Yerel Haberler
Adana
05 Nisan 2026 Pazar - 09:08 Karnaval esnafın yüzünü güldürdü, kebapçılar doldu taştı Adana’da 14’üncüsü düzenlenen Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı esnafa can suyu olurken kebapçılar doldu taştı. Adana’da baharın gelişini simgeleyen ve şehrin üzerine sinen portakal çiçeği kokusuyla özdeşleşen 14. Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı 1 Nisan’da başladı. 8 Nisan’a kadar sürecek karnavalın heyecanı tüm kenti sardı. Kentte kebap ve şırdancılar başta olmak üzere tüm esnafın karnavalla birlikte işleri açıldı. Bu sene yerli ve yabancı binlerce kişinin katıldığı karnavalın esnafa can suyu olması bekleniyor. "Adana, her zaman güzelliklerle anılmalı" İHA muhabirine konuşan kebapçı Yaşar Aydın, "Portakal Çiçeği Karnavalı dolayısıyla yoğunuz. Turlarla gelen var, kendi özel araçlarıyla gelenler var. Çevre illerden ve Türkiye’nin hemen hemen her yerinden insanlar akın ediyorlar. İnsanlar eğleniyorlar ve mutlular. Biz de insanlara hizmet ediyoruz. Adana’ya değer katan etkinlikler bunlar. Adana böyle güzelliklerle anılmalı her zaman. İnsanları bekliyoruz. Burada her şey var ama önce lezzet var. Herkesi Adana’ya bekliyoruz" dedi. "Ankara’dan karnaval için geldik" Karnaval alanını gezmeye gelen Ayşe Hacivanoğlu, "Karnaval için Ankara’dan geldik. Adana’dan kebap yemeden dönmeyi düşünmüyorduk. Kebap yedik ve kebaptan çok memnun kaldık. Herkese tavsiye ediyorum" şeklinde konuştu. "Herkese kebabı tavsiye ederiz" Kırıkkale’den gelen Mahmut Elibol ise, "Buraya kadar gelmişken tabi kebap yemeden olmaz. Karnavala gelen herkese kebabı tavsiye ederiz" ifadelerini kullandı. Ayşe Akyürek ise, "Kırıkkale’den Portakal Çiçeği Festivali için geldik. Çok beğendik çok memnun kaldık. Gelmişken kebap yiyelim dedik. Burası çok güzel. Gerçekten çok beğendim. Herkese tavsiye ederim" dedi.
SKDM masaya yatırıldı: Türk özel sektörü AB komisyonu ile İstanbul’da buluştu
19 Ocak 2026 Pazartesi - 10:29 SKDM masaya yatırıldı: Türk özel sektörü AB komisyonu ile İstanbul’da buluştu Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, SKDM kapsamında toplanacak gelirlerin AB sanayisinin dönüşümünde kullanılmasının planlandığını hatırlatarak, Türk sanayicisinin ödediği karbon vergisinin AB’deki rakipleri finanse etmesinin adil rekabet ilkesine aykırı olduğunu kaydetti. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) uygulama süreci, İstanbul’da düzenlenen üst düzey toplantıda tüm boyutlarıyla ele alındı. Türkiye Odalar Borsalar Birliği (TOBB) ev sahipliğinde gerçekleştirilen buluşmada, Türk özel sektörünün beklenti ve talepleri doğrudan Avrupa Komisyonu’na iletildi. Toplantıda, e-ticaret ve SKDM kapsamındaki sektörlerde faaliyet gösteren firmaların görüşleri, karşılaştıkları sorunlar ve beklentileri kapsamlı şekilde değerlendirildi. Toplantının açılışında konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, Avrupa Komisyonu heyetinin iki günlük Türkiye ziyareti kapsamında son derece verimli ve yapıcı görüşmeler gerçekleştirildiğini ifade etti. Türkiye’nin iklim ve yeşil dönüşüm alanında makro düzeyde önemli adımlar attığını vurgulayan Tuzcu, çıkarılan İklim Kanunu ve AB mevzuatına uyum sürecinin yakından takip edildiğini belirtti. Türkiye üçüncü ülke gibi değerlendirilemez Toplantının devamında söz alan TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Türkiye’nin AB ile olan güçlü ekonomik entegrasyonuna dikkat çekerek, SKDM’nin Türkiye açısından özel bir çerçevede ele alınması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin yaklaşık 30 yıldır AB ile Gümrük Birliği içinde bulunduğunu hatırlatan Başkan Kıvanç, AB’nin beşinci büyük ticaret ortağı olan Türkiye’nin, yıllık 100 milyar avroyu aşan ihracatıyla AB için kritik bir tedarikçi konumunda olduğunu ifade etti. Başkan Kıvanç, bu tabloya rağmen SKDM’nin Türkiye’yi "klasik bir üçüncü ülke" gibi değerlendirmesinin ticari ve hukuki açıdan doğru olmayacağını söyledi. SKDM’nin uygulama döneminin 1 Ocak 2026 itibarıyla başladığını hatırlatan Başkan Kıvanç, Avrupa Komisyonu’nun Aralık 2025’te yayımladığı ikincil mevzuat paketine ilişkin Türk özel sektörünün ortak değerlendirmelerini paylaştı. KOBİ’lerinin yükümlülüklere tabi olmasının ciddi bir maliyet ve idari dengesizlik oluşturduğunu belirten Başkan Kıvanç, Türkiye’de akredite olmuş doğrulayıcı kuruluşların AB nezdinde tanınmamasının firmalar açısından ek maliyet ve gecikmelere yol açtığını ifade etti. Gerçek emisyon verileri çağrısı Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımlarında önemli bir dönüşüm gerçekleştirdiğini belirten Başkan Kıvanç, toplam kurulu güç içinde yenilenebilir enerjinin payının yüzde 50’nin üzerine çıktığını hatırlattı. Başkan Kıvanç, özelikle 5.1.h kapsamında yapılacak enerji yatırımlarının SKDM metodolojisinin içine alınması ve dönüşümün gerçekleşmesi gerektiğini söyledi. AB’nin Türkiye için belirlediği varsayılan emisyon değerlerinin, birçok sektörde gerçek emisyonların üzerinde kaldığına dikkat çeken Kıvanç, özellikle çimento sektöründe bu durumun maliyetleri yaklaşık dört kat artırabildiğini ifade etti. Gerçek emisyon verilerinin esas alınmasının hem çevresel doğruluk hem de rekabetçilik açısından kritik olduğunun altını çizdi. Başkan Kıvanç, SKDM kapsamında toplanacak gelirlerin AB sanayisinin dönüşümünde kullanılmasının planlandığına da değinerek Türk sanayicisinin ödediği karbon vergisinin AB’deki rakipleri finanse etmesinin adil rekabet ilkesine aykırı olduğunu dile getirdi. Bu gelirlerin bir bölümünün, Türkiye gibi SKDM’ye tabi ticaret ortaklarının yeşil dönüşüm projelerine hibe veya kredi olarak geri döndürülmesi gerektiğinin altını çizdi. Varsayılan değerler hiçbir zaman dostunuz olmayacaktır Toplantıda konuşan DG TAXUD Genel Müdürü Gerassimos Thomas, SKDM uygulamasında gerçek (fiilî) emisyon verilerinin önemine vurgu yaptı. Varsayılan emisyon değerlerinin doğası gereği cezalandırıcı olduğunu belirten Thomas, bu değerlerin her zaman piyasa ek yükü içerdiğini ve ihracatçı firmalar açısından dezavantaj oluşturduğunu kaydetti. Thomas, Avrupa Komisyonu’nun analizleri sonucunda SKDM’nin diğer sektörlere genişletilmesi ve dolaylı emisyonların kapsama alınmasına ilişkin kararların 2027 yılına ertelendiğini, böylece fiilen 2026-2027 dönemini kapsayan ikinci bir geçiş süreci oluşturulduğunu ifade etti. Bu süreçte doğrulanmış gerçek emisyon verilerinin sistemin işleyişi açısından kritik olacağını vurguladı. Aşağı akım ürünlere ilişkin yeni bir yasama teklifinin de gündemde olduğunu belirten Thomas, teklifin kabul edilmesi halinde 2028’de yürürlüğe gireceğini, kapsamın ise objektif ve sınırlayıcı bir metodolojiyle belirlendiğini aktardı. Türkiye’deki doğrulayıcı kuruluşların tanınmamasına ilişkin kararın ortaklık açısından en zor başlıklardan biri olduğunu kabul eden Thomas, bunun Türkiye’ye özel bir yaklaşım olmadığını, metodolojinin yeniliği ve yeterli sayıda eğitimli doğrulayıcı bulunmaması nedeniyle ihtiyatlı bir yol izlendiğini aktardı.
52 yılın en kurak zamanını geçiren çiftçi yağışlarla sevindi: İkinci üründe su sıkıntısı yaşanmayacak
19 Ocak 2026 Pazartesi - 10:23 52 yılın en kurak zamanını geçiren çiftçi yağışlarla sevindi: İkinci üründe su sıkıntısı yaşanmayacak Adana ve çevresinde son 52 yılı en kurak zamanını geçiren çiftçiler, son bir ayda yağan yağmur ve karla sevindi. Yağışlarla birlikte çiftçilerin ikinci ürün için su sıkıntısı çekmeyecekleri bildirildi. Yılın 365 günü ekim, dikim ve hasat faaliyetleri devam eden Çukurova’da son 1 aydır neredeyse 3-4 güne bir yağmur yağarken, Toros Dağları başta olmak üzere yüksek rakımlı ilçelerde kar etkili oldu. Yaz sezonunda kuraklık nedeniyle zor günler geçiren Çukurova çiftçisi, havaların soğuması ve yağışların artmasıyla sevindi. Geçtiğimiz sezon ise kuralık nedeniyle ikinci ürün eken çiftçilere bu yıl sulama suyu verilmeyeceği bildirilmiş ve çiftçiler zor günler geçirmişti. Konuyla ilgili İHA muhabirine konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Çukurova bölgemiz 2024 ve 2025 yıllarında en kurak sezonunu geçirdi. 2026 yılına umutla bakıyoruz. 2026’nın başlarında yağan yağmur ve kar bizleri sevindirdi. Bu yağmur ve kar yağışlarının devamını bekliyoruz. Toros Dağları’nda 10-50 santimetre arasında kar yağışı var" ifadelerini kullandı. "2026’nın Ocak ayı çok zorlu geçiyor" 22 Ocak’a kadar sürecek don riskine karşı da çiftçileri uyaran Doğan, "22 Ocak’a kadar sıfır ve eksi dereceleri görecek bir don riski var. Çiftçilerimiz don pervanelerini ve yer altı sularını çalıştırmalı. Çiftçimiz üstü açık fabrikada tarım yapmakta. 2026’nın Ocak ayı çok zorlu geçiyor. Şu anda geççi mandalina, portakal ve marul var. Sıfır ve eksi derecelerde bu ürünler zarar görecek" dedi. "Su sıkıntısı yaşamayacağız" Toprağın suya doyduğunu belirten Doğan, "2025-2025 yılında son 52 yılın en kurak zamanını geçirdik. Ancak şu anda yağmur ve kar yağışlarımız var. Şu anda bölgemizin tamamında sulamaya ihtiyaç yok, toprak suya doydu. Şubat ve Mart aylarında sera faaliyetleri başlayacak, o zaman kanaletlerden can suyu verilecek. Ancak çiftçimiz bu sezon 2 ve 3. ürünleri ekebilecek. 2026 yılında bu sene su sıkıntısı yaşamayacağız" diye konuştu.
Boşanma aşamasındaki kocası tarafından darp edilip telefonunun gasp edildiği iddiası
19 Ocak 2026 Pazartesi - 09:49 Boşanma aşamasındaki kocası tarafından darp edilip telefonunun gasp edildiği iddiası Adana’da genç kadın boşanma aşamasındaki kocası tarafından darp edilip telefonunun gasp edildiğini önü sürerek polise şikayetçi oldu. Genç kadın L.G, eşinin kendini öldürmesinden korktuğunu belirterek, "O bana hep ‘Seni buzla öldüreceğim’ derdi. Beni hamileyken bile dövdü" dedi. Olay, merkez Sarıçam ilçesine bağlı Gültepe Mahallesinde 17 Ocak günü meydana geldi. İddiaya göre 30 yaşındaki L.G 2019 yılında E.G. (29) ile evlendi. Bu evlilikten çiftin 3 çocuğu oldu. Ancak L.G, eşinden sürekli şiddet gördüğünü öne sürerek boşanma davası açtı. Bunun üzerine 17 Ocak günü E.G., L.G’nin Gültepe Mahallesinde oturduğu apartmanı basarak onu darp eti. E.G. genç kadının boşanma sırasında delil olarak göstereceği görsellerin olduğu cep telefonunu da alıp kaçtı. Bunun üzerine genç kadın Sarıçam Polis Merkezine girerek boşanma aşamasındaki eşinden şikayetçi oldu. Polis merkezi E.G.’ye şikayet üzerine bir ay uzaklaştırma verdi. Genç kadın ayrıca hastaneye giderek darp raporu da aldı. "Beni buzla öldürecekmiş" L.G, boşanma aşamasındaki kocasının ilk evlendiği zamanlarda aşırı şiddet uyguladığını belirterek, "Son zamanlarda da ara ara şiddete maruz kaldım. Beni buzla öldüreceğini söylüyor. Buzla öldürmek istemesinin sebebinin kanıt kalmaması olduğunu ifade ediyordu. Hem aldatıyor hem de ‘Senden benim çocuğum var, sana kimse dokunamaz’ diyor. Bana sürekli yumruk atıyordu. Büyük kızıma hamileyken çok şiddet uygulardı. İçki içip şiddet uyguluyordu" diye konuştu. "Tek istediğim bu adamdan kurtulmak" Tek isteğinin kocasından kurtulmak olduğunu anlatan L.G, şöyle deva etti: "Ben babasız büyüdüm ve çocuklarım için sustum. Çocuklarıma ve bana daha fazla zarar vermesini istemiyorum. Ben nasıl babasız büyüyüp destek görmediysem, çocuklarım da şu an babasız büyüyor ve ailesi tarafından destek görmüyor. Gücüm yettiğince çocuklarımın her zaman yanındayım.Tek isteğim bu adamdan kurtulmak. Kendisinden korkmuyorum ancak ölmekten korkuyorum. Çünkü ölürsem çocuklarım ortada kalacak." L.G, kadın cinayetlerine dikkat çekerek, "Bu olaylar farklı bir noktaya gidebilir. Kendisinin yakalanıp tutuklanmasını istiyorum. Şu an oturduğum yer zemin kat ve güvenli değil. Bu kişinin ne boyutta şiddet uygulayacağını bilmiyoruz. Bizim birden fazla davamız var. Bu zamana kadar çocuklarım için sustum ama bu saatten sonra susmak istemiyorum" dedi.
Çukurova Uluslararası Havalimanı’ndan Irak’ın Erbil kentine direkt uçuşlar başlayacak
18 Ocak 2026 Pazar - 14:05 Çukurova Uluslararası Havalimanı’ndan Irak’ın Erbil kentine direkt uçuşlar başlayacak Çukurova Uluslararası Havalimanı’ndan Irak’ın Erbil kentine direkt uçuşların 11 Mart tarihinden itibaren başlayacağı bildirildi. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Adana Sanayi Odası (ADASO) Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, bölge ekonomisi açısından büyük önem taşıyan seferlerin, Adana’nın Orta Doğu pazarlarıyla olan ticari ve ekonomik bağlarını daha da güçlendirmesi beklediğini ifade etti. Çukurova Uluslararası Havalimanı’nın faaliyete geçmesinden bu yana Adana iş dünyasının öncelikli hedeflerinden birinin ulusal ve uluslararası uçuş ağının genişletilmesi olduğunu ifade eden Kıvanç, "11 Mart itibarıyla başlayacak ve her hafta çarşamba ile pazar günleri karşılıklı olarak gerçekleştirilecek Erbil seferleri, Adana ve bölgemiz için önemli. Bu yeni hat, en önemli dış ticaret pazarlarımızdan biri olan Irak’a erişimi çok daha hızlı ve etkin hale getirecektir. İş insanlarımızın, sanayicilerimizin ve yatırımcılarımızın ulaşımı kolaylaşacak; başta sanayi, inşaat, gıda, tarım, lojistik ve turizm olmak üzere birçok sektörde ticaret hacmimize doğrudan katkı sağlayacaktır" dedi. "Irak, Adana için stratejik bir pazar" Irak’ın Adana ekonomisi açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Başkan Kıvanç, "2025 yılında Adana’nın en fazla ihracat yaptığı ülke, 237,8 milyon dolar ile Irak olmuştur. Bu veri, Irak pazarının ilimiz sanayisi açısından ne denli stratejik olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Erbil, Irak’ın ticari, finansal ve yatırım merkezlerinden biridir. Direkt uçuşlar sayesinde Adana firmalarının pazara erişimi daha sürdürülebilir, hızlı ve güvenilir bir yapıya kavuşacaktır" diye konuştu. Başkan Kıvanç, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Havayolu şirketlerimizin verimliliği ve karlılığı arttıkça, Çukurova Uluslararası Havalimanından dünyanın farklı noktalarına yeni seferlerin de hızla artacağına inanıyoruz. Bu başarı, bölgemizin ortak gücünün bir yansımasıdır. İlimize ve bölgemize hayırlı olsun."
Başkan Sarıgeçili’den velilere sosyal medya uyarısı
18 Ocak 2026 Pazar - 09:56 Başkan Sarıgeçili’den velilere sosyal medya uyarısı Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, "Sosyal medya kullanımı ailelerin kontrolünde olmalı. Sınırlı ve denetimli tutulmalıdır" dedi. Sarıgeçili, 2025-2026 eğitim öğretiminin ilk döneminin sona ermesinin ardından hem velileri hem de öğrencileri uyarıcı nitelikte açıklamalarda bulundu. "Veliler çocuklarıyla vakit geçirmeli" Sarıgeçili, velilerin çocuklarıyla vakit geçirmesi gerektiğini belirterek, "15 tatilde çocukları kendi başlarına bırakmamalıyız. Sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler yapılmalıdır. Aileler çocuklarıyla birlikte gezip eğlenmelidir. Çocuklar tatil döneminde kitap okumalıdır" diye konuştu. "Veliler empati yapmalı" Sarıgeçili, velilerin çocuklarla empati yapması gerektiğini ifade ederek şöyle devam etti: "Velilerimize buradan şunu söylüyorum: Çocuklarla empati yapsınlar. Kırık notlar olabilir ancak ikinci dönem daha iyisini yapabilirler. Çocuklara bu anlamda güven versinler ve motive etsinler. Bunu bir sorun olmaktan çıkarıp, velilerimizin çocuklarıyla konuşarak desteklemesi gerekir. İkinci dönemde bu olumsuzlukların düzeleceğini düşünüyorum." "Sosyal medyayı engelleme çok zor" Sarıgeçili, sosyal medya kullanımını engellemenin çok zor olabildiğine dikkat çekerek, "Ancak ailenin kontrolünde olmalıdır. Tüm dünyada şu an tartışılan bir konu ve sıkıntılarını görüp yaşıyoruz. Sosyal medya kullanımı ailelerimizin kontrolünde, sınırlı ve denetimli tutulmalıdır. Saat koymak yerine, çocuklarımızı tatmin edecek şekilde ve ailelerimizin denetiminde müsaade edilmelidir" dedi. Sarıgeçili, 21 Ocak’ta "Hind Rajab’ın Sesi" filmini öğretmenlere ve ailelere ücretsiz olarak izlettireceklerini de söyledi.