EKONOMİ - 07 Kasım 2025 Cuma 02:58

Bakan Şimşek: "Vergisini zamanında ödemeyeni ödüllendirecek bir düzenlemeyi biz doğru bulmuyoruz"

A
A
A
Bakan Şimşek: "Vergisini zamanında ödemeyeni ödüllendirecek bir düzenlemeyi biz doğru bulmuyoruz"

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Bir mükellefimiz bilançosunu bize sunup zorda olduğunu gösterirse biz memnuniyetle taksitlendirme yapıyoruz. Fakat vergisini zamanında ödemeyeni ödüllendirecek bir düzenleme ki biz doğru bulmuyoruz" dedi.


AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş’un Başkanlığı’nda toplanan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesi görüşüldü. Komisyon, bütçe görüşmelerin ardından Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, milletvekillerinin sorularını cevaplamasıyla devam etti.


Şimşek, Kahramanmaraş depremlerinin etkili olduğu bölgelerin ihyasının en büyük öncelikleri olduğunu belirterek, "Bu seneki fiyatla 3,6 trilyon lira bugüne kadar bütçeden tahakkuk bazlı bir harcama söz konusu. 90 milyar doların üzerinde. Kahramanmaraş merkezli deprem afetinin hemen ardından biz deprem bölgesinde vergi anlamında maliye boyutuyla her türlü kolaylığı sağladık. Her türlü vergisel tedbiri hayata geçirdik. Mücbir sebep haline ilişkin yasa geçen sene değiştirildi ve uzatıldı. Biz uzatma imkanların tümünü kullandık. Dolayısıyla 30 Kasım’da sona erecek mücbir sebep halinin tekrar uzatılması için mutlaka bir yasal düzenleme gerekecek. Ama birincisi depremden etkilenenler etkilendiklerini eğer kanıtlarlarsa mücbir hali sona erse dahi mücbir halden yararlanacaklar" açıklamasında bulundu.


Şimşek, deprem bölgesinin ihyası için gelecek dönemde de kaynak aktarmaya devam edeceklerini dile getirdi.



"Vergisini zamanında ödemeyeni ödüllendirecek bir düzenlemeyi biz doğru bulmuyoruz"


Vergi affı ve yapılandırmasının yapılıp yapılmayacağına ilişkin sorulara da yanıt veren Şimşek, "Şimdi geçtiğimiz dönemlerde epey bir düzenleme yapıldı. Hatta bazılarının taksitleri hala devam ediyor. Bu düzenlemelerde genelde vergi asırlarında herhangi bir indirim veya silinme olmadı. Sadece gecikme faiz ve zamları enflasyon oranında güncellendi. Fakat bu vergi aflarının af diye biliniyor onun için söylüyorum, Aslında yapılandırmanın vergi uyumu bozduğu çok net. Onun için prensip olarak biz şunu yapmak istiyoruz. Eğer gerçekten bir mükellefimiz bilançosunu bize sunup zorda olduğunu gösterirse biz memnuniyetle taksitlendirme yapıyoruz. Dolayısıyla bu anlamda yapılandırma zordaki herkese açık. Bunun için bir yasal düzenleme gündemimizde yok. Yani genele şamil vergisini zamanında ödemeyeni ödüllendirecek bir düzenleme ki biz doğru bulmuyoruz" ifadelerine yer verdi.



"Bütün mükelleflerimize eğer rasyoları elverişliyse biz yardımcı olacağız"


Şimşek, vergi yapılandırmalarının vergiye uyumu bozduğunu geçmişten beri ifade ettiğini söyleyerek, "Bugün biz birçok işletmemize birçok belediyemizin alacaklarını biz taksitlendiriyoruz. Tekrar söyleyeyim, borçlarını ödemede zorluk çekenler gelir idaresine başvursunlar. Biz bütün mükelleflerimize eğer rasyoları elverişliyse biz yardımcı olacağız" dedi.


Vergisini zamanında ödeyenlere bir kolaylık sağlanıp sağlanmayacağına ilişkin de konuşan Şimşek, halihazırda vergiye uyumlu gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerin ödeyeceği gelir ve kurumlar vergisinde beş puanlık bir indirim uygulandığını hatırlarttı.



"Mobilya, deri, konfeksiyon, ayakkabı gibi emek yoğun sektörlerinin sıkıntılarını çalışıyoruz, ilave tedbirler alacağız"


Şimşek, tekstil, mobilya, deri, konfeksiyon, ayakkabı gibi emek yoğun sektörlerde bir takım sıkıntıların olduğunu bildiklerini belirterek, şu ifadelere yer verdi:


"Tekstil, mobilya, deri, konfeksiyon, ayakkabı sektörleri, emek yoğun sektörlerdir. Bu sektörlerde bir takım sıkıntıların olduğunu biliyoruz. Bu sıkıntıları da görmemezlikten gelemeyiz. Nitekim bu senenin başında birkaç adım attık. Bunlardan bir tanesi her çalışan başına KOSGEB üzerinden aylık 2 bin 500 liralık destek sunduk. En son Reeskont kredi miktarını artırırken özel bir alanın bu türden zorluk çeken sektörlere ayrılması hususunu telkin ettik. Aslında ihracatçı demek aynı zamanda imalatçı demek. Şu anda ihracatçının kredi faiz sübvansiyonu neredeyse yüzde 50’lere ulaşmış durumda. Yani piyasa faizine oranla şu anda bizim her şey dahil kredi oranı yüzde 24,9. Ve ufak rakamlar değil. Yılın ilk dokuz ayında 700 milyarın üzerine bir kredi sunulmuş. Şu anda günlük 300 milyon liradan miktar 4,5 milyar irada çıkartıldı. Biliyorsunuz üç yüz milyon liradan. Dolayısıyla tekstil, mobilya, deri, konfeksiyon, ayakkabı gibi emek yoğun sektörlerinin sıkıntılarını biz yine çalışıyoruz. İlave tedbirler alacağız."



"Bütçe açığı düşüyor, bu anlamda program çalışıyor"


Bakan Şimşek, ekonomi programının çalışmadığına dair yapılan eleştirilere de yanıt vererek, "Biz bir taraftan 90 milyar dolarlık bir deprem harcaması yaparken bir taraftan da bütçe açıklarını düşünmüşüz. Bütçe açık hedeflerini önemli ölçüde geçen sene tutturduk. 2023’te tutturduk, 2024’te tutturduk. 2025’te ise büyüme bizim öngördüğümüz düzeyde gerçekleşmedi doğru. Olabiliyor bu tür şeyler. Çünkü bu sene birçok olay yaşandı. Kuraklığın, donun etkisiyle tarımda küçülme var. İçeride dışarıda birçok gelişme oldu. Bölgemizde savaş oldu. Şimdi ama ona rağmen bakın bütçe açığı yüzde 5,1’den geçen sene 4,7’yi, bu senede büyük ihtimalle yüzde 3,5-3,6 civarında gerçekleşecek. Dolayısıyla bütçe açığı düşüyor. Bu anlamda program çalışıyor" diye konuştu.



"Enflasyon daha da düşecek"


Bakan Şimşek makroekonomik verilerdeki ilerleme de değinerek, "Program sayesinde enflasyon yüzde 32-33 civarına indi. Daha da inmesi için şartlar şu anda yerinde ve inecek. Mali disiplini tesis ettik. Sürdürülebilir cari denge var. Kur korumalı mevduatlardan çıkışı tamamlıyoruz ve şoklara karşı dayanıklılığımız arttı. Program rüşdünü ispat etti" diye konuştu.


"Benden sermayeci çıkmaz"


Vergi harcamalarını düşürdüklerini vurgulayan Şimşek, 2026’da vergi harcamalarının 1 trilyon 92 milyar lirasının asgari ücretin vergi dışı bırakılmasından kaynaklandığını kaydetti. Şimşek, sözlerine şu şekilde devam etti:


"Asgari ücrete vergi mi istiyorsunuz? Vergi harcamalarının üçte biri asgari ücretin vergi dışı bırakılmasıdır. Yatırım, üretim ve ihracatın teşviki için bunları yaparsınız. İstihdam için yaparsınız. Bunların tutarı 641,5 milyar lira. Engelli bireyler başta olmak üzere dezavantajlı grupların desteklenmesi, eğitim, sağlık, kültür, spor faaliyetleri için çevresel faaliyetlerin desteklenmesi için ayrılan pay yaklaşık 265 milyar lira. Çiftçilerin tarımsal faaliyetlerinin desteklenmesi için ayrılan pay 262 milyar lira. Çiftçimizin vergisini mi artıralım? Yemi, gübreyi de mi vergiye tabi tutalım? Vergi borcu siliniyor dediğiniz bunlar. Çünkü bunun dışında vergi borcu silinemez, bunların hepsi kanunla yapılıyor, hiçbirisinde benim müdahalem yok."



"Benden burjuva sermayeci çıkartamazsınız"


Vergi konusunda yapılan düzenlemelere de değinen Şimşek, "Benden burjuva sermayeci çıkartamazsınız arkadaşlar, mümkün değil. Bakın, kurumlar vergisini 5 puan artıran benim, bankaların vergisini yüzde 20’den yüzde 30’a çıkartan benim, bankaların harçlarını yüzde 50 artıran benim, yurt içi asgari kurumlar vergisi getiren benim, küresel şirketlere asgari kurumlar vergisi getiren benim. Şirketlerin taşınmazlardaki satışlarda yüzde 50 kazanç istisnasını kaldıran benim, iştirak hissesi satış kazancı istisnasını düşüren benim. Kar paylarına stopajı yüzde 10’dan yüzde 15’e çıkartan benim. Şu anda 6 ay vadeye kadar fon ve mevduatlar, toplamın yüzde 95’ini oluşturuyor. Bunların vergisini yüzde 17,5’e çıkardık. Eğer ben rantiyecisiysem, ben küresel sermayeyi temsil ediyorsam nasıl mevduatların faizini yüzde 5’ten yüzde 17,5’e çıkarıyorum. Benden sermayeci çıkmaz. Ben kamu hizmeti yapmak için buradayım" dedi.



"Programı uygulamasaydık enflasyon ne olurdu sorusunu sormak bile istemiyorum"


Enflasyon konusunda da değerlendiren Şimşek, göreve geldiği günden itibaren enflasyonun gidişatını değerlendirerek, şu ifadelere yer verdi:


"Şimdi biz Eylül 2023’te bir OVP açıkladık. Ama para politikasının yeniden inşası ta Mart Nisan’ı buldu. Şimdi bunu da görmemiz lazım. Dolayısıyla dezenflasyon nerede başladı hususu başlangıç şartları aynı değil. Şimdi 2001’le ilgili güzel bir karşılaştırma gördük. Tebrik ediyorum. Ama şunu görelim. 2001’de büyük bir kur şoku yaşanmış. Kurda düzeltme olmuş. 2023’te bu düzeltme olmadı. Çünkü KKM olduğu için olmadı. Çünkü eğer kurda düzeltmeye izin verseydik o zaman KKM nedeniyle çok ciddi parasallaşma yani Merkez Bankası’nın bir parasal genişlemeye gitmesi gerekirdi. Yapılanın çok ötesinde o da enflasyonu hiperenflasyona götürebilirdi. Biz o nedenle tercihleri yaparken oturduk bu hassasiyetlerle hareket ettik. Ve dolayısıyla şunu anlatmaya çalışıyorum. Enflasyon 2022’nin Ekim ayında yüzde 85’e çıkmış. Yıl sonu yüzde 64, Mayıs ayında yüzde 40 civarına kadar düşmüştü. Dolayısıyla eğer biz bu programı uygulamasaydık enflasyon ne olurdu sorusunu sormak bile istemiyorum."


Görüşmelerin ardından Hazine ve Maliye Bakanlığının 2026 yılı bütçesinin yanı sıra Gelir İdaresi Başkanlığı, Türkiye İstatistik Kurumu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Sermaye Piyasası Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Kamu İhale Kurumu, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun bütçe, kesin hesap ve Sayıştay raporları, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Yatırımcı Tazmin Merkezi ile Bankalararası Kart Merkezi AŞ’nin Sayıştay raporları kabul edildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’taki bin yıllık Kız Kalesi yok olma tehlikesiyle karşı karşıya Kars’ta tarihi Kız Kalesi, yılların ihmali ve doğa şartlarının etkisiyle adeta zamana yenik düşüyor. Ermenistan sınırına sıfır noktada Akyaka ilçesine bağlı Kalkankale köyünde bulunan ve stratejik bir tepede yükselen yaklaşık bin yıllık Kız Kalesi, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Bölge halkı ve tarih meraklıları, kalenin bir an önce restore edilerek turizme kazandırılmasını istiyor. Kalkankale (Tignis) köyü sınırları içerisinde yer alan ve halk arasında "Kız Kalesi" olarak bilinen tarihi yapı, Karahan Çayı’nın batısında Ermenistan sınırına yaklaşık 3 kilometre uzaklıkta yüksek bir tepe üzerine inşa edildi. Orta Çağ’da M.S. 10. yüzyılda yapıldığı değerlendirilen kale, bölgenin en önemli savunma yapıları arasında gösteriliyor. Horasan harcı ve düzgün kesme tüf taşından yapılan kale surları ile burçların büyük bölümü bugün yıkılmış durumda. Günümüze ulaşabilen temel duvar kalıntıları, yapının geçmişte üç ayrı sur sistemine sahip olduğunu ortaya koyuyor. Ancak bugün kaleden geriye yalnızca ayakta kalmayı başaran tek bir yüksek burç kaldı. Ani Ören Yeri ile mimari benzerlik taşıyor Tarihi kale, yalnızca askeri amaçlı bir yapı olmasıyla değil, mimari özellikleriyle de dikkat çekiyor. Kale, Ani Ören Yeri içerisindeki tarihi yapılarla benzer mimari özellikler taşımasıyla dikkat çekiyor. Bu yönüyle Kız Kalesi’nin Ani kültür havzasının önemli savunma noktalarından biri olduğu değerlendiriliyor. Bölgedeki tarihi mirasın önemli parçalarından biri olmasına rağmen kalede bugüne kadar kapsamlı bir restorasyon çalışması yapılmadı. Turizme kazandırılsın çağrısı Doğu Anadolu’nun tarihi ve kültürel zenginlikleriyle öne çıkan Kars’ta özellikle son yıllarda kültür turizmine ilginin artmasıyla birlikte gözler yeniden tarihi yapılara çevrildi. Kız Kalesi’nin restore edilerek turizme kazandırılmasını isteyen Kalkankale Muhtarı Metin Okçu, "Köyümüzde bulunan Kız Kalesi, milattan önce 6000’li yıllarda yapılmış olan bir kaledir. Urartular tarafından yapılmış, tarihi net olarak bilinmemekle birlikte yöremiz açıcından turizme kazandırılması gereken bir tarihi eserdir. Biz defalarca Turizm Bakanlığı’na başvuruda bulunduk. Kalkankale’de bulunan Kız Kalesi bizim için önem arz etmektedir. Yetkililerden buranın restorasyonunu, yolunun yapılmasını ve turizme kazandırılmasını istiyoruz. Bunu değerlendirmek gerekiyor. Bugün yarın kapı açılırsa bizim için çok büyük önem arz edecektir" dedi. Küçük Aküzüm köyünün muhtarı Teoman Gelekçi de Kız Kalesi’nin biran evvel restore edilmesini istedi. Gelekçi, "Buraya Kız Kalesi’ni görmeye geldik. Bu kale yıllarca ayakta kalmış, Kars Kalesi kadar, belki Kars Kalesi’nden de yüksektir. Ama turizme kazandırılmasını istiyoruz. Burası gezilecek bir yer, burayı turizme kazandırsalar iyi olur" diye konuştu. Sınır hattında eşsiz bir manzaraya sahip olan kale, gerekli çalışmaların yapılması halinde hem yerli hem yabancı turistlerin uğrak noktalarından biri olabilecek potansiyele sahip. Ancak mevcut haliyle yapı, defineciler, doğal aşınma ve bakımsızlık nedeniyle her geçen gün biraz daha yok oluyor. Tescilli kültür varlığı ama koruma yetersiz Kız Kalesi’nin taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli olduğu biliniyor. Buna rağmen kalede güvenlik, çevre düzenlemesi, bilgilendirme tabelaları ve koruma önlemlerinin yetersiz olması dikkat çekiyor. Bölge sakinleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumların kaleye sahip çıkması gerektiğini belirterek, "Bu eser sadece Kars’ın değil, Anadolu tarihinin ortak mirasıdır" çağrısında bulunuyor. Bir zamanlar sınırları koruyan görkemli surlarıyla bölgeye hakim olan Kız Kalesi, bugün sessizliği ve yalnızlığıyla dikkat çekiyor. Yüzlerce yıllık geçmişiyle medeniyetlerin izini taşıyan tarihi yapı, restore edilmediği takdirde tamamen yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.
Ankara Ankara merkezli 6 ildeki suç örgütü operasyonunda 6 kişi tutuklandı Ankara merkezli 6 ilde "Ruhsuzlar" adlı suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 8 şüpheliden 6’sı tutuklandı. Ankara’da 9 Aralık 2025’te bir eğlence mekanının kurşunlanmasıyla ilgili, kendilerine "Ruhsuzlar" ismini veren ve birden fazla ilde çok sayıda eğlence mekanlarına yönelik planlı eylemleri olan, belli bir hiyerarşi içerisinde talimatlara göre hareket ettikleri tespit edilen silahlı suç örgütüne yönelik Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Ankara Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından 12 Aralık 2025 tarihinde operasyon yapılmıştı. Operasyonlarda, örgüt lider ve yöneticilerinden oluşan 5 şüpheli tutuklanmıştı. ‘Ruhsuzlar’ isimli suç örgütüne yönelik devam eden çalışmalar sonucu 4 farklı ilde iş yerlerine silahlı eylem yaptıkları tespit edildi. Örgüt üyelerine yönelik Ankara merkezli 6 ilde 14 şahsa karşı 6 Mayıs’ta eş zamanlı operasyon yapıldı. Operasyonlarda 8 şahıs gözaltına alındı. Şahısların ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda 2 adet ruhsatsız tabanca, tabancalara ait şarjörler ile çok sayıda fişek ele geçirildi. Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde işlemleri tamamlanarak adli makamlara sevk edilen R.K., K.Ç., A.A., T.K., A.C.E., A.D., A.M.K., Ş.Ö. isimli 8 şüpheliden 6’sı tutuklandı. Silahlı suç örgütüne yönelik yapılan her iki operasyon kapsamında; örgütün lider, yöneticileri ve üyelerinden oluşan toplam 11 şüpheli tutuklandı.
İstanbul Bakan Kacır: ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir’’ Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Turkcell’in hayata geçirdiği ‘Yarının Teknoloji Liderleri’ proje yarışmasında ödül töreninde konuştu. Kacır, ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi çoğunlukla maddi değildir. Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir, fikir sermayesidir’’ dedi. Turkcell’in, gençleri teknolojiye yönlendirmek ve potansiyellerini ortaya çıkarmak amacıyla bu yıl ikincisini düzenlediği "Yarının Teknoloji Liderleri" proje yarışmasının ödül töreni Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç ev sahipliğinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla gerçekleşti. Türkiye’de üniversitelilere yönelik proje yarışması olan "Yarının Teknoloji Liderleri"nde birinci olan SIGNIFY projesi 1 milyon TL, ikinci MEMOVISION projesi 800 bin TL, üçüncü SMELLCONTROL projesi ise 600 bin TL ile ödüllendirildi. Ayrıca jüri tarafından belirlenen CYBERKIDS, ENERATICS ve KAZAI projelerine de 300 bin TL’lik para ödülü takdim edildi. Törende açıklamalarda bulunan Bakan Kacır, ‘‘Türkiye’nin teknoloji alanında elde ettiği kazanımlar, kendine has bir ekosistem inşasını ve kendine has bir teknoloji geliştirme yolculuğunu da ifade ediyor. Kendine has bir ekosistem dediğimizde aslında çok bileşenli bir yapıdan bahsediyoruz. Altyapılarıyla, üniversiteleriyle, araştırma merkezleriyle, laboratuvarlarıyla, teknoparklarıyla, yazılımcılarıyla ve elbette girişimcileriyle adeta bir sinir ağında ortaklaşa çalışan inovasyon zekası Türkiye’nin teknoloji ekosistemi. Bu zeka dünyada parmakla gösterilen başarılara imza atıyor" dedi. Türkiye’de teknoloji ve inovasyona yapılan yatırımlara ilişkin de bilgi veren Bakan Kacır, ‘‘Türkiye son 23 yılda araştırma, geliştirme ve inovasyona daha önceki dönemlerle mukayese edildiğinde çok daha fazla kaynak ayırıyor. 23 yıl öncesinde Türkiye’nin yıllık Ar-Ge harcamaları 1 milyar dolardı. Şimdi Türkiye’nin yıllık Ar-Ge harcamaları 20 milyar dolar. 23 yıl öncesinde Türkiye’nin 29 bin Ar-Ge insan kaynağı vardı. Şimdi Türkiye’de 311 bin Ar-Ge insan kaynağı var. 23 yıl önce Türkiye milli gelirinin yüzde 0,5’ini Ar-Ge’ye ayırmaktaydı. Şimdi milli gelirimizin yaklaşık yüzde 1,5’ini araştırma geliştirme faaliyetlerine ayırıyoruz. İtalya gibi, İspanya gibi ülkelerle milli gelirimizden Ar-Ge ayırdığımız pay çok yakın seviyelerde. Türkiye bugün 114 teknoparkında 13 bin teknoloji girişiminin inovasyon yaptığı bir ülke. Türkiye bugün özel sektörde bin 700’den fazla Ar-Ge ve tasarım merkezine sahip bir ülke’’ ifadelerini kullandı. ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir’’ Teknoloji girişimlerinin sermayesinin maddi olmadığını vurgulayan Kacır, ‘‘Borçlanma enstrümanları yani daha yaygın kullandığımız haliyle krediler, çoğunlukla sizin sunacağınız teminatlar karşılığında size verilir. Yani bir kredi talep ettiğinizde çoğunlukla o krediyi geri ödeyememeniz halinde hangi teminatlarla borcunuzu karşılayabileceğiniz, daha açık ifadesiyle tapunuzun, araba ruhsatınızın olup olmadığı sorulur. Teknoloji girişimlerinin sermayesi çoğunlukla maddi değildir. Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir, fikir sermayesidir. Teknoloji girişimlerinin büyümesini sağlayacak olanlar borçlanma değil, sermaye yatırımları, sermaye ortaklıklarıdır’’ diye konuştu. ‘‘Son beş yılda Türkiye’de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı’’ Türkiye’de teknoloji girişimlerine yapılan girişim sermayesi yatırımlarını büyütmeye çalıştıklarını söyleyen Kacır, ‘‘Son beş yılda Türkiye’de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı. Bir önceki beş yılda bu tutar 550 milyon dolardı. Ondan önceki beş yılda bu tutar 280 milyon dolardı. Yani katlanarak büyüyen bir yatırım ölçeğinden bahsediyoruz. Bu ölçeğin büyümesi için pek çok tedbir alıyoruz. Bir yandan kamu kaynaklarını girişim sermayesi fonlarına yönlendiriyoruz. Fonların fonu mekanizmaları kuruyoruz. Eş finansman mekanizmaları kuruyoruz. Kamunun bir lirasını özel sektör üç lira, beş lira eklesin ve Türkiye’nin teknoloji girişimleri yatırım ortaklıklarıyla büyüsün istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Turkcell olarak temel yaklaşımımız, teknolojiyi insan için faydaya dönüştürmek" Törenin açılış konuşmasını yapan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç ise gençleri teknolojiye yönlendirmek ve potansiyellerini desteklemek amacıyla geçtiğimiz yıl başlatılan projenin önemine işaret ederek şunları söyledi: "Turkcell olarak ülkemizin dijitalleşme yolculuğuna 30 yıldan uzun süredir öncülük ediyoruz. Bu yolculukta Turkcell’i Türkiye’nin teknoloji lideri yapan en temel yaklaşım ise ‘Teknolojiyi insanımız için faydaya dönüştürmek’. Bizim için teknoloji; insanın hayatına dokunduğunda, bir ihtiyaca cevap verdiğinde ya da bir gencimizin önünde yeni bir kapı açtığında gerçek anlamını buluyor. Yarının Teknoloji Liderleri Proje Yarışması da bu anlayışın somutlaşmış hali. Gençlerimizden aldığımız motivasyonla bu yıl yarışmanın kapsamını daha da genişlettik. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne de projemizi açtık. 71 ilden 161 üniversitenin katılımıyla toplam 829 proje yarıştı. Yarının Teknoloji Lideri olmak için geliştirilen projelerin sayısı geçen yılın iki katını aştı. Bu başarının arkasında güçlü bir ekosistem var. Devletimizin ortaya koyduğu vizyon, sağladığı destek ve açtığı alan, gençlerimizin yolunu açıyor. Kamu, üniversite ve özel sektörün aynı hedefte buluştuğu bu yapı, ülkemizin teknoloji yolculuğuna hız kazandırıyor." "Gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" Konuşmasında gençlere de seslenen Genel Müdür Koç, "Bir fikre sahip çıkmak, yarına sahip çıkmaktır. Bu cesaretin, herhangi bir ödülden daha değerli olduğunu lütfen aklınızdan çıkarmayın. Yalnızca ödül alanlar değil; fikrinin peşinden gitme cesareti gösteren herkes bu yarışmanın kazananıdır. Ortaya koyduğunuz her fikir, yazdığınız her bir kod, bu ülkenin güçlü yarınlarına atılmış birer imzadır. Bundan böyle de sizlerin yanında olmaya ve ‘Turkcell ile Yarınlar Senin!’ demeye devam edeceğiz. Ödül almaya hak kazanan arkadaşlarımızı, finale kalan 12 ekibi ve başvuru yapan her bir gencimizi yürekten kutluyorum. Bu vesileyle vizyonlarıyla bu sürece yön veren Sayın Bakanımıza ve devletimizin değerli temsilcilerine saygılarımı sunuyorum. Ayrıca İnsan ve İş Desteklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcımız Erkan Durdu liderliğinde İnsan Kaynakları ekiplerimize ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, kıymetli jürimize ve üniversitelerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. Yarının teknoloji liderlerinin geliştirdiği projeler Yarışmada birincilik ödülünü "Signify" projesi kazandı. Proje, işitme engelli bireylerin bankacılık ve sağlık gibi temel hizmetlerde tercümana bağımlı kalmamalarını hedefliyor. Signify, mahremiyet ve iletişim kopukluğunu, yapay zekâ destekli çift yönlü anlık çeviri ile ortadan kaldırmayı sağlıyor. İkinciliği ise dijital reklamcılıkta içeriklerin etkisini ölçmek için kullanılan kampanya sonrası yöntemlerin maliyetli ve yavaş olması sorununa çözüm getiren "MEMOVISION" kazandı. "Smellcontrol" projesi ise üçüncülük ödülünü kazandı. Endüstriyel tesisler ve kentsel alanlardaki gaz sızıntıları ile uçucu organik bileşiklerin (VOC) geleneksel yöntemlerle ayırt edilememesi sorununu, çoklu gaz karışımlarını eş zamanlı analiz ederek çözmeyi amaçlıyor. İlk 3’ün yanı sıra 300’er bin TL para ödülüne layık görülen projeler ise şunlar oldu: "Sosyal Okuryazarlılık" ödülüne "Cyberkids" projesi layık görüldü. Proje, internet kullanım yaşının düşmesiyle çocukların maruz kaldığı siber zorbalık, veri ihlalleri ve oltalama (phishing) gibi tehditleri, çocukların bilişsel seviyesine uygun oyunlaştırılmış yöntemlerle önlemeyi amaçlıyor. "Sürdürülebilir Gelecek" ödülünü "ENERATICS" projesi aldı. Eneratics, veri merkezlerinde enerji maliyeti ve karbon ayak izini düşürmek için IT iş yükü, soğutma (HVAC) ve batarya sistemlerini koordine eden gerçek zamanlı bir enerji orkestrasyon katmanı sunuyor. "Ölçeklenme Potansiyeli" ödülünün sahibi "KazAI" projesi oldu. Yarışmaya katılan ve trafik kazaları sonrası manuel yürütülen ve haftalar sürebilen hasar tespiti, kusur oranı belirleme ve maliyet hesaplama süreçlerini dijitalleştirerek, operasyonel yükü ortadan kaldırmayı hedefliyor.