ASAYİŞ - 18 Nisan 2026 Cumartesi 14:50

Ankara’da zihinsel engelli çalışanı ayağından vince astıkları iddiasıyla yargılanan 3 sanık tahliye edildi

A
A
A
Ankara’da zihinsel engelli çalışanı ayağından vince astıkları iddiasıyla yargılanan 3 sanık tahliye edildi

Ankara’da zihinsel engelli H.S.’yi ayağından vince bağlayıp videosunu çekerek sanal medyada yayınlamaya ilişkin görülen ilk davada mahkeme, tutuklu sanıklar Mehmet Ali Şenkal, Niyazi Ayhan ve Kemal Buldak’ın adli kontrol tedbiri kapsamında tahliyesine karar verdi.


Ankara 87. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen ilk duruşmada tutuklu sanıklar Mehmet Ali Şenkal, Niyazi Ayhan, Kemal Buldak ile taraf avukatları ve müşteki H.S. hazır bulundu. Kimlik tespitlerinin yapılmasının ardından sanıklara isnat edilen suçlamalar ve yasal hakları hatırlatıldı.



"Ben olayı kameraya çekiyordum"


Mahkeme hakiminin söz vermesi üzerine konuşan tutuklu sanık Buldak, "İfademe ekleyeceğim bir husus yoktur. Şaka amacıyla böyle bir şey yapmıştık. Olay nedeniyle pişmanım. Patronumuz o gün iş yerinde değildi. Onun bu olayla ilgisi bulunmamaktadır. Ben olayı kameraya çekiyordum" iddialarında bulundu.



"Şaka amacıyla böyle bir şey yapmıştık"


Tutuklu sanık Şenkal ise, "İfademe ekleyeceğim bir husus yoktur. Şaka amacıyla böyle bir şey yapmıştık. Olay nedeniyle pişmanım. Patronumuz olay günü iş yerinde değildi. Onun bu olayla bir ilgisi bulunmamaktadır. Ben olayda söz konusu vincin kumandasını kontrol ediyordum" dedi.



"Video görüntüsünde gülen kişi benim"


Tutuklu sanık Ayhan da, "Patronum iş yerinde değildi, kendisinin bu olayla bir ilgisi bulunmamaktadır. Şaka yapmak amacıyla böyle bir şey yapmıştık. Video görüntüsünde gülen kişi benim" ifadelerine yer verdi.


Sanık beyanlarının ardından cumhuriyet savcısı mütalaasını açıkladı. Savcı, mevcut delil durumu, sanıkların sabit ikametgâh sahibi olmaları sebebiyle sanıkların adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasını talep etti.



"Sanıklar tahliye oldu"


Ara kararını açıklayan mahkeme hakimi, delillerin büyük ölçüde toplanmış olması ve tutukluluk tedbirinden beklenen faydanın sağlandığı gerekçesiyle sanıklar hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve ayda iki kez imza atma şeklinde adli kontrol tedbirleri uygulanmasına karar vererek tahliyelerine hükmetti.


Sonraki duruşma 15 Ekim 2026 tarihine erteledi.



İddianameden


Ankara’da sosyal medyada, ayağından bağlanarak vince asılan bir kişinin görüntülerinin paylaşılması üzerine harekete geçen polis ekipleri, mağdurun H.S. olduğunu ve olayın yaşandığı iş yerinde 3 yıldır getir-götür işlerinde çalıştığını, yüzde 61 zihinsel engelli olduğunu belirledi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında olayı gerçekleştirdikleri tespit edilen K.B., M.A.Ş. ve N.A. ile duruma göz yumduğu değerlendirilen iş yeri sahibi B.Ç. gözaltına alındı. "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "eziyet", "tehdit", "kasten yaralama" ve "kötü muamele" suçlarından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Mehmet Ali Şenkal, Niyazi Ayhan ve Kemal Buldak tutuklanırken, B.Ç. savcılıktan serbest bırakılmıştı.


Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame kapsamında, tutuklu sanıklar Mehmet Ali Şenkal, Niyazi Ayhan ve Kemal Buldak hakkında, ‘eziyet’, ‘cebir-tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma’ ve ‘özel hayatın gizliliğini ihlal’ suçlarından 24 yıla kadar cezalandırılmaları istendi.



Ankara’da zihinsel engelli çalışanı ayağından vince astıkları iddiasıyla yargılanan 3 sanık tahliye edildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Bakan Kurum: "Fosil yakıtlardan uzaklaşmak zorundayız" Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026 kapsamında düzenlenen "COP31’e Doğru: Jeopolitik Değişim Döneminde İklim Eyleminin Güçlendirilmesi Paneli"nde konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP31 sürecinde temiz enerji, dirençli şehirler, teknoloji transferi ve iklim eyleminde somut sonuçlara odaklanacaklarını belirterek, "Fosil yakıtlardan uzaklaşmak, temiz enerjiye ulaşmak zorundayız" dedi. Antalya Diplomasi Forumu 2026 kapsamında gerçekleştirilen panele, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanı sıra Eski Fransa Başbakanı ve COP21 Başkanı Laurent Fabius, Azerbaycan İklim Meselelerinden Sorumlu Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Muhtar Babayev, COP30 Başkanı Andre Aranha Correa do Lago ile BM Genel Sekreter Özel Danışmanı ve İklim Eylem Ekibi Genel Sekreter Yardımcısı Selwin Hart katıldı. Panelde, jeopolitik dönüşüm döneminde iklim eyleminin güçlendirilmesi, enerji güvenliği, iklim finansmanı ve kararların uygulanma süreci ele alındı. "Antalya deklarasyonu yayınlayacağız" Bakan Murat Kurum, konuşmasında Türkiye’nin dirençli şehirler, depremler ve enerji başta olmak üzere birçok alandaki bilgi ve tecrübesini paylaşacağını belirterek, Antalya deklarasyonu yayınlayacaklarını söyledi. COP31 kapsamında netice almak ve farkındalığı artırmak istediklerini ifade eden Kurum, Türkiye’nin tüm krizlerde irade ortaya koyduğunu ve güçlü bir dış politika yürüttüğünü kaydetti. İklim değişikliği nedeniyle dünyada insanların hayatını kaybettiğine dikkat çeken Kurum, "Bir kriz var, bu krizi çözmek için hep birlikte el vermeli, el kaldırmalıyız. Elimizi, gövdemizi taşın altına koymamız gerekiyor. Hedefleri yakalamak için irade ortaya koymak gerekiyor" diye konuştu. COP süreçlerinde artık çok daha geniş toplum kesimlerinin yer aldığına işaret eden Kurum, bu adımın birlikte atılması gerektiğini belirterek, bunu yalnızca sözle değil, eylem ve icraatla gerçekleştirmek istediklerini ifade etti. "Temiz enerjiye ulaşmak zorundayız" Her ülkenin enerji, gıda ve sanayi alanlarında kendi programını yürüttüğünü belirten Kurum, çoklu krizlerin ülkelerin kendi kendine yetebilmesinin önemini ortaya koyduğunu söyledi. Kurum, "Her ülke kendi kendine yetecek. Her ülke, çoklu krizler bunu gösterdi, enerjisini, gıdasını, üretimini kendi ülkesi için kendi halkına yetecek seviyede yürütmesi önemli. Temiz enerjiye ulaşmak zorundayız, öyle veya böyle" dedi. Yenilenebilir enerji üretimi için proje ortaya koyan bir ülke olarak konuya bu perspektiften baktıklarını belirten Kurum, temiz enerjinin ülkelere göre farklı kaynaklarla şekillenebileceğini vurgulayarak, "Temiz enerji bizde rüzgarla, güneşle olur. Avrupa’da denizle olabilir. Brezilya’da derelerle olabilir. Fosil yakıtlardan uzaklaşmak zorundayız ki bu karar alındı" ifadelerini kullandı. Türkiye olarak süreci bir fırsat olarak gördüklerini dile getiren Kurum, temiz enerjiyi COP31’in en önemli gündem maddelerinden biri yapacaklarını ve örnek çalışmalar ortaya koyacaklarını kaydetti. "Teknoloji transferini gerçekleştirmek zorundayız" Yeşil enerji ve dönüşüm sürecinde teknoloji transferinin önemine de değinen Kurum, gelişmiş ülkelerin teknolojiyi gelişmekte olan ülkelere aktarması gerektiğini söyledi. Afrika ile Avrupa’nın önceliklerinin birbirinden farklı olduğuna işaret eden Kurum, "Yeşil enerji, dönüşüm teknoloji transferiyle olur. Gelişmiş ülkelerin teknolojiyi, gelişmekte olan ülkelere aktarması gerekiyor. Afrika’daki öncelik ile Avrupa’daki öncelik farklı. Oralara teknoloji transferini gerçekleştirmek zorundayız" dedi. "Herkese ihtiyacımız var" Eski Fransa Başbakanı ve COP21 Başkanı Laurent Fabius ise jeopolitik gelişmelerin yalnızca iklim açısından değil, güvenlik ve bağımsızlık bakımından da harekete geçme zorunluluğunu ortaya koyduğunu belirtti. Düşük karbonlu ekonomiye geçişin giderek daha gerekli hale geldiğini ifade eden Fabius, bazı ülkelerde gelişmelerin ters yönde ilerlediğini söyledi. İklim mücadelesinin artık yalnızca hükümetlerin eylemlerine bağlı olmadığını kaydeden Fabius, "Başlangıçta COP’un aksiyonu hükümetlerin eylemlerine bağlıydı. Tamam, hükümetler çok ama çok önemlidir ancak iş dünyasına, yerel seçilmiş makamlara, sanatçılara, bilim insanlarına, yani herkese ihtiyacımız var" diye konuştu. Fabius, geçmişte iklim zirvelerine askeri çevrelerin de davet edilmesi fikrini düşündüğünü belirterek, iklim konusunun artık yalnızca sivil toplumun değil, güvenlik alanının da merkezi meselelerinden biri haline geldiğini dile getirdi. "Türkiye için eşsiz bir şans" Azerbaycan İklim Meselelerinden Sorumlu Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Muhtar Babayev de küresel gündemde iklim konusunun geri planda kaldığını, çatışmalar, savaşlar ve enerji krizlerinin uluslararası kamuoyunun öncelikli gündemi haline geldiğini ifade etti. Türkiye’de düzenlenecek COP31’in, ilgiyi yeniden iklim gündemine çekmek açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirten Babayev, "Dünya genelinde pek çok zorluk ve çatışma var. Şimdi bu, Türkiye ekibi için bu süreçteki liderliğini sergilemek adına yine eşsiz bir şans. İklim finansmanı sürecine daha fazla oyuncu, daha fazla katılımcı ve daha fazla bağışçı davet etmemiz gerekiyor" dedi. COP31’in, önceki zirvelerde alınan kararların uygulanmasına odaklanacağını aktaran Babayev, geçmişte çok sayıda güçlü karar alınmasına rağmen uygulamanın yetersiz ya da kısmi kaldığını söyledi. "Uygulama aşamasına ağırlık verilmeli" COP30 Başkanı Andre Aranha Correa do Lago ise şimdiye kadar oluşan birikimin ve Paris Anlaşması sonrasında alınan kararların izlenecek yolu net biçimde gösterdiğini belirterek, artık uygulama aşamasına ağırlık verilmesi gerektiğini ifade etti. BM Genel Sekreter Özel Danışmanı ve İklim Eylem Ekibi Genel Sekreter Yardımcısı Selwin Hart da Paris Anlaşması’ndan 10 yıl sonra ülkelerin ekonomilerini karbonsuzlaştırma yönünde yalnızca iklim gerekçeleriyle hareket etmediğinin anlaşıldığını söyledi. Hart, enerji güvenliği, egemenlik, bağımsızlık ve genel güvenlik başlıklarının da artık belirleyici hale geldiğini bildirdi.
Düzce DTSO Başkanı Bıyık "Türkiye’nin temiz enerjisi Düzce’den çıkacak" DÜZCE(İHA) – Düzce Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Erdoğan Bıyık, dünyanın en büyük güneş enerjisi paneli üreticilerinden biri olan firmaya ev sahipliği yapmaktan dolayı mutluluk duyduklarını belirterek "Türkiye’nin temiz enerjisi Düzce’den çıkacak" dedi. DTSO Başkanı Erdoğan Bıyık, Meclis Başkanı Tanju Acar, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Düzce’de üretim yapan Enerji firmasını ziyaret etti. Heyet firma ile birlikte üretim ve istihdam konularında kapsamlı bilgiler aldı. Başkan Erdoğan Bıyık burada yaptığı konuşmada dünyanın en büyük güneş enerjisi paneli üreticilerinden biri olan DTSO üyesi firmaya Düzce’de ev sahipliği yapmaktan dolayı mutluluk duyduğunu belirterek "Ülkemizin hızla yeşil dönüşüm aşamasına geçtiği bugünlerde Düzce’de ki firmamız enerji de ortaya çıkacak olan önemli yapı elemanları ihtiyacına cevap verebilecek durumda. Başka bir ifadeyle Türkiye’nin temiz enerjisi Düzce’den çıkacak. İlimize ve ülkemize kattıkları değerlerden dolayı teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Dünyanın en iyisini Düzce’de üretiyoruz" Firmanın yönetim kurulu başkanı Özhan Olcay, yaklaşık bin 500 kişilik geniş bir aile olduklarını belirterek "Dünyanın en iyi güneş enerjisi panellerini Düzce’de üretiyoruz. Ülkemizin alternatif enerjiye dönüş ihtiyacını karşılamak, enerjide dışa bağımlılığı azaltmak adına yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Şu an içinde bulunduğumuz tesiste üretilen paneller ile birçok lokasyonda devasa güneş enerjisi tarlaları kuruluyor. Bu önemli projelerde yer almaktan dolayı mutluluk duyuyoruz. Yerli üretimin gücüne inanıyor, ülkemizin büyük vizyon projelerine de dahil olmak üzere çalışmalar yürütüyoruz" ifadelerini kullandı. Program üretim alanı gezisi ve hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.