürecin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. Bahçeli, "Terörsüz Türkiye’ye adım adım ilerledikçe korkuya kapılanlar, uykuları kaçanlar, çılgına dönenler, hatta her türlü karalama kampanyasına aracı ve alet olanlar kaybetmeye, millet nezdinde mahkum ve mahcup olmaya sonuna kadar müstahaklardır" şeklinde konuştu.


Konuşmasında CHP’yi de hedef alan Bahçeli, CHP’nin milli meselelerde tutarsız bir çizgi izlediğini savunarak şöyle devam etti:


"Karabağ Savaşı’nda tarihin yanlış tarafında duran, vatan mücadelesini tartışmaya açan CHP’ye hiç benzemeyiz, buna da hiç tevessül etmeyiz. CHP’nin işi gücü istismar ve inkardır. Türk dünyasına ne kadar yabancı olduğu, Türk-İslam alemine nasıl şaşı baktığı bizim nazarımızda bellidir, berraktır. CHP’nin mesleği ve meşgalesi her milli meseleyi bağlamından koparmak, ülkemizi ve Türk dünyasını ilgilendiren gelişmelere yabancı durmak ve uzaktan bakmaktır. Onların siyaseti enternasyonal hezeyanla perçinlenmiş, bizim siyasetimiz ise milli ve tarihi mirasımızla pekişmiştir. CHP’nin muhalif siyaseti Türkiye’ye karşı kurgulanmıştır. Fırsatçılık, istismar ve ganimet avcılığı geçim kapısıdır. Hatırlarsanız, geçen haftaki grup konuşmamda, en düşük emekli maaşı alan kardeşlerimizin sefalet ücretine değil en azından insanca yaşayabilecekleri bir seviyeye taşınmasını gündeme getirmiştim. Şu hususu ama, fakat demeden tekrar ediyorum: Sözlerimin sonuna kadar arkasında ve emeklilerimizin yanındayım. Biz ne söylemişsek onu yapar, ne yapmışsak onu anlatır ve sahipleniriz. CHP’nin iç çekişmelerine, yolsuzluk ve rüşvet çarkına, uyuşturucu ve kumar alemlerine akan kaynaklarına ve sorunlu siyasetine aklımız ermez, bilgimiz yetmez. Zira bizim aklımız da fikrimiz de hep Türkiye’dir, Türk milletidir. Milliyetçi Hareket Partisi Cumhur İttifakı ortağıdır, ancak iktidar ortağı değildir. İttifak ortağı olarak da, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin iyi niyetle Türkiye’nin kalkınmasına, milletimizin huzur ve refahı için bütçe imkanları doğrultusunda aldığı kararlara destek olmak siyasi ahlakımızın gereğidir. Biz bunu yapıyoruz. Boş işlerle uğraşmıyoruz. Teneke gürültüsüne kulak asmıyoruz. Köklü bir siyasi parti olarak ekonomik ve sosyal meselelere kafa yoruyoruz."


İstanbul Güngören’de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın öldürülmesine değinen Bahçeli, toplumsal şiddet ve suç oranlarındaki artışa dikkat çekti. Uyuşturucu kullanım yaşının düşmesini "dehşet verici" olarak nitelendiren Bahçeli,


"Çocuklarımızı uyuşturucu tacirlerinin eline teslim edemeyiz. Topyekûn bir mücadele başlatmalıyız" dedi.


Toplumda yaşanan yozlaşmanın ciddi bir tehdit haline geldiğini ifade eden Bahçeli, milli ahlak vurgusu yaptı. "Milli ahlak milletin kurtuluşudur. Ahlaki iflas bir nevi ölümdür" diyen Bahçeli, adli süreçlerin hızla sonuçlandırılması çağrısında bulundu.


"Gazze meselesinde Barış Kurulu başkanı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmalıdır"


Gazze’de geçiş sürecinin yönetimi için kurulan Barış Kurulu’na ilişkin Bahçeli, "Filistin ve Gazze meselesinde Barış Kurulu başkanı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmalıdır. Sonra kim katılacaksa katılsın. Barışın başı Türkiye, onun başı Cumhurbaşkanı" ifadelerine yer verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir IF Wedding Fashion İzmir 19. kez kapılarını açtı İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından ve Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğinde düzenlenen IF Wedding Fashion İzmir 19. Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı kapılarını açtı. Gelinlik, damatlık ve abiye giyim sektörünün kalbinin attığı organizasyon; İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğiyle Fuar İzmir’de başladı. Fuarın açılış törenine; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, çeşitli dernek, sivil toplum kuruluşu ve oda başkanları, moda sektörü profesyonelleri, tasarımcılar, yabancı sektör temsilcileri, meclis üyeleri ve bürokratlar katıldı. Üç gün boyunca sürecek olan fuar kapsamında ticari görüşmeler, defileler, tasarım yarışmaları ve sektörel buluşmalar gerçekleştirilecek. Bu yıl 19.’su düzenlenen organizasyonda; 11 şehirden 185’i yerli, 8 ülkeden 18’i yabancı olmak üzere toplam 203 firma yer alıyor. Tugay: "Fuarı gerçekleştiriyor olmak bizim için büyük bir mutluluk" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 19. IF Wedding Fashion Gelinlik, Damatlık ve Abiye Fuarı’nın açılışında yaptığı konuşmada, "Bugün geleceğimize yön veren kıymetli tasarımcılarımız, yurt içinden ve uzak coğrafyalardan şehrimize teşrif eden değerli konuklarla birlikte; 19. kez IF Wedding Fashion Gelinlik, Damatlık ve Abiye Fuarı’nı açıyoruz. Bu fuara başlangıcından bugüne kadar emek veren, bugünlere gelmesini sağlayan herkese, şehrimizin belediye başkanı olarak yürekten teşekkür ediyorum. Bugün Ticaret Bakanlığımızın destekleri, İZFAŞ’ın imkanları ve Ege Giyim Sanayicileri Derneği’nin iş birliği ile bu fuarı gerçekleştiriyor olmak bizim için büyük bir mutluluk. İzmir Ticaret Odamızın bu fuara bu sene sağlamış olduğu ve geçen yıla göre daha yüksek olan desteğinin ben özel bir teşekkürü hak ettiğini düşünüyorum." dedi. "Moda ve hazır giyim sektörü dünyada kabuk değiştiriyor" Sektörün başarısına ve küresel pazardaki durumuna dikkat çeken Başkan Tugay, "İzmir’in emeğini, başarma gücünü ve 19 yıldır ilmek ilmek işlediğimiz bir başarı öyküsünü hep birlikte kutluyoruz. Gelinlik, damatlık ve abiye giyim sektöründe artık bir dünya markası haline gelen IF Wedding Fashion İzmir’deki bu büyük buluşmaya hepiniz hoş geldiniz. Moda ve hazır giyim sektörü dünyada kabuk değiştiriyor. Artık sadece üretmek yetmiyor; tasarım, özgünlük ve yaratıcılık asıl katma değeri belirliyor. Bakın, rakamlar çok açık: Küresel düğün kıyafetleri pazarı 80 milyar doları aşmış durumda ve kısa sürede 100 milyar dolarlık dev bir sektör haline gelecek." ifadelerini kullandı. "Aradığımız formül, katma değer" Ekonomik veriler üzerinden katma değerin önemini vurgulayan Tugay, sözlerine şöyle devam etti: "Ülkemiz maalesef genel ihracatta zorlu bir dönemden geçiyor. Biraz önce Genel Müdürümüz de ifade etti; tüm dünyada ticaret savaşlarının sebep olduğu bir durum bu belki de. Ancak bu darboğazdan çıkış yolumuz, tam da bu salonda, bu stantlarda gördüğümüz tablodur. Türkiye’nin ortalama ihraç birim fiyatı 1,6 dolar iken, Ege Hazır Giyim İhracatçıları Birliği üyelerimizin ortalaması 21 doların üzerine çıkıyor. Söz konusu gelinlik ve abiye olduğunda ise bu rakam kilogram başına 100 dolar düzeyinde. İşte aradığımız formül budur, Katma değer. Tasarımın, emeğin ve estetiğin olduğu yerde katma değer yükselir." "Ülkemizdeki gelinlik üretiminin yüzde 70’i güzel İzmir’imizde" İzmir’in üretimdeki lider konumuna ve fuarın detaylarına değinen Cemil Tugay, "Gururla ifade etmeliyim ki; İzmir bu sektörün sadece Türkiye’deki lokomotifi değil, aynı zamanda küresel bir üretim merkezidir. Ülkemizdeki gelinlik üretiminin yüzde 70’i güzel İzmir’imizde, bini aşkın firmamızın alın teriyle gerçekleşiyor. Avrupa’dan Orta Doğu’ya, Amerika’dan Asya’ya kadar dünyanın dört bir yanındaki gençlerin en mutlu günlerinde İzmir imzası taşıyor. On binlerce hemşehrimize aş ve iş imkanı sağlayan bu dev ekosistemi korumak ve büyütmek hepimizin önceliği olmalıdır. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZFAŞ ailesi olarak, Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğiyle bu yıl çıtayı biraz daha yukarıya taşıdık. 11 şehirden ve 8 ülkeden 203 firma katıldı. 60’tan fazla ülkeden profesyonel alıcıyı ağırlayacağız. En önemlisi, 2025 koleksiyonları dünyada ilk kez bu koridorlarda görücüye çıkacak" şeklinde konuştu. "IF Wedding Fashion İzmir’in kentimize ve ülkemize bereketli olmasını diliyorum" Başkan Tugay, genç tasarımcılara verilen destek ve gelecek vizyonuyla ilgili olarak ise konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Ayrıca 16 yıldır sürdürdüğümüz Gelinlik Tasarım Yarışması ile genç yeteneklerimizin elinden tutuyor, modanın geleceğini İzmir’den inşa ediyoruz. Gençlerimizin yaratıcılığı, İzmir’in tasarım ve moda kenti vizyonunun en somut nişanesidir. Bu başarıda emeği olan tüm üreticilerimize, ihracatçı birliklerimize, paydaş kurumlarımıza ve İzmir’in gücüne inanan tüm firmalarımıza yürekten teşekkür ediyorum. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak üretimi, tasarımı ve ihracatı odak noktasına alan kalkınma anlayışımızın her zaman yanında olmaya devam edeceğiz. IF Wedding Fashion İzmir’in kentimize ve ülkemize bereketli olmasını diliyorum. Modanın kalbi İzmir’de atmaya devam edecek."
İstanbul Okan Buruk: "Atletico Madrid maçından kazanarak ayrılmak istiyoruz" Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Atletico Madrid maçına hazır olduklarını belirterek, kazanmak istediklerini söyledi. UEFA Şampiyonlar Ligi’nin 7. haftasında Galatasaray yarın saat 20.45’te RAMS Park’ta İspanyol temsilcisi Atletico Madrid ile karşılaşacak. Maçın öncesinde Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Kemerburgaz Metin Oktay Tesisleri’nde basın toplantısı düzenledi. İspanya’da yaşanan tren kazasında ölen 40 kişi için baş sağlığı dileyerek sözlerine başlayan Buruk, Galatasaray taraftar grubu UltrAslan’ın 25. yılıyla ilgili olarak da, "Bugün dünyanın en büyük taraftar grubu olan UltrAslan’ın 25. yılı. Her zaman bizim yanımızda. Her zaman Galatasaray’ın başarılarında hep takımın yanındalar. 25. yılını kutluyoruz. Nice büyük başarılara beraber ulaşmak dileğiyle" diye konuştu. "Maçtan kazanarak ayrılmak istiyoruz" Atletico Madrid ile önemli bir karşılaşmaya çıkacaklarını ifade eden sarı-kırmızılıların teknik direktörü, "Şampiyonlar Ligi’nde ilk 24 girmek için önemli bir karşılaşma. Bu maçtan sonra ’burada kendimiz artık varız’ diyebileceğimiz bir karşılaşma. Puan anlamında çok önemli. Bu tür dünyanın önemli takımlarına karşı iç sahadaki maçlar, hem oyun hem de sonuç olarak uzun yıllar Galatasaray’ın tarihine geçen maçlar oldu. Hepimiz için büyük bir şans. Galatasaray takımı için, benim için, futbolcular için bu maçı yaşamak yine akıllarda ileride insanlar baktığında ’Galatasaray, bir Atletico Madrid maçı oynamıştı’ dedirtmek için büyük bir şans. Takım olarak en iyisini yapacağız. Form durumu yüksek bir takım var. Çok önemli bir teknik direktörleri var. 15 senedir takımın başında olan Simeone ile birlikte her sene farklı oyunlar, farklı oyuncular, hep rakiplerini zorlayan, hep kazanmaya odaklı bir takım. Biz de en maksimumumuzu vererek, bu maçtan kazanarak ayrılmak istiyoruz. Oyuncularımıza güveniyorum. Kritik bir maça çıkıyoruz" şeklinde konuştu. "Singo bu maçta bizle birlikte olmayacak" Nijeryalı futbolcu Victor Osimhen’in dün takıma katıldığını ve antrenmana da çıktığını açıklayan Okan Buruk, "Antrenmanda isteğini, konsantrasyonunu gösterdi. Güzel de antrenman oldu. Onun yanında Jakobs sabaha karşı burada olacak. Yarın kadroda olacak. Sara takımla bugün antrenmana çıkacak, kendini deneyecek. Singo bu maçta bizle birlikte olmayacak. Arda’nın sakatlığı var. Kadromuz kalabalıklaştı, bu benim için moral oldu" ifadelerini kullandı. "Yarın nasıl bir stat, nasıl bir atmosfer, nasıl bir takım olduğumuzu gösterme günü" Beklentilerin yüksek olduğunu ve buna da cevap vermek istediklerini vurgulayan Buruk, sözlerine şöyle devam etti: "Benim teknik direktör olarak 4. senem. Hep Galatasaray’ın başarılını gördük. Son 25-30 yıla baktığımızda Galatasaray ile başarılı dönem geçiyoruz. 3 senedir de şampiyon oluyor. Bizden beklentiler de yüksek. Biz de bu beklentilere cevap vermek istiyoruz. Doğrularımız, yanlışlarımız var, bunu kabul ediyorum. Galatasaraylı futbolcuların, teknik heyetin, yönetimiyle birlikte her şeylerini verdiklerinden emin olsunlar. Bundan sonra da vermeye devam edeceğiz. Bu dönemde onların başlarını yere eğdirmedik. Bunu için çabalayacağız. Bu dönem daha çok birlikte olmamız olan bir dönem. Galatasaray, son 3 yılın şampiyonu olarak, bu sene de şampiyon olmasın diye saha içinde mücadele var ama saha dışındaki mücadeleye de bakmamız gerekiyor. Burada da bizim sadece Galatasaray’ın başarısına odaklanmamız gerekiyor. Son dönem transfere çok fazla odaklandık. Saha içindeki konsantrasyonumuzu kaybettiğimizi düşünüyorum. Yarın konsantrasyonumuzu güçlü bir şekilde tutalım. Her dakika oyuncularımıza destek verelim. Her zaman Galatasaray taraftarı, oyuncularının performansını yükseltmiştir. Yarın nasıl bir stat, nasıl bir atmosfer, nasıl bir takım olduğumuzu gösterme günü." "Bireysel yetenek, kalite öne çıkacak" Atletico Madrid’in son maçlarda yüksek, şiddetli pres yapan bir takım olduğunu belirten 52 yaşındaki teknik adam, "Bunun için planlar yapacağız. Bu maçta daha bireysel yeteneklere çok ihtiyacımız var. Özellikle hücum oyuncularının bireysel yeteneklerini sergilemeleri önemli. Rakibimiz, Şampiyonlar Ligi’nde 12 gol yedi. Savunmayı iyi yapan bir takım için, maç başına yediği 2 gol çok yüksek. Duran toplarda çok fazla gol yediler. Kaliteli işler yapan takımlar, Atletico Madrid’e gol atılabildiğini gösteriyor. Her şeyin dışında bireysel yetenek, kalite öne çıkacak" dedi. "Her türlü bu maça hazır olduğumuzu düşünüyorum" Bu tür maçlarda futbolcuların mental olarak kendilerini hazırlamaları gerektiğini söyleyen Okan Buruk, "Belki teknik direktörün, teknik ekibin o takımı psikolojik anlamda hazırlamasına gerek olmadığı maçlar vardır. Bence Atletico Madrid maçı, onlardan biri. Taktiksel olarak hazırlıklarınızı yapacaksınız, analizlerinizi anlatacaksınız ama böyle bir şans geldikten sonra, Şampiyonlar Ligi maçına çıkıp, bu maça mental anlamda hazırlanmayan bir oyuncu, şu anda takımımda onu görmüyorum. Herkes mental anlamda çok hazır. Dünkü antrenmanda bunu net bir şekilde gösterdiler. Beni mutlu eden bir antrenman oldu. Taraftarımız bu tür maçlar hep hazır. Çünkü bunlar dünyada konuşulan şeyler. Sadece bu atmosferden Galatasaraylı oyuncular etkilenmiyor, oraya gelen rakip takım oyuncuları da bu atmosferden etkileniyor. Ben her türlü bu maça hazır olduğumuzu düşünüyorum. Oyuncularıma güveniyorum" değerlendirmesinde bulundu "Her şeyi doğru yönetirsek rakibimizle 90 dakika başa çıkabileceğimizi düşünüyorum" Atletico Madrid’in, La Liga’nın 115 km ortalamayla en çok koşan takımı olduğunu hatırlatan Buruk, "Birebir savunmaları çok güçlü bir şekilde yapıyorlar. Türkiye Ligi’nden geliyoruz. Topun oyunda kalma süreleri Şampiyonlar Ligi’ne göre düşük, yaklaşık 10 dakikalık fark var. Daha yavaş oynanıyor, oyunu hakemler, rakipler çok durduruyor. Liverpool maçında 90 dakika bu konsantrasyonu, dinamizmi, maçı doğru bir şekilde yönetebilmeyi gösterdik. Bu maçta da oyunu doğru yönetmemiz gerekiyor. Kulübeden gelecek oyuncu sayımız arttı. Bu maç için avantaj olacak. Şuna inanıyorum, yorgunluk oyun içerisinde olabilir ama bu oyuncular bazen 120 dakika iyi oynayabiliyorlar. Bu da psikolojik, oyun içerisinde kendi gücünüzü doğru yönetmekle alakalı. Gücümüzü, oyun içerisinde her şeyi doğru yönetirsek rakibimizle 90 dakika doğru bir şekilde başa çıkabileceğimizi düşünüyorum" açıklamasını yaptı. Sakatlığını atlatan Fildişi Sahilli futbolcu Wilfried Singo ile ilgili yapılan eleştiriler için ise sarı-kırmızılıların teknik direktörü, "Dünyada ilk sakatlanan oyuncu Singo değil. Her takımda sakatlıklar oluyor. Önemli olan doğru bir şekilde döndürebilmek. O da çok çalışıyor. Çok da profesyonel bir oyuncu. En kısa zamanda dönecek. Ondan sonra inşallah bir daha da o sakatlık olmayacak diye düşünüyorum" şeklinde konuştu. Baskıları kaldırabilecek güçte olduğunu da sözlerine ekleyen Okan Buruk, "Galatasaray’ın teknik direktörüyseniz bu baskıları kaldırabilecek psikolojik güçte olmanız gerekiyor. Bu gücüm var. En başta sorumlu olan benim. Bir eleştiri olacaksa da bana olması çok doğru. Oyuncularımdan çok eleştirilerin bende olması mutlu ediyor" diyerek sözlerini tamamladı.