Yerel Haberler
Adana
Kozan’da cinayet soruşturmasında 6 şüpheli gözaltına alındı 28 Mayıs 2026 Perşembe - 12:44:28 Adana’nın Kozan ilçesinde arazi anlaşmazlığı nedeniyle Kurban Bayramı arefesinde iki grup arasında çıkan tartışmada 1 kişiyi öldürdüğü, 2 kişiyi ise yaraladığı öne sürülerek gözaltına alınan 6 şüpheli adliyeye sevk edildi. Edinilen bilgilere göre, olay 26 Mayıs Kurban Bayramı arefesinde Kozan ilçesindeki kurban pazarında meydana geldi. İddiaya göre yaklaşık 4 yıl önce arazi anlaşmazlığı nedeniyle aralarında husumet bulunan iki aile arasında pazarda başlayan tartışma, daha sonra Çanaklı Mahallesi’ne taşındı. Pompalı tüfek ve silahların kullanıldığı kavgada başından vurulan Sinan Köten ağır yaralandı. Sağlık ekipleri tarafından Adana Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Köten, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Olayda yaralanan M.K. ile K.K.’nin hastanedeki tedavilerinin sürdüğü öğrenildi. Kozan Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Kozan İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri tarafından yürütülen çalışma çerçevesinde olay yerinde 6 şüpheli gözaltına alınırken, olayda kullanılan silahlar ele geçirildi. Olayın baş şüphelisi olduğu belirtilen İ.T. ile birlikte M.T., F.T., Y.T., E.G. ve C.G., emniyetteki ifadelerinin ardından geniş güvenlik önlemleri altında bugün adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin adliyedeki işlemleri sürüyor.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 10:50 Göl içindeki Augusto Antik Kentin olduğu yer sit alanı ilan edildi Adana’nın Sarıçam ilçesinde bulunan Seyhan Baraj Gölü Rezervuar Alanı, Augusto Antik Kentin olduğu yer Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla 1. derece arkeolojik sit alanı ilan edildi. Resmî Gazete’de 11 Ocak 2026 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren karar, bölgedeki tarihi ve kültürel mirasın korunması açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi. Seyhan Baraj Gölü’nde su seviyesinin düştüğü dönemlerde Sarıçam ilçesine bağlı Karaömerli Mahallesi yakınlarında Roma dönemine ait Augusta Antik Kenti kalıntıları yeniden gün yüzüne çıkıyor. M.Ö. 1. yüzyıla tarihlenen antik kentten bugüne kadar sikkeler, mezar taşları ve çeşitli mimari parçaların bulunduğu, bu eserlerin Adana’daki müzelerde korunduğu öğrenildi. Bu alan Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla 1. derece arkeolojik sit alanı ilan edildi. Resmî Gazete’de 11 Ocak 2026 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren kararla birlikte Seyhan Baraj Gölü rezervuar alanı ile çevresindeki tarihi bölgeler koruma altına alınırken, bölgede yapılacak tüm kazı, bilimsel araştırma ve imar planlarının birinci derece arkeolojik sit statüsüne uygun şekilde yürütülmesi kararlaştırıldı. Yetkililer, sit kararının alınmasında bölgede tarih öncesi ve antik döneme ait kalıntıların bulunma ihtimali ile kültürel miras değerinin yüksek olmasının etkili olduğunu belirtti. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan tarihçi yazar Cezmi Yurtsever, sit alanı kararının önemli olduğunu belirterek bölgede kapsamlı arkeolojik çalışmalar yapılması gerektiğini söyledi. Yurtsever, "Roma İmparatoru Augustus’un eşi Livia anısına, günümüzden yaklaşık 2000 yıl önce bir antik kent inşa edildi. O kentin tarihiyle ilgili, o dönem kullanılan paralar gün yüzüne çıkıyor. Bir yüzünde Livia, diğer yüzünde ise Nehir tanrıçası bulunuyor. Arkeolojik kazı yapılmadan yalnızca yüzeyden görülen bir antik kentin varlığı biliniyor" dedi. Bölgede sualtı arkeoloji çalışmalarının yapılması gerektiğini ifade eden Yurtsever, "Oranın sit alanı olarak değerlendirilmesi geç kalınmış bir karardır. 1955 yılında sular orayı kaplamış. Üzerinden 71 yıl geçmiş. Bugün sit alanı ilan edilmiş olsa da sualtında kalan çok sayıda eser var. Buna rağmen bölgede çalışma yapılması gerekiyor" diye konuştu. Yurtsever ayrıca bölgede tiyatro binası, sütunlar, yollar ve su kanallarına ait kalıntılar bulunduğunu öne sürerek, yapılacak bilimsel çalışmaların Adana tarihine önemli katkılar sunacağını kaydetti.
Seyhan Belediyesi’nden ‘Esnaf ve Sanatkarlar Çalıştayı’
14 Ağustos 2024 Çarşamba - 16:11 Seyhan Belediyesi’nden ‘Esnaf ve Sanatkarlar Çalıştayı’ Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, esnafın her zaman yanında olduklarını belirterek, “Esnafımıza destek olduğumuzda yerel ekonominin canlanacağının farkındayız" dedi. Seyhan Belediyesi, 2025-2029 Stratejik Plan kapsamında Esnaf ve Sanatkarlar Çalıştayı düzenledi. Çırçır Sanat Merkezi’nde gerçekleşen çalıştayda oda başkanları ve yöneticileri ile bir araya gelen Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Esnaf Masası projesini kısa sürede hayata geçireceklerini açıkladı. Seyhan’ın bileşenleri ile gerçekleştirilen çalıştayların faydalı olduğunu ve devam edeceğini söyleyen Başkan Tekin, “İlçemize katkı veren, gelir getiren, istihdam sağlayan ve bizler için çok değerli olan esnafımızın temsilcileri ile bir araya geldik. Belediyemizden beklentilerini, sorunlarını ve çözüm önerilerini dinledik. Projelerimiz arasında yer alan esnaf masasını kuruyoruz. Kısa zamanda hayata geçecek olan çalışma ile sorunları hızlı bir şekilde çözüme kavuşturmayı planlıyoruz. Esnafımızın her zaman yanında olacağız” dedi. Ülke olarak derin bir ekonomik krizden geçtiklerini söyleyen Tekin, “Geçinemiyoruz. Mitingler, toplantılar düzenleniyor; emekliler, işçiler ve toplumun değişik kesimleri ile bir araya gelinerek geçinememe problemine çözüm aramaya çalışıyoruz. Yerel yönetimlerin yetkileri belli. İhtiyaçlar sınırsız, kaynaklar sınırlı. Bize düşen bütçelerden Seyhan’ın bileşenleri ile yaşayanlarının eşit olarak yararlanmasını sağlamak gerekiyor. Tüm çalışmalarımız ve hedeflerimiz bu yönde. Esnafımıza destek olduğumuzda yerel ekonominin canlanacağının farkındayız" diye konuştu. Oda başkanları ve yöneticiler de, esnafların sorunlarının dile getirildiği çalıştayın düzenlenmesinden dolayı Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’e teşekkür edip Esnaf Masasının kurulacak olmasını da olumlu bir proje olarak nitelendirdiler.
Adana Altın Koza’nın jüri üyeleri belli oldu
14 Ağustos 2024 Çarşamba - 11:46 Adana Altın Koza’nın jüri üyeleri belli oldu 23-29 Eylül tarihlerinde gerçekleşecek 31. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Nuri Bilge Ceylan başkanlığındaki Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması jürisinde, oyuncu ve yönetmen Mehmet Aslantuğ, oyuncu Serenay Sarıkaya, yazar ve senarist Nermin Yıldırım, yönetmen ve senarist Mustafa Kara, kurgucu Ayris Alptekin ile yazar, film eleştirmeni, küratör Müge Turan yer alacak. 23-29 Eylül 2024 tarihleri arasında yapılacak 31. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın jüri üyeleri açıklandı. Sinemanın en önemli auteur yönetmenlerinden Nuri Bilge Ceylan’ın başkanlığını yapacağı jüride; 1994’te Adana Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu seçildiği “Yalancı”, “Bir Kadının Anatomisi”, “Akrebin Yolculuğu”, “Yengeç Sepeti” gibi ödüllü filmler ve “Bir İstanbul Masalı”, “Hanımın Çiftliği” gibi dizilerin oyuncusu-yönetmen Mehmet Aslantuğ, “Şaşkın”, “Plajda”, “Behzat Ç. Ankara Yanıyor”, “Lale Devri”, “Medcezir”, “Şahmaran”, “Kimler Geldi, Kimler Geçti” gibi film ve dizilerin oyuncusu Serenay Sarıkaya, “Ev”, “Misafir”, “Dokunmadan”, “Unutma Dersleri”, “Unutma Beni Apartmanı” kitaplarının yazarı ve senarist Nermin Yıldırım, “Umut Adası” ve “Kalandar Soğuğu” filmlerinin yönetmeni ve senarist Mustafa Kara, “Kar”, “Kumbara”, “Beni Sevenler Listesi”, “Yurt” filmlerinin kurgucusu Ayris Alptekin ile yazar, film eleştirmeni ve küratör Müge Turan yer alıyor. En İyi Film Ödülü’nün 1 milyon 500 bin TL para ödülüyle destekleneceği Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması için başvurular 16 Ağustos Cuma günü sona eriyor.
Taşköprü Konukevi Adana turizmine kazandırılıyor
14 Ağustos 2024 Çarşamba - 11:44 Taşköprü Konukevi Adana turizmine kazandırılıyor Adana Büyükşehir Belediyesi, kentin kültür çehresini gün yüzüne çıkarıyor, tarihi yapıları halkın hizmetine ve ziyaretine açıyor. Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, onlarca medeniyete ev sahipliği yapmış, zengin tarihi ve kültürel dokuya sahip Adana’nın turizm potansiyeline ivme kazandırmak için çalışmalarını güçlendirerek sürdürüyor. Son Osmanlı Dönemi tarzında inşa edilen tarihi Taşköprü Konukevi, Adana Büyükşehir Belediyesi’nin restore çalışmaları ile halkın ziyaretine ve hizmetine açıldı. Şehir içi ve şehir dışı misafirlere konaklama imkanı sunacak konukevi, eski Adana konaklarının bulunduğu bölgede yer alıyor. Ayrıca Taşköprü, Büyük Saat, Ulucami gibi tarihi yapılar ve müzelere yürüyüş mesafesinde bulunuyor. Kapılarını ilk kez açık hava sinema gösterimi ile ziyaretçilerine açan konukevinde her hafta bir film gösterimi yapılarak Adanalılara yazlık sinema keyfinin tarihi bir mekanda yaşatılması planlanıyor. Her hafta bir film gösterimi ile Adanalılara yazlık sinema keyfi yaşatılması planlanıyor. Taşköprü Konukevi ayrıca çeşitli organizasyonlar, atölye çalışması ve geleneksel Adana kültürünü tanıtım faaliyetlerine de ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 5 oda, 8 misafir ağırlama kapasitesine sahip konukevinde, bahçe, teras ve ortak alanlarda kafe hizmeti de sunuluyor. Konukevi yalnızca kamu personeline değil, tüm halka açık şekilde ziyaretçilerini bekliyor. Kültür ve medeniyetler beşiği Adana’nın tarihinin ortaya çıkması, korunması ve gelecek nesillere aktarılması gerekliliğini sık sık dile getiren Başkan Zeydan Karalar, “Atalarımızdan bizlere kalan bu tarihi ve kültürel zenginlikleri bizden sonraki nesillere taşımak gibi tarihi bir sorumluluğumuz var. Restorasyon çalışmalarımız sürüyor ve tarihin gün yüzüne çıkarılması için gerçekleştirilen bilimsel kazılara destek vermeyi sürdürüyoruz. Çok fazla özelliği, güzelliği aynı anda barındıran eşsiz bir kent olan Adana’yı tarih, kültür ve lezzet turizminin en önemli kentlerinden biri yapana kadar özveriyle çalışmaya devam edeceğiz” dedi. Tarihi dokuya uygun dekoru Niyet Akademi sağlıyor Tarihi Taşköprü Konukevi’nin tarihi dokusuna uygun dekoru ise Adana Büyükşehir Belediyesine bağlı Nitelikli İş Gücü Yetiştirme Akademisi (NİYET Akademi) sağlıyor. Konakta yer alan tablolar, yatak örtüleri ve birçok dekoratif obje, Niyet Akademi öğrencileri ve eğitmenlerinin el emeği göz nuruyla ortaya çıkardığı eserlerden oluşuyor. Konukevinde, Adana kültür ve estetiği kadın emeği ile birleşiyor, tarihi Taşköprü Konukevi’nde sergileniyor.
Prof. Dr. Özşahin: “Sağlığınız için düzenli check-up yaptırmayı ihmal etmeyin”
14 Ağustos 2024 Çarşamba - 10:48 Prof. Dr. Özşahin: “Sağlığınız için düzenli check-up yaptırmayı ihmal etmeyin” Prof. Dr. Akatlı Kürşat Özşahin, check-up kapsamında yapılan testlerin vücudun genel işleyişini analiz etmek ve potansiyel sağlık sorunlarını önceden tespit etmede önemli olduğunu kaydetti. Başkent Hastanesi Adana Dr. Turgut Noyan uygulama ve Araştırma Merkezi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı ve check-up sorumlusu Profesör Doktor Akatlı Kürşat Özşahin, check-upın bir organ veya dokuda var olan ama hayatı henüz tehdit altına alacak bir klinik bulgu vermeyen hastalıkların neredeyse tamamının risklerini önceden tespit ederek, zamanında müdahale edilmesini sağlayan bir sağlık taraması olduğunu söyledi. Prof. Dr. Akatlı Kürşat Özşahin, dünya üzerinde değişik fikirler olsa da genelde 40 yaşına kadar 3 yılda bir ve 40 yaşından sonra da her yıl check-up yaptırılması gerektiğine vurgu yaparak, “Vücudun genel sağlığını değerlendirmek amacıyla yapılan geniş kapsamlı bu tarama, kişinin yaşına, cinsiyetine, ailevi risk faktörlerine, yaşam tarzına ve mevcut sağlık durumuna göre belirlenen bir dizi test ve muayeneden oluşur. Kan tahlilleri, idrar tahlili, karaciğer fonksiyon testleri, böbrek fonksiyon testleri, kolesterol düzeyleri, tansiyon ölçümleri, EKG, akciğer grafisi ve gerekli görüldüğünde ileri tetkikler gibi birçok test, check-up kapsamında yapılabilir. Bu testler, vücudun genel işleyişini analiz etmek ve potansiyel sağlık sorunlarını önceden tespit etmek için önemlidir” dedi. 40 yaşın altında yapılan check-up ile 40 yaşın üstünde yapılan check-up programlarının tıbbi yoğunluklarının farklı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Özşahin, “40 yaşın üzerindeki bir erkekte özellikle kolonoskopi rutin olarak uygulanmaktadır ve her 5 yılda bir tekrarı önerilmektedir ama 40 yaşın altında bir kere yapılıp normal çıktığı taktirde 50 yaşa kadar beklenmesi doğaldır. Ayrıca kadın ve erkeğe göre de değişik test uygulamalarımız vardır. Kadınlarda mamografi ve pap smear dediğimiz özel bölge kanserlerinin taranması ve sigara içen 50 yaş üstü erkeklerde de abdominal aort dediğimiz kalpten çıkan en büyük damardaki bazı parçalanmalar ile ilgili testler ön planda uygulanmaktadır. Check-up programlarında hiçbir zaman elimizde tek bir hastalık veya tek bir sorun olarak karşımıza çıkan bir parametre yoktur. Doğal olarak check-up programlarının sonunda hastanın belki de pek çok yetkin birim tarafından takip ve tedavi altına alınması gerekmektedir. Başkent Üniversitesi olarak check-up programına aldığımız hastaları bir takip sistemine kaydederek, rutin tarama zamanları geldiğinde kendilerine bildiriyor ve ilgili bölüme davet ediyoruz” diye konuştu. Sağlığınızı önceliklendirin Check-upın birçok hastalığın henüz belirti vermeden erken dönemde tespit edilebilmesine imkan sağlamasından dolayı çok önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özşahin, “Özellikle kanser, diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları gibi ciddi rahatsızlıklar, erken evrede teşhis edildiğinde tedavi şansı çok daha yüksektir. Check-up, yalnızca mevcut hastalıkları tespit etmekle kalmaz, aynı zamanda potansiyel risk faktörlerini de ortaya çıkarır. Bu risk faktörlerine karşı alınacak önlemler sayesinde, gelecekte oluşabilecek hastalıkların önüne geçilebilir. Ayrıca test sonuçlarına göre, kişiye özel sağlık önerileri sunulabilir. Beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi, egzersiz planlaması, sigara ve alkol tüketiminin kontrol altına alınması gibi yaşam tarzı değişiklikleri, sağlığın korunmasında ve hastalıkların önlenmesinde kritik rol oynar” dedi. Özşahin, düzenli check-up yaptırmanın, sağlığı korumanın ve gelecekte karşılaşılacak sağlık sorunlarını önlemenin en etkili yollarından biri olduğunu belirterek, “Unutmayın, sağlık ihmale gelmez. Sağlığınıza önem verin, check-up kontrollerinizi düzenli olarak yaptırın ve daha uzun, daha sağlıklı bir yaşamın kapılarını aralayın. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi olarak, sağlığınızı korumak ve yaşam kalitenizi artırmak için her zaman yanınızdayız. Sağlığınızı ihmal etmeyin, check-up randevunuzu en kısa sürede alarak, kendinize bir iyilik yapın” ifadelerini kullandı.
Deprem korkusu meslek sahibi yaptı
14 Ağustos 2024 Çarşamba - 10:07 Deprem korkusu meslek sahibi yaptı Adana’da 6 Şubat depremlerinden sonra evde kalmaya korkup, Atatürk Yaşam Köyü’ne barınmaya gelen kadınlar, meslek sahibi olarak ev ekonomisine katkıda bulunmaya başladı. Adana’da 6 Şubat depremlerinde bir grup kadın evde kalmaya korkup toplanma noktası olarak hizmet veren Atatürk Kadın Yaşam Köyü’nde kalmaya başladı. Yaşam köyü ile tanışan kadınlar, acılarını ve korkularını normalleşme sürecinde başladıkları eğitimler ile unuttu. Deprem sürecinde evde kalmaya korktuklarından dolayı, bölgede toplanma noktası görevi gören Çukurova Belediyesi Atatürk Kadın Yaşam Köyü’ne gelen kadınlar, sonrasında ise burada aldıkları eğitimler sayesinde ürettikleri el emeği dokuma ürünleriyle ev ekonomisine de katkıda bulunmaya başladı. Halı ve kilim dokumanın hem terapi hem de kazanç olduğunu anlatan anlatan kadınlar, yaşam köyünün kendileri için şans olduğunu kaydetti. "Depremden sonra evde kalmak istemeyen hanımlar burayı tercih etmeye başladı" Atölyelerinin 8 yıldır kadınlara hizmet verdiğini ve birçok kurs verdiklerini belirten Çukurova Belediyesi Atatürk Kadın Yaşam Köyü Yetkilisi Ayşe Atay, "Kurslarımızdan bir tanesi de kilim ve halı dokuma. Ama biz burada sadece kilim ve halı dokumuyoruz. Çanta dokuyoruz, yelek yapıyoruz. Kilimlerimizde daha çok eskiye yönelik desenleri tercih ediyoruz. Depremden sonra da burası iyice canlandı. Çünkü depremde insanlar çok fazla etkilendiler. Evde kalmak istemeyen hanımlar da burayı daha çok tercih etmeye başladılar" dedi. Yıl içerisinde toplamda 160 kadına eğitim verdiklerini açıklayan Atay, kadınların özellikle halı ve kilim dokuma kursuna ilgi gösterdiğine dikkat çekerek, "Bunlar unutulmuş sanatlarımızdan bir tanesi. İnsanlar daha çok hazıra yöneliyordu ama şimdi buradaki kursiyerlerimiz paspas yapıyorlar, halı dokuyorlar, kilim dokuyorlar. Ayrıca psikolojik destek alıyorlar. Burası kadınlarımıza terapi merkezi, herkes çok mutlu. Biz de çok mutluyuz tabi onlarla birlikte olduğumuz için" şeklinde konuştu. "Depremin etkilerine karşı benim için terapi gibi oldu" Kadın Yaşam Köyü ile deprem zamanı tanıştığını, sonrasında da kurslara gelmeye başladığını anlatan Zülfiye Geçgel de, "Depremde genelde dışarıda kaldık. Dışarıda kaldığımız sürede de burayı keşfettik. Dokuma esnasında desenleri koyarken insan kendisini bile unutuyor. İster istemez depremin etkilerine karşı terapi gibi oldu benim için. Zevkle geldim. Burada birkaç arkadaş yaşadıklarımızı paylaştık, anlattık, ağladık, güldük. Böyle güzel bir süreç oldu benim için. Şu anda geliyorum, gelmeye de devam edeceğim bir süre. Desenleri koyacağım, sayacağım derken saatleri unutuyoruz. Saat 3’te bitiyordu kursumuz, 5’e kadar kalabiliyorduk. Benim için çok güzel bir terapi oldu. Çok zor günlerdi çünkü deprem. Birkaç arkadaşımız öldü, kimse evlerine giremedi, korktu. O yüzden güzel bir şey düşünmüşler" dedi. "Depremin ertesi günü kalacak yerimiz yokken keşfettik" Deprem sürecinin büyük bir bölümünü yaşam köyünde geçirdiğini belirten Elif Akyüz ise, "Biz deprem ile birlikte başladık. Depremin ertesi günü barınacak, kalacak yerimiz olmadığı için Ayşe hocamız sayesinde böyle bir yeri keşfettik, geldik. Burada yeme, yatma, barınma ihtiyaçlarımızı karşıladık. Öyle tanıştık ve hala da devam ediyoruz" diye konuştu. Kurslara dokuma ile başladığını belirten Akyüz, "Devam ediyorum. Yaklaşık 9 aydır kursiyerim. Deseni koyarken ve sayarken her şeyi unutuyorsunuz. Zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Depremde burada birçok arkadaş ile her şeyimiz ortaktı. Onlar ile paylaştık, ağladık, güldük derken öyle bir süreç yaşadık" ifadelerini kullandı. Burada ürettiği ürünleri sosyal medya mecraları üzerinden satmaya başladığına dikkat çeken Akyüz, "Halılarım çok olmasa da çanta satışlarım çok fazla oldu. Hala da yapmaktayım. Bunları dokudum. Hem gelir ettim hem de çok sıcak bir ortam ile tanıştım" dedi.
Eski buzdolabını kayık yaptı, sulama kanalına açıldı
14 Ağustos 2024 Çarşamba - 09:49 Eski buzdolabını kayık yaptı, sulama kanalına açıldı Adana’da sıcaktan bunalan gençler buldukları eski buzdolabını kayık yapıp sulama kanalına açılarak hem boğulma tehlikesini bertaraf etti, hem de serinleyip keyif yaptı. Adana’da hava sıcaklığı 40 dereceye nem oranı ise yüzde 85’lere ulaştı. Nem ile birlikte hissedilen sıcaklık 50 dereceyi buldu. Sabah saatlerinde bile bunaltıcı bir havanın hakim olduğu Adana’da vatandaşlar yaylalara akın etti. Yaylaya gidemeyen vatandaşların çocukları ise yine tehlikeli olmasına rağmen sulama kanalında serinlemeye çalıştı. Merkez Yüreğir ilçesine bağlı Bahçelievler Mahallesi’nde yaşayan gençler ise sulama kanalında alışılagelmiş bir yöntem dışında motorunu ve kapaklarını söktükleri buzdolabını kayıp yapıp onunla kanala kanala girerek hem tehlikeyi bertaraf etti hem de keyifle serinledi. "Bu bizim milyonluk yatımız" Buzdolabının içerisine yatarak kanalda sürüklenen gençler, "Bizim teknemiz yok ama bu bizim milyonluk yatımız" diyerek serinliyorlar. "Yorulunca dinleniyoruz" Sulama kanalında yüzen 17 yaşındaki Mehmet Karataş, "Adana sıcak olduğu için suya girmekten korkmuyoruz. Serinlemek için mecbur suya giriyoruz. Burada yüzmeyi bilmeyenler boğuluyor. Yüzmeyi bilenler için sorun olmuyor. Bizler kendimizi kurtaracak kadar yüzme biliyoruz. Yorulunca dinleniyoruz sonra tekrar suya giriyoruz" dedi. 16 yaşındaki Ahmet Yasin ise kanalda yüzmekten korkmadığını belirterek, "Kanala girmekten korkmuyorum. Yüzme bilenler boğulmuyor, bilmeyenler boğuluyor. Biz kanala serinlemek için giriyoruz. Bu sıcakta yüzmeyip ne yapacağız" ifadelerini kullandı.