EKONOMİ - 25 Şubat 2026 Çarşamba 12:29

ASO Başkanı Ardıç: "İhracatın yüzde 42’si AB’ye, yüzde 57’si Avrupa kıtasına yapılıyor"

A
A
A
ASO Başkanı Ardıç: "İhracatın yüzde 42’si AB’ye, yüzde 57’si Avrupa kıtasına yapılıyor"

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, ihracatın yüzde 42’sinin Avrupa Birliği’ne (AB), yüzde 57’sinin Avrupa kıtasına yapıldığını belirterek, bu oranın yeşil dönüşümün neden ana gündemleri olduğunu tek başına anlattığını söyledi.


ASO Şubat Ayı Meclis Toplantısı’nda konuşan ASO Başkanı Seyit Ardıç, küresel ticarette değişen dengelere, Avrupa Birliği ile Hindistan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın Türkiye’ye etkilerine, sanayide yaşanan daralmaya ve yeşil dönüşüm sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Konuşmasına kısa süre önce hayatını kaybeden sanayici Akın Gökyay’ı anarak başlayan Ardıç, Ankara sanayisine ve kültür hayatına önemli katkılar sunduğunu belirterek, Gökyay ailesine başsağlığı diledi.



"Ticaret artık ‘kargo’ değil, bir çeşit ‘kimlik kontrolü’ meselesi"


Son dönemde küresel ticaretin yeniden yapılandığını, ABD-Çin hattında doğrudan ticaret zayıflarken, üretim ve tedarik ilişkilerinin Güneydoğu Asya, Avrupa Birliği ve diğer ara merkezler üzerinden yeniden kurgulandığını dile getiren Ardıç, "Ticaret ve tedarik zincirleri yön değiştiriyor, yeni rotalara yöneliyor. Mallar aynı yere gitse bile başka ülkeler üzerinden, yeni lojistik yollarla ve farklı kurallarla taşınıyor. Ticaret yeni güzergahlardan ilerliyor. Mal aynı limana gidiyor ama pasaportu, aktarması ve kontrol noktaları değişiyor. Kısacası ticaret artık ‘kargo’ değil, bir çeşit ‘kimlik kontrolü’ meselesi" diye konuştu.



232 milyar doları aşan ticari hacim


Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ticaret hacminin 232 milyar doları aştığını hatırlatan Ardıç, Gümrük Birliği kaynaklı asimetrik etkilere dikkat çekerek, üçüncü ülkelerle yapılan anlaşmaların Türkiye’ye etkilerini dengeleyecek mekanizmaların hızla devreye alınması gerektiğini vurguladı. Ekonomik göstergelere ilişkin de Ardıç, yüksek finansman maliyetleri ve belirsizlik ortamının firmaları yatırımdan uzaklaştırdığını belirtti. Şirketlerin nakit dengelerini korumaya odaklandığını ifade eden Ardıç, sanayinin ‘bilanço resesyonu’ riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.



"Sanayide istihdam son 1 yılda 282 bin kişi azalarak 6 milyon 531 bine geriledi"


Sanayi ve tarımda üretimi baskılayan mevcut programın riski büyüttüğünü söyleyen Ardıç, üretim ve ihracat zayıflarsa enflasyonun arz yönlü yeni bir şokla artabileceğine dikkati çekerek, "2025 başından bu yana sanayi üretimi yataya yakın seyretti, yıllık ortalama artış yüzde 2,2’de kaldı. Aralıkta 49,1 olan PMI, ocakta 48’e geriledi ve 22 aydır eşik değer olan 50’nin altında. Faaliyet koşullarındaki bozulma son 3 ayın en belirgin seviyesinde. TÜİK’in 2025 yılı 4’üncü çeyrek verilerine göre sanayide istihdam son 1 yılda 282 bin kişi azalarak, 6 milyon 531 bine geriledi. İstihdamın yüzde 59,3’ü hizmetlerde, yüzde 20’si sanayide, yüzde 13,8’i tarımda. Bu dağılım, istihdamın hizmetlerde yoğunlaştığını gösteriyor. Oysa sürdürülebilir kalıcı istihdam ancak sanayi gibi üretime dayalı sektörlerde oluşturulabilir. Bu nedenle istihdam politikasını sadece ‘toplam sayı’ üzerinden değil, niteliği ve sektör kompozisyonu üzerinden de değerlendirmek zorundayız" dedi.



"Ocak 2026’da geçen yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 3,9 azaldı, ithalat ise yüzde 0,03 arttı"


ASO Başkanı Ardıç, konuşmasına şöyle devam etti:


"Dış ticaret verileri de üretimdeki zorlukları yansıtıyor. Ocak 2026’da geçen yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 3,9 azaldı, ithalat ise yüzde 0,03 arttı. İhracat birim değer endeksi eylülden bu yana yükseliyor; aralık ayında artış yüzde 13. Ancak bu durum bizi yanıltmasın. Bu artış, rekabet gücünden değil, euro/dolar paritesindeki yükselişten kaynaklanıyor. İhracatımızın 2025’te 273,4 milyara ulaşmasında parite etkisini göz ardı etmemeliyiz. İthalat tarafında ise aralık ayında birim değer endeksi yüzde 4,2, miktar endeksi yüzde 6,3 arttı. Yani daha pahalıya daha fazla alıyoruz. Özellikle tüketim malları ithalatındaki artış, cari dengeyi ve enflasyonla mücadeleyi zorlaştırıyor. Çözüm rekabet gücünü artırmak, verimliliği yükseltmek ve yüksek katma değerli üretimle sürdürülebilir ihracat artışı yakalamak."


Yeşil dönüşüm konusuna değinen Ardıç, ihracatın yüzde 42’sinin AB’ye, yüzde 57’sinin Avrupa kıtasına yapıldığının altını çizerek, bu oranın yeşil dönüşümün neden ana gündemleri olduğunu tek başına anlattığını vurguladı.



Rekabet, yalnızca maliyet ve kaliteyle değil, emisyon performansıyla da ölçülüyor


Karbon artık bir çevre kavramı değil, doğrudan bir maliyet kalemi" diyen Ardıç, "Karbon yoğun üretimde verimlilik ve temiz enerji yatırımları geciktikçe maliyet baskısı kalıcı hale geliyor. Avrupa Birliği’nde karbon fiyatlamasında ton başına 80 euro seviyeleri referans alınıyor. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın yükümlülük dönemi 1 Ocak 2026’da başladı. Çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik sektörlerinde AB pazarına girişte yeni bir gerçeklik oluşuyor. Rekabet, yalnızca maliyet ve kaliteyle değil, emisyon performansıyla da ölçülüyor" diye konuştu.



Temel sorun yapısal beceri-talep uyuşmazlığı


TÜİK’e göre 2025’te lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranının yüzde 69,4 olduğunu, kendi alanında çalışma oranının ise sadece yüzde 56,1 olduğunu ifade eden Ardıç, her iki mezundan birinin okuduğu alanda çalışmadığını söyledi. Aynı zamanda Ardıç, Eurostat verilerine göre Türkiye’nin üniversite mezunu işsizliğinde yüzde 10,3 ile en yüksek ülkelerden; OECD ortalamasının ise yüzde 4,9 olduğunu açıkladı. Türkiye’de üniversite mezunu işsizliğinin genel işsizliğin üzerinde olduğunu açıklayan Ardıç, temel sorunun yapısal beceri-talep uyuşmazlığı olduğunu vurguladı. Ardıç, YÖK Başkanı Erol Özvar’ın kontenjanların azaltılacağı yönündeki açıklamalarını olumlu bulduklarını belirterek, bu sürecin müfredat reformlarıyla desteklenmesi gerektiğini kaydetti.



ASO Başkanı Ardıç: "İhracatın yüzde 42’si AB’ye, yüzde 57’si Avrupa kıtasına yapılıyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak BEUN’dan sürdürülebilir geleceğe akademik yatırım Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik alanında uzman yetiştirecek yeni bir programı hayata geçiriyor. Bu kapsamda, Fen Bilimleri Enstitüsü bünyesinde "İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Ana Bilim Dalı Tezli Yüksek Lisans Programı"nın açılmasına Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından onay verildi. Yükseköğretim Kurulunun 18 Şubat 2026 tarihli Yürütme Kurulu Toplantısı’nda alınan karar doğrultusunda hayata geçirilen yeni program; iklim kriziyle mücadele, sürdürülebilir kalkınma politikaları ve çevre odaklı bilimsel çalışmalar alanında nitelikli uzmanlar yetiştirmeyi hedefliyor. Tüm dünyada etkisini her geçen gün daha fazla hissettiren iklim değişikliği, çevresel sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm süreçlerine akademik düzeyde katkı sunmayı amaçlayan program; disiplinler arası yaklaşımı, güçlü akademik kadrosu ve çağın gerekliliklerine uygun müfredatıyla dikkat çekiyor. BEUN, bu adımıyla hem bölgesel kalkınmaya hem de Türkiye’nin sürdürülebilir gelecek hedeflerine önemli bir katkı sunmayı amaçlıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, üniversitenin vizyoner yaklaşımına vurgu yaparak şu ifadeleri dile getirdi: "Üniversitemiz, bugünü şekillendirirken yarının dünyasını da inşa etme sorumluluğuyla hareket eden güçlü bir vizyonla yol almaktadır. Yükseköğretim Kurulumuz tarafından onaylanan bu yeni tezli yüksek lisans programı hem Üniversitemiz hem bölgemiz hem de ülkemiz için önemli bir kazanımdır. İklim değişikliğiyle mücadele, çevresel sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm odaklı çalışmalar, geleceğin dünyasını şekillendirecek en temel ve stratejik alanlar arasında yer almaktadır. Biz de sürdürülebilir geleceğin inşasında önemli akademik ve toplumsal çalışmalarımızla bu dönüşüm sürecine katkı sağlamaktan ve öğrencilerimize çağın gerekliliklerine uygun yetkinlikler kazandıracak programlar sunmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu yeni program ile çevre dostu teknolojilere hâkim, sürdürülebilir kalkınmayı önceleyen ve bilimsel üretimi toplumsal faydaya dönüştürebilen uzmanlar yetiştirmeyi hedefliyoruz. Üniversitemizin kalite odaklı eğitim anlayışı doğrultusunda sürdürülebilirlik ekseninde kurgulanan ve çağın çevresel, toplumsal ve ekonomik gerekliliklerine uygun olarak yapılandırılan programlarımız sayesinde mezunlarımız; ulusal ve uluslararası alanda sürdürülebilir dönüşüme katkı sunan, alanında yetkin bireyler olacaklarını ümit ediyorum. Bu anlamlı akademik adımın hayata geçirilmesinde katkı ve desteklerini esirgemeyen Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar başta olmak üzere Yükseköğretim Kurulumuzun kıymetli üyelerine teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca programın hazırlık ve onay sürecinde büyük bir özveriyle çalışan tüm akademik ve idari personelimize teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki bu program; sürdürülebilirlik vizyonumuzu daha da güçlendirecek, Üniversitemizin bilimsel üretim kapasitesine değer katacak ve şehrimizden başlayarak ülkemizin yeşil dönüşüm hedeflerine önemli katkılar sağlayacaktır. Üniversitemize, Zonguldak’ımıza ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum."
Balıkesir Balıkesir, ulaşımda vatandaşın cebini düşünüyor Balıkesir Büyükşehir Belediyesi artan akaryakıt maliyetlerine rağmen vatandaşın cebini düşünerek bilet fiyatlarını en uygun seviyede tutmaya devam ediyor. Büyükşehir Belediyeleri arasında yapılan karşılaştırmaya göre Balıkesir Büyükşehir belediyesi, tam bilet fiyatlarında ilk onda yer alıyor. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi rekor kıran akaryakıt fiyatlarına rağmen ulaşım ücretlerini düşük tutarak halkçı bir politika izlemeye devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi, yalnızca tam bilet fiyatlarında ilk onda yer almakla kalmayıp aynı zamanda öğrenci biletlerinde de on birinci sırada yer alıyor. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet akın, Türkiye genelinde devam eden yüksek fiyatlı ulaşım maliyetlerine inat bilet ücretlerini makul seviyede tutarak vatandaşın ulaşım ihtiyacında da yanında duruyor. 30 büyükşehir belediyesi arasında gerçekleştirilen karşılaştırmada tam bilet ücretlerinde 25 TL ile dokuzuncu sırada yer alan Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, öğrenci bilet ücretlerinde de 15 TL ile on birinci sırada yer alıyor. Türkiye’nin en kalabalık şehri olan İstanbul’da tam bilet ücreti 42 TL, öğrenci bilet ücreti ise 20,50 TL olarak uygulanıyor. Kırsal mahallelere ulaşımı ve coğrafyanın büyüklüğü açısından ele alındığı zaman uygulanan ücret politikasının oldukça makul seviyelerde olduğu göze çarpıyor.
Manisa Engelli vatandaşın barınma sorunu konteyner evle çözüldü Manisa’nın Saruhanlı ilçesine bağlı Tirkeş Mahallesi’nde barınma sorunu yaşayan engelli bir vatandaş için sosyal medyada yapılan yardım çağrısı karşılık buldu. Saruhanlı Belediye Başkanı Ekrem Cıllı’nın talimatıyla kısa sürede temin edilen konteyner ev, ihtiyaç sahibi vatandaşa teslim edildi. Tirkeş Mahallesi’nde evi kullanılamaz halde olduğu için uzun süredir zor şartlar altında yaşam mücadelesi veren Günay Güren’in durumu sosyal medya üzerinden paylaşılarak yetkililere çağrıda bulunuldu. Yapılan paylaşımlar üzerine Saruhanlı Belediye Başkanı Ekrem Cıllı harekete geçti. Saruhanlı Belediyesi ekipleri tarafından kısa sürede temin edilen bir adet konteyner ev, mahallede belirlenen alana kurularak Güren’e teslim edildi. Böylece engelli vatandaşın barınma sorunu çözüme kavuşturuldu. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Başkan Cıllı, sosyal medya üzerinden yapılan çağrıyı dikkate aldıklarını belirterek, "Vatandaşımızın yaşadığı mağduriyeti sosyal medya paylaşımlarıyla öğrendik. Hiçbir hemşehrimizin zor şartlar altında yaşam mücadelesi vermesine gönlümüz razı olmaz. Ekiplerimiz hızlıca gerekli çalışmayı yaparak konteyner evimizi temin etti ve kurulumunu gerçekleştirdi. Sosyal belediyecilik anlayışıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. Mahalle sakinleri ise sorunun kısa sürede çözüme kavuşturulmasından dolayı memnuniyetlerini dile getirerek, Belediye Başkanı Ekrem Cıllı ve belediye ekiplerine teşekkür etti.