Yerel Haberler
Adana
Rasim Ozan Kütahyalı eşinin düşük yapabileceğini söyleyerek serbest bırakılmasını istedi 17 Mayıs 2026 Pazar - 22:09:48 Adana merkezli yasa dışı bahis ve kara para aklama operasyonunda gözaltına alınan gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’nın emniyette verdiği ifade ortaya çıktı. Kredi kartı borçlarını çevirebilmek için PERPA’daki bazı kişilerle çalıştığını söyleyen Kütahyalı, hamile eşi ve ikiz kızlarının yaşadığı psikolojik yıkımı anlatarak, suçlamaları kabul etmediğini söyledi. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde yaklaşık 4 saat ifade veren gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’ya etkin pişmanlık hükümlerinin anlatıldığı öğrenildi. Kütahyalı’nın ise örgüt üyesi olmadığını savunarak, etkin pişmanlıktan yararlanmak istemediğini söylediği öğrenildi. İfadesinde operasyonun doğru olduğunu düşündüğünü belirten Kütahyalı, "Bütün bildiklerimi ve yaşadıklarımı anlatacağım. Nezarette kaldığım şahıslarla yaptığım görüşmeler sonucunda bu operasyonun çok doğru ve isabetli bir karar olduğunu düşünüyorum" dedi. Mal varlığı ve banka hesapları soruldu Emniyetteki sorgusunda mal varlığına ilişkin soruları da yanıtlayan Kütahyalı, üzerine kayıtlı çeşitli araçlar bulunduğunu, İstanbul Sarıyer’de bir daire, Üsküdar Çengelköy’de yüzde 50 hisseli dubleks konut ve İzmir’de bir apartman dairesinin bulunduğunu belirtti. Kütahyalı, çok sayıda bankada hesabı olduğunu ancak bunları rutin bankacılık işlemleri için kullandığını, kripto para borsalarında ise hesabı olmadığını söyleyerek, "Bu işlemlere tamamen yabancıyım" dedi. Soruşturma kapsamında dosyada yer alan yüzlerce ismin kendisine okunduğu belirtilen Kütahyalı, listede yalnızca B.Ö.’yü tanıdığını, onun da yakın arkadaşının oğlu olduğunu, diğer isimlerle bağlantısı olmadığını savundu. MASAK raporlarında milyonluk para transferleri Soruşturmanın en dikkat çekici bölümlerinden birinin MASAK raporları olduğu belirtildi. Raporlarda yasa dışı bahis organizasyonlarında kullanıldığı değerlendirilen bazı hesaplardan Kütahyalı’nın hesaplarına milyonlarca liralık transfer yapıldığı ifade edildi. Özellikle B.E. isimli şüpheliyle bağlantılı hesaplardan toplam 4 milyon 684 bin lira aktarıldığının tespit edildiği kaydedildi. Ayrıca M.G., G.Y., A.Y.T., L.B. ve B.A. isimli kişilerden gelen para hareketlerinin de dosyada yer aldığı, toplam işlem hacminin 17 milyon lirayı geçtiğinin değerlendirildiği belirtildi. Kütahyalı ise, söz konusu para hareketlerini ekonomik sıkıntılar nedeniyle yaptığını savundu. 2017-2020 yılları arasında televizyon ekranlarından uzak kaldığını ve gelirinin ciddi şekilde düştüğünü belirten Kütahyalı, kredi kartı borçlarını çevirebilmek için İstanbul PERPA’daki bazı finans çevreleriyle çalıştığını söyledi. İfadesinde kredi kartlarından nakit elde etmek amacıyla bazı esnaflarla çalıştığını anlatan Kütahyalı, "Kredi kartımdan para çekiliyor, komisyon düşülerek hesabıma aktarılıyordu. Gelen para bana ait paraydı. Kesinlikle başka kişilere veya ödeme kuruluşlarına ait değildi. Çok sayıda işlem yapıldığı için rakam yüksek görünmektedir" dedi. Elektronik ödeme kuruluşları üzerinden 35 milyon liralık hareket MASAK analizlerinde Kütahyalı’nın hesaplarına çeşitli elektronik ödeme kuruluşları üzerinden toplam 35 milyon 201 bin lira giriş yapıldığının belirlendiği ifade edildi. Sipay, Elekse, FZYPay, Birleşik Ödeme ve Paladyum Elektronik Para üzerinden 192 işlem gerçekleştirildiğinin raporlara yansıdığı öğrenildi. Kütahyalı ifadesinde, söz konusu işlemlerin kredi kartı borçlarını çevirmek amacıyla yapılan işlemler olduğunu savunarak, "Bu ödeme kuruluşlarını tanımıyorum. Bu kuruluşların ne iş yaptığını nezarethanede diğer şüphelilerden öğrendim" dedi. 46 milyon liralık para trafiği Dosyada en dikkat çeken başlıklardan birinin de B.Ö. ile olan yüksek hacimli para trafiği olduğu belirtildi. MASAK raporlarına göre Kütahyalı ile B.Ö. arasında yaklaşık 46 milyon liralık işlem hacmi bulunduğu ifade edildi. Ayrıca Ç.Ö., Ş.K., P.A. ve bazı yakın akrabalarıyla da yoğun para hareketlerinin tespit edildiği öğrenildi. Kütahyalı ise bu transferlerin yatırım amaçlı olduğunu savundu. Yakın arkadaşının yönlendirmesiyle kur korumalı mevduat ve ticari kredi sistemi üzerinden yatırım yaptığını anlatan Kütahyalı, arkadaşına güvendiği için para transferi gerçekleştirdiğini söyledi. Annesi Ş.K. ile yapılan transferlerin aile içi para hareketleri olduğunu belirten Kütahyalı, eşi P.A.’ya yapılan para transferlerinin de ailevi nedenlerden kaynaklandığını ifade etti. U.Z.’ye gönderilen paraların ise Maltepe’deki ev satışına ilişkin olduğunu söyleyen Kütahyalı, yeğeni S.Ö. adına hesap açtırdığını kabul ederek, bunu ise bir bankanın yüksek faiz kampanyasından yararlanmak amacıyla yaptığını söyledi. "Bahis oynamadım" savunması İfade dosyasında L.B., Atlantik Global Bilişim, Paladyum Elektronik Para ve çeşitli yazılım şirketleriyle yapılan milyonlarca liralık transferlerin de yer aldığı belirtildi. Bazı transferlerin "elektronik ürün bedeli", "cari hesap" ve "üye işyeri çekimi" açıklamalarıyla gerçekleştirildiği ifade edildi. Soruşturma dosyasında ayrıca yasa dışı bahis organizasyonlarının kullandığı öne sürülen panel sistemlerine ilişkin teknik analizlerin de bulunduğu öğrenildi. Emniyet birimlerinin suç örgütünün elektronik ödeme kuruluşları, sanal POS sistemleri ve paravan şirketler aracılığıyla kara para aklama ağı kurulduğunu değerlendirdiği belirtildi. Kütahyalı’nın ise ifadesinin tamamında suç örgütüyle bağlantısı olmadığını savunduğu kaydedildi. Kredi kartlarından nakit elde etmek amacıyla bazı kişilerle çalıştığını anlatan Kütahyalı, "Ben sadece hesabıma yatması gereken parayla ilgilendim. Kimden geldiğine bakmadım" dedi. Hayatı boyunca resmi ya da gayriresmi hiçbir bahis oynamadığını savunan Kütahyalı, "Tüm hayatım araştırılsın, bahis ve kumarın izine rastlanmaz" ifadelerini kullandı. İfadesinin devamında hamile eşi ve 12 yaşındaki ikiz kızlarının süreç nedeniyle psikolojik olarak yıprandığını söyleyen Kütahyalı, "Hayatta hatalarım oldu ama gözaltına alınmama neden olan suçlamaların hiçbirini işlemedim" dedi. Kütahyalı, eşinin düşük yapabileceğini söyleyerek serbest bırakılmasını talep etti.
17 Mayıs 2026 Pazar - 21:36 Kütahyalı eşinin hamile olduğunu düşük yapabileceğini söyleyerek serbest bırakılmasını istedi Adana merkezli yasa dışı bahis ve kara para aklama operasyonunda gözaltına alınan gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’nın emniyette verdiği ifade ortaya çıktı. Kredi kartı borçlarını çevirebilmek için PERPA’daki bazı kişilerle çalıştığını savunan Kütahyalı, hamile eşi ve ikiz kızlarının yaşadığı psikolojik yıkımı anlatarak suçlamaları kabul etmediğini söyledi. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde yaklaşık 4 saat ifade veren Kütahyalı’ya etkin pişmanlık hükümlerinin anlatıldığı öğrenildi. Kütahyalı’nın ise örgüt üyesi olmadığını savunarak etkin pişmanlıktan yararlanmak istemediğini söylediği belirtildi. İfadesinde operasyonun doğru olduğunu düşündüğünü belirten Kütahyalı’nın, "Bütün bildiklerimi ve yaşadıklarımı anlatacağım. Nezarette kaldığım şahıslarla yaptığım görüşmeler sonucunda bu operasyonun çok doğru ve isabetli bir karar olduğunu düşünüyorum" dediği öğrenildi. Mal varlığı ve banka hesapları soruldu Emniyetteki sorgusunda mal varlığına ilişkin soruları da yanıtlayan Kütahyalı’nın üzerine kayıtlı çeşitli araçları bulunduğunu söylediği, İstanbul Sarıyer’de bir daire, Üsküdar Çengelköy’de yüzde 50 hisseli dubleks konut ve İzmir’de bir apartman dairesinin bulunduğunu belirtti. Kütahyalı’nın çok sayıda bankada hesabı olduğunu ancak bunları rutin bankacılık işlemleri için kullandığını, kripto para borsalarında ise hesabı olmadığını açıklayarak, "Bu işlemlere tamamen yabancıyım" dediği ifade edildi. Soruşturma kapsamında dosyada yer alan yüzlerce ismin kendisine okunduğu belirtilen Kütahyalı’nın, listede yalnızca B.Ö.’yü tanıdığını, onu da yakın arkadaşının oğlu olduğu söyledi. Diğer isimlerle bağlantısı olmadığını savundu. MASAK raporlarında milyonluk para transferleri Soruşturmanın en dikkat çekici bölümlerinden birinin MASAK raporları olduğu belirtildi. Raporlarda yasa dışı bahis organizasyonlarında kullanıldığı değerlendirilen bazı hesaplardan Kütahyalı’nın hesaplarına milyonlarca liralık transfer yapıldığı ifade edildi. Özellikle B.E. isimli şüpheliyle bağlantılı hesaplardan toplam 4 milyon 684 bin lira aktarıldığının tespit edildiği kaydedildi. Ayrıca M.G., G.Y., A.Y.T., L.B. ve B.A. isimli kişilerden gelen para hareketlerinin de dosyada yer aldığı, toplam işlem hacminin 17 milyon lirayı geçtiğinin değerlendirildiği belirtildi. Kütahyalı ise söz konusu para hareketlerini ekonomik sıkıntılar nedeniyle yaptığını savundu. 2017-2020 yılları arasında televizyon ekranlarından uzak kaldığını ve gelirinin ciddi şekilde düştüğünü belirten Kütahyalı’nın, kredi kartı borçlarını çevirebilmek için İstanbul PERPA’daki bazı finans çevreleriyle çalıştığını anlattığı öğrenildi. İfadesinde, kredi kartlarından nakit elde etmek amacıyla bazı esnaflarla çalıştığını anlatan Kütahyalı’nın, "Kredi kartımdan para çekiliyor, komisyon düşülerek hesabıma aktarılıyordu. Gelen para bana ait paraydı. Kesinlikle başka kişilere veya ödeme kuruluşlarına ait değildi. Çok sayıda işlem yapıldığı için rakam yüksek görünmektedir" dediği belirtildi. Elektronik ödeme kuruluşlarından 35 milyon liralık hareket MASAK analizlerinde Kütahyalı’nın hesaplarına çeşitli elektronik ödeme kuruluşları üzerinden toplam 35 milyon 201 bin lira giriş yapıldığının belirlendiği ifade edildi. Sipay, Elekse, FZYPay, Birleşik Ödeme ve Paladyum Elektronik Para üzerinden 192 işlem gerçekleştirildiğinin raporlara yansıdığı öğrenildi. Kütahyalı’nın ifadesinde, söz konusu işlemlerin kredi kartı borçlarını çevirmek amacıyla yapılan işlemler olduğunu savunduğu kaydedildi. Kütahyalı’nın, "Bu ödeme kuruluşlarını tanımıyorum. Bu kuruluşların ne iş yaptığını nezarethanede diğer şüphelilerden öğrendim" dediği öğrenildi. 46 milyon liralık para trafiği Dosyada en dikkat çeken başlıklardan birinin de B.Ö. ile olan yüksek hacimli para trafiği olduğu belirtildi. MASAK raporlarına göre Kütahyalı ile B.Ö. arasında yaklaşık 46 milyon liralık işlem hacmi bulunduğu ifade edildi. Ayrıca Ç.Ö., Ş.K., P.A. ve bazı yakın akrabalarıyla da yoğun para hareketlerinin tespit edildiği öğrenildi. Kütahyalı’nın ise bu transferlerin yatırım amaçlı olduğunu savunduğu belirtildi. Yakın arkadaşının yönlendirmesiyle kur korumalı mevduat ve ticari kredi sistemi üzerinden yatırım yaptığını anlatan Kütahyalı’nın, arkadaşına güvendiği için para transferi gerçekleştirdiğini söylediği kaydedildi. Annesi Ş.K. ile yapılan transferlerin aile içi para hareketleri olduğunu belirten Kütahyalı’nın, eşi P.A.’ya yapılan para transferlerinin de ailevi nedenlerden kaynaklandığını ifade ettiği öğrenildi. U.Z.’ye gönderilen paraların ise Maltepe’deki ev satışına ilişkin olduğunu söylediği belirtildi. Öte yandan Kütahyalı’nın yeğeni S.Ö. adına hesap açtırdığını kabul ettiği, bunu ise bir bankanın yüksek faiz kampanyasından yararlanmak amacıyla yaptığını söylediği öğrenildi. "Bahis oynamadım" savunması İfade dosyasında L.B., Atlantik Global Bilişim, Paladyum Elektronik Para ve çeşitli yazılım şirketleriyle yapılan milyonlarca liralık transferlerin de yer aldığı belirtildi. Bazı transferlerin "elektronik ürün bedeli", "cari hesap" ve "üye işyeri çekimi" açıklamalarıyla gerçekleştirildiği ifade edildi. Soruşturma dosyasında ayrıca yasa dışı bahis organizasyonlarının kullandığı öne sürülen panel sistemlerine ilişkin teknik analizlerin de bulunduğu öğrenildi. Emniyet birimlerinin, suç örgütünün elektronik ödeme kuruluşları, sanal POS sistemleri ve paravan şirketler aracılığıyla kara para aklama ağı kurduğunu değerlendirdiği belirtildi. Kütahyalı’nın ise ifadesinin tamamında suç örgütüyle bağlantısı olmadığını savunduğu kaydedildi. Kredi kartlarından nakit elde etmek amacıyla bazı kişilerle çalıştığını anlatan Kütahyalı’nın, "Ben sadece hesabıma yatması gereken parayla ilgilendim. Kimden geldiğine bakmadım" dediği öğrenildi. Hayatı boyunca resmi ya da gayriresmi hiçbir bahis oynamadığını savunan Kütahyalı’nın, "Tüm hayatım araştırılsın, bahis ve kumarın izine rastlanmaz" ifadelerini kullandığı belirtildi. İfadesinin devamında hamile eşi ve 12 yaşındaki ikiz kızlarının süreç nedeniyle psikolojik olarak yıprandığını söylediği öğrenilen Kütahyalı’nın, "Hayatta hatalarım oldu ama gözaltına alınmama neden olan suçlamaların hiçbirini işlemedim" dediği kaydedildi.
17 Mayıs 2026 Pazar - 16:05 Öğretmenlerin resen atamaları mahkeme tarafından iptal edildi Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi, norm kadro fazlası öğretmenlerin iradeleri dışında resen atamalara itirazı üzerine Adana Bölge İdare Mahkemesi ve Adana 3. İdare Mahkemesi işlemleri iptal etti. Norm kadro fazlası oldukları gerekçesiyle, aile bütünlükleri ve mazeretleri göz ardı edilerek kilometrelerce uzaklıktaki ilçelere atanan öğretmenler için, Eğitim-Bir-Sen hukuk mücadelesi başlattı. Eğitim-Bir-Sen’in başvurusu üzerine Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi, yürütmesi durdurulan genelge hükümlerinin dayanak alınarak bazı öğretmenlerin resen atamadan muaf tutulmasının, atama sıralamasını ve tercihlerini doğrudan etkileyeceğini belirterek idarenin atama işlemlerini hukuka aykırı buldu. Öte yandan, Adana 3. İdare Mahkemesi ise zorunlu yer değiştirmeye tabi polis memuru eşi olan bir öğretmenin, norm kadro gerekçesiyle aile birliğini bozacak şekilde resen atanmasını Anayasa’nın aile birliğini koruyan ilkesine aykırı bularak iptal etti. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, yargı kararlarının sendikanın haklılığını bir kez daha kanıtladığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Geçtiğimiz aylarda kazandığımız davaların ardından bu hafta da yeni iptal kararlarıyla üyelerimizin hakkını teslim almanın gururunu yaşıyoruz. Genel Başkanımız Sayın Ali Yalçın’ın her platformda dile getirdiği gibi, resen atama bir çözüm yöntemi değil, başlı başına bir mağduriyet kaynağıdır. Öğretmenlerimizin aile düzenini, küçük yaştaki çocuklarının durumunu ve çalışma şevkini hiçe sayan bu dayatmalara yargı bir kez daha geçit vermemiştir. Eğitim-Bir-Sen olarak bu mağduriyetin sonuna kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz." Eğitim-Bir-Sen’in sadece bir tepki mercii değil, aynı zamanda çözüm ve hak arama kapısı olduğunu vurgulayan Sarıgeçili, şubelerinin hukuk komisyonuna dikkat çekerek, "Şubemiz bünyesindeki hukuk komisyonumuz, üyelerimizin hak kaybına uğramaması için dosyaları titizlikle inceliyor ve tamamen ücretsiz bir hukuki kalkan sağlıyor. Kazandığımız bu son davalar, sadece bu öğretmenlerimizin değil, hakkı gasp edilen tüm eğitim camiasının ortak zaferidir. Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi olarak, tek bir üyemizin dahi haksızlığa uğramasına sessiz kalmayacağız" dedi.
Ceyhan Belediyesi zabıta ekiplerinden denetim
22 Kasım 2024 Cuma - 09:14 Ceyhan Belediyesi zabıta ekiplerinden denetim Ceyhan Belediye Zabıtası Müdürlüğüne bağlı ekipler ilçe genelinde denetimlerin artırdı. Ceyhan Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, ilçe genelinde vatandaşların sağlığı ve güvenliği için kapsamlı bir denetim gerçekleştirdi. Zincir marketlerden, fırınlara, unlu mamul satış noktalarından, kaldırım işgaline kadar bir çok alanda kontroller yapıldı. Zabıta ekipleri, zincir marketlerde ürünlerin stand fiyatları ile kasa fiyatları arasındaki uyumu kontrol etti. Vatandaşların alışveriş sırasında mağdur olmaması adına fiyat farklılıklarına izin verilmedi. Ayrıca, ürünlerin son kullanma tarihleri detaylı bir şekilde incelendi. Unlu mamul satışı yapan iş yerleri ile fırınlarda hijyen standartları ve ürün kalitesi detaylı bir şekilde incelendi. İş yerlerinin sağlık koşullarına uygunluğu denetlenirken, fırınlarda ekmek gramajı ve hijyen kurallarına uygunluk kontrol edildi. Eksiklik tespit edilen iş yerlerine gerekli uyarılar yapılarak, vatandaşların sağlıklı ve güvenilir ürünlere ulaşması sağlandı. Yayaların kullanımına açık olması gereken kaldırımlardaki işgaller denetim altına alındı. Esnaflara, kaldırımları yayalar için serbest bırakmaları yönünde bilgilendirme yapıldı ve kurallara uyulması için gerekli önlemler alındı. Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, yapılan denetimlerin önemine dikkat çekerek, “Halkımızın sağlığı ve güvenliği için durmaksızın çalışıyoruz. Ekiplerimiz, ilçe genelinde vatandaşlarımızın hakkını ve huzurunu korumak için denetimlerini aralıksız sürdürecek. Kurallara uyan esnaflarımıza vatandaşlarımız adına teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Pampal: “Türkiye’nin santimetrekaresi yok ki tehlikeden muaf olsun”
21 Kasım 2024 Perşembe - 17:01 Prof. Dr. Pampal: “Türkiye’nin santimetrekaresi yok ki tehlikeden muaf olsun” Jeoloji Mühendisleri Odası Deprem Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Süleyman Pampal, “Türkiye’nin santimetrekaresi yok ki tehlikeden muaf olsun. Tüm yapıları depreme dayanıklı hale getirmeliyiz” dedi. Adana Büyükşehir Belediyesince deprem eylem planı çalışmaları kapsamında "Adana’da Fay Hatları ve Deprem Paneli" düzenlendi. Panel öncesi Gazi Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Kurucu Başkanı ve Jeoloji Mühendisleri Odası Deprem Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Süleyman Pampal, İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Pampal, Kahramanmaraş merkezli depremlerden 11 ilin etkilendiğini ve Doğu Anadolu Fayı ile Çardak Fayı’nın deprem üretmeye devam ettiğini belirterek, şunları söyledi: “Kahramanmaraş, Hatay ve Adıyaman en büyük depremlere kaynaklık eden Doğu Anadolu Fayı’nın üzerinde. Ayrıca Kahramanmaraş’ın ilçeleri, en büyük ikinci depremi üreten Çardak Fayı’nın üzerinde. 6 Şubat’ta birisi 7.7, diğeri 7.6 olmak üzere iki büyük deprem yaşandı. Bu faylar kırıldı. Ancak bu fayın çevresinde bu kadar büyük deprem üretmeyecek ancak deprem üretme potansiyeli olan başka faylar var. Bu faylar maalesef kırılmaya devam ediyor. Özellikle fayların uç kısmına transfer edilen stres nedeniyle Malatya, Sivas, Adıyaman ve Suriye’de depremler oluyor. Bu depremler olmaya devam edecek. Daha büyüklerini de bekleyebiliriz ancak ne zaman olacağını bilemeyiz.” “Adana’daki faylar 6 Şubat’taki kadar yıkıcı değil” Adana’da bulunan Akçalıuşağı ve Bozdoğanuşağı faylarının 5 ile 6 büyüklüğünde depremler üretebileceğini söyleyen Prof. Dr. Pampal, “Adana’da en son kasım ayının başında Kozan ilçesinde 5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Son durumları kontrol etmek için Adana’ya geldik. Adana’da Akçalıuşağı ve Bozdoğanuşağı fayları var. Bu faylar, Kozan, Saimbeyli ve Feke gibi yerleşim alanlarına yakın. Bu faylar kırılıyor. Bu faylar 6 Şubat’taki kadar yıkıcı deprem üretecek faylar değil ama 5-6 büyüklüğü arasında deprem üretebilecek faylar” diye konuştu. “Tüm yapıları depreme dayanıklı hale getirmeliyiz" Tüm Türkiye’nin depreme hazırlanması gerektiğini ve yapı stokunun yüzde 80-90’ının depreme dayanıklı olmadığını anlatan Prof. Dr. Süleyman Pampal, “Ülkemizi bir seferberlik ruhuyla depreme hazırlamamız lazım. Bunun için de bir kentsel dönüşüm yasası çıktı. Bu yasa gelişerek devam ediyor. Ülkemizdeki yapı stoğunun yüzde 80-90’ı depreme dayanıklı değil. Bu çerçevede yapı stoğunu güçlendirmekten başka çaremiz yok. Riskleri azaltmamız lazım. Tehlike var, tehlike büyük ama tehlike her yer için var. Türkiye’nin santimetrekaresi yok ki tehlikeden muaf olsun. O halde yapacağımız tek bir şey var, o da vatandaşlarımızı bilgilendirip, bilinçlendirmek. Tüm yapıları depreme dayanıklı hale getirmeliyiz. Öyle ayrı gayrı değil, herkesin bu işin altına elini koyması lazım. Çünkü deprem gelirse kimseyi ayırmıyor. El ele verip bu problemi çözmemiz lazım” ifadelerini kullandı. “İstanbul yıkılırsa Türkiye altında kalabilir” Beklenen İstanbul depremi hakkında da konuşan Prof. Dr. Pampal, 7 ve üzeri bir depremin meydana gelmesinin beklendiğini ifade ederek, “7 ve 7,5 arası bir deprem bekliyoruz. 7,2 civarında bir depremin olmasını temenni ediyorum. Bu temenniyle olacak bir şey değil ama üst sınır ve alt sınıra baktığımızda alt sınıra yakın olsa keşke. İstanbul’un yapı stoğunu dikkate aldığımızda sonuç çok kötü olabilir. İstanbul yıkılırsa Türkiye altında kalabilir, hepimiz kalabiliriz. Onun için de İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana diyerek şehirleri ayırmadan tüm Türkiye’yi depreme hazırlamalıyız” dedi.
Cildinizi kışa hazırlamak için 10 altın öneri
21 Kasım 2024 Perşembe - 13:56 Cildinizi kışa hazırlamak için 10 altın öneri Medline Adana Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Nalan Kükürt, cildimizi kışa hazırlamak ve korumak için önerilerde bulundu. Kükürt, yaptığı açıklamada, "Yaz mevsimi boyunca güneşe maruz kalma, terleme, deniz tuzu ve klorlu havuz suları cildi oldukça yıpratıyor. Ayrıca kışın soğuk ve rüzgarlı havası kan dolaşımını yavaşlatarak cildin yıpranmasına ve erken yaşlılık belirtilerinin ortaya çıkmasına neden oluyor. Hal böyle olunca sonbahar günlerini cildi kışa hazırlamak için bir fırsat olarak değerlendirmek önem kazanıyor. Kış şartları cildimizi olumsuz etkiliyor. Öyle ki cildin kuruluğu, kış aylarında yaza nazaran yaklaşık 10 kat artıyor. Bu gibi dönemlerde cilt bakımında en önemli unsurlar nem, koruma ve beslenme olarak öne çıkıyor" dedi. Kükürt, cildimizi kışa hazırlamak ve korumak şu önerilerde bulundu: "1. Cilt temizliğini ihmal etmeyin Özellikle sabah ve akşam yapılan cilt temizliği, bakım rutininin temelini oluşturur. Ancak soğuk havalarda aşırı sert temizleyiciler cildin kurumasına yol açabilir. Cildi kurutmayan, nemlendirici özellik taşıyan temizleyiciler tercih edilmelidir. Özellikle içeriklerinde yoğun olarak krem veya süt bulunan ürünler kış için idealdir. 2. Cilt tipinize uygun nemlendirici kullanımını artırın Soğuk hava, cildin doğal nem dengesini bozabilir. Bu nedenle kışın nemlendirici kullanımı çok daha kritik hale gelir. Yağ bazlı veya yoğun nemlendirici kremler, cilt bariyerini güçlendirir ve nem kaybını engeller. Gündüz için hafif formüller, gece içinse daha yoğun ve onarıcı bakım yapan ürünler tercih edebilirsiniz. 3. Sıcak suyla banyo yapmaktan kaçının Sıcak su, ciltteki doğal yağları yok ederek cildi kurutabilir. Cildinizi korumak için ılık suyla duş almak daha sağlıklıdır. Ayrıca duş sonrası hemen nemlendirici uygulamak önemlidir. 4. Peeling yaparken dikkat edin Kışın cilt, ölü deri hücrelerin birikmesi nedeniyle daha mat ve donuk görünebilir. Haftada bir veya iki kez yapılacak nazik bir peeling, cildin yenilenmesine yardımcı olur. Ancak, aşırı peeling yapmaktan kaçının, çünkü bu cildin bariyerini zayıflatabilir. 5. Maske ile derinlemesine bakım yapın Kış mevsimi, cildin ekstra bakıma ihtiyaç duyduğu bir dönemdir. Haftada bir kez nemlendirici ve besleyici özellik taşıyan bir yüz maskesi uygulamak cildin ihtiyaç duyduğu besinleri sağlar. 6. Sıvı tüketmeyi unutmayın Soğuk havalarda sıvı tüketimi genellikle ihmal edilir. Ancak cilt içten beslenmeye de ihtiyaç duyar. Günde en az 8 bardak su içmek, cilt sağlığını iyileştirir ve kurumasını engeller. Ayrıca sıcak çay, bitki çayları veya ılık su içmek sizi ısıtırken vücudunuzu da nemlendirir. 7. Cilt koruyucu ürünler kullanın Soğuk hava cilt bariyerini zayıflatabilir. Bu nedenle, dışarı çıkarken cildinizi nemlendirici bir ürünle korumak ve rüzgarın etkilerinden korunmak önemlidir. Cilt bariyerini güçlendiren ürünler kullanmak, cildin soğuk hava ile doğrudan temasa girmesini engeller. Bunun yanı sıra güneşin UV ışınları kışın da cildinize zarar verebileceğinden güneş kremi kullanmaya devam edin. 8. Cilt bakım rutininizi güncel tutun Kış aylarında cildinizin ihtiyaçları yazınkinden farklılaşır. O yüzden kışın cilt bakım ürünlerinizi güncellemek önemlidir. Örneğin, yazın kullandığınız hafif nemlendiriciler yerini kışın yoğun bakım yapan ürünlere bırakmalıdır. 9. El ve dudaklarınızı koruyun Cildinizin en hassas bölgeleri arasında yer alan eller ve dudaklar gelir. Ellerinizin kurumasını engellemek için nemlendirici el kremleri kullanın. Dudaklar içinse nemlendirici ve onarıcı dudak balmlarını tercih edin. 10. Sağlıklı beslenmeye özen gösterin Omega-3 yağ asitleri, C vitamini ve E vitamini bakımından zengin gıdalar cilt sağlığını iyileştirir. Somon, ceviz, avokado gibi sağlıklı yağlar, cildi besler ve nem dengesini korur. Ayrıca bol miktarda meyve ve sebze tüketmek cildin vitamin ve mineral ihtiyacını karşılar."
Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: “ÇKS başvurularınızı ziraat odalarımıza yapın”
21 Kasım 2024 Perşembe - 11:46 Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: “ÇKS başvurularınızı ziraat odalarımıza yapın” Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) başvurularının 31 Aralık/hf sona ereceğini belirterek, çiftçilerin bu tarihe kadar kayıt işlemlerini tamamlamaları gerektiğini vurguladı. Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS), çiftçilerin tarımsal faaliyetlerini kayıt altına alarak devlet tarafından sunulan desteklerden faydalanmalarını sağlıyor. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, ÇKS kaydı olmayan çiftçilerin mazot, gübre, tohum destekleri gibi tarımsal teşviklerden ve düşük faizli kredi imkanlarından mahrum kalabileceğini belirterek, tarım sigortası (TARSİM) gibi doğal afetlere karşı koruma sağlayan imkanlardan yararlanmak için de ÇKS kaydının şart olduğunu ifade etti. “Başvurularınızı ziraat odalarımıza yapmanız size avantaj sağlayacak” Doğan, ÇKS başvurularının 31 Aralık tarihinde sona ereceğini hatırlatarak, "Ziraat odalarımız, çiftçilerimize her aşamada destek olmaktadır. Evrak hazırlığından başvuru sürecine kadar her adımda çiftçilerimize rehberlik ediyoruz. Bu sayede başvurular daha hızlı ve eksiksiz bir şekilde tamamlanıyor" dedi. Doğan, çiftçilerin kayıtlarını belirtilen tarihe kadar tamamlamalarının üretim süreçlerinde sorun yaşamamaları açısından kritik olduğunu vurgulayarak, “Bu kayıtlar, çiftçilerimiz için sadece bir zorunluluk değil, aynı zamanda haklarını koruyan bir araçtır. Çiftçilerimizin üretim maliyetlerini düşüren desteklerden faydalanmaları için bu tarihe kadar başvurularını yapmaları önemli’’ diye konuştu. ÇKS kayıtları için gerekli belgeler Doğan, ÇKS kaydı yaptırmak veya mevcut kaydını yenilemek isteyen çiftçilerin şu belgelerle ziraat odalarına gelmeleri gerektiğini söyledi: “Kimlik fotokopisi, tarımsal arazilere ilişkin tapu veya kira kontratı, çiftçilik belgesi (ilgili ziraat odasından temin edilebilir), tarla ve üretim bilgileri.”
Muhtardan yastıklı, yorganlı PTT eylemi
21 Kasım 2024 Perşembe - 10:24 Muhtardan yastıklı, yorganlı PTT eylemi Adana’da bir muhtar, mahallesinde 6 Şubat depremlerinden sonra kapatılan ve yeniden açılmayan PTT şubesinin açılması için onlarca dilekçe vermesine rağmen taleplerine dönüş olmayınca PTT Seyhan Posta Dağıtım Müdürlüğü önünde yastıklı yorganlı eyleme başladı. Merkez Çukurova ilçesine bağlı Belediye Evleri Mahallesi’nde bulunan PTT şubesi, 6 Şubat depremlerinden sonra kapatıldı. Şubenin kapatılmasıyla binlerce insan mağdur olurken 2024 yerel seçimlerinde seçilen muhtar İsmail Çelik, çok kez şubenin yeniden açılması için PTT’ye dilekçe verdi. Dönüş olmayınca eyleme başladı Ancak PTT’den dönüş olmaması üzerine muhtar Çelik, bu seferde PTT Seyhan Posta Dağıtım Müdürlüğü önünde eyleme başladı. Akşamları müdürlük önüne giden Çelik, yanında getirdiği yastık ve yorganla burada oturuyor, uyuyor ve dilekçelerine cevap bekliyor. “Şubeyi kendim için istemiyorum” İhlas Haber Ajansı’na konuşan Belediye Evleri Mahallesi Muhtarı İsmail Çelik, PTT şubesinin açılmasının seçim vaadi olduğunu anlatarak, “Bizim mahallemiz Adana’da en fazla emekli ve yaşlının yaşadığı mahalle. Bu PTT şubesini ben kendim için istemiyorum, yaşlı ve emekli vatandaşlarımız için istiyorum. Depremden sonra hasar aldı denilerek kapatıldı ancak şubenin üzerinde 4 katlı bir ev var ve o evde insanlar halen oturuyor” dedi. “Şube açılmazsa da beni görevden alsınlar” Yeni şube açılana kadar eylemine devam edeceğini aktaran muhtar Çelik, “Gündüzleri iş yoğunluğu nedeniyle gelemiyorum ancak akşamları buraya geliyorum, çayımı demleyip oturuyorum. Gecede burada yatıyorum. Eğer şube açılmazsa Ankara’ya kadar yürüyeceğim. O şubenin burada açılması için elimden geleni yapacağım. Eğer şube açılmazsa da beni görevden alsınlar” ifadelerini kullandı.
Müteahhidin ofisine uzun namlulu silahla ateş eden 3 şüpheli tutuklandı
21 Kasım 2024 Perşembe - 10:17 Müteahhidin ofisine uzun namlulu silahla ateş eden 3 şüpheli tutuklandı Adana’da müteahhittin ofisine uzun namlulu silahla saldırı düzenlediği öne sürülen 4 şüpheliden 3’ü tutuklanırken 1’i adli kontrolle serbest bırakıldı. Şüphelilerin saldırı sonrası müteahhidi arayıp, "Ceza kestik 300 bin lira vereceksin" dedikleri iddia edildi. Olay, 2 Kasım’da Seyhan İlçesine bağlı Gürselpaşa Mahallesindeki bir sitede meydana geldi. İddiaya göre, Mustafa T. (18) ve arkadaşı Altay B. (23) müteahhit Mevlüt A.’nın ofis olarak kullandığı daireye geldi. Şüphelilerden Mustafa T., uzun namlulu silahla daireye 4 el ateş açtı. Ardından suç ortağı arkadaşı Altay B.’nin kullandığı motosiklet ile bölgeden kaçtı. Şüphelilerin daha sonra cep telefonundan Mevlüt A.’yı arayarak, “Sana ceza kestik, bize 300 bin TL vereceksin” dediği öne sürüldü. Site güvenliğinin ihbarı üzerine bölgeye polis ekipleri sevk edildi. Yaklaşık 50 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından şüphelilerin kimliği tespit edildi. Yapılan detaylı incelemede ekipler şüphelilere yardım eden 2 kişiye de ulaştı. “Evlerinde hafif makineli tüfek çıktı” Mustafa T., Altay B. ve bu iki kişiyi evlerinde saklayan Hasin Ö. (23) ile Yusuf Ali Ö. (19) operasyonla yakalandı. Şüphelilerin kendi ve saklandıkları evde yapılan aramada uzun namlulu silah, ruhsatsız tabanca, uzun şarjör, 104 mermi, çelik yelek ve olayda kullanılan motosiklet ele geçirildi. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Mustafa T., Altay B. ve Hasin Ö. çıkarıldıkları mahkemede tutukladı, Yusuf Ali Ö. ise adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Müteahhidin ofisine uzun namlulu silahlı saldırı yapan 3 şüpheli tutuklandı
21 Kasım 2024 Perşembe - 10:14 Müteahhidin ofisine uzun namlulu silahlı saldırı yapan 3 şüpheli tutuklandı Adana’da müteahhittin ofisine uzun namlulu silahla saldırı düzenlediği öne sürülen 4 şüpheliden 3’ü tutuklanırken 1’i adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Şüphelilerin saldırı yaptıktan sonra müteahhidi arayıp, "Ceza kestik 300 bin lira vereceksin" dedikleri iddia edildi. Olay, 2 Kasım günü Seyhan İlçesine bağlı Gürselpaşa Mahallesindeki bir sitede meydana geldi. İddiaya göre, Mustafa T. (18) ve arkadaşı Altay B. (23) müteahhit Mevlüt A.’ın ofis olarak kullandığı daireye geldi. Şüphelilerden Mustafa T., uzun namlulu silahla daireye 4 el ateş açtı. Arından Mustafa T., suç ortağı arkadaşı Altay B.’nin kullandığı motosiklet ile bölgeden kaçtı. Şüpheliler daha sonra cep telefonundan Mevlüt A.’yı arayarak, “Sana ceza kestik, bize 300 bin TL vereceksin” dediği öne sürüldü. Site güvenliğinin ihbarı üzerine bölgeye Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Gasp Büro Amirliği ekipleri sevk edildi. Gasp polisleri yaklaşık 50 saatlik kamera incelemesinin ardından şüphelilerin kimliği belirledi. Soruşturmaya daha da derinleştiren gasp polisleri, saldırıyı gerçekleştiren şüphelilere yardım eden 2 kişiyi de ulaştı. “Evlerinde hafif makineli tüfek çıktı” Evlerinde saklanan Mustafa T., Altay B. ve şüphelilerin saklanmasından yardımcı olan Hasin Ö. (23) ile Yusuf Ali Ö.’yü (19) operasyonla yakaladı. Şüphelilerin evlerinde yapılan arama çalışmasında uzun namlulu silah, ruhsatsız tabanca, uzun şarjör, 104 mermi, çelik yelek ve olayda kullanılan motosiklet ele geçirildi. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Mustafa T., Altay B. ve Hasin Ö. çıkarıldıkları mahkemede tutukladı, Yusuf Ali Ö. ise adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Prof. Dr. Pampal: "İstanbul’da 7.2 büyüklüğünde deprem bekliyoruz"
21 Kasım 2024 Perşembe - 09:54 Prof. Dr. Pampal: "İstanbul’da 7.2 büyüklüğünde deprem bekliyoruz" Jeoloji Mühendisleri Odası Deprem Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Süleyman Pampal, “İstanbul yıkılırsa Türkiye altında kalabilir. 7,2 büyüklüğünde bir deprem bekliyoruz. Ancak Türkiye’nin santimetrekaresi yok ki tehlikeden muaf olsun. Tüm yapıları depreme dayanıklı hale getirmeliyiz” dedi. Adana Büyükşehir Belediyesince deprem eylem planı çalışmaları kapsamında "Adana’da Fay Hatları ve Deprem Paneli" yapıldı. Panel öncesi Gazi Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Kurucu Başkanı ve Jeoloji Mühendisleri Odası Deprem Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Süleyman Pampal, İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. “Daha büyük depremleri bekleyebiliriz” Prof. Dr. Pampal, Kahramanmaraş merkezli depremlerden 11 ilin etkilendiğini ve Doğu Anadolu Fayı ile Çardak Fayı’nın deprem üretmeye devam ettiğini anlatarak, şunları söyledi: “Kahramanmaraş, Hatay ve Adıyaman en büyük depremlere kaynaklık eden Doğu Anadolu Fayı’nın üzerinde. Ayrıca Kahramanmaraş’ın ilçeleri, en büyük ikinci depremi üreten Çardak Fayı’nın üzerinde. 6 Şubat’ta birisi 7.8, diğeri 7.6 olmak üzere 2 büyük deprem yaşandı. Bu faylar kırıldı. Ancak bu fayın çevresinde bu kadar büyük deprem üretmeyecek ancak deprem üretme potansiyeli olan başka faylar var. Bu faylar maalesef kırılmaya devam ediyor. Özellikle fayların uç kısmına transfer edilen stres nedeniyle Malatya, Sivas, Adıyaman ve Suriye’de depremler oluyor. Bu depremler olmaya devam edecek. Daha büyüklerini de bekleyebiliriz ancak ne zaman olacağını bilemeyiz.” “Adana’daki faylar 6 Şubat’taki kadar yıkıcı değil” Adana’da bulunan Akçalıuşağı ve Bozdoğanuşağı faylarının 5 ile 6 büyüklüğünde depremler üretebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Süleyman Pampal, “Adana’da en son Kasım ayının başında Kozan ilçesinde 5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Son durumları kontrol etmek için Adana’ya geldik. Adana’da Akçalıuşağı ve Bozdoğanuşağı fayları var. Bu faylar, Kozan, Saimbeyli ve Feke gibi yerleşim alanlarına yakın. Bu faylar kırılıyor. Bu faylar 6 Şubat’taki kadar yıkıcı deprem üretecek faylar değil ama 5-6 büyüklüğü arasında deprem üretebilecek faylar” diye konuştu. “Tüm yapıları depreme dayanıklı hale getirmeliyiz Tüm Türkiye’nin depreme hazırlanması gerektiğini ve yapı stokunun yüzde 80-90’ının depreme dayanıklı olmadığını anlatan Prof. Dr. Süleyman Pampal, “Ülkemizi bir seferberlik ruhuyla depreme hazırlamamız lazım. Bunun içinde bir kentsel dönüşüm yasası çıktı. Bu yasa gelişerek devam ediyor. Ülkemizdeki yapı stokunun yüzde 80-90’ı depreme dayanıklı değil. Bu çerçevede yapı stokunu güçlendirmekten başka çaremiz yok. Riskleri azaltmamız lazım. Tehlike var, tehlike büyük ama tehlike her yer için var. Türkiye’nin santimetrekaresi yok ki tehlikeden muaf olsun. O halde yapacağımız tek bir şey var oda vatandaşlarımızı bilgilendirip, bilinçlendirmek. Tüm yapıları depreme dayanıklı hale getirmeliyiz. Öyle ayrı, gayrı değil, herkesin bu işin altına elini koyması lazım. Çünkü deprem gelirse kimseyi ayırmıyor. El ele verip bu problemi çözmemiz lazım” ifadelerini kullandı. “İstanbul yıkılırsa Türkiye altında kalabilir” Beklenen İstanbul depremi hakkında da konuşan Prof. Dr. Süleyman Pampal, 7 ve üzeri bir depremin meydana geleceğini anlatarak, “7 ve 7,5 arası bir deprem bekliyoruz. 7,2 civarında bir depremin olmasını temenni ediyorum. Bu temenniyle olacak bir şey değil ama üst sınır ve alt sınıra baktığımızda alt sınıra yakın olsa keşke. İstanbul’un yapı stokunu dikkate aldığımızda sonuç çok kötü olabilir. İstanbul yıkılırsa Türkiye altında kalabilir. Hepimiz kalabiliriz. Onun içinde İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana diyerek şehirleri ayırmadan tüm Türkiye’yi depreme hazırlamalıyız” dedi.