Yerel Haberler
Adana
Göl içindeki Augusto Antik Kentin olduğu yer sit alanı ilan edildi 28 Mayıs 2026 Perşembe - 10:50:34 Adana’nın Sarıçam ilçesinde bulunan Seyhan Baraj Gölü Rezervuar Alanı, Augusto Antik Kentin olduğu yer Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla 1. derece arkeolojik sit alanı ilan edildi. Resmî Gazete’de 11 Ocak 2026 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren karar, bölgedeki tarihi ve kültürel mirasın korunması açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi. Seyhan Baraj Gölü’nde su seviyesinin düştüğü dönemlerde Sarıçam ilçesine bağlı Karaömerli Mahallesi yakınlarında Roma dönemine ait Augusta Antik Kenti kalıntıları yeniden gün yüzüne çıkıyor. M.Ö. 1. yüzyıla tarihlenen antik kentten bugüne kadar sikkeler, mezar taşları ve çeşitli mimari parçaların bulunduğu, bu eserlerin Adana’daki müzelerde korunduğu öğrenildi. Bu alan Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla 1. derece arkeolojik sit alanı ilan edildi. Resmî Gazete’de 11 Ocak 2026 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren kararla birlikte Seyhan Baraj Gölü rezervuar alanı ile çevresindeki tarihi bölgeler koruma altına alınırken, bölgede yapılacak tüm kazı, bilimsel araştırma ve imar planlarının birinci derece arkeolojik sit statüsüne uygun şekilde yürütülmesi kararlaştırıldı. Yetkililer, sit kararının alınmasında bölgede tarih öncesi ve antik döneme ait kalıntıların bulunma ihtimali ile kültürel miras değerinin yüksek olmasının etkili olduğunu belirtti. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan tarihçi yazar Cezmi Yurtsever, sit alanı kararının önemli olduğunu belirterek bölgede kapsamlı arkeolojik çalışmalar yapılması gerektiğini söyledi. Yurtsever, "Roma İmparatoru Augustus’un eşi Livia anısına, günümüzden yaklaşık 2000 yıl önce bir antik kent inşa edildi. O kentin tarihiyle ilgili, o dönem kullanılan paralar gün yüzüne çıkıyor. Bir yüzünde Livia, diğer yüzünde ise Nehir tanrıçası bulunuyor. Arkeolojik kazı yapılmadan yalnızca yüzeyden görülen bir antik kentin varlığı biliniyor" dedi. Bölgede sualtı arkeoloji çalışmalarının yapılması gerektiğini ifade eden Yurtsever, "Oranın sit alanı olarak değerlendirilmesi geç kalınmış bir karardır. 1955 yılında sular orayı kaplamış. Üzerinden 71 yıl geçmiş. Bugün sit alanı ilan edilmiş olsa da sualtında kalan çok sayıda eser var. Buna rağmen bölgede çalışma yapılması gerekiyor" diye konuştu. Yurtsever ayrıca bölgede tiyatro binası, sütunlar, yollar ve su kanallarına ait kalıntılar bulunduğunu öne sürerek, yapılacak bilimsel çalışmaların Adana tarihine önemli katkılar sunacağını kaydetti.
Kadınlar güçlerini birleştirip üretime geçti
08 Mart 2026 Pazar - 09:59 Kadınlar güçlerini birleştirip üretime geçti Adana’da usta öğretici kadınlar güçlerini birleştirip kurdukları kooperatif ile hem doğal ürün üretiyor hem de ekonomiye katkıda bulunuyor. Kadınların üretimdeki gücünü ve emeğini bir araya getirmek amacıyla usta öğretici kadınlar el emeği ürünlerini kooperatif çatısı altında buluşturdu. Kadınların bilgi, deneyim ve maharetli elleriyle hazırlanan ürünler, hem doğal ve kaliteli üretimi destekliyor hem de yerel ekonomiye önemli katkılar sağlıyor. Kooperatif bünyesinde; soğuk sıkım ürünlerden doğal pekmeze, steril paketlenmiş bitkisel ürünlerden dikiş-nakış ve el emeği üretimlere kadar geniş bir yelpazede üretim gerçekleştiriliyor. Geleneksel yöntemlerle hazırlanan ve titizlikle üretilen bu ürünler, kadın emeğinin değerini ortaya koyarken aynı zamanda sağlıklı ve güvenilir ürünlerin tüketiciyle buluşmasına da imkân tanıyor. Kadınların üretim süreçlerine daha aktif katılımını teşvik eden bu oluşum, aynı zamanda dayanışma kültürünü güçlendirerek kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki yerini daha da sağlamlaştırmayı hedefliyor. Usta öğretici kadınların alın teri ve emeğiyle ortaya çıkan her ürün; üretimin, dayanışmanın ve birlikte büyümenin en güzel örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Kooperatif çatısı altında bir araya gelen kadınlar, birlikte üretmenin gücüyle hem kendi hayatlarına hem de bulundukları bölgenin ekonomisine değer katmaya devam ediyor.
Beta Enerji sürdürülebilirlik stratejisinde kadın gücüne güveniyor
08 Mart 2026 Pazar - 09:53 Beta Enerji sürdürülebilirlik stratejisinde kadın gücüne güveniyor Türkiye’nin önde gelen transformatör üreticilerinden Beta Enerji, sanayide kadın istihdamıyla dikkat çekerken firma, 2025 yılı itibarıyla kadın yönetici oranının yüzde 40 seviyesine yaklaştığını açıkladı. Elektrifikasyon sektöründe ihtisaslaşmış yapısıyla öne çıkan Beta Enerji, üretim kapasitesini ve ihracat ağını hızla büyütürken kadın istihdamına da önem veriyor. Beta Enerji, geçtiğimiz yıl TOBB’un Türkiye’nin Girişimci Kadın Gücü Yarışması’nda kadın istihdamını en çok artıran şirketler arasında Türkiye 2’ncisi olurken, OSBÜK’ün 2025 OSB Yıldızları Araştırması’nda da dört kategoride ilk 10’a girerek bu liderliğini tescilledi. Beta Enerji, üretimde kadınların rolünü her geçen gün güçlendirirken, şirketlerin de kadın istihdamını stratejik bir öncelik olarak görüyor. Konuyla ilgili Beta Enerji İnsan ve Kültür Direktörü Gizem Ağca, İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Ağca, Türkiye’nin kadınların emeğiyle gelişen bir toplum olduğuna dikkat çekerek, günümüzde üretimin fiziksel güçten çok bilgi, teknoloji ve disipline dayalı bir yapıya dönüştüğünü vurguladı. "Kadın gücü arttıkça üretimin kalitesi de artıyor" Çalışanları kadın ve erkek olarak ayırmadıklarını dile getiren Ağca, kadın çalışanların özellikle detaycılık, süreç takibi, risk yönetimi ve uzun vadeli bakış açısı gibi konularda önemli katkılar sunduğunu belirterek, "Sanayide kadın gücü arttıkça üretimin kalitesi ve sürdürülebilirliği de artacaktır. Disiplin ve uzun vadeli düşünce kültürü daha da güçlenecektir. Sürdürülebilirlik bizim belki de en önemli konu başlığımız. Sürdürülebilirlik bakış açısının kurum kültürüne yerleşmesinde kuşkusuz kadınların önemli bir rolü var. Biz sürdürülebilirliğe yalnızca çevresel değil; sosyal ve ekonomik dengeyi de kapsayan bir bütün olarak yaklaşıyoruz" dedi. "Kadın yönetici oranımız yaklaşık yüzde 40" Kadın istihdamını stratejik bir öncelik olarak gördüklerini belirten Ağca, "2025 yılı itibarıyla kadın yönetici oranımız yüzde 40 seviyelerine ulaştı. Türkiye’deki tüm organize sanayi bölgeleri arasında kadın istihdamını en çok artıran ikinci şirket olduk. 2024 yılında yayımladığımız ilk sürdürülebilirlik raporumuzda da kadın istihdamı ve fırsat eşitliği başlıklarını öncelikli alanlarımız arasında konumlandırdık. İlk sürdürülebilirlik raporumuzu Anneler Günü’nde yayımlayarak kadınlarımıza armağan ettik" diye konuştu. Ağca ayrıca Avrupa’nın tek çatı altında en büyük enerji ve teknoloji kampüslerinden biri olan Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü’nün inşasında sona yaklaşıldığını belirterek, kampüste bin 200 kişilik güçlü bir kadro hedeflediklerini, kadın çalışanların üretimden yönetime kadar her alanda daha fazla yer almasını desteklediklerini kaydetti. Öte yandan Gizem Ağca, bölgede bulunan üniversitelerle yapılan iş birlikleri sayesinde genç kadın mühendislerin ve teknik personelin sektöre kazandırılmasına katkı sunduklarını da sözlerine ekledi.
Kanseri yenen güzellik uzmanı, şimdi kanserli kadınlara umut oluyor
08 Mart 2026 Pazar - 09:50 Kanseri yenen güzellik uzmanı, şimdi kanserli kadınlara umut oluyor Adana’da yaşayan güzellik uzmanı, 5 yıl önce yakalandığı meme kanserini yenmesinin ardından aynı hastalıkla mücadele eden kadınlara umut olmak için onlara makyaj eğitimi verdi. Adana’da yaşayan 48 yaşındaki güzellik uzmanı Rana Erkmen, 5 yıl önce meme kanserine yakalandı. Bu süreçte memesini kaybeden Erkmen, yakalandığı meme kanseri nedeniyle zorlu bir tedavi sürecinden geçti. Erkmen, uzun süren tedavinin ardından kanseri yenmeyi başardı. Yaşadığı zorlu sürecin ardından hayata yeniden tutunan Erkmen, şimdi aynı hastalıkla mücadele eden kadınlara moral olmak için çaba gösteriyor. Erkmen, tedavi sürecinde kadınların en çok saç ve kaşlarını kaybetmesi nedeniyle moral ve motivasyona ihtiyaç duyduğunu belirterek, kanser tedavisi gören kadınlarla bir araya gelmeye başladı. Bu kapsamda Erkmen, Acıbadem Adana Hastanesi’nin organizasyonda tedavi gören kadınlarla buluşarak onlara makyaj eğitimi verdi. Tedavi gören kadınlarla deneyimlerini de paylaşan Erkmen, makyajın yalnızca estetik değil aynı zamanda moral kaynağı da olabileceğini anlattı. Ayrıca Erkmen, model üzerinde kanser hastalığı nedeniyle kaşlarını kaybeden kadınların nasıl kaş çizebileceğini ve tedavi sürecinde ciltte oluşabilecek hassasiyetlere uygun makyaj yöntemleri hakkında bilgi verdi. Yaşadığı süreci İHA’ya anlatan Rana Erkmen, kanser tedavisi sürecinde aynaya bakmanın bile bazen zor olabildiğini ifade ederek, kadınların küçük dokunuşlarla kendilerini daha iyi hissedebileceğini göstermek istediğini söyledi. "Kemoterapi sürecini kendim için daha anlamlı hale getirdim" Tedavi sürecinde moralini yüksek tutabilmek için farklı uğraşlara yöneldiğini anlatan Erkmen, kemoterapi dönemini mümkün olduğunca verimli geçirmeye çalıştığını ifade ederek, "Kemoterapi döneminde yapamadığım bazı projeler vardı. O süreçte resim çizmek, online dersler almak gibi şeylerle ilgilendim. Altı aylık kemoterapi dönemini evde kendim için daha kaliteli bir hale getirmeye çalıştım" diye konuştu. "Kadınlara en büyük mesajım kendinizi seçin" Kanseri atlattıktan sonra hayata farklı bir bakış açısıyla devam ettiğini belirten Erkmen, şimdi aynı süreci yaşayan kadınlara destek olmak istediğini anlatarak şunları söyledi: "Bu süreci yaşamış biri olarak burada bulunan herkesi çok iyi anlıyorum. Onlara kendi hikayemi anlatmak, bu süreci nasıl atlattığımı paylaşmak istiyorum. Kadınlara vereceğim en önemli mesaj hayata mutlaka tutunsunlar. Bazen durumları seçemeyiz ama o durumun içindeki tutumumuzu seçebiliriz. Öncelikle kendilerini seçmelerini öneriyorum."
Kozan’da taziye ve kültür evi dualarla açıldı
07 Mart 2026 Cumartesi - 22:15 Kozan’da taziye ve kültür evi dualarla açıldı Adana’nın Kozan ilçesinde bir iş insanı desteği ile Kozan Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılan "Kültür ve Taziye Evi" törenle kapılarını açtı. Açılışın ardından kurulan iftar sofrasında vatandaşlar oruçlarını açtı. Adana’nın Kozan ilçesinde Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı’nın öncülüğünde ilçeye bir iş insanı desteği ile taziye ve kültür evi kazandırılarak açılışı yapıldı. Açılış töreninde konuşan Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, ilçede ilk kez taziye ve kültür evini bir iş insanın desteği ile ilçeye kazandırdıklarını kaydederek, "İlçemizdeki kültür ve taziye evlerinin sayısını artırmayı hedefliyoruz. İlçemize hayırlı olmasını temenni ediyoruz. İlçemizin gelişmesi ve büyümesi için dayanışma içinde olmaktan mutluyuz" dedi. AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı ise taziye ve kültür evininin yapımında emeği geçenlere teşekkür ederek, "İlçemizde memleket sevdalısı insanların olması bizleri gururlandırıyor. Birlik ve beraberlik içinde Kozan için çalışmaya devam ediyoruz. İlçemize 5-10 adet yeni halı saha kazandıracağız. Ayrıca Jandarma taşındığında yerine Aile Sağlığı Merkezi açacağız" şeklinde konuştu. Şevkiye Mahallesi, Şehit Şefik Uçak Sokak üzerinde, toplam 3 bin 672 metrekarelik alan üzerine inşa edilen merkez, sadece bir taziye evi değil, sosyal bir yaşam alanı olarak kullanılacak. Tesisin 250 metrekarelik kapalı alanı, cenaze merasimlerinin yanı sıra; özellikle dar gelirli vatandaşların nişan, düğün ve sünnet gibi sosyal etkinliklerini ücretsiz olarak gerçekleştirebilmeleri için tahsis edilecek. Açılış konuşmalarının ardından protokol ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla açılış gerçekleştirildi. Program sonrasında katılımcılar kurulan iftar sonrasında oruçlarını açtı.
Uzmandan Orta Doğu uyarısı: "İsrail-İran gerilimi küresel barışı tehdit ediyor"
07 Mart 2026 Cumartesi - 09:45 Uzmandan Orta Doğu uyarısı: "İsrail-İran gerilimi küresel barışı tehdit ediyor" Adana Alparslan Türkeş Üniversitesi’nden Doç. Dr. Berat Akıncı, Orta Doğu’da artan gerilimin yalnızca bölgeyi değil küresel barışı da tehdit ettiğini söyledi. İsrail ile İran arasında başlayan ve kısa sürede bölgeye yayılan gerilim sekizinci gününde de devam ediyor. İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmalarda karşılıklı saldırılar sürerken bölgede tansiyon giderek yükseliyor. İsrail’in İran’daki bazı askeri ve stratejik hedefleri vurmasının ardından İran da misilleme saldırıları düzenledi. Karşılıklı saldırılar devam ederken gerilimin yalnızca 2 ülkeyle sınırlı kalmazken Hatay’a da füze parçası düştü. Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) bölgede bulunan askeri üsleri ve İsrail’e verdiği destek de çatışmanın daha geniş bir alana yayılabileceği yönündeki kaygıları artırırken uzmanlar ise savaşta, Lübnan başta olmak üzere bölgedeki farklı aktörlerin de sürece dahil olabileceği yönünde endişelerini dile getiriyor. "Bu gerilim küresel barışı da tehdit ediyor" Konuyla ilgili Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Berat Akıncı, değerlendirmelerde bulundu. Doç. Dr. Berat Akıncı, İsrail’in İran’a yönelik müdahalesinin yalnızca İran için değil tüm bölge ve küresel barış için tehdit oluşturduğunu söyleyerek, "En çok endişe duyulan konu İsrail-İran savaşının bölgeye ve küresel sisteme yayılmasıydı. Gelinen noktada İsrail’in Lübnan başta olmak üzere farklı bölgelere yönelik saldırıları, bu endişelerin ne kadar yerinde olduğunu gösteriyor" dedi. "ABD’nin güvenlik politikalarının merkezinde İran var" ABD’nin bölgedeki güvenlik politikalarının merkezinde İran’ın askeri ve nükleer kapasitesinin geriletilmesinin bulunduğunu ifade eden Akıncı, "ABD, İran’ın özellikle İsrail’i vurabilecek askeri kapasitesini düşürmeye yönelik politikalar izliyor. Bu kapsamda bölgedeki askeri üsler üzerinden İran’a yönelik operasyonların gerçekleştirildiğini görüyoruz" diye konuştu. İran’ın ABD üslerine yönelik saldırılarını mütekabiliyet çerçevesinde değerlendiren Akıncı, İran’ın bölgede denge oluşturabilmesi için bölge ülkeleriyle ilişkilerini güçlü tutması gerektiğini söyledi. "Vekil güçler savaşın yayılma riskini artırıyor" Vekil güçlerin savaşın yayılma riskini de arttırdığına değinen Doç. Dr. Berat Akıncı, daha sonra şunları söyledi: "Şu an yaklaşık 10 ülke İran’ın saldırılarından etkilenmiş durumda. ABD üslerine müdahaleler oldu. Diğer taraftan İsrail ve ABD’nin İran ile Lübnan’a yönelik ciddi saldırıları gerçekleşti. Vekil unsurların devreye girmesi, savaşın önce bölgesel sonra da küresel boyuta ulaşma riskini artırıyor. Uluslararası toplumun daha aktif rol üstlenmesi gerekiyor." "Türkiye bölgede önemli bir denge unsuru" Uluslararası toplumun sürece müdahil olması gerektiğini vurgulayan Akıncı, tüm Birleşmiş Milletler üyesi devletlerin hukukun üstünlüğünü esas alan bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini anlattı. Türkiye’nin bölgede önemli bir denge unsuru olduğunu belirten Akıncı, "İran, ABD ve İsrail karşısında denge oluşturmak istiyorsa bölge ülkelerine ihtiyaç duyuyor. Bu noktada en önemli aktörlerden biri Türkiye. İran barış görüşmelerini Umman yerine İstanbul’da yapmayı kabul etseydi, savaş başlamadan önce masada çözüm üretilebilirdi" dedi. Bölgede kaotik bir ortamın bulunduğunu ifade eden Akıncı, savaş ortamında algı operasyonlarının da devreye girebildiğini belirterek bölge ülkelerinin dikkatli ve temkinli hareket etmesi gerektiğini söyledi.
Karısını iple boğdu: "Hiçbir şey hatırlamıyorum" savunması yaptı
07 Mart 2026 Cumartesi - 09:43 Karısını iple boğdu: "Hiçbir şey hatırlamıyorum" savunması yaptı Adana’da kocası tarafından öldürülen 3 çocuk annesinin, küfürleşmeden dolayı çıkan kavgaya kurban gittiği ortaya çıktı. Kavga sırasında eline geçen iple karısını boğarak öldüren kocanın, "Hiçbir şey hatırlamıyorum" dediği öğrenildi. Olay, 5 Mart günü saat 23.30 sıralarında Sarıçam İlçesine bağlı Elif Su Uludağ Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, 3 kızları olan Naim A. (53) ve Nesrin A. (48) çifti bir süredir aile içi sebeplerden dolayı tartışma yaşıyordu. Olay günü yaşanan bir tartışma sırasında çift birbirine küfür etti. Bunun ardından Naim ve Nesrin çifti arasında kavga çıktı. Kavganın büyümesiyle Naim A., eşi Nesrin A.’yı önce darp etti sonra eline geçen bir iple boğdu. Ardından ise 112 Acil Çağrı Merkezine arayarak "Karımı öldürdüm" diye kendisini ihbar etti. Bölgeye sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Sağlık ekipleri yaptığı kontrolde Nesrin A.’ın öldüğü belirledi. Naim A. ise Cinayet Büro Amirliğine bağlı ekipler tarafından gözaltına alındı. Nesrin A.’ın Adana Adli Tıp Kurumu’nda otopsisi yapıldıktan sonra defnedildi. "Yere ittim düştü, gerisini hatırlamıyorum" Emniyetteki sorgusunda Naim A., "Kavga sırasında ittim yere düştü. Sonrasında cinnet getirdim. Hiçbir şey hatırlamıyorum. Pişmanım" dediği öne sürüldü. İşlemlerinin ardından "Kasten öldürme" suçundan adliyeye sevk edilen Naim A., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.