Yerel Haberler
Adana
Kozan’da cinayet soruşturmasında 6 şüpheli gözaltına alındı 28 Mayıs 2026 Perşembe - 12:44:28 Adana’nın Kozan ilçesinde arazi anlaşmazlığı nedeniyle Kurban Bayramı arefesinde iki grup arasında çıkan tartışmada 1 kişiyi öldürdüğü, 2 kişiyi ise yaraladığı öne sürülerek gözaltına alınan 6 şüpheli adliyeye sevk edildi. Edinilen bilgilere göre, olay 26 Mayıs Kurban Bayramı arefesinde Kozan ilçesindeki kurban pazarında meydana geldi. İddiaya göre yaklaşık 4 yıl önce arazi anlaşmazlığı nedeniyle aralarında husumet bulunan iki aile arasında pazarda başlayan tartışma, daha sonra Çanaklı Mahallesi’ne taşındı. Pompalı tüfek ve silahların kullanıldığı kavgada başından vurulan Sinan Köten ağır yaralandı. Sağlık ekipleri tarafından Adana Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Köten, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Olayda yaralanan M.K. ile K.K.’nin hastanedeki tedavilerinin sürdüğü öğrenildi. Kozan Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Kozan İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri tarafından yürütülen çalışma çerçevesinde olay yerinde 6 şüpheli gözaltına alınırken, olayda kullanılan silahlar ele geçirildi. Olayın baş şüphelisi olduğu belirtilen İ.T. ile birlikte M.T., F.T., Y.T., E.G. ve C.G., emniyetteki ifadelerinin ardından geniş güvenlik önlemleri altında bugün adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin adliyedeki işlemleri sürüyor.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 10:50 Göl içindeki Augusto Antik Kentin olduğu yer sit alanı ilan edildi Adana’nın Sarıçam ilçesinde bulunan Seyhan Baraj Gölü Rezervuar Alanı, Augusto Antik Kentin olduğu yer Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla 1. derece arkeolojik sit alanı ilan edildi. Resmî Gazete’de 11 Ocak 2026 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren karar, bölgedeki tarihi ve kültürel mirasın korunması açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi. Seyhan Baraj Gölü’nde su seviyesinin düştüğü dönemlerde Sarıçam ilçesine bağlı Karaömerli Mahallesi yakınlarında Roma dönemine ait Augusta Antik Kenti kalıntıları yeniden gün yüzüne çıkıyor. M.Ö. 1. yüzyıla tarihlenen antik kentten bugüne kadar sikkeler, mezar taşları ve çeşitli mimari parçaların bulunduğu, bu eserlerin Adana’daki müzelerde korunduğu öğrenildi. Bu alan Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla 1. derece arkeolojik sit alanı ilan edildi. Resmî Gazete’de 11 Ocak 2026 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren kararla birlikte Seyhan Baraj Gölü rezervuar alanı ile çevresindeki tarihi bölgeler koruma altına alınırken, bölgede yapılacak tüm kazı, bilimsel araştırma ve imar planlarının birinci derece arkeolojik sit statüsüne uygun şekilde yürütülmesi kararlaştırıldı. Yetkililer, sit kararının alınmasında bölgede tarih öncesi ve antik döneme ait kalıntıların bulunma ihtimali ile kültürel miras değerinin yüksek olmasının etkili olduğunu belirtti. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan tarihçi yazar Cezmi Yurtsever, sit alanı kararının önemli olduğunu belirterek bölgede kapsamlı arkeolojik çalışmalar yapılması gerektiğini söyledi. Yurtsever, "Roma İmparatoru Augustus’un eşi Livia anısına, günümüzden yaklaşık 2000 yıl önce bir antik kent inşa edildi. O kentin tarihiyle ilgili, o dönem kullanılan paralar gün yüzüne çıkıyor. Bir yüzünde Livia, diğer yüzünde ise Nehir tanrıçası bulunuyor. Arkeolojik kazı yapılmadan yalnızca yüzeyden görülen bir antik kentin varlığı biliniyor" dedi. Bölgede sualtı arkeoloji çalışmalarının yapılması gerektiğini ifade eden Yurtsever, "Oranın sit alanı olarak değerlendirilmesi geç kalınmış bir karardır. 1955 yılında sular orayı kaplamış. Üzerinden 71 yıl geçmiş. Bugün sit alanı ilan edilmiş olsa da sualtında kalan çok sayıda eser var. Buna rağmen bölgede çalışma yapılması gerekiyor" diye konuştu. Yurtsever ayrıca bölgede tiyatro binası, sütunlar, yollar ve su kanallarına ait kalıntılar bulunduğunu öne sürerek, yapılacak bilimsel çalışmaların Adana tarihine önemli katkılar sunacağını kaydetti.
Seyhan Belediyesi kreşleri yeni döneme hazır
15 Ağustos 2024 Perşembe - 14:48 Seyhan Belediyesi kreşleri yeni döneme hazır Seyhan Belediyesi kreşlerinde yeni eğitim öğretim dönemi başladı. Seyhan Belediyesi kreşleri, yeni eğitim ve öğretim yılı için kapılarını açtı. Seyhan’ın farklı noktalarında yer alan 5 kreşte 3-4-5 yaş arası 800 çocuk okul öncesi eğitiminden yararlanma imkanı bulacak. Tecrübeli eğitmen kadrosu ile kendilerine emanet edilen çocukların toplumsal ve akademik yaşama en iyi şekilde hazırlanacağını belirten Seyhan Belediyesi Kreş Müdürü Berivan Alan, “Gürselpaşa, Tellidere, Yeşilyurt, Yeşiloba ve 2000 Evler kreşlerimizin kapıları 2024-2025 eğitim ve öğretim dönemi için açıldı. Bir önceki dönem öğrencilerimiz eğitim alıyor. Yeni öğrencilerimizin de aramıza katılması ile birlikte kapasitemiz 800 olacak. Geleceğe sağlam adım atacak bireyleri yetiştirmek adına hizmet vermekteyiz. Çocuklarımızın sağlıklı beslenmeleri gıda mühendislerimizin denetiminde gerçekleşmekte” dedi. Eğitim alan çocukların kişisel, psikolojik ve motor becerilerini geliştirmeyi amaç edindiklerini söyleyen Alan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Seyhan Belediye Başkanımız Oya Tekin’in çocuklara ve eğitime verdiği önem doğrultusunda ve vizyonel bakışı öncülüğünde var olan ve kurulacak olan kreşlerimizde her anlamda kendisine yetebilecek bireyler yetiştirmeyi amaç ediniyoruz. Bu doğrultuda yeni eğitim öğretim yılına tüm enerjimizle hazır bulunmaktayız.”
Skolyozu yendi, doktoruna kemanıyla konser verdi
15 Ağustos 2024 Perşembe - 11:30 Skolyozu yendi, doktoruna kemanıyla konser verdi 2018 yılında daha 6 yaşındayken babasının vücudunda fark ettiği eğrilik üzerine kendisine skolyoz teşhisi konan ve zaman kaybetmeden tedavisine başlanan Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğrencisi Perihan Türkyılmaz, art arda geçirdiği ameliyatlar ve zorlu bir 6 yılın ardından tamamen iyileşmiş olmanın sevincini doktoruna keman çalarak yaşadı. Bundan 6 yıl önce Denizli’de görev yaparken annesinin duş aldırdığı kızı Perihan Türkyılmaz’ın vücut geometrisinde bir anormallik fark eden baba İsmail Türkyılmaz, hemen bir doktora başvurdu. O zaman 6 yaşında olan küçük Perihan’ı muayene eden doktor, aileye sorunun skolyoz hastalığı olduğunu söyleyerek zaman kaybetmeden tedaviye başlanmasını önerdi. Baba Türkyılmaz da bunun üzerine skolyoz konusunda deneyimli bir hekim arayışına girdi. Aradıkları doktoru Adana’da buldular Çevresine durumu anlatan baba Türkyılmaz’a kardeşinin eşi, Medline Adana Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Çeliktaş’ı önerdi. Bunun üzerine apar topar Adana’ya gelen aile, kızları Perihan’ı Prof. Dr. Çeliktaş’a götürdüler. Burada tekrar muayene edilen küçük kızın skolyoz teşhisi teyit edilerek uzun sürecek bir tedavi süreci başlamış oldu. Önce korse sonra ROD yöntemi Prof. Dr. Çeliktaş, küçük Perihan’ın tedavisine ilk adımda korse yöntemi ile başlayarak hastalığın ilerlemesini durdurmayı hedefledi. Bunda başarılı olan Prof. Dr. Çeliktaş, 2021 yılına gelindiğinde Perihan’ın yaşının küçük olmasından dolayı boyunun uzama potansiyelini göz önüne alarak onu küçük yaş grubundaki çocuklara uygulanan ROD sistemi (Uzayan Manyetik Çubuk Sistemi) ile ameliyat etmeye karar verdi. Tedavisi sürerken konservatuvara başladı Bu arada geçen zaman içerisinde Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Yaylı Çalgılar Anasanat Dalı’nda keman üzerine eğitimine başlayarak okulunu başarı ile sürdüren Perihan Türkyılmaz aynı zamanda doktoru Prof. Dr. Çeliktaş ile beraber skolyoz hastalığıyla olan mücadelesine de devam etti. 2021 yılındaki ameliyatın ardından periyodik kontroller ile hastasını takip eden Prof. Dr. Çeliktaş, son olarak bu yılın haziran ayında son kez ameliyat kararı aldı. Prof. Çeliktaş: “Babayı tebrik ediyorum” Gerçekleştirilen ameliyattan tam 2 ay sonra doktorunun yanına kontrol için son defa gelen Perihan’a artık tamamen sağlığına kavuştuğunu müjdeleyen Prof. Dr. Çeliktaş, “Skolyoz omurganın sağ ya da sol tarafa doğru 10 derecenin üzerinde eğrilmesi ile karakterize bir hastalık. İleri deformitelerde iç organların yerleşimi de problemli hale gelebiliyor. Skolyoz varlığında hasta veya ebeveynleri, vücut geometrisine baktıklarında omuzlar ve bel oyuklarındaki asimetriyi fark edebilir. Burada İsmail Bey’i, dikkatinden kaçmayarak sorunu fark etmesinden dolayı tebrik ediyorum. Çünkü birçok hastalıkta olduğu gibi skolyozda da erken teşhis tedavi açısından önemli bir rol oynar. Bunun tüm anne-babalara örnek olmasını dilerim. Çocuklarını her zaman göz ile kontrol etsinler. Bir şüphe durumunda ise uzman bir hekime başvumaktan çekinmesinler” dedi. Keman çalarak kutladı Aldığı güzel haberin ardından sevinçten göz yaşına boğulan aile Prof. Dr. Çeliktaş’a teşekkür ederken Perihan Türkyılmaz’da kemanı ile orada bulunanlara mini bir konser verdi. Ardından da Prof. Dr. Çeliktaş Perihan’ı tebrik ederek tüm hastane doktorlarına özel bir keman konseri vermesi konusunda Perihan’dan söz aldı.
Doç. Dr. Yalav: “Mide kanseri erken evrede belirti göstermiyor”
15 Ağustos 2024 Perşembe - 10:04 Doç. Dr. Yalav: “Mide kanseri erken evrede belirti göstermiyor” Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Orçun Yalav, mide kanserinin dünya genelinde kansere bağlı ölümlerde 4., ülkemizde 5. sırada yer aldığını söyledi. Mide kanseri erken evrede belirti vermediği için erken teşhisi de zor oluyor. Konuyla ilgili Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Orçun Yalav, açıklamalarda bulunup hastalığın ilk belirtilerinin karın ağrısı, mide yanması, dışkıda kan, yorgunluk ve halsizlik olduğunu söyledi. Mide kanserinin erken aşamalarda fazla belirti göstermediğine, bu nedenle de geç teşhis konulduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Yalav, “Kanserin başlıca belirtileri karın ağrısı, mide yanması, hazımsızlık gibi sindirim sorunları, iştahsızlık ve kilo kaybı. Bunların yanı sıra dışkının siyah veya katran renginde olmasına neden olan kanamalar, yorgunluk, halsizlik gibi demir eksikliği göstergeleri, ileri evrede ise yutma güçlüğü, bulantı ve kusma, karın içinde su sıvı toplanması anlamına gelen karın çevresinde genişleme gibi belirtilere dikkat edilmeli” dedi. “Beslenme çok önemli” Mide kanserinin kesin nedeni bilinmediğini hatırlatan Doç. Dr. Yalav, “Bir dizi risk faktörü bu hastalığın gelişimine katkıda bulunabilir. Bu faktörler genetik ve çevresel faktörler olmak üzere iki ana kategoriye ayrılır. Genetik faktörleri değiştirmek mümkün değildir ancak çevresel faktörlerden bazı yaşam tarzı değişiklikleri yaparak bu hastalığın riskini en aza indirebilirsiniz” diye konuştu. “Sigara ve alkolü tamamen bırakın” Risklere değinen Doç. Dr. Yalav, mide bakterisi olan “Helicobacter pylori”nin mide mukozasında uzun süreli enfeksiyona neden olarak risk artıracağını belirtti. Mide kanseri riskini tetikleyecek yiyecekler hakkında bilgiler veren Yalav, “Turşu gibi çok fazla tuzlu yiyecekler ve sucuk, salam gibi işlenmiş etler yemenin ayrıca sebze ve meyve bakımından yetersiz beslenmenin, sigara ve alkol kullanmanın mide kanseri riskini arttırabilir. Bu risk faktörlerini azaltmak için tuzlu ve işlenmiş gıdalardan kaçının. Bunların yerine taze sebze, meyve, bol lif içeren tam tahılları da alarak dengeli ve sağlıklı beslenin. Sigara ve alkolü sınırlayın ya da tamamen bırakın. Özellikle ailede mide kanseri öyküsü varsa, erken teşhis konulabilmesi için düzenli doktor kontrolleri ve tarama testleri yaptırın. Düzenli egzersiz yapın, uykunuzu yeterli alın ve stresi azaltmaya çalışın” ifadelerini kullandı. “Şikayetler başladığında hastalık ileri evrededir” Mide kanserinin erken teşhisinin zor olduğunun altını çizen Doç. Dr. Yalav, “Teşhis etmek genellikle zordur, çünkü çoğu hasta semptomları fark edene kadar hekime başvurmaz, şikayetler başlayınca ise hastalık aslında ileri evrededir. Tanı koymak için ihtiyaç duyduğumuz tetkiklerin başında mide iç yüzeyinin doğrudan görüntülenmesini sağlayarak, anormal bölgelerin biyopsi ile incelenmesini mümkün kılan endoskopi geliyor. Burada alınan örnekler biyopsi ile patolojik açıdan incelenir ve kanser teşhisinde kesin sonuç sağlar. Ayrıca bilgisayarlı tomografi (BT), PET_BT ve erken evre olgularda endoskopik ultrason gibi yöntemler, kanserin yayılımını ve evresini belirlemeye yardımcı olur” dedi. “Kapalı ameliyat daha hızlı iyileşme sağlıyor” Tedavinin, hastalığın evresine, hastanın genel sağlık durumuna ve diğer bireysel faktörlere bağlı olarak değiştiğinden bahseden Doç. Dr. Yalav, erken evre mide kanserinin temel tedavisinin cerrahi olduğunu, hastanın öncelikle ameliyat edildiğini söyledi. Son yıllarda klasik açık cerrahi yerine laparoskopik yani kapalı yöntemin tercih edildiğinden belirten Doç. Dr. Yalav, “Laparoskopik yöntem daha küçük kesiler ile daha az ağrıya yol açar. Daha hızlı iyileşme süreci ve buna bağlı olarak daha kısa hastane kalma süresi sunar. Daha estetik görünür. Daha az doku hasarı ve komplikasyon getirir. Hastalar günlük hayatına daha hızlı döner. Ancak, her cerrahi prosedür gibi burada da bazı riskler bulunmaktadır. Bu nedenle hangi cerrahi tekniğin en uygun olduğunu mutlaka doktorunuzla görüşün” şeklinde konuştu. “Son yıllarda moleküler hedefli tedavi yaygınlaşıyor” Doç. Dr. Yalav kanser hücrelerinin büyümesini ve kanın içinde dolaşan kanser hücrelerini durdurmaya yönelik ilaç tedavisi kemoterapiye dair, “Eskiden genellikle cerrahi sonrası veya ileri evre hastalıklarda kullanılırdı ancak günümüzde kanserli dokunun midenin 2. tabakasını geçtiği tüm hastalarda kemoterapi tedavisi ameliyattan önce verilmektedir. Böylelikle hastalarımızda daha uzun yaşam ömürlerine ulaşılmaktadır” dedi. Mide kanserinden korunmak için bu önlemleri almanın, sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmek ve düzenli sağlık kontrolleri yapmanın önemini vurgulayan Doç. Dr. Yalav ailesinde mide kanseri olan kişilerin, şikayetleri olmasa dahi 50 yaşından itibaren düzenli endoskopi taraması yaptırmasını tavsiye etti.
Op. Dr. Karagöz: "Postbariatrik cerrahi ile estetik kaygılar dışında özgüven sorunu da giderilebilir”
15 Ağustos 2024 Perşembe - 10:04 Op. Dr. Karagöz: "Postbariatrik cerrahi ile estetik kaygılar dışında özgüven sorunu da giderilebilir” Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İlke Karagöz, obezitenin modern toplumların en büyük sağlık sorunlarından biri olduğunu vurgulayarak, “Postbariatrik cerrahi müdahaleler sadece estetik kaygılarla sınırlı değildir; aynı zamanda hijyenik sorunlar ve fiziksel rahatsızlıkları da gidermeye yöneliktir” dedi. Medical Park Adana Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İlke Karagöz, vücut şekillendirme ameliyatları hakkında açıklamalarda bulundu. Obezitenin modern toplumların en büyük sağlık sorunlarından biri olduğunu ve birçok bireyin bariatrik cerrahi yoluyla bu sorunla başa çıkmayı seçtiğini vurgulayan Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İlke Karagöz, ”Bariatrik cerrahi, ciddi kilo kaybı sağlayarak bireylerin genel sağlık durumlarını iyileştirmektedir. Ancak, bu hızlı ve fazla miktarda kilo kaybı, ciltte sarkma ve vücut konturunda deformasyon gibi estetik ve fonksiyonel sorunlara yol açabilir. Bu noktada, postbariatrik cerrahi devreye girer. Postbariatrik cerrahi, kilo kaybı sonrası oluşan bu estetik ve fiziksel deformiteleri düzeltmeyi amaçlayan bir dizi cerrahi işlemi kapsar ve hastaların hem fiziksel hem de psikolojik sağlıklarını iyileştirmeyi hedefler” dedi. “Hijyenik sorunları giderir” Postbariatrik cerrahinin genellikle vücut ağırlığında belirgin bir düşüş ve buna bağlı olarak cilt ve yumuşak dokularda ciddi sarkmaların oluştuğu hastalar için uygun olabileceğini belirten Op. Dr. İlke Karagöz, “Bu cerrahi müdahaleler sadece estetik kaygılarla sınırlı değildir, aynı zamanda hijyenik sorunlar ve fiziksel rahatsızlıkları da gidermeye yöneliktir. Örneğin, cilt sarkması ve doku fazlalıkları cilt enfeksiyonlarına, irritasyona ve günlük aktivitelerde zorluklara neden olabilir” diye konuştu. Obezite cerrahisi sonrası plastik cerrahi uzmanlarının hangi işlemleri yaptığından bahseden Op. Dr. Karagöz, bunları şöyle sıraladı: “Karın germe: Obezite cerrahisi sonrası karın bölgesinde oluşan fazla cilt ve yağ dokusunun alınması işlemidir. Bu işlem, özellikle karın kaslarının da zayıf olduğu durumlarda kasları sıkılaştırmayı da içerir. Bariatrik cerrahi sonrası en sık uygulanan prosedürlerden biridir. Bu işlem sırasında bel bölgesi de şekillendirilir. Meme estetiği: Kilo kaybı sonrası meme dokusunda meydana gelen sarkma, hacim kaybı ve asimetriyi düzeltmek amacıyla yapılan cerrahi işlemlerdir. Meme dikleştirme, meme büyütme ve küçültme işlemleri bu kapsamda değerlendirilebilir. Kol germe, uyluk germe, sırt ve kalça bölgelerindeki sarkık cilt ve dokunun alınması gibi çeşitli işlemler vücut kontörünün düzeltilmesi için yapılır. Genellikle çok aşamalı bir süreç olarak planlanır ve hastanın genel sağlık durumu göz önünde bulundurularak uygulanır. Yüz ve boyun germe: Kilo kaybı sonrası yüz ve boyun bölgelerinde meydana gelen sarkmaların düzeltilmesi amacıyla yapılan estetik cerrahi müdahalelerdir.” “İyileşme süreci, cerrahinin başarısı ve hastanın genel sağlığı üzerinde doğrudan etkilidir” Postbariatrik cerrahi geçiren hastaların iyileşme sürecinin cerrahinin başarısı ve hastanın genel sağlığı üzerinde doğrudan etkili olan kritik bir dönem olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Karagöz, bu süreçte dikkat edilmesi gereken önemli hususları şu şekilde sıraladı; “Sütur hattının bakımı: Hekim tarafından önerilen antiseptik solüsyonlarla dikişli bölgenin temiz tutulması enfeksiyon riskini azaltır. Hekim kontrolleri: Ameliyat sonrası düzenli olarak hekiminize gitmek; iyileşme sürecinin sağlıklı ilerlediğini, herhangi bir komplikasyon gelişip gelişmediğini görmek ve komplikasyon durumunda erken müdahale edebilmek için önemlidir. Beslenme ve sıvı tüketimi: Vücudun iyileşmesi için yüksek protein, vitamin ve mineral içeren dengeli bir diyet uygulanmalıdır. Protein, doku onarımında önemli bir rol oynar ve iyileşme sürecini hızlandırır. Yeterli miktarda su içmek: Vücudun iyileşmesine yardımcı olur. Özellikle cerrahi sonrası dönemde yeterli sıvı alımına dikkat edilmelidir. Fiziksel aktivite: Cerrahiden hemen sonra ağır egzersizlerden kaçınılmalı ve yavaş yavaş hafif fiziksel aktivitelerle başlanmalıdır. Yürüme gibi hafif egzersizler kan dolaşımını artırır ve iyileşme sürecini destekler. İlk birkaç hafta ağır kaldırmaktan ve ani hareketlerden kaçınılmalıdır. Bu, dikişlerin açılmasını ve yara iyileşmesinde komplikasyonları önlemeye yardımcı olur. Yara iyileşmesi ve cilt bakımı: Cerrahi bölgenin rahatça iyileşmesi için sıkı giysilerden kaçınılmalıdır. Cildi tahriş etmeyen, pamuklu ve bol giysiler tercih edilmelidir. Cilt kuruluğunu önlemek için cerrahi bölgenin etrafındaki cilt uygun ürünlerle nemlendirilmelidir. Psikolojik destek: Ameliyat sonrası vücut değişimleri ve yaşam tarzındaki değişiklikler, hastanın psikolojik durumunu etkileyebilir. Bu süreçte psikolojik destek almak, iyileşme sürecinde önemli bir rol oynar. Komplikasyon belirtilerini tanıma: Yüksek ateş, cerrahi bölgede kızarıklık, şişlik, ağrı veya akıntı gibi enfeksiyon belirtilerine dikkat edilmelidir. Bu belirtiler ortaya çıkarsa doktora başvurulmalıdır. Yara izlerinin yönetimi: 1-İz bakımı: Yara izlerinin görünümünü azaltmak için önerdiğimiz ürünler olacaktır. Ayrıca, güneş ışığından kaçınmak ve yara izlerini korumak, izlerin belirginleşmesini önleyebilir. 2-Masaj ve silikon bantlar: Yara iyileşmesi tamamlandıktan sonra izlerin görünümünü azaltmak için masaj ve silikon bantlar kullanılabilir. Sigara kullanımı: Sigara içmek, yara iyileşmesini olumsuz etkileyen ve komplikasyon riskini artıran bir faktördür. Bu nedenle, cerrahiden önce ve sonra sigara içmemek çok önemlidir. Yeterli dinlenme: İyileşme sürecinde vücudun yeterince dinlenmesi gerekir. Özellikle ilk haftalarda uyku düzenine dikkat edilmeli ve yeterli uyku alınmalıdır. Uyku pozisyonu: İlk dönemde cerrahi işleme göre uygun uyku pozisyonları tercih edilmelidir. Sağlıklı yaşam tarzı: Postbariatrik cerrahi, genellikle hastaların yaşamlarında kalıcı değişiklikler yapmalarını gerektirir. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları ve düzenli egzersiz bu süreçte devam ettirilmelidir. Duygusal ve sosyal destek: Bu dönemde yakın çevreden alacağınız duygusal ve sosyal destek iyileşme sürecini olumlu etkiler.”
Adana merkezli 4 ilde düzenlenen çete operasyonlarında 15 şüpheli yakalandı
15 Ağustos 2024 Perşembe - 08:06 Adana merkezli 4 ilde düzenlenen çete operasyonlarında 15 şüpheli yakalandı İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Adana merkezli 4 ilde jandarma tarafından düzenlenen ’Kuyu-17’ operasyonlarında; elebaşılığını Ahmet Kurt’un yaptığı organize suç örgütü çökertildi. Operasyonlarda elebaşının da içerisinde bulunduğu organize suç örgütü üyesi 15 şüpheli yakalandı" dedi. İçişleri Bakanı Yerlikaya sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Adana merkezli 4 ilde jandarma tarafından düzenlenen “Kuyu-17” operasyonlarında; elebaşılığını Ahmet Kurt’un yaptığı organize suç örgütü çökertildiğini belirterek operasyonlarda elebaşının da içerisinde bulunduğu organize suç örgütü üyesi 15 şüphelinin de yakalandığını açıkladı. "Aziz milletimizin bilmesini isterim ki; hangi büyüklükte olursa olsun organize suç örgütlerini çökertip, adalete teslim edeceğiz. Şafak sökerken de gün batarken de operasyonlarımız kararlılıkla devam edecek" diyen Bakan Yerlikaya operasyonla ilgili şu ayrıntılara yer verdi: "Yumurtalık Cumhuriyet Başsavcılığı ve Jandarma Genel Komutanlığı KOM Daire Başkanlığı koordinesinde; Adana İl Jandarma Komutanlığınca yapılan çalışmalar sonucu; Adana merkezli İstanbul, Malatya ve Şanlıurfa’da nitelikli yağma, mala zarar verme, kasten yaralama, silahla tehdit ve 6136 sayılı kanuna muhalefet suçlarını örgütlü olarak işledikleri, kurdukları sözde mahkemelerde mağdurlara ceza vererek taşınır/taşınmaz mallarına el koydukları, tehdit, cebir, şiddet ve şantaj ile el koydukları malları başkasının üzerine zorla geçirdikleri ve bundan komisyon aldıkları belirlendi. Operasyonlar sonucu, av tüfekleri, çok sayıda alacak verecek defteri, mağdurlarla yapılan satış anlaşmaları ve mağdurların haklarından feragat ettiğine dair zorla doldurtulmuş dilekçeler ele geçirildi. Adana Yumurtalık Cumhuriyet Başsavcılığımızı ve operasyonları gerçekleştiren kahraman jandarmamızı tebrik ediyorum. Milletimizin duası sizinle."