POLİTİKA - 03 Ekim 2025 Cuma 12:16

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu: "Türk devletlerinin kendi aralarındaki ticareti 2024 yılı itibarıyla 70 milyar dolar seviyesindedir"

A
A
A
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu: "Türk devletlerinin kendi aralarındaki ticareti 2024 yılı itibarıyla 70 milyar dolar seviyesindedir"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, "Türk devletlerinin kendi aralarındaki ticareti 2024 yılı itibarıyla 70 milyar dolar seviyesindedir" dedi.


AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, AK Parti Genel Merkez Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanlığı tarafından ’3 Ekim Türk Devletleri İşbirliği Günü’ kapsamında Ankara’da bir otelde gerçekleştirilen programa katıldı. Burada konuşan Zorlu, 3 Ekim 2009 tarihinde imzalanan Nahçıvan Anlaşması ile Türk dünyasının resmi bir çatı altında buluşmasıyla ortak geleceği inşa etme iradesini tüm dünyaya ilan ettiğini belirterek, tarih, dil ve kültür birikiminin ortaklığına yaslanan bu günün geleceğe de güvenle bakılmasını sağlayarak, birlik ve dayanışma ruhunun güçlendirilmesine vesile olmasını temenni etti.



"Türk dünyası geçmişten beri kederde ve kıvançta daima bir oldu"


Türk dünyasının geçmişten beri kederde ve kıvançta daima bir olduğunu, acılarda ve sevinçlerde omuz omuza verdiğini dile getiren Zorlu, "Geçmişte Kıbrıs Türkünün haklı davasında, can Azerbaycan’ın Karabağ’daki zaferinde hep birlikte tek yürek olduk. Yaklaşık 2 yıl önce Türkiye’de meydana gelen büyük deprem felaketinde tüm kardeş ülkelerden gelen yardımları ve duaları hiçbir zaman unutmayacağız" ifadelerini kullandı.



"Türk devletlerinin kendi aralarındaki ticareti 2024 yılı itibarıyla 70 milyar dolar seviyesindedir"


Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) bünyesinde son yıllarda hayata geçirilen girişimlerin 200 milyonu aşan genç ve dinamik nüfus ile ülkeler arasındaki ekonomik ve stratejik bağları hiç olmadığı kadar güçlendirdiğine dikkati çeken Zorlu, "2009 yılında Nahcıvan Anlaşması’nın imzalandığı yıl Türk devletlerinin toplam hasılası 1 trilyon dolarken, 15 yılda bir mislinden fazla artarak 2024 yılında 2,1 trilyon doları aşmış durumdadır. Dünyanın toplam hasılasından aldıkları pay ise 2009 yılında yüzde 1,68 iken, 2024 yılında yüzde 1,92 olmuştur. Anlaşıldığı üzere dengeler lehimizde değişmektedir ve Türk devletleri hem dünyada hem de bölgelerinde başrol olma yolunda ilerlemektedir. Diğer yandan 2009 yılında 540 milyar dolar olan Türk devletlerinin toplam dış ticaret hacimleri, 2024 yılında 1,2 trilyon dolara ulaşmıştır. 15 yılda cari olarak 2,2 katına çıkan dış ticaret hacmi, aynı zamanda nispi olarak da artış kaydetmiş, Türk devletlerinin toplam dünya ticaretindeki payı yüzde 2,1’den yüzde 2,43’e yükselmiştir. Türk devletlerinin kendi aralarındaki ticareti ise 2024 yılı itibarıyla 70 milyar dolar seviyesindedir" dedi.



"Türk devletleriyle toplam ticaret hacmimiz 2024 yılına gelindiğinde 25 milyar dolara ulaşmıştır"


Türkiye’nin Türk devletleri ile olan dış ticaret hacminde de 2009-2024 döneminde büyük bir artış yaşandığını vurgulayan Zorlu, "2009 yılında 7,5 milyar dolar olan Türk devletleriyle toplam ticaret hacmimiz, 2024 yılına gelindiğinde neredeyse 3,5 katına çıkarak 25 milyar dolara ulaşmıştır. İstatistiksel verilerin de işaret ettiği üzere son 15 yılda Türk Devletleri Teşkilatı, ülkelerimiz arasında ticaret ve yatırımı teşvik ederek, ekonomik iş birliğinin derinleşmesinde önemli bir rol oynamaktadır" açıklamasında bulundu.


Günümüzde ulaştırmadan enerjiye, dijital ekonomiden tarıma, eğitimden turizme kadar 30’dan fazla başlık ve sektörde çok taraflı projelerin yürütüldüğüne değinen Zorlu, ‘Türk Yatırım Fonu’ gibi somut projelerin hayata geçirilmesine kadar pek çok önemli gelişmeye imza attıklarını dile getirdi.



"Ortak alfabemiz ve dil birliğimiz, iletişimimizin önündeki engelleri kaldırarak bizleri daha da yakınlaştıracaktır"


Türk dünyasının sahip olduğu kültürel mirasın Türk dünyasını birbirine daha da yakınlaştıran bir hazine olduğunu kaydeden Zorlu, sözlerine şöyle devam etti:


"Bu mirasa sahip çıkmak ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Ortak dil ve alfabe konusundaki çalışmalar bu anlamda özel bir önem taşımaktadır. Geçtiğimiz günlerde ülkelerimizin katkısıyla mevcut olan ortak Türk alfabesi, kader ortaklığımızın, ortak istikbalimizin ve geleceğe birlikte adım adım ilerleyişimizin de nişanesi olacaktır. Ortak alfabemiz ve dil birliğimiz, iletişimimizin önündeki engelleri kaldırarak bizleri daha da yakınlaştıracaktır."



"Mayıs açında açılması planlanan 50 bin kişilik stadyumumuz ortak etkinliklere ev sahipliği yapacak"


‘Türk Dünyası Kültür Başkenti’ programlarıyla şehirlerin ve sanatın buluşturulduğunu, 2026 yılında ise Ankara’nın ‘Türk Dünyası Turizm Başkenti’ ilan edildiğini ifade eden Zorlu, "Tüm bu çabalar, ’dilde, fikirde, işte birlik’ ülküsünü sadece siyasi alanda değil, toplumsal ve kültürel alanda da gerçeğe dönüştürme irademizin göstergesidir. İnşallah bu kapsamda Ankara’mızda önemli etkinliklere hazırlanıyoruz. En geç mayıs ayında açılması planlanan 50 bin kişilik yeni stadyumumuz, bu kapsamda ortak etkinliklerimize de ev sahipliği yapacak" diye konuştu.


Programa Zorlu’nun yanı sıra Türk Devletleri TBMM Dostluk Grubu Başkanları, Türk dünyası kurumlarının temsilcileri ve yabancı misyon temsilcileri katıldı. Programın sonunda günün anısına aile fotoğrafı çekildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Diyarbakır’da 16 yıllık hukuk mücadelesi DİYARBAKIR (İHA) – Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde 2010 yılında meydana gelen ve 1 kişinin öldüğü 2 kişinin de yaralandığı olaya toplam 54 hapis cezası alan Hakan Kaçar’ın mahkumiyeti, Yargıtay’da bozulmasının arından yerel mahkeme hakkında beraat kararı verdi. Tekrar Yargıtay’a giden karar geri döndü. Yerel mahkeme kararında direnince konu Yargıtay Ceza Genel Kuruluna taşındı. Kaçar, olayla ilgisinin olmadığını iddia ederek 16 yıllık beklemenin son bulmasını istedi. Ergani ilçesinde 2010 yılında dönemin Fatih Mahallesi muhtarı Hakan Kaçar’ın babasının dayısı Ali Haydar Özdil (54), bıçaklanarak öldürüldü. Kaçar, ölenin yakınının beyanı üzerine gözaltına alınarak tutuklandı. Kaçar, ne kendisi ne de onun üzerine ifade verenlerin olay yerinde olmamasına rağmen çelişkili beyanlar üzerine yargılanıp tutuklandığını öne sürdü. Bu süre zarfında yargılandığı Diyarbakır 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesinde öldürme ve öldürmeye teşebbüs olaylarından 54 yıl ceza aldı. Daha sonra karar Yargıtay 1. Ceza Dairesince iyi hal indirimi yapılmadığı gerekçesiyle bozulup yerel mahkemeye geri gönderildi. Yerel mahkeme bu sefer Kaçar’ın beraatına karar verdi. Tekrar Yargıtay 1. Ceza Dairesine giden karar, yeniden bozularak yerel mahkemeye gönderildi. Yerel Mahkeme de kararında diretince konu bu sefer Yargıtay Ceza Genel Kuruluna sevk edildi. ’’Dosya tam okunsa suçsuz olduğum suçsuz olduğum ortadadır’’ Konuya ilişkin İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Hakan Kaçar (47), ’’2010’da Ergani’de Fatih Mahalle muhtarıyken bir kişi öldürüldü, iki kişi yaralandı. Ondan dolayı ben ve babamı tutukladılar. Bu süreç iki sen sürdü. İki sene sürerken babam tahliye oldu. Bana toplamda 54 yıl ceza vererek tahliye ettiler. Karara bir hakim şerh koydu. Dosya, Yargıtay 1. Ceza Dairesine gitti. 2014’te duruşmalı mahkemem vardı. İfademi almadan çıkardılar. İndirim haliyle dosyayı 62’nci maddeden bozarak geri gönderdiler. Dosya gelince tekrar tutuklamam çıktı. 2016’da cezaevindeyken FETÖ darbe girişimi oldu. Mahkeme heyeti değişmişti. Mahkeme heyeti değişince bana ceza veren hakimler de FETÖ’den içeri alınmıştı. Heyet değişince dosyam yeniden incelendi ve bana beraat kararı verdiler. Dosya, tekrarda Yargıtay 1. Ceza Dairesine gitti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi beraatımı bozdu. Ben indirim vermiştim, sen niye beraat vermişsin diye. Halbuki dosya tam okunsa suçsuz olduğum ortadadır. Çelişkili iki ifade üzerimde var. Dosya geri gelince tekrardan yakalamam çıktı. 3 sene 6 ay firari hayatım oldu. Mahkemeye bir gün kala yakalandım. Bir gece cezaevinde kaldıktan sonra sabah mahkemeye çıktım. Mahkeme, tekrardan kendi kararına direndi. Dosya, tekrardan Yargıtay 1. Ceza Dairesine gitti. Daire beraatımı kabul etmeyince iki sefer hakkı olunca ve tekrardan geri yollayamayınca dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna yolladı. 1 sene 4-5 ay buradadır. İsmimi telaffuz eden bayan daha önce kardeşiyle bir münakaşamız olmuştu. Büyükler araya girip bizi barıştırdılar. Olay yerinde ben nasıl yoksam o bayanda yoktur. O, daha evvelki husumetten dolayı ismimi verdi. Olay esnasında ne ben ne o bayan var. 2011’de dosyamızın gizliliği kalkarken Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkeme Başkanı benim ve babamın olay gününün 24 saatlik HTS kayıtlarını istedi. Daha sonra başkan tayin olunca sonradan gelen ve FETÖ’den yakalanan hakim HTS kayıtlarımızı istemedi. Bizden 3 ay sonra gelen adamın HTS kayıtlarını istedi evvelki başkanın da istemesine rağmen bir türlü gelmedi. Olay yeri keşif de istemedi. FETÖ’den tutuklanan hakim 54 yıl ceza vererek 2 yıl tutukluluğu göz önünde bulundurup beni tahliye etti. 54 yıl ceza alıp 2 yıl yatarla tahliye olan mahkumla daha karşılaşmadım. Olay olduğunda polis beni aldı. Silah sesi gelince bu bayan diyor muhtarın elinde silah vardı. El swaplarımızı aldılar bir şey çıkmadı. Bayanın anlattığına göre sözde silahla öldürülmüş. Halbuki ölen, bıçakla öldürülmüş. Bıçakta da bir izim yok’’ dedi.
Batman Batman’da 72 aileye ipek böceği larvası dağıtıldı BATMAN (İHA) – Batman’ın Sason ilçesinde 72 aileye ipek böceği larvası dağıtıldı. Sason ilçesinde ata mesleği olan ipek böceği yetiştiriciliği yeniden yaygınlaşıyor. Yaklaşık 15 yıl önce Karşıyaka Mahallesi’nde 3 aile ile başlayan üretim, bugün onlarca aile için önemli bir geçim kaynağı haline geldi. İlçede bu yıl ilk etapta 72 aileye ipek böceği larvası dağıtıldı. Yetkililer, ikinci etapta yapılacak dağıtımlarla birlikte toplamda yaklaşık 300 aileye ulaşmayı hedefliyor. Havaların geç ısınması ve ilkbahar yağışlarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle dut yapraklarının geç açtığını belirten Akdeniz Bölgesi Koza Satış Tarım Kooperatifi temsilcisi Mehmet Sönmez, dağıtımların bu nedenle gecikmeli yapıldığını söyledi. Sönmez, "Bugün Batman’da hava şartlarından dolayı gecikmeli olarak ipek böceği larvalarının dağıtımını yapmak için buradayız. Dağıtımları iki etap halinde gerçekleştireceğiz. İlk etapta bugün 72 ailemize 350 paket dağıtıyoruz. Bir sonraki dağıtımda ise 300 paket daha dağıtacağız. Bu dağıtımlarla toplamda 300 aileye ulaşmayı hedefliyoruz. Bu yıl fiyatlarda yaklaşık yüzde 40 civarında artış bekliyoruz. Güzel bir kazancı var" dedi. İlçede ipek böceği yetiştiriciliğinin yaygınlaşmasına öncülük eden üreticilerden Bedri Aktaş ise kısa sürede yüksek gelir elde edilebildiğini belirterek vatandaşlara bu işi tavsiye etti. Aktaş, "İpek böcekçiliği kısa sürede çok iyi gelir sağlayan bir iştir. Bir aile yaklaşık 40 günlük süreçte 200 kilo civarında koza elde edebilir. Geçen yıl yaş kozanın kilogram fiyatı yaklaşık bin 500 liraydı. Bu durumda bir aile 40 gün gibi kısa bir sürede yaklaşık 350 bin lira gelir elde edebilir. İmkanı olan ailelerimize tavsiye ediyoruz" ifadelerini kullandı. Sason’da yeniden canlanan ipek böcekçiliğinin hem kırsalda yaşayan ailelerin ekonomisine katkı sunduğu hem de geleneksel üretim kültürünün yaşatılmasına önemli katkı sağladığı belirtildi.