Yerel Haberler
Adana
07 Nisan 2026 Salı - 09:09 Renkli şemsiyelerle kaplı sokak, harabeye döndü Adana’da renkli şemsiyelerle kaplı sokak, şiddetli yağış ve fırtına sonrası harabeye döndü. Merkez Seyhan ilçesi Kuruköprü Mahallesi Çakmak Caddesi’ne paralel bir sokağın üst kısmını esnaf bir süre önce renkli şemsiyelerle kapladı. Hem vatandaşların hem de turistlerin ilgisi çeken uygulama ortaya renkli görüntüler çıkarmıştı. Ancak son günlerde etkili olan sağanak yağış ve kuvvetli rüzgar nedeniyle şemsiyelerin büyük bölümü zarar gördü. Fırtınanın etkisiyle parçalanan ve yerinden kopan şemsiyeler nedeniyle sokağın virane hale geldiği görüldü. "Buranın sökülmesini istiyoruz" Yaşanan olumsuzluk nedeniyle hem görüntü kirliliği oluştuğunu hem de müşteri yoğunluğunun azaldığını belirten bölge esnafından Halil Taya, "Burayı bizim esnaf yaptı ancak sağlıklı bir şekilde yapılmadı. Sağlam yapılmadığı için şu anda burası viraneye döndü. Bu görüntü buraya yakışmıyor. Adana Büyükşehir Belediyesi’ne başvurduk ancak söküm yapılmadı. Büyükşehir, ‘Seyhan Belediyesi sökecek’ diyor. Buranın sökülmesini istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Şemsiyelerin hiçbir yararı yok" Vatandaş Serkan Özdemir ise geçtiğimiz gün fırtınada yola şemsiyelerin düştüğünü anlatarak, "Bu şemsiyeler görsel olarak güzeldi ancak şu an hiçbir yararı yok. Bunların biran önce sökülmesini istiyoruz" dedi.
Aynı otomobil üç kez hırsızların hedefi oldu: Önce teybi sonra aküsü ardından komple çalındı
20 Ocak 2026 Salı - 09:17 Aynı otomobil üç kez hırsızların hedefi oldu: Önce teybi sonra aküsü ardından komple çalındı Adana’da evin önünden çalınan otomobil terk edilmiş halde bulundu. Araç sahibi bir yıl arayla otomobilin önce teybinin sonra da aküsünün ardından da komple çalındığını söyledi. Olay, 18 Ocak günü Sarıçam ilçesine bağlı Yıldırım Beyazıt Mahallesi 471 Sokak’ta meydana geldi. İddiaya göre, Yaşar Ölmez’e ait 07 NLK 49 plakalı otomobil, gece saatlerinde evinin önünden düz kontak yöntemiyle çalındı. Sabah saatlerinde aracın yerinde olmadığını fark eden Ölmez, durumu polis ekiplerine bildirdi. Polise başvurulmasının ardından aile kendi imkânlarıyla da arama çalışmalarını sürdürdü. Yapılan aramalar sonucunda otomobil, Sarıçam ilçesi Gültepe Mahallesi Gül Sokak’ta terk edilmiş halde bulundu. Polis ekiplerinin yaptığı ilk incelemede aracın kapısının zorlandığı ve düz kontak yöntemiyle çalındığı belirlendi. Otomobil sahibi Yaşar Ölmez, aracının daha önce de hırsızların hedefi olduğunu belirterek, "Bir yıl arayla önce otomobilimin teybi çalındı, sonra aküsü çalındı. Şimdi de otomobili komple alıp götürmüşler. Gece saat 12 gibi uyumuştuk. Kızım gece yanıma gelip arabanın yerinde olmadığını söyledi. Kontrol ettik, gerçekten yoktu. Polise başvurduk, ardından aramaya başladık ve Gültepe Mahallesi’nde terk edilmiş halde bulduk" dedi. Polis, olaya karışan kişi ya da kişilerin yakalanması için çalışma başlattı.
Adana Valisi göreve başladı, ilk mesajı suç işleyenlere oldu
19 Ocak 2026 Pazartesi - 15:48 Adana Valisi göreve başladı, ilk mesajı suç işleyenlere oldu Göreve başlayan Adana Valisi Mustafa Yavuz," Hukukun çizdiği sınırların dışına çıkan hiçbir yapı, kişi ya da oluşuma karşı en küçük bir müsamahaya dahi yer verilmeyecek" diyerek suç işleyeceklere net mesaj verdi. Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Karabük Valisi Mustafa Yavuz, Adana Valisi olarak atandı. Bugün görevine başlayan Vali Yavuz, valilik personeli tarafından karşılandı. Karşılama sonrasında makama geçen Vali Yavuz’un ilk mesajı ise suçlulara taviz verilmeyeceği oldu. Vali Mustafa Yavuz açıklamasında, "Adaleti rehber edinen, liyakati ölçü alan, disiplini esas kılan ve gönül birliğiyle harmanlanmış bir anlayışla ilimizi her alanda daha ileriye taşımak olacaktır. Bu çerçevede, kararlılıkla ifade etmek isterim ki en temel önceliğimiz, her bir vatandaşımızın can ve mal güvenliğini teminat altına almak, Adana’mızda huzur ve güven iklimini kalıcı kılmaktır. Bu doğrultuda hukukun çizdiği sınırların dışına çıkan hiçbir yapı, kişi ya da oluşuma karşı en küçük bir müsamahaya dahi yer verilmeyecek, kamu düzeni ve güvenliği kararlılıkla korunacaktır. Suçla mücadelenin yalnızca kolluk tedbirleriyle sınırlı olmadığı bilinciyle; sorunların kaynağına inen, gençlerimizi suça iten sebepleri ortadan kaldırmayı hedefleyen, mahalle mahalle, sokak sokak vatandaşımızla temas eden bütüncül bir anlayışla, tüm kurumlarımızla güçlü bir iş birliği içerisinde hareket edeceğimizi özellikle belirtmek isterim" diye konuştu. Vali Yavuz, daha önce Adana’da kaymakamlık ve vali yardımcılığı görevlerinde bulunmuştu.
SKDM masaya yatırıldı: Türk özel sektörü AB komisyonu ile İstanbul’da buluştu
19 Ocak 2026 Pazartesi - 10:29 SKDM masaya yatırıldı: Türk özel sektörü AB komisyonu ile İstanbul’da buluştu Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, SKDM kapsamında toplanacak gelirlerin AB sanayisinin dönüşümünde kullanılmasının planlandığını hatırlatarak, Türk sanayicisinin ödediği karbon vergisinin AB’deki rakipleri finanse etmesinin adil rekabet ilkesine aykırı olduğunu kaydetti. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) uygulama süreci, İstanbul’da düzenlenen üst düzey toplantıda tüm boyutlarıyla ele alındı. Türkiye Odalar Borsalar Birliği (TOBB) ev sahipliğinde gerçekleştirilen buluşmada, Türk özel sektörünün beklenti ve talepleri doğrudan Avrupa Komisyonu’na iletildi. Toplantıda, e-ticaret ve SKDM kapsamındaki sektörlerde faaliyet gösteren firmaların görüşleri, karşılaştıkları sorunlar ve beklentileri kapsamlı şekilde değerlendirildi. Toplantının açılışında konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, Avrupa Komisyonu heyetinin iki günlük Türkiye ziyareti kapsamında son derece verimli ve yapıcı görüşmeler gerçekleştirildiğini ifade etti. Türkiye’nin iklim ve yeşil dönüşüm alanında makro düzeyde önemli adımlar attığını vurgulayan Tuzcu, çıkarılan İklim Kanunu ve AB mevzuatına uyum sürecinin yakından takip edildiğini belirtti. Türkiye üçüncü ülke gibi değerlendirilemez Toplantının devamında söz alan TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Türkiye’nin AB ile olan güçlü ekonomik entegrasyonuna dikkat çekerek, SKDM’nin Türkiye açısından özel bir çerçevede ele alınması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin yaklaşık 30 yıldır AB ile Gümrük Birliği içinde bulunduğunu hatırlatan Başkan Kıvanç, AB’nin beşinci büyük ticaret ortağı olan Türkiye’nin, yıllık 100 milyar avroyu aşan ihracatıyla AB için kritik bir tedarikçi konumunda olduğunu ifade etti. Başkan Kıvanç, bu tabloya rağmen SKDM’nin Türkiye’yi "klasik bir üçüncü ülke" gibi değerlendirmesinin ticari ve hukuki açıdan doğru olmayacağını söyledi. SKDM’nin uygulama döneminin 1 Ocak 2026 itibarıyla başladığını hatırlatan Başkan Kıvanç, Avrupa Komisyonu’nun Aralık 2025’te yayımladığı ikincil mevzuat paketine ilişkin Türk özel sektörünün ortak değerlendirmelerini paylaştı. KOBİ’lerinin yükümlülüklere tabi olmasının ciddi bir maliyet ve idari dengesizlik oluşturduğunu belirten Başkan Kıvanç, Türkiye’de akredite olmuş doğrulayıcı kuruluşların AB nezdinde tanınmamasının firmalar açısından ek maliyet ve gecikmelere yol açtığını ifade etti. Gerçek emisyon verileri çağrısı Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımlarında önemli bir dönüşüm gerçekleştirdiğini belirten Başkan Kıvanç, toplam kurulu güç içinde yenilenebilir enerjinin payının yüzde 50’nin üzerine çıktığını hatırlattı. Başkan Kıvanç, özelikle 5.1.h kapsamında yapılacak enerji yatırımlarının SKDM metodolojisinin içine alınması ve dönüşümün gerçekleşmesi gerektiğini söyledi. AB’nin Türkiye için belirlediği varsayılan emisyon değerlerinin, birçok sektörde gerçek emisyonların üzerinde kaldığına dikkat çeken Kıvanç, özellikle çimento sektöründe bu durumun maliyetleri yaklaşık dört kat artırabildiğini ifade etti. Gerçek emisyon verilerinin esas alınmasının hem çevresel doğruluk hem de rekabetçilik açısından kritik olduğunun altını çizdi. Başkan Kıvanç, SKDM kapsamında toplanacak gelirlerin AB sanayisinin dönüşümünde kullanılmasının planlandığına da değinerek Türk sanayicisinin ödediği karbon vergisinin AB’deki rakipleri finanse etmesinin adil rekabet ilkesine aykırı olduğunu dile getirdi. Bu gelirlerin bir bölümünün, Türkiye gibi SKDM’ye tabi ticaret ortaklarının yeşil dönüşüm projelerine hibe veya kredi olarak geri döndürülmesi gerektiğinin altını çizdi. Varsayılan değerler hiçbir zaman dostunuz olmayacaktır Toplantıda konuşan DG TAXUD Genel Müdürü Gerassimos Thomas, SKDM uygulamasında gerçek (fiilî) emisyon verilerinin önemine vurgu yaptı. Varsayılan emisyon değerlerinin doğası gereği cezalandırıcı olduğunu belirten Thomas, bu değerlerin her zaman piyasa ek yükü içerdiğini ve ihracatçı firmalar açısından dezavantaj oluşturduğunu kaydetti. Thomas, Avrupa Komisyonu’nun analizleri sonucunda SKDM’nin diğer sektörlere genişletilmesi ve dolaylı emisyonların kapsama alınmasına ilişkin kararların 2027 yılına ertelendiğini, böylece fiilen 2026-2027 dönemini kapsayan ikinci bir geçiş süreci oluşturulduğunu ifade etti. Bu süreçte doğrulanmış gerçek emisyon verilerinin sistemin işleyişi açısından kritik olacağını vurguladı. Aşağı akım ürünlere ilişkin yeni bir yasama teklifinin de gündemde olduğunu belirten Thomas, teklifin kabul edilmesi halinde 2028’de yürürlüğe gireceğini, kapsamın ise objektif ve sınırlayıcı bir metodolojiyle belirlendiğini aktardı. Türkiye’deki doğrulayıcı kuruluşların tanınmamasına ilişkin kararın ortaklık açısından en zor başlıklardan biri olduğunu kabul eden Thomas, bunun Türkiye’ye özel bir yaklaşım olmadığını, metodolojinin yeniliği ve yeterli sayıda eğitimli doğrulayıcı bulunmaması nedeniyle ihtiyatlı bir yol izlendiğini aktardı.
52 yılın en kurak zamanını geçiren çiftçi yağışlarla sevindi: İkinci üründe su sıkıntısı yaşanmayacak
19 Ocak 2026 Pazartesi - 10:23 52 yılın en kurak zamanını geçiren çiftçi yağışlarla sevindi: İkinci üründe su sıkıntısı yaşanmayacak Adana ve çevresinde son 52 yılı en kurak zamanını geçiren çiftçiler, son bir ayda yağan yağmur ve karla sevindi. Yağışlarla birlikte çiftçilerin ikinci ürün için su sıkıntısı çekmeyecekleri bildirildi. Yılın 365 günü ekim, dikim ve hasat faaliyetleri devam eden Çukurova’da son 1 aydır neredeyse 3-4 güne bir yağmur yağarken, Toros Dağları başta olmak üzere yüksek rakımlı ilçelerde kar etkili oldu. Yaz sezonunda kuraklık nedeniyle zor günler geçiren Çukurova çiftçisi, havaların soğuması ve yağışların artmasıyla sevindi. Geçtiğimiz sezon ise kuralık nedeniyle ikinci ürün eken çiftçilere bu yıl sulama suyu verilmeyeceği bildirilmiş ve çiftçiler zor günler geçirmişti. Konuyla ilgili İHA muhabirine konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Çukurova bölgemiz 2024 ve 2025 yıllarında en kurak sezonunu geçirdi. 2026 yılına umutla bakıyoruz. 2026’nın başlarında yağan yağmur ve kar bizleri sevindirdi. Bu yağmur ve kar yağışlarının devamını bekliyoruz. Toros Dağları’nda 10-50 santimetre arasında kar yağışı var" ifadelerini kullandı. "2026’nın Ocak ayı çok zorlu geçiyor" 22 Ocak’a kadar sürecek don riskine karşı da çiftçileri uyaran Doğan, "22 Ocak’a kadar sıfır ve eksi dereceleri görecek bir don riski var. Çiftçilerimiz don pervanelerini ve yer altı sularını çalıştırmalı. Çiftçimiz üstü açık fabrikada tarım yapmakta. 2026’nın Ocak ayı çok zorlu geçiyor. Şu anda geççi mandalina, portakal ve marul var. Sıfır ve eksi derecelerde bu ürünler zarar görecek" dedi. "Su sıkıntısı yaşamayacağız" Toprağın suya doyduğunu belirten Doğan, "2025-2025 yılında son 52 yılın en kurak zamanını geçirdik. Ancak şu anda yağmur ve kar yağışlarımız var. Şu anda bölgemizin tamamında sulamaya ihtiyaç yok, toprak suya doydu. Şubat ve Mart aylarında sera faaliyetleri başlayacak, o zaman kanaletlerden can suyu verilecek. Ancak çiftçimiz bu sezon 2 ve 3. ürünleri ekebilecek. 2026 yılında bu sene su sıkıntısı yaşamayacağız" diye konuştu.
Boşanma aşamasındaki kocası tarafından darp edilip telefonunun gasp edildiği iddiası
19 Ocak 2026 Pazartesi - 09:49 Boşanma aşamasındaki kocası tarafından darp edilip telefonunun gasp edildiği iddiası Adana’da genç kadın boşanma aşamasındaki kocası tarafından darp edilip telefonunun gasp edildiğini önü sürerek polise şikayetçi oldu. Genç kadın L.G, eşinin kendini öldürmesinden korktuğunu belirterek, "O bana hep ‘Seni buzla öldüreceğim’ derdi. Beni hamileyken bile dövdü" dedi. Olay, merkez Sarıçam ilçesine bağlı Gültepe Mahallesinde 17 Ocak günü meydana geldi. İddiaya göre 30 yaşındaki L.G 2019 yılında E.G. (29) ile evlendi. Bu evlilikten çiftin 3 çocuğu oldu. Ancak L.G, eşinden sürekli şiddet gördüğünü öne sürerek boşanma davası açtı. Bunun üzerine 17 Ocak günü E.G., L.G’nin Gültepe Mahallesinde oturduğu apartmanı basarak onu darp eti. E.G. genç kadının boşanma sırasında delil olarak göstereceği görsellerin olduğu cep telefonunu da alıp kaçtı. Bunun üzerine genç kadın Sarıçam Polis Merkezine girerek boşanma aşamasındaki eşinden şikayetçi oldu. Polis merkezi E.G.’ye şikayet üzerine bir ay uzaklaştırma verdi. Genç kadın ayrıca hastaneye giderek darp raporu da aldı. "Beni buzla öldürecekmiş" L.G, boşanma aşamasındaki kocasının ilk evlendiği zamanlarda aşırı şiddet uyguladığını belirterek, "Son zamanlarda da ara ara şiddete maruz kaldım. Beni buzla öldüreceğini söylüyor. Buzla öldürmek istemesinin sebebinin kanıt kalmaması olduğunu ifade ediyordu. Hem aldatıyor hem de ‘Senden benim çocuğum var, sana kimse dokunamaz’ diyor. Bana sürekli yumruk atıyordu. Büyük kızıma hamileyken çok şiddet uygulardı. İçki içip şiddet uyguluyordu" diye konuştu. "Tek istediğim bu adamdan kurtulmak" Tek isteğinin kocasından kurtulmak olduğunu anlatan L.G, şöyle deva etti: "Ben babasız büyüdüm ve çocuklarım için sustum. Çocuklarıma ve bana daha fazla zarar vermesini istemiyorum. Ben nasıl babasız büyüyüp destek görmediysem, çocuklarım da şu an babasız büyüyor ve ailesi tarafından destek görmüyor. Gücüm yettiğince çocuklarımın her zaman yanındayım.Tek isteğim bu adamdan kurtulmak. Kendisinden korkmuyorum ancak ölmekten korkuyorum. Çünkü ölürsem çocuklarım ortada kalacak." L.G, kadın cinayetlerine dikkat çekerek, "Bu olaylar farklı bir noktaya gidebilir. Kendisinin yakalanıp tutuklanmasını istiyorum. Şu an oturduğum yer zemin kat ve güvenli değil. Bu kişinin ne boyutta şiddet uygulayacağını bilmiyoruz. Bizim birden fazla davamız var. Bu zamana kadar çocuklarım için sustum ama bu saatten sonra susmak istemiyorum" dedi.