SAĞLIK - 18 Temmuz 2025 Cuma 14:58

‘İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa’ kampanyasında 10 milyonun üzerinde kişiye ulaşıldı

A
A
A
‘İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa’ kampanyasında 10 milyonun üzerinde kişiye ulaşıldı

‘İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa’ kampanyası tamamlandı. Kampanyada katılım hedefi aşılarak, 10 milyon 72 bin kişinin ölçümü yapıldı.


Sağlık Bakanlığı tarafından 10 Mayıs-11 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilen ‘İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa’ kampanyası, 9. haftasında hedeflenen 10 milyon kişilik ölçüm sayısını aşarak başarıyla tamamlandı. Kampanyaya Türkiye’nin tüm illerinden yoğun ilgi gösterildi. Kampanya süresince 5,5 milyondan fazla kişiye bilgilendirme ve yönlendirme desteği sağlandı. Kampanyaya en yüksek katılım Ankara, İstanbul ve İzmir’de oldu.



Kampanya süresince 10 milyon 72 bin kişinin ölçümü yapıldı


Sağlık Bakanlığı tarafından toplumda sağlıklı yaşam bilincinin artırılması amacıyla hayata geçirilen ‘İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa’ kampanyasının 9. haftasında ülke genelinde 2 milyon 398 bin 397 kişilik rekor katılım gerçekleşti. Kampanya, son haftasında 10 milyon kişilik hedef ölçüm sayısını aşarak, 10 milyon 72 bin 20 kişiye ulaştı.


Kampanyaya ilişkin değerlendirmede bulunan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Malum kilo-boy ölçümleriyle esasında sahaya çıkarak insanlarımızın farkındalığını artırıp, onları daha sağlıklı bir beden için ölçümlere başladık ve şu ana kadar 10 milyon insanımızı kilo ve boy olarak ölçtük. Ama maalesef yaklaşık yüzde 70’e yakın insanımızın fazla kilolu olduğunu, hatta bu kişilerin yaklaşık yüzde 25’inin obez diyeceğimiz aşırı kilolu olduğunu fark ettik. Özellikle toplumdan bu konuda bize destek vermesini, beraber bu kiloları vermemiz gerektiğini özellikle ifade etmek istiyorum. Çünkü kilo sonuçta hayat kalitesini düşürüyor, uyku kalitesini etkiliyor, eklemlerimizi bozuyor, kalp hastalıklarına sebebiyet veriyor" ifadelerini kullandı.



En yoğun katılım İstanbul, Ankara ve İzmir’de gerçekleşti


Kampanyaya Türkiye’nin tüm illerinde yoğun ilgi gösterildi. En yüksek katılım sayısı, nüfus yoğunluğu da göz önünde bulundurulduğunda İstanbul, Ankara ve İzmir’de gerçekleşti. İl bazlı değerlendirildiğinde kampanyaya katılım oranı en yüksek olan iller sırasıyla Van, Adana ve Niğde oldu. Bu illerde hedef nüfusun neredeyse iki katından fazla bireye ulaşılması dikkat çekti.



Kadınlarda obezite, erkeklerde fazla kilo daha sık görüldü


Kampanya boyunca yapılan ölçümlerden elde edilen veriler, katılımcıların yaklaşık yüzde 70’lik bölümünün ‘normal’ kilo aralığının üzerinde olduğunu ortaya koydu. Kadınlar arasında obezite oranı yüksek çıkarken, erkeklerde ise fazla kiloluluk daha yaygın olarak belirlendi.



5 milyondan fazla kişiye ‘ücretsiz’ beslenme ve fiziksel aktivite danışmanlığı desteği sağlandı


Ölçüm sonuçları doğrultusunda belirlenen vücut kitle indekslerine göre katılımcıların yaklaşık yüzde 45’inin fazla kilolu ve yüzde 25’inin obezite sınırları içerisinde olduğu tespit edildi. 5,5 milyondan fazla kişi, tercihleri doğrultusunda birinci basamak sağlık kuruluşlarında sunulan ücretsiz beslenme ve fiziksel aktivite danışmanlığı hizmetlerine yönlendirildi. Danışmanlık hizmetleri; vatandaşların sağlıklı beslenme alışkanlıklarının desteklenmesi, fiziksel aktivite düzeylerinin artırılması ve yaşam tarzı değişimlerinin teşvik edilmesine katkı sundu.



Toplumsal farkındalık arttı


İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa kampanyası kapsamında 81 ilde görev yapan sağlık personelinin aktif katılımıyla yürütülen ölçüm ve bilgilendirme faaliyetleri, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının desteklenmesi, fiziksel aktivitenin günlük yaşama dahil edilmesi ve fazla kilo sorununa yönelik toplumsal farkındalığın artırılmasına katkı sağladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Prof. Dr. Oytun Erbaş’tan hantavirüs açıklaması: "İnsandan insana bulaşmıyordu, bir varyantı var, And-v virüsü insandan insana bulaşıyor" Prof. Dr. Oytun Erbaş, son günlerde gündeme gelen hantavirüsle ilgili, "İnsandan insana bulaşmıyordu. Bir tane varyantı var, o da Andes varyantı. Bunu çok duyacağınızı öğrenin. Bu And-v virüsü insandan insana bulaşıyor. Ama nasıl bulaşıyor, yakın temasla" dedi. Prof. Dr. Oytun Erbaş, son günlerde gündeme gelen hantavirüse ilişkin açıklamalarda bulundu. TGRT Haber’de canlı yayına katılan Erbaş, virüsün varyantlarından ve bulaşma yollarından bahsetti. Erbaş, "Hantavirüs bütün dünyada normalde görülen bir virüstü. Normalde hantavirüs kemirgenlerden bulaşıyor. Fare, hamster, sincap bu farelerin tükürüğünde var. Amerika’da bu salgın nasıl oluyordu eskiden. Amerika’da bir kadın kileri süpürür, kilere bizim fare dışkısını yapmıştır. Dışkı kurumuştur, süpürürken de onu solur. Amerika’da şöyle derlerdi; kilerde fare varsa yeri ıslat kalkmasın diye. Kilerleri elektrik süpürgesiyle süpürme. Neden? Çekiyorsun virüs elektrik süpürgesinden çıkıyor. Bu kadın süpürdükten tam 25-30 gün sonra ateşle başlar, bulantı kusma ve sırt ağrısı. Asla farenjit burun akıntısı yapmaz. Direk öksürük yapar. Öksürük ikinci günde seni entübe eder. Öksürürken nefes darlığı olur ve akciğer su toplar. Kendi suyunda boğulursun. Akciğer ödemi diyoruz. Hastaların yüzde 50’si entübe olup ölürdü. İlacı yok. Sadece converesan plazma dediğimiz eskiden hantadan kurtulmuş birinin plazmasını hastaya verdik mi hastanın kurtulma ihtimali yüzde 70’lere çıkar" dedi. Hantavirüsün bulaşma yollarına değinen Erbaş, "Hantavirüs normalde kimden bulaşıyor? Fareden. İnsandan insana bulaşmıyordu. Bir tane varyantı var, o da Andes varyantı. Bunu çok duyacağınızı öğrenin. Bu And-v virüsü insandan insana bulaşıyor. Ama nasıl bulaşıyor, yakın temasla. Buradaki adı, hanta değil artık, hantanın en az 50 alt tipi var. And virüs, Andes virüs. Bu yeni bir virüs. Normalde hiçbir hantta insandan insana bulaşmıyor. Ama bu And-v bulaşıyor, Andes varyantı. Onun için bunu çok duyacaksınız. Bu sene değil, seneye de duyacaksınız, öbür sene de duyacaksınız. Bu bir gün, patlayacak. Çünkü bu, 2018 yılında patladı, bir seyahat gemisinde oldu. İki tane kapma olabilir, Arjantin’den orada aralarından gezinirken farelerin ve sincapların dışkılarını mı soludular, olabilir? İki, bazen de fare geminin içine girer. O zaman gemide fare olursa, onların dışkısı-idrarından bazen de ısırıklarından da bulaşabilir. Ama bunlar gemide fare yok diyorlar. Diyorlar ki, bunlar Arjantin’den kuş gözlemi yaparken kaptı. Peki nasıl bulaşıyor, çok yakın temasta bulaşıyor. Öksürük, aksırıkla ve cinsel ilişkiyle bulaşıyor, vücut salgınından bulaşıyor" diye konuştu. "Amerika’da Meriland’da askeri birliklerde aşısı denendi" Bunun yeni bir salgın olduğunu ve aşısı üzerinde daha önce çalışmalar yapıldığını söyleyen Erbaş, "Şu an vaka sıfır diyorlar. Vaka sıfırın bir özelliği, süper bulaştırıcı, hiper bulaştırıcı denen bir şey var. Normal bir salgın sırasında, bir bulaştırma olayı 8-10 kişiye yayarken, süper bulaştırıcılar 100 kişiye yayıyor. Sıkıntı şu, eğer bu insanlar süper bulaştırıcı ise o zaman yandı. Bir de virüsün inkübasyon dediğimiz, bir belirti vermeden durduğu dönem, 1 ila 6 hafta bazen 8 hafta bir süreç ve 60 güne kadar çıkabiliyor. Yeni bir virüsle karşı karşıyayız, ne halt yediğini bilmiyoruz. Ama Amerikan askerleri bunları Kuzey Amerika’da biliyordu o bölgede. Amerika’da bunun aşısı denendi, Meriland’da, askeri birliklerde. Bunun aşısının bir özelliği var, hiç iğneyi sokmadan, karşıdan tabancayla yapıyorlar, püskürtmeli. Asker kolunu açar, püskürtmeyle 0,5 milimetre basıyor, şak diye aşı içeri giriyor. Bu aşıların yayınları yapılmıştı. Bu, aslında geleceği biliniyordu. Dünyada hanta, solonum virüsü, lassa ateşi, o da farelerden bulaşır, ebola ve birkaç tane marburg gibi virüsler, bunlar Biyogüvenlik Seviyesi 4 (BSL 4) laboratuvarlarda çalışılıyordu. Hatta Çin’de bir laboratuvar 4 virüsü birbirine kenetleyip, yeni bir hibrit virüs yaptım diye yayını yaptı. Böyle bir sıkıntı oldu" ifadelerini kullandı. "Belli gen grubunu öldürüyor" Virüsün belli gen grubunu öldürdüğünü belirten Erbaş, "Hanta virüsünü insandan insana bulaştıran bir varyantıyla beraberiz. Hoş bir şey değil, bir şeyler geliyor demektir. Çok ölümcül bir virüs olduğu biliyoruz. Bir ilaç var, deneniyor ama etkisi çok sınırlı. Bir de bir özelliği daha var. Yaşlıları çok öldürüyor, 70 yaş ve üstü. İki, ek hastalığı olanları çok öldürüyor. Diyabet, koah, akciğer hastalığı olanları çok öldürüyor. Bir de HLA-B8 varsa, belli gen grubunu öldürüyor. Kim bunlar? Tip-1 diyabetliler, çölyaklılar, romatolotojik hastalığı olanlar, haşimatolar, gravesleri bunları çok öldürüyor" şeklinde konuştu.