POLİTİKA - 06 Kasım 2025 Perşembe 16:03

Erdoğan’dan Özel’e: "Kendisine tavsiyem, biz az söyledik, o çok anlasın"

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e tepki göstererek, "Konuşan, Türkiye’nin ikinci büyük partisinin genel başkanı mı, yoksa ayarları bozulmuş hakaret otomatı mı, maalesef belli değil. Öte yandan şunu da hepimiz çok iyi biliyoruz: Zihin fukara olunca akıl ukala olur, dilin de freni boşalırmış. Kendisine tavsiyem, biz az söyledik, o çok anlasın" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kütüphanesi’nde, Kütüphane 5.0 ve İnsan Merkezli Dijital Dönüşüm Uluslararası Konferansı’nda konuştu. Katılımcıları Millet Kütüphanesi’nde ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Başta yurt dışından ülkemizi teşrif eden misafirlerimiz olmak üzere hepiniz Cumhurbaşkanlığı Külliyemize, milletin evine hoş geldiniz, şeref verdiniz. Farklı alanlarda ortaya koydukları eser ve ürünlerle ufkumuzu aydınlatan ilim ve kültür erbabımıza bu vesileyle şükranlarımı iletiyorum. Ebediyete irtihal eden kütüphanecilerimizi, aydınlarımızı, sanatçılarımızı, çalışmaları ile ülkemize ve insanlığa katkı yapan her bir ismi burada rahmetle yâd ediyorum. Türk kütüphaneciliğinin bugünlere gelmesinde emeği ve katkısı olan, ömrünü kütüphaneciliğe adayan tüm muhibban-ı kütübe, yani kitap sevdalılarına aynı şekilde teşekkürlerimi sunuyorum" dedi.

4 Kasım’da başlayıp bugün sona erecek konferansın hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu önemli konferansı tertipleyerek bir araya gelmemize vesile olan Anadolu Üniversite Kütüphaneleri Konsorsiyumu’nu ve Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanemizin mensuplarını gönülden tebrik ediyorum. Biz ilk emri ’İkra, bismi rabbikellezi halak.’ Yani, ’Yaradan Rabbinin adıyla oku" olan bir inancın müntesipleriyiz. İlim erbabımız bilgiyi yitik malları olarak görmüş ve hayatları boyunca bilginin peşinde koşmuşlardır. Şunu da öncelikle ifade etmek durumundayım. Kütüphanecilik anlamında bin 300 yıllık çok köklü bir geleneğimiz var. Emevilerden Abbasilere, Selçuklulardan Osmanlı Cihan Devleti’ne, oradan bugünkü Cumhuriyetimize bu alanda ciddi bir birikim sahibiyiz" açıklamasını yaptı.

Erdoğan’dan Özel’e:

Asırlar boyunca imar edilen şehirlerde, kurulan devletlerde, inşa edilen medeniyetlerde kitap ve alimin hep merkezde yer aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şam’daki Beyt’ül Hikme, Bağdat’taki Nizamiye Medresesi, Anadolu’da Karatay Medresesi, Gök Medrese, İstanbul’da Sahn-ı Seman ve Süleymaniye Kütüphaneleri ve daha nicesi... Tüm bu yapılar yalnızca kendi muhitlerine değil, tüm dünyaya ilim ve irfan yaymışlardır. Gerek cami, gerekse vakıf ve medrese kütüphanelerimiz hem dini ilimlerde hem pozitif bilimlerde güvenilir bilginin temel kaynakları oldu" ifadelerini kullandı.

Avrupa’dan ve dünyanın diğer bölgelerinden bilim insanları ve talebelerin bu merkezlerde asırlar boyunca ilim tahsil etmeye geldiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Buralardan öğrendikleri bilgi ve metotlarla kendi ülkelerindeki üniversite ve kütüphanelerin kurulmasına öncülük ettiler. Hakkımız tam manasıyla teslim edilmese dahi günümüzün bilim ve kültür mirasına milletimizin yaptığı katkı göz ardı edilemeyecek kadar büyüktür" değerlendirmesini yaptı.

"Tarihe şöyle bir göz atıldığında karşınıza çıkan ilk hakikatlerden biri şudur değerli dostlar: İlme ne zaman hak ettiği kıymeti vermişsek, kitaba ve bilgiye ne zaman dört elle sarılmışsak, dünya tarihine geçen en büyük başarılarımızı işte o zaman elde etmişiz" diyen Erdoğan, "Huzur ve güvenliğimizi, refah seviyemizi işte o zaman istediğimiz düzeye getirebilmişiz. Fakat ilimle, irfanla, bilgiyle, kitapla aramız açıldığında ise geriye düşmüş, zayıflamış, güç kaybetmiş, takip edilen değil, takip eden konuma gelmişiz. Burada şu anekdotu sizlerle özellikle paylaşmak istiyorum. Gençler, burası çok önemli. Yavuz Sultan Selim Han hem alimlere büyük hürmet gösterir hem de okumayı çok severdi. O kadar ki sefere çıktığı zamanlarda seyyar kütüphanesini de yanına aldırırdı. Mısır seferi dönüşünde devrin en büyük alim ve müverrihlerinden Kemal Paşazade ile yan yana at üstünde ilmi bir sohbete koyulmuşlardır. Bu sırada Kemalpaşazade’nin atının ayağı aniden bir çukura girdi ve bu çukurdan Yavuz Sultan Selim Han’ın kaftanına çamur sıçradı. Son derece müteessir olan Kemalpaşazade’ye Yavuz Sultan Selim şu hükmetli cümleyi kurdu: ’Üzülmeyiniz hocam, alimin atının ayağından sıçrayan çamur bizim için üzüntü değil, bir iftihar vesilesidir.’ Sonra döndü ve maiyetinde bulunanlara şu talimatı verdi: ’Alınız bu çamuru, bu çamurlu kaftanımı öldüğüm zaman üzerime örtünüz.’ Evet, sadece bu örnek bile tarih ve medeniyetimizde ilmin ve alimin tuttuğu yeri göstermesi bakımından öyle zannediyorum ki önemli bir referanstır" diye konuştu.

Erdoğan’dan Özel’e:

"Kütüphanelerimiz tek parti zihniyetinin tepeden inmeci uygulamalarından dolayı merhum Cemil Meriç’in benzetmesiyle birer tuğla yığınına dönüştü"

Cami ve medrese kütüphanelerinin yanı sıra müstakil kütüphanelerin 17’nci yüzyılın ikinci yarısından itibaren yükselmeye başladığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Köprülü Kütüphanesi, Atıf Efendi, Ragıp Paşa, Nuruosmaniye ve Hamidiye gibi kütüphaneler uzun yıllar ilim hayatımıza damga vurdu. Hepsi birer bilgi hazinesi olan bu yapılar sadece belli bir kesimin değil, halkın tamamının kullanımına açık bir haldeydi. Okuyan, sorgulayan, merak eden, araştırma yapmak isteyen herkes bu kütüphanelerden faydalanabiliyordu. Tabii şu acı gerçeği de ifade etmek mecburiyetindeyim. Bu zengin müktesebatı, özellikle Cumhuriyetimizi maziden bir kopuş olarak gören tek parti yıllarında ne yazık ki yeterince değerlendiremedik. Eşsiz kaynaklarla bezeli kütüphanelerimiz tek parti zihniyetinin tepeden inmeci uygulamalarından dolayı merhum Cemil Meriç’in benzetmesiyle birer tuğla yığınına dönüştü. Nice kuşakların geçmişiyle arasına kalın duvarlar örüldü. Bu ülkenin aydınlık yarınları olan genç nesillerin kendi kökleriyle bağı zayıflatıldı, evlatlarımız medeniyet değerlerine bilerek yabancılaştırıldı. Bu politikalar sebebiyle koca bir nesil ne şarklı kalabildi ne garplı olabildi, iki arada bir derede maalesef oradan oraya savruldu. Türkçe ezan garabetinden musiki yasaklarına, rahmetli Aşık Veysel’in bizzat yaşadığı kılık kıyafet dayatmalarına kadar hayatın birçok alanında bunu gördük, yaşadık, milletçe tecrübe ettik" dedi.

Açıklamalarına devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yaşadığımız bütün bu olumsuzluklara rağmen yeniden ayağa kalkmayı, köklerimizle ve tarihimizle yeniden bütünleşmeyi öyle veya böyle başardık. Bakınız, bugün okul öncesinden doktora sonrası düzeye kadar eğitim kurumlarımızla, kütüphanelerimizle, gençlik merkezlerimizle çıtayı her geçen gün daha yükseğe taşıyoruz. Kültür Bakanlığımız, Milli Eğitim Bakanlığımız, üniversitelerimiz, vakıflarımız ve yerel yönetimlerimizle el ele vermek suretiyle kütüphanecilik mirasımızı yaşatmaya, geliştirmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı olarak bu sürece liderlik ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şu anda içinde bulunduğumuz Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanemizi 5 yıl önce Ankara’mıza ve ülkemize kazandırdık. 5 milyon 100 bini aşkın bölümü matbu olmak üzere dijitalleştirilmiş yayınlarla birlikte 141 milyon 700 bin kaynak ile burayı dünyanın en büyük üçüncü kütüphanesi haline getirdik" şeklinde konuştu.

"Millet Kütüphanemizi öğrencilerimizin, akademisyenlerimizin ve tüm vatandaşlarımızın hizmetine verdik"

300 milyonun üzerinde elektronik kaynağı araştırmacıların kullanımına sunduklarını belirten Erdoğan, "112 ülkeden 135 farklı dilde eserin yer aldığı Dünya Kitaplığı ile 13 ana veri tabanı, 233 alt veri tabanı ile 125 bin metrekarelik alanı ve 5 bin kişilik oturma kapasitesiyle, toplantı ve seminer salonları, teknoloji sınıfları, açık ve kapalı otoparkı, yemek salonları, kafeteryaları ve tam 201 kilometre raf uzunluğu ile Millet Kütüphanemizi öğrencilerimizin, akademisyenlerimizin ve tüm vatandaşlarımızın hizmetine verdik. Geçtiğimiz sene 2 milyona yakın ziyaretçiyi ağırlayarak dünyada üçüncü sıraya yerleştik. Laf ola beri gele yok. İcraat, icraat, icraat. Bu yıl Ekim ayı itibarıyla dikkatinizi çekiyorum, toplam 8.5 milyon ziyaretçiyi Millet Kütüphanesi’nde misafir etmenin kıvancını yaşadık. Bilhassa liseli ve üniversiteli gençlerimizin kütüphanemize çok yoğun ilgi gösterdiğini görüyor, bundan da büyük bir memnuniyet duyuyorum. Her sabah erken saatlerde pırıl pırıl evlatlarımız Millet Kütüphanesi’ne gelmek için adeta birbirleriyle yarışıyor. Biz de burada okuyan, yazan, araştırma yapan veya sınavlara hazırlanan gençlerimize günde 2 öğün çorba ikram ediyoruz. 15 çeşit içecek ve keklerimizi yine ücretsiz olarak buradaki genç evlatlarımıza sunuyoruz. Bu yılın ilk 8 ayında 5 milyon 927 bin adet ücretsiz ikramda bulunduk" açıklamasını yaptı.

Erdoğan’dan Özel’e:

Kütüphanede düzenlenen bin 894 eğitim ve bilim atölyesinde 17 bin 642 katılımcının hiçbir ücret ödemeden eğitim aldığını bildiren Erdoğan, "Yine son 5 yılda Millet Kütüphanemizde 46 büyük sergiye de ev sahipliği yaptık. Şunu da büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim. 2024 yılı sonunda Kültür Bakanlığımıza bağlı halk kütüphanelerimizdeki üye sayısını 6,7 milyona, kullanıcı sayısını 38,7 milyona ve kitap sayısını da 25 milyona çıkararak tüm zamanların en büyük rekorunu kırdık. Bu yıl ise güncel üye sayımız 7,6 milyona, kitap sayımız da 25,6 milyona ulaştı. Halihazırda dağıtımda olan 800 bin yeni kitabımızla bu sayıyı yıl sonunda inşallah 26,4 milyona yükselteceğiz. 2026 yılında açacağımız yeni kütüphanelerle toplam kullanım alanımızı 800 bin metrekareden 1 milyon metrekareye, oturma kapasitemizi ise 150 binden 200 bin kişinin üzerine taşıyacağız" ifadelerini kullandı.

Kütüphanecilik hizmetlerinde başarılara her gün bir yenisini eklediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2 yıl önce ’büyük yürüyüşümüzde yeni bir halka, yeni bir safha’ olarak tarif ettiğimiz, bu çok önemli, Rami Kütüphanemizin açılışını yapmıştık. Orayı hatırlıyorsunuz herhalde. Bu kütüphanemizi sosyal donatılarıyla, atölye çalışmalarıyla, kültür ve sanat etkinlikleriyle yaşayan ve üreten bir merkeze dönüştürdük. Rami Kütüphanesi bünyesinde faaliyet gösteren ve dünyanın en büyük yazma eser restorasyon laboratuvarı olan Kitap Şifahanesi’nde bu sene 40 bin eserin durum tespitini, 28 bin eserin ise temizlik işlemini yaptık. Çoğu tahribata uğramış 4 bin 446 eserin de restorasyonunu yaparak muhafaza altına almış olduk" dedi.

"Adı baskı ve zulümle anılan, zamanın rektörü tarafından üniversitenin nadir eserler kitaplığı ve binlerce nadir eser çöpe atılmıştı"

28 Şubat döneminin ruhsuz, köksüz, tarih şuurundan yoksun zihniyetinin kurbanlarından birinin de İstanbul Üniversitesi’ndeki tarihi kitaplar olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Adı baskı ve zulümle anılan, zamanın rektörü tarafından üniversitenin nadir eserler kitaplığı ve binlerce nadir eser çöpe atılmıştı. Bunların arasında Sultan II. Abdülhamid Han’ın özel kitaplığı da vardı.Bu eserleri de okuyucuların istifadesine sunduk. İstanbul’da tüm ithamlara, tüm iftiralara rağmen Atatürk Kültür Merkezi’ni yeniden ve çok daha güçlü bir şekilde inşa ettik. Önümüzdeki aylarda Haydarpaşa’da yine muhteşem bir kütüphanemizi hizmete açacağız. Son yıllarda Türkiye’nin ilk gar havalimanı ve alışveriş merkez kütüphaneleri ile 0-3 yaş bebek, tarım, turizm ve müzik kütüphanelerini hayata geçirmiştik. Yakın zamanda bir ilke daha imza atarak ülkemizin ilk hastane halk kütüphanesini Eylül ayının sonunda hizmete açtık. Diğer taraftan dijitalleşme alanında da çok ciddi mesafe kat ettik. Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığımızın koleksiyonunda yer alan 457 bin eserin dijital nüshasını araştırmacılarımızın istifadesine sunduk. Derleme ve kataloglama faaliyetlerinde de çok iyi bir karneye sahibiz. 2024’te 107 bin 33 kitabı derleyerek Cumhuriyet tarihi rekorunu kırdık. Eylül 2025 itibarıyla 154 bin kataloglama faaliyetiyle yeni bir başarıya ulaştık. Milli Dijital Kütüphane projemizle, Milli Kütüphanede verilen hizmetlerin sanal bir modellemesini yaparak dijital ikizini oluşturduk. Milli Dijital Kütüphane üyelerimiz, Ankara’daki yerleşkeye ek olarak ülkemizin dört bir yanındaki 69 halk kütüphanemizde kurulan erişim istasyonlarından 20 milyondan fazla kaynağa erişebiliyor" açıklamasında bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu hizmetlerde emeği geçen bakanlıklara, kurumlara, kütüphanecilere teşekkür etti.

"Zihin fukara olunca akıl ukala olur, dilin de freni boşalırmış"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e tepki gösterdi. Erdoğan, "Sizler gibi seçkin konuklarımızın önünde gündeme getirmek istemezdim. Ancak siyasetçiler olarak saldırılar karşısında siyaset kurumunun itibarını da korumamız gerekiyor. Dün ana muhalefet partisi genel başkanının hezeyanlarını hem kendi partisi hem de ülkemiz siyaseti adına inanın hicap duyarak takip ettim. Konuşan, Türkiye’nin ikinci büyük partisinin genel başkanı mı, yoksa ayarları bozulmuş hakaret otomatı mı, maalesef belli değil. Türkiye böyle bir siyasi üslubu, böyle bir çiğliği asla hak etmiyor. Öte yandan şunu da hepimiz çok iyi biliyoruz: Zihin fukara olunca akıl ukala olur, dilin de freni boşalırmış. Ortada, bakın gerçekten üzülerek söylüyorum, zihni ile dili arasındaki bağ tamamen kopmuş, ağzından çıkanı kulağı duymayan zavallı bir şahıs var. Bu zat gün aşırı söylediği yalanlarla, önüne gelene attığı iftiralarla, meydanlarda savurduğu hakaretlerle giderek saldırgan hale geliyor. Yerel yönetimleri ahtapot misali saran suç örgütünün yolsuzlukları ortaya döküldükçe, bu zat da panikliyor, çirkinleşiyor, kontrolü iyice kaybediyor. Biz elbette günden güne daha da seviyesiz ve sevimsiz bir hal alan bu dile, siyaseti enfekte eden bu zehirli söylemlere milletimizi mahkum etmeyiz. Dün zaten hem genel başkan vekilimiz ve parti sözcümüz hem de diğer arkadaşlarım bu zata hak ettiği cevabı onun düzeyine inmeden verdiler. Kendisine tavsiyem, biz az söyledik, o çok anlasın" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bilecik Şampiyonluk maçının sonunda gerginlik yaşandı Bilecik 1. Amatör Lig’in şampiyonunun belli olacağı final maçını penaltı atışları sonucu Osmanelispor kazanırken, son penaltının ardından oyuncular arasında gerginlik yaşandı. Bilecik 1. Amatör Lig’in şampiyonun belli olacağı play-off final müsabakasına Osmaneli ilçesinin 2 güzide kulübü Osmanelispor ve Osmaneli Gençlerbirliği Spor kaşı karşıya geldi. Osmaneli İlçe Stadı’ndan maç kapalı gişe oynanırken, maçı Osmaneli Kaymakamı Abdüssamed Kılıç, Osmaneli Belediye Başkanı Bekir Torun, Bilecik Belediye Başkan Yardımcısı Sabri Çobanoğlu, ASKF Başkanı Nusret Tosun, kurum müdürleri ve çok sayıda taraftar izledi. Maçın normal süresi berabere bitti Maç öncesi iki takım taraftarların dostluk ve kardeşlik mesajları verdi. Her iki takım da kendilerine ayrılan yerleri doldururken maçın 90 dakikalık bölümü golsüz eşitlikle sonuçlandı. 15’er dakikalık 2 uzatma devresinde de gol olmazken maç penaltılara gitti. Penaltılarla Osmanelispor 4-3 kazarak, Bölgesel Amatör Lig’e yükseldi. Saha bir anda karıştı Maç sırasında taraftarlar birlik ve beraberlik içinde maçı izlerken, maç sonundan saha içi bir anda karıştı. Maçın ardından Osmanelisporlu bir futbolcu elindeki yeşil-kırmızı kulübün bayrağı ile saha içine girince Osmaneli Gençlerbirliği Spor bir futbolcu kendisini saha içinde kovaladı. Ardından 2 takımın oyuncuları saha içinde çıkan kavgada adeta sahayı ringe çevirdiler. Olaylar soyunma odasının önünde de devam ederken, polis olayları güçlükle sonlandırdı.
İzmir İZKA destekli "Bergama Ziyaretçi Yönetim Planı" hazırlıkları başlıyor İzmir’in Bergama ilçesinde, Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı Başkanlığının UNESCO Dünya Miras Alanı’nın sürdürülebilir turizm hedefleri doğrultusunda korunması ve geleceğe taşınması adına yürüttüğü çalışmalara bir yenisi daha eklendi. İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ortaklığında hayata geçirilecek olan "Bergama Dünya Miras Alanı Ziyaretçi Yönetim Planı Hazırlanması" projesi için teknik destek hizmet alımı sözleşmesi, İZKA ile yüklenici firma İkarya Danışmanlık A.Ş. arasında imzalanarak resmi süreç başlatıldı. Şehir Plancısı Serdar Nizamoğlu ve ekibi tarafından hazırlanacak olan planın 6 ayda tamamlanması hedefleniyor. Bergama’nın önümüzdeki yıllarda ziyaretçi yönetimi açısından yerine getirmesi gereken çalışmaların ortak akılla değerlendirileceği proje kapsamında; araştırma, raporlama, paydaş iletişimi, veri temini ve katılımlı toplantı organizasyonları Alan Başkanı Dr. Emre Ataberk ve Restorasyon Uzmanı Yüksek Mimar Yüksel Altuğ koordinasyonunda yürütülecek. Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alan Başkanı Dr. Emre Ataberk, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı Başkanlığı olarak, UNESCO Dünya Miras Alanımızın sürdürülebilir turizm hedefleri doğrultusunda korunması ve geleceğe taşınması adına yürüttüğümüz çalışmalara bir yenisini daha ekliyoruz. İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) ’2025 Yılı Teknik Destek Programı’ kapsamında yaptığımız başvurumuzun olumlu sonuçlandığını ve projemizin kabul edildiğini kamuoyuna duyurmaktan büyük mutluluk duyarız" dedi. Sürecin tüm paydaşların katılımıyla yürütüleceğinin altını çizen Dr. Emre Ataberk, "Proje sürecinde paydaşlarımızın ve halkımızın görüşleri en büyük rehberimiz olacaktır. Katılımlı toplantılarla Bergama’nın gelecekteki ziyaretçi vizyonunu hep birlikte şekillendireceğiz. Alan Başkanlığımız olarak, sağladıkları destekten dolayı İzmir Kalkınma Ajansı’na (İZKA), İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Sadık Doğruer’e ve sürece katkı sunacak olan tüm paydaşlarımıza teşekkür eder, çalışmaların Bergama’mıza hayırlı olmasını dileriz" diye konuştu.
Rize Ardeşen Anadolu İmam Hatip Lisesi, hokeyde Türkiye 3.’sü oldu Ardeşen Anadolu İmam Hatip Lisesi, Okul Sporları Gençler A Hokey Türkiye birinciliği müsabakasında 3. oldu. Gaziantep’te düzenlenen Okul Sporları Gençler A Hokey Türkiye Birinciliği müsabakalarında Rize’yi temsil eden Ardeşen Anadolu İmam Hatip Lisesi, büyük bir başarıya imza atarak Türkiye 3.sü oldu. 25-29 Nisan tarihleri arasında 3 farklı bölgeden gelen 9 seçkin takımın mücadelesine sahne olan şampiyonada Ardeşen ekibi, turnuva boyunca sergilediği üstün performansla dikkatleri üzerine çekti. Turnuva süresince normal sürede hiç mağlup olmayan Rize temsilcisi, yarı finalde seri penaltı atışları sonucunda final kapısından döndü. Finali kaçıran Ardeşen Anadolu İmam Hatip Lisesi, üçüncülük müsabakasında İstanbul temsilcisi ile karşı karşıya geldi. Sahadan galibiyetle ayrılan Ardeşen Anadolu İmam Hatip Lisesi, Rize’ye bronz madalya ile dönme başarısı gösterdi. Gençlik ve Spor İl Müdürü Ramazan Öztürk, elde edilen bu başarının ardından teknik ekip ve sporcuları tebrik ederek, "Gaziantep’te düzenlenen Türkiye Şampiyonası’nda ilimizi en iyi şekilde temsil eden, turnuvayı namağlup tamamlayıp sadece penaltılarla finalin kıyısından dönen Ardeşen Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerimizi yürekten kutluyorum. Bu başarıda emeği geçen teknik ekibimizi, antrenörlerimizi ve okul idaremizi tebrik ederim. Gençlerimizin sporun her branşında gösterdiği bu azim, bizler için en büyük gurur kaynağıdır." İfadelerini kullandı.