Yerel Haberler
Adana
Rasim Ozan Kütahyalı eşinin düşük yapabileceğini söyleyerek serbest bırakılmasını istedi 17 Mayıs 2026 Pazar - 22:09:48 Adana merkezli yasa dışı bahis ve kara para aklama operasyonunda gözaltına alınan gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’nın emniyette verdiği ifade ortaya çıktı. Kredi kartı borçlarını çevirebilmek için PERPA’daki bazı kişilerle çalıştığını söyleyen Kütahyalı, hamile eşi ve ikiz kızlarının yaşadığı psikolojik yıkımı anlatarak, suçlamaları kabul etmediğini söyledi. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde yaklaşık 4 saat ifade veren gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’ya etkin pişmanlık hükümlerinin anlatıldığı öğrenildi. Kütahyalı’nın ise örgüt üyesi olmadığını savunarak, etkin pişmanlıktan yararlanmak istemediğini söylediği öğrenildi. İfadesinde operasyonun doğru olduğunu düşündüğünü belirten Kütahyalı, "Bütün bildiklerimi ve yaşadıklarımı anlatacağım. Nezarette kaldığım şahıslarla yaptığım görüşmeler sonucunda bu operasyonun çok doğru ve isabetli bir karar olduğunu düşünüyorum" dedi. Mal varlığı ve banka hesapları soruldu Emniyetteki sorgusunda mal varlığına ilişkin soruları da yanıtlayan Kütahyalı, üzerine kayıtlı çeşitli araçlar bulunduğunu, İstanbul Sarıyer’de bir daire, Üsküdar Çengelköy’de yüzde 50 hisseli dubleks konut ve İzmir’de bir apartman dairesinin bulunduğunu belirtti. Kütahyalı, çok sayıda bankada hesabı olduğunu ancak bunları rutin bankacılık işlemleri için kullandığını, kripto para borsalarında ise hesabı olmadığını söyleyerek, "Bu işlemlere tamamen yabancıyım" dedi. Soruşturma kapsamında dosyada yer alan yüzlerce ismin kendisine okunduğu belirtilen Kütahyalı, listede yalnızca B.Ö.’yü tanıdığını, onun da yakın arkadaşının oğlu olduğunu, diğer isimlerle bağlantısı olmadığını savundu. MASAK raporlarında milyonluk para transferleri Soruşturmanın en dikkat çekici bölümlerinden birinin MASAK raporları olduğu belirtildi. Raporlarda yasa dışı bahis organizasyonlarında kullanıldığı değerlendirilen bazı hesaplardan Kütahyalı’nın hesaplarına milyonlarca liralık transfer yapıldığı ifade edildi. Özellikle B.E. isimli şüpheliyle bağlantılı hesaplardan toplam 4 milyon 684 bin lira aktarıldığının tespit edildiği kaydedildi. Ayrıca M.G., G.Y., A.Y.T., L.B. ve B.A. isimli kişilerden gelen para hareketlerinin de dosyada yer aldığı, toplam işlem hacminin 17 milyon lirayı geçtiğinin değerlendirildiği belirtildi. Kütahyalı ise, söz konusu para hareketlerini ekonomik sıkıntılar nedeniyle yaptığını savundu. 2017-2020 yılları arasında televizyon ekranlarından uzak kaldığını ve gelirinin ciddi şekilde düştüğünü belirten Kütahyalı, kredi kartı borçlarını çevirebilmek için İstanbul PERPA’daki bazı finans çevreleriyle çalıştığını söyledi. İfadesinde kredi kartlarından nakit elde etmek amacıyla bazı esnaflarla çalıştığını anlatan Kütahyalı, "Kredi kartımdan para çekiliyor, komisyon düşülerek hesabıma aktarılıyordu. Gelen para bana ait paraydı. Kesinlikle başka kişilere veya ödeme kuruluşlarına ait değildi. Çok sayıda işlem yapıldığı için rakam yüksek görünmektedir" dedi. Elektronik ödeme kuruluşları üzerinden 35 milyon liralık hareket MASAK analizlerinde Kütahyalı’nın hesaplarına çeşitli elektronik ödeme kuruluşları üzerinden toplam 35 milyon 201 bin lira giriş yapıldığının belirlendiği ifade edildi. Sipay, Elekse, FZYPay, Birleşik Ödeme ve Paladyum Elektronik Para üzerinden 192 işlem gerçekleştirildiğinin raporlara yansıdığı öğrenildi. Kütahyalı ifadesinde, söz konusu işlemlerin kredi kartı borçlarını çevirmek amacıyla yapılan işlemler olduğunu savunarak, "Bu ödeme kuruluşlarını tanımıyorum. Bu kuruluşların ne iş yaptığını nezarethanede diğer şüphelilerden öğrendim" dedi. 46 milyon liralık para trafiği Dosyada en dikkat çeken başlıklardan birinin de B.Ö. ile olan yüksek hacimli para trafiği olduğu belirtildi. MASAK raporlarına göre Kütahyalı ile B.Ö. arasında yaklaşık 46 milyon liralık işlem hacmi bulunduğu ifade edildi. Ayrıca Ç.Ö., Ş.K., P.A. ve bazı yakın akrabalarıyla da yoğun para hareketlerinin tespit edildiği öğrenildi. Kütahyalı ise bu transferlerin yatırım amaçlı olduğunu savundu. Yakın arkadaşının yönlendirmesiyle kur korumalı mevduat ve ticari kredi sistemi üzerinden yatırım yaptığını anlatan Kütahyalı, arkadaşına güvendiği için para transferi gerçekleştirdiğini söyledi. Annesi Ş.K. ile yapılan transferlerin aile içi para hareketleri olduğunu belirten Kütahyalı, eşi P.A.’ya yapılan para transferlerinin de ailevi nedenlerden kaynaklandığını ifade etti. U.Z.’ye gönderilen paraların ise Maltepe’deki ev satışına ilişkin olduğunu söyleyen Kütahyalı, yeğeni S.Ö. adına hesap açtırdığını kabul ederek, bunu ise bir bankanın yüksek faiz kampanyasından yararlanmak amacıyla yaptığını söyledi. "Bahis oynamadım" savunması İfade dosyasında L.B., Atlantik Global Bilişim, Paladyum Elektronik Para ve çeşitli yazılım şirketleriyle yapılan milyonlarca liralık transferlerin de yer aldığı belirtildi. Bazı transferlerin "elektronik ürün bedeli", "cari hesap" ve "üye işyeri çekimi" açıklamalarıyla gerçekleştirildiği ifade edildi. Soruşturma dosyasında ayrıca yasa dışı bahis organizasyonlarının kullandığı öne sürülen panel sistemlerine ilişkin teknik analizlerin de bulunduğu öğrenildi. Emniyet birimlerinin suç örgütünün elektronik ödeme kuruluşları, sanal POS sistemleri ve paravan şirketler aracılığıyla kara para aklama ağı kurulduğunu değerlendirdiği belirtildi. Kütahyalı’nın ise ifadesinin tamamında suç örgütüyle bağlantısı olmadığını savunduğu kaydedildi. Kredi kartlarından nakit elde etmek amacıyla bazı kişilerle çalıştığını anlatan Kütahyalı, "Ben sadece hesabıma yatması gereken parayla ilgilendim. Kimden geldiğine bakmadım" dedi. Hayatı boyunca resmi ya da gayriresmi hiçbir bahis oynamadığını savunan Kütahyalı, "Tüm hayatım araştırılsın, bahis ve kumarın izine rastlanmaz" ifadelerini kullandı. İfadesinin devamında hamile eşi ve 12 yaşındaki ikiz kızlarının süreç nedeniyle psikolojik olarak yıprandığını söyleyen Kütahyalı, "Hayatta hatalarım oldu ama gözaltına alınmama neden olan suçlamaların hiçbirini işlemedim" dedi. Kütahyalı, eşinin düşük yapabileceğini söyleyerek serbest bırakılmasını talep etti.
17 Mayıs 2026 Pazar - 21:36 Kütahyalı eşinin hamile olduğunu düşük yapabileceğini söyleyerek serbest bırakılmasını istedi Adana merkezli yasa dışı bahis ve kara para aklama operasyonunda gözaltına alınan gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’nın emniyette verdiği ifade ortaya çıktı. Kredi kartı borçlarını çevirebilmek için PERPA’daki bazı kişilerle çalıştığını savunan Kütahyalı, hamile eşi ve ikiz kızlarının yaşadığı psikolojik yıkımı anlatarak suçlamaları kabul etmediğini söyledi. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde yaklaşık 4 saat ifade veren Kütahyalı’ya etkin pişmanlık hükümlerinin anlatıldığı öğrenildi. Kütahyalı’nın ise örgüt üyesi olmadığını savunarak etkin pişmanlıktan yararlanmak istemediğini söylediği belirtildi. İfadesinde operasyonun doğru olduğunu düşündüğünü belirten Kütahyalı’nın, "Bütün bildiklerimi ve yaşadıklarımı anlatacağım. Nezarette kaldığım şahıslarla yaptığım görüşmeler sonucunda bu operasyonun çok doğru ve isabetli bir karar olduğunu düşünüyorum" dediği öğrenildi. Mal varlığı ve banka hesapları soruldu Emniyetteki sorgusunda mal varlığına ilişkin soruları da yanıtlayan Kütahyalı’nın üzerine kayıtlı çeşitli araçları bulunduğunu söylediği, İstanbul Sarıyer’de bir daire, Üsküdar Çengelköy’de yüzde 50 hisseli dubleks konut ve İzmir’de bir apartman dairesinin bulunduğunu belirtti. Kütahyalı’nın çok sayıda bankada hesabı olduğunu ancak bunları rutin bankacılık işlemleri için kullandığını, kripto para borsalarında ise hesabı olmadığını açıklayarak, "Bu işlemlere tamamen yabancıyım" dediği ifade edildi. Soruşturma kapsamında dosyada yer alan yüzlerce ismin kendisine okunduğu belirtilen Kütahyalı’nın, listede yalnızca B.Ö.’yü tanıdığını, onu da yakın arkadaşının oğlu olduğu söyledi. Diğer isimlerle bağlantısı olmadığını savundu. MASAK raporlarında milyonluk para transferleri Soruşturmanın en dikkat çekici bölümlerinden birinin MASAK raporları olduğu belirtildi. Raporlarda yasa dışı bahis organizasyonlarında kullanıldığı değerlendirilen bazı hesaplardan Kütahyalı’nın hesaplarına milyonlarca liralık transfer yapıldığı ifade edildi. Özellikle B.E. isimli şüpheliyle bağlantılı hesaplardan toplam 4 milyon 684 bin lira aktarıldığının tespit edildiği kaydedildi. Ayrıca M.G., G.Y., A.Y.T., L.B. ve B.A. isimli kişilerden gelen para hareketlerinin de dosyada yer aldığı, toplam işlem hacminin 17 milyon lirayı geçtiğinin değerlendirildiği belirtildi. Kütahyalı ise söz konusu para hareketlerini ekonomik sıkıntılar nedeniyle yaptığını savundu. 2017-2020 yılları arasında televizyon ekranlarından uzak kaldığını ve gelirinin ciddi şekilde düştüğünü belirten Kütahyalı’nın, kredi kartı borçlarını çevirebilmek için İstanbul PERPA’daki bazı finans çevreleriyle çalıştığını anlattığı öğrenildi. İfadesinde, kredi kartlarından nakit elde etmek amacıyla bazı esnaflarla çalıştığını anlatan Kütahyalı’nın, "Kredi kartımdan para çekiliyor, komisyon düşülerek hesabıma aktarılıyordu. Gelen para bana ait paraydı. Kesinlikle başka kişilere veya ödeme kuruluşlarına ait değildi. Çok sayıda işlem yapıldığı için rakam yüksek görünmektedir" dediği belirtildi. Elektronik ödeme kuruluşlarından 35 milyon liralık hareket MASAK analizlerinde Kütahyalı’nın hesaplarına çeşitli elektronik ödeme kuruluşları üzerinden toplam 35 milyon 201 bin lira giriş yapıldığının belirlendiği ifade edildi. Sipay, Elekse, FZYPay, Birleşik Ödeme ve Paladyum Elektronik Para üzerinden 192 işlem gerçekleştirildiğinin raporlara yansıdığı öğrenildi. Kütahyalı’nın ifadesinde, söz konusu işlemlerin kredi kartı borçlarını çevirmek amacıyla yapılan işlemler olduğunu savunduğu kaydedildi. Kütahyalı’nın, "Bu ödeme kuruluşlarını tanımıyorum. Bu kuruluşların ne iş yaptığını nezarethanede diğer şüphelilerden öğrendim" dediği öğrenildi. 46 milyon liralık para trafiği Dosyada en dikkat çeken başlıklardan birinin de B.Ö. ile olan yüksek hacimli para trafiği olduğu belirtildi. MASAK raporlarına göre Kütahyalı ile B.Ö. arasında yaklaşık 46 milyon liralık işlem hacmi bulunduğu ifade edildi. Ayrıca Ç.Ö., Ş.K., P.A. ve bazı yakın akrabalarıyla da yoğun para hareketlerinin tespit edildiği öğrenildi. Kütahyalı’nın ise bu transferlerin yatırım amaçlı olduğunu savunduğu belirtildi. Yakın arkadaşının yönlendirmesiyle kur korumalı mevduat ve ticari kredi sistemi üzerinden yatırım yaptığını anlatan Kütahyalı’nın, arkadaşına güvendiği için para transferi gerçekleştirdiğini söylediği kaydedildi. Annesi Ş.K. ile yapılan transferlerin aile içi para hareketleri olduğunu belirten Kütahyalı’nın, eşi P.A.’ya yapılan para transferlerinin de ailevi nedenlerden kaynaklandığını ifade ettiği öğrenildi. U.Z.’ye gönderilen paraların ise Maltepe’deki ev satışına ilişkin olduğunu söylediği belirtildi. Öte yandan Kütahyalı’nın yeğeni S.Ö. adına hesap açtırdığını kabul ettiği, bunu ise bir bankanın yüksek faiz kampanyasından yararlanmak amacıyla yaptığını söylediği öğrenildi. "Bahis oynamadım" savunması İfade dosyasında L.B., Atlantik Global Bilişim, Paladyum Elektronik Para ve çeşitli yazılım şirketleriyle yapılan milyonlarca liralık transferlerin de yer aldığı belirtildi. Bazı transferlerin "elektronik ürün bedeli", "cari hesap" ve "üye işyeri çekimi" açıklamalarıyla gerçekleştirildiği ifade edildi. Soruşturma dosyasında ayrıca yasa dışı bahis organizasyonlarının kullandığı öne sürülen panel sistemlerine ilişkin teknik analizlerin de bulunduğu öğrenildi. Emniyet birimlerinin, suç örgütünün elektronik ödeme kuruluşları, sanal POS sistemleri ve paravan şirketler aracılığıyla kara para aklama ağı kurduğunu değerlendirdiği belirtildi. Kütahyalı’nın ise ifadesinin tamamında suç örgütüyle bağlantısı olmadığını savunduğu kaydedildi. Kredi kartlarından nakit elde etmek amacıyla bazı kişilerle çalıştığını anlatan Kütahyalı’nın, "Ben sadece hesabıma yatması gereken parayla ilgilendim. Kimden geldiğine bakmadım" dediği öğrenildi. Hayatı boyunca resmi ya da gayriresmi hiçbir bahis oynamadığını savunan Kütahyalı’nın, "Tüm hayatım araştırılsın, bahis ve kumarın izine rastlanmaz" ifadelerini kullandığı belirtildi. İfadesinin devamında hamile eşi ve 12 yaşındaki ikiz kızlarının süreç nedeniyle psikolojik olarak yıprandığını söylediği öğrenilen Kütahyalı’nın, "Hayatta hatalarım oldu ama gözaltına alınmama neden olan suçlamaların hiçbirini işlemedim" dediği kaydedildi.
17 Mayıs 2026 Pazar - 16:05 Öğretmenlerin resen atamaları mahkeme tarafından iptal edildi Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi, norm kadro fazlası öğretmenlerin iradeleri dışında resen atamalara itirazı üzerine Adana Bölge İdare Mahkemesi ve Adana 3. İdare Mahkemesi işlemleri iptal etti. Norm kadro fazlası oldukları gerekçesiyle, aile bütünlükleri ve mazeretleri göz ardı edilerek kilometrelerce uzaklıktaki ilçelere atanan öğretmenler için, Eğitim-Bir-Sen hukuk mücadelesi başlattı. Eğitim-Bir-Sen’in başvurusu üzerine Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi, yürütmesi durdurulan genelge hükümlerinin dayanak alınarak bazı öğretmenlerin resen atamadan muaf tutulmasının, atama sıralamasını ve tercihlerini doğrudan etkileyeceğini belirterek idarenin atama işlemlerini hukuka aykırı buldu. Öte yandan, Adana 3. İdare Mahkemesi ise zorunlu yer değiştirmeye tabi polis memuru eşi olan bir öğretmenin, norm kadro gerekçesiyle aile birliğini bozacak şekilde resen atanmasını Anayasa’nın aile birliğini koruyan ilkesine aykırı bularak iptal etti. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, yargı kararlarının sendikanın haklılığını bir kez daha kanıtladığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Geçtiğimiz aylarda kazandığımız davaların ardından bu hafta da yeni iptal kararlarıyla üyelerimizin hakkını teslim almanın gururunu yaşıyoruz. Genel Başkanımız Sayın Ali Yalçın’ın her platformda dile getirdiği gibi, resen atama bir çözüm yöntemi değil, başlı başına bir mağduriyet kaynağıdır. Öğretmenlerimizin aile düzenini, küçük yaştaki çocuklarının durumunu ve çalışma şevkini hiçe sayan bu dayatmalara yargı bir kez daha geçit vermemiştir. Eğitim-Bir-Sen olarak bu mağduriyetin sonuna kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz." Eğitim-Bir-Sen’in sadece bir tepki mercii değil, aynı zamanda çözüm ve hak arama kapısı olduğunu vurgulayan Sarıgeçili, şubelerinin hukuk komisyonuna dikkat çekerek, "Şubemiz bünyesindeki hukuk komisyonumuz, üyelerimizin hak kaybına uğramaması için dosyaları titizlikle inceliyor ve tamamen ücretsiz bir hukuki kalkan sağlıyor. Kazandığımız bu son davalar, sadece bu öğretmenlerimizin değil, hakkı gasp edilen tüm eğitim camiasının ortak zaferidir. Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi olarak, tek bir üyemizin dahi haksızlığa uğramasına sessiz kalmayacağız" dedi.
Kışın vazgeçilmez sokak tatlarından kestane kebap tezgahları kuruldu
22 Kasım 2024 Cuma - 16:02 Kışın vazgeçilmez sokak tatlarından kestane kebap tezgahları kuruldu Adana’da kış aylarının vazgeçilmez sokak tatları arasında yer alan kestane kebap tezgahları kuruldu. Sokak tezgahlarında satılmaya başlanan kestane kebabın fiyatı cep yakıyor. Kış aylarının vazgeçilmez yiyeceklerinden olan çiğ kestane 300 liradan, pişmiş kestane ise kilosu 500 liradan satılıyor. Aradaki fiyat farkından dolayı vatandaşlar kestaneyi çiğ alıp evlerinde pişirerek yemeyi tercih ediyor. Kentte seyyar tezgahta uzun yıllardır kestane satan Velit Bektaş, kestane fiyatlarının kırmızı et fiyatlarıyla yarıştığını belirterek, “Kestanemiz ne olursa olsun etten ucuzdur. Başka illere göre kestaneyi Adana’da biz daha ucuz satıyoruz. Adana’da havaların soğumasıyla birlikte kestaneye bu hafta başladık. Pişirdiğimiz kestanenin 100 gramı 50 lira, kilosu 500 lira. Çiğ kestanenin de kilosu 300 lira. Küçük boyuttaki kestanenin fiyatı ise 200 liradan satılıyor” dedi. “Çin kestanesine dikkat edilsin” İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropol illerde kestane fiyatlarının daha yüksek olduğunu söyleyen Bektaş, “Bu kestanenin aynısının İstanbul’da kilosu bin, bin 200 lira arasında satılıyor. Bizim bu sattığımız kestane yerli ancak buraya Çin’den kestane getiriyorlar. Çin kestanesinin hiçbirisi yenmez. Vatandaş bunu alırken dikkat etsin. Kestanenin faydası çoktur” diye konuştu. Kestane satın alan Yılmaz Aslan isimli vatandaş, “Pişmiş kestane pahalı olduğu için yarım kilo çiğ kestane aldım. Fiyatların düşmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Diş sağlığınız, tüm vücut sağlığınızı etkiliyor
22 Kasım 2024 Cuma - 13:06 Diş sağlığınız, tüm vücut sağlığınızı etkiliyor Prof. Dr. T. Burak Özçelik, ağız sağlığının bozulmasının kalp hastalıklarından diyabete kadar pek çok sistemik rahatsızlığa yol açabileceğini söyledi. Ağız Diş Sağlığı Haftası ve 22 Kasım Dünya Diş Hekimliği Günü kapsamında Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Diş Hekimliği - Protetik Diş Tedavisi Bölümü’nden Prof. Dr. T. Burak Özçelik, önemli açıklamalarda bulundu. Diş sağlığının yalnızca estetik bir konu değil, genel sağlık için temel bir unsur olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, farkındalık oluşturmak için atılabilecek adımları sıraladı. Ağız sağlığının bozulmasının kalp hastalıklarından diyabete kadar pek çok sistemik rahatsızlığa yol açabileceğini belirten Prof. Dr. Özçelik, “Toplumun bilinçlenmesi için çocuklardan başlayarak eğitim programları düzenlenmeli. Sosyal medya kampanyaları ve belediyelerle iş birliği yapılarak ücretsiz diş taramaları gibi uygulamalar hayata geçirilebilir. Diş hekimine gitme alışkanlığı kazanılırsa, erken teşhisle bir çok sorun başlamadan önlenebilir” dedi. Diş sağlığı ve vücut sağlığı arasındaki kritik bağlantı Diş sağlığının tüm vücut sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunun altını çizen Prof. Dr. Özçelik, şu bilgileri paylaştı: “Diş eti hastalıklarının kalp hastalıklarını tetiklediği bilimsel olarak kanıtlandı. Diyabetli hastalarda ağız sağlığı sorunları daha sık görülüyor ve bu durum kan şekerinin kontrol altına alınmasını zorlaştırıyor. Hamilelikte diş eti iltihapları erken doğum riskini artırabilir. Düzenli diş hekimi kontrolleri ve iyi bir ağız hijyeni, bu risklerin önüne geçebilir.” Toplumun en yaygın diş sorunları ve çözümleri Türkiye’de en sık karşılaşılan diş sorunlarının başında diş çürükleri geldiğini ifade eden Prof. Dr. Özçelik, diş eti hastalıkları ve ağız kokusunun da yaygın olduğunu belirterek, “Dişleri günde en az iki kez fırçalamak, diş ipi kullanmak, şekerli ve asitli yiyecekleri sınırlamak, bol su içmek gibi basit önlemlerle bu sorunlar önlenebilir” diyerek sağlıklı alışkanlıkların önemine dikkat çekti. Başkent Üniversitesi’nde ileri düzey ağız ve diş sağlığı hizmetleri Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde sunulan kapsamlı ağız ve diş sağlığı hizmetleri hakkında bilgi veren Prof. Dr. Özçelik, “Dolgu ve kanal tedavisi gibi rutin işlemlerden, diş eti hastalıklarının tedavisine, estetik diş hekimliğinden protez uygulamalarına kadar geniş bir yelpazede hizmet sunuyoruz. Dijital radyografi ve CAD/CAM gibi ileri teknolojilerle tedavi süreçlerini hızlı ve konforlu hale getiriyoruz” dedi. Evde uygulanabilecek pratik öneriler Evde ağız bakımının önemine değinen Prof. Dr. Özçelik, ağız kokusu ve diş çürüğünü önlemek için şu bakım rutinini önerdi: “Günde en az iki kez florürlü diş macunu ile fırçalama, diş ipi kullanımı ve dil temizliği, şekerli ve asitli yiyeceklerden kaçınma, bol su içmek ve ağız gargaraları kullanmak, düzenli diş hekimi kontrolleri” Başkent Üniversitesi’nin uzman kadrosu ve teknolojik altyapısı ile ağız ve diş sağlığı alanında hizmet sunmaya devam ettiğini belirten Özçelik, halkın bu konuda bilinçlenmesinin genel sağlığın korunmasında önemli bir adım olduğunu vurguladı.
Başkan Demirçalı, Kışla Mahallesi sakinleriyle bir araya geldi
22 Kasım 2024 Cuma - 10:23 Başkan Demirçalı, Kışla Mahallesi sakinleriyle bir araya geldi Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, gerçekleştirdiği ziyaretlerle genç yaşlı tüm Yüreğirlilerin isteklerini ve tavsiyelerini dinlemeyi sürdürüyor. Başkan Demirçalı, mahalle buluşmaları kapsamında bu hafta Kışla Mahallesi sakinleri ile bir araya geldi. Kışla Mahallesi’nde esnaf ve vatandaşlarla buluşan Demirçalı, vatandaşların talep ve önerilerini birebir dinleyerek belediye çalışmaları hakkında bilgiler verdi. Kışla Emekli Kütüphanesi bahçesinde gerçekleşen buluşmaya mahalle sakinleri yoğun ilgi gösterdi. Toplantı öncesi Kışla esnafını da gezen Demirçalı, kendisini ilgiyle karşılayan esnafa bol kazanç ve hayırlı işler temennisinde bulundu. Daha sonra Yüreğir Belediyesi Kışla Emekli Kütüphanesi bahçesinde mahalle sakinleri ile bir araya gelen Demirçalı, mahalle ziyaretleri ile vatandaşları bire bir dinleme imkânı bulduklarını ifade ederek; “Göreve geldiğimiz günden bu yana hep halkımızla iç içe olduk, olmaya devam ediyoruz. Bu hafta Kışla Mahallesi sakinlerimizle bir aradayız. Muhtarımızın önceden ilettiği talepler var; bugün de sizlerin taleplerini dinleyeceğiz. Mahalle buluşmalarımız sorunları daha verimli bir şekilde çözme açısından oldukça verimli geçiyor. Kışla Mahallemizin eksiklerinin farkındayız. Daha güzel, daha yaşanabilir bir Yüreğir’i sizlerle birlikte inşa edeceğiz” dedi. Mahalle sakinleri ise Başkan Demirçalı’ya mahallelerine yaptıkları çalışmalarından ve ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti.
Op. Dr. Oğur: “Kadınlarda genital görünümle ilgili rahatlık ve güven artırılabilir”
22 Kasım 2024 Cuma - 09:49 Op. Dr. Oğur: “Kadınlarda genital görünümle ilgili rahatlık ve güven artırılabilir” Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Merih Oğur, labioplastinin tıbbi, fiziksel, kozmetik ve duygusal açıdan birçok nedeni olduğu kaydederek, “Labia minora veya majora asimetrisini düzelterek, genital görünümle ilgili rahatlık ve güven artırılabilir” dedi. Medical Park Adana Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Merih Oğur, labioplasti hakkında açıklamalarda bulunarak, “Labioplasti (labial küçültme), labia boyutlarını küçültmek, asimetrisini düzeltmek veya yeniden şekillendirmek için yapılan cerrahi bir işlemdir. Vajina iç dudaklarındaki sarkma kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyecek seviyeye gelmiş ise veya labioplastinin tıbbi bir gereklilik haline geldiği durumlarda uygulanabilir” diye konuştu. Op. Dr. Oğur, işlemin tıbbi ve fiziksel nedenleri şu şekilde sıraladı: ”Labia minora boyutunun küçültülmesi, fazla dokunun bükülmesini, sıkışmasını ve rahatsızlık oluşmasını önleyebilir.Egzersiz, fiziksel aktiviteler (bisiklet sürme, koşma gibi) ve cinsel ilişki sırasında oluşabilecek rahatsızlık ve tahrişi azaltabilir. Fazla dokunun hijyen sorunlarına yol açarak idrar yolu enfeksiyonlarına neden olma riskini azaltabilir.” “Kadınlarda özgüveni artırır” Kozmetik ve duygusal nedenlere de değinen Op. Dr. Oğur, “Labioplastinin kadınlarda özgüveni artırmaktadır. Labia minora veya majora asimetrisini (düzensiz şekli) düzelterek genital görünümle ilgili rahatlık ve güven artırılabilir. Normal büyüklükte olan iç dudaklar doğumlar, hormonal değişimler, hızlı kilo alıp verme ve yaşın ilerlemesiyle birlikte deri altı yağ dokusunda azalmaya bağlı sebepler nedeniyle sarkmalar görülebilir. Genital estetik mutlaka uzman hekim tarafından, steril şartlarda gerekli donanıma sahip sağlık kuruluşlarında yapılmalıdır” dedi. “Ameliyat süresi ortalama 45-60 dakikadır” Ameliyat öncesinde hekimle ameliyatın nedenleri, beklentiler ve hedefler üzerine bir görüşme yapılması gerektiğini söyleyen Op. Dr. Merih Oğur, şöyle devam etti: “Cerrahınız işlem detaylarını, kesilerin yapılacağı yerleri ve beklenebilecek değişiklikleri açıklar. Sağlık geçmişiniz ve ameliyatla ilgili tüm ihtimaller değerlendirilir. Ameliyat süresi değişkenlik göstermekle birlikte ortalama 45-60 dakikadadır. İşlem sırasında anestezi uygulandığı için ağrı hissedilmez. Ameliyat sonrası taburculuk süresi aynı gün veya ertesi gün yapılabilmektedir.” “Dar giysiler, yara üzerine baskı yaparak iyileşmeyi geciktirebilir” Taburculuk sonrası bakım hakkında bilgilendirmede bulunan Oğur, ameliyat sonrasında yaranın bakımı ve ağrı kontrolü konusunda dikkat edilmesi gerekilenleri şu şekilde sıraladı: “Bol paçalı pantolonlar ve iç çamaşırları tercih edilmelidir. Dar giysiler ve iç çamaşırları yara üzerine baskı yaparak iyileşmeyi geciktirebilir. Yara bakımı için ılık su kullanılmalı, idrar sonrası baskı uygulamadan her zaman olduğu gibi bu dönemde de önden arkaya doğru silinmelidir. Kabızlıktan kaçınılması önerilir. Cinsel ilişki, ağır sporlar, bisiklet sürme, koşma ve yüzme gibi aktivitelerden 4-6 hafta boyunca uzak durulmalıdır. Erken dönemde bu aktiviteler yaraya baskı yaparak dikişlerin açılmasına veya iyileşmenin gecikmesine neden olabilir.”
Adana’da gül hasadı yüz güldürdü
22 Kasım 2024 Cuma - 09:37 Adana’da gül hasadı yüz güldürdü Adana’nın Yüreğir ilçesinde hasadına başlanan gül, Öğretmenler Günü’ne hazırlanan üreticisinin yüzünü güldürdü. Serada dalında 15-17 liraya satılan gül, kentteki çiçekçilerde tanesi 40-50 liradan alıcı buluyor. 24 Kasım Öğretmenler Günü’ne sayılı günler kala çiçekçiler satış potansiyelinin büyük olduğu gün için hazırlıklarını yapıyor. Adana’nın Yüreğir ilçesindeki gül seralarında ise hasat yoğunluğu yaşanıyor. Yurt içindeki siparişlere yetişmeye çalışan çiçekçiler, talebin yoğunluğundan dolayı oldukça memnun olurken fiyatlar ise çiftçiyi sevindiriyor. Dönümden ortalama 8 bin adet gül verimi alınırken serada dalında 15-17 liraya satılan gül, kentteki çiçekçilerde tanesi 40-50 TL arasında alıcı buluyor. Üretici Ogün Sever Okur, 24 Kasım Öğretmenler Günü’ne hazırlandıklarını anlatarak, “Hasattan ve şu andaki fiyatlardan çok memnunuz. Verimimiz gayet iyi. 20 adeti 300-350 liradan satılıyor. Şu anda sezonun ilk hasadını yapıyoruz. Şubat ve mayıs aylarında da hasat yaparak sezonu kapatacağız” dedi. “Sıcak hava hasadı erkene çekti” Havaların sıcak gitmesi nedeniyle güllerin erken olgunlaştığını vurgulayan Okur, “Genelde özel günlere yakın güllerin hasat edilmesi için çabalıyoruz ancak havaların ısınması güllerin erken olgunlaşmasına neden oldu” diye konuştu. Ersen Okur ise fiyattan ve verimden memnun olduklarını, İstanbul, Ankara, Gaziantep, Sivas, Samsun ve birçok ile gül gönderdiklerini söyledi.
“Global İş Dünyasında Başarının Yolu” semineri gerçekleşti
22 Kasım 2024 Cuma - 09:22 “Global İş Dünyasında Başarının Yolu” semineri gerçekleşti Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nde düzenlenen “İş’in Geleceği ve Global İş Dünyasında Başarının Yolu” seminerinde, İş insanı Süreyya Ciliv, globalleşme, inovasyon ve akıllı sistemlerin iş dünyasındaki kritik rolüne dair kapsamlı mesajlar verdi. Sanayicilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, Ciliv’in iş hayatındaki tecrübeleri ve başarılı örneklerden yola çıkarak sunduğu vizyon katılımcılara ilham kaynağı oldu. AOSB Seyhan Salonu’nda düzenlenen ve AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, Yönetim Kurulu Üyeleri Nedim Büyüknacar ve Yusuf Kara, AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar ile çok sayıda sanayici ve davetlinin katıldığı seminer, sanayicilere hem ilham verdi hem de global iş dünyasında başarının formüllerini sundu. “Geleceği iyi okuyup doğru pozisyon almalıyız” Süreyya Ciliv, işletmelerin globalleşmenin gerekliliklerini anlaması ve geleceği okuyarak doğru adımları atması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin dünya nüfusunun yüzde 1’ine sahip olduğunu ancak, dünya ekonomisinin yüzde 99’unun Türkiye dışında olduğunu belirten Ciliv, “Sadece Türkiye’ye odaklanarak global rekabet ortamında başarılı olamazsınız. Globalleşmek, yeni pazarlara açılmak ve inovatif çözümlerle fark oluşturmak bir zorunluluktur” dedi. “İnovasyon: fikirden faydaya” Ciliv, inovasyonun yalnızca fikir üretmek olmadığını, bu fikirlerin toplumsal ve ekonomik faydaya dönüşmesinin esas başarıyı getirdiğini belirtti. Şirketlerin yenilikçi ve girişimci çalışanları teşvik etmesi gerektiğini söyleyen Ciliv, “İnovasyon, şirketinizi global pazarlarda rekabetçi hale getiren en önemli güçtür” dedi. “Akıllı sistemler rekabette fark oluşturur” Akıllı sistemlerin iş süreçlerini optimize etme ve verimliliği artırma konusundaki önemine değinen Ciliv, yapay zeka ve büyük veri analiziyle işletmelerin rekabet avantajı kazanabileceğini belirterek, şu önerilerde bulundu: “Makinelerinizi ve süreçlerinizi akıllı sistemlerle donatın. Bu, hem maliyetleri düşürür hem de süreçleri hızlandırır. Akıllı sistemler, şirketlerin global pazarlarda öne çıkması için kritik bir role sahiptir.” “Adana sanayisinin geleceği sizin elinizde” Ciliv, Adana’nın Türkiye’nin en önemli sanayi şehirlerinden biri olduğunu belirterek, şehrin geleceğinin sanayicilerin yenilikçi adımlarıyla daha iyi yerlere geleceğini belirterek, “Adana, geçmişiyle büyük bir sanayi şehri. Ancak Adana’yı yeniden canlandıracak olan sizlersiniz. Globalleşmeye açık, yenilikçi ve girişimci şirketlerle Adana, hak ettiği yerlere ulaşacaktır” görüşünü dile getirdi. Takım ruhunun önemi Ciliv, müşteri odaklılığın ve takım ruhunun şirketleri ileri taşıyacağını belirterek şunları kaydetti: “Müşteriniz için vazgeçilmez bir marka olmalısınız. Bunun yolu, müşteriye özel çözümler üretmek ve benzersiz bir deneyim sunmaktan geçer. Ayrıca, iş dünyası bir takım oyunudur. Doğru insanlarla güçlü bir takım kurarak başarıyı yakalayabilirsiniz.” Seminerden öne çıkan vurgular Süreyya Ciliv, globalleşme ve inovasyonun, şirketlerin sürdürülebilir büyümesi için hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. Ciliv, kıllı sistemlerin, veri analizi ve yapay zeka kullanımıyla iş süreçlerini optimize ederek işletmelere büyük bir rekabet avantajı sunduğunu belirtti. Ayrıca, müşteri odaklı yaklaşımın şirketlerin başarısında kritik bir rol oynadığını ve müşteriye değer sunan farklı ve güvenilir hizmetlerin vazgeçilmez olduğunu ifade eden Ciliv, güçlü bir takım ruhunun, yenilikçi ve girişimci bireylerle dolu ekiplerin, işletmeleri global başarıya taşıyacağını söyledi. Seminerin sonunda bir panel düzenlendi. Panelde, global iş dünyasında başarılı olmanın yolları, girişimcilik ekosistemi ve teknolojinin şirketlere sunduğu fırsatlar detaylı bir şekilde ele alındı.