Yerel Haberler
Adana
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:00 Adana’da polis kağıt oyununa ara verdirip, boğulma bilgilendirmesi yaptı Adana’da havaların aşırı ısınmamasına rağmen 8 gencin boğulması üzerine Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ekipleri harekete geçip, ev ev, kahvehane kahvehane gezerek anne ve babaları uyardı. Havalar aşırı ısınmasa da güneşi gören Adanalı gençler serinlemek için sulama kanalı, nehir ve göle girmeye başladı. Her yıl ortalama 25 gencin boğulduğu Adana’da bu yıl havalar yeterince ısınmamasına rağmen 8 kişi boğuldu. Bu durumu üzerine Adana Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ekipleri harekete geçti. Polis kanallara "Arkadaşını uyar, kanaldan uzak" dur yazılı pankart astı. Polis daha sonrada özellikle kanal kenarındaki evleri tek tek gezip anne ve babaları çocuklarına sahip çıkması konusunda uyardı. Polis çocukların boğulmasıyla sonuçlanan olaylarda herkesin canının yandığını aynı zamanda 18 yaşından altındaki şahısların boğulması durumda anne ve babanın sorumluluğunun olduğunu bu durumun yargılanmaya kadar gidebileceğini belirterek uyarıda bulundu. Polisin uyardığı vatandaş Ali Çiftçi, "Zamanında küçükken ben de girmiştim. Ama şu anda girmiyorum. Ailelerin başı bu tarz olaylardan çok yandı. O yüzden kanallara girmeyin" dedi. Polis daha sonra mahalledeki kahvehaneleri de tek tek gezerek uyarıda bulundu. Kahvehanede "batak" oyununa ara verdiren polis boğulma konusunda babaların ne yapması gerektiğini anlattı. Oyun oynayan vatandaşlardan Ziya Yılmaz, "Bu bilgilendirme için polislerimize teşekkür ediyorum. Burada çok boğulma olayları oluyor. Vatandaş olarak ne kadar uyarsak da yüzme olayları devam ediyor. İnşallah polislerinizin sayesinde boğulmalar azalacaktır" diye konuştu. başka bir kahvehane sakini Hanifi Akçalı ise, "Buraya girenleri uyarıyoruz. Ben hayatım boyunca bu sulama kanalına girmedim. Güzel yüzerim ama yine de girmem. Ne kadar iyi yüzüyorum desen de bir kramp girdi mi kurtulamazsın. Polisler ev ev geziyor, çok güzel bir şey. Polislerimize güveniyoruz" dedi.
Defterdar Balıkcı: “Maliye, mükelleflerin korkulu rüyası değil bir paydaşıdır”
18 Kasım 2024 Pazartesi - 12:49 Defterdar Balıkcı: “Maliye, mükelleflerin korkulu rüyası değil bir paydaşıdır” Adana Defterdarı Ahmet Baklıkcı, maliyenin mükelleflerin korkulu rüyası değil bir paydaşı olduğunu kaydederek, “Gözümüz her daim devleti zarara uğratan firmaların üzerlerinde” dedi. Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu ve yönetim kurulu üyeleri, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Malatya Vergi Dairesi Başkanlığı’ndan, Adana Defterdarlığı’na Atanan Ahmet Balıkcı’ya hayırlı olsun ziyaretinde bulundular. Ziyaret sırasında, Balıkcı’ya yeni görevinde başarılar dileyen DAİMFED Genel Başkanı Karslıoğlu, DAİMFED ve Defterdarlık işbirliği üzerine görüş alışverişinde bulundu. Ziyarette konuşan DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, “Sektörümüzün içinde bulunduğu zorlukları dikkate aldığımızda, Adana defterdarlığına yeni atanan Ahmet Balıkcı’nın sektörümüzün darlığını ve varlığını çok iyi bilen bir üstat olması bizleri ziyadesiyle memnun etmiştir. Çünkü inşaat sektöründe ekonomik anlamda yara alan bir müteahhitin tek başına ekonomik zorluğundan bahsetmiyoruz. Bunun arkasından sürüklediği diğer sektörlerinde zarar görmesi, ekonomiye silsile yoluyla zarar vermekte. Bu zararları da karşılamak mümkün olmuyor. Bunun için yeni ismiyle Defterdarlık, eski ismiyle Gelir İdaresi Başkanlığı, tüm sektörlerde olduğu gibi sektörümüzün en önem verdiği kurumlardan bir tanesi. Müteahhitlerin sürekli borcu yoktur belgelerine ihtiyacı olduğu için, borçsuz devam ediyoruz, devam etmek zorundayız. Adana sıralamasında da sıralamaya giren üyelerimiz mevcut. Bu anlamda Adana defterdarımızın sektörümüze bakış açısının ne kadar olumlu olduğunu biliyoruz. Defterdarımız Ahmet Balıkcı’ya görevinde başarılar diliyoruz” diye konuştu. “Gözümüz her daim devleti zarara uğratan firmaların üzerlerinde” DAİMFED’in yapmış olduğu başarılı çalışmalarla inşaat sektörünün dağınıklığını giderdiğini ifade eden Adana Defterdarı Ahmet Baklıkcı, “Bölgede sektör temsilcilerini bir çatı altında toplayan böyle bir federasyonun ilk oluşu, beni ve kurumumuzu gururlandırmıştır. Bizler müteahhitlik sektörünü yıllardır bilen ve bu sektörün şu anda ne kadar önemli işlere imza attığını özellikle deprem felaketlerinden sonra gördük. DAİMFED’in tüm üyelerinin TOKİ aracılığıyla depremzedelere hizmet ettiğini görüyoruz ve kendilerini kutluyoruz. Maliye mükelleflerin korkulu rüyası değil, bir paydaşıdır. Dikkatli çalışan firmalara her zaman kapımız açık. Ama gözümüz her daim devleti zarara uğratan firmaların üzerlerinde bunu bilmelerini istiyoruz. Bizler Hazine ve Maliye Bakanlığı olarak Adana’daki tüm sektörlere olduğu gibi, inşaat sektörüne de ilgi gösteriyoruz. Mükellefler var olacak ki, devletler de varlığını devam ettirecek. DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu ve yönetim kurulu üyelerini yapmış olduğu başarılı çalışmalardan ötürü kutluyor, başarılarının devamını diliyorum” şeklinde konuştu.
Hollandalı akademisyenler ATÜ’de fikir alışverişinde
18 Kasım 2024 Pazartesi - 11:10 Hollandalı akademisyenler ATÜ’de fikir alışverişinde Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen, Hollanda Breda Üniversitesi’nden gelen akademisyenleri makamında kabul ederek yapılacak iş birlikleri hakkında fikir alışverişinde bulundu. Hollanda Berada Üniversitesi’nden Ines Springael, Oscar Bastiaens ve Michiel Buijs’tan oluşan Hollandalı akademisyenler, ATÜ’lü akademisyenlerle bir araya gelerek görüşmelerde bulundular. Ziyarette; üniversite yerleşkesini, laboratuvarları ve sınıfları da gezen heyet, 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü kapsamında, ATÜ’de düzenlenen fidan dikim etkinliğine katıldılar. Hollandalı heyet, ziyaret sonrası yaptıkları değerlendirmede, ATÜ’nün yerel paydaşlarıyla sürdürülebilirlik faaliyetleri içinde olmasının örnek olduğunu belirttiler. Heyetle, Kreativ-EU projesi kapsamında ATÜ’nün eş lider olduğu iş paketi 5 ile ilgili toplantılar yapıldı. İki gün süren toplantılara; ATÜ Projeler Genel Koordinatörü ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cihan Çetinkaya, Dış İlişkiler Birimi Koordinatörü Doç. Dr. Hatice İmge Başeğmez, Dış Destekli Projeler Koordinatörü Doç. Dr. Bilge Aksay, Yönetim Bilişim Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Özcan, Mimarlık Bölümü Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Yelda Durgun Şahin ile Dr. Öğretim Üyesi Ecem Kara ve akademisyenler katıldı. Toplantılarda; yaz okulları, eğitim modülleri ve tematik eğitimler üzerine değerlendirmelerde bulunuldu.
Yol parası olmadığı için motosiklet çalan iki şüpheli tutuklandı
18 Kasım 2024 Pazartesi - 09:44 Yol parası olmadığı için motosiklet çalan iki şüpheli tutuklandı Adana’da AMATEM’e kan örneği ve uyuşturucu testi için giden 2 arkadaşın yol parası olmadığı için motosiklet çalma anı saniye saniye görüntülendi. Şüpheliler yakalanıp tutuklandı. Olay, 8 Kasım günü Çukurova ilçesine bağlı Belediyeevleri Mahallesinde bir apartmanın otoparkında meydana geldi. Kadir T. (27), uyuşturucu testi, kan ve idrar örneği vermek için Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezi’ne (AMATEM) gitti. Buradan daha sonra arkadaşı Mehmet D. (23) ile birlikte ayrıldı. İki şüpheli AMATEM’den eve gitmek istedi. Ancak yol parası olmayan iki şüpheli gezerken E.A.’ya (26) ait motosikleti çalmaya karar verdi. Mehmet D., gözcülük yaparken Kadir T. anahtarı üzerinde bulunan motosikleti çaldı. Bu anlar saniye saniye güvenlik kamerasına yansıdı. Şüpheliler motosikleti alarak bölgeden uzaklaştı. E.A. motosikletinin çalındığını fark etmesi üzerine durumu polise bildirdi. Olay yerine Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Oto Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri sevk edildi. Bölgeye gelen oto hırsızlık polisleri, çevredeki güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Yapılan incelemelerin ardından şüphelilerin kimlikleri tespit etti. Her iki şüphelide evlerinde yapılan operasyonla yakalandı. Yakalanan şüphelilerden Mehmet D. emniyetteki ifadesinde, ”Kadirle AMATEM’de karşılaştım. Bana motosikletim az ileride istersen seni de bırakayım dedi. Eve gidecek dolmuş param olmadığı için kabul ettim. Motosikletin çalıntı olduğunu bilmiyordum” dediği öne sürüldü. Kadir T. ise motosikleti çalmadığını belirtti. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen her iki şüphelide çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Psikolog Sert: “Sosyal medya detoksları yapmak, zihinsel sağlığı güçlendirmek için etkili bir yöntem”
18 Kasım 2024 Pazartesi - 09:41 Psikolog Sert: “Sosyal medya detoksları yapmak, zihinsel sağlığı güçlendirmek için etkili bir yöntem” Psikolog Özge Sert, sosyal medya kullanıcılarının uygulamalarda geçirdiklerini sürelerini kısıtlayabileceklerini söyleyerek, “Bazen sosyal medya detoksları yapmak, zihinsel sağlığı güçlendirmek için etkili bir yöntem” dedi. Onma Psikoloji’den Psikolog Sert, günümüzde sosyal medyanın günlük yaşamların vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini belirterek açıklamalarda bulundu. Sosyal medyanın kullanıcıların, başkalarının hayatlarına sürekli olarak tanıklık etmesine imkan tanıdığını kaydeden Sert, “Kullanıcılar, arkadaşlarının, tanıdıklarının ve hatta ünlülerin paylaşımlarını inceleyerek bilinçsiz bir taraftan kendilerini kıyaslama eğiliminde oluyor. Bu kıyaslamalar, bireylerin kendi yaşamlarına dair olumsuz duygular beslemelerine yol açabilir. Yapılan araştırmalara göre; sosyal medya platformlarında geçirilen zaman, özdeğer duygusunu zedeleyebilmektedir. Özellikle gençler, hayatlarını sosyal medyada gördükleri mükemmel olarak yansıtılan yaşamlarla karşılaştırdıklarında, kendilerini yetersiz hissetme riskini artırıyorlar. Bu durum da, depresyon ve kaygı bozukluğu gibi psikolojik hastalıkların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabiliyor” diye konuştu. “Kaygı, yalnızlık ve sosyal izolasyon hissetmelerine yol açabiliyor” Sert, sosyal medyanın aynı zamanda anksiyete ve yalnızlık gibi hisleri de beraberinde getirdiğini söyleyerek, “Çeşitli araştırmalar, sosyal medyada geçirilen uzun sürelerin; kullanıcıların kaygı, yalnızlık ve sosyal izolasyon hissetmelerine yol açabileceğini ortaya koyuyor. Kullanıcılar, sosyal medyada yoğun bir şekilde bulunmanın getirdiği duygusal yüklerin farkında olmadan, bu durumun eksilerini göz ardı edebiliyorlar. Sosyal medya kullanımının sağlıklı bir şekilde yönetilmesi, ruh sağlığını korumak için oldukça önemlidir. Kullanıcılar, telefonlarının ayarlar kısmından zaman geçirdikleri uygulama sürelerini kısıtlayabilirler böylece sosyal medya kullanımını yönetebilirler. Her zaman yapamasalar da bazen sosyal medya detoksları yapmak, zihinsel sağlığı güçlendirmek için etkili bir yöntem olacaktır. Bu süreçte bireyler; dijital dünyadan uzaklaşarak, kendilerine ve sevdiklerine daha fazla zaman ayırabilir, gerçek anlarla daha çok temas kurabilirler” şeklinde konuştu. Sosyal medyanın olumsuz etkilerini en aza indirmek için bilinçli bir kullanımın şart olduğunu belirten Sert, “Sosyal medya, doğru yönetildiğinde, bireylerin sosyal bağlantılarını güçlendirebilir; ancak aşırı ve kontrolsüz kullanım, ruh sağlığını tehdit edebilir. Bu nedenle, dijital dünyada yer alırken ruh sağlığımızı da göz önünde bulundurmak önemlidir. Sosyal medya ile ilişkinizi gerektiğinde sorgulayabilir ve ihtiyaç duyduğunuzda profesyonel bir destek alabilirsiniz” dedi.
Horoz ve keçileriyle arkadaş oldu
17 Kasım 2024 Pazar - 09:43 Horoz ve keçileriyle arkadaş oldu Adana’da bir kişi birini 8, diğerini 2 yıldır beslediği "Nazlı ve Zeyno" ismini verdiği keçileri ile 6 aydır beslediği horoz ile her yere birlikte gidip geliyor. Horozunu omzuna alan şahıs, arkasından gelen keçileriyle birlikte hem markete gidiyor hem de mahallede yürüyüş yaparak herkesin ilgisini çekiyor. Adana’nın Seyhan ilçesinde yaşayan Yakup Asrinam (43), askerde yaşadığı rahatsızlık sonucu doktor tavsiyesi üzerine önce bir köpek sahiplendi. Köpeği öldükten sonra pazardan bir keçi alan Asrinam, keçiye "Nazlı" ismini koyup arkadaşlık bağı kurdu. Her yere keçisiyle birlikte gidip gelen Asrinam, 2 sene önce keçisi de tek başına sıkılmasın diye "Nazlı" adını verdiği bir keçi daha satın aldı. Keçileri ile birlikte yaşamaya başlayan Asrinam, keçileri ile geziyor, spor yapıyor, kahvehaneye gidiyor hatta onlarla birlikte yemek yiyor. Horoz da sahiplendi Son olarak sahiplendiği horozu ile Asrinam, gören herkesi gülümsetiyor. Horozunu omzuna alarak gezen Asrinam’ı keçileri de arkasından takip ediyor. Ayrıca Asrinam, horozuyla birlikte motosiklete biniyor ve tur atıyor. Görenlerin çok şaşırdığını anlatan Yakup Asrinam, “Ben askere gittiğimde hastalık geçirdim ve çok uzun bir tedavi gördüm. Bu sürede psikiyatri tedavisi görmem gerektiğini söyledi. Bende bunu kabul etmeyince doktorum bana ‘Bir hayvan sahiplen’ dedi. Bunun üzerine golden cinsi bir köpek sahiplendim. Ardından da keçi aldım. Adını Nazlı, koydum. 2 sene sonra Nazlı durmadan karnımın sol tarafına vuruyordu. En son sert bir darbe vurdu ve doktora gittim. Doktor bunun üzerine sol böbreğimin olmadığını söyledi. O zaman Nazlı ile arkadaşlığımız daha da pekişti” dedi. “Herkes bana ‘Nuh’un gemisi’ diye sesleniyorlar” Horoz ve keçilerle mutlu olduğunu söyleyen Asrinam, “Hem insan hem de hayvanlarda sevgi, saygı olduğu sürece bu dünya yaşanılabilir bir yer aslında. Nazlı ile 8 yıldır, Zeyno ile 2 senedir, horozu ile de 6 aydır birlikteyiz. Horozumu bu yaz denize götürdüm. 4 gün tatil yaptık. Herkes bana ‘Nuh’un gemisi’ diye sesleniyor” ifadelerini kullandı. Horozu için 20 bin lira para teklif edildiğini vurgulayan Yakup Asrinam, “Horozum için geçen gün birisi 20 bin lira verdi. 20 bin değil, 100 bin lira verseler yine vermem. Onlar benim evlatlarım, ben onlardan ayrılamam. Ancak ben ölürsem onlardan ayrılırım” diye konuştu. Mahalle esnafından Hüseyin Begar ise keçi ve horozlara alıştıklarını söyleyerek, “İlk gördüğümde çok şaşırıyordum ama artık çok alıştık. Bütün mahalle alıştı Yakup ve hayvanlarına. Sadece keçilerin markete girişi yasak. Çünkü marketi dağıtıyorlar. Horozda bir sıkıntı yok. O Yakup’un omzunda geziyor” dedi.
Gören herkesi hayrete düşüren ‘Bir garip dostluk’
17 Kasım 2024 Pazar - 09:31 Gören herkesi hayrete düşüren ‘Bir garip dostluk’ Adana’da bir kişi birini 8, diğerini 2 yıldır beslediği "Nazlı ve Zeyno" ismini verdiği keçileri ile 6 aydır beslediği "Şaban" ismini verdiği horoz ile her yere birlikte gidip geliyor. "Şaban"ı omzuna alan şahıs, arkasından gelen keçileriyle birlikte hem markete gidiyor hem de mahallede yürüyüş yaparak herkesin ilgisini çekiyor. Adana’nın Seyhan ilçesinde yaşayan Yakup Asrinam (43), askerde yaşadığı rahatsızlık sonucu doktor tavsiyesi üzerine önce bir köpek sahiplendi. Köpeği öldükten sonra pazardan bir keçi alan Asrinam, keçiye "Nazlı" ismini koyup arkadaşlık bağı kurdu. Her yere keçisiyle birlikte gidip gelen Asrinam, 2 sene önce keçisi de tek başına sıkılmasın diye "Nazlı" adını verdiği bir keçi daha satın aldı. Keçileri ile birlikte yaşamaya başlayan Asrinam, keçileri ile geziyor, spor yapıyor, kahvehaneye gidiyor hatta onlarla birlikte yemek yiyor. Horoz da sahiplendi Son olarak Şaban ismini verdiği horozu sahiplenen Asrinam, gören herkesi gülümsetiyor. Horozu omzuna alarak gezen Asrinam’ı keçileri de arkasından takip ediyor. Ayrıca Asrinam, horozuyla birlikte motosiklete biniyor ve tur atıyor. Görenlerin çok şaşırdığını anlatan Yakup Asrinam, “Ben askere gittiğimde hastalık geçirdim ve çok uzun bir tedavi gördüm. Bu sürede psikiyatri tedavisi görmem gerektiğini söyledi. Bende bunu kabul etmeyince doktorum bana ‘Bir hayvan sahiplen’ dedi. Bunun üzerine golden cinsi bir köpek sahiplendim. Ardından da keçi aldım. Adını Nazlı, koydum. 2 sene sonra Nazlı durmadan karnımın sol tarafına vuruyordu. En son sert bir darbe vurdu ve doktora gittim. Doktor bunun üzerine sol böbreğimin olmadığını söyledi. O zaman Nazlı ile arkadaşlığımız daha da pekişti” dedi. “Herkes bana ‘Nuh’un gemisi’ diye sesleniyorlar” Horoz ve keçilerle mutlu olduğunu söyleyen Asrinam, “Hem insan hem de hayvanlarda sevgi, saygı olduğu sürece bu dünya yaşanılabilir bir yer aslında. Nazlı ile 8 yıldır, Zeyno ile 2 senedir, Şaban ile de 6 aydır birlikteyiz. Şaban ile bu yaz denize götürdüm. 4 gün tatil yaptık. Herkes bana ‘Nuh’un gemisi’ diye sesleniyor” ifadelerini kullandı. Horozu için 20 bin lira para teklif edildiğini vurgulayan Yakup Asrinam, “Şaban için geçen gün birisi 20 bin lira verdi. 20 bin değil, 100 bin lira verseler yine vermem. Onlar benim evlatlarım, ben onlardan ayrılamam. Ancak ben ölürsem onlardan ayrılırım” diye konuştu. Mahalle esnafından Hüseyin Begar ise keçi ve horozlara alıştıklarını söyleyerek, “İlk gördüğümde çok şaşırıyordum ama artık çok alıştık. Bütün mahalle alıştı Yakup ve hayvanlarına. Sadece keçilerin markete girişi yasak. Çünkü marketi dağıtıyorlar. Horozda bir sıkıntı yok. O Yakup’un omzunda geziyor” dedi.