POLİTİKA - 12 Mayıs 2026 Salı 17:07

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Muhalefet öyle istiyor diye biz Türk diasporasına sırtımızı dönemeyiz"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Muhalefet öyle istiyor diye biz Türk diasporasına sırtımızı dönemeyiz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Hiç kusura bakmasınlar, muhalefet öyle istiyor diye biz Türk diasporasına sırtımızı dönemeyiz. İster ülkemizde isterse yurt dışında yaşasın bütün vatandaşlarımızı aynı muhabbetle bağrımıza basmaya devam edeceğiz" dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katıldı. Erdoğan, yaptığı konuşmada, 14 Ağustos 2001’de ‘artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ iddiasıyla çıktıkları yolda 25 yıldır Türk milletinin desteği ve hayır duasıyla kararlılıkla yürüdüklerini söyledi.


"Biz önümüze bakacağız, gelecek 25 yılda nasıl bir Türkiye görmek istediğimizin yol haritasını belirlemeye odaklanacağız"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, 25 yıldır Türk milletinin umudunu boşa çıkarmadan ve kendilerine yüklediği ağır mesuliyetin idrakiyle gece gündüz çalıştıklarını belirterek, "25’inci kuruluş yıl dönümünü hem partimiz hem de demokrasi ve kalkınma mücadelemiz açısından önemine, anlamına ve tarihimizde temsil ettiği müstesna konuma uygun şekilde değerlendirmek niyetindeyiz. Bir taraftan her günü, her anı hizmet ve eser siyasetiyle geçen 25 yılımızı tekrar hatırlarken diğer taraftan daha büyük başarılara imza atacağımız ikinci çeyrek asrın vizyonunu ortaya koyacağız. Kendimizi sigaya çekecek, nerede eksiğimiz hatamız varsa tespit edecek, hiçbir komplekse kapılmadan öz eleştirimizi cesaretle yapacağız. 25 yılın tecrübeleri ışığında Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin gelecek çeyrek asrına yön verecek bir tasavvuru, bir paradigmayı ve millete umut aşılayacak yeni bir vizyonu şekillendirmenin çabası içinde olacağız. Hizmetle, planla, projeyle, ufukla ve vizyonla işi olmayanların bizi kendi sığ gündemleriyle meşgul etmelerine fırsat vermeyeceğiz. Her zaman söylediğim gibi biz işimize bakacağız, önümüze bakacağız 25 yılın birikiminin rehberliğinde gelecek 25 yılda nasıl bir Türkiye görmek istediğimizin yol haritasını şimdiden belirlemeye odaklanacağız" ifadelerini kullandı.


"Geride kalan 25 yılda AK Parti’nin Türk siyasetinin merkezi olma vasfının örselenmesine hiçbir şekilde müsaade etmedik"


AK Parti’nin yegane hedefinin millete ve ülkeye hizmet etmek, hizmet üretmek olan bir siyasi hareket olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bundan 25 yıl önce partimizi kurarken, gerilim siyasetine son vereceğimizi, siyasete yeni bir soluk getireceğimizi, Türkiye’de siyasetin aktığı nehrin yatağını değiştireceğimizi vurgulamış; milletimizin tüm renklerini partimiz bünyesinde buluşturmaya gayret edeceğimizi deklare etmiştik. Geride kalan 25 yılda AK Parti’nin Türk siyasetinin merkezi olma vasfının örselenmesine hiçbir şekilde müsaade etmedik. Hayat tarzı, kökeni, meşrebi, mezhebi ne olursa olsun Türkiye merkezli düşünen, ilkelerimiz noktasında bunu benimseyen herkese kapımızı ardına kadar açtık. Bugün de aynı çizgide siyaset yapmaya devam ediyoruz" dedi.


"Meyhane jargonuyla ona buna saldırarak, hakaret ederek siyasetteki kapasite açığı kapatılamaz"


Erdoğan, 81 vilayetin her birini hiçbir ayrım yapmadan kucakladıklarını, Türkiye’ye, Türk milletine samimiyetle hizmet etmek isteyenleri de aynı duygularla partinin saflarına dahil ettiklerini belirterek, "İnşallah AK Parti ailesine yeni katılan arkadaşlarımızın rozetlerini takacağız. Türkiye’ye hizmet mücadelesini bugünden itibaren AK Parti çatısı altında yürütecek Afyonkarahisar ve Dinar belediye başkanlarımız ile belediye meclis üyelerimize aramıza hoş geldiniz, safalar getirdiniz diyorum. İyice muvazeneyi yitiren CHP yönetiminin kirli siyaseti bizi yolumuzdan alıkoyamaz. Kimse kusura bakmasın ama siyasi üslubu kişinin aynasıdır. Karakter suikasti yapanlar karakter fukaralarının ta kendileridir. Meyhane jargonuyla ona buna saldırarak, hakaret ederek siyasetteki kapasite açığı kapatılamaz. CHP yönetimi vatandaşın aklıyla alay etmeyi artık bırakmalı, başkalarını suçlama kurnazlığından bir an önce vazgeçmelidir. Hata yapmak tabii ki insana mahsustur fakat hatada ısrar etmek akıllı insanın karı değildir. Buna rağmen CHP yönetimi yanlışı daha büyük bir yanlışla telafi etmeye, ortaya saçılan pislikleri daha büyük yalanlarla örtmeye çalışmaktadır. Bu son derece bayat bir stratejidir. Bu ucuz bir politikadır ve kullanım ömrü çoktan dolmuştur" açıklamasında bulundu.


"Biz; makamda, unvanda ve koltukta şeref bulan değil aksine şerefi; millete hizmet etmekte gören bir kadroyuz"


CHP yönetiminin bahane ile fitne ürettiğini ve bunun için harcadığı enerjiyi kendi yanlışlarıyla yüzleşmeye ayırması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Herkesi bir kez daha siyasette seviyeyi, nezaketi, centilmenliği gözetmeye çağırıyorum. Onlar ne yaparsa yapsın. Biz yeni arkadaşlarımızla el ele verecek, tam bir dayanışma içinde Afyon’un daha gelişmesi için birlikte çalışacağız. Biz; makamda, unvanda ve koltukta şeref bulan değil aksine şerefi; millete hizmet etmekte gören bir kadroyuz. Bizim siyaset tarzımızda eski yeni ayrımı yoktur. Bizim anlayışımızda kibir yoktur. Böbürlenme, millete tepeden bakma, millete karşı hürmetsizlik yoktur. Bizde hizmet ve eser yarışı vardır. Milletin gönlüne girme rekabeti vardır. Hepimiz Türkiye’ye ve Türk milletine hizmet davasının neferleriyiz. Türkiye yüzyılını inşa edene kadar durmadan dinlenmeden koşturacağız" şeklinde konuştu.


"Aralarında genel başkanların da olduğu muhalefet aktörleri gurbeti sılaya çevirmiş 7 milyonu aşkın bu kardeşlerimizi dışlamaya devam ediyor"


Muhalefetin sorunlu yaklaşımından yurt dışında yaşayan Türk vatandaşların da nasibini aldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aralarında genel başkanların da olduğu muhalefet aktörleri gurbeti sılaya çevirmiş 7 milyonu aşkın bu kardeşlerimizi dışlamaya, ötekileştirmeye ve onlara ikinci sınıf insan muamelesi yapmaya maalesef devam ediyor. Geçen yaz yüreği memleket hasretiyle yanan vatanperver bir kardeşimize sırf Türkiye’yi övdü diye yapmadıklarını bırakmadılar. Hatta ağzı bozuk bir tanesi çıktı, bu insanlarımıza yönelik ‘zırzop’ ifadesini kullanacak kadar ileri gitti. Bunun için özür dileme erdemini bile göstermediler. Hiçbir şey olmamış gibi siyasi ahlaktan, vatandaşa saygıdan bahsetmeye devam ettiler. Biz hatalarını düzeltmelerini bekledikçe bunlar yanlışta ısrar etmeyi sürdürüyor" dedi.


"AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak esnafla en sık bir araya gelen kadro biziz"


Muhalefetin eline geçirdiği her fırsatı Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlara yönelik linç kampanyasına dönüştürdüğünü aktaran Erdoğan, "Buna geçtiğimiz hafta bir kez daha şahitlik ettik. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız, Belçika ziyaretinde orada yaşayan esnaflarımızı ziyaret etti diye yapmadıkları nezaketsizlik kalmadı. Neymiş? Yurt dışındaki esnaflarımızı niçin ziyaret ediyormuş? Niçin Türkiye’de esnaf ziyareti yapmıyormuşuz da Avrupa’da yapıyormuşuz? İnsanda biraz vicdan olur, adalet duygusu olur. Rakiplerini takip edecek kadar siyasi akıl olur. Hadi bunlar yok diyelim insanda en azından millet bilinci olur. Meşhur hikayedeki gibi biz bunun neresini düzeltelim? Birincisi, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak esnafla en sık bir araya gelen ve tüccarından sanayicisine, iş çevreleriyle irtibatı en güçlü kadro biziz. Ayrıca belediye başkanlarımız, il ve ilçe başkanlarımız her fırsatta kendi il ve ilçelerinde ticaret erbabımızın kapısını çalıyor, halini hatırını soruyor. Kabinemiz; ekonomi yönetimimiz aynı şekilde iş dünyamız başta olmak üzere toplumumuzun çeşitli kesimleriyle buluşuyor, istişare ediyor" ifadelerine yer verdi.


"Ankara Çıkrıkçılar Yokuşu’ndaki kardeşlerimiz nasıl bizim insanımızsa Berlin’deki, Brüksel’deki vatandaşlarımız da canımızdan birer parçadır"


"Yurt dışında yaşayan 7 milyonu aşkın kardeşlerimizle, ülkemiz sınırları içinde yaşayan 86 milyon vatandaşımız arasında ne fark var?" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:


"81 ilimizdeki esnaflarımız ile Avrupa’dan Asya’ya, Afrika’dan Amerika’ya kadar dünyanın farklı yerlerinde helalinden rızkını kazanan insanlarımız arasında Allah aşkına nasıl bir fark var? Bundan 60-70 sene önce bir bavulla Avrupa’ya gitmiş, çok zor şartlar altında çalışmış, yeri gelmiş aşağılanmış, yeri gelmiş ayrımcılığa uğramış ama sonunda emeği ve alın teriyle acı vatanı ikinci vatan eylemiş yurt dışında güzel ahlakın ve dürüstlüğün timsali olmuş bu kardeşlerimizi biz nasıl kendimizden ayrı görebiliriz? Ankara Çıkrıkçılar Yokuşu’ndaki kardeşlerimiz nasıl bizim insanımızsa Berlin’deki, Brüksel’deki vatandaşlarımız da canımızdan birer parçadır. Kulu’daki esnaflarımız nasıl ticari hayatımızın can damarlarıysa İsveç’teki Kululu kardeşlerimiz de Türk ekonomisinin önemli katkılarıdır. Afyon Emirdağlı ahilerle nasıl iftihar ediyorsak Belçika’daki Emirdağlıların başarılarıyla da aynı şekilde kıvanç duyuyoruz."


"Muhalefet öyle istiyor diye biz Türk diasporasına sırtımızı dönemeyiz"


Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşların sadece turizm gelirlerindeki paylarının 11 milyar doların üzerinde olduğunun altını çizen Erdoğan, "Buna diplomaside, kültürde, ticarette, eğitimde, bilimde yaptıkları katkıları eklediğimizde ortaya gerçekten gurur verici bir tablo çıkıyor. Hal böyleyken bu vatandaşlarımızın kapısını çalmamız, ziyaret etmemiz, hallerini hatırlarını sormamız birilerine adeta dert oluyor. Oysa burada sorgulanması gereken bizim yurt dışındaki kardeşlerimizle hemhal olmamız asla değildir. Asıl sorgulanması gereken muhalefet partilerinin böyle bir gündemlerinin olmamasıdır. Asıl eleştirilmesi gereken güya bu ülkede siyaset yapanların dünyanın yüzlerce ülkesinde kök salmış vatandaşlarımızı görmezden gelmeleridir. Asıl unutulması veya utanılması gereken milletimizin ayrılmaz parçası olan Avrupa Türk toplumuna yönelik tahkir edici ve ayrıştırıcı söylemleridir. Asıl yüz kızartıcı olan ülkemizi yurt dışında başarıyla temsil eden Türkiye sevdalısı yüreklere zırzop diyerek hakaret eden aşağılık zihniyettir. Asıl hicap duyulması gereken beş dakikacık bir görüşme için batı başkentlerinde nöbet tutanların kendi insanımıza sırtını dönmesidir. Hiç kusura bakmasınlar, muhalefet öyle istiyor diye biz Türk diasporasına sırtımızı dönemeyiz. İster ülkemizde isterse yurt dışında yaşasın bütün vatandaşlarımızı aynı muhabbetle bağrımıza basmaya devam edeceğiz. Onların kapısını muhalefet gibi seçimden seçime değil, sahir zamanlarda da çalmaya, dertlerine ve sevinçlerine ortak olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.


Yarın Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev’in davetine icabet etmek üzere Kazakistan’a gideceğini söyleyen Erdoğan, "Astana’da inşallah ilk önce Türkiye- Kazakistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin altıncı toplantısını gerçekleştireceğiz. Ardından 15 Mayıs’ta Türk Devletleri Teşkilatımızın gayri resmi zirvesine iştirak etmek üzere Türkistan şehrine geçireceğiz. 16 Mayıs tarihinde Kocaeli’nde Gençlik Kollarımızın düzenlediği gençlik şöleninde on binlerce genç kardeşimizle bir araya geleceğiz. Türk gençlerini Kocaeli Stadyumundaki büyük şölenimize davet ediyorum. Bu düşüncelerle 27 Mayıs Çarşamba günü müşerref olacağımız mübarek Kurban Bayramınızı şimdiden tebrik ediyorum" ifadelerine yer verdi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından AK Parti’ye katılan Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, Afyonkarahisar Dinar İlçe Belediye Başkanı Veysel Topçu, Afyonkarahisar Belediye Meclis Üyesi Derya Palalı, Şevket Öner, Yasin Bayram Yıldırım, Ömer Elçi ve Bekir Lafçı, Dinar Belediye Meclis Üyesi Ahmet Uğur, Ali Tetik, Engin Gülbeyaz, Merkez İlçe Başkanı Halit Özdemir, Afyonkarahisar İhsaniye Belediye Başkanı Emine Gökçe ve Afyonkarahisar İscehisar Belediye Başkanı Seyhan Kılıçaraslan’a rozetini taktı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Mahkeme başkanından sanık avukatlarına: "Hızlanması için bize yardımcı olun, kaç gündür duruşma yapıyoruz, bu tempoda duruşma yapan heyet yok" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında mahkeme başkanı sanık avukatlarına, "Kimseye avukatlık mesleğini öğretmek haddinde değiliz. Ama hızlanma açısından bize yardımcı olun. Aralıksız kaç gün duruşma yapıyoruz. Bu tempoda duruşma yapan heyet yok" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 36. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada tutuklu sanık eski Büyükçekmece Belediye Başkanvekili Ahmet Şahin savunma yaptı. Ahmet Şahin hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede, örgütün Büyükçekmece’deki faaliyetlerinin takibi için örgüt lideri tarafından meclis üyesi olarak yerleştirildiği ifade edilmişti. Şahin’in başka soruşturma kapsamında tutuklanan Hasan Akgün’ün yerine Başkanvekili olarak görevlendirildiği ve örgüt yöneticisi Fatih Keleş tarafından Büyükçekmece Belediyesi’nde "sistem" için para toplaması amacıyla yetkili kılındığı aktarılmıştı. Şahin’in Büyükçekmece’de bulunan büyük inşaat projelerinin, alışveriş merkezlerin imar ve ruhsat konusundaki taleplerini örgüt lideri ve yöneticilerine ilettiği de iddianamede aktarılmıştı. Sanık Şahin iddianamedeki suçlamalara karşı savunmasında, "Sözde örgütün faaliyetlerinin takibi için meclis üyeliğine yerleştirildiğim iddiası var. 2009 yılından beri meclis üyesiyim. Siyasetin her bir kademesinde emek verdim. Büyükçekmece’de 42 yıldır yaşıyorum. 4 seçim dönemi boyunca listelerin birinci sıralarından meclis üyesi seçildim. Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’ün yerine seçildim. Belediye başkanvekilliğinin bir suç idaresine çevrildiğine inanmak istemiyorum. Ben Fatih Keleş’i siyasetten tanırım. Aramızda ast, üst emir talimat ilişkisi olamaz. Hiyerarşi iddiasını da kabul etmiyorum. Üzerime atılı örgüt üyeliği suçunu kabul etmiyorum" dedi. Duruşmada ardından Dilek İmamoğlu’nun ağabeyi Cevat Kaya’nın savunmasına geçildi. Kaya hakkında iddianamede, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’nun kayınbiraderi olduğu, bu sebeple nüfuzunu kullanarak belediye ile sivil vatandaşlar arasındaki aracı kişi olduğu belirtilmişti. Kaya’nın sivil vatandaşların belediyedeki iş ve işlemleri için resmi bir sıfatı olmamasına rağmen nüfuzunu kullanarak devreye girdiği, belediyeye işe alınacak şahıslar konusunda da yine belediyede resmi sıfatı bulunmamasına rağmen aracılık yürüttüğü iddianamede kaydedilmişti. Kaya’nın İBB kaynaklarından kendisine maddi menfaat temin etmeye çalıştığı iddianamede açıklanmıştı. Kaya, mesleğinin iş insanı olduğunu ve aylık gelirinin 300 bin TL olduğunu söyleyerek, "Ben İBB’de çalışan değilim, altyapı üstyapı yapmıyorum. Ekrem İmamoğlu’na doğrudan bağlı örgüt üyesiymişim. Ben ne yaptım, ne talimat vermiş bana, ne işini yapmışım? Bu dosyada bana yöneltilen bir eylem yok. Sanıklar arasında tanığım 2-3 kişi var, biri eniştem Ekrem İmamoğlu. Ben haksız zenginleşmedim ben zengindim zaten. Zenginleşmeye ihtiyacım yoktu benim. Ben çok üzgünüm böyle bir olay bana yaşatıldığı için. Ben bu ülkeye yatırım yapmış, SSK, vergi primi ödemiş, işçisinin parasını zamanında ödeyen, bu ülkeye döviz kazandıran biriyim. İddianame çıktı okudum, ‘mahkeme başkanı beni tensip ile bırakır’ dedim. Ortada bir şey yok. Tek bir şey var 380 gündür ben cezaevindeyim. Ben iyi bir iş insanıyım. Ben o koltukta olsam bunların hepsini bırakırım. Eğer kamuya zarar vermişsem ödeyeceğim 10 katını. İş adamıyım ben. Kendi paramdan ödeyeceğim" dedi. Mahkeme başkanı Kaya’nın avukatlarının savunmasının ardından yaptığı açıklamada, "Kimseye avukatlık mesleğini öğretmek haddinde değiliz. Ama hızlanma açısından bize yardımcı olun. Süreci biz de uzatmaktan memnun değiliz. Aralıksız kaç gün duruşma yapıyoruz. Bu tempoda duruşma yapan heyet yok" dedi. Duruşma yarına ertelendi.
Çankırı Çankırı’da yollar göle döndü, ev ve iş yerlerini su bastı Çankırı’da etkili olan sağanak yağış sebebiyle ev ve iş yerlerinde su baskınları meydana geldi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından kuvvetli sağanak yağış uyarısının yapıldığı Çankırı’da etkili olan şiddetli sağanak hayatı olumsuz etkiledi. Sağanak sebebiyle ev, iş yeri ve yollarda su baskınları yaşandı. Vatandaşlar su baskınlarının yaşadığı bölgelerde zor anlar yaşadı. Yağış ile birlikte harekete geçen ekipler, su baskınlarının olduğu bölgelerde tahliye çalışması yaptı. Su baskınlarının yaşandığı binalarda tahliye çalışması yaptıklarını söyleyen İtfaiye Eri Umut Kapdan, "Şehrimizde öğleden sonra meydana gelen su baskınlarına itfaiye ekiplerimizce müdahale edilmekte olup baskın yerlerinde büyük oranında çalışmalarımızı tamamladık. Su çekme işlemlerimiz hızla devam etmektedir, şu an bir sıkıntımız yoktur" dedi. Ercan Karabudak isimli vatandaş ise, "Aşırı yağıştan dolayı sitemizi su bastı, beş tane daireye su girdi eşyalar, parkeler hepsi göl oldu. Sağ olsun itfaiye ekipleri gelip suyu boşalttılar. İnşallah tekrar olmaz" diye konuştu Belediyeden uyarı Çankırı Belediyesi yaptığı yazılı açıklamada ise vatandaşlar yaşanabilecek su baskınlarına karşı uyarılarak, "İlimizde şu anda yaşanan aşırı yağışların devam edeceği değerlendirilmekte olup sel ve su baskını riski bulunmaktadır. Vatandaşlarımızın bodrum katlarda bulunan dairelerde ve iş yerlerinde dikkatli olmaları, mümkün olmadıkça bu alanlarda bulunmamaları önem arz etmektedir. Dere yatakları, su taşkını riski bulunan bölgeler ve eğimli alanlardan uzak durulması, araçların güvenli bölgelere çekilmesi ve yetkili kurumların yapacağı uyarıların takip edilmesi gerekmektedir. Tüm ekiplerimiz ve iş makinelerimiz sahada görev yapmakta olup olumsuzluklara karşı çalışmalar aralıksız devam etmektedir. Can ve mal güvenliği açısından vatandaşlarımızın tedbirli olmaları önemle rica olunur" ifadelerine yer verdi.
Kastamonu Kastamonu’da öğrenciler yaptıkları bilimsel çalışmaları sergiledi Kastamonu’nun Hanönü ilçesinde öğrenciler tarafından yıl boyunca yapılan projeler, düzenlenen bilim fuarında sergilendi. Kastamonu’nun Hanönü ilçesinde düzenlenen TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı’nda öğenciler, yıl boyunca üzerinde çalıştıkları projelerini protokol üyeleri ve vatandaşlara anlattı. Hanönü Şehit Faruk Karagöz Yatılı Bölge Ortaokulu ve Hanönü İmam Hatip Ortaokulu’nun ortaklaşa düzenlediği fuarının açılış kurdelesini kesen protokol üyeleri, öğrencilerin projelerini inceledi. Fen bilimlerinden teknolojiye, çevreden matematiğe kadar geniş bir yelpazede hazırlanan çalışmalar hakkında öğrencilerden bilgi alan Hanönü Kaymakamı Emre Oktay ve Hanönü Belediye Başkanı Metin Yamalı, gençlerin heyecanına ortak oldu. Öğrencileri tebrik eden Hanönü Belediye Başkanı Metin Yamalı, "İlçemizdeki okullarımızın bu denli başarılı projelere imza atması bizleri gururlandırıyor. Öğrencilerimizin araştırma azmini ve öğretmenlerimizin onlara kattığı vizyonu bugün burada bizzat müşahede ettik. Hanönü Belediyesi olarak eğitime ve bilime yönelik her türlü girişimin destekçisi olmaya devam edeceğiz" dedi. Hanönü Kaymakamı Emre Oktay ise projelerin hazırlanma sürecinde emeği geçen idareci, öğretmen ve öğrencileri tebrik ederek, başarılarının devamını diledi. Bilim fuarına Hanönü Kaymakamı Emre Oktay, Hanönü Belediye Başkanı Metin Yamalı, Hanönü İlçe Milli Eğitim Müdürü Serkan Demirkıran, İlçe Jandarma Komutanı Teğmen Mertcan Demil, İlçe Emniyet Amiri Şenol Demirata, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Aydın Arukan, İlçe Milli Eğitim Müdürü İhsan Yabaneri ve öğretmenler katıldı.