EĞİTİM - 25 Kasım 2025 Salı 10:41

Keçiören’de 24 Kasım Öğretmenler Günü coşkuyla kutlandı

A
A
A
Keçiören’de 24 Kasım Öğretmenler Günü coşkuyla kutlandı

Keçiören Belediyesi’nce 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla kutlama programı düzenlendi. Programa, Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, eşi Filiz Özarslan ile birlikte katılarak öğretmenleri bu özel günde yalnız bırakmadı.


Keçiören Sanat Galerisi’nde saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan etkinliğe, Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan ile eşi Filiz Özarslan, CHP Ankara Milletvekilleri Adnan Beker ve Semra Dinçer, CHP Keçiören İlçe Başkanı Görkem Cevahir Yıldırım, belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda öğretmen katıldı.



"Gelecek nesiller sizlere emanet"


Öğretmenlere hitaben yaptığı konuşmada, Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından gerçekleştirilen yeniliklerle birlikte toplumdaki okuma yazma oranının arttığını ve cehaletle önemli ölçüde mücadele edildiğini vurgulayan Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, şu mesajları paylaştı:


"Bu ülkenin bütün mili ve manevi değerleriyle bugün hepimiz bulunduğumuz evimizde, iş yerimizde Kur’an-ı Kerim’i okuyabiliyorsak, ilmihalinden faydalanabiliyorsak, namazlarımızı da hür irademizle kılabiliyorsak, işte bunun adı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Onun adı ‘Başöğretmen’dir. Bunu herkes böyle bilecek. Bizlerin Ali Efendimiz gibi elif gibi dimdik durmayı bilen bir millet olma özelliğimiz var. Hak ve hakkaniyet yolunda ilerleyen bir yapımız varken bu millet ve bu millete sahip çıkacak olan Cumhuriyetimiz ilelebet payidar kalacaktır. Kıymetli öğretmenlerim, bu gelecek nesiller hem fikri hem vicdanı hem de irfanı hür bir şekilde sizlere emanet olacaktır. Buradaki o fikir, o vicdan, o irfan dediğimiz değerleri gelecek nesillere aktaracak olan siz öğretmenlerimiz olacaksınız. Bunu gerek matematikte, gerek fen bilimlerinde, gerekse o güzel Türkçemizin kazandırılmasında göstereceksiniz. Yüce Türk milletinin asil kültür kodlarını kendi ürettiği iğne oyasında bulacaksınız. Onu yeri geldiğinde sizin dokumalarınızda, sizin el işçiliklerinizde göreceksiniz. İşte bunların hepsi sizlere emanettir. Onun için sizlerle onur ve gurur duyuyorum. İyi ki varsınız öğretmenlerim. Bizler de bu duygu ve düşüncelerle, sağ olsun ifade edildiği gibi, ben de öğretim görevliliği yapmış, bu ülkeye inşaat mühendisleri kazandırmış bir geçmişe sahip olmaktan onur ve gurur duyuyorum. Bu doktora öyle boşu boşuna alınmadı hemşehrilerim. Bunlar bu millet için eğitimde kullanılmak üzere, insanlığa hizmet vermek için alınmıştır. Başta Başöğretmen Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüz olmak üzere tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü kutluyorum. Ne mutlu Türk’üm diyene."



"Sizler evimizin huzurusunuz"


CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker ise öğretmenlerin ülkenin en değerli varlıkları olduğunu vurgulayarak, "Ülkemizin geleceği sizlersiniz. Sizler evimizin huzurusunuz. Çocuklarımızı eğitiyor, onlara ahlakı, yaşamı ve vatan sevgisini öğretiyorsunuz. Sizler her gün öğrencilerimize rehberlik ederken mutlu olmalısınız. Ülkemizde öğretmenlerin kıymetinin tam olarak bilindiğini söylemek zor. Hazreti Ali ‘Bana bir harf öğretenin kölesi olurum’ demiş. Mustafa Kemal Atatürk ise ‘Cumhurbaşkanı olmasaydım öğretmen olurdum’ demiştir. Biz de her gün sizlerin hizmetkârı olmalıyız çünkü öğrencilerimizin geleceği sizin ellerinizde şekilleniyor. Bu nedenle diyorum ki; öğretmenler başımızın tacıdır" dedi.



"Fedakârlığınız hiçbir şeye değişilmez"


CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer de öğretmenlerin fedakârlığına vurgu yaparak, "Sizin fedakârlığınız, emeğiniz, sabrınız ve mücadeleniz hiçbir şeye değişilmez. İyi ki varsınız, iyi ki öğretmensiniz, iyi ki çocuklarımızın yanındasınız. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk öğretmenlere ‘Gelecek nesiller sizin eseriniz olacak’ diyerek geleceği sizlere emanet etmiştir. İnşallah öğretmenlerimizin sorunlarının, sıkıntılarının olmadığı Türkiye’de bir gün buluşacağız. Tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı.



"Gazi Mustafa Kemal Atatürk milletine öğretmenlik yapmıştır"


Cumhuriyet’le birlikte gelen harf devriminin önemine değinen CHP Keçiören İlçe Başkanı Görkem Cevahir Yıldırım şunları dile getirdi:


"24 Kasım Öğretmenler Günü sadece bir kutlama günü değil, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1928’de harf devriminin hemen ardından Başöğretmen unvanını aldığı günü hatırlama günüdür. Türkiye Cumhuriyeti’nin eğitim devrimini ve öğretmenlik mesleğinin ülkemiz için taşıdığı hayati önemi yeniden düşünme günüdür. Harf devrimiyle birlikte Gazi Mustafa Kemal Atatürk yurttaşlara okuma yazma öğretmek üzere kara tahta başına geçerek kendi milletinin öğretmenliğini yapmış; okullarda, meydanlarda, kahvelerde yeni Türk harflerini vatandaşlara öğretmiştir. Başta Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bu ülkenin geleceğini çocuklarımızın özgür ve aydınlık yarınlarını inşa eden siz kıymetli tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutluyorum."



Eğlenceli kutlamada halaylar çekildi


Kutlamalar kapsamında Keçiörenli öğretmenler konserde halay çekip, "Babam Geri Döndü" adlı tiyatro oyununda ise keyifli anlar yaşadı. Programa katılan öğretmenler, kendilerini mutlu ve değerli hissettiklerini ifade ederek Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’a teşekkür etti. Etkinlikte öğretmenlere günün hatırası olarak kalem hediye edildi.



Keçiören’de 24 Kasım Öğretmenler Günü coşkuyla kutlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İBB davasında Ekrem İmamoğlu’nun koruma müdürü Mustafa Akın savunma yaptı ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında kameraları bantlayarak görüş açısının engellenmesini ve sinyal kesici cihazların getirtilerek örgütün illegal faaliyetlerinin ve mensuplarının deşifre olmamasını sağladığı iddia edilen Ekrem İmamoğlu’nun koruma müdürü Mustafa Akın savunma yaptı. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 22. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada Ekrem İmamoğlu’nun koruma müdürü Mustafa Akın savunma yaptı. Sanık Mustafa Akın hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede suç örgütü içerisindeki yöneticilerin hiyerarşisine dahil olmadığı, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’nun koruma müdürü olduğu belirtilmişti. Akın’ın, suç örgütü liderinin katıldığı toplantılardaki kameralara bant çekerek görüş açısının engellenmesi, toplantı alanlarına sinyal kesici (JAMMER) cihazlarının getirtilerek örgütün illegal faaliyetlerinin ve mensuplarının deşifre olmamasını sağladığı aktarılmıştı. Akın’ın başkanlık konutundaki kamera kayıt cihazının tahrip edilmesi olayında talimat verdiği de iddianamede ifade edilmişti. "Olmayan bir örgütün ne üyesi oldum ne bir oluşumun içinde oldum" Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Akın, "Emekli emniyet mensubuyum İBB’de kamu personeli olarak çalışmaktayım. Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanı olmasından sonra profesyonel bir çalışma arkadaşına ihtiyaç olduğu çok yakın bir müfettiş dostum tarafından bana iletildi. En son sayın başkanım ile görüştük ve işe alınmamdan sonra başarılı bir çalışma hayatı geçirdik. Ben sayın başkanım ile çalışmaktan çok mutluyum ve gurur duyuyorum. Ekrem İmamoğlu, özel koruma kararı ile koruma altında bulundurulan bir kişiydi. Kendisini korumak ile görevlendirilen 4 polis memuru ve valilik tarafından özel koruma izni ile birlikte İBB içerisinden seçilen bir ekip tarafından koruma ve kollama görevi yerine getirilirdi. Sinyal kesici cihazlar rahmetli Kadir Topbaş döneminde alınmıştır. Biz de gerektiği takdirde bu cihazları yanımızda bulundurduk. Ben olmayan bir örgütün ne üyesi oldum ne bir oluşumun içinde oldum. Sayın başkan ile çalıştığım yıllar içerisinde ne böyle bir örgüte ne böyle bir oluşuma şahit olmadım. Ben buna 12 senede şahit olmaz mıyım?" dedi. "Başkanın toplantı öncesi ya da sonrası üzerini değiştirdiği alana bakan kameranın kapatılması olayıdır" Sanık Akın savunmasının devamında, "Jammer cihazları, sinyal kesici konusunda savunma yapacağım. Olası saldırıları engellemek için önleyici ve caydırıcı olması açısından koruma ekibi tarafından ortak bir kararla alınan koruma ekiplerinden birisidir. Ayrıca hiçbir yerde gizli bir toplantıya şahit olmadım. Yanımızda devletimizin görevlendirdiği 2 polis memuru vardı. Böyle bir şeyin olması mümkün değildir. Toplantılarda ve başkanın bulunduğu alanlarda bu tedbirleri alıyorduk. Amacımız meydana gelecek olası bir saldırıya karşı önleyici ve caydırıcı tedbirleri alabilmekti. Haberleşmenin engellenmesi gibi durum asla söz konusu olmamıştır. Jammer cihazları rahmetli Kadir Topbaş döneminde alınan cihazlardır. Kamera bantlama konusuna değinmek istiyorum. Bu durum sadece sayın başkanın toplantı öncesi ya da sonrası üzerini değiştirdiği alana bakan kameranın kapatılması olayıdır. İddia edildiği üzere toplantı ve toplantıya katılanların gizlenmesi gibi bir amaç olsa, otelin giriş çıkışına bakan kameralar da kapatılmaz mıydı? Gizli bir toplantı olsa otelin VİP girişinden girilmez miydi? Biz otelin ana giriş kapısından giriş yapıyoruz. Lobide kamera açık. Fuaye alanında, yürüyüş alanında kamera açık. Sadece sayın başkanın toplantı yapacağı ve üzerini değişeceği kamera kapalı. Üzerime atılı hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı. Mahkeme başkanının "Tedbir aldığınız bu otele daha önce o tarihin dışında giriş çıkışınız var mı?" sorusuna sanığın "var" demesi üzerine mahkeme başkanı farklı tarihlerde uygulamanın yapılıp yapılmadığını sordu. Sanık Akın soruya, "Birçok yerde bunu doğal olarak uyguladık. Dış mekanda yapılan toplantıların çoğunda sadece bir alanda uygulamayı yaptık" cevabını verdi. Cumhuriyet savcısı ise sanığa, "Tehdit alındığını söylemiştiniz, güvenlik önlemleri kapsamında o tarihte jammer kullanımıyla ilgili bir yasal düzenleme var mıydı, bir tebligat geldi mi size?" şeklinde soru sordu. Sanık, "Sadece koruma tedbirinin arttırıldığına dair bir yazı verildi" şeklinde cevap verdi. Duruşma yarın saat 10.00’da devam edilmek üzere ertelendi.