ASAYİŞ - 18 Nisan 2026 Cumartesi 14:23

Sağlık ocağı ve kanser tarama aracı yandı

A
A
A
Sağlık ocağı ve kanser tarama aracı yandı

Adıyaman merkeze bağlı Akpınar Köyü Sağlık Ocağı ve sağlık ocağının yanında bulunan kanser tarama aracı çıkan yangında kullanılmaz hale geldi.


İlk belirlemelere göre, yangın şarja bırakılan elektrikli kanser tarama aracından çıktı. Şarja bırakılan elektrikli araçta başlayan yangın sağlık ocağına sıçradı. Gece geç saatte çıkan yangın fark eden vatandaşlar itfaiye ekiplerine bilgi verdi. İhbar üzerine olay yerine yangın yerine gelen itfaiye ekipleri, kısa sürede yangına müdahale ederek alevleri kontrol altına aldı. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu yangın söndürüldü. Sağlık ocağının çatı kısmı tamamen yanarken ve araç kullanılmaz hale geldi.


Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.



Sağlık ocağı ve kanser tarama aracı yandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Nefes borusuna çilek takılan döner ustasını kurye kurtardı Çorum’da yediği çileğinin nefes borusuna takılması neticesinde boğulma tehlikesi yaşayan döner ustasını kurye Hemlich manevrasıyla kurtardı. O anlar ise güvenlik kamerasına yansıdı. Edinilen bilgiye göre, Çorum’da bir restoranda çalışan döner ustasının nefes borusuna yediği çilek takıldı. Boğulma tehlikesi yaşayan döner ustasının arkadaşları panikle müdahale etmeye çalıştı. Bu sırada iş yerinde bulunan restoranın kuryesi Samet Şişkin, Hemlich manevrasıyla döner ustasının nefes borusuna takılan çileği çıkartmayı başardı. O anlar ise iş yerinde bulunan güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde döner ustasının çilek yediği görülüyor. Daha sonra panikle masadan kalkarak uzaklaşan döner ustası, bir kaç saniye sonra dönerek yardım istiyor. Bu sırada masada bulunan kişiler, döner ustasına müdahale etmeye çalışıyor. Daha sonra gelen Samet Şimşek, Hemlich manevrası uygulayarak döner ustasını kurtarıyor. Yaşanan olayı anlatan Samet Şişkin, daha önce ilm yardım eğitini aldığını dile getirerek, "Siparişim hazırdı, yola çıkmam gerekiyordu. Vatandaş geldi, ‘taksi çağırabilir misiniz’ diye ricada bulundu. Ben de taksi çağırdım, bundan dan dolayı birkaç dakika daha restoranda bulunmak durumunda kaldım. Ardından döner ustamızın boğazında çilek kaldığını fark ettim. Restorandakiler panikle yardım etmeye çalışıyordu. Soğukkanlılıkla, Hemlich manevrası uyguladım. 4. manevrada tıkanıklığın açıklandığını ve rahatça nefes aldığını fark ettim. Taksi çağırma sebebiyle Allah yardım etmeyi vesile kıldı. Asıl önemli olan, ilk yardımın ne kadar önemli olduğu. Evde, çalışma ortamında, yolda herkesin başına gelebileceği bir şey. Herkesin bilinçli olarak küçük bir yardımın bile insan canını kurtardığını görmüş olduk" dedi.
Mersin Mersin’de tarımın geleceği jeopolitik gelişmeler ışığında ele alındı Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersin’in yüz ölçümünün yüzde 20’sinin tarıma uygun olduğunu ve bunun yaklaşık 3 milyon 330 bin dönüme denk geldiğini belirterek, "Bunun yarısı da sulanabiliyor. Su demek ürün fazlalığı, ürün artışı ve kalite artışı demek. Anamur’a gidin, orada tropikal meyve yetiştirin, Tarsus’a gelin incir, zeytin yetiştirirsiniz, Mut’ta kayısı var, aşağı ovaya inersiniz örtü altı domates ve biber var" dedi. Başkan Seçer, tarımın geleceğini konuşmak ve sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla, Büyükşehir Belediyesi, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Akdeniz İhracatçılar Birliği (AKİB), Mersin Ziraat Odası, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Mersin Şubesi ve TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Mersin Şubesi iş birliğinde bu yıl 5.’si düzenlenen ‘Üretmezsek Tükeniriz’ konferans serisinin ‘Jeopolitik Kırılmaların Eşiğinde Tarımın Geleceği’ başlıklı programına katıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen konferansta, jeopolitik gelişmeler ışığında tarımın geleceği, üretimde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri ele alınırken, sürdürülebilir tarım için iş birliği ve desteklerin önemi vurgulandı. Konferansta alanında uzman isimler, Finans Gazetecisi Açıl Sezen, Tarım ve Gıda Editörü İrfan Donat ve Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım konuşmacı olarak yer aldı. Dünyada yaşanan gelişmelerin tarım ekseninde değerlendirildiği konferansta, tarım kenti Mersin’in durumu, tarımdaki sorunlara çözüm önerileri ve tarımın geleceği konuşuldu. Paydaşların iş birliğinde verimli bir konferans serisinin oluşması takdir edilirken, kurumlar arası iletişimin kentteki gücüne dikkat çekildi. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayında düzenlenen konferansa, Başkan Seçer’in yanı sıra, siyasi parti temsilcileri, tarım, ziraat, ticaret, sanayi, gıda ve hayvancılık alanındaki oda, birlik, konsey, kooperatif ve dernek başkanları, sivil toplum örgütü temsilcileri, meclis üyeleri, muhtarlar ve üreticiler katıldı. "Tarım denilince akla Mersin gelir" Tarım denilince akla Türkiye ve Türkiye’de de Mersin’in geldiğini söyleyen Başkan Seçer, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir tarım ülkesi olarak kurulduğunu, gelişmelerle sanayi ve teknolojiye de yatırımların artırıldığını ancak tarımsal anlamda Türkiye’nin biraz gerilediğini savundu. Tarımın, Gayri Safi Milli Hasılada (GSMH) payının diğer sektörlere göre düşük olduğunun altını çizen Seçer, "Tarımın payı, yüzde 10-12’lerden, 5-6 seviyelerine geriledi. Türkiye’nin cirosunda tarımsal üretimin payı rakamsal olarak düşük olabilir ama tarım, Türkiye’nin önemli bir milli güvenlik meselesi haline geldi" dedi. Tarımın aynı zamanda önemli bir sosyal sektör de olduğunu vurgulayan Seçer, "Her 4 kişiden 1’inin geçindiği, direkt ya da dolaylı olarak çalıştığı, evinin rızkını çıkarttığı bir sektörü elinizin tersiyle itemezsiniz, ‘olursa olur, olmazsa olmaz’ bir sektör olarak değerlendiremezsiniz" diyerek, tarım konusunda da çağa ayak uydurarak sanayi ve teknoloji ile bütünleştirmek gerektiğini söyledi. "İyi sanatçılar, bilim insanları yetiştirebilmemiz için kendi kendine yeten bir ülke olmamız lazım" Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’ sözünü hatırlatan Seçer, "Bu düsturla elbette ki çocuklarımıza iyi eğitim verdireceğiz, iyi bilim insanları, mühendisler, şairler, sanatçılar yetiştireceğiz. Çünkü dünyada bizi maruf yapacak, dünyada bizi tanıtacak olan bunlardır. Ama bütün bunların olabilmesi için de kendimize yeten bir ülke, karnımızı doyurabilecek bir üretimin olması lazım. Jenerasyonların sağlıklı devamı için bir tarımsal üretimin ve güçlü bir gıda sektörünün olması lazım" diyerek bunlar olmazsa güçlü bir toplumun var olamayacağını söyledi. "İktidarlar dünyadaki gelişmelere yönelik önlemler almazsa tarım gibi hayati sektörler devam edemez" Dünyada yaşanılan gelişmelerin Türkiye’yi etkilediğini ve bu gelişmelere önlemler alınmasının önemli olduğunu ifade eden Seçer, "Jeopolitik kırılmalar, savaşların etkileri ve savaşlar dolayısıyla alınan kararlar oluyor. Bu üretimi ve lojistiği etkiliyor. İran, İsrail ve Amerika savaşında Hürmüz Boğazının oluşturduğu tehditler nedeniyle petrol geçiş yapamadı, fiyatları arttı. Petrol demek hayatın ta kendisi demek. Su nasıl hayatın ta kendisiyse; yaptığımız tarımsal üretim, domates, buğday, mısır, meyve aklınıza ne gelirse hayatın ta kendisi ise şu anda da enerji böyle" diyerek, petrol fiyatları nedeniyle her sektörün etkilenmesinin yanı sıra belediyelerin, devletlerin dahi maliyetlerinin arttığını vurguladı. İktidarların bu gelişmeleri öngörüp önlemler alması gerektiğini hatırlatan Seçer, önlem alınmazsa tarım gibi hayati sektörlerde üretimin devam etmesinin mümkün olmayacağını söyledi. "Mersin’in yüzde 20’si tarımsal üretime uygun" Mersin’in yüz ölçümünün yüzde 20’sinin tarıma uygun olduğunu ve bunun yaklaşık 3 milyon 330 bin dönüme denk geldiğini ifade eden Seçer, "Bunun yarısı da sulanabiliyor. Su demek ürün fazlalığı, ürün artışı ve kalite artışı demek. Anamur’a gidin, orada tropikal meyve yetiştirin, Tarsus’a gelin incir, zeytin yetiştirirsiniz, Mut’ta kayısı var, aşağı ovaya inersiniz örtü altı domates ve biber var. Allah daha ne verecek güzel Mersinime? Her şeyi yapabiliriz" dedi. "Tarıma bu yıl yüzde 71 artışla 367 milyon TL ayırdık" ‘Çalışırsak elimizden hiçbir iş kurtulmaz’ anlayışıyla çalıştıklarına dikkat çeken Seçer, çiftçi ve ziraatçı olduğuna da değinerek, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine geldiği günden bu yana bu gerçekle belediye başkanlığı yaptığına dikkat çekti. Büyükşehir Belediyesi tarafından tarımsal desteklere ayrılan bütçenin ciddi oranda artırıldığını belirten Seçer, "Geçtiğimiz yıl 215 milyon destek bütçesi ayırmıştık, bu yıl yüzde 71 artışla 367 milyon TL ayırdık. Oysa bizim kümülatif bütçemizde bu kadar artış olmadı. Bir önceki yılın bütçesine göre Mersin Büyükşehir Belediyesinin yüzde 30 civarında artışı oldu. Ama tarımsal destekler farklı. Çünkü girdi fiyatları her geçen gün artıyor" şeklinde konuştu. "Tarım artık sadece üretim değil; stratejik bir alan haline geliyor" MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ise değişen dünya düzeninde tarımın stratejik öneminin daha da arttığını vurguladı. Su kaynaklarının azalması, iklim değişikliği, savaşlar ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların doğrudan tarımsal üretimi etkilediğine dikkat çeken Çakır, tarımın artık sadece ekonomik bir faaliyet değil aynı zamanda gıda güvenliği açısından stratejik bir alan olduğunu söyledi. Tarımın diğer sektörlerle aynı ölçekte değerlendirilemeyeceğini belirten Çakır, "Tarım olmazsa sanayi olmaz, turizm olmaz, lojistik olmaz. Tarım bir sektör değil, korunması gereken bir varlıktır" değerlendirmesini yaptı. Planlı üretim ve uluslararası iş birliklerinin önemine değinen Çakır, özellikle Akdeniz havzasındaki ülkelerle üretim planlaması konusunda daha güçlü iş birlikleri kurulması gerektiğini ifade etti. Her ülkenin her ürünü üretmeye çalıştığı bir modelin sürdürülebilir olmadığını belirten Çakır, birbirini tamamlayan üretim modellerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Çakır ayrıca tarımda sadece üretimin değil tüketim alışkanlıkları ve israfın da tartışılması gerektiğine dikkat çekerek, "Bir tarafta üretim maliyetlerinden şikayet ediyoruz, diğer tarafta ürettiğimizi israf ediyoruz. İsrafı azaltmadan üretimi doğru yönetemeyiz" diye konuştu. Mersin’in sahip olduğu iklim, üretim kültürü ve lojistik avantajlarıyla akıllı ve planlı tarımın merkezi olabilecek potansiyele sahip olduğunu ifade eden Çakır, bu dönüşümün kamu, yerel yönetimler, odalar, kooperatifler ve üreticilerin ortak çalışmasıyla mümkün olabileceğini söyledi. Alanında uzman isimler, jeopolitik gelişmeler kapsamında tarımı konuştu Açılış konuşmalarının ardından başlayan ve moderatörlüğünü Ali Ekber Yıldırım’ın yaptığı konferansta, alanında uzman isimler Açıl Sezen ve İrfan Donat konuşmalarını gerçekleştirdi.
Aydın İtfaiyenin asansörlü merdivenine binmekten korkan genç, kırık ayağıyla merdivenlerden indi Aydın’ın Efeler ilçesinde evinde düşerek ayağını kıran ve kilosu sebebiyle merdivenlerden indirilemeyen genç, itfaiyenin asansörlü merdiveniyle balkondan indirilmek istendi. "Korkarım" diyerek asansörlü merdiven ile inmek istemeyen genç, kırık ayağıyla 4 katlı apartmandan inerek ambulansa ulaştırıldı. Olay, Efeler ilçesi Kurtuluş Mahallesi Kıbrıs Caddesi üzerindeki bir apartmanda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre beş katlı bir apartmanın 4. katında oturan E.Ç. isimli genç, evinde dengesini kaybederek düştü. Düşmesi sonucu sol ayağını kıran genç için ailesi durumu 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri ilk müdahalenin ardından genci, ambulansa götürmek istedi. Yaklaşık 180 kilo ağırlığında olduğu öğrenilen gencin, apartmanın dar merdivenlerinden indirilememesi üzerine Aydın Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekiplerinden destek istendi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri, eve ulaşmak için asansörlü merdiven kurdu. Balkondan asansörlü merdiven ile indirilmek istenen genç, korktuğunu belirterek asansörlü merdivene binmeyi reddetti. Ekiplerin tüm ikna çabalarına rağmen kararından vazgeçmeyen E.Ç., sağlık ve itfaiye ekiplerinin desteğiyle kırık ayağına rağmen merdivenlerden inmek istedi. Güçlükle aşağıya ulaştırılan genç, sedyeye alınarak ambulansa bindirildi. Gencin, ambulansla hastaneye kaldırılmasının ardından, güvenlik önlemi sebebiyle kapatılan yol, yeniden trafiğe açıldı.