POLİTİKA - 20 Ocak 2026 Salı 10:53

MHP lideri Bahçeli: "Şam'ın güvenliği Ankara'nın güvenliğidir"

A
A
A
MHP lideri Bahçeli: "Şam'ın güvenliği Ankara'nın güvenliğidir"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suriye'nin toprak bütünlüğünün Türkiye için hayati önemde olduğunu vurgulayarak, "Şam'ın güvenliği Ankara'nın güvenliğidir. Suriye halkının saadet, selamet ve birliği Türk milletiyle bir ve aynıdır" dedi.

MHP lideri Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, iç politikaya ve bölgesel gelişmelere ilişkin önemli mesajlar verdi. Bahçeli, MHP'nin siyasi yol haritasını netleştirdiğini belirterek, Cumhur İttifakı'nın hedefinin huzurlu, güvenli ve milli birlik içinde bir Türkiye olduğunu vurguladı.

"Pergelin sabit ucu Ankara'dır"

MHP olarak il başkanları toplantısı ile MYK-MDK ortak toplantılarını gerçekleştirdiklerini hatırlatan Bahçeli, bu süreçte iç ve dış gelişmelerin kapsamlı şekilde ele alındığını söyledi. Bahçeli, siyasi bakışlarının merkezine Türkiye'yi koyduklarını belirterek, "Politik kavrayışımızın ve fikir kuvvemizin kaynak ve harekât üssü başkent Ankara'nın tarihi, siyasi ve gelecek vizyonuyla sınırlıdır. Pergelin sabit ucunu Ankara'ya koyarak hareketli ucuyla da dünyayı, yaşanan hadiseleri ve hayatın debisi kuvvetli akışını 360 derecelik açıyla analiz ve takip etmek durumundayız. Bunu yaparken siyaset felsefesinde izleyeceğimiz usul ve yöntem ise tümevarım yönteminden başkası değildir. Görüş menzilimizin etki ve temas alanını kademe kademe merkezden çevreye, Ankara'dan kürenin her noktasına ulaştıracak çoklu mekanizma ve ufuk derinliğine sahip olmaktan başka akla, mantığa ve tarihsel müktesebata muvafık bir çare yoktur" ifadelerini kullandı.

"SDG/YPG sahadan silinmiştir"

Suriye'de yaşanan son gelişmeleri değerlendiren Bahçeli, SDG/YPG'nin Suriye ordusu karşısında tutunamadığını belirtti. Halep, Rakka ve Deyrizor'un terör örgütlerinden temizlendiğini dile getiren Bahçeli, "SDG/YPG yuvalandığı sahalardan Suriye ordusunun müessir mücadele yeteneğiyle sökülmüş, nihayet Fırat'ın batısından sürüp çıkarılmıştır. Halep'in yanı sıra Rakka ve Deyrizor esaret, baskı, dayatma ve işgalden kurtarılmıştır. 10 Mart Mutabakatına direnç gösteren, her fırsatta ayak sürüyen, dış tesirlerle masayı ve müzakere ortamını sabote eden SDG/YPG kapsamlı bir süpürme harekatı ile tutunduğu alanlardan zora ve silaha dayalı olarak def edilmiştir" dedi.

SDG/YPG'nin Kürtleri temsil etmediğini vurgulayan ve bu yöndeki iddiaları sert sözlerle eleştiren Bahçeli, şu ifadelere yer verdi:

"Gerçekten de Suriye'de tezahür eden SDG/YPG provokasyonlarını 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum sürecini baltalama girişimi olarak gören ve gösteren bizzat PKK'nın kurucu önderliğidir. Suriye'de yeni bir siyasi ve toplumsal yapı kurulmaktadır. Sıkıyı görünce teslim bayrağını çeken SDG/YPG'nin Şam yönetimiyle 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasını imzalamak durumunda kalması oldukça anlamlı ve hayırlı bir sonuçtur. Suriye'de Arap aşiretlerinin, Kürtlerin, Türkmenlerin, diğer etnik grupların bir ve kardeşçe yaşamak dışında arayış ve arzuları yoktur. Özellikle Rakka ve Deyrizor'da ayağa kalkan Arap aşiretleri Şam yönetimiyle el ele vermiş SDG/YPG terörüne karşı olağanüstü bir mücadele sergilemişlerdir. Şunu tekraren açıklamak lazımdır ki, Kürt kardeşlerimiz başka SDG/YPG başkadır. SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi, onlar adına söz ve hak iddiasında bulunması kuyruklu yalan, A'dan Z'ye hayal mahsulüdür."

"Üniter Suriye tartışmaya açılmamalıdır"

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın imzaladığı kararnameyi olumlu bulduklarını ifade eden Bahçeli, Suriye'nin üniter yapısının korunması gerektiğini belirterek, "Federasyon, konfederasyon ve özerklik gibi tartışmalar Suriye'yi yeniden çatışmaya sürükler. Tek bayrak, tek devlet, tek ordu esas alınmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.
Bahçeli, Fırat'ın doğusu ve batısında terörün tamamen temizlenmesi gerektiğini de dile getirerek "Sadece Fırat'ın batısı değil, Fırat'ın doğusu da; Ayn el Arap'tan Kamışlı'ya kadar faal halde bulunan terörist faaliyetlerin kökü kurutulmalı, mıntıka temizliği bütüncül ve eşgüdüm halinde hayata geçirilmelidir. Ne yurt içinde ne de yurt dışında terörizmin ve terör örgütlerinin kanlı kumpas ve komplikasyonlarına tahammül etmeyeceğiz, boyun eğmeyeceğiz, alttan almayacağız" diye konuştu.

"Şam'ın güvenliği Ankara'nın güvenliğidir"

Suriye'nin toprak bütünlüğünün Türkiye için hayati önemde olduğunu dile getiren Bahçeli, "Şam'ın güvenliği Ankara'nın güvenliğidir. Suriye halkının saadet, selamet ve birliği Türk milletiyle bir ve aynıdır. Dileğimiz ve temennimiz şudur: Şam yönetimiyle SDG/YPG arasında imzalanan 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının bir dönüm noktası teşkil etmesi, 'Terörsüz Bölge' hedefiyle siyasi ve toplumsal istikrarı amaçlayan huzurlu Suriye'nin tecellisine azami destek sağlamasıdır" dedi.

"Terörsüz Türkiye hedefine mutlaka ulaşılacaktır"

Türkiye'nin 42 yıldır bölücü terörle mücadele ettiğini hatırlatan Bahçeli, bu sürecin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. Bahçeli, "Terörsüz Türkiye'ye adım adım ilerledikçe korkuya kapılanlar, uykuları kaçanlar, çılgına dönenler, hatta her türlü karalama kampanyasına aracı ve alet olanlar kaybetmeye, millet nezdinde mahkum ve mahcup olmaya sonuna kadar müstahaklardır" şeklinde konuştu.

Konuşmasında CHP'yi de hedef alan Bahçeli, CHP'nin milli meselelerde tutarsız bir çizgi izlediğini savunarak şöyle devam etti:

"Karabağ Savaşı'nda tarihin yanlış tarafında duran, vatan mücadelesini tartışmaya açan CHP'ye hiç benzemeyiz, buna da hiç tevessül etmeyiz. CHP'nin işi gücü istismar ve inkardır. Türk dünyasına ne kadar yabancı olduğu, Türk-İslam alemine nasıl şaşı baktığı bizim nazarımızda bellidir, berraktır. CHP'nin mesleği ve meşgalesi her milli meseleyi bağlamından koparmak, ülkemizi ve Türk dünyasını ilgilendiren gelişmelere yabancı durmak ve uzaktan bakmaktır. Onların siyaseti enternasyonal hezeyanla perçinlenmiş, bizim siyasetimiz ise milli ve tarihi mirasımızla pekişmiştir. CHP'nin muhalif siyaseti Türkiye'ye karşı kurgulanmıştır. Fırsatçılık, istismar ve ganimet avcılığı geçim kapısıdır. Hatırlarsanız, geçen haftaki grup konuşmamda, en düşük emekli maaşı alan kardeşlerimizin sefalet ücretine değil en azından insanca yaşayabilecekleri bir seviyeye taşınmasını gündeme getirmiştim. Şu hususu ama, fakat demeden tekrar ediyorum: Sözlerimin sonuna kadar arkasında ve emeklilerimizin yanındayım. Biz ne söylemişsek onu yapar, ne yapmışsak onu anlatır ve sahipleniriz. CHP'nin iç çekişmelerine, yolsuzluk ve rüşvet çarkına, uyuşturucu ve kumar alemlerine akan kaynaklarına ve sorunlu siyasetine aklımız ermez, bilgimiz yetmez. Zira bizim aklımız da fikrimiz de hep Türkiye'dir, Türk milletidir. Milliyetçi Hareket Partisi Cumhur İttifakı ortağıdır, ancak iktidar ortağı değildir. İttifak ortağı olarak da, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi'nin iyi niyetle Türkiye'nin kalkınmasına, milletimizin huzur ve refahı için bütçe imkanları doğrultusunda aldığı kararlara destek olmak siyasi ahlakımızın gereğidir. Biz bunu yapıyoruz. Boş işlerle uğraşmıyoruz. Teneke gürültüsüne kulak asmıyoruz. Köklü bir siyasi parti olarak ekonomik ve sosyal meselelere kafa yoruyoruz."

İstanbul Güngören'de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın öldürülmesine değinen Bahçeli, toplumsal şiddet ve suç oranlarındaki artışa dikkat çekti. Uyuşturucu kullanım yaşının düşmesini "dehşet verici" olarak nitelendiren Bahçeli, "Çocuklarımızı uyuşturucu tacirlerinin eline teslim edemeyiz. Topyekûn bir mücadele başlatmalıyız" dedi.

Toplumda yaşanan yozlaşmanın ciddi bir tehdit haline geldiğini ifade eden Bahçeli, milli ahlak vurgusu yaptı. "Milli ahlak milletin kurtuluşudur. Ahlaki iflas bir nevi ölümdür" diyen Bahçeli, adli süreçlerin hızla sonuçlandırılması çağrısında bulundu.

"Gazze meselesinde Barış Kurulu başkanı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmalıdır"

Gazze'de geçiş sürecinin yönetimi için kurulan Barış Kurulu'na ilişkin Bahçeli, "Filistin ve Gazze meselesinde Barış Kurulu başkanı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmalıdır. Sonra kim katılacaksa katılsın. Barışın başı Türkiye, onun başı Cumhurbaşkanı" ifadelerine yer verdi.

Oğuzhan Halil Özbek - İbrahim Berat Yılmaz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Yatağan pazaryeri modern ve konforlu bir yapıya kavuşuyor Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin Yatağan Pazaryerinde başlattığı bakım, onarım ve tadilat çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Yaklaşık 17 milyon 305 bin TL’lik yatırımla hayata geçirilen proje, pazaryerini modern ve işlevsel bir yapıya kavuşturmayı hedefliyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi, Yatağan ilçesinde vatandaşlara daha sağlıklı, güvenli ve konforlu bir alışveriş ortamı sunmak amacıyla pazaryerinde kapsamlı bir yenileme çalışması yürütüyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan proje kapsamında pazaryerinin çatıdan zemine kadar birçok noktası baştan sona yenileniyor. Çatı yükseltiliyor, serinletme sistemleri kuruluyor Proje kapsamında mevcut pazaryerinin çatı yüksekliği artırılacak. Yaz aylarında vatandaşların daha rahat alışveriş yapabilmesi amacıyla pazaryerine serinletme sistemleri kurulacak. Mevcut çelik yapı, ilave çelik kolonlarla güçlendirilirken, çatı örtüsü sandviç panellerle yenilenecek. Zemin yenileniyor, drenaj sorunu çözülüyor Çalışmalar kapsamında pazaryerinde yer alan işyerlerinde doğrama ve kepenk imalatları gerçekleştirilecek. Ayrıca iç ve dış cephelerde sıva ve boya tadilatları yapılacak. Pazaryeri zeminine çelik hasırlı saha betonu dökülerek alan daha dayanıklı hale getirilirken temizlik sırasında oluşan yıkama sularının tahliyesi için ise kanal imalatı yapılacak. Mustafa Gereme: "Esnaf ve vatandaş için önemli bir proje" Pazaryeri esnaflarından Mustafa Gereme, yapılan çalışmalarla ilgili, "Pazaryerimizin yenilenmesiyle birçok sıkıntıdan kurtulacağız. Önceden yerimiz basık kalıyordu, şimdi pazaryerinin çatı yüksekliği artırılıyor. Esnaf ve vatandaş için önemli bir projeydi. Ahmet Başkanımıza bu proje için teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Başkan Aras: "Yatağan’ımıza yakışır bir pazaryeri oluşturuyoruz" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Yatağan Pazaryerinde yürütülen çalışmalarla ilgili yaptığı açıklamada, "Yatağan Pazaryerinde başlattığımız bu çalışma ile esnafımızın ve vatandaşlarımızın daha sağlıklı, güvenli ve konforlu bir ortamda bir araya gelmesini amaçlıyoruz. Yatağan’ımıza yakışır, modern ve işlevsel bir pazaryerini en kısa sürede hemşehrilerimizin hizmetine sunacağız. 13 ilçemizin ihtiyaçlarını yerinde tespit ederek yatırımlarımızı sürdürüyor, Muğla’mızın her köşesinde yaşam kalitesini artırmaya devam ediyoruz" dedi.
Antalya Antalya’daki orman yangınında zararın boyutu gündüz ortaya çıktı: 2 hektar zarar gördü Antalya’nın Serik ilçesinde dün akşam çıkan ve yaklaşık 5 saatte söndürülen yangında 2 hektar kızılçam ormanlık alanı zarar gördü. Serik ilçesi Sarıabalı Mahallesi’nde Deligözler mevkiindeki ormanlık alanda, dün akşam saatlerinde henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı. İhbar üzerine, bölgeye Antalya Orman Bölge Müdürlüğü, itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yangının yerleşim yerlerine yaklaşması nedeniyle jandarma ekipleri bölgedeki bazı evleri tedbir amaçlı boşalttı. Orman İşletme Müdürlüğüne ait 22 arasöz, 2 itfaiye aracı, 2 su tankeri, 75 orman işçisi, 10 muhafaza memuru, 6 teknik personelin yoğun müdahalesiyle yangın çevredeki ev ve seralara sıçramadan söndürüldü. 2 hektar kızılçam ormanı zarar gördü. Yangın sırasında Jandarma tarafından tedbiren evden tahliye edilen Veli Büyükdeligöz (83) gazetecilere yaptığı açıklamada, "Akşam yukarıdan dumanı gördük. Yangının olduğunu fark ettik. Hemen emniyet birimini arayarak yetkililere haber verdik. Hemen gelerek bizi aşağıda tanıdık birilerinin evine götürdüler. Evi boşaltın dediler. Ben 83 yaşında bir insan evi ne kadar zamanda boşaltır. Yanarsa yansın dedim. Ben daha önce evin etrafını temizlemiştim. Gelen ekiplerin müdahalesi ile söndürüleceğini bildiğim için çok sıkıntım olmadı. Ben jandarmayı gördüğüm zaman vücuduma bir şey olur. Acemi olarak askerliğimi orada bitirdim. Ben devamlı acemi yetiştirdim. Ben çavuştum. Jandarmaları seviyorum. Jandarma hizmet yapar. Hepsine teşekkür ederim" dedi.
İstanbul Ataşehir’de kış sporla geçecek: 2026 Kış Spor Eğitimleri başlıyor Ataşehir Belediyesi’nin her yıl çocuklar ve yetişkinlere yönelik düzenlediği Kış Spor Eğitimleri bu yıl da dopdolu içeriğiyle başlıyor. İlçe sakinlerini sporla buluşturmayı amaçlayan eğitimler, farklı yaş grupları ve ilgi alanlarına hitap eden geniş bir branş yelpazesiyle hayata geçirilecek. Sağlıklı yaşamı ve aktif bir kış dönemini teşvik eden Ataşehir Belediyesi, çocuklar ve yetişkinlere yönelik Kış Spor Eğitimlerini bu yıl da zengin bir içerikle başlatıyor. Kış Spor Eğitimleri için kayıtlar, 26 Ocak Pazartesi günü saat 10.00’da online olarak başlayacak. Kurslar ise 2 Şubat Pazartesi günü start alacak. Katılımcılar iki farklı branş seçebilecek; programlara başvurabilmek için Ataşehir’de ikamet etme şartı aranacak. Kontenjanların sınırlı olduğu eğitimler, ilçenin farklı noktalarındaki spor salonları, kültür merkezleri ve açık alanlarda gerçekleştirilecek. Eğitim programı kapsamında çocuklar için taekwondo, kick boks, voleybol, futbol ve masa tenisi gibi branşlar yer alırken; yetişkinler için pilates, yoga, zumba, fitness, step aerobik ve tenis eğitimleri sunulacak. Spor eğitimleri; Mustafa Kemal Mahallesi İBB Deprem Parkı Spor Salonu, Küçükbakkalköy, Esatpaşa, Mevlana, Örnek Mahallesi ve İçerenköy başta olmak üzere birçok farklı merkezde gerçekleştirilecek. Ataşehir 2026 Kış Spor Eğitimleri için kayıtlar 26 Ocak Pazartesi günü Saat 10.00’da açılırken; kurs başlangıç tarihi ise 2 Şubat Pazartesi günü olacak. Spor Branşları ve Eğitim Merkezleri ise şu şekilde: Mustafa Kemal Mahallesi İBB Deprem Parkı Nikah ve Etkinlik Spor Salonu’nda Taekwondo (7-15 yaş), Kick Boks (7-15 yaş) ve Pilates (18 yaş ve üstü). Küçükbakkalköy Mahallesi BİL Koleji’nde Voleybol (7-14 yaş). Küçükbakkalköy Mahallesi Taç Spor’da Tenis (18 yaş ve üstü). Esatpaşa Mahallesi M. Akif Ersoy Parkı, Mevlana Mahallesi Şehit Öğretmen Hüseyin Ağırman Parkı ve Küçükbakkalköy Spor Tesisleri’nde Futbol (7-12 yaş) Örnek Mahallesi Mustafa Saffet Kültür Merkezi’nde Masa Tenisi (7-14 yaş), Fitness (18 yaş ve üstü), Pilates (18 yaş ve üstü), Yoga (18 yaş ve üstü), Zumba (18 yaş ve üstü) ve Step Aerobik (18 yaş ve üstü). İçerenköy Mahallesi İnal Aydınoğlu Kültür Merkezi’nde Pilates (18 yaş ve üstü), Yoga (18 yaş ve üstü), Zumba (18 yaş ve üstü) ve Step Aerobik (18 yaş ve üstü). Küçükbakkalköy Mahallesi Zübeyde Hanım Eğitim ve Kültür Evi’nde Pilates (18 yaş ve üstü), Step Aerobik (18 yaş ve üstü). Ferhatpaşa Bilim ve Sanat Merkezi’nde Pilates (18 yaş ve üstü). Kayışdağı Lions Ataevi’nde Pilates (18 yaş ve üstü).
Antalya Uyuşturucu ticaretinin merkezi bölgeye ekipler amirliği ve bekar polisler için lojman ile yaşam alanı Antalya Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu Antalya’ya gelen herkesin, uyuşturucu temini için Zeytinköy’e gidileceğini bildiğini belirterek "İnsanlar kapılarına ‘Bu evde uyuşturucu satılmıyor’ diye yazmak zorunda kalmış. Zeytinköy’ün tam ortasına mobil karakol koyduk. Yetmeyecek dedik, ekipler amirliği yapacağız ,bu da yetmeyecek 15 tane bekar lojmanı yapacağız. Bekar polislerimiz burada yaşayacak, yaşam alanı olacak. Yetmeyecek, orada bir arazi daha bulduk, onu da mobil karakolun bulunduğu alanda birleştireceğiz. Polislerin aileleri ile çocukları ile birlikte yaşayabilecekleri 20 tane daha polis lojmanı yapacağız. Orası bizim alanımız oradan çıkmayacağız dedi. Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nin (AGC) her ay gerçekleştirdiği basın sohbetlerinin konuğu Antalya İl Emniyet Müdürü Sabit Akın Zaimoğlu oldu. Toplantıda konuşan ve gazetecilerin sorularını yanıtlayan Zaimoğlu, asayişten trafiğe kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Antalya’nın, turizm açısından bakıldığında zaman zaman tek bir ilde insan yoğunluğu bakımından kentlerin başında geldiğini belirterek, "O yüzden hep söylüyoruz, Antalya turizmin başkentidir. Tabii ki ilimize gelen insanlar huzur ve güvenlik isterler. Bizim görevimiz de hem vatandaşlarımızın hem de misafirlerimizin güvenli bir şekilde tatillerini yapıp huzur içinde evlerine dönmelerini sağlamaktır" dedi. "Birinci önceliğimiz, bu zehir ağını kurutmak" Her ay düzenli toplantılar yaptıklarını ve ne kadar suç işlendiği, ne kadarı aydınlatıldığı gibi verilerle çözümler aradıklarını belirten Antalya İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu, uyuşturucu ile kararlılıkla mücadele ettiklerinin altını çizerek, "Uyuşturucu kullanıp sokakta yatıp kalkan kişilerle sürekli çalışmalar yapıyoruz. Birinci önceliğimiz, bu zehir ağını kurutmak için çalışmaktır. Bu ulaşım ağının engellenmesi, sorunun kökten çözümü anlamına gelebilir. Amacımız, çocukların bu zehirleri denemelerinin önüne geçmektir. Çünkü uyuşturucu ilk denemede yüzde 80 oranında bağımlılık yapıyor. Bağımlı olduktan sonra yüzde 4 ila yüzde 10 arasında bağımlılıktan kurtulma oranı var. Şanslı olsanız dahi ömür boyu yoksunluk hissi çekiyorsunuz. Madde bağımlılarının 40 yaşını görme oranı çok düşüktür. Yüzde 75’i 40 yaş ve üzerini göremiyor. Dolayısıyla ne kadar büyük bir sorun olduğunun herkesin farkında olması lazım. Baronları yakaladık, aracıları yakaladık. Ancak bu sorun bunlardan ziyade talep ve kullanımdan çözülecek" ifadelerini kullandı. "Artık alışılmış, kimse ihbar etmiyor" Zeytinköy’de insanların gözü önünde uyuşturucu kullanımının artık alışılmış hale geldiğini ve vatandaşların ihbarda bulunmadığını belirten Zaimoğlu, "Zeytinköy’de herkesin gözü önünde, her apartmanda, her sokakta uyuşturucu kullanılıyor. Balkondan görenler de artık alışmış. Kimse ihbarda bulunmuyor. Yaya devriyeleri artırdık, apartman diplerine çekilmeye başladılar. Çekildikleri köşe başlarında ve apartman diplerinde bize ihbar gelmiyor. Şimdi de dron soktuk. Bu şekilde çalışıyoruz. Bazıları zaten burası bataklıktı, içende ölen de bu bataklıkta yaşıyordu. "Bütün Antalya’ya mı yayacaksınız?" diye soruyorlar. Hayır, bataklığı kurutmak istiyoruz. Gidebilecekleri birkaç mahalle var. Şimdiden o bölgelerde kamera ve devriye çalışmalarını yaptık. Kepez’de, Aksu’da bu mahallelere önlemler aldık. Günde 80, gece 60 personelle Zeytinköy’de devriye atıyoruz. Zeytinköy’ün tam ortasına mobil karakol koyduk. Yetmeyecek dedik, ekipler amirliği yapacağız. 15 tane bekar lojmanı yapacağız. Bekar polislerimiz burada yaşayacak, yaşam alanı olacak. Yetmeyecek, orada bir arazi daha bulduk, onu da mobil karakolun bulunduğu alanda birleştireceğiz. Polislerin aileleri ile çocukları ile birlikte yaşayabilecekleri 20 tane daha polis lojmanı yapacağız. Orası bizim alanımız oradan çıkmayacağız. Bunun haricinde gidebilecekleri her alanı da daraltmaya, boğmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Kapısına uyuşturucu satılmadığını yazan var" Antalya’ya gelen herkesin, uyuşturucu temini için Zeytinköy’e gidileceğini bildiğini söyleyen İl Emniyet Müdürü Sabit Akın Zaimoğlu, "Orada yaşayan ve bu işi yapmayan aileler, kapılara ‘Bu evde uyuşturucu satılmıyor’ diye yazmak zorunda kalmış. Bu kadar fazla talep var. Dolayısıyla burada işimiz ve uygulamalarımız çok ve devam edecek. Yıl sonuna kadar 1000 adet yüz tanıma kameramız her tarafta aktif olacak. Yüz tanıma kameralarıyla terörden, uyuşturucudan veya asayiş olaylarından aranan kişiler yakalanacak. Bir süre sonra 5 suçtan fazla kaydı olanlar, çocuk istismarından, yankesicilikten kaydı olanlar için yakalama alarmı üretmesine komut vereceğiz. Alarm verildiğinde o bölgedeki ekipler bu şahıslar için daha dikkatli olacak. Herhangi bir şahıs kamera ile tespit edildikten sonra bir suç işlerse sistem 1 haftalık geriye dönük verileri bize sunar. Nerede, ne zaman görüldüğünü saniyeler içinde bize verir. Bu sayede suçluyu hemen yakalayabiliriz. İnsan hakları açısından bir vatandaşın canının yanmaması mı, yoksa kamunun önünde olan verilerin bizde bir süre kalması mı? Ben kimsenin canının yanmamasından yanayım" dedi. "Uyuşturucu içmek suçtur" Ünlü isimlere düzenlenen uyuşturucu operasyonlarına da değinen Zaimoğlu, "Uyuşturucu kullananlar, nasıl olsa kullanmak suç değil diye düşünüyor. Bunu kafadan silmek için kullananları gözaltına alıp onlara psikolog çağırıyoruz, ailesini ve yakınlarını çağırıp durumu anlatıyoruz. Ünlü, ünsüz kim olduğu önemli değil. Biz ünlü ya da ünsüz ayrımı yapmıyoruz. Herkese eşit muamele yapılır, biz de öyle yapıyoruz" ifadelerin kullandı. Çocukların ailedeki eğitimleri hakkında önemli açıklamalarda bulunan Sabit Akın Zaimoğlu, "Çocuklarımız bizim olmazsa olmazımızdır. Gençlerimiz bu kadar önemliyken bu konuya daha fazla dikkat etmemiz gerekiyor. Çocuklarda empati gelişimi iki yaşında tamamlanır. İki yaşına kadar çocuğa empati verebilirsiniz. Ondan sonra sadece suç ve ceza mantığıyla hareket eder. Karnı açken karnını doyurmayıp altını temizlemezseniz, o çocukta empati gelişmiyor. Yabancılarda ‘moral eğitimi’, bizde ‘din kültürü ve ahlak eğitimi’ dediğimiz şey 4-5 yaşında tamamlanır. Çocuk eğitimi bu kadar önemliyken biz evlenecek kişilere aile eğitimi için 1-2 saatlik seminer dahi vermiyoruz. Suç ve suçluyu önlemek açısından bu noktalarda dikkat etmek gerekiyor. Milli Eğitim ile bu konularda çalışmalar yapmamız gerekiyor" dedi. "1 milyon 600 bin araç sayımız var" Antalya trafiğinde 1 milyon 600 bin araç bulunduğunu ve bu rakamın üçte birini motosikletlerin oluşturduğunu söyleyen Zaimoğlu, "Antalya’da 1 milyon 600 bin araç var. 2 milyon 600 bin nüfusa bu araç sayısı oldukça yüksek bir rakam. Nüfusla kıyaslandığında motosiklet kullanımında açık ara zirveden olan şehir ise Antalya. Şehirde bulunan 1 milyon 600 bin aracın üçte biri motosiklet. Kazalara karışan motosiklet oranı üçte bir olmasına rağmen, motosiklet kaynaklı kazaların oranı neredeyse yüzde 50’lerde. Bu noktada kaportası sizin olduğunuz araçlar olan motosikletlere dikkat etmek gerekiyor. Bunun yanında, hırsızlık, gasp gibi olaylarda da genellikle motosiklet kullanıldığı için bizim için önceliklerden biri plakasız motosikletlerdir. Bu noktada motosikletle alakalı uygulamalarımızı sıklıkla sürdürüyoruz" diye konuştu. "7-24 değil, 8-25 çalışıyoruz" Zaimoğlu, "Aranan şahıslar, suç işleme potansiyeli en yüksek kişilerdir. Neden? Çünkü zaten aranıyor, dolayısıyla kaybedecek bir şeyi yok. Yine suç işleyebilir. Cezaevine girdiğinde kendine yetecek kadar para bulmak zorunda. Bir diğer sebep de cezaevine girdiğinde ailesine yetecek kadar para bırakmak zorunda olmasıdır. Dolayısıyla biz aranan şahsı aldığımızda, otomatik olarak suç işleme potansiyelini ciddi oranda düşürmüş oluyoruz. Dolayısıyla biz 7-24 değil, tabiri caizse 8-25 huzur ve güvenlik için çalışmaya devam edeceğiz" dedi.